Vajinit: Kadınlarda Vajinal İltihaplanma Rehberi
Vajinit, kadınlarda oldukça sık görülen ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilen bir vajina iltihaplanması durumudur. Kadınların önemli bir kısmı hayatlarının bir döneminde bu rahatsızlıkla karşılaşır; hatta bu oran bazı durumlarda %40’lara kadar çıkabilmektedir. Genellikle adet döngüsünün başlamasıyla menopoza kadar devam eden üreme döneminde daha yaygın görülür.
Bu uzman blog yazısı, vajinal iltihaplanma olarak bilinen vajinitin ne olduğunu, farklı türlerini, yaygın belirtilerini ve korunma yollarını ayrıntılı bir şekilde ele alacaktır. Ayrıca, vajinitin nasıl tedavi edildiğini ve ne zaman tıbbi yardım alınması gerektiğini de açıklayarak, bu rahatsızlıkla ilgili merak ettiğiniz tüm sorulara yanıt bulmanızı sağlayacaktır.
Vajinit Nedir? Kapsamlı Bir Bakış

Vajinit, vajinanın çeşitli nedenlerle iltihaplanması durumunu ifade eder. Bu iltihaplanma, genellikle vajinanın doğal mikroorganizma dengesinin bozulması sonucunda ortaya çıkar. Normal vajinal akıntılar her kadının yaşadığı doğal bir durumken, akıntı miktarının artması, kötü koku oluşumu veya ağrı gibi durumlar vajinitin en sık görülen belirtileri arasında yer alır.
Başlangıçta genellikle akut vajinit olarak ortaya çıkan bu durum, zamanında müdahale edilmediği takdirde tekrarlayan ve daha kalıcı hale gelen kronik vajinite dönüşebilir. Bu nedenle, belirtileri tanımak ve erken dönemde önlem almak, vajinal sağlığın korunması açısından büyük önem taşır.
Akut Vajinit: Ani Başlangıçlı İltihaplanma

Akut vajinit, ani başlangıçlı vajina iltihaplanmaları olarak tanımlanır ve genellikle virüs, bakteri veya mantar gibi enfeksiyon kaynaklı oluşur. Doğru ve zamanında tedavi yöntemleri uygulandığında, akut vajinit kısa sürede iyileşme gösterir. Tıbbi literatürde N 76.0 koduyla da ifade edilen bu durum, çeşitli mikroorganizmaların vajinal florayı bozmasıyla ortaya çıkar.
En sık karşılaşılan akut vajinit türleri arasında bakteriyel vajinozis, mantar enfeksiyonuna bağlı vulvovajinal kandidiyazis, trikomoniyazis, alerjik reaksiyonlarla oluşan vajinitler ve bazı virüslerin neden olduğu enfeksiyonlar bulunur. Akut vajinit tedavisi, iltihaplanmanın altında yatan neden ve hastanın yaşadığı şikayetlerin şiddetine göre kişiye özel olarak belirlenir.
Kronik Vajinit: Uzun Süreli ve Tekrarlayan Durumlar

Eğer bir vajinal iltihaplanma durumu altı haftadan daha uzun sürer veya yıl içinde en az dört kez tekrarlarsa, bu durum kronik vajinit olarak adlandırılır. Kronik vajinitin sebepleri genellikle akut vajinit ile benzerlik gösterse de, bu durum vajina mukoza ve florasında kalıcı olumsuz değişikliklere yol açabilir, bu da hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir.
Kronikleşmiş vajinit vakalarında, geleneksel medikal tedavi yöntemleri bazen yetersiz kalabilir. Bu gibi durumlarda, ozon terapisi, aromaterapi veya lazer uygulamaları gibi ilave tedavi seçeneklerine ihtiyaç duyulabilir. Akut ve kronik vajinit arasında yer alan, ancak kronikleşmemiş tekrarlayan rahatsızlıklar ise subakut vajinit olarak adlandırılır. Kronik vajinit, uzun süre devam etmesi nedeniyle vajinada daha fazla hasar oluşturabilir ve farklı tedavi yaklaşımları gerektirebilir.
Vajinit Belirtileri Nelerdir? Dikkat Edilmesi Gereken İşaretler

Vajinal bölge, kendine özgü bir flora yapısına sahiptir ve patojenik olmayan yararlı mikroorganizmaları barındırır. Bu hassas dengenin bozulması ve zararlı olabilecek mikroorganizmaların çoğalması, dikkat edilmediği takdirde kolayca vajinal enfeksiyonlara yol açabilir. Böyle bir durum gerçekleştiğinde, en yaygın gözlemlenen belirtiler vajinal akıntının miktarının artması ve kötü koku oluşumudur.
Ancak, vajinit belirtileri, iltihaplanmanın türüne göre farklılık gösterebilir. Genel olarak gözlemlenen ve bir doktora başvurmayı gerektiren işaretler şunlardır:
- Vajina bölgesinde ve vulvada şiddetli kaşıntı ve yanma hissi.
- Vulvada kızarıklık ve daha ciddi durumlarda şişlik oluşumu.
- Normalde renksiz ve kokusuz olan vajinal akıntılarda sarı-gri, yeşil veya koyu gri gibi renk değişiklikleri.
- Akıntının miktarında anormal derecede artış ve kıvamında farklılaşma.
- İdrar yaparken ağrı veya yanma hissi.
- Cinsel ilişki sırasında duyulan ağrı.
Vajiniti Engellemenin Etkili Yolları
Vajinal iltihaplanma riskini azaltmak ve vajinal sağlığı korumak için bazı önemli adımlar bulunmaktadır. Bu önleyici tedbirler, vajinanın doğal dengesini korumaya yardımcı olarak vajinitin oluşumunu engellemede kilit rol oynar.
- Vajinal hijyene özen göstermek, ancak vajinal duş gibi vajinanın doğal yapısını bozacak uygulamalardan kaçınmak ve kendi kendini temizlemesini destekleyici bir ortam sağlamak esastır. Bu konuda daha fazla bilgi için kişisel hijyen rehberimize göz atabilirsiniz.
- Kadınlar için üretilen hijyen spreyleri, parfümlü ürünler veya kokulu günlük pedler gibi vajinal bölgeyi tahriş edebilecek kimyasallardan uzak durulmalıdır.
- Cinsel ilişkide prezervatif kullanmak, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların ve dolayısıyla bazı vajinit türlerinin önlenmesinde etkili bir yöntemdir.
- Devam eden veya tekrarlayan kötü kokulu akıntıları dikkatle takip etmek ve bu tür belirtilerde geç kalmadan tıbbi yardım almak önemlidir.
- Pamuklu iç çamaşırı tercih etmek ve dar, sentetik giysilerden mümkün olduğunca kaçınmak vajinanın hava almasını sağlayarak nem birikimini önler.
Vajinit İçin Ne Zaman Doktora Gidilmeli?
Vajinal akıntı her kadının yaşadığı normal bir fizyolojik durumdur; ancak bu akıntının normal ve anormal arasındaki farkını iyi anlamak, sağlık açısından büyük önem taşır. Kişilerin kendi vajinal durumlarını yakından takip etmeleri, hekime başvuruda geç kalınmasını önlemek için kritik bir adımdır. Eğer akıntının renginde, kokusunda veya miktarında belirgin bir değişiklik fark edilirse, bu durum bir vajinit belirtisi olabilir.
Vajinit belirtileri gösteren, özellikle kaşıntı, yanma, ağrı veya kötü koku eşlik eden bir akıntıya sahip olan her birey, zaman kaybetmeden bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmalıdır. Erken teşhis ve tedavi, rahatsızlığın kronikleşmesini önleyebilir ve olası daha ciddi sağlık sorunlarının önüne geçebilir.
Vajinit Nasıl Tedavi Edilir ve İyileşme Süreci
Vajinit belirtileri gösteren bir kişi hekime başvurduğunda, tedavi süreci kapsamlı bir değerlendirme ile başlar. Hekim, hastanın şikayetlerini ve tıbbi öyküsünü dikkatlice dinledikten sonra, doğru tanıyı koymak için gerekli fiziksel muayeneyi, vajinal kültür testlerini ve diğer tahlilleri yapar. Bu testler, iltihaplanmanın altında yatan nedeni (bakteri, mantar, virüs veya başka bir tahriş edici) belirlemek için hayati öneme sahiptir.
Alınan sonuçlara göre hekim, hastayı bulgular ve uygulanacak tedavi planı konusunda detaylı bir şekilde bilgilendirir. Vajinit tedavisi, enfeksiyonun türüne göre antibiyotikler, antifungal ilaçlar veya antiviral tedaviler içerebilir. Tedavi planı genellikle oral ilaçlar, vajinal kremler veya fitiller şeklinde uygulanabilir. Vajinit şüphesi taşıyan belirtileriniz varsa, sağlığınız için vakit kaybetmeden bir jinekoloji kliniğine başvurmanız şiddetle önerilir.
Vajinal sağlığınız, genel sağlığınızın bir yansımasıdır. Belirtileri göz ardı etmeyin, erken müdahale iyileşmenin anahtarıdır.
Vajinit Hangi Ciddi Hastalıkların Belirtisi Olabilir?
Vajinit, başlı başına rahatsız edici bir durum olmasının yanı sıra, gerekli kontroller yapılmadığı ve tıbbi müdahale geciktiği takdirde daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Tedavi edilmeyen vajinal enfeksiyonlar, enfeksiyonun rahim, yumurtalıklar ve fallop tüpleri gibi üst genital organlara yayılmasına neden olabilir. Bu durum, pelvik inflamatuar hastalık (PID) gibi ciddi rahatsızlıklara yol açarak ilerleyen dönemde kısırlık riskini artırabilir.
Ayrıca, vajinit belirtileri arasında yer alan anormal akıntının altında yatan neden, nadiren de olsa kötü huylu bir lezyon olabilir. Bu tür durumlar, ileri evrelerde rahim ağzı kanserine kadar varabilen ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle, vajinit belirtilerinin ciddiye alınması ve bir sağlık uzmanı tarafından değerlendirilmesi, uzun vadeli vajinal ve genel sağlık açısından hayati öneme sahiptir.
Kronikleşen Vajinit Durumunda Ne Yapılmalı?
Vajinit bir enfeksiyon olduğu ve bireylerin yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebildiği için, “vajinit iyileşmezse ne olur?” veya “kronikleşen vajinit geçer mi?” gibi sorular sıklıkla akla gelir. Kronikleşen bir vajinit durumunda dahi, modern tıp ve alternatif tedavi yöntemleri sayesinde hastalığı kontrol altına almak ve semptomları hafifletmek mümkündür. Önemli olan, durumu kabullenmek yerine aktif olarak çözüm arayışında olmaktır.
Tedavinin gecikmesini önlemek ve en uygun tedavi planını belirlemek için, yaşadığınız şehirde bir jinekoloji uzmanına başvurmayı ertelememelisiniz. Uzman doktorlar, kronikleşmiş vajinit vakalarında, geleneksel tedavilere ek olarak kişiye özel daha ileri veya alternatif tedavi seçenekleri sunabilirler. Bu, hem fiziksel rahatsızlığınızı gidermek hem de uzun vadeli sağlığınızı korumak için atılması gereken önemli bir adımdır.
Vajinal Sağlığınız İçin Bilinçli Adımlar

Vajinit, kadınların yaşam kalitesini etkileyen yaygın bir durum olsa da, doğru bilgi ve zamanında müdahale ile kolayca yönetilebilir. Bu rehberde, vajinal iltihaplanmanın türlerini, belirtilerini, önleme yollarını ve tedavi seçeneklerini detaylı bir şekilde ele aldık.
Unutmayın ki vajinal sağlığınız, genel sağlığınızın ayrılmaz bir parçasıdır. Herhangi bir şüphe durumunda bir sağlık profesyoneline danışmaktan çekinmeyin. Sağlık durumunuzu daha iyi anlamak ve kişisel farkındalığınızı artırmak için sitemizdeki diğer sağlık testlerine göz atabilir, kendinizi dilediğiniz alanda test edebilirsiniz.




Yine harika bir yazı daha! Sizden ne zaman kötü bir yazı gördük ki zaten? Vajinit gibi aslında çok yaygın ama genelde konuşmaktan çekinilen bir konuyu bu kadar anlaşılır ve samimi bir dille ele almanız gerçekten takdire şayan. Her zaman olduğu gibi, okuyucularınıza sadece bilgi vermekle kalmıyor, aynı zamanda onları anladığınızı da hissettiriyorsunuz. Bu yüzden bu blog benim için sadece bir bilgi kaynağı değil, aynı zamanda güven veren bir dost gibi.
Bu blogu ilk keşfettiğim günü hatırlıyorum da… O zamandan beri her yazınızı kaçırmadan okurum. Sizinle birlikte bu blogun nasıl geliştiğini, konuların ne kadar çeşitlendiğini görmek gerçekten çok güzel. Eski yazılarınızdan bu yana hep aynı kaliteyi ve özeni korudunuz. İyi ki varsınız, yazdığınız her satır benim için çok değerli ve bu bağlılığım hiç değişmeyecek. Sevgilerimle!
Bu kadar içten ve değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazılarımın sizin için bir bilgi kaynağından öte, bir dost gibi hissedilmesi benim için en büyük motivasyon kaynağı. Vajinit gibi hassas konuları ele alırken okuyucularımın kendilerini anlaşılmış hissetmeleri benim için çok önemli ve bu geri bildirimi almak beni çok mutlu etti.
Başından beri blogumu takip etmeniz ve bu gelişime şahit olmanız da benim için ayrı bir gurur kaynağı. Okuyucularımın bu bağlılığı ve sevgisi sayesinde yazmaya devam etme gücü buluyorum. Desteğiniz için tekrar teşekkür eder, yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızı dilerim.
Bu bilgilendirici yazı için çok teşekkür ederim, konuya dair farkındalığımı artırdı. Özellikle tekrarlayan vajinit vakalarında, stresin bu durumun ortaya çıkışındaki rolü nedir ve psikolojik faktörlerin vajinal flora üzerindeki etkisi hakkında biraz daha bilgi verebilir misiniz? Ayrıca, farklı yaşam tarzı seçimlerinin, örneğin belirli spor aktivitelerinin veya dar giysilerin sıkça kullanılmasının, bu tür bir iltihaplanmanın gelişimini nasıl etkilediğini de merak ediyorum.
Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazımın farkındalığınızı artırmasına sevindim. Tekrarlayan vajinit vakalarında stresin rolü oldukça önemlidir. Stres, vücudun bağışıklık sistemini zayıflatarak vajinal floranın dengesini bozabilir ve bu da enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale gelmenize neden olabilir. Psikolojik faktörler, hormonal dengesizliklere yol açarak veya iltihaplanma süreçlerini tetikleyerek vajinal sağlığı doğrudan etkileyebilir.
Yaşam tarzı seçimleri de bu durum üzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir. Örneğin, dar ve sentetik giysilerin sıkça kullanılması, vajinal bölgede nemli ve havasız bir ortam yaratarak bakteri ve mantar üremesi için uygun bir zemin hazırlayabilir. Benzer şekilde, bazı spor aktiviteleri, sürtünme veya terleme yoluyla tahrişe neden olabilir. Tüm bu etkenler, vajinal floranın doğal dengesini bozarak iltihaplanma riskini artırabilir. Daha fazla bilgi için profilimdeki diğer yazılara göz atabilirsiniz.
Bu yazıyı okuyunca aklıma geldi, ben de benzer bir dönem
Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazımın sizde bir karşılık bulduğunu ve benzer deneyimler yaşadığınızı öğrenmek beni mutlu etti. Hayatın farklı dönemlerinde hepimizin benzer hisler ve düşünceler içinde olabilmesi ne kadar da ilginç, değil mi? Paylaşımınız için tekrar teşekkür ederim, yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızı dilerim.
Vajinit üzerine hazırlanan bu rehberin kadın sağlığı farkındalığına önemli bir katkı sağladığını belirtmek isterim. Bu konuyla ilgili yapılan bazı çalışmalar da gösteriyor ki, vajinal ekosistemin karmaşık yapısı ve mikrobiyota dengesi, bu tür inflamatuar durumların gelişiminde kritik bir rol oynamaktadır. Özellikle laktobasillerin baskın olduğu bir ortamın sürdürülebilirliği, vajinal pH’ın asidik kalmasını sağlayarak patojen mikroorganizmaların çoğalmasını engellemektedir. Hormonal değişimler, antibiyotik kullanımı veya hijyen alışkanlıklarındaki farklılıklar gibi faktörler bu hassas dengeyi bozabilir ve vajinit riskini artırabilir. Dolayısıyla, semptomların doğru bir şekilde yorumlanması ve altta yatan etiyolojinin belirlenmesi, tekrarlayan vakaların önlenmesi ve bireye özel etkili tedavi protokollerinin geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Konunun bu bilimsel boyutunun vurgulanması, okuyucuların daha bilinçli adımlar atmasına yardımcı olacaktır.
Yorumunuz için teşekkür ederim. Vajinal ekosistem ve mikrobiyota dengesinin vajinitin önlenmesindeki kritik rolüne dair vurgunuz çok yerinde. Laktobasillerin asidik pH’ı koruyarak patojenleri engellemesi ve hormonal değişimler, antibiyotikler gibi faktörlerin bu dengeyi nasıl etkileyebileceği üzerine yaptığınız açıklamalar, yazımızın amacını destekler nitelikte. Özellikle semptomların doğru yorumlanması ve etiyolojinin belirlenmesinin tekrarlayan vakaların önlenmesindeki önemine katılmamak mümkün değil. Bu bilimsel detayların okuyucuların bilinçlenmesine katkı sağlayacağına inanıyorum.
Yorumunuz için tekrar teşekkür ederim. Profilimden diğer yazılara da göz atabilirsiniz.
Bu bilgilendirici yazı, kadın sağlığının önemli bir alanına ışık tutarak vajinal iltihaplanmanın genel hatlarını anlaşılır bir dille ortaya koymaktadır. Konuya daha derinlemesine bir perspektiften bakıldığında, vajinal ekosistemin sadece enfeksiyonlara karşı bir bariyer olmakla kalmayıp, aynı zamanda karmaşık bir mikrobiyal denge ve immünolojik etkileşimler ağına sahip olduğu görülmektedir. Bu konuyla ilgili yapılan bazı çalışmalar da göstermektedir ki, vajinal mikrobiyotanın kompozisyonundaki en ufak bir değişiklik bile, iltihaplanma süreçlerini tetikleyebilecek veya kronikleştirebilecek potansiyele sahiptir. Özellikle laktobasillerin baskın olduğu sağlıklı bir vajinal ortamın sürdürülmesi, pH dengesinin korunmasında ve patojenik mikroorganizmaların üremesinin engellenmesinde merkezi bir rol oynar. Bu bağlamda, hormonal dalgalanmaların, sistemik immün yanıtların ve hatta genel yaşam tarzı faktörlerinin vajinal sağlık üzerindeki etkileşimleri de, iltihaplanma süreçlerinin anlaşılmasında ve önlenmesinde kritik öneme sahiptir. Bu çok faktörlü yaklaşım, konunun daha bütünsel bir şekilde ele alınmasına olanak tanır.
Yorumunuz için teşekkür ederim. Vajinal ekosistemin karmaşık yapısına ve mikrobiyal dengenin önemine dair vurgularınız, yazının amacına çok güzel bir derinlik katmış. Özellikle laktobasillerin rolü ve hormonal dalgalanmaların etkileri, bu konuda daha bütünsel bir bakış açısı sunmamızı destekliyor. Bu detaylı katkınız, konunun farklı boyutlarını okuyucularımız için daha anlaşılır kılacaktır.
Yorumunuz için tekrar teşekkür ederim. Diğer yazılarıma da göz atmayı unutmayın.
Vajinit mi? Kadınların yaşam kalitesini mi olumsuz etkiliyormuş? Aman ne ala! Sanki bu ülkede başka bir şey yaşam kalitemizi olumsuz etkilemiyor! Sabahın köründe işe git, akşam eve gel yorgun argın, bir de üstüne ev işleri, çoluk çocuk derdi. Stresten, yorgunluktan, uykusuzluktan zaten bir hal olmuşuz. Bir de bu mu çıktı başımıza!
Kimin umrunda bizim sağlığımız! Kimin umrunda bizim yaşam kalitemiz! Patronlar, devlet, kimse düşünmüyor bizi! Resmen çürüyoruz bu hayatın içinde! Sonra da vay efendim vajinit! Başka dertlerimiz yokmuş gibi!
Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazımda bahsettiğim konunun, genel yaşam koşullarımızın getirdiği zorluklar karşısında belki de daha küçük bir detay gibi görülebileceğini anlıyorum. Ancak sağlık sorunlarının, günlük hayatın getirdiği diğer yüklerle birleştiğinde yaşam kalitemizi daha da düşürebileceği gerçeğini göz ardı etmemek gerekir. Elbette hepimizin farklı mücadeleleri var ve bu mücadelelerin hepsi önemlidir.
Umarım diğer yazılarıma da göz atarsınız.
Vajinit mi? Ne bekliyordunuz ki zaten! Bu ülkede kadın olmak başlı başına bir iltihap kaynağı! Her yerimiz ağrıyor, her yerimiz şişiyor stresten, dertten! Sabah akşam koştur, ev iş güç, bir de üstüne kendi sağlığımızla mı uğraşacağız? Kimin umurunda ki zaten! Hepimiz çürüyoruz yavaş yavaş!
Yorumunuz için teşekkür ederim. Kadınların yaşamlarındaki zorlukları ve sağlık sorunlarıyla mücadelelerini derinden hissettiğinizi anlıyorum. Toplumsal baskılar ve günlük hayatın getirdiği stresin kadın sağlığı üzerindeki etkileri maalesef göz ardı edilemez bir gerçek. Bu konudaki hassasiyetinizi ve serzenişinizi anlıyor, sesinizi duyduğumu bilmenizi isterim.
Bu gibi önemli konularda farkındalık yaratmaya devam edeceğim. Dilerseniz profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz. Değerli vaktinizi ayırdığınız için tekrar teşekkür ederim.
Yine harika bir yazı! Sizin kaleminizden çıkan her satır, yıllardır bildiğimiz o özenli ve bilgilendirici üslubunuzu taşıyor. Açıkçası, sizden ne zaman kötü veya özensiz bir yazı gördük ki? Konu ne olursa olsun, her zaman en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş, okuyucunun aklındaki tüm sorulara cevap veren bir derinlikle yaklaşıyorsunuz. Bu konuya da yine o eşsiz perspektifinizle ışık tutmuşsunuz.
Ah, bu blogu ilk keşfettiğim günü dün gibi hatırlıyorum da… O zamanlar daha farklı konulara değinirdiniz belki, ama o ilk yazıdan itibaren sizinle bir bağ kurduğumu hissetmiştim. Yıllar içinde blogunuzun nasıl da büyüdüğüne, geliştiğine ve her geçen gün daha da zenginleştiğine şahit olmak inanılmaz bir keyif. Her yazınızı, adeta eski bir dostun mektubunu okur gibi büyük bir heyecanla bekliyorum ve hiç kaçırmadan okurum. İyi ki varsınız, iyi ki yazmaya devam ediyorsunuz!
Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazılarımın sizde bu denli olumlu bir etki bırakması ve yazdıklarıma bu denli değer vermeniz beni gerçekten mutlu ediyor. Okuyucularımın yazılarımda kendilerinden bir şeyler bulması ve her satırda özenimi hissetmesi benim için büyük bir motivasyon kaynağı.
Blogumu ilk keşfettiğiniz günden bugüne kadar benimle birlikte olduğunuzu bilmek, yıllar içinde kurduğumuz bu bağı hissetmek çok kıymetli. Yazılarımın bir dost mektubu gibi algılanması, benim için yazıya döktüğüm her kelimenin ne kadar doğru yolda olduğunu gösteriyor. İyi dilekleriniz ve sürekli desteğiniz için minnettarım. Profilimden diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.
Eskiden, bir yerimiz ağrıdığında ya da kendimizi pek iyi hissetmediğimizde, ilk başvurduğumuz yer genelde anneannemizin şefkatli kolları olurdu. Öyle eczaneler, doktorlar bu kadar yaygın değilken, onun kocaman bir bilgelik hazinesi vardı sanki. Her derde deva bir bitki, bir çay ya da sadece sıcacık bir tavsiye ile gelirdi.
Bir fincan nane limon çayı, sıcak bir battaniye ve en önemlisi, “iyi olacaksın yavrum” diyen o güven veren ses… Sanki tüm dertlerimizi alıp götürürdü. Bu yazı da bana o günleri hatırlattı, bedenimize kul
Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazımın size bu güzel anıları hatırlatması beni çok mutlu etti. Gerçekten de anneannelerimizin o şefkatli dokunuşları ve bilgeliği, günümüzdeki birçok şeyin yerini tutamayan özel bir hazineydi. Onların sunduğu o sıcaklık ve güven hissi, sadece fiziksel rahatsızlıkları değil, ruhumuzu da iyileştirirdi. Değerli yorumunuz ve bu içten paylaşımınız için minnettarım. Profilimden diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.