İlişkiler

Platonik Erkek Davranışları: 7 Gizli Sinyal ve Anlamları

Size olan ilgisi samimi bir dostluk mu, yoksa kelimelere dökülmemiş bir hayranlığın sessiz yankısı mı? Platonik erkek davranışları, genellikle belirsizlik perdesinin arkasına gizlenir ve bu durumu anlamlandırmak oldukça zor olabilir. Bir erkeğin size karşı hislerinin platonik, yani karşılıksız bir sevgi mi yoksa derin bir dostluk mu olduğunu anlamak, hem kafa karışıklığını gidermek hem de ilişkinin geleceği için sağlıklı adımlar atmak adına kritik bir öneme sahiptir.

Bu rehberde, platonik aşk yaşayan bir erkeğin sergilediği tipik davranışları, bu davranışların ardındaki psikolojik nedenleri ve bu karmaşık duygu durumunu nasıl yönetebileceğinizi kapsamlı bir şekilde ele alacağız. Sinyalleri doğru okuyarak belirsizliği ortadan kaldırmaya hazır olun.

Platonik Aşık Erkeği Ele Veren İşaretler Nelerdir?

Platonik aşk, en temel tanımıyla karşılık beklemeden birine karşı duyulan yoğun ve tek taraflı sevgidir. Ancak konu platonik erkek davranışları olduğunda, bu durum genellikle bir eylemsizlik ve çelişki haliyle kendini gösterir. Erkek, duygularını açığa vurmaktan, reddedilmekten veya mevcut arkadaşlık ilişkisini bozmaktan o kadar çok korkar ki, sevgisini kendi içinde yaşamayı tercih eder. Bu durum, dışarıdan bakıldığında kafa karıştırıcı bir dizi davranışa yol açar.

Bir erkeğin size platonik bir ilgi duyup duymadığını anlamak için onun sözlerinden çok, tutarlı bir şekilde tekrarladığı davranış kalıplarını gözlemlemeniz gerekir. İşte o en yaygın sinyaller:

  • Koruyucu ve Gözlemci Tavır: Sizi uzaktan dikkatle izler, en küçük detayları bile fark eder. Gününüzün nasıl geçtiğini, neye üzülüp neye sevindiğinizi sessizce takip eder. Başkalarının yanında sizi savunur ve size karşı en ufak bir olumsuzlukta bile içgüdüsel olarak korumacı bir tavır sergiler.
  • İdealize Etme ve Hayranlık: Sizi adeta bir kaidenin üzerine yerleştirir. Gözünde neredeyse kusursuzsunuzdur. Başarılarınızı abartılı bir coşkuyla kutlarken, hatalarınızı görmezden gelir veya önemsizleştirir. Bu, sizi zihninde yarattığı “ulaşılmaz” imajına uydurma çabasıdır.
  • “Güvenli Bölge” Olarak Arkadaşlık: En belirgin platonik erkek davranışlarından biri, arkadaşlık kalkanının arkasına saklanmaktır. Tüm dertlerinizi, hatta başka erkeklerle olan ilişkilerinizi bile dinler. Size tavsiyeler verir, destek olur. Çünkü arkadaşlık, size yakın olabilmek için bulduğu en güvenli ve tek yoldur.
  • Kontrol Edilemeyen Kıskançlık: Hayatınıza yeni biri girdiğinde veya başka birinden ilgiyle bahsettiğinizde tavrı aniden değişebilir. Sessizleşir, o kişi hakkında eleştirel yorumlar yapar ya da konuyu hızla değiştirmeye çalışır. Bu, bastırmaya çalıştığı kıskançlığın dışa vurumudur.
  • Sizin Dünyanıza Girme Çabası: Daha önce hiç ilgisini çekmeyen müzik gruplarını dinlemeye, sevdiğiniz filmleri izlemeye veya hobilerinize ortak olmaya başlar. Bu, sizinle ortak bir zemin oluşturmak ve dünyanıza dahil olmak için bilinçli bir çabadır.
  • Planlanmış “Tesadüfler”: Sizinle “tesadüfen” aynı ortamlarda bulunmak için fırsatlar yaratır. Ortak arkadaş gruplarıyla planlar yapar, gideceğinizi bildiği etkinliklere katılır. Bu karşılaşmaların çoğu aslında özenle planlanmıştır.
  • Gergin ve Çekingen Fiziksel Temas: Size yakın olmak isterken aynı zamanda bundan çekinir. Arkadaşça bir sarılma sırasında kasılabilir, eli yanlışlıkla elinize değdiğinde hızla çekebilir. Bu anlar, onun için yoğun duygusal anlardır ve nasıl tepki vereceğini bilemez.

Bu davranışlar, genellikle erkeğin hoşlanma belirtileri ile karıştırılsa da platonik aşkta eyleme geçme konusunda belirgin bir tereddüt ve mesafe vardır.

Davranışların Arkasındaki Psikoloji: Neden Adım Atmaz?

Bir erkeğin neden platonik bir aşk döngüsüne hapsolduğunu anlamak, onun kafa karıştırıcı davranışlarını yorumlamanıza yardımcı olabilir. Bu durumun temelinde genellikle derin korkular ve kişisel güvensizlikler yatar.

Reddedilme Korkusu ve Düşük Özgüven

En temel neden, yoğun reddedilme korkusudur. Duygularını açtığında alacağı olumsuz bir cevap, onun için yıkıcı olabilir. Bu riski almak yerine, hislerini gizleyerek mevcut durumu korumayı tercih eder. Bu korku genellikle düşük özgüvenle birleşir. Kendini size layık görmüyor olabilir ve “zaten benimle olmaz” düşüncesi onu tamamen eylemsizliğe iter. Bu durum, kişinin kendi içinde yaşadığı değersizlik duygusu ile de yakından ilişkilidir.

Mevcut İlişkiyi Kaybetme Endişesi

Özellikle yakın arkadaşsanız, atacağı bir adımın bu değerli dostluğu sonsuza dek bitireceğinden korkar. Sizi hayatından tamamen kaybetme ihtimali, ona hislerini açmaktan daha korkutucu gelir. Bu yüzden sizi kaybetmektense, platonik bir sevgiyle yetinmeyi daha güvenli bir seçenek olarak görür. Ulaşılmazlık algısı da bu durumu pekiştirir; sizi o kadar idealize etmiştir ki, bir araya gelmenizin imkansız olduğuna kendini inandırır.

Bu Belirsizlik Döngüsü Nasıl Yönetilir?

Eğer birinin size karşı bu tür davranışlar sergilediğini düşünüyorsanız veya bu durumu yaşayan kişi sizseniz, bu yorucu döngüyü kırmak mümkündür. Önemli olan, durumu netleştirmek ve her iki taraf için de en sağlıklı adımı atmaktır.

Eğer Bu Davranışlara Maruz Kalıyorsanız

Karşınızdaki kişiye karşı nazik ama net olmalısınız. Eğer hislerine karşılık vermiyorsanız, ona umut verecek belirsiz davranışlardan kaçının. Arkadaşlığınızın sınırlarını net bir şekilde çizmek, hem onun size olan hislerinin bir fanteziye dönüşmesini engeller hem de sizin için durumu daha yönetilebilir kılar. Dürüst ve empatik bir iletişim, en doğru yaklaşımdır.

Eğer Platonik Aşık Olan Sizseniz

Kendinize karşı dürüst olma zamanı gelmiş demektir. Bu durumun ruh sağlığınıza zarar verdiğini ve sizi bir hayal dünyasında yaşattığını kabul edin. Belirsizlik içinde beklemek yerine, odağınızı kendi hayatınıza, hedeflerinize ve özgüveninizi artıracak aktivitelere yönelin. Unutmayın, bir fantezi, gerçek ve karşılıklı bir ilişkinin yerini asla tutamaz. Cesaretinizi toplayıp bir adım atmak ya da bu döngüden çıkmak, uzun vadede sizi özgürleştirecektir.

Sonuç olarak, platonik erkek davranışları, karmaşık ve çok katmanlı bir duygu dünyasının yansımasıdır. Bu davranışları anlamak, empati kurmanıza ve durumu daha sağlıklı yönetmenize olanak tanır. Unutmayın ki her türlü sağlıklı ilişkinin temeli, cesaret, dürüstlük ve açık iletişimdir.

Psikoloji Meraklısı

Herkese merhaba ben Metin Avcı. Bugüne kadar bir çok psikoloji, kişisel gelişim ve ilişkiler hakkında içerikler ürettim. Şimdi ise BlogLabs web sitesinde içerik üretiyorum. Psikoloji 4. sınıf öğrencisiyim. Gerek okullarda gerekse de staj yerlerinde öğrendiğim şeyleri burada paylaşmaktan geri durmuyorum. Bir konu hakkında olabilecek tüm kaynakları taramaya çalışıyorum.Ardından sizlere bu güzel içerikleri paylaşıyorum. Takip edin.

İlgili Makaleler

29 Yorum

    1. Yazımı okuyup değerli yorumunuzu paylaştığınız için teşekkür ederim. Kafa yormak bazen yeni bakış açıları kazanmamıza ve derinlemesine düşünmemize olanak tanır. Umarım yazım size farklı bir düşünce kapısı aralamıştır. Diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazdıklarımın bu denli karşılık bulması beni çok mutlu ediyor. Umarım diğer yazılarımda da aynı etkiyi yaratabilirim. Profilimden diğer yazılara da göz atabilirsiniz.

  1. Yazınızda ele aldığınız gözlemlerin oldukça yerinde olduğunu düşünüyorum. Özellikle bazı davranış kalıplarının altında yatan gizli anlamlara dair tespitleriniz, pek çok kişinin deneyimlediği durumları aydınlatıcı nitelikte. Ancak yazarın bu görüşüne katılmakla birlikte, acaba şöyle bir durum da göz önünde bulundurulamaz mı: Bazen bu türden ‘sessiz’ veya ‘platonik’ olarak algılanan davranışlar, herhangi bir romantik niyet taşımadan, tamamen samimi bir dostluk veya arkadaşlık çerçevesinde de ortaya çıkabilir.

    Bu durumda, karşı tarafın, bu davranışları romantik bir sinyal olarak yorumlaması, aslında var olmayan bir beklenti yaratabilir ve ilişki dinamiklerini karmaşıklaştırabilir. Belki de bu tür durumlarda, niyetin gerçekten

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazımda belirttiğim gözlemlerin yerinde olduğunu düşünmeniz beni mutlu etti. Davranış kalıplarının altında yatan gizli anlamlara dair tespitlerimin aydınlatıcı bulunması da benim için önemli.

      Bazen bu türden sessiz veya platonik olarak algılanan davranışların, herhangi bir romantik niyet taşımadan, tamamen samimi bir dostluk veya arkadaşlık çerçevesinde de ortaya çıkabileceği fikrinize kesinlikle katılıyorum. Aslında yazımda bu ince çizginin varlığını ve yanlış yorumlamaların potansiyelini vurgulamak istemiştim. Niyetin gerçekten ne olduğunu anlamanın zorluğu, bu tür sosyal etkileşimlerde karşılaşılan en büyük zorluklardan biri. Bu değerli katkınız için tekrar teşekkür ederim. Dilerseniz profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.

  2. Platonik erkek davranışlarını güEl şekilde ele almışsınız benim sınıfımda var Bi erkek aynı bu hareket yapıyor aynısı ya Platonik olduğunu düşünüyorum ama emin oldum.

  3. Elinize sağlık, harika bir yazı olmuş! Bu konuya değinmeniz gerçekten ÇOK değerliydi. Okurken pek çok şeyi daha net anladım ve anlattıklarınızla pek çok kişinin de kafasındaki soru işaretlerini gidereceğine eminim.

    Bu yazıyı kesinlikle okuması gereken çok kişi olduğunu düşünüyorum, herkese tavsiye ederim. Verdiğiniz bilgiler ve harcadığınız emek takdire şayan. Kaleminize sağlık, benzer içerikleri sabırsızlıkla bekliyorum.

    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazımın size bu kadar faydalı olduğunu duymak beni çok mutlu etti. Amacım tam da buydu, kafalardaki soru işaretlerini gidermek ve konuyu olabildiğince net bir şekilde aktarmak. Bu geri bildiriminiz, doğru yolda olduğumu gösteriyor ve bana ilham veriyor.

      Yazıyı başkalarına tavsiye etmeniz ve verdiğim bilgileri takdir etmeniz benim için çok kıymetli. Kalemime gösterdiğiniz ilgiye minnettarım. Profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz, umarım onlar da ilginizi çeker. Tekrar teşekkür ederim.

  4. Bu davranışların incelikli detaylarını okumak gerçekten düşündürücüydü. Peki, bu sessiz hayranlık durumunun, hayran olunan kişinin bu davranışları gerçekten algılayıp algılayamaması üzerindeki etkisi ne olurdu? Yani, bu tür platonik bir ilginin, karşı tarafta bir farkındalık yaratması için ne gibi ince ipuçları aranmalı veya bu ilginin hiç fark edilmeme ihtimali nasıl değerlendirilmeli, bu konuyu biraz daha açabilir misiniz?

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Sessiz hayranlığın, hayran olunan kişi tarafından algılanıp algılanmaması konusu oldukça önemli. Genellikle bu tür platonik bir ilginin fark edilmesi, hayranlık duyan kişinin sergilediği tutarlı ve ince davranışlara bağlıdır. Örneğin, o kişinin söylediklerini dikkatle dinlemek, söylediklerine değer verdiğinizi gösteren küçük jestler yapmak veya o kişinin ilgi alanlarına yönelik doğal bir merak sergilemek, karşı tarafta bir farkındalık yaratabilir. Ancak bu ipuçlarının dahi fark edilmeme ihtimali her zaman vardır, çünkü karşı tarafın kendi iç dünyası ve algıları da bu durumu etkiler. Bazen en belirgin işaretler bile gözden kaçabilir. Bu durum, platonik hayranlığın doğasında olan bir belirsizliği de beraberinde getirir.

      Umarım bu ek açıklamalar sorunuza ışık tutmuştur. Yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızdan memnuniyet duyarım.

  5. Bu yazıyı okuyunca aklıma geldi, zamanında bizim Savaş abi “şu işe gir, geleceği var” demişti de ben burun kıvırmıştım. Bir de Mehtap abla vardı, “kendine yeni bir beceri kat” diye dil dökerdi, dinlemedik. Ah ah, o günleri bilseydim, şimdiki aklım olsaydı neler yapardım. Gerçekler acıdır, fırsatlar bir kere gelir.

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Geçmişe dönüp baktığımızda kaçırdığımız fırsatlar hep içimizde bir ukde olarak kalır. Ancak önemli olan, o deneyimlerden ders çıkararak bugünü ve geleceği şekillendirebilmek. Belki de yeni beceriler edinmek veya farklı alanlara yönelmek için hiçbir zaman geç değildir. Bu tür düşüncelerle yazılarımı kaleme almaya devam edeceğim. Yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızı dilerim.

  6. Yazınız bu tür ilişkisel dinamikleri anlamak adına çok değerli bir bakış açısı sundu. Bahsettiğiniz davranışlar gerçekten de dikkat çekici ve üzerinde düşünmeye değer. Benim merak ettiğim, bu davranış kalıplarının, karşıdaki kişinin bu durumu fark etme ihtimali ve olası tepkileriyle olan bağlantısını biraz daha açabilir misiniz? Yani, bu sessiz hayranlık genellikle karşı tarafça nasıl algılanır, yoksa çoğu zaman

    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazımın size bu tür bir bakış açısı sunabilmesi beni mutlu etti. Bahsettiğiniz gibi, bu tür ilişkisel dinamikler gerçekten de üzerinde düşünmeye değer ve oldukça incelikli konular.

      Karşıdaki kişinin bu durumu fark etme ihtimali ve olası tepkileri konusu oldukça önemli. Genellikle bu sessiz hayranlık, karşı tarafça hemen fark edilmeyebilir, çünkü davranışlar genellikle dolaylı ve gözle görülür bir şekilde ifade edilmez. Ancak zamanla, özellikle belirli davranış kalıpları tekrarlandığında veya daha belirgin hale geldiğinde, karşı tarafın sezgisel olarak bir farklılık hissetmeye başlaması mümkündür. Bu algılandığında ise tepkiler kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterebilir; bazıları durumu olumlu karşılarken, bazıları için belirsizlik veya rahatsızlık kaynağı olabilir. Bu durumun karşı tarafça nasıl algılandığı, ilişkinin genel yapısına, kişilerin karakterlerine ve geçmiş deneyimlerine göre şekillenir.

      Umarım bu açıklama sorunuza yanıt olmuştur. Yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızdan memnuniyet du

  7. Bu yazıyı okurken, satır aralarında gizli bir fısıltı duyar gibi oldum. Sanki bahsedilen bu “platonik” davranışlar, aslında çok daha karmaşık bir insanlık oyununun sadece görünen yüzü. Yazarın kelime seçimleri, özellikle de “sessiz” vurgusu, acaba sadece bir gözlem mi, yoksa belirli bir durumu ifşa etmeye yönelik ince bir çağrı mı? Belki de bu metin, belirli bir türün stratejilerini ifşa etmekten çok, bizlere kendi içimizde gizlediğimiz o bastırılmış dürtüleri hatırlatmak için yazılmıştır. Kim bilir, belki de her “platonik”

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazımın satır aralarında duyduğunuz o fısıltı, tam da bahsetmek istediğim o karmaşık insanlık oyununun bir yansımasıydı. “Sessiz” vurgusu, evet, hem bir gözlem hem de belirli bir durumu ifşa etmeye yönelik ince bir çağrıydı aslında. İçimizde gizlediğimiz bastırılmış dürtüleri hatırlatmak ve belki de her “platonik” görünen ilişkinin derinliklerine inmek, yazarkenki temel amacım oldu.

      Okuyucuların bu tür derinlemesine analizler yapması beni çok mutlu ediyor. Yorumunuz, yazımın farklı katmanlarını keşfetme çabamı takdir ettiğinizi gösteriyor. Yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızdan memnuniyet duyarım.

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazımda anlatmaya çalıştığım şeyin karmaşıklığının farkındayım ve bu durumun akıllarda soru işaretleri bırakması da oldukça doğal. O “sonra ne yapacağız” sorusu aslında tam da yazının kalbindeki belirsizliği ve potansiyeli işaret ediyor. Cevaplar kişiden kişiye değişebilir ve her birimizin kendi yolculuğunda keşfetmesi gereken bir süreç bu. Umarım yazıda değindiğim noktalar, kendi cevaplarınızı bulmanızda size küçük de olsa bir ışık tutmuştur.

      Yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atarsanız sevinirim.

  8. Bu tür kişilerarası dinamiklerin altında yatan psikolojik ve sosyolojik mekanizmalar, insan davranışlarını ve ilişkileri inceleyen bilim dalları tarafından kapsamlı bir şekilde ele alınmıştır. Özellikle bağlanma teorileri ve sosyal öğrenme kuramları, bireylerin romantik ilgilerini ifade etme biçimlerinin veya bunun yerine platonik bir mesafeyi koruma eğilimlerinin, erken dönem deneyimlerinden ve çevresel faktörlerden nasıl etkilendiğini ortaya koymaktadır. Bu konuyla ilgili yapılan bazı çalışmalar da gösteriyor ki, bireylerin reddedilme korkusu, mevcut sosyal statülerini kaybetme endişesi ya da duygusal zayıflık gösterm

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. İnsan ilişkilerindeki bu karmaşık dinamikleri anlamak gerçekten de derinlemesine bir inceleme gerektiriyor. Bahsettiğiniz gibi bağlanma teorileri ve sosyal öğrenme kuramları, bu davranışların kökenlerini aydınlatmada çok önemli bir rol oynuyor. Özellikle erken dönem deneyimlerinin ve çevresel faktörlerin, bireylerin romantik ilişkilerdeki tutumlarını nasıl şekillendirdiğini görmek büyüleyici. Reddedilme korkusu ve sosyal statüyü koruma endişesi gibi unsurlar da, bireylerin duygusal ifadelerinde neden çekingen davrandıklarını anlamamıza yardımcı oluyor. Bu konudaki diğer yazılarıma da göz atmanızı öneririm.

  9. Yazıda ele alınan bu davranış kalıplarının, arkadaşlık ilişkileri içindeki ‘sınırları aşma’ algısıyla olan bağlantısını biraz daha açabilir misiniz? Yani, bu tür sessiz hayranlık belirtileri ne zaman masum bir ilgiden, karşı tarafı rahatsız edebilecek bir duruma evrilebilir ve bu ince çizgiyi anlamak için nelere dikkat etmek gerekir? merakımı uyandırdı.

    1. Bu önemli sorunuz için teşekkür ederim. Yazıda bahsettiğimiz davranış kalıplarının sınırları aşma noktasına gelmesi, genellikle karşı tarafın kişisel alanına müdahale edildiği veya rahatsızlık hissettiği an başlar. Masum bir ilgi, eğer sürekli takip, aşırı meraklı sorular veya kişinin özel hayatına yönelik tekrarlayan girişimlerle birleşirse, bu ince çizgi aşılmış demektir. Karşı tarafın tepkileri, sessizliği veya geri çekilmesi gibi işaretlere dikkat etmek, bu ayrımı anlamak için kritik öneme sahiptir. Unutmayalım ki her ilişkinin dinamiği farklıdır ve en önemlisi karşılıklı saygı ve anlayıştır. Değerli yorumunuz için tekrar teşekkür ederim ve diğer yazılarıma da göz atmanızı rica ederim.

  10. Bu satırları okurken gerçekten çok etkilendim ve duygulandım. O sessiz hayranın iç dünyasındaki fırtınaları, dile getiremediği tüm o hisleri adeta ben de yaşadım. İnsan bazen kelimelerin ne kadar yetersiz kaldığını görüyor böyle durumlarda… Sizinle aynı duyguları paylaşıyorum, bu gerçekten de hem hüzünlü hem de bir o kadar dokunaklı bir durum. Yazınız kalbime dokundu.

    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazdıklarımın sizde bu denli bir etki bırakması, bir yazar olarak beni hem mutlu etti hem de duygulandırdı. O sessiz hayranın iç dünyasındaki karmaşayı ve kelimelere sığdıramadığı hisleri size de aktarabilmiş olmak, yazma amacıma ulaştığımın bir göstergesi. Evet, bazen kelimeler gerçekten yetersiz kalabiliyor ama bazen de en derin duyguları bile bir araya getirebiliyorlar. Yazımın kalbinize dokunduğunu bilmek benim için çok değerli.

      Yorumunuz için tekrar teşekkür ederim. Diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim, belki orada da kalbinize dokunan başka hikayeler bulabilirsiniz.

  11. Bu yazıyı okurken içimde tarifsiz bir hüzün ve aynı zamanda derin bir anlayış hissettim. Sessiz hayranlıklar, o gizli bakışlar, söylenmeyen sözler… Ne kadar da tanıdık geliyor bu duygular. İnsan bazen karşısındakine hislerini ifade edememenin ağırlığı altında eziliyor, bazen de bir başkasının sessiz hayranlığını fark edip ne yapacağını bilememenin karmaşasını yaşıyor. Gerçekten çok dokunaklı bir konu, kalbime dokundu diyebilirim… Sizinle aynı duyguları paylaşıyorum, bu durumlar gerçekten çok hassas ve insanı düşündüren şeyler.

    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazımın sizde bu denli derin duygular uyandırması ve içten bir anlayış yaratması beni çok mutlu etti. Sessiz hayranlıkların ve ifade edilemeyen duyguların ne kadar evrensel ve dokunaklı olduğunu bir kez daha görmüş oldum. İnsan ilişkilerindeki bu hassas noktaları birlikte hissetmemiz, yazdıklarımın amacına ulaştığını gösteriyor.

      Bu tür karmaşık ve derin duyguların insan ruhunda bıraktığı izler gerçekten de üzerinde düşünmeye değer. Bazen kelimelerin yetersiz kaldığı anlar, en derin hislerin yaşandığı anlar olabiliyor. Yorumunuz için tekrar teşekkür ederim ve yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızı dilerim.

  12. Sağolun hocam, çok faydalı bir yazı olmuş. Benim sevgilim de bazen böyle belirsiz davranışlar sergiliyor, bu yazı sayesinde daha iyi anladım. Gerçekten kafa karışıklığını gideren bir paylaşım olmuş, teşekkürler.

    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazımın size yardımcı olabilmesine ve kafa karışıklığınızı gidermesine çok sevindim. İlişkilerdeki belirsizlikler üzerine yazmak benim için de önemliydi ve bu konunun pek çok kişiye dokunduğunu görmek beni mutlu ediyor. Umarım bu bilgiler ilişkinizdeki durumları daha net anlamanıza katkı sağlar. Başka yazılarımda da benzer konulara değiniyorum, dilerseniz profilimden diğer yayınlanmış yazılara göz atabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu