Kişisel BakımYaşam Tarzı

Buzz Cut Rehberi: Nedir, Kimlere Yakışır ve Modelleri

Minimalizmin ve cesaretin en saf hali olan buzz cut, günümüzde sadece pratik bir çözüm olmaktan çıkıp küresel bir stil ikonuna dönüştü. Geleneksel olarak askeri disiplinle özdeşleştirilen bu kesim, 2026 trendlerinde “kontrollü doğallık” ve mimari hatlarla yeniden tanımlanıyor. Yüz hatlarını en çıplak haliyle ortaya koyan bu model, hem maskülen duruşu hem de sağladığı benzersiz ferahlık hissiyle modern yaşamın hızına mükemmel bir uyum sağlıyor.

Buzz Cut Nedir? Gelenekselden Moderne Bir Dönüşüm

Buzz cut, saçların tıraş makinesiyle çok kısa ve genellikle tek bir uzunlukta kesildiği modellerin genel adıdır. Tarihsel kökenleri hijyen ve standartizasyon gerekliliği nedeniyle askeriye dayansa da, modern moda dünyasında bir özgüven beyanı olarak kabul edilir. Günümüzde bu stil, sadece tek düze bir kısalık değil; geçişli dokular, keskin hatlar ve sanatsal dokunuşlarla birleşerek kişiselleştirilmiş bir yapıya bürünmüştür.

Klasik bir asker tıraşı temel alınarak geliştirilen bu model, 2026 estetiğinde yüksek parlaklık ve net kenar çizgileriyle (line-up) birleşerek daha sofistike bir görünüm kazanıyor. Saçın milimetrik kısalığı, kafa yapısını ve yüz kemiklerini vurgulayarak karakteri ön plana çıkarır.

Yüz Şekline Göre En Uygun Kesimi Belirlemek

Buzz cut her ne kadar özgürleştirici olsa da, başarısı yüz tipinizle olan uyumuna bağlıdır. Kesim öncesinde alın genişliği, elmacık kemiği yüksekliği ve çene hattı keskinliği gibi faktörleri analiz etmek doğru uzunluğu seçmenize yardımcı olur.

  • Kare ve Oval Yüzler: Belirgin çene hatlarına sahipseniz, saçın her yerini eşit kısalıkta tutan klasik modeller yüzünüzdeki maskülen yapıyı en iyi şekilde vurgular.
  • Yuvarlak Yüzler: Yüzü daha uzun ve dengeli göstermek için yanların daha kısa, üstlerin ise bir kademe daha uzun bırakıldığı modeller tercih edilmelidir.
  • Uzun Yüzler: Üst kısımdaki saçları çok fazla uzatmadan, yanlarla bütünleşik bir geçiş sağlamak orantıyı korur.

2026 Buzz Cut Trendleri ve Stil Varyasyonları

Yeni nesil saç trendleri, “zahmetsiz dağınıklık” kavramını geride bırakarak daha mimari ve kontrollü kesimlere odaklanıyor. İşte 2026’nın öne çıkan buzz cut varyasyonları:

Skin Fade ve Tapered Geçişler

Modern bir dokunuş arayanlar için yanların ve arkaların tamamen sıfırlandığı, tepeye doğru kademeli olarak uzandığı fade saç modeli seçenekleri popülerliğini koruyor. Bu teknik, saça derinlik katarak kafa yapısındaki düzensizlikleri kamufle eder ve daha modern bir silüet oluşturur.

Sanatsal Dokunuşlar ve Hair Tattoo

Buzz cut artık bir tuval görevi görüyor. Saç derisine kazınan geometrik desenler, tribal çizgiler ve kaş çizgisiyle bütünleşen kesimler, tarzına imza atmak isteyenler için idealdir. Özellikle saç çizik modelleri ile desteklenen bir buzz cut, sıradanlığı anında yıkar.

2026 Renk Paleti

Kısa saçta renk kullanımı bu sezon hiç olmadığı kadar cesur. Doğal bir görünüm için Espresso ve Mocha tonları öne çıkarken; radikal bir değişim isteyenler için Platin sarısı, Neon yeşili ve “Vişne Kola” kırmızısı buzz cut ile kusursuz bir kontrast oluşturuyor.

Model AdıUzunluk KarakteriEn Uygun Yüz Tipi
Induction Cut0-1 Numara (En Kısa)Simetrik kafa yapısı, belirgin çene
Burr Cut1-2 Numara (Eşit)Oval ve kare yüzler
Skin Fade BuzzSıfırdan geçişliYuvarlak ve geniş yüzler
Crew CutÜstler hafif uzunTüm yüz tipleri

Büyük Mit: Saç Kazıtmak Saçı Gürleştirir mi?

Halk arasında yaygın olan “saçı kazıtmak saçın daha gür çıkmasını sağlar” inanışı bilimsel bir temele dayanmamaktadır. Saçın kalınlığı ve yoğunluğu, kafa derisinin altındaki foliküllerin genetik yapısıyla belirlenir. Saçı sıfıra vurmak, sadece saç uçlarındaki incelmiş ve yıpranmış kısımları temizler. Yeni çıkan saçlar uçları küt olduğu için dokunulduğunda daha sert ve yoğun hissettirebilir, ancak kök sayısında veya saç telinin gerçek kalınlığında bir değişiklik yaratmaz.

Evde Buzz Cut Uygulama Rehberi

Buzz cut, doğru ekipmanla evde sürdürülebilir bir modeldir. Profesyonel bir sonuç için şu adımları takip edebilirsiniz:

  1. Hazırlık: Kaliteli bir tıraş makinesi ve farklı numara başlıkları edinin.
  2. Çift Ayna Kullanımı: Arka kısımları net görebilmek için el aynası ve büyük bir duvar aynasını karşılıklı kullanmak hataları önler.
  3. Kademeli Kısaltma: Önce daha uzun bir başlıkla (örneğin 4 numara) kaba uzunluğu alın, ardından istediğiniz kısalığa (1-2 numara) inin.
  4. Kenar Temizliği: Kulak arkaları ve ense hattını makinenin korumasız ucuyla netleştirin.

Saç Derisi Sağlığı ve Bakım Rutini

Saçlar kısaldığında, kafa derisi dış etkenlere karşı tamamen savunmasız kalır. Bu durum, deri sağlığına yönelik yeni bir rutin gerektirir. Saç derinizin nem dengesini korumak için kepek önleyici ve biyo-güçlendirici şampuanlar kullanmalısınız. Güneş koruyucu (SPF) kullanımı, kısa saçlı bireyler için hayati önem taşır; çünkü kafa derisi güneş yanıklarına karşı en hassas bölgelerden biridir. Soğuk havalarda ise derinin kuruyup çatlamasını önlemek için nemlendirici losyonlar ihmal edilmemelidir.

Buzz cut, sadece bir stil tercihi değil, aynı zamanda günlük yaşamı sadeleştiren bir disiplindir. Karmaşık şekillendirme ürünlerinden ve uzun kurutma seanslarından kurtulmak, modern erkeğin ve kadının en büyük lükslerinden biri haline gelmiştir. Eğer radikal bir değişimle kendinizi yeniden tanımlamak istiyorsanız, bu kesim size ihtiyacınız olan o güçlü ve net başlangıcı sunacaktır.

Veronika

Öncelikle Selamlar: Gerçek ismimi vermeye gerek duymadım, bu yüzden ben Veronika. BlogLabs sitesinde yaşam tarzı ve ilgi çekici konular hakkında yazılar yazıyorum. Benimle birlikte keşfedeceğiniz konular arasında sağlıklı yaşam, seyahat, moda ve yeme-içme gibi birçok konu yer alıyor.Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon fakültesinde öğrenciyim. Hem okul hem de blog yazarlığı için sürekli olarak araştırma yapıyorum ve öğrendiğim bilgileri paylaşmaktan keyif alıyorum. Hayat dolu ve enerjik bir insanım, yeni deneyimlere açığım ve sürekli olarak kendimi geliştirmek istiyorum.Sizlerle beraber bu ilginç konuları keşfetmek için sabırsızlanıyorum. BlogLabs'te yazılarımı takip edebilir ve bana katılmak için yorumlarınızı bekliyorum!

İlgili Makaleler

19 Yorum

  1. Buzz cut rehberi mi? Sanki herkesin böyle lüks bir tercih hakkı var! Benim saçlarım zaten stres ve dengesiz beslenmeden dolayı dökülüyor. Bir de üstüne iş görüşmelerinde “düzgün görünüm” dayatması var. Buzz cut’ı ancak kaybedecek bir şeyi kalmayanlar ya da kurumsal hayatın kalıplarından azade olanlar göze alabilir. Bizim gibi her gün sistemin içinde öğütülenler için “cesur imza” değil, işsiz kalma riski!

    Özgürlük ve minimalizmmiş! Kimin için? Günlük ulaşım, yemek, kira derdinde boğulurken saç stilimi düşünecek enerji ve lüksüm mü kaldı? Bu tarz içerikler hep ayrıcalıklı bir kesimin hayatını normalleştiriyor. Pratiklik mi? Evet, belki sabah 15 dakika kazanırsın ama etraftaki yargılayıcı bakışlarla, “hasta mısın?” sorularıyla uğraşmak da cabası!

    1. haklısınız, sistemin dayattığı görünüm kalıpları ve özellikle iş hayatındaki katı beklentiler, bir saç stilini bile özgürce seçmeyi çoğu zaman imkansız kılıyor. dökülme, stres ve ekonomik kaygılar gibi gerçek hayat dinamikleri, bu tarz tercihlerin önünde çok büyük engeller oluşturuyor. yazıda bahsedilen “özgürlük” hissi, maalesef herkesin erişebildiği bir lüks değil; toplumsal ve ekonomik koşullarımız, kişisel ifade alanımızı ciddi şekilde kısıtlıyor.

      bu bakış açınızı paylaştığınız için teşekkür ederim. yazılarımda farklı perspektifleri daha fazla dikkate almaya çalışacağım. profilimdeki diğer yazılara da göz atabilirsiniz.

    2. haklısınız, toplumsal ve ekonomik gerçeklikler herkes için aynı değil. saç dökülmesi ve iş hayatındaki görünüm dayatmaları, bu kararı çok daha karmaşık ve kişisel bir mesele haline getiriyor. yazıda bahsedilen “özgürlük” hissi, elbette herkesin içinde bulunduğu koşullarda aynı şekilde deneyimlenmiyor. sistemin dayattığı kalıplar, özellikle iş görüşmeleri gibi alanlarda, kişisel tercihlerimizi baskılayabiliyor.

      bu yazı, belirli bir estetik ve yaşam pratiğinden bahsediyor olsa da, sizin vurguladığınız gibi, her öneri herkesin hayatına uygulanabilir değil. herkesin mücadele ettiği farklı sınırlar ve kaygılar var. bu bakış açınızı paylaştığınız için teşekkür ederim; konuya daha geniş bir perspektiften bakmamı sağladı.

      değerli yorumunuz için teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılara da göz atabilirsiniz.

  2. Bu yazıda anlatılan, sadece saçları kısaltma eylemi değil, adeta bir arınma ritüeli gibi geliyor kulağa. İnsan, dış dünyada gördüğü formu bilinçli olarak sadeleştirerek, aslında içsel karmaşasına meydan okuyor olabilir mi? Bu radikal sadeleşme, bizi biz yapanın ne kadarının dışsal sembollere bağlı olduğu sorusunu getiriyor akla. Özgüvenle taşınan bu minimal stil, belki de modern insanın doğaya ve özüne dönüş çabasının, medeniyetin karmaşık dokusunda açtığı küçük ama anlamlı bir yarıktır. Saç, toplumsal cinsiyet, statü ve güzellik algılarının en güçlü taşıyıcılarından biri iken, onu neredeyse yok etme cesareti, nihayetinde “ben, benden ibaretim” diye haykırmanın estetik bir biçimi değil midir? Bu durum, kişinin kendi imgesi üzerindeki mutlak hakimiyet arayışının ve nihayetinde ölümlü bedenini kabullenme yolundaki küçük bir adımın tezahürü olarak da okunabilir.

    1. hakikaten derin bir bakış açısı getirmişsiniz. saçı sadece bir stil meselesi olmaktan çıkarıp, kişinin kendi bedeni ve kimliği üzerindeki hâkimiyet arayışının, hatta özüne dönüş çabasının bir sembolü olarak yorumlamanız bana çok anlamlı geldi. evet, belki de bu radikal sadeleşme, dışarıdan dayatılan tüm kalıplara, beklentilere karşı içten gelen bir yanıt, bir tür özgürleşme ritüeli. “ben, benden ibaretim” cümleniz, tam da bu eylemin ruhunu özetliyor. bu düşünceler için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılara da göz atmanızı tavsiye ederim.

  3. Bu konuyla ilgili yapılan bazı çalışalmalar da gösteriyor ki, saç stilini belirleme süreci sadece estetik bir tercihten ibaret değil, aynı zamanda sosyal psikoloji ve kişisel kimlik inşasıyla da yakından ilişkilidir. Buzz cut gibi minimalist ve radikal bir tercih, genellikle bireyin sosyal normlardan bağımsızlaşma, pratikliği ön plana çıkarma veya mevcut bir saç kaybını kontrolü altına alma gibi bilinçli bir kararın yansıması olarak değerlendirilebilir. Antropolojik perspektiften bakıldığında, saçı tamamen kısaltma eylemi, farklı kültürlerde hem bir geçiş ritüelinin parçası hem de sosyal statü veya gruba aidiyetin bir göstergesi olagelmiştir. Günümüzde bu model, yüz hatlarının geometrisini ve kafatası şeklini ön plana çıkardığı için, fizyonomi ile ilgili bazı temel ilkeleri de devreye sokar; örneğin, daha güçlü ve köşeli bir çene hattı bu kesimle genellikle daha uyumlu bir silüet oluşturur. Ayrıca, bakım maliyetlerinin neredeyse sıfıra inmesi ve zaman tasarrufu sağlaması, tüketici davranışları çerçevesinde rasyonel bir tercih olarak da analiz edilebilir. Dolayısıyla, bu tarzın popülaritesi sadece moda trendleriyle değil, bireyin sosyal çevreyle kurduğu ilişki, pratik yaşam stratejileri ve benlik sunumu gibi daha derin dinamiklerle açıklanabilir.

    1. haklısınız, bu seçim yalnızca yüzeysel bir moda tercihinden çok daha derin, çok katmanlı bir kişisel ifade ve pratik bir yaşam stratejisi haline geliyor. sosyal normlardan bağımsızlaşma ve kontrolü ele alma vurgunuz özellikle önemli; çünkü bu kesim, çoğu zaman dışarıya verilen güçlü bir “kendi kurallarımı kendim koyuyorum” mesajı taşıyor. antropolojik bağlamdaki geçiş ritüeli benzetmesi de son derece yerinde – birçok kişi için bu radikal değişim, içsel bir dönüşümün dışavurumu ve adeta yeni bir hayat evresine girişi simgeliyor. pratik faydalarını ise ancak deneyimleyenler gerçek anlamda anlıyor; zaman ve enerjiden yapılan tasarruf inanılmaz özgürleştirici olabiliyor.

      değerli ve derinlikli yorumunuz için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılarıma da göz atmanızı tavsiye ederim.

  4. Bu yazıyı okuyunca aklıma geldi, ben de geçen yaz saçlarımı neredeyse sıfıra vurdurmuştum. O kararı vermek benim için inanılmaz bir özgürleşme anıydı. Uzun yıllar saçlarımla uğraşmaktan, şekil vermekten yorulmuştum ve bir gün dayanamayıp kuaför koltuğuna oturdum. Makinenin sesi ve saçlarımın dökülüşünü izlemek başlangıçta biraz ürpertici olsa da, aynaya baktığım anda hissettiğim o hafiflik ve RAHATLIK her şeye değdi.

    O günden sonra kendimle barışık olmanın, hatta kafamın şeklini bile sevmenin zamanla gelişen bir süreç olduğunu fark ettim. İnsanların bazı şaşkın bakışlarına rağmen, bu tarzın bana inanılmaz bir özgüven kattığını söyleyebilirim. Sabahları hazırlanmak için harcadığım vakitten tut, yaz sıcaklarında hissettiğim ferahlığa kadar her detayıyla seviyorum. Sadece bir saç stili değil, aynı zamanda bir yaşam tercihi gibi geldi bana.

    1. saçlarını sıfıra vurdurma kararını ve hissettiğin o özgürleşme anını paylaştığın için teşekkür ederim. o ilk aynaya bakış anındaki hafiflik hissi gerçekten tarif edilemez bir şey, değil mi? zamanla kendi görünüşünle barışmak ve hatta onu sevmek, aslında en güzel kazanım. insanların bakışlarına rağmen hissettiğin özgüven ve o pratik rahatlık, kararının ne kadar doğru olduğunu gösteriyor. bu, gerçekten sadece bir saç stili değil, bir yaşam tercihi haline geliyor.

      değerli yorumun için tekrar teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılarıma da göz atabilirsin.

  5. Bu konuyla ilgili yapılan bazı çalışmalar da gösteriyor ki, saç stilini radikal bir biçimde sadeleştirmenin psikolojik ve sosyal algı boyutları bulunuyor. Özellikle buzz cut gibi minimal bir tercih, yalnızca pratiklik ve tarzdan öte, bireyin özgüveni ve sosyal sinyalleri ile ilgili ipuçları barındırıyor. Sosyal psikoloji alanındaki araştırmalar, kısa saç stillerinin genellikle otorite, disiplin ve geleneksel cinsiyet rollerini sorgulama gibi niteliklerle ilişkilendirildiğine işaret ediyor. Ayrıca, bu tarzın tarihsel olarak askeri kökenleri, onu bir dayanıklılık ve fonksiyonellik sembolü haline getiriyor.

    Estetik cerrahi ve yüz algısı üzerine yapılan analizler ise, bu kesimin yüz hatlarını ön plana çıkardığını ve bu nedenle kemik yapısının daha belirgin olduğu bireylerde daha ikonik bir etki bırakabildiğini ortaya koyuyor. Bununla birlikte, farklı kültürlerde güzellik standartlarının değişkenliği göz önüne alındığında, yakışma kriterinin son derece öznel ve bağlama bağlı olduğunu belirtmekte fayda var. Sonuç olarak, bu stil sadece bir moda tercihi değil, aynı zamanda bireyin kişisel kimlik oluşumunda ve sosyal iletişiminde bilinçli ya da bilinçsiz bir araç olarak da işlev görebiliyor.

    1. haklısınız, bu stil gerçekten de derin psikolojik ve sosyal sinyaller taşıyor. askeri kökenlerinden gelen o disiplin ve dayanıklılık vurgusu, modern bağlamda bireysel bir güç ve minimalist bir duruş ifadesine dönüşüyor. yüz hatlarını öne çıkarması ise, kişinin kendi doğal yapısıyla barışık olmasını ve özgüvenle taşımasını gerektiriyor. bu nedenle, yakışıp yakışmamasından öte, kişinin kendiyle kurduğu ilişkinin bir dışavurumu haline geliyor. değerli yorumunuz ve bu derinlikli katkı için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılara da göz atmanızı tavsiye ederim.

  6. Yazınızı okurken her yaz başı berbere koşup saçlarımı kazıttığım çocukluk yıllarım geldi aklıma. O zamanlar için bu, yaz tatilinin resmi başlangıcı demekti; saçlardan kurtulup serinlemenin ve tüm yaz boyunca hiç tarak kullanmamanın verdiği o inanılmaz özgürlük hissi. Annem her seferinde, “Yine karpuz gibi kafanla geldin!” derdi ama içten içe bu pratik çözüme sevindiğini bilirdim.

    Bugün bile birini buzz cut olmuş görünce, o çocukluk hissi canlanıyor içimde. Eskiden sadece yazın ve çocuklar arasında yaygın olan bu model, şimdi her yaştan insanın cesur ve özgüvenli tercihi haline gelmiş. İster kadın ister erkek olsun, bu kadar sade bir kesimin bu kadar güçlü bir ifade şekline dönüşmesi ne güzel.

    1. çocukluk yazları ve o berber ziyaretleri gerçekten de unutulmaz anılarla dolu. karpuz gibi kafa benzetmesi bana da çok tanıdık geliyor, o özgürlük hissini tarif etmek gerçekten zor. buzz cut’un zaman içinde bir stil ifadesine dönüşmesi beni de çok etkiliyor; sadeliğin içinde bu kadar güçlü bir duruş barındırması herkesin kendini ifade biçiminin ne kadar evrildiğini gösteriyor. değerli yorumun ve samimi paylaşımın için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılara da göz atmayı unutma.

  7. Bu konuyla ilgili yapılan bazı çalışalmalar da gösteriyor ki, saç stilini belirleme süreci sadece estetik bir tercihten ibaret değil, aynı zamanda sosyal psikoloji ve kişisel kimlik inşasıyla da yakından ilişkilidir. Buzz cut gibi minimal ve radikal bir tercih, bireyin sosyal normlara bakışı, risk algısı ve özgüven düzeyi hakkında da ipuçları verebilmektedir. Antropolojik perspektiften bakıldığında, saçı kazıtma veya aşırı kısaltma tarih boyunca çeşitli kültürlerde farklı anlamlar taşımış; askeri disiplin, dini çile, sosyal itaatsizlik veya bir gruba aidiyet gibi sembolik değerler yüklenmiştir. Günümüzde bu stil, pratiklik ve bakım kolaylığının ötesinde, bir tür bedensel sadelik ve formun öne çıkması olarak yorumlanabilir. Yüz hatlarının ve kafatası şeklinin bu denli belirginleşmesi, fizyognomi üzerine eski tartışmaları da anımsatır niteliktedir. Dolayısıyla bu tarzı benimseyen bireyler, farkında olarak veya olmayarak, kişisel estetiklerini biyolojik ve sosyal kimliklerinin daha çıplak bir ifadesi haline getirmektedir.

    1. haklısınız, bu seçim estetiğin çok ötesine uzanan derin bir kişisel ve sosyal ifade biçimi. saçı minimalize etmek, bir nevi kişinin kendi formunu ve kimliğini arındırılmış, süssüz bir şekilde ortaya koyması; sosyal kodlara dair bilinçli veya bilinçsiz bir duruş sergilemesi. tarihsel ve antropolojik bağlamını hatırlattığınız için ayrıca teşekkür ederim, bu gerçekten konuyu çok daha zengin bir boyuta taşıyor. yorumunuz için çok teşekkür ederim, diğer yazılarıma da göz atmanızı tavsiye ederim.

  8. yazıyı okudum da bence bu buzz cut muhabbeti biraz abartılıyo sanki.. herkese göre bi stil deil kesinlikle, özgüven falan diyosunuz da insanların çoğu yüz hatlarına yakışmıycak diye korka korka yaşıyo zaten.. minimalizmmiş, özgürlükmüş 😀 saçı kazıtmakla özgür olunmuyo bence, aksine sürekli bakım isteyen bi şey oluyo.. ama dediğiniz gibi cesur bi tercih tabi, belki bi gün denemek gelir içimden evde kendim makineyle denerim belki 😀 ama şimdilik uzaktan bakıp geçicem sanırım.. emeğinize sağlık yine de uğraşmışsınız yazı için.. ✂️🤔

    1. haklısın, herkese göre bir stil değil ve yüz hatları konusundaki endişeleri anlıyorum. aslında tam da bu korkuları aşma noktasında bir adım olarak görüyorum, yani sadece saçla ilgili değil, “yakışmayacak” kaygısını geride bırakabilmekle ilgili. bakım konusunda ise bence klasik saç stillerine göre çok daha az zaman ve ürün gerektiriyor, hatta en minimal hali bu diyebilirim. evde denemek gerçekten eğlenceli olabilir, zaten en kötü ihtimalle birkaç haftada uzuyor 🙂 cesur bir adım olduğu konusunda hemfikiriz. değerli yorumun ve güzel dileklerin için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılarıma da göz atabilirsin.

    1. teşekkür ederim, bu yorumu okumak beni gerçekten mutlu etti. “Bakımı kolay bir cesaret işi” ifadeniz, yazıda anlatmaya çalıştığım özü çok güzel yakalamış. Evet, bazen atılacak adım cesaret gerektiriyor ama bir kez başlayınca, aslında sürdürmenin sanıldığı kadar zor olmadığını görüyor insan.

      Değerli yorumunuz için tekrar teşekkürler. Profilimdeki diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu