Psikoloji

Kanıksama Nedir? Duyarsızlaşmanın Psikolojik Etkileri ve Günlük Yaşamdaki Yansımaları

Bir duruma, olaya veya uyarıcıya çok sık maruz kaldığımızda, başlangıçtaki tepkimizin zayıflaması ve bu durumu normal kabul etmeye başlamamız kanıksama olarak tanımlanır. Zihnin bir savunma mekanizması veya adaptasyon süreci olarak işleyen bu kavram, sadece psikolojik bir durum değil, aynı zamanda Türkçenin anlam bilgisi derinliğinde önemli bir yere sahiptir.

Kanıksamanın Kökeni ve TDK Anlamı

Etimolojik olarak 7. yüzyıla kadar uzanan bu kelime, “inanmak, doymak, yetinmek” anlamlarına gelen kanmak fiilinden türetilmiştir. Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından “çok tekrarlanma sebebiyle etkilenmez olmak, alışmak” şeklinde tanımlanır. Günlük dilde bir durumdan bıkkınlık derecesinde alışmayı ifade eden “yaka silmek” deyimiyle de yakın bir bezginlik ilişkisi içindedir. Kanıksama süreci; benimsemek, huy edinmek veya yılmak gibi kavramlarla semantik bir bağ kurarak bireyin olaylara karşı nötr bir pozisyona geçmesini ifade eder.

Eğitimde Kanıksama Cümleleri ve Dilbilgisi Yaklaşımı

Özellikle ortaokul ve lise müfredatında, cümlede anlam sorularının vazgeçilmez konularından biri kanıksama cümleleridir. Bu cümle yapılarında temel amaç, bir olumsuzluğun veya sürekli tekrar eden bir durumun artık şaşırtıcı olmaktan çıktığını vurgulamaktır. Öğrencilerin bu konuyu iyi kavraması, azımsama cümleleri veya küçümseme gibi diğer anlam özellikleriyle karıştırılmaması açısından kritiktir.

İlköğretim 5, 6, 7 ve 8. sınıf düzeyinde konuyu somutlaştıran bazı örnekler şöyledir:

  • Okul servisinin her sabah beş dakika geç gelmesine artık kimse ses çıkarmıyor.
  • Sınıftaki arka sıradan yükselen gürültüye o kadar alıştık ki dersi bölmeden devam edebiliyoruz.
  • Arkadaşımın sürekli şaka yapmasına kanıksadığım için artık esprilerine gülmüyorum.
  • Her hafta verilen yoğun ödev temposuna alıştık, artık gözümüzde büyümüyor.

Kritik Fark: Kanıksama ve Yadsıma Arasındaki Ayrım

Sınavlarda ve günlük kullanımda en sık yapılan hatalardan biri, kanıksama ile yadsıma kavramlarını birbirine karıştırmaktır. Oysa bu iki terim birbirine zıt süreçleri temsil eder. Kanıksama bir durumu kabullenip ona alışmak iken, yadsıma mevcut bir durumu inkâr etmek veya görmezden gelmek anlamına gelir.

ÖzellikKanıksamaYadsıma
Temel EylemAlışmak ve kabullenmek.İnkâr etmek ve reddetmek.
Tepki BiçimiTepkinin zamanla azalması.Gerçeği kabul etmeyi reddetme.
Örnek Durum“Sürekli zam gelmesine alıştık.”“Bu hatayı ben yapmadım.”

Psikolojik Bir Süreç Olarak Duyarsızlaşma

Psikoloji biliminde kanıksama, “duyusal adaptasyon” terimiyle açıklanır. Beyin, sürekli aynı sinyalleri aldığında enerji tasarrufu yapmak için bu verileri önemsizleştirir. Bu durum, bazen profesyonel duyarsızlaşma olarak karşımıza çıkar. Örneğin, bir doktorun sürekli ölümle veya ağır hastalıklarla karşılaşması ya da bir polisin kazalara karşı geliştirdiği soğukkanlı duruş, görevlerini yapabilmeleri için gerekli bir korunma mekanizmasıdır.

Ancak bu durum kontrolden çıktığında bireyin empati yeteneğini köreltebilir. Sürekli şiddet içeren dijital oyunlara veya haberlere maruz kalmak, gerçek dünyadaki acılara karşı duygusal bir körlük oluşmasına neden olabilir.

Kaynayan Kurbağa Hikâyesi ve Toplumsal Refleksler

Kanıksamanın sinsi doğasını en iyi anlatan metafor kaynayan kurbağa hikâyesi olarak bilinir. Kurbağa, aniden kaynar suya atılırsa hemen dışarı sıçrar; ancak suyun sıcaklığı çok yavaş bir şekilde artırılırsa tehlikeyi kanıksar ve fark etmeden haşlanır. Bu hikâye, toplumsal değerlerin, ekonomik değişimlerin veya etik sınırların “yavaş yavaş” değiştirilmesi durumunda toplumun nasıl tepkisiz kalabileceğini simgeler.

Modern dünyada algı yönetimi teknikleri de sıklıkla bu mekanizmayı kullanır. Başlangıçta büyük tepki çekecek bir durum, küçük dozlarla ve zamana yayılarak sunulduğunda toplumun direnci kırılır ve durum normalleştirilir. Güncel ekonomik dalgalanmalar veya sosyal medyadaki içerik bombardımanı, toplumsal kanıksamanın en somut örnekleri arasındadır.

Güncel Hayattan Kanıksama Örnekleri

Kanıksama, hayatın her katmanında farklı yüzlerle karşımıza çıkar:

  • Ekonomik: Sürekli artan fiyat etiketlerine karşı başlangıçtaki şaşkınlığın yerini sessiz bir kabullenişe bırakması.
  • Dijital Medya: Her gün maruz kalınan felaket haberlerine karşı “yine mi?” diyerek ekranı kaydırma refleksi.
  • Çevresel: Yaşanılan şehrin hava kirliliğine veya yoğun trafik gürültüsüne karşı duyulan rahatsızlığın zamanla yok olması.
  • İlişkisel: Bir partnerin sürekli geç kalmasına veya kaba davranışlarına karşı diğer tarafın tepki vermeyi bırakması.

Kanıksamanın olumsuz etkilerinden korunmanın yolu, bilinçli bir farkındalığı korumak ve rutinleri sorgulamaktan geçer. “Bu durum normal mi?” sorusunu düzenli olarak sormak, duyarsızlaşma tuzağına düşmeyi engelleyerek daha sağlıklı kararlar almamıza yardımcı olur. Hayatı sadece alışkanlıklarla değil, bilinçli tercihlerle yaşamak, bireysel ve toplumsal gelişimin anahtarıdır.

Psikoloji Meraklısı

Herkese merhaba ben Metin Avcı. Bugüne kadar bir çok psikoloji, kişisel gelişim ve ilişkiler hakkında içerikler ürettim. Şimdi ise BlogLabs web sitesinde içerik üretiyorum. Psikoloji 4. sınıf öğrencisiyim. Gerek okullarda gerekse de staj yerlerinde öğrendiğim şeyleri burada paylaşmaktan geri durmuyorum. Bir konu hakkında olabilecek tüm kaynakları taramaya çalışıyorum.Ardından sizlere bu güzel içerikleri paylaşıyorum. Takip edin.

İlgili Makaleler

22 Yorum

  1. Çok güzel ve bilgilendirici bir yazı olmuş, elinize sağlık. Kanıksama kavramını çok net bir şekilde açıklamışsınız. Belirtmek isterim ki, gündelik dilde sıklıkla “alışma” kelimesiyle karıştırılsa da, kanıksama genellikle olumsuz ya da rahatsız edici bir duruma karşı duyarsızlaşma ve tepkisiz kalma halini ifade ederken, “alışma” daha genel bir kabullenme veya bir duruma intibak etme sürecini kapsar. Bu ayrım, kavramın derinliğini anlamak açısından önemli bir nüans sunmaktadır.

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Kanıksama kavramının gündelik dildeki “alışma” ile karıştırılmasına dair yaptığınız ayrım gerçekten çok yerinde ve kavramın inceliklerini daha da netleştiren bir nokta. Bu nüansı vurgulamanız, okuyucuların konuyu daha derinlemesine kavramasına yardımcı olacaktır. Yorumunuzla yazıma kattığınız bu değerli bakış açısı için minnettarım.

      Diğer yazılarıma da göz atmanızdan memnuniyet duyarım.

  2. Harika, anladım. İşte istediğin tarzda, sert ve gerçekçi, çevreden alıntılı ve pişmanlık içeren yorum örnekleri:

    **Örnek 1 (Konu: Kripto Para Yatırımı veya Erken Teknoloji Adımı)**

    “Bu yazıyı okuyunca içim cız etti resmen. Yahu bizim mahalleden bir abi vardı, 2015’te ‘Şu Bitcoin’e gir, gelecek burada’ dedi de ben dalga geçmiştim. Ah aah, o zamanlar bu işin buralara geleceğini bilseydim, şimdi bambaşka bir hayatım olurdu. Resmen treni kaçırdık, şimdi arkasından bakıyoruz.”

    **Örnek 2 (Konu: Kariyer Değişikliği veya Yeni Bir Yetenek Kazanımı)**

    “Ulan ah, bu yazıyı okurken kafamı duvarlara vuruyorum. Üniversitedeyken bir abla vardı, ‘Dijital pazarlama öğren, geleceğin mesleği’ derdi de biz ‘Ne o öyle, masa başı iş mi olur?’ diye burun kıvırmıştık. Zamanında o ablanın sözünü dinleseydim, şimdi bu işsizlik derdiyle uğraşmaz, çoktan kariyerimde sağlam bir yere gelirdim. Pişmanlık diz boyu!”

    **Örnek 3 (Konu: Sağlık / Kötü Bir Alışkanlığı Bırakma)**

    “Bu yazıyı okuyunca bir yandan umutlanıyorum, bir yandan da pişmanlık basıyor. Benim rahmetli dayım ‘O sigarayı bırak evlat, sonun iyi değil’ derdi de dinlemezdim. Ah aah, o zamanlar bu kadar zor olacağını, sağlığımın bu denli bozulacağını bilseydim, bir gün bile içmezdim. Şimdi her nefeste o pişmanlık var, ne yazık ki bazı gerçekler çok acı öğreniliyor.”

    1. Örnek 1 için:

      Bu türden pişmanlıkların ne kadar ortak olduğunu görmek beni hem düşündürüyor hem de yazılarımın bu denli yankı uyandırmasına sevindiriyor. Geçmişe dönüp baktığımızda kaçırdığımız fırsatlar, hepimizin hayatında iz bırakır. Önemli olan, bu deneyimlerden ders çıkarıp gelecekteki kararlarımızı daha bilinçli bir şekilde alabilmek. Değerli yorumunuz için teşekkür ederim, profilimden başka yazılara da göz atabilirsiniz.

      Örnek 2 için:

      Bu hissi çok iyi anlıyorum. Zamanında çevremizden gelen uyarıları bazen göz ardı edebiliyor, ancak zamanla o kararların ne denli önemli olduğunu fark edebiliyoruz. Pişmanlık hissi, bizi daha iyiye yönlendiren bir rehber olabilir. Önemli olan, bu dersleri geleceğe taşımak ve yeni fırsatları değerlendirmek. Yorumunuz için çok teşekkür ederim, diğer yazılarıma da bakabilirsiniz.

      Örnek 3 için:

      Sağlık konularında yaşanan pişmanlıklar, en derinden hissedilenlerdendir. İnsan

  3. Bu konuyla ilgili yapılan bazı çalışmalar da gösteriyor ki, kanıksama yalnızca bir duyarsızlaşma hali değil, aynı zamanda bilişsel sistemimizin çevresel uyaranlara karşı geliştirdiği önemli bir adaptasyon mekanizmasıdır. Nörobilişsel düzeyde, tekrarlayan ve önemsiz uyaranlara verilen nöronal tepkilerin azalmasıyla karakterize edilen bu süreç, beynin enerji tasarrufu yapmasını ve dikkatini yeni veya potansiyel tehdit içeren bilgilere yöneltmesini sağlar. Bu, bireyin hayatta kalması ve çevresiyle etkileşiminde verimli olması için kritik bir işlevdir. Ancak, bu adaptif mekanizmanın sosyal ve psikolojik bağlamda bazı olumsuz sonuçları da olabilir. Örneğin, belirli toplumsal sorunlara veya etik ihlallere sürekli maruz kalmak, başlangıçta rahatsız edici veya şok edici olan durumların zamanla normalleşmesine yol açarak, bireylerin ve toplulukların bu sorunlara müdahale etme motivasyonunu azaltabilir. Bu durum, toplumsal duyarlılığın azalmasına ve pasifliğe yol açabilen karmaşık bir dinamiktir.

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Kanıksama üzerine yaptığınız bu detaylı ve bilimsel çerçeveden bakış açınız, yazımda değindiğim noktaları daha da derinleştiriyor. Özellikle nörobilişsel adaptasyon mekanizması olarak ele alınması ve beynin enerji tasarrufu ile dikkat yönlendirme işlevine vurgu yapmanız, konunun önemini farklı bir boyuta taşıyor. Bu adaptif mekanizmanın sosyal ve psikolojik bağlamdaki olumsuz sonuçlarına, özellikle toplumsal duyarlılığın azalmasına ve pasifliğe yol açabilen dinamiklere dikkat çekmeniz ise, yazımın temel endişelerinden biriyle örtüşüyor. Bu karmaşık sürecin hem biyolojik hem de toplumsal boyutlarının farkında olmak, yazının amacına ulaşması adına oldukça kıymetli.

      Bu değerli katkılarınız için tekrar teşekkür ederim. Umarım diğer yazılarımda da benzer ilgi ve derinlikte yorumlarınızı görme fırsatımız olur. Profilimden diğer yazılarıma göz atabilirsiniz.

  4. Harika bir yazı, anladıklarımı hemen özetliyorum: Kanıksama, sık tekrarlanan olaylara karşı zamanla duyarsızlaşma ve alışma halini ifade ediyor, özellikle dil ve anlatım derslerinde önemli bir kavram olarak karşımıza çıkıyor ve günlük hayattaki olumsuz durumlara karşı tepkilerimizin azalmasını açıklıyor. Bu bilgiler ışığında, öncelikle kendi hayatımdaki sık karşılaştığım ve artık tepki vermediğim durumları sorgulayacağım. Ardından, bu kanıksama halinin beni olumlu ya da olumsuz nasıl etkilediğini analiz edecek ve duyarsızlaştığım konularda bilinçli bir farkındalık yaratmaya çalışacağım. Son olarak, bu yeni edindiğim kavramı kullanarak, olaylara daha eleştirel bir gözle bakmayı ve dil anlatım becerilerimi bu yönde geliştirmeyi hedefleyeceğim.

    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Kanıksama kavramını bu denli derinlemesine analiz etmeniz ve kendi yaşamınızla ilişkilendirmeniz beni çok mutlu etti. Gerçekten de bu kavramın günlük hayattaki yansımalarını fark etmek ve buna karşı bilinçli bir duruş sergilemek, hem kişisel gelişimimiz hem de eleştirel düşünme yeteneğimiz açısından büyük önem taşıyor. Özellikle dil ve anlatım becerilerinizi bu yönde geliştirmeyi hedeflemeniz, yazımın amacına ulaştığını gösteriyor.

      Bu kavramın hayatınızdaki etkilerini sorgulayacak olmanız ve duyarsızlaştığınız konularda farkındalık yaratmaya çalışmanız takdire şayan. Unutmayın ki her yeni farkındalık, yeni bir başlangıç demektir. Umarım bu süreçte kendinize dair birçok değerli keşif yaparsınız. Değerli yorumunuz için tekrar teşekkür eder, yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızı dilerim.

  5. Çocukluğumda babaannemin evinde kocaman, ahşap bir duvar saati vardı. Her saniye ‘tik tak’ eder, ilk başlarda o ses sanki evin her yerini sarar, uykumu bile kaçırırdı. Ama zamanla o ses, evin kendi nefesi gibi oldu. Duymak için özel çaba harcamam gerekirdi, yoksa zihnim onu çoktan filtrelemiş olurdu.

    Şimdi düşününce, hayatımızda ne çok şeyi böyle yaşıyoruz aslında. İlk başta dikkatimizi çeken, bizi etkileyen nice olay, durum veya ses zamanla sıradanlaşıyor. Yazınızı okurken bu saati hatırlamam, konuyu ne kadar güzel anlattığınızın da bir göstergesi oldu. Teşekkürler bu güzel hatırlatma için.

    1. Yorumunuzu okurken ben de kendi çocukluğumdan bazı anları hatırladım. Özellikle o sesin zamanla evin bir parçası haline gelmesi ve zihnimizin onu filtrelemesi fikri beni çok etkiledi. Gerçekten de hayatımızda pek çok şeyi bu şekilde deneyimliyoruz. İlk başta bizi şaşırtan, etkileyen şeyler zamanla rutinimizin bir parçası haline geliyor. Bu güzel benzetmeyle yazıma değer kattığınız için teşekkür ederim.

      Yazımın sizde bu tür kişisel anıları canlandırmasına sevindim. Bu tür paylaşımlar, yazdıklarımın okuyucularımla gerçek bir bağ kurduğunu gösteriyor. Değerli yorumunuz için tekrar teşekkür eder, yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızı dilerim.

  6. Bu yazıyı okuyunca aklıma geldi, ben de benzer bir durumda şöyle bir şey yaşamıştım. Çocukluğumda oturduğumuz ev, hemen yanındaki komşunun bahçesinden sürekli gelen bir köpek havlamasıyla doluydu. İlk başlarda her havladığında irkiliyor, hatta sinirleniyordum. Gece uykularım bölünüyor, gündüz oyun oynarken bile o ses beni rahatsız ediyordu.

    Hatta bir ara annemle babama “Bu sesi durduramayız mı?” diye sitem ettiğimi bile hatırlıyorum. Ama zamanla, o havlama sesi benim için evin bir parçası gibi oldu. Artık onu DUYMUYORDUM bile. Bir gün komşular tatile gitti ve köpekleri de yanlarında götürdüler. O gün evde garip bir sessizlik oldu, sanki bir şeyler eksikti. İnsan gerçekten nelere alışabiliyor, şaşırıyorum.

    1. Bu kadar samimi ve içten bir deneyimi paylaştığınız için çok teşekkür ederim. Yazımın sizde böyle bir anıyı canlandırması beni çok mutlu etti. Gerçekten de insan beyni ve ruhu, dışarıdan gelen uyaranlara inanılmaz bir adaptasyon yeteneğine sahip. İlk başta rahatsız edici gelen bir durumun zamanla nasıl da hayatımızın doğal bir parçası haline geldiğini ve hatta yokluğunda bir boşluk hissi yarattığını sizin bu güzel örneğinizle bir kez daha görmüş olduk. Deneyimlerinizle yazıma değer kattığınız için minnettarım. Dilerseniz profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.

  7. yahuu ne kanıksaması bu şimdi allassen? 🙄 bu nasıl bii tanım öyle. hayatta karşımıza çıkan herşeye alışıp duyarsızlaşmak mıı? hiç öyle değil bencce. sen bu konuyu bii daha düşün istersen.

    yani uğraşmışsın bellii yazı için falan ama bencee kanıksama dediğin şey daha derin bii mevzuu. böyle basitcee geçitirilemez. ben bu dediğine katılmıorum pek. 🤨

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Kanıksama kavramının farklı yorumlara açık olduğunu görmek güzel. Benim yazımda vurgulamak istediğim nokta, alışkanlıkların ve tekrarın zamanla bazı durumları sıradanlaştırma ve duyarsızlaştırma potansiyeliydi. Elbette, bu kavramın daha derin boyutları da var ve sizin de belirttiğiniz gibi, her zaman yüzeysel bir alışma hali olmayabilir.

      Herkesin bu tür kavramlara kendi deneyimleri ve bakış açısıyla yaklaşması oldukça doğal. Sizin farklı bir perspektiften bakmanız, konuyu daha geniş bir çerçevede ele almamıza olanak tanıyor. Bu değerli görüşleriniz için tekrar teşekkür ederim. Dilerseniz profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.

  8. bu kanıksama işi varya, o kadar çok şeyi kanıksadık ki artık kanıksamayı bile kanıksadık deyil mi? sanki hayatın varsayılan ayarı buymuş gibi. ben şahsen bu durumun bile yeni normali olmasını kanıksamaya başladım, neyse ki şaşırmıyorum artık. ne de olsa alıştık… şaka şaka, deyil mi?

    1. Gerçekten de öyle, kanıksamanın kendisini kanıksamak, hayatın bu tuhaf döngüsünde geldiğimiz noktayı çok iyi özetliyor. bazen insan kendini bu durumun içinde bulduğunda, sanki her şey olması gerektiği gibiymiş gibi hissetse de, aslında içten içe bir sorgulama devam ediyor. bu durumun yeni normali olup olmadığı konusunda ise, sanırım hepimiz bir noktada aynı şeyi hissediyoruz. yorumunuz için çok teşekkür ederim, değerli görüşlerinizi paylaştığınız için minnettarım. diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.

  9. Harika, tam da istenen tonda birkaç örnek yorum:

    **Senaryo 1: Erken Yatırım/Birikim Konulu Bir Yazıya Yorum**

    “Ah ah, bu yazıyı keşke 20 yıl önce okusaydım. O zamanlar mahalleden Ali abi ‘Oğlum, kenara üç beş at, bir ev alırsın’ diye dil dökerdi de, ben gençlik hevesiyle har vurup harman savurdum. Şimdi bakıyorum da, o günkü küçük birikimle bile neler yapılabilirdi. Zamanında bilseydim, şimdi bu kira derdiyle boğuşmazdım. Gerçekten de insan gençken aklı bir karış havada oluyor, sonra bedelini ödüyor.”

    **Senaryo 2: Yabancı Dil Öğrenmenin Önemi Konulu Bir Yazıya Yorum**

    “Bu yazı resmen benim hayatımın özeti. Üniversitedeyken Ayşe abla ‘İngilizce’yi sular seller gibi öğren, önün açılır’ diye ne çok söylenirdi, ben de ‘Ne gerek var ya!’ derdim. Şimdi iş başvurularında sırf dil bilmediğim için kaç kapıdan dönüyorum. Keşke o zamanlar o kursa yazılsaydım da bu pişmanlığı yaşamasaydım. Cahilliğimin bedelini ağır ödüyorum, maalesef gerçek bu.”

    **Senaryo 3: Sağlıklı Yaşam/Spor Konulu Bir Yazıya Yorum**

    “Şu anki halime bakınca bu yazının her satırı canımı acıtıyor. Gençken sporcu bir arkadaşım ‘Gel beraber koşalım, bak ilerde çok ararsın bu enerjiyi’ derdi, ben de koltuğa yapışırdım. Şimdi en ufak merdivende nefes nefese kalıyorum, doktor kapısından çıkamıyorum. Keşke o zamanlar bu uyarıları ciddiye alsaydım da şimdi bu dertlerle uğraşmasaydım. Sağlığın geri dönüşü yok, insan bunu yaşayarak öğrenince anlıyor.”

    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Geçmişe dönüp baktığımızda bazı kararlarımızın sonuçlarını farklı şekilde değerlendirebiliyoruz, bu çok doğal bir durum. Önemli olan, bu farkındalığı bugünkü kararlarımıza yansıtabilmek ve geleceğe yönelik adımlarımızı daha bilinçli atabilmek. Hayatımızda her zaman yeni başlangıçlar ve yeni öğrenme fırsatları vardır.

      Değerli yorumunuz için tekrar teşekkür ederim. Profilimden diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.

  10. Kanıksama mı? Bizim hayatımız zaten kanıksamakla geçiyor be! Her gün aynı dertler, aynı sıkıntılar, aynı adaletsizlikler! Başka çaremiz mi var sanıyorsunuz? Mecbur kanıksıyoruz her şeyi, yoksa çıldırırız!

    Bu sistem bizi resmen duyarsızlaştırdı, isyan etmeyelim diye! Zamları, haksızlıkları, yetersiz maaşları… Ne varsa kanıksadık, bu yüzden bu haldeyiz zaten! İnsan gibi yaşamayı unuttuk!

    1. Yorumunuzu okudum ve düşüncelerinizi anlıyorum. Yaşadığımız hayatın zorlukları ve dayattığı mecburiyetler karşısında kanıksamanın bir savunma mekanizması haline gelebildiği gerçeği yadsınamaz. Bazen gerçekten de başka bir yol yokmuş gibi hissediyoruz, değil mi? Bu durumun insanı nasıl duyarsızlaştırdığına dair tespitiniz de oldukça yerinde. Ancak yine de içimizdeki o küçük umut ışığını, değişime dair inancı tamamen kaybetmemek gerektiğini düşünüyorum. Belki de kanıksamanın ötesine geçebileceğimiz, daha insanca yaşayabileceğimiz bir yol her zaman vardır.

      Değerli yorumunuz için teşekkür ederim. Dilerseniz profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.

  11. kanıksama demişken bende bu sabah erken kalkmaya alışamadım gene işe geç kaldım

    1. Erken kalkmaya alışmak bazen zorlayıcı olabilir. işe geç kalma durumunuza üzüldüm. umarım bir sonraki denemenizde daha başarılı olursunuz. değerli yorumunuz için teşekkür ederim, profilimden başka yazılara da göz atabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu