Transkraniyal Manyetik Uyarım (TMS) Tedavisi: Beyne Manyetik Bir Dokunuş
Transkraniyal Manyetik Uyarım (TMS), diğer adıyla Transkaniyel Manyetik Uyarım Tedavisi (TMU), beyin hücrelerini uyarmak için kullanılan yenilikçi ve non-invaziv bir yöntemdir. Bu tedavide, özel bir cihaz aracılığıyla üretilen manyetik atımlar, kafanın belirli bölgelerinden doğrudan beyne gönderilir. Bu sayede, beyin hücrelerinin aktivitesi düzenlenerek çeşitli psikiyatrik ve nörolojik rahatsızlıkların tedavisinde etkili sonuçlar alınabilir.
TMS, 1985 yılından beri kullanılan ve 2008’de Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanan bir tedavi yöntemidir. Klinik araştırmalar, TMS’nin etkinliğini ve güvenliğini desteklemekte ve bu yöntemin popülaritesi giderek artmaktadır. TMS, özellikle ilaç tedavisine yanıt vermeyen veya ilaç kullanamayan hastalar için umut vadetmektedir.
TMS Tedavisi Nasıl Etki Eder?

TMS tedavisinin temelinde, beyindeki sinir hücrelerini uyararak veya baskılayarak işlev bozukluklarını düzeltmek yatar. Bu işlem, manyetik alanlar aracılığıyla gerçekleştirilir. MRI cihazlarında kullanılanlara benzer elektromıknatıslar, kafaya yerleştirilen bobinler aracılığıyla manyetik alan oluşturur. Bu manyetik alan, kafatasına veya saç derisine herhangi bir zarar vermeden doğrudan beyne nüfuz eder.
Uygulama sırasında elektromıknatıslar, sinir yollarında ve sinir hücrelerinde düzeltici etkiler sağlar. Amaç, dışarıdan beynin içindeki yapılara ulaşarak manyetik etkiyle elektriksel ve nörokimyasal işleyişi düzenlemektir. Bu sayede, ameliyatsız ve elektrotsuz bir şekilde beynin yapısına müdahale etmek ve nöronların aktivitesini düzenlemek mümkün olur.
- TMS, beyindeki sinir hücrelerinin aktivitesini artırabilir veya azaltabilir.
- Manyetik alanlar, beyindeki kimyasal dengesizlikleri düzeltebilir.
- TMS, sinir hücreleri arasındaki iletişimi güçlendirebilir.
- Tedavi, beyindeki belirli bölgelerin işlevselliğini iyileştirebilir.
- TMS, ilaç tedavisine yanıt vermeyen hastalara umut olabilir.
Bu tedavi yöntemi genellikle psikiyatristler tarafından ilaç tedavisi ve psikoterapiye ek olarak önerilir. Hastalar genellikle bir klinikte veya hastanede tedavi görürler.
TMS Tedavisi Süreci Nasıl İşler?
TMS tedavisi, hastanın uyanık olduğu ve anestezi gerektirmeyen bir işlemdir. Bir hekim tarafından uygulanan bu tedavi yönteminde ilk adım, hastaya bir bone giydirilerek gerekli ölçümlerin yapılmasıdır. Daha sonra, uyarılmaya ihtiyaç duyan beyin bölgesine işaret konulur. Bu işleme “haritalama” adı verilir.
İşaretlenen bölgelere elektromanyetik bobinler yerleştirilir ve uyarıcı darbeler için kapatılıp açılırlar. Hasta bu sırada hafif bir dokunma veya tıklatma hissi duyabilir. Gerekli manyetik enerji miktarını ayarlayabilmek için parmaklarda seğirme olana kadar manyetik doz yavaşça arttırılır. Bu işlem, her hastanın motor eşiği farklı olduğu için doğru dozu belirlemek amacıyla yapılır.
TMS Tedavisinin Aşamaları
Tedavi süreci boyunca semptomlardaki azalma veya karşılaşılan yan etki durumuna göre stimülasyonda değişikliklere gidilebilir. Uygulama sırasında kulak tıkacı kullanmak, olası rahatsızlıkları en aza indirmeye yardımcı olur. Bazı hastalarda tedavi sırasında kısa süreliğine kafa derisinde hafif bir rahatsızlık hissi oluşabilir.
Hastalığın türüne göre bazen sinir hücreleri uyarılırken bazen de aşırı aktif olan nöron gruplarının susturulması hedeflenir. TMS tedavisine başlamadan önce hastanın kullandığı ilaçları kesmesine veya doz azaltımına gitmesine gerek yoktur. Anestezi kullanılmadığı için hasta seans sonrasında günlük işlerine rahatlıkla devam edebilir.
TMS’nin Etkili Olduğu Alanlar
TMS tedavisinin etkili olduğu birçok rahatsızlık bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi, ilaç tedavisine yanıt vermeyen dirençli depresyon vakalarıdır. TMS, FDA tarafından özellikle depresyon tedavisinde onaylanmıştır ve bu alanda birçok klinik çalışma yapılmıştır.
Ayrıca, ilaç kullanamayan, kalp hastası olan, emziren anneler, hamileler, yaşlılar ve karaciğer rahatsızlığı olan bireyler için de TMS uygun bir seçenek olabilir. Psikiyatrik rahatsızlıkların tedaviye cevap vermediği durumlarda da TMS sıklıkla tercih edilir.
TMS Tedavisinin Uygulandığı Diğer Durumlar
- Negatif Belirtili Şizofreni
- Halüsinasyonla Giden Bozukluklar
- Bağımlılık
- Obsesif Kompulsif Bozukluk
- Alzheimer Hastalığı
- Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)
- Kronik Ağrı
- İnme Rehabilitasyonu
- Parkinson Rahatsızlığı
Bu listede yer alan rahatsızlıkların yanı sıra, bipolar bozukluk, sosyal fobi, panik atak, anksiyete, nöropatik ağrı, fibromiyalji, migren, şizofrenide işitsel varsanılar, yeme bozuklukları, kulak çınlaması (tinnitus) ve sigara bırakma gibi durumlarda da TMS tedavisinden fayda sağlanabilir.
TMS Tedavisi Ne Kadar Sürer?
TMS tedavisinin süresi her hasta için farklılık gösterir. Uygulama seanslar halinde yapılır. İlk seans genellikle bir saat kadar sürerken, ortalama seans süresi 15 ila 30 dakika arasında değişir. Toplam tedavi süresi ise genellikle 2 ila 6 hafta arasında sürer.
Tedavi genellikle her gün tek seans şeklinde uygulanır. Hastanın durumuna göre 20 ila 30 seans arasında tedavi gerekebilir. 15 seans uygulandıktan sonra doktor hastayı genel bir muayeneye alır ve tedaviyi sonlandırma veya devam etme kararı verir. TMS tedavisi yaptıranların yorumları incelendiğinde, genellikle tedavinin ikinci haftasında terapötik fayda hissedilmeye başlandığı görülmektedir.
TMS Tedavisinin Potansiyel Faydaları ve Avantajları
TMS tedavisi, birçok avantajı beraberinde getiren bir yöntemdir. En önemli avantajlarından biri, yan etkilerinin az veya neredeyse hiç olmamasıdır. Klinik araştırmalar, TMS’nin ilaç tedavisine göre daha yüksek bir başarı oranına sahip olduğunu göstermektedir. Ayrıca, tedavinin olumlu sonuçları genellikle bir hafta içinde gözlemlenmeye başlar, bu da terapötik etkisinin hızlı bir şekilde ortaya çıktığını gösterir.
Anestezi gerektirmemesi sayesinde hastaneye yatış yapılmasına gerek kalmaz ve ayakta tedavi sistemi uygulanabilir. Bu durum, özellikle hastaneye yatış gerektiren şiddetli psikiyatrik rahatsızlıklarda önemli bir avantaj sağlar. TMS tedavi yaptıranlar, bu özelliği sıklıkla tercih nedenleri arasında belirtirler. Emzirme ve hamilelik dönemlerinde güvenle kullanılabilmesi de TMS’nin bir diğer önemli avantajıdır. İlaç tedavisinde olduğu gibi tedaviye ara vermek gerekmez. Ayrıca, TMS vücuda doğrudan bir müdahale içermeyen non-invaziv bir yöntemdir.
Tedaviye dirençli kişilerde kullanılabilmesi ve terapötik ilişkiyi geliştirmeye yardımcı olması da TMS’nin önemli faydalarındandır. Hastanın kullandığı ilaçları kesmesine gerek kalmaması ve ilaca direncinin olup olmadığını belirlemek için ekstra zaman kaybının önlenmesi de TMS’nin pratik avantajları arasında sayılabilir. Tedaviye başlanıp bitirilmesi için kısa bir zaman dilimi yeterli olması ve protokollerin her hastanın spesifik tanısına göre değişerek en uygun tedavi yönteminin ayarlanabilmesi de TMS’nin kişiye özel tedavi imkanı sunmasını sağlar. Majör Depresif Bozukluk ve Bipolar Bozukluk gibi rahatsızlıklarda eşit oranda etkili olması ve hastaneye yatış süresini minimuma indirmesi de TMS’nin önemli katkılarıdır. Bu noktada, modern yaşamın getirdiği stres ve kaygıyla başa çıkmakta zorlanan bireyler için anksiyete ile başa çıkma yolları konusunda destekleyici bilgilere ulaşmak da önemlidir. Anksiyete ile başa çıkma yolları hakkında bilgi edinmek, TMS tedavisi gibi yöntemlerle birlikte kullanıldığında daha kapsamlı bir iyileşme süreci sağlayabilir.
TMS Tedavisinin Olası Yan Etkileri
TMS tedavisinin yan etkileri genellikle yok denecek kadar azdır. Orta ve hafif düzeyde yan etkiler görülebilmekle birlikte, en sık karşılaşılan yan etki hafif bir baş ağrısıdır. Bu baş ağrısı genellikle uygulamadan yaklaşık bir saat sonra geçer ve çoğu hastada 3-4 seanstan sonra hissedilmez hale gelir.
Uygulama esnasında alın bölgesinde hafif bir huzursuzluk hissi, denge kaybı veya yüzde karıncalanma gibi durumlar yaşanabilir. İşitme problemi geçmişi olan hastalarda nadiren duyma kaybı oluşabileceği bildirilmiştir. Ancak bu konuda yapılan araştırmalar, işitme eşiğinde kayda değer bir değişim olmadığını göstermiştir. Yaşlı hastalarda veya daha önce duyma kaybı yaşayan hastalarda bu konuya daha dikkat edilmelidir. Ayrıca, uyarım esnasında kulak tıkacı kullanmak önemlidir. Bipolar hastalarda ise nadiren mani gözlemlenebilir.
TMS sırasında en çok korkulan yan etki epileptik nöbet geçirmektir. Ancak, uygun protokoller izlendiğinde bu risk yok denecek kadar aza indirgenir. Bu nedenle, TMS tedavisi alanında uzman ve deneyimli bir hekim tarafından uygulanmalıdır.
TMS Tedavisi: Sıkça Sorulan Sorular
TMS tedavisi hakkında en çok merak edilen konuları ve cevaplarını bu bölümde bulabilirsiniz:
Transkraniyal Manyetik Uyarım Cihazı, hastanın kafasına geçirilen bir bone yardımıyla elektromanyetik bobinlerden beyindeki depresyon bölgesindeki sinir hücrelerini uyaran manyetik bir nabız verilmesi sonucu çalışır. Bu uyarılar, beyin hücrelerinin aktivitesini düzenleyerek depresyon semptomlarını hafifletmeye yardımcı olur.
TMS tedavisi hem devlet hastanelerinde hem de özel sağlık kurumlarında uygulanmaktadır. Kapsamlı bir özel sağlık sigortasına sahipseniz, TMS tedavi ücreti bu sigorta kapsamında değerlendirilebilir. TMS tedavi fiyatları hastalıktan hastalığa ve uygulanan protokollere göre değişkenlik gösterir. Farklı paketler şeklinde sunulan TMS tedavileri hakkında detaylı bilgi almak için sağlık kuruluşlarıyla iletişime geçebilirsiniz.
TMS tedavisi, uzun dönem depresyonla mücadele eden kişilerde 20 yılı aşkın süredir kullanılan bir tedavi yöntemidir. İlaç kullanımından kaynaklanan libido düşüklüğü, iştahsızlık, sık duygu değişimi gibi yan etkilerden kurtulabilmek için doktorların tavsiyesi sonucu başlanabilir. İşlem sonrasında yatış yapmanıza gerek kalmadan taburcu olursunuz. TMS tedavisi, Ankara gibi büyük şehirlerde rahatlıkla ulaşılabilir bir yöntemdir.
TMS tedavisi sonrası doktorunuz tarafından sürekli ilaç ve standart depresyon bakımı tavsiye edilebilir. Böylece semptomların geri dönmemesi için tedaviye devam edilebilir. TMS tedavisinin ardından depresyon düzelir ancak sonrasında başka bir atak gerçekleşirse TMS tedavisi tekrarlanabilir. Bu yönteme yeniden indüksiyon denir. TMS tedavisi genellikle uzun süreli bir rahatlama sağlar, ancak bazı durumlarda tekrarlayan seanslar gerekebilir. Ayrıca, modern yaşamın tükenişi gibi faktörlerin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini de göz önünde bulundurmak önemlidir. TMS tedavisi ile birlikte yaşam tarzı değişiklikleri ve stres yönetimi teknikleri de uygulanarak daha kalıcı sonuçlar elde edilebilir.
6 hafta süren bir Transkraniyal manyetik uyarım tedavisi sürecinin ardından 3 yıla yakın bir süre hastalık tekrarlamadan gündelik hayatlarına devam eden hastalar vardır. Eğer hastalık relaps(tekrar) ederse tedavi süreci yinelenebilir. Üstelik tedavi süreci ilk tedaviden 1-2 hafta kadar kısa sürer. Modern tedavi yöntemleri ile depresyon sorununuzdan bir an evvel kurtulmak sizin elinizde.
TMS ile Hayata Yeniden Başlayın
TMS tedavisi, beyne manyetik bir dokunuşla yeni bir başlangıç yapma fırsatı sunar. İlaç tedavisine yanıt vermeyen veya ilaç kullanamayan kişiler için umut vadeden bu yöntem, depresyon, anksiyete ve diğer psikiyatrik rahatsızlıkların tedavisinde etkili sonuçlar sağlayabilir. Uzman bir hekim tarafından uygulandığında güvenli ve konforlu bir tedavi süreci sunan TMS, yaşam kalitenizi artırmanıza ve hayata yeniden bağlanmanıza yardımcı olabilir.
Yöntem hakkında daha fazla bilgi almak ve TMS tedavisi için uygun olup olmadığınızı öğrenmek için bir uzmana danışmanız önemlidir.



