İlişkilerPsikoloji

Eski Sevgiliyi Unutmanın Kanıtlanmış 5 Psikolojik Yolu

Bir ilişkinin sona ermesi, zihinsel dünyamızda sadece duygusal bir boşluk değil, beyin fonksiyonlarında da gerçek bir değişim yaratır. Nörobilimsel araştırmalar, romantik bir ayrılığın ardından yaşanan acının, beyindeki fiziksel yaralanma merkezlerini aktive ettiğini göstermektedir. Bu durum, eski sevgiliyi unutma sürecinin neden bu kadar zorlayıcı olduğunu ve neden sadece irade gücüyle değil, sistematik bir psikolojik stratejiyle yönetilmesi gerektiğini açıklar.

“No Contact” Kuralı ve Dijital Sınırların Belirlenmesi

İyileşme yolculuğunun en kritik aşaması, “teması kesme” (No Contact) kuralını ödünsüz bir şekilde uygulamaktır. Bu kural sadece telefon numaralarını silmekten ibaret değildir; aynı zamanda beynin dopamin döngüsünü kırmayı hedefler. Eski sevgiliyle kurulan her temas veya sosyal medya üzerinden yapılan her gizli takip (stalking), beynin bağımlılık merkezlerini yeniden uyararak iyileşme sürecini en başa döndürür.

Sosyal medya algoritmaları, geçmiş etkileşimlerinize dayanarak eski sevgilinizin paylaşımlarını veya ortak arkadaşlarınızın karelerini karşınıza çıkarabilir. Bu dijital izler, “dopamin çekilmesi” semptomlarını tetikleyerek kaygı seviyenizi artırır. Bu nedenle, dijital detoks yapmak ve gerekirse ortak çevrelerle araya mesafe koymak, zihinsel enerjinizi geçmişten çekip kendi merkezinize taşımanıza yardımcı olur. Bu süreçte ask acısı nasıl geçer sorusuna odaklanmak yerine, zihinsel hijyeninizi korumaya öncelik vermelisiniz.

Zihinsel İdealizasyonu Kırmak ve Gerçeklik Listesi Yapmak

Ayrılık sonrası beyin, “geçmişe özlem” filtresiyle acı veren anıları baskılayıp sadece mutlu anları ön plana çıkarma eğilimindedir. Bu bilişsel çarpıtma, eski sevgilinin gerçekte olduğundan çok daha mükemmel biri olduğu yanılsamasını yaratır. İdealizasyonu kırmanın en etkili yolu, ilişkinin neden yürümediğine dair dürüst ve somut bir liste hazırlamaktır.

Kendinize şu soruları sormak faydalı olabilir: Hangi ihtiyaçlarım karşılanmadı? Hangi değerlerimiz çatışıyordu? Bu liste, özlem anlarında duygusal tepkiler vermek yerine rasyonel bir zeminde kalmanızı sağlar. Zorlayıcı anıları unutmak için bu tür bilişsel yeniden yapılandırma tekniklerini kullanmak, beynin olayları daha objektif değerlendirmesine olanak tanır.

Beyindeki Aşk Kimyasını Anlamak

Romantik bir bağ koptuğunda, beyin aniden yüksek dozda dopamin ve oksitosinden mahrum kalır. Bu durum, bir tür madde bağımlılığı yoksunluğuna benzer. Bu boşluğu doldurmak için vücudun serotonin ve endorfin seviyelerini doğal yollarla artırması gerekir. Düzenli fiziksel aktivite, uyku düzeninin korunması ve yeni bir hobi edinmek, sadece vakit geçirmek değil, beynin kimyasal dengesini yeniden kurmak için biyolojik bir zorunluluktur.

Nörobilimsel iyileşme, beynin yeni nöron yolları inşa etmesiyle mümkündür. Eski sevgiliyle özdeşleşen mekanlardan, müziklerden ve rutinlerden bir süreliğine kaçınmak, bu yeni yolların oluşmasını hızlandırır. Zihnin bu sürece nasıl adapte olduğunu anlamak için unutmanın bilimsel yolları üzerine yapılan araştırmalar, sürecin pasif bir bekleyişten ziyade aktif bir yeniden öğrenme dönemi olduğunu vurgular.

Bağlanma Stilleri ve Yas Sürecinin Yönetimi

Her bireyin ayrılık acısını yaşama biçimi, çocukluk döneminde şekillenen bağlanma stilleriyle yakından ilişkilidir. Kaygılı bağlanma stiline sahip bireyler ayrılığı bir güvenlik tehdidi olarak algılarken, kaçıngan bağlananlar duygularını bastırma eğilimi gösterebilir. Kendi bağlanma stilinizi tanımak, neden “kapanış” (closure) arayışında olduğunuzu veya neden sürekli geri dönme arzusu hissettiğinizi anlamanızı sağlar.

Yas süreci doğrusal değildir; inkar, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme evreleri arasında geçişler yaşanması son derece doğaldır. Bu evrelerde acele etmemek ve duyguları bastırmamak gerekir. Yazma terapisi (günlük tutma) gibi yöntemlerle duyguları kağıda dökmek, duygu regülasyonunu sağlar ve zihinsel karmaşayı netleştirir.

Öz Şefkat ve Yeni Bir Kimlik İnşası

Uzun süreli ilişkilerde bireylerin kimlikleri birbirine karışabilir. Ayrılık, “biz” kavramından tekrar “ben” kavramına geçişin sancılı bir dönemidir. Bu süreçte öz şefkat göstermek, kendinizi başarısızlık veya terk edilmişlik hissiyle suçlamamak kritiktir. Kişisel gelişim, biten bir ilişkinin küllerinden değil, kendi değerlerinizi yeniden keşfetmenizden doğar.

Eski sevgiliyi unutmak, onu hafızadan tamamen silmek değil, onun hayatınızdaki duygusal ağırlığını hafifletmektir. Kendi ihtiyaçlarınıza odaklandığınızda, sosyal destek sistemlerinizi (arkadaşlar, aile veya profesyonel terapi) aktif tuttuğunuzda, ayrılık acısı yerini olgunlaşmış bir karakter yapısına bırakır. Unutmayın ki, duygusal özgürlük, geçmişin yükünü bırakıp kendinize yeni bir gelecek kurma cesareti gösterdiğinizde başlar.

Sıkça Sorulan Sorular

  • Eski sevgiliyi unutmak ne kadar sürer? Bilimsel olarak net bir süre olmasa da, aktif iyileşme stratejileri uygulandığında 3 ila 6 ay arasında duygusal yoğunluğun azalması beklenir.
  • Onu hala rüyamda görüyorsam bu ne anlama gelir? Bu durum genellikle beynin gün içinde bastırılan duyguları işleme biçimidir ve mutlaka bir geri dönme arzusu olarak yorumlanmamalıdır.
  • Tepki ilişkisi (rebound) sağlıklı mıdır? Acıdan kaçmak için hemen yeni bir ilişkiye başlamak, yas sürecini sadece erteler ve genellikle sağlıklı sonuçlar doğurmaz.

Psikoloji Meraklısı

Herkese merhaba ben Metin Avcı. Bugüne kadar bir çok psikoloji, kişisel gelişim ve ilişkiler hakkında içerikler ürettim. Şimdi ise BlogLabs web sitesinde içerik üretiyorum. Psikoloji 4. sınıf öğrencisiyim. Gerek okullarda gerekse de staj yerlerinde öğrendiğim şeyleri burada paylaşmaktan geri durmuyorum. Bir konu hakkında olabilecek tüm kaynakları taramaya çalışıyorum.Ardından sizlere bu güzel içerikleri paylaşıyorum. Takip edin.

İlgili Makaleler

32 Yorum

  1. Yazınızda ayrılık sonrası iyileşme sürecine dair sunduğunuz psikolojik yöntemler oldukça değerli ve yol gösterici. Özellikle bu zorlu dönemlerde bireylerin kendilerine iyi bakmaları ve sağlıklı başa çıkma mekanizmaları geliştirmeleri gerektiği konusunda hemfikirim. Yazar

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Ayrılık sonrası iyileşme sürecinde psikolojik destek ve kişisel bakımın önemi gerçekten büyük. Bu süreçte kendimize zaman tanımak ve sağlıklı adımlar atmak, daha güçlü bir şekilde ilerlememizi sağlar. Başka yazılarımı da profilimden inceleyebilirsiniz.

  2. Bu yazıyı okuyunca aklıma geldi, ben de benzer bir durumda şöyle bir şey yaşamıştım. Bir ayrılığın hemen ardından, sanki bütün dünya durmuş gibiydi benim için. Sürekli zihnimde o anılar dönüp duruyordu, ne yapsam da ondan kurtulamıyordum. Hatta bazen durup dururken gözlerim doluyordu, resmen bir KARA delikte gibiydim.

    Sonra bir gün fark ettim ki, bu şekilde devam etmek beni sadece daha da dibe çekiyor. Kendime bir söz verdim; artık ona değil, kendime odaklanacaktım. Küçücük adımlarla başladım; kendime yeni rutinler oluşturdum, uzun zamandır ertelediğim kitapları okudum, sevdiğim insanlarla daha çok vakit geçirdim. Ve

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Yaşadığınız deneyimi bu denli içtenlikle paylaşmanız beni gerçekten etkiledi. Acının ve kaybolmuşluğun o derin hissini, bir kara delik benzetmesiyle çok güzel ifade etmişsiniz. Ancak kendi gücünüzü fark edip, küçük adımlarla da olsa kendinize dönme kararınız ve bu yöndeki çabalarınız takdire şayan. Bu süreçte kendinize verdiğiniz değer ve gösterdiğiniz özen, iyileşmenin anahtarı olmuş.

      Hayatın bize sunduğu zorlu anlarda, tıpkı sizin de deneyimlediğiniz gibi, kendimize odaklanmak ve yeni başlangıçlar yapmak gerçekten büyük bir cesaret ister. Umarım bu deneyiminiz, benzer durumdaki diğer okuyucularıma da ilham olur. Profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.

  3. Elinize sağlık, gerçekten harika bir yazı olmuş! Bu tür hassas konulara değinmeniz ve yol gösterici bilgiler sunmanız ÇOK değerli. Pek çok kişinin ihtiyacı olan bir içeriği bu kadar anlaşılır ve samimi bir dille ele aldığınız için teşekkür ederim.

    Yazınızdaki her bir ipucu ve psikolojik yaklaşım gerçekten uygulanabilir nitelikte. Bu süreci yaşayan herkesin okumasını canı gönülden tavsiye ederim, eminim onlara da bana olduğu gibi çok faydası dokunacaktır. Emeğinize sağlık, kaleminiz daim olsun. Benzer içerikleri sabırsızlıkla bekliyor olacağım.

    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazımın size bu kadar faydalı olduğunu ve hassas bir konuya değinmemin takdir edildiğini görmek benim için büyük bir mutluluk kaynağı. Okuyucularıma samimi ve anlaşılır bir dil sunabilmek her zaman önceliğimdir.

      Yazımdaki bilgilerin uygulanabilir bulunması ve başkalarına da tavsiye etmeniz, emeğimin karşılığını aldığımı hissettiriyor. Kalemimin daim olması dileğiniz için ayrıca minnettarım. Yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızdan memnuniyet duyarım.

  4. Bu yazıyı okuyunca aklıma geldi, ben de benzer bir durumda şöyle bir şey yaşamıştım. Bir ayrılık sonrası, sanki hayatımın tüm renkleri solmuş gibiydi. Her şey bana onu hatırlatıyordu, en basit şarkı bile. O kadar çok kafamda kuruyordum ki, sanki beynim bana karşı komplo kurmuştu. Düşüncelerimden kaçmak İMKANSIZ gibi geliyordu.

    Sonra bir gün, kendime şunu dedim: ‘Bu böyle gitmez.’ Gerçekten de, odak noktamı tamamen değiştirmeye karar verdim. Eskiden sevdiğim hobilerime döndüm, yeni şeyler denedim. Başta çok ZORLANDIM, ama zamanla o boşluk, benim kendi ilgi alanlarımla, kendi başarılarımla dolmaya başladı. Aslında onu unutmaktan çok, kendimi yeniden keşfettiğimi ve kendi değerimi anladığımı fark ettim. Bu, gerçekten büyük bir kurtuluştu.

    1. Yaşadığınız deneyimlerinizi paylaştığınız için çok teşekkür ederim. Hayatın zorlu dönemlerinde kendimize dönmenin ve içsel gücümüzü yeniden keşfetmenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdiniz. Odak noktasını değiştirmenin ve yeni ilgi alanlarına yönelmenin iyileşme sürecindeki dönüştürücü etkisini kendi deneyimlerinizle kanıtlamanız takdire şayan. Bu süreçte kendinizi yeniden bulmanız ve kendi değerinizi anlamanız, gerçekten de büyük bir kurtuluş ve ilham verici bir hikaye. Değerli yorumunuz için tekrar teşekkür ederim. Profilimden diğer yazılara da göz atabilirsiniz.

  5. Bu satırları okurken gerçekten çok etkilendim ve duygulandım… Ayrılık sonrası yaşanan o karmaşık duyguları, o boşluğu ve içsel mücadeleyi o kadar içten anlatmışsınız ki, sanki kendi yaşadıklarımdan bahsediyormuşsunuz gibi hissettim. Sizinle aynı duyguları paylaşıyorum, bu sürecin ne kadar zorlayıcı olabileceğini çok iyi biliyorum. Her kelimenizle empati kurdum, insanın kendini yeniden bulma yolculuğunda hissettiği o kırılganlığı ve aynı zamanda güçlenme arayışını derinden hissettim. Bu yazı, bu zorlu yolda olanlara gerçekten bir nefes gibi gelecek. Kalemin

    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazımın sizde bu kadar derin bir etki bırakması ve duygularınıza tercüman olması beni gerçekten mutlu etti. Ayrılık sonrası yaşanan o hassas süreci, o boşluğu ve ardından gelen içsel dönüşümü kelimelerle ifade etmeye çalışırken, okuyucunun kendi deneyimleriyle bağ kurabilmesi benim için çok kıymetli. Bu zorlu sürecin ne kadar yıpratıcı olabileceğini ve aynı zamanda insanın kendini yeniden keşfetme yolculuğunda nasıl güçlenebileceğini aktarmak en büyük amacımdı. Umarım bu yazı, benzer duyguları yaşayanlara bir nebze olsun ışık tutar ve yalnız olmadıklarını hissettirir.

      Yorumunuz için tekrar teşekkür ederim. Diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.

  6. Çok güzel bir yazı olmuş, ancak belirtmek isterim ki psikolojik süreçlerde “unutmak” kelimesi yerine “kabullenmek ve ilerlemek” ifadesinin kullanılması daha doğru bir yaklaşım olabilir. Zira insan beyni önemli deneyimleri tamamen silmek yerine, onlarla sağlıklı bir şekilde başa çıkmayı öğrenir ve bu deneyimleri kişisel gelişiminin bir parçası olarak entegre eder. Bu ayrım, iyileşme sürecinin gerçekçi beklentilerle yönetilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Psikolojik süreçlerde “unutmak” yerine “kabullenmek ve ilerlemek” ifadesinin daha doğru bir yaklaşım olabileceği yönündeki düşüncenize kesinlikle katılıyorum. İnsan beyninin deneyimleri tamamen silmek yerine, onlarla sağlıklı bir şekilde başa çıkmayı öğrenmesi ve bu deneyimleri kişisel gelişimin bir parçası olarak entegre etmesi, iyileşme sürecinin gerçekçi beklentilerle yönetilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu inceliği fark edip paylaştığınız için ayrıca teşekkür ederim.

      Yorumunuz, konuya daha derinlemesine bir bakış açısı katmamı sağladı ve bu tür yapıcı geri bildirimler benim için çok değerli. Yazılarımın daha kapsayıcı ve doğru bilgiler içermesi adına bu tür düşünceleri her zaman memnuniyetle karşılarım. Diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.

    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazımın beğenilmesi beni mutlu etti. Okuyucularımın ilgisini çeken konulara değinmek benim için önemli. Umarım diğer yazılarım da aynı keyfi verir. Profilimden diğer yazılara göz atabilirsiniz.

  7. Çok güzel bir yazı olmuş, ancak belirtmek isterim ki ayrılık sonrası süreçte sıklıkla tavsiye edilen ‘iletişim kesme’ veya ‘no contact’ kuralının temel amacı, karşı tarafı cezalandırmak ya da değerinizi fark ettirmekten ziyade, kişinin kendi duygusal iyileşme sürecini sağlıklı bir şekilde tamamlamasıdır. Bu yaklaşım, bireyin eski partnere olan duygusal bağımlılığını kırmasına, kendi kimliğini yeniden inşa etmesine ve yas sürecini dış etkilerden bağımsız bir şekilde yönetmesine olanak tanır. Dolayısıyla, bu yöntemin stratejik bir hamle ol

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazımda bahsettiğim “iletişim kesme” veya “no contact” kuralının temel amacının, belirttiğiniz gibi kişinin kendi iyileşme sürecine odaklanması ve duygusal bağımlılıktan kurtulması olduğu konusunda sizinle tamamen aynı fikirdeyim. Benim vurgulamak istediğim nokta, bu sürecin yanlış anlaşıldığında veya yanlış uygulandığında, karşı tarafı cezalandırma veya manipülasyon aracı olarak algılanabilme potansiyeliydi. Oysa ki asıl hedef, bireyin kendi iç huzurunu bulması ve sağlıklı bir geleceğe adım atmasıdır. Bu önemli detayı vurguladığınız için tekrar teşekkür ederim. Yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanız dileğiyle.

  8. Yazı güzel de, okurken içim cız etti be. Zamanında “şunu yap, bu fırsatı kaçırma” diye bas bas bağıran bir abi vardı, dinlemedik. Ah ah, keşke o zamanlar bu kadar net görseydim her şeyi, bilseydim neyin ne olacağını. Şimdi o ‘keşke’lerin ağırlığıyla yaşıyoruz, gerçek bu.

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazımın sizde bu denli bir etki bırakması, üzerinde durduğumuz konunun ne kadar evrensel ve derin olduğunu bir kez daha gösteriyor. Keşkelerle yaşamanın yükünü anlıyorum, hepimiz hayatımızın bir döneminde bu duyguyu tadıyoruz. Önemli olan, bu keşkelerin bizi ileriye taşıyan birer ders haline gelmesi ve gelecekteki kararlarımızda bize ışık tutması sanırım.

      Umarım yazılarım size farklı bakış açıları sunmaya devam eder. Profilimden yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızı öneririm. Değerli vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederim.

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Acının iz bırakması elbette çok insani ve gerçek bir durum. Ancak psikolojinin tam da bu izlerle başa çıkma, onları anlama ve belki de dönüştürme konusunda bize yol gösterebileceğine inanıyorum. Her deneyim bizi farklı şekillerde etkiler ve bu etkileri anlamak, iyileşme sürecinin önemli bir parçasıdır. Diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.

  9. Çok güzel ve bilgilendirici bir yazı olmuş, elinize sağlık. Ayrılık sonrası iyileşme sürecine dair sunduğunuz psikolojik yöntemler oldukça değerli. Ancak belirtmek isterim ki, eski sevgiliyi tamamen ‘unutmaktan’ ziyade, yaşanan ilişkiyi ve ayrılığı sağlıklı bir şekilde ‘işlemek’ ve bu deneyimi kişisel gelişimin bir parçası olarak ‘kabullenmek’ çoğu zaman daha kapsayıcı bir hedef olarak görülmektedir. Anıları tamamen silmek yerine, onlarla barışık bir şekilde yola devam etmek, bireyin uzun vadeli psikolojik sağlığı için daha sürdürülebilir bir yaklaşım olabilmektedir.

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazımda değindiğim iyileşme sürecinin psikolojik yönlerini takdir etmeniz beni mutlu etti. Eski sevgiliyi ‘unutmaktan’ ziyade, yaşananları sağlıklı bir şekilde ‘işlemek’ ve ‘kabullenmek’ konusundaki görüşünüze kesinlikle katılıyorum. Aslında benim de değinmek istediğim nokta, anıları tamamen silmek değil, onlarla barışık bir şekilde yola devam edebilmektir. Bu, bireyin uzun vadeli psikolojik sağlığı için gerçekten de daha sürdürülebilir bir yaklaşımdır.

      Bu değerli katkınız için tekrar teşekkür ederim. Profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.

  10. Sağolun hocam, güzel paylaşım. İlişkilerin zorluğunu çok iyi anlatan bir yazı olmuş, benim sevgilimle de benzer hatalar yaptığımız oluyor, bu yüzden çok faydalı oldu.

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazımın size bu kadar dokunmuş olması ve kendi ilişkinizle ilgili çıkarımlar yapmanıza yardımcı olması beni çok mutlu etti. İlişkilerde yapılan hataları fark etmek ve üzerine gitmek gerçekten büyük bir erdemdir. Umarım yazıda bahsettiğim noktalar ilişkinizdeki bazı zorlukları aşmanıza yardımcı olur ve daha sağlıklı bir iletişim kurmanıza vesile olur. Profilimden diğer yazılara da göz atabilirsiniz.

  11. Bu satırları okurken gerçekten çok etkilendim ve duygulandım. Ayrılık sonrası yaşanan o derin boşluk hissini, kalpteki sızıyı o kadar içten anlatmışsınız ki… Sizinle aynı duyguları paylaşıyorum, bu gerçekten zor bir durum ve insanı derinden yorabiliyor. Özellikle o unutma çabası ve kendini yeniden bulma süreci… Yazınızdaki her kelime, bu yolda yürüyenlere sanki bir el uzatıyor gibi hissettirdi. Çok değerli ve samimi bir yazı olmuş, yüreğime dokundu.

    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazdığım satırların size bu denli ulaşması ve duygularınıza tercüman olması benim için büyük bir mutluluk. Ayrılık sonrası yaşanan o karmaşık duyguları, o boşluğu ve yeniden toparlanma sürecini içtenlikle aktarmaya çalıştım. Bu zorlu süreçte yalnız olmadığınızı hissettirebildiysem ne mutlu bana. Sizin de aynı hisleri paylaştığınızı bilmek, bu yazının amacına ulaştığının en güzel göstergesi.

      Yazımın yüreğinize dokunduğunu öğrenmek beni ayrıca onurlandırdı. Bu tür geri bildirimler, yazma yolculuğumda bana ilham veriyor ve daha fazla insana ulaşma motivasyonu sağlıyor. Diğer yazılarıma da göz atmanızı çok isterim, umarım onlar da size benzer duygular yaşatır.

  12. Çok güzel bir yazı olmuş, ancak belirtmek isterim ki, iyileşme sürecinde zamanın tek başına yeterli bir faktör olmadığı, asıl önemli olanın bu süreçte yaşanan duygusal deneyimlerin aktif olarak işlenmesi ve anlamlandırılması olduğudur. Zaman, bu işleme fırsat tanır ancak iyileşme, kişinin kendi iç dünyasında yapacağı çalışmayla gerçekleşir.

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazımda zamanın iyileşme sürecindeki rolünü vurgularken, aslında tam da sizin belirttiğiniz gibi, zamanın bir araç olduğunu ve asıl iyileşmenin kişinin kendi içsel çalışmasıyla, duygusal deneyimlerini aktif olarak işleyip anlamlandırmasıyla gerçekleştiğini anlatmaya çalıştım. Zaman, bu derinlemesine çalışmaya olanak tanıyan bir zemin sunar.

      Bu konudaki farklı bakış açılarını ve detaylı değerlendirmeleri yayınlamış olduğum diğer yazılarda da bulabilirsiniz. Profilimden diğer yazılara göz atmanızı rica ederim.

  13. ya yeter artık bu ne ya? 🙄 yine mi ilişkiler, yine mi ayrılık acısı. sankı dünyanin en buyuk sorunu buymus gıbı abartıyosunuz hep. insanlarin bole sacma sapan seylere bu kadar takılmasina sasıyorum. neymis efendim zihinsel duygusal bılmem ne. bide gelecek sorgulanirm

  14. Eskiden, küçücük bir çocukken, en sevdiğim oyuncağımı kaybettiğimde sanki dünyanın sonu gelmiş gibi hissederdim. Annem o zamanlar bana hep “üzülme, her bitiş yeni bir başlangıçtır” derdi. O yaşlarda bu sözlerin derinliğini pek anlamazdım ama nedense içime bir sıcaklık yayılırdı. Genellikle de kısa süre sonra, hiç beklemediğim bir anda, yeni bir oyunla ya da farklı bir keşifle o boşluk dolar, eski üzüntüm de yavaşça kaybolurdu.

    Sanırım hayatın her döneminde, o çocukluktaki gibi küçük ya da büyük kayıplar yaşayabiliyoruz. Bazen bir eşya, bazen bir dönem, bazen de bir ilişki bitiyor. Ama tıpkı o zamanlar olduğu gibi, her bitişin ardından içimizde bir yerlerde bir umut yeşeriyor. Yeter ki o umuda tutunmayı bilelim ve kendimize yeni başlangıçlar için izin verelim. Yazıyı okurken, o eski günlerin sıcaklığı yeniden içimi ısıttı, teşekkürler bu güzel hatırlatma için.

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. O çocukluk anılarınızla yazının bu denli kesişmesi ve size böylesine güzel duygular yaşatması beni gerçekten mutlu etti. Hayatın döngüsü içinde bitişlerin ve başlangıçların iç içe geçtiğini deneyimlemek, bir nevi büyümenin ve olgunlaşmanın ta kendisi. Tıpkı sizin de belirttiğiniz gibi, o içimizdeki umut ışığına tutunmak ve kendimize yeni kapılar açmak, her zorluğun ardından gelen huzurun anahtarı oluyor.

      Bu güzel ve içten paylaşımınız için tekrar teşekkür ederim. Umarım yayınlamış olduğum diğer yazılar da size benzer keyifli anlar yaşatır.

Başa dön tuşu