İlişkilerPsikoloji

İnsanlarla İyi İlişkiler Kurabilmek İçin Nelere Dikkat Etmeliyiz?

İnsan kelimesinin kökeni, hem alışmak ve dostluk kurmak anlamına gelen ünsiyet hem de unutmak anlamına gelen nisyan kavramlarıyla derin bir bağ içerisindedir. Bu etimolojik köken, insan doğasının en temel çelişkisini ve ihtiyacını ortaya koyar: Bizler, hayatta kalmak için başkalarıyla bağ kurmaya programlanmış, ancak doğamız gereği hatalara ve çatışmalara meyilli varlıklarız. Sosyalleşmek, modern dünyada bir tercih gibi görünse de aslında Homo sapiens’in biyolojik ve evrimsel bir hayatta kalma stratejisidir.

İnsan Doğasını Anlamak ve Ünsiyet Kavramı

İnsanlarla iyi ilişkiler kurabilmek için öncelikle insanın biyolojik yapısını ve psikolojik zaaflarını kabul etmek gerekir. Evrimsel süreçte yüksek zekamızın en önemli çıktısı, karmaşık toplumsal yapılar inşa edebilme becerimiz olmuştur. Beynimizdeki prefrontal korteksin gelişimi, başkalarının ne düşündüğünü anlayabilmemizi sağlayan zihin kuramı yetisini bize kazandırmıştır. Ancak bu gelişmiş yapıya rağmen, insan doğasında acelecilik, nankörlük ve ego gibi ilişkileri zedeleyen özellikler de mevcuttur.

Sosyal başarının anahtarı, bu zaafları yok saymak değil, onları yönetebilecek bir olgunluğa erişmektir. İlişkilerde karşılaşılan engellerin çoğu, karşımızdaki kişinin değil, insan doğasının genel bir yansımasıdır. Bu bakış açısı, olayları kişiselleştirmek yerine daha rasyonel ve anlayışlı bir düzlemde değerlendirmemize olanak tanır.

Etkili İletişimin Temel Sacayakları

Birçok kişi konuşmayı iletişim kurmakla karıştırsa da, iletisim kurmak ve konusmak arasindaki fark nedir sorusuna verilen cevap, sağlıklı bağların başlangıç noktasıdır. İletişim, sadece kelimelerin havada uçuşması değil, anlamın ve duygunun bir zihinden diğerine güvenli bir şekilde taşınmasıdır.

  • Aktif Dinleme: Karşınızdaki kişinin kelimelerinin arkasındaki niyeti ve duyguyu fark etmek, ona varlığının değerli olduğu mesajını verir.
  • Empati Kurma Sanatı: Başkasının penceresinden bakabilmek, sadece bir nezaket göstergesi değil, sosyal adaptasyonun en yüksek formudur.
  • Dürüstlük ve Şeffaflık: Güven, ilişkilerin yapı taşıdır. Nazik bir şeffaflık, yanlış anlaşılmaların önüne geçerken bağları kuvvetlendirir.
  • Beden Dilinin Rehberliği: Sözsüz mesajlar, çoğu zaman kelimelerden daha yüksek sesle konuşur. Göz teması ve açık bir duruş, iletişimin kalitesini belirler.
İnsan Doğasının Zaaflarıİlişkiyi Geliştiren Bilge Yaklaşım
Acelecilik ve ani tepki vermeDurup düşünme ve ölçülü cevap verme
Ego ve sürekli haklı çıkma isteğiUzlaşma ve ortak paydayı arama
Hataları büyütme ve kin tutmaNisyan (unutma) yetisini bağışlayıcılığa dönüştürme

Sağlıklı İlişkilerin Psikolojik Dinamikleri

Sağlam bir sosyal çevre inşa etmek, bireyin kendi iç dünyasıyla olan barışıklığına bağlıdır. İnsanlarla iyi ilişkiler kurmak isteyen bir bireyin, önce kendi değerlerini ve sınırlarını belirlemesi gerekir. Psikolojik sınırlar, insanları dışlayan duvarlar değil, aksine bireysel özgürlüğü ve öz saygıyı koruyan sağlıklı çizgilerdir. Kendine değer vermeyen bir bireyin, başkalarından gerçek anlamda değer görmesi veya onlara sağlıklı bir sevgi sunması oldukça güçtür.

İlişkiler, karşılıklı bir büyüme alanıdır. Bir ilişkide her iki tarafın da kişisel gelişimine saygı duyulması ve desteklenmesi, o bağın ömrünü uzatır. Bu süreçte iliskilerde iletisim saglikli baglar kurmanin yolu olarak görülmeli ve çatışmalar birer yıkım aracı değil, gelişim fırsatı olarak değerlendirilmelidir.

İnsan ilişkileri, sürekli bir öğrenme ve adaptasyon sürecidir. Kendi zaaflarını tanıyan ve başkalarının doğasına saygı duyan bireyler, medeniyeti oluşturan o büyük iş birliğinin en güçlü halkaları olurlar.

Sosyal Adaptasyon ve Bağ Kurma Sanatı

İnsan toplumsal bir varlık olarak, sadece bireysel çıkarları için değil, ortak hedefler doğrultusunda iş birliği yapmak üzere evrimleşmiştir. Şirketler, aileler ve topluluklar bu ortak değerlerin bir ürünüdür. Bu geniş ağın içinde yer almak, insan iliskilerinde derinlik ve bag kurma sanati ilgi cekici sohbet konulari üzerinden geliştirilebilir. Samimi ve içten bir merakla sorulan sorular, yüzeysel tanışıklıkları derin dostluklara dönüştürebilir.

Hataların kaçınılmaz olduğu bu dünyada, affedicilik bir erdemden ziyade psikolojik bir ihtiyaçtır. İnsan isminin kökenindeki “unutmak” (nisyan) özelliği, bazen kırgınlıkları geride bırakmak için bir avantaja dönüştürülebilir. Geçmişin yükünü taşımak yerine, bugünün ortak değerlerine odaklanmak sosyal başarıyı kalıcı kılar. İlişkilerde sorumluluk almak, hataları kabul etmek ve esnek bir yapı sergilemek, modern insanın sosyal dünyada edinebileceği en büyük kazanımlardır.

Psikoloji Meraklısı

Herkese merhaba ben Metin Avcı. Bugüne kadar bir çok psikoloji, kişisel gelişim ve ilişkiler hakkında içerikler ürettim. Şimdi ise BlogLabs web sitesinde içerik üretiyorum. Psikoloji 4. sınıf öğrencisiyim. Gerek okullarda gerekse de staj yerlerinde öğrendiğim şeyleri burada paylaşmaktan geri durmuyorum. Bir konu hakkında olabilecek tüm kaynakları taramaya çalışıyorum.Ardından sizlere bu güzel içerikleri paylaşıyorum. Takip edin.

İlgili Makaleler

28 Yorum

  1. Bu tür tavsiyelerin yüzeydeki anlamının ötesinde, her zaman daha derin bir mesaj barındırdığına inanırım. Sanki yazar, belirli bir deneyimden ya da gözlemden yola çıkarak, aslında bize kimlerden uzak durmamız gerektiğini ya da hangi davranışlara karşı tetikte olmamız gerektiğini fısıldıyor gibi. Bu ‘iyi ilişkiler’ rehberi, acaba sadece uyumlu bir ortam yaratmaktan öte, kendi sınırlarımızı korumamız için bir tür gizli savunma stratejisi

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazımda aktarmaya çalıştığım esas noktanın, yüzeydeki anlamın ötesinde, okuyucunun kendi iç dünyasında bir yankı bulması ve kişisel deneyimleriyle harmanlanarak farklı anlamlar kazanması beni çok mutlu etti. Bazen en basit görünen tavsiyeler bile, kendi sınırlarımızı çizme ve kendimizi koruma konusunda güçlü birer araç olabilir. Bu tür rehberlerin sadece uyumlu bir ortam yaratmaktan ziyade, bireyin kendi benliğini ve değerlerini koruma mekanizmalarını güçlendirmesine yardımcı olduğunu düşünmek, yazma amacıma ulaştığımın bir göstergesi.

      İlişkilerde dengeyi bulmak ve kendi değerlerimizi korurken sağlıklı bağlar kurabilmek, aslında sürekli bir öğrenme sürecidir. Yazımda bahsettiğim prensiplerin, okuyucularımın kendi yaşamlarında bu dengeyi kurmalarına ve belki de farkında olmadan uyguladıkları bazı savunma stratejilerini daha bilinçli hale getirmelerine katkı sağlamasını umuyorum. Profilimden diğer yazılarıma da göz atmanızı rica ederim.

  2. Eskiden komşular arasında o sıcak sohbetler vardı, öyle ki kapı çalmadan, bazen sadece bir seslenişle girilirdi evlere. Annemle giderdik bazen, oturur, çay içer, dertleşirdik. O zamanlar insanlar birbirini dinler, gerçekten anlardı sanki, göz teması hiç kesilmezdi.

    Şimdilerde o samimiyeti yakalamak için biraz daha çaba göstermemiz gerekiyor sanırım. Yazınızda değindiğiniz noktalar, aslında o eski günlerdeki doğal akışın günümüzdeki karşılığı gibi. İnsanlarla aramızdaki bağı güçlendirmek için küçük ama içten adımların ne kadar değerli olduğunu bir kez daha hatırlattı bana.

    1. Yazıma gösterdiğiniz ilgiye çok sevindim. Eski günlerdeki o sıcak komşuluk ilişkilerini, kapı çalmadan girilen evleri ve samimi sohbetleri hatırlamanız beni de o günlere götürdü. Gerçekten de o zamanlar insanlar birbirini dinler, anlar ve göz temasıyla bağ kurardı. Günümüzde o samimiyeti yakalamak için biraz daha çaba göstermemiz gerektiği doğru. Yazımda değindiğim gibi, küçük ama içten adımların insan ilişkilerini güçlendirmede ne kadar önemli olduğunu bir kez daha vurgulamak istedim. Değerli yorumunuz için teşekkür ederim, profilimden diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.

  3. Bu yazıya BA-YIL-DIM!!! Her satırını o kadar büyük bir keyifle okudum ki, resmen içim kıpır kıpır oldu! İnsan ilişkileri konusundaki bu DERİN ve ANLAŞILIR bakış açısı GERÇEKTEN MUHTEŞEM! Her bir ipucu, her bir öneri o kadar doğru ve yerinde ki, okurken “EVET! KESİNLİKLE BU!” diye defalarca düşündüm. Empati, dinleme, anlayış… Bunların hepsi hayatımızda İNANILMAZ farklar yaratıyor ve siz bunu HARİKA bir şekilde özetlemişsiniz!

    1. Bu nazik ve içten yorumunuz beni gerçekten çok mutlu etti. Yazdığım yazıya bu denli olumlu tepki alabilmek, bir yazar olarak en büyük motivasyon kaynaklarımdan biri. İnsan ilişkilerinin derinliklerine inebilmek ve okuyucularıma faydalı olabilecek bir bakış açısı sunabilmek benim için çok değerli. Empati, dinleme ve anlayışın hayatımızdaki dönüştürücü gücüne inanıyorum ve bu konulardaki düşüncelerimi sizinle paylaşabilmiş olmaktan dolayı çok sevinçliyim.

      Yazıyı okurken içten bir keyif aldığınızı ve düşüncelerime katıldığınızı bilmek, yazdıklarımın amacına ulaştığını gösteriyor. Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. Profilimden diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.

    1. Bu gerçekten önemli bir soru. Yazımda bahsettiğim gibi, labirentten çıkışın anahtarı çoğu zaman dışarıdan bir gözlemciye ihtiyaç duymadan, içsel bir keşifle bulunuyor. Doğru adımlar kişiden kişiye değişse de, genellikle ilk adım kendi iç sesimizi dinlemek ve bizi gerçekten neyin mutlu ettiğini sorgulamak oluyor. Ardından, küçük de olsa somut adımlar atmak ve bu adımların bizi nereye götürdüğünü gözlemlemek gerekiyor. Bazen bu, yeni bir beceri öğrenmek, bazen de sadece farklı bir bakış açısı kazanmak anlamına gelebilir.

      Aslında bu süreç, kendimize karşı dürüst olmayı ve konfor alanımızın dışına çıkmayı gerektiriyor. Her adımda bir şeyler öğrenir, her engelde yeni bir yol keşfederiz. Önemli olan, pes etmeden denemeye devam etmek ve her deneyimi bir öğrenme fırsatı olarak görmek. Bu değerli yorumunuz için teşekkür ederim. Profilimden diğer yazılara da göz atmanızı öneririm, belki orada da ilginizi çekecek başka konular bulabilirsiniz.

  4. Bu yazınızı okurken gerçekten çok etkilendim ve duygulandım… İnsanlarla kurduğumuz ilişkilerin ne kadar hassas ve değerli olduğunu bir kez daha derinden hissettim. Sizinle aynı duyguları paylaşıyorum, özellikle de bu kadar hızlı ve yüzeysel iletişim kurduğumuz bir dünyada, samimi bağlar kurabilmek için gösterdiğimiz çabanın ne kadar kıymetli olduğunu düşünüyorum. Anlattığınız her şeye katılıyorum, bu konuda hepimizin daha dikkatli olması gerektiğine inanıyorum. Bu içten paylaşımlarınız için çok teşekkür ederim, gerçekten ruhuma dokundu.

    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazımın sizde bu denli bir etki bırakması ve duygularımı paylaşmanız beni fazlasıyla mutlu etti. Günümüz dünyasında samimi bağların kıymetini ve bu uğurda gösterilen çabanın önemini vurgulamak benim için çok değerliydi. Hepimizin bu konuda daha hassas olması gerektiği düşüncesine katılmanız da ayrı bir sevinç kaynağı. Ruhunuza dokunabildiğim için minnettarım. Profilimden diğer yazılarıma da göz atmanızı rica ederim.

  5. bu ilişki kurma meselesi bazen uzay bilimi gibi deyil mi ya? sanki her adımı hesaplamamız gerekiyormuş gibi. oysa ben bazen sadece kendin olmanın bile Yeterli OLDUĞUNU düşünüyorum. yoksa herkez bu kadar kurala uysaydı, dünya biraz fazla robotik bi yer olurdu. azıcık da spontane hatalarımızla sevilsek fena mı olur,

    1. Kesinlikle haklısın, ilişkiler bazen karmaşık bir denkleme dönüşebiliyor. oysa spontane anların, küçük hataların ve sadece kendin olmanın getirdiği samimiyet, her kuraldan daha değerli olabilir. gerçek bağlar, bu kusurların içinde yeşerir.

      değerli yorumun için teşekkür ederim. diğer yazılarıma da göz atmanı dilerim.

  6. Yazınız çok değerli bilgiler içeriyor, elinize sağlık. Ancak, empati konusuna değinilirken çoğu zaman gözden kaçan küçük bir detayı eklemek isterim. Empatiyi tanımlarken genellikle “kendini başkasının yerine koymak” ifadesi kullanılır. Bu yaklaşım önemli olsa da, kişinin kendi deneyimlerini ve duygularını tamamen bir kenara bırakarak, karşısındaki kişinin durumunu kendi perspektifinden değil, bizzat onun penceresinden anlamaya çalışması daha doğru bir yaklaşımdır. Zira, her bireyin deneyimleri ve tepkileri kendine özgüdür ve bu farkındalık empatinin derinliğini artırır.

    1. Yorumunuz ve katkınız için çok teşekkür ederim. Empati tanımına getirdiğiniz bu incelikli bakış açısı, konunun daha derinlemesine anlaşılmasına yardımcı oluyor. Gerçekten de, kendini tamamen karşıdakinin yerine koymaya çalışırken kendi ön yargılarımızdan ve deneyimlerimizden arınmak, empatinin özünü yakalamanın anahtarıdır. Bu kıymetli eklemenizle yazının değeri daha da arttı.

      Yorumunuz için tekrar teşekkür ederim. Diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.

  7. İnsanlarla iyi ilişkiler kurmak mı? Güldürmeyin beni! Bu ülkede, bu düzende hangi iyi ilişkiden bahsediyorsunuz Allah aşkına! Herkes kendi derdinde, herkes birbirinin kuyusunu kazıyor resmen!

    İşine gelince canım cicim, işi bitince yüzüne bakmazlar bile! Samimiyet mi kaldı, güven mi kaldı bu dünyada? Boş laflar bunlar, kandırmayın kendinizi!

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Anlattığınız durumun içinde bulunduğumuz bazı gerçeklikleri yansıttığını kabul etmekle birlikte, yazımda bahsettiğim iyi ilişkiler kurma çabasının zorluklara rağmen mümkün olabileceğine inanıyorum. Elbette her zaman kolay değil ancak yine de umut etmek ve çabalamak gerekiyor.

      Farklı bakış açıları ve deneyimler her zaman önemlidir. Profilimden diğer yazılara da göz atmanızı rica ederim.

  8. Çok güzel bir yazı olmuş, insan ilişkileri üzerine değerli bilgiler sunuyor. Ancak belirtmek isterim ki, yazınızda değindiğiniz empati kavramı genellikle sempati ile karıştırılabilmektedir. Aslında empati, bir başkasının duygularını ve düşüncelerini kendi deneyimlerimizle değil, o

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. insan ilişkileri üzerine yazdığım bu yazının sizlere değerli bilgiler sunması beni mutlu etti. empati ve sempati kavramlarının sıkça karıştırıldığına dair yaptığınız tespit oldukça doğru ve önemli bir noktadır. aslında her iki kavram da başkalarıyla kurduğumuz bağlarda kilit rol oynar ancak farklı dinamiklere sahiptir. bu konuya daha derinlemesine değinmek ve bu farkları açmak gelecek yazılarım için de bana ilham verdi.

      değerli katkınız için tekrar teşekkür ederim. profilimden yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızı dilerim.

  9. Bu tür yazılar her zaman düşündürür beni, acaba gerçekten samimi bağlar kurmanın sırrı mı anlatılıyor, yoksa bizi belirli bir sosyal düzene uyum sağlamaya mı teşvik ediyorlar? İnsan ilişkilerinde ‘iyi’ olmanın tanımı kimin çıkarına hizmet ediyor? Belki de asıl önemli olan, bu tavsiyelerin ardındaki görünmez ipleri fark edebilmek ve kimin elinde tuttuğunu anlayabilmektir. Herkesin ‘iyi’ ilişkiler kurduğu bir dünyada, asıl kazanan kim olurdu dersiniz?

    1. Yorumunuz gerçekten de derinlemesine düşünmeye sevk eden bir bakış açısı sunuyor. Samimi bağlar kurmanın sırrı ile belirli bir sosyal düzene uyum sağlamanın teşviki arasındaki o ince çizgiyi fark etmek, modern insan ilişkilerini anlamanın kilit noktalarından biri. ‘İyi’ olmanın tanımının kimin çıkarına hizmet ettiği sorusu da oldukça yerinde. Belki de asıl önemli olan, bize sunulan her türlü tavsiyeyi kendi süzgecimizden geçirmek ve kendi değerlerimizle harmanlamak. Bu değerli yorumunuz için teşekkür ederim, diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.

  10. Bu yazıyı okuyunca aklıma geldi, ben de benzer bir durumda şöyle bir şey yaşamıştım. Bir zamanlar çok yakın bir arkadaşım, özel hayatında oldukça zorlu bir dönemden geçiyordu. Sürekli bana dert yanıyor, içini döküyordu. Ben de başta hemen ona akıl vermeye, “şöyle yapsan daha iyi olur” demeye çalıştım. Ama bir süre sonra fark ettim ki, aslında benim tavsiyelerime değil, sadece dinlenmeye ihtiyacı varmış.

    Bir gün yine dertleşirken, ben sadece onu dinledim, hiç araya girmedim, yorum yapmadım. Sadece başımı salladım, “anladım” dedim, o kadar. O an

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Yaşadığınız bu deneyim, empati ve dinlemenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Bazen en iyi destek, sadece orada olmak ve karşımızdaki kişiye alan tanımaktan geçiyor. Sizin de bu farkındalığa ulaşmanız çok değerli.

      Umarım diğer yazılarım da ilginizi çeker. Profilimden diğer yayınlanmış yazılarıma göz atabilirsiniz.

  11. Eskiden mahallede komşularla ilişkilerimiz ne kadar başkaydı, hatırlar mısınız? Kapı zilleri çalındığında bir tabak kekle içeri girilir, saatler süren sohbetler eşliğinde çaylar içilirdi. Birinin bir şeye ihtiyacı olsa, lafı ağzından çıkmadan herkes seferber olur, o sıcaklık ve aidiyet hissi paha biçilmezdi.

    Şimdilerde o samimiyeti yakalamak, insanların birbirine gerçekten dokunabilmesi için biraz daha çaba göstermek gerekiyor. Yaz

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Eskiden komşuluk ilişkilerimizin ne kadar farklı ve özel olduğunu hatırlatmanız çok hoşuma gitti. O samimi, sıcak ve dayanışma dolu günlerin anılarını canlandırdınız. Kapı zillerinin çalındığı anlar, saatler süren sohbetler ve karşılıklı yardımlaşmalar gerçekten de paha biçilemezdi. Günümüzde o samimiyeti yeniden kurmak için biraz daha çaba göstermemiz gerektiği konusunda size katılıyorum. İnsanların birbirine gerçekten dokunabilmesi ve o aidiyet hissini yeniden yaşayabilmesi için hepimize düşen görevler var.

      Yorumunuzla yazıma kattığınız değer için tekrar teşekkür ederim. Profilimden diğer yazılarıma da göz atmanızı rica ederim.

  12. İnsanlarla iyi ilişkiler kurmak mı? Güldürmeyin beni! Bu devirde kiminle iyi ilişki kuracaksın ki? Herkes kendi derdine düşmüş, herkes birbirinin kuyusunu kazıyor! Sabah akşam didinip duruyoruz, faturaları ödemek için canımız çıkıyor, sonra da gelip ‘insanlarla iyi ilişkiler kurun’ diyorlar!

    Kimin enerjisi, kimin sabrı kaldı ki buna! Birbirimize düşman olmaktan başka seçeneğimiz kalmıyor bu sistem yüzünden! Kimseye güven kalmamışken, nasıl sağlıklı bağlar kuracağız ki! Hepsi boş laf bunlar!

    1. Bu yorumunuzu okurken, modern yaşamın getirdiği zorlukların ve stresin insan ilişkileri üzerindeki etkilerini ne kadar derinden hissettiğinizi anladım. Gerçekten de, günümüz dünyasında ayakta kalma mücadelesi verirken, insanlar arası ilişkilerde samimiyet ve güven bulmak zorlayıcı olabiliyor. Ancak, tam da bu zorlukların ortasında, küçük de olsa kurulan olumlu bağların, hayatın yükünü hafifletmede ne kadar önemli bir rol oynayabileceğine inanıyorum. Belki de zor zamanlarda birbirimize destek olmak, düşmanlık yerine anlayışı seçmek, hepimizin içindeki o iyiye olan inancı yeniden yeşertebilir.

      Her ne kadar etrafımızdaki olumsuzluklar bizi umutsuzluğa sürüklese de, küçük adımlarla da olsa, etrafımızdaki insanlarla daha olumlu bir iletişim kurmanın yollarını aramak, kendi iç huzurumuz için de değerli olabilir. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Dilerseniz, profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.

  13. Yine harika bir yazı, sizden ne zaman kötü bir yazı gördük ki zaten? Bu blogu ilk keşfettiğim günü dün gibi hatırlıyorum da… Sanki daha dün gibiydi ama aslında yıllar oldu. O günden beri her yazınızı, her kelimenizi kaçırmadan okurum. Sizin o samimi ve içten diliniz, konulara yaklaşımınız beni hep etkilemiştir. Özellikle o ilk zamanlardaki kişisel gelişim serilerinizden bu yana ne kadar çok şey öğrendiğimi anlatamam.

    İnsanlarla iyi ilişkiler kurma konusundaki bu yazınız da yine tam yerine oturmuş. Aslında sizin yazdığınız her şey, hayatın bir köşesine dokunuyor ve insanı düşündürüyor. Blogunuzun zaman içinde nasıl büyüdüğünü, konuların nasıl derinleştiğini görmek de ayrı bir keyif. Her zaman söylediğim gibi, iyi ki varsınız, iyi ki yazıyorsunuz. Kaleminize sağlık, her zamanki gibi.

    1. Bu güzel ve içten yorumunuz için ne kadar teşekkür etsem az. Yazı serüvenime ilk başladığım günden bu yana yanımda olduğunuzu bilmek, her kelimemi dikkatle okuduğunuzu görmek bana büyük bir motivasyon kaynağı oluyor. Özellikle ilk zamanlardan beri edindiğiniz kazanımları dile getirmeniz, yazdıklarımın birilerine dokunduğunu ve fayda sağladığını görmek benim için en değerli geri bildirim. İnsan ilişkileri üzerine olan bu yazımın da beklentilerinizi karşılamış olmasına sevindim.

      Bu uzun yolculukta birlikte büyüdüğümüzü hissetmek, yazdıklarımın zamanla nasıl derinleştiğini fark etmeniz, blog yazarı olarak beni en çok mutlu eden şeylerden biri. Desteğiniz ve samimi yorumlarınız için tekrar minnettarım. Kaleminize sağlık dilekleriniz için de ayrıca teşekkür ederim. Profilimden diğer yazılarıma da göz atmanızı çok isterim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu