TSSB Nedir? Travma Sonrası Stres Bozukluğu Rehberi
Yaşanan bazı olaylar, ruhun derinliklerinde kolay kolay silinmeyen izler bırakır. Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), tam da böyle bir izin, yani kişinin başa çıkma kapasitesini aşan sarsıcı bir deneyimin ardından ortaya çıkan ve yaşam kalitesini ciddi anlamda etkileyen bir zihin sağlığı durumudur. Deprem, sel gibi doğal afetler, ciddi kazalar, şiddet veya taciz gibi olaylar, kişide yoğun çaresizlik ve korku hissi uyandırabilir. Böyle bir olayın hemen ardından korku ve endişe duymak, vücudun doğal bir kendini koruma tepkisidir. Ancak bu tepkiler zamanla azalmıyor, aksine kişinin günlük yaşamını bir gölge gibi takip etmeye devam ediyorsa, TSSB’den söz edilebilir.
Uykuya dalmakta güçlük, sürekli diken üstünde hissetme, en ufak sese irkilme veya zihinde sürekli o anı tekrar yaşama gibi belirtiler, TSSB’nin en yaygın yansımalarıdır. Bu durum, kişinin iş, okul ve sosyal ilişkilerini derinden sarsabilir. Bu nedenle, semptomları tanımak ve profesyonel destek aramak, iyileşme yolculuğunun en önemli adımıdır. Tedavi genellikle psikoterapi ve gerekli görüldüğünde ilaç desteği ile planlanır ve kişinin yaşadığı belirtilerin şiddetine göre şekillendirilir.

Ruhsal Travma Nedir?
Ruhsal travma, bireyin fiziksel veya duygusal bütünlüğünü tehdit eden, ani ve beklenmedik bir şekilde gelişen olayların zihinde bıraktığı derin ve sarsıcı etki olarak tanımlanır. Hayatta karşılaştığımız her stresli durum travma yaratmaz. Bir olayın ruhsal travma olarak kabul edilmesi için genellikle iki temel unsuru barındırması gerekir: kişinin yaşamını veya güvenliğini ciddi şekilde tehdit etmesi ve bu esnada yoğun bir korku, çaresizlik veya dehşet hissi yaşaması. Bu deneyim, zihnin olayı sağlıklı bir şekilde işleme kapasitesini aşar ve adeta bir yara izi bırakır. Bu yara, Travma Sonrası Stres Bozukluğu gibi daha karmaşık ruhsal durumların zeminini hazırlayabilir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Belirtileri Nelerdir?
Travma sonrası stres bozukluğunun belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilse de, genellikle birkaç ana grupta toplanır. Bu semptomlar, travmatik olayın zihinsel ve bedensel bir yankısı gibidir.
- Geçmişi Yeniden Yaşama: Travmatik olayın istemsizce zihinde canlanması en belirgin semptomlardan biridir. Bu durum, rahatsız edici anılar, olayı tekrar yaşıyormuş gibi hissettiren “flashback”ler veya olayı konu alan kâbuslar şeklinde ortaya çıkabilir.
- Kaçınma Davranışları: Kişi, travmayı hatırlatan düşüncelerden, duygulardan, insanlardan, yerlerden veya aktivitelerden bilinçli olarak uzak durmaya çalışır. Bu, anılarla yüzleşmenin acısından korunmak için geliştirilen bir savunma mekanizmasıdır.
- Duygu ve Düşüncelerdeki Olumsuz Değişimler: Kendine, başkalarına veya dünyaya karşı sürekli olumsuz inançlar geliştirme, umutsuzluk, hafıza sorunları, ilgi ve zevk kaybı, insanlardan uzaklaşma ve duygusal olarak hissizleşme gibi belirtiler görülebilir.
- Aşırı Uyarılmışlık ve Tepkisellik: Kişi sürekli “tetikte” bir haldedir. Kolayca irkilme, öfke patlamaları, uykuya dalmada veya uykuyu sürdürmede zorluk, konsantrasyon güçlüğü ve tehlikeye karşı abartılı bir tetikte olma hali sıkça gözlemlenir.
Bu belirtiler genellikle travmatik olaydan sonraki ilk ay içinde başlar, ancak bazen aylar hatta yıllar sonra bile ortaya çıkabilir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Neden Olur?
TSSB’nin tek bir nedeni yoktur; karmaşık bir biyopsikososyal etkileşimin sonucudur. İnsan eliyle yaratılan travmalar (savaş, cinsel saldırı, şiddet) ile doğal afetlerin (deprem, sel) yarattığı şok etkisi, bu bozukluğun temel tetikleyicileridir. Ancak herkes travmatik bir olay yaşadıktan sonra TSSB geliştirmez. Riski artıran bazı faktörler bulunmaktadır.
Yaşanan travmanın şiddeti ve süresi, kişinin geçmişte başka travmalara maruz kalıp kalmadığı, ailede depresyon veya kaygı bozukluğu gibi ruhsal rahatsızlıkların öyküsü ve sosyal destek sistemlerinin yetersizliği gibi unsurlar, TSSB gelişiminde önemli rol oynar. Unutulmamalıdır ki TSSB, bir zayıflık işareti değil, normal dışı bir olaya verilen normal bir tepkinin uzantısıdır.
TSSB Tanı Kriterleri Nelerdir?
Bir kişiye TSSB tanısı konulabilmesi için belirli kriterlerin karşılanması gerekir. Bu kriterler, Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı’nın 5. Baskısı’nda (DSM-5) detaylı olarak belirtilmiştir. Bu rehber, her zorlu deneyimin TSSB olarak adlandırılmasını önler ve doğru teşhis için bir çerçeve sunar. Temel olarak, kişinin travmatik bir olaya maruz kalmış olması, belirtilen semptom kümelerini (yeniden yaşama, kaçınma, olumsuz duygu ve düşünceler, aşırı uyarılmışlık) belirli bir süre boyunca deneyimlemesi gerekir. Semptomların bir aydan uzun sürmesi ve kişinin işlevselliğini (iş, sosyal hayat vb.) önemli ölçüde bozması, tanı için kritik öneme sahiptir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu DSM 5 Tanı Ölçeği
DSM-5 tanı ölçeği, bir uzman tarafından TSSB tanısını doğrulamak için kullanılan yapılandırılmış bir kılavuzdur. Bu kriterler, belirtilerin sistematik bir şekilde değerlendirilmesini sağlar. Tanı için tüm ana kriterlerin karşılanması beklenir:
- A Kriteri (Travmatik Olaya Maruz Kalma): Kişinin ölümü, ölüm tehdidini, ciddi yaralanmayı veya cinsel şiddeti doğrudan yaşaması, tanık olması veya bir yakınının başına geldiğini öğrenmesi.
- B Kriteri (Yeniden Yaşama Belirtileri): Yukarıda bahsedilen istemsiz anılar, kâbuslar veya flashback’lerden en az birinin varlığı.
- C Kriteri (Kaçınma Belirtileri): Travmayı hatırlatan içsel (düşünce, duygu) veya dışsal (yer, insan) unsurlardan en az birinden sürekli kaçınma.
- D Kriteri (Olumsuz Duygu ve Düşünceler): Travma sonrası başlayan ve kötüleşen en az iki olumsuz bilişsel veya duygusal belirti (örn. suçluluk, yabancılaşma, ilgi kaybı).
- E Kriteri (Aşırı Uyarılmışlık Belirtileri): En az iki aşırı uyarılmışlık belirtisinin (örn. öfke patlamaları, konsantrasyon güçlüğü, irkilme tepkisi) varlığı.
- Diğer Kriterler: Belirtilerin bir aydan uzun sürmesi, kişinin sosyal veya mesleki yaşamında belirgin sıkıntıya veya işlevsellik kaybına neden olması ve bu durumun başka bir tıbbi durumdan veya madde kullanımından kaynaklanmaması gerekir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu Riskini Arttıran Faktörler Nelerdir?
Bazı faktörler, bir bireyin travmatik bir olay sonrasında TSSB geliştirme olasılığını artırabilir. Bu faktörler, kişinin kırılganlığını artıran unsurlar olarak düşünülebilir:
- Travmanın Niteliği: Uzun süreli, tekrarlayan ve insan eliyle kasıtlı olarak yaratılan travmalar (işkence, istismar gibi) riski artırır.
- Geçmiş Deneyimler: Çocukluk çağı travmaları veya daha önce yaşanmış başka travmatik olaylar.
- Ruh Sağlığı Geçmişi: Kişisel veya ailesel olarak kaygı bozuklukları, depresyon gibi ruhsal rahatsızlık öyküsü.
- Sosyal Destek Eksikliği: Olay sonrasında aileden, arkadaşlardan veya toplumdan yeterli destek görememek.
- Ek Stres Faktörleri: Travma sonrası iş kaybı, ciddi yaralanma veya bir yakının kaybı gibi ek stres kaynaklarının varlığı.
- Bireysel Faktörler: Genetik yatkınlık ve kişinin olayları anlamlandırma biçimi de risk faktörleri arasında sayılabilir.
Hangi Olaylar Ruhsal Travmaya Yol Açar?
Ruhsal travmaya neden olabilecek olaylar oldukça çeşitlidir ve genellikle kişinin kontrolü dışındadır. Bu olaylar, bireyin güvenlik algısını temelden sarsar.
- Kişisel Travmatik Deneyimler: Ciddi trafik kazaları, fiziksel veya cinsel saldırı, ağır bir hastalık teşhisi, ani bir kayıp.
- Doğa ve İnsan Kaynaklı Felaketler: Depremler, seller, yangınlar, savaş, terör saldırıları.
- Tanık Olunan Olaylar: Başka birinin ciddi şekilde yaralandığına veya öldüğüne tanık olmak, bir şiddet olayını izlemek.
Unutulmamalıdır ki, bir olayın travmatik etkisi kişiden kişiye değişir. Aynı olayı yaşayan iki kişiden biri derin bir şekilde etkilenirken, diğeri daha hafif atlatabilir. Bu, tamamen bireylerin dayanıklılıkları ve başa çıkma mekanizmalarının farklılığıyla ilgilidir.
Travmayla Oluşan Ruhsal Bozukluklar
Şiddetli bir travma, zihinsel dengeyi bozarak TSSB dışında başka ruhsal bozuklukları da tetikleyebilir veya mevcut olanları şiddetlendirebilir. Travmanın şiddeti ve kişinin biyolojik yatkınlığı gibi faktörler, ortaya çıkacak tabloyu etkiler.
- Depresyon: Umutsuzluk, keder, enerji kaybı ve hayattan zevk alamama ile karakterize olan depresyon, TSSB ile en sık görülen durumlardan biridir.
- Kaygı Bozuklukları: Panik bozukluk, sosyal fobi veya yaygın anksiyete bozukluğu gibi durumlar travma sonrası gelişebilir.
- Dissosiyatif Bozukluklar: Kişinin kimlik, bellek veya gerçeklik algısında kopmalar yaşaması durumudur.
- Borderline Kişilik Bozukluğu: Duygusal dalgalanmalar, kimlik belirsizliği ve ilişkilerde istikrarsızlık gibi belirtilerle kendini gösterir.
- Madde Kullanım Bozuklukları: Kişi, travmanın yarattığı acıyı dindirmek için alkol veya uyuşturucu maddelere yönelebilir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu Ne Kadar Yaygındır?
Araştırmalar, TSSB’nin toplumda sanıldığından daha yaygın olduğunu göstermektedir. Kadınlarda görülme oranının erkeklere göre yaklaşık iki kat daha fazla olduğu belirtilmektedir. Bunun nedenleri arasında, kadınların yaşamları boyunca aile içi şiddet, cinsel istismar gibi travmatik olaylara daha fazla maruz kalma olasılıklarının olması gösterilmektedir. Ancak bu, erkeklerin TSSB yaşamadığı anlamına gelmez; savaş, kaza gibi travmalar erkeklerde de önemli bir risk faktörüdür.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nasıl Geçer?
“Travma Sonrası Stres Bozukluğu nasıl geçer?” sorusunun cevabı, profesyonel destek ve etkili tedavi yöntemlerinde yatmaktadır. Bu durum, kendi kendine veya zamanla geçiştirilebilecek bir sorun değildir. Aksine, müdahale edilmediğinde kronikleşebilir ve kişinin yaşamını daha da zorlaştırabilir. İyileşme süreci, doğru tanı konulmasıyla başlar. Ardından, bir ruh sağlığı uzmanı tarafından kişinin belirtilerinin şiddetine ve özel ihtiyaçlarına göre bir tedavi planı oluşturulur. Terapi ve ilaç tedavisi, bu sürecin temel taşlarıdır ve genellikle en iyi sonuçlar bu iki yöntemin bir arada kullanılmasıyla elde edilir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Tedavisi Nasıl Yapılır?
TSSB tedavisi, kişinin travmatik anılarla güvenli bir şekilde yüzleşmesini, onlarla ilgili olumsuz düşünce ve inançları değiştirmesini ve başa çıkma becerilerini güçlendirmesini hedefler. Temel tedavi yaklaşımları şunlardır:
- Psikoterapi: “Konuşma terapisi” olarak da bilinen bu yöntem, tedavinin temelini oluşturur. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) ve Uzun Süreli Maruz Bırakma Terapisi gibi kanıta dayalı yöntemler sıkça kullanılır. Bu terapiler, kişinin travmatik anının duygusal yükünü azaltmasına ve hayatının kontrolünü yeniden ele almasına yardımcı olur.
- İlaç Tedavisi: Özellikle depresyon, yoğun kaygı ve uyku sorunları gibi belirtileri yönetmek için antidepresanlar veya kaygı giderici ilaçlar reçete edilebilir. İlaç tedavisi, genellikle psikoterapiye destek olarak kullanılır.

TSSB ve Şema Terapi
Şema Terapi, özellikle çocukluk çağı travmaları gibi köklü sorunların neden olduğu TSSB vakalarında etkili olan bir terapi modelidir. Bu yaklaşım, kişinin bugünkü sorunlarının kökeninde yatan uyum bozucu şemaları (kalıplaşmış düşünce ve davranış örüntüleri) ve başa çıkma modlarını anlamaya odaklanır. Terapi, kişinin karşılanmamış temel duygusal ihtiyaçlarını fark etmesini ve bu ihtiyaçları daha sağlıklı yollarla karşılamayı öğrenmesini hedefler. Böylece, travmanın yarattığı derin yaraların iyileşmesi için bütüncül bir yol sunar.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu Testi
TSSB’nin teşhisi için kullanılan çeşitli ölçekler ve testler bulunmaktadır. Bu testler, “Travma Sonrası Stres Bozukluğu Soru Listesi” gibi bilimsel standartlara uygun araçlardır ve bir ruh sağlığı uzmanı tarafından uygulanır. Bu ölçekler, belirtilerin şiddetini, yoğunluğunu ve kişinin yaşamı üzerindeki etkisini objektif bir şekilde değerlendirmeye yardımcı olur. Ancak unutulmamalıdır ki, internette bulunan testler kendi başına bir tanı koymak için yeterli değildir. Doğru bir teşhis ve tedavi planı için mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
TSSB Ne Demek?
TSSB, Travma Sonrası Stres Bozukluğu’nun kısaltmasıdır. Kişinin hayatını tehdit eden veya ruhsal bütünlüğünü sarsan bir olay yaşadıktan sonra gelişen, sürekli stres ve kaygı haliyle karakterize bir zihin sağlığı sorunudur.
Travma sonrası stres bozukluğu ne kadar sürer?
TSSB’nin süresi kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterir. Bazı kişilerde belirtiler uygun tedavi ile birkaç ay içinde önemli ölçüde azalabilir. Ancak bazı durumlarda, özellikle tedavi edilmediğinde, belirtiler yıllarca sürebilir ve kronik bir hal alabilir. İyileşme süresi; travmanın şiddetine, kişinin aldığı sosyal desteğe ve en önemlisi doğru tedaviye ne kadar erken başladığına bağlıdır. Unutmayın, yardım aramak iyileşme yolundaki en cesur adımdır.



