Psikoloji

Kanıksama Nedir? Duyarsızlaşmanın Psikolojik Etkileri ve Günlük Yaşamdaki Yansımaları

Hayatımızda bazı durumlar vardır ki, başlangıçta bizi rahatsız eder, şaşırtır veya tepki vermemize neden olur. Ancak zamanla, bu durumlar o kadar sık tekrarlanır ki, onlara karşı geliştirdiğimiz hassasiyet kaybolur, tepkilerimiz azalır ve hatta onları normal kabul etmeye başlarız. İşte bu sürece kanıksama diyoruz. Bir nevi alışma ve duyarsızlaşma hali olarak tanımlanan kanıksama, sadece dil ve anlatım derslerinin bir konusu değil, aynı zamanda günlük yaşamımızdaki algılarımızı, tepkilerimizi ve hatta toplumsal farkındalığımızı derinden etkileyen psikolojik bir olgudur.

Bu makalede, kanıksamanın ne anlama geldiğini, psikolojik kökenlerini ve günlük hayattaki sayısız örneğini detaylıca ele alacağız. Özellikle öğrenciler için kanıksama cümleleri ve kullanımına dair pratik bilgiler sunarken, bu kavramın bireysel ve toplumsal etkilerini de inceleyeceğiz. Kanıksamanın farkına vararak, dünyayı daha bilinçli ve duyarlı bir şekilde deneyimlemenin yollarını keşfedeceksiniz.

Kanıksamanın Temel Anlamı ve Psikolojik Boyutu

Kanıksama, bireyin tekrarlanan bir uyarıcıya veya duruma karşı gösterdiği tepkilerin zamanla azalması, hatta tamamen ortadan kalkması sürecidir. Bu fenomen, psikolojide duygu düzenleme mekanizmalarından biri olarak da incelenir ve genellikle bir tür adaptasyon olarak görülür. Beynimiz, sürekli aynı bilgiyi aldığında, enerji tasarrufu yapmak ve daha önemli uyaranlara odaklanmak için bu bilgiyi filtrelemeye başlar. Başlangıçta yeni ve dikkat çekici olan bir olay, tekrarlar sonucunda sıradanlaşır ve bilinçdışı bir süreç haline gelir. Örneğin, yeni taşındığınız bir evin yakınındaki tren sesine ilk başta rahatsız olsanız da, kısa sürede bu sese kanıksamış olursunuz.

Bu süreç, bireyin çevresel koşullara uyum sağlamasına yardımcı olsa da, uzun vadede önemli riskler taşıyabilir. Özellikle olumsuz durumlar karşısında gelişen duyarsızlaşma, hem kişisel hem de toplumsal düzeyde farkındalık kaybına yol açabilir. Bu nedenle, kanıksama ne demektir sorusuna verilecek en kapsamlı yanıt, bireyin çevresine karşı gösterdiği tepkiselliğin alışkanlık kazanmasıyla azalması ve normalleşmesidir.

Kanıksamanın Günlük Hayattaki Yeri

Kanıksama, hayatımızın her alanında karşımıza çıkar. Sabahları trafik sıkışıklığına maruz kalan bir şehir sakini, başlangıçta sinirlense de zamanla bu duruma alışır ve tepkisizleşir. Okulda sürekli yaşanan küçük gürültülere, evde her gün tekrar eden ev işlerine veya iş yerindeki rutin görevlere karşı gösterdiğimiz tepkiler, zamanla azalır. Bu durumlar, kanıksama örnekleri arasında en sık rastlananlardır.

Sosyal medyadaki sürekli reklam bombardımanına veya haberlerdeki üzücü olaylara karşı gösterdiğimiz tepkilerin zamanla azalması da kanıksamanın bir sonucudur. Bu durum, dikkatimizi yönetme yeteneğimizi etkilerken, aynı zamanda çevremizdeki değişikliklere karşı hassasiyetimizi de azaltabilir. Kanıksama, basit alışkanlıklardan karmaşık toplumsal değişimlere kadar geniş bir yelpazede kendini gösterir.

Psikolojide Kanıksama ve Duyarsızlaşma İlişkisi

Psikolojide kanıksama, tekrarlanan uyarıcılara karşı tepki gücünün azalması olarak tanımlanır. Bu durum, bir savunma mekanizması olarak işlev görebilir; örneğin, travma sonrası stres bozukluğu yaşayan bireylerde, travmatik anıların yoğunluğunu azaltmaya yönelik bir kendini koruma biçimi olarak ortaya çıkabilir. Ancak aşırıya kaçtığında, bireyin duygusal tükenmesine, empati yeteneğinin azalmasına ve genel olarak yaşam kalitesinin düşmesine neden olabilir.

Duyarsızlaşma ise, kanıksamanın daha derin ve çoğu zaman olumsuz bir sonucudur. Sürekli şiddet içeren içeriklere maruz kalan gençlerin, gerçek hayattaki şiddet olaylarına karşı daha az tepki göstermesi, duyarsızlaşmanın çarpıcı bir örneğidir. Bu durum, psikolojik etkileri açısından bireylerin değer yargılarını, ahlaki pusulalarını ve toplumsal vicdanlarını etkileyebilir. Bu nedenle, kanıksama ve duyarsızlaşma arasındaki ince çizgiyi anlamak, sağlıklı bir zihinsel denge için kritik öneme sahiptir.

Kanıksama Cümleleri Konu Anlatımı: Dilbilgisel Yaklaşım

Türkçede kanıksama cümleleri, bir duruma alışmayı, o duruma karşı gösterilen tepkinin azalmasını veya ortadan kalkmasını ifade eder. Bu cümleler, genellikle “alışmak”, “kanıksamak”, “normal karşılamak”, “tepki vermemek” gibi fiillerle veya bu anlamı karşılayan ifadelerle kurulur. Öğrenciler için, bu cümle yapısını anlamak, cümlede anlam konusunu kavramada büyük önem taşır.

Örneğin: “Her gün aynı yoldan gitmeye kanıksadığımdan, artık etrafımdaki güzellikleri fark etmiyorum.” veya “Sürekli maruz kaldığı eleştirilere alıştığı için, artık kimseyi dinlemiyordu.” Bu tür cümleler, bir kişinin veya bir grubun bir duruma karşı geliştirdiği adaptasyonu ve bunun sonucunda meydana gelen duygu değişimini açıkça ortaya koyar. Sınavlarda, bu cümlelerin anlam özelliklerini doğru tespit etmek, başarı için anahtardır.

Eğitimde Kanıksama: 5. 6. 7. 8. Sınıf İçin Örnekler

İlkokul ve ortaokul öğrencileri için kanıksama kavramını somutlaştırmak, günlük yaşamdan basit ve anlaşılır örneklerle mümkündür. 5. 6. 7. 8. sınıf kanıksama cümleleri, öğrencilerin kendi deneyimleriyle bağ kurabileceği senaryolardan seçilmelidir.

  • “Okul servisinin her gün geç kalmasına o kadar alıştık ki, artık kimse şikayet etmiyor.”
  • “Sınıftaki arka sıradan gelen gürültüye zamanla kanıksadık, ders dinlememizi engellemiyor.”
  • “Öğretmenimizin sık sık verdiği ödevlere alıştık, artık gözümüzde büyümüyor.”
  • “Her teneffüste aynı oyunları oynamaya kanıksadığımız için, yeni bir fikir gelmiyor aklımıza.”
  • “Arkadaşımın sürekli şaka yapmasına alıştım, eskisi gibi gülmüyorum bile.”

Bu tür örnekler, öğrencilerin anlamına göre cümle türlerini daha iyi kavramalarına ve kanıksama olgusunu kendi hayatlarında gözlemlemelerine yardımcı olur. Bu sayede, soyut bir kavram somutlaşır ve akılda kalıcılığı artar.

Kanıksama İfade Eden Cümleler ve Örnek Sorular

Kanıksama ifade eden cümleler, genellikle bir durumun etkisinin azalması ve normalleşmesi temasını işler. Bu cümleleri anlamak ve doğru kullanmak için pratik yapmak önemlidir.

Örnek Cümleler:

  • “Şehrin sürekli değişen silüetine kanıksamışız, artık yeni bir bina yükseldiğinde şaşırmıyoruz.”
  • “Komşunun yüksek sesli müziğine o kadar alıştım ki, artık uyumamı engellemiyor.”
  • “Uzun mesafe koşularındaki yorgunluğa kanıksadım, her antrenmanı tamamlıyorum.”
  • “Ekonomik dalgalanmalara karşı toplum olarak bir tür duyarsızlaşma yaşıyoruz.”

Örnek Sorular:

Aşağıdaki cümlelerden hangisi kanıksama içermektedir?

  1. “Bugün hava çok güzeldi, dışarıda yürüyüş yaptım.”
  2. “Yeni aldığım telefonun özelliklerine hala şaşırıyorum.”
  3. “Her gün aynı yemeği yemeye alıştım, artık farklı bir şey aramıyorum.”
  4. “En sevdiğim şarkıyı dinlerken çok mutlu oluyorum.”

Doğru cevap 3 numaralı cümledir, çünkü “alıştım” ifadesi kanıksama anlamına gelir. Bu tür kanıksama cümlesi soruları, öğrencilerin kavramı pekiştirmesi için etkili bir yöntemdir.

Kanıksama Örnek Cümleler Listesi: Hayattan Kesitler

Kanıksama, hayatın birçok farklı noktasında karşımıza çıkar. İşte kanıksama cümleleri örnekleri ile bu durumu daha iyi anlamanıza yardımcı olacak genişletilmiş bir liste:

  • Her sabah erken kalkmaya kanıksamıştık, artık alarm sesi bizi rahatsız etmiyor.
  • Okulda tekrarlanan ödevlere alıştık, şikayet etmeyi bıraktık.
  • Komşu apartmandaki inşaat gürültüsüne o kadar kanıksadık ki, artık duymuyoruz bile.
  • Sınıf arkadaşımın şakalarına kanıksamışım, eskisi gibi kızmıyorum.
  • Yağmurlu havalara alıştık, şemsiyesiz çıkmayı normal buluyoruz.
  • Uzun kuyruklara kanıksadık, market alışverişi sırasında sabırlıyız.
  • Arkadaşımın gecikmelerine alıştım, artık beklemeyi dert etmiyorum.
  • Evdeki eski mobilyalara kanıksamışız, yenisini istemiyoruz.
  • Spor salonundaki yorgunluğa alıştık, her seansı tamamlıyoruz.
  • Şehir trafiğine kanıksadık, alternatif yollar aramayı bıraktık.
  • Medyadaki sürekli felaket haberlerine öyle bir kanıksadık ki, artık içimiz acımıyor.
  • Sürekli aynı yemekleri yemeye alıştığımız için, damak tadımız farklı lezzetleri aramıyor.
  • Kışın soğuk havasına kanıksayan şehir halkı, artık kar yağsa bile pek etkilenmiyor.
  • İş yerindeki yoğun tempoya kanıksamış çalışanlar, mesai saatlerini uzatmayı normal karşılıyor.
  • Çocuğunun odasının dağınıklığına kanıksayan anne, artık toplamasını istemekten vazgeçmişti.
  • Sürekli kullanılan bu eski araç, arızalarına bile kanıksadığımız için tamire götürmüyoruz.
  • Eskiden bizi çok güldüren bu komik filmi o kadar çok izledik ki, esprilerine kanıksadık.
  • Telefonunun şarjının çabuk bitmesine kanıksadığı için, her yerde şarj aleti arıyor.

Bu türkçe kanıksama cümleleri listesi, kavramın ne kadar geniş bir yelpazede kullanılabileceğini göstermektedir. Öğrenciler ve genel okuyucular, bu örneklerden ilham alarak kendi cümlelerini oluşturabilir ve bu anlamlı kavramı günlük dillerine entegre edebilirler.

Kurbağa Hikâyesi ve Kanıksama Metaforu

Kanıksama kavramını en iyi açıklayan metaforlardan biri, meşhur “Kaynayan Kurbağa Hikâyesi”dir. Hikâyeye göre, kaynar suya atılan bir kurbağa anında zıplayıp kaçarken, soğuk suya konulup su yavaş yavaş ısıtıldığında, kurbağa sıcaklık artışına kanıksar ve tehlikeyi fark etmeden suyun içinde haşlanır. Bu hikâye, kanıksamanın ne olduğunu ve nasıl sinsi bir tehlike barındırdığını çok çarpıcı bir şekilde gözler önüne serer.

Kurbağa hikâyesi, bireysel ve toplumsal olarak yavaş yavaş gelişen olumsuzluklara karşı gösterdiğimiz tepkisizliği simgeler. Küçük ve kademeli değişimler, başlangıçta önemsiz gibi görünse de, uzun vadede büyük ve geri dönülemez sorunlara yol açabilir. Bu metafor, bizi çevremizdeki ince değişimlere karşı daha uyanık olmaya ve duyarsızlaşma tuzağına düşmemeye davet eder.

Toplumsal Kanıksama ve Bilinç Kaybı

Bireysel düzeyde olduğu gibi, toplumsal düzeyde de kanıksama ciddi sonuçlar doğurabilir. Toplumun, haberlerde sıkça gördüğü şiddet olaylarına, çevre kirliliğine, ekonomik eşitsizliklere veya yolsuzluklara karşı duyduğu öfke ve tepki, zamanla azalabilir. Başlangıçta infial yaratan bir olay, sürekli tekrarlandığında “normal” veya “beklenir” bir durum olarak algılanmaya başlar. Bu, toplumsal kanıksama olarak adlandırılır ve kolektif bir bilinç kaybına işaret eder.

Fabrika dumanlarına, şehir gürültüsüne veya trafik karmaşasına alışmak gibi basit örneklerden, sosyal adaletsizliklere karşı sessiz kalmaya kadar uzanan bu süreç, toplumun kendini iyileştirme ve değiştirme potansiyelini zayıflatır. Toplumsal kanıksama, eleştirel düşünme yeteneğini köreltir ve değişim için gerekli olan kolektif motivasyonu azaltır.

Kanıksamadan Kaçınma Yöntemleri ve Farkındalık

Kanıksamanın olumsuz etkilerinden korunmak için bilinçli adımlar atmak mümkündür. En etkili yöntemlerden biri, olaylara ve durumlara taze bir bakış açısıyla yaklaşmaktır. Günlük rutinlerinizi sorgulamak, farklı deneyimler edinmek veya olayları başkalarıyla tartışmak, duyarsızlaşmayı engellemeye yardımcı olabilir. Kendinize sürekli “Bu durum beni ilk kez etkilese nasıl hissederdim?” sorusunu sormak, farkındalığınızı artırır. Bu noktada farkındalığı keşfetmek, kanıksamanın zincirlerini kırmanın en güçlü yoludur.

Duygusal sağlığımızı korumak adına, kanıksamak fiilini yönetebilmek, yani hangi durumlara alışıp hangilerine tepki vermemiz gerektiğini seçebilmek önemlidir. Sürekli rahatsız edici uyaranlara karşı tamamen duyarsızlaşmak yerine, onlarla sağlıklı bir şekilde başa çıkma stratejileri geliştirmek, hem bireysel hem de toplumsal gelişimin anahtarıdır. Farkındalık egzersizleri ve mindfulness teknikleri de bu süreçte oldukça faydalıdır.

Duyarsızlaşmanın Etkileri ve Farkındalığın Önemi

Kanıksama, madalyonun iki yüzü gibidir: Bir yandan adaptasyon sağlayarak stresle başa çıkmamıza yardımcı olabilirken, diğer yandan hassasiyet kaybına, empati eksikliğine ve toplumsal sorunlara karşı kayıtsızlığa yol açabilir. Bu nedenle, cümlede anlam açısından kanıksama kavramını doğru anlamak ve kullanmak, dil becerilerimizin ötesinde, düşünce yapımızı ve dünyaya bakış açımızı da şekillendirir.

“Alışmak, bazen en büyük tehlike; çünkü duyarsızlaşırız.” – Anonim

Bu söz, kanıksamanın sinsi doğasını ve potansiyel tehlikesini özetler niteliktedir. Gerçekten de, alışkanlıklarımızın esiri olmak yerine, her anı ve olayı bilinçli bir şekilde deneyimlemek, sağlıklı bir yaşam ve duyarlı bir toplum için vazgeçilmezdir. Farkındalığımızı artırarak, kanıksamanın olumsuz etkilerinden korunabilir ve hayatın her rengini hissedebiliriz.

Sıkça Sorulan Sorular

Kanıksama nedir ve nasıl oluşur?
Kanıksama, tekrarlanan olaylara veya uyarıcılara karşı tepkilerin zamanla azalması ve alışma durumudur. Yavaş ve sürekli maruziyetle oluşur.

Kanıksama cümleleri nasıl yazılır?
Bir duruma alışmayı, duyarsızlaşmayı veya tepkinin azalmasını ifade eden fiillerle (alışmak, kanıksamak vb.) cümleler kurarak yazılır. Örnek: “Şehrin gürültüsüne kanıksadık.”

Psikolojide kanıksama ne anlama gelir?
Psikolojide bir adaptasyon ve savunma mekanizmasıdır. Travmatik veya rahatsız edici durumlara karşı korunma sağlasa da, aşırı kullanımda duygusal tükenmeye ve empati kaybına yol açabilir.

Öğrenciler için kanıksama örnekleri nelerdir?
Okul kurallarına alışmak, sınıf gürültüsüne tepkisiz kalmak, sürekli verilen ödevlere alışmak gibi günlük okul yaşamından örnekler verilebilir.

Kanıksamadan nasıl kurtulunur?
Olaylara yeni perspektiflerle yaklaşmak, farkındalık egzersizleri yapmak, rutinleri sorgulamak ve bilinçli tepkiler vermek kanıksamadan kaçınmaya yardımcı olur.

Psikoloji Meraklısı

Herkese merhaba ben Metin Avcı. Bugüne kadar bir çok psikoloji, kişisel gelişim ve ilişkiler hakkında içerikler ürettim. Şimdi ise BlogLabs web sitesinde içerik üretiyorum. Psikoloji 4. sınıf öğrencisiyim. Gerek okullarda gerekse de staj yerlerinde öğrendiğim şeyleri burada paylaşmaktan geri durmuyorum. Bir konu hakkında olabilecek tüm kaynakları taramaya çalışıyorum.Ardından sizlere bu güzel içerikleri paylaşıyorum. Takip edin.

İlgili Makaleler

22 Yorum

  1. Çok güzel ve bilgilendirici bir yazı olmuş, elinize sağlık. Kanıksama kavramını çok net bir şekilde açıklamışsınız. Belirtmek isterim ki, gündelik dilde sıklıkla “alışma” kelimesiyle karıştırılsa da, kanıksama genellikle olumsuz ya da rahatsız edici bir duruma karşı duyarsızlaşma ve tepkisiz kalma halini ifade ederken, “alışma” daha genel bir kabullenme veya bir duruma intibak etme sürecini kapsar. Bu ayrım, kavramın derinliğini anlamak açısından önemli bir nüans sunmaktadır.

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Kanıksama kavramının gündelik dildeki “alışma” ile karıştırılmasına dair yaptığınız ayrım gerçekten çok yerinde ve kavramın inceliklerini daha da netleştiren bir nokta. Bu nüansı vurgulamanız, okuyucuların konuyu daha derinlemesine kavramasına yardımcı olacaktır. Yorumunuzla yazıma kattığınız bu değerli bakış açısı için minnettarım.

      Diğer yazılarıma da göz atmanızdan memnuniyet duyarım.

  2. Harika, anladım. İşte istediğin tarzda, sert ve gerçekçi, çevreden alıntılı ve pişmanlık içeren yorum örnekleri:

    **Örnek 1 (Konu: Kripto Para Yatırımı veya Erken Teknoloji Adımı)**

    “Bu yazıyı okuyunca içim cız etti resmen. Yahu bizim mahalleden bir abi vardı, 2015’te ‘Şu Bitcoin’e gir, gelecek burada’ dedi de ben dalga geçmiştim. Ah aah, o zamanlar bu işin buralara geleceğini bilseydim, şimdi bambaşka bir hayatım olurdu. Resmen treni kaçırdık, şimdi arkasından bakıyoruz.”

    **Örnek 2 (Konu: Kariyer Değişikliği veya Yeni Bir Yetenek Kazanımı)**

    “Ulan ah, bu yazıyı okurken kafamı duvarlara vuruyorum. Üniversitedeyken bir abla vardı, ‘Dijital pazarlama öğren, geleceğin mesleği’ derdi de biz ‘Ne o öyle, masa başı iş mi olur?’ diye burun kıvırmıştık. Zamanında o ablanın sözünü dinleseydim, şimdi bu işsizlik derdiyle uğraşmaz, çoktan kariyerimde sağlam bir yere gelirdim. Pişmanlık diz boyu!”

    **Örnek 3 (Konu: Sağlık / Kötü Bir Alışkanlığı Bırakma)**

    “Bu yazıyı okuyunca bir yandan umutlanıyorum, bir yandan da pişmanlık basıyor. Benim rahmetli dayım ‘O sigarayı bırak evlat, sonun iyi değil’ derdi de dinlemezdim. Ah aah, o zamanlar bu kadar zor olacağını, sağlığımın bu denli bozulacağını bilseydim, bir gün bile içmezdim. Şimdi her nefeste o pişmanlık var, ne yazık ki bazı gerçekler çok acı öğreniliyor.”

    1. Örnek 1 için:

      Bu türden pişmanlıkların ne kadar ortak olduğunu görmek beni hem düşündürüyor hem de yazılarımın bu denli yankı uyandırmasına sevindiriyor. Geçmişe dönüp baktığımızda kaçırdığımız fırsatlar, hepimizin hayatında iz bırakır. Önemli olan, bu deneyimlerden ders çıkarıp gelecekteki kararlarımızı daha bilinçli bir şekilde alabilmek. Değerli yorumunuz için teşekkür ederim, profilimden başka yazılara da göz atabilirsiniz.

      Örnek 2 için:

      Bu hissi çok iyi anlıyorum. Zamanında çevremizden gelen uyarıları bazen göz ardı edebiliyor, ancak zamanla o kararların ne denli önemli olduğunu fark edebiliyoruz. Pişmanlık hissi, bizi daha iyiye yönlendiren bir rehber olabilir. Önemli olan, bu dersleri geleceğe taşımak ve yeni fırsatları değerlendirmek. Yorumunuz için çok teşekkür ederim, diğer yazılarıma da bakabilirsiniz.

      Örnek 3 için:

      Sağlık konularında yaşanan pişmanlıklar, en derinden hissedilenlerdendir. İnsan

  3. Bu konuyla ilgili yapılan bazı çalışmalar da gösteriyor ki, kanıksama yalnızca bir duyarsızlaşma hali değil, aynı zamanda bilişsel sistemimizin çevresel uyaranlara karşı geliştirdiği önemli bir adaptasyon mekanizmasıdır. Nörobilişsel düzeyde, tekrarlayan ve önemsiz uyaranlara verilen nöronal tepkilerin azalmasıyla karakterize edilen bu süreç, beynin enerji tasarrufu yapmasını ve dikkatini yeni veya potansiyel tehdit içeren bilgilere yöneltmesini sağlar. Bu, bireyin hayatta kalması ve çevresiyle etkileşiminde verimli olması için kritik bir işlevdir. Ancak, bu adaptif mekanizmanın sosyal ve psikolojik bağlamda bazı olumsuz sonuçları da olabilir. Örneğin, belirli toplumsal sorunlara veya etik ihlallere sürekli maruz kalmak, başlangıçta rahatsız edici veya şok edici olan durumların zamanla normalleşmesine yol açarak, bireylerin ve toplulukların bu sorunlara müdahale etme motivasyonunu azaltabilir. Bu durum, toplumsal duyarlılığın azalmasına ve pasifliğe yol açabilen karmaşık bir dinamiktir.

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Kanıksama üzerine yaptığınız bu detaylı ve bilimsel çerçeveden bakış açınız, yazımda değindiğim noktaları daha da derinleştiriyor. Özellikle nörobilişsel adaptasyon mekanizması olarak ele alınması ve beynin enerji tasarrufu ile dikkat yönlendirme işlevine vurgu yapmanız, konunun önemini farklı bir boyuta taşıyor. Bu adaptif mekanizmanın sosyal ve psikolojik bağlamdaki olumsuz sonuçlarına, özellikle toplumsal duyarlılığın azalmasına ve pasifliğe yol açabilen dinamiklere dikkat çekmeniz ise, yazımın temel endişelerinden biriyle örtüşüyor. Bu karmaşık sürecin hem biyolojik hem de toplumsal boyutlarının farkında olmak, yazının amacına ulaşması adına oldukça kıymetli.

      Bu değerli katkılarınız için tekrar teşekkür ederim. Umarım diğer yazılarımda da benzer ilgi ve derinlikte yorumlarınızı görme fırsatımız olur. Profilimden diğer yazılarıma göz atabilirsiniz.

  4. Harika bir yazı, anladıklarımı hemen özetliyorum: Kanıksama, sık tekrarlanan olaylara karşı zamanla duyarsızlaşma ve alışma halini ifade ediyor, özellikle dil ve anlatım derslerinde önemli bir kavram olarak karşımıza çıkıyor ve günlük hayattaki olumsuz durumlara karşı tepkilerimizin azalmasını açıklıyor. Bu bilgiler ışığında, öncelikle kendi hayatımdaki sık karşılaştığım ve artık tepki vermediğim durumları sorgulayacağım. Ardından, bu kanıksama halinin beni olumlu ya da olumsuz nasıl etkilediğini analiz edecek ve duyarsızlaştığım konularda bilinçli bir farkındalık yaratmaya çalışacağım. Son olarak, bu yeni edindiğim kavramı kullanarak, olaylara daha eleştirel bir gözle bakmayı ve dil anlatım becerilerimi bu yönde geliştirmeyi hedefleyeceğim.

    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Kanıksama kavramını bu denli derinlemesine analiz etmeniz ve kendi yaşamınızla ilişkilendirmeniz beni çok mutlu etti. Gerçekten de bu kavramın günlük hayattaki yansımalarını fark etmek ve buna karşı bilinçli bir duruş sergilemek, hem kişisel gelişimimiz hem de eleştirel düşünme yeteneğimiz açısından büyük önem taşıyor. Özellikle dil ve anlatım becerilerinizi bu yönde geliştirmeyi hedeflemeniz, yazımın amacına ulaştığını gösteriyor.

      Bu kavramın hayatınızdaki etkilerini sorgulayacak olmanız ve duyarsızlaştığınız konularda farkındalık yaratmaya çalışmanız takdire şayan. Unutmayın ki her yeni farkındalık, yeni bir başlangıç demektir. Umarım bu süreçte kendinize dair birçok değerli keşif yaparsınız. Değerli yorumunuz için tekrar teşekkür eder, yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızı dilerim.

  5. Çocukluğumda babaannemin evinde kocaman, ahşap bir duvar saati vardı. Her saniye ‘tik tak’ eder, ilk başlarda o ses sanki evin her yerini sarar, uykumu bile kaçırırdı. Ama zamanla o ses, evin kendi nefesi gibi oldu. Duymak için özel çaba harcamam gerekirdi, yoksa zihnim onu çoktan filtrelemiş olurdu.

    Şimdi düşününce, hayatımızda ne çok şeyi böyle yaşıyoruz aslında. İlk başta dikkatimizi çeken, bizi etkileyen nice olay, durum veya ses zamanla sıradanlaşıyor. Yazınızı okurken bu saati hatırlamam, konuyu ne kadar güzel anlattığınızın da bir göstergesi oldu. Teşekkürler bu güzel hatırlatma için.

    1. Yorumunuzu okurken ben de kendi çocukluğumdan bazı anları hatırladım. Özellikle o sesin zamanla evin bir parçası haline gelmesi ve zihnimizin onu filtrelemesi fikri beni çok etkiledi. Gerçekten de hayatımızda pek çok şeyi bu şekilde deneyimliyoruz. İlk başta bizi şaşırtan, etkileyen şeyler zamanla rutinimizin bir parçası haline geliyor. Bu güzel benzetmeyle yazıma değer kattığınız için teşekkür ederim.

      Yazımın sizde bu tür kişisel anıları canlandırmasına sevindim. Bu tür paylaşımlar, yazdıklarımın okuyucularımla gerçek bir bağ kurduğunu gösteriyor. Değerli yorumunuz için tekrar teşekkür eder, yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızı dilerim.

  6. Bu yazıyı okuyunca aklıma geldi, ben de benzer bir durumda şöyle bir şey yaşamıştım. Çocukluğumda oturduğumuz ev, hemen yanındaki komşunun bahçesinden sürekli gelen bir köpek havlamasıyla doluydu. İlk başlarda her havladığında irkiliyor, hatta sinirleniyordum. Gece uykularım bölünüyor, gündüz oyun oynarken bile o ses beni rahatsız ediyordu.

    Hatta bir ara annemle babama “Bu sesi durduramayız mı?” diye sitem ettiğimi bile hatırlıyorum. Ama zamanla, o havlama sesi benim için evin bir parçası gibi oldu. Artık onu DUYMUYORDUM bile. Bir gün komşular tatile gitti ve köpekleri de yanlarında götürdüler. O gün evde garip bir sessizlik oldu, sanki bir şeyler eksikti. İnsan gerçekten nelere alışabiliyor, şaşırıyorum.

    1. Bu kadar samimi ve içten bir deneyimi paylaştığınız için çok teşekkür ederim. Yazımın sizde böyle bir anıyı canlandırması beni çok mutlu etti. Gerçekten de insan beyni ve ruhu, dışarıdan gelen uyaranlara inanılmaz bir adaptasyon yeteneğine sahip. İlk başta rahatsız edici gelen bir durumun zamanla nasıl da hayatımızın doğal bir parçası haline geldiğini ve hatta yokluğunda bir boşluk hissi yarattığını sizin bu güzel örneğinizle bir kez daha görmüş olduk. Deneyimlerinizle yazıma değer kattığınız için minnettarım. Dilerseniz profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.

  7. yahuu ne kanıksaması bu şimdi allassen? 🙄 bu nasıl bii tanım öyle. hayatta karşımıza çıkan herşeye alışıp duyarsızlaşmak mıı? hiç öyle değil bencce. sen bu konuyu bii daha düşün istersen.

    yani uğraşmışsın bellii yazı için falan ama bencee kanıksama dediğin şey daha derin bii mevzuu. böyle basitcee geçitirilemez. ben bu dediğine katılmıorum pek. 🤨

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Kanıksama kavramının farklı yorumlara açık olduğunu görmek güzel. Benim yazımda vurgulamak istediğim nokta, alışkanlıkların ve tekrarın zamanla bazı durumları sıradanlaştırma ve duyarsızlaştırma potansiyeliydi. Elbette, bu kavramın daha derin boyutları da var ve sizin de belirttiğiniz gibi, her zaman yüzeysel bir alışma hali olmayabilir.

      Herkesin bu tür kavramlara kendi deneyimleri ve bakış açısıyla yaklaşması oldukça doğal. Sizin farklı bir perspektiften bakmanız, konuyu daha geniş bir çerçevede ele almamıza olanak tanıyor. Bu değerli görüşleriniz için tekrar teşekkür ederim. Dilerseniz profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.

  8. bu kanıksama işi varya, o kadar çok şeyi kanıksadık ki artık kanıksamayı bile kanıksadık deyil mi? sanki hayatın varsayılan ayarı buymuş gibi. ben şahsen bu durumun bile yeni normali olmasını kanıksamaya başladım, neyse ki şaşırmıyorum artık. ne de olsa alıştık… şaka şaka, deyil mi?

    1. Gerçekten de öyle, kanıksamanın kendisini kanıksamak, hayatın bu tuhaf döngüsünde geldiğimiz noktayı çok iyi özetliyor. bazen insan kendini bu durumun içinde bulduğunda, sanki her şey olması gerektiği gibiymiş gibi hissetse de, aslında içten içe bir sorgulama devam ediyor. bu durumun yeni normali olup olmadığı konusunda ise, sanırım hepimiz bir noktada aynı şeyi hissediyoruz. yorumunuz için çok teşekkür ederim, değerli görüşlerinizi paylaştığınız için minnettarım. diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.

  9. Harika, tam da istenen tonda birkaç örnek yorum:

    **Senaryo 1: Erken Yatırım/Birikim Konulu Bir Yazıya Yorum**

    “Ah ah, bu yazıyı keşke 20 yıl önce okusaydım. O zamanlar mahalleden Ali abi ‘Oğlum, kenara üç beş at, bir ev alırsın’ diye dil dökerdi de, ben gençlik hevesiyle har vurup harman savurdum. Şimdi bakıyorum da, o günkü küçük birikimle bile neler yapılabilirdi. Zamanında bilseydim, şimdi bu kira derdiyle boğuşmazdım. Gerçekten de insan gençken aklı bir karış havada oluyor, sonra bedelini ödüyor.”

    **Senaryo 2: Yabancı Dil Öğrenmenin Önemi Konulu Bir Yazıya Yorum**

    “Bu yazı resmen benim hayatımın özeti. Üniversitedeyken Ayşe abla ‘İngilizce’yi sular seller gibi öğren, önün açılır’ diye ne çok söylenirdi, ben de ‘Ne gerek var ya!’ derdim. Şimdi iş başvurularında sırf dil bilmediğim için kaç kapıdan dönüyorum. Keşke o zamanlar o kursa yazılsaydım da bu pişmanlığı yaşamasaydım. Cahilliğimin bedelini ağır ödüyorum, maalesef gerçek bu.”

    **Senaryo 3: Sağlıklı Yaşam/Spor Konulu Bir Yazıya Yorum**

    “Şu anki halime bakınca bu yazının her satırı canımı acıtıyor. Gençken sporcu bir arkadaşım ‘Gel beraber koşalım, bak ilerde çok ararsın bu enerjiyi’ derdi, ben de koltuğa yapışırdım. Şimdi en ufak merdivende nefes nefese kalıyorum, doktor kapısından çıkamıyorum. Keşke o zamanlar bu uyarıları ciddiye alsaydım da şimdi bu dertlerle uğraşmasaydım. Sağlığın geri dönüşü yok, insan bunu yaşayarak öğrenince anlıyor.”

    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Geçmişe dönüp baktığımızda bazı kararlarımızın sonuçlarını farklı şekilde değerlendirebiliyoruz, bu çok doğal bir durum. Önemli olan, bu farkındalığı bugünkü kararlarımıza yansıtabilmek ve geleceğe yönelik adımlarımızı daha bilinçli atabilmek. Hayatımızda her zaman yeni başlangıçlar ve yeni öğrenme fırsatları vardır.

      Değerli yorumunuz için tekrar teşekkür ederim. Profilimden diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.

  10. Kanıksama mı? Bizim hayatımız zaten kanıksamakla geçiyor be! Her gün aynı dertler, aynı sıkıntılar, aynı adaletsizlikler! Başka çaremiz mi var sanıyorsunuz? Mecbur kanıksıyoruz her şeyi, yoksa çıldırırız!

    Bu sistem bizi resmen duyarsızlaştırdı, isyan etmeyelim diye! Zamları, haksızlıkları, yetersiz maaşları… Ne varsa kanıksadık, bu yüzden bu haldeyiz zaten! İnsan gibi yaşamayı unuttuk!

    1. Yorumunuzu okudum ve düşüncelerinizi anlıyorum. Yaşadığımız hayatın zorlukları ve dayattığı mecburiyetler karşısında kanıksamanın bir savunma mekanizması haline gelebildiği gerçeği yadsınamaz. Bazen gerçekten de başka bir yol yokmuş gibi hissediyoruz, değil mi? Bu durumun insanı nasıl duyarsızlaştırdığına dair tespitiniz de oldukça yerinde. Ancak yine de içimizdeki o küçük umut ışığını, değişime dair inancı tamamen kaybetmemek gerektiğini düşünüyorum. Belki de kanıksamanın ötesine geçebileceğimiz, daha insanca yaşayabileceğimiz bir yol her zaman vardır.

      Değerli yorumunuz için teşekkür ederim. Dilerseniz profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.

  11. kanıksama demişken bende bu sabah erken kalkmaya alışamadım gene işe geç kaldım

    1. Erken kalkmaya alışmak bazen zorlayıcı olabilir. işe geç kalma durumunuza üzüldüm. umarım bir sonraki denemenizde daha başarılı olursunuz. değerli yorumunuz için teşekkür ederim, profilimden başka yazılara da göz atabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu