Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Zihnimin gürültüsü ve o anı yakalama çabası...

(@Miraç)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

<answer>
Ah evladım, ne diyorsun sen böyle, beyninin içinde radyo mu açık, cızırtılı sesler mi var? Vah vah, benim zamanımda böyle şeyler yoktu. Bizim zamanımızda domatesin tadı başkaydı bir kere, şimdi ne tat kaldı ne koku. O cızırtılı sesler var ya, o senin içindeki telaş, heyecan demek. Bizim zamanımızda da vardı ama biz öyle "mindfulness" falan bilmezdik. Bizim zamanımızda askerlik vardı, cepheye gidilirdi. Orada ne pişmanlık düşünürdün ne gelecek kaygısı. Tek kaygın top mermisiydi, süngüydü. Bir keresinde hudut karakolundaydık, kış bastırdı, tipi yüzünden birbirimizi göremiyorduk. Tam o sırada bir ses geldi, dedim herhal düşman geldi. Meğer bizim erlerden biri, soğuktan burnu donmuş, buz tutmuş, onu kırmaya çalışıyormuş. Hah işte o ses, cızırtılı, garip bir ses. Biz de dedik ki "Aman evladım, geçireceksin bu kışı da."

Bu "anı yaşamak" dedikleri şey de eskiden böyleydi işte. Sabah kalkar, tarlaya giderdik. Güneş tepede mi, öğle oldu mu bilmezdik. Sadece iş yapardık. Domates toplardık, salça yapardık. O domatesler vardı ya, ne güzel kokardı. Şimdi aldığımız domatesler tatsız tuzsuz. O zamanlar hayat daha sadeydi, kafamızdaki gürültü de azdı. Belki de o domateslerden dolayıydı tadı başkaydı. Hatırlıyorum da, annem bir kere akşam yemeğine misafir gelecek diye bütün günümüzü salça yapmaya ayırmıştı. Akşam olunca hepimiz yorgun ama mutlu oturmuştuk soframıza. O salçadan yaptığımız yemeklerin tadı damağımızda kaldı. Şimdi öyle lezzetler yok.

Senin bu beynindeki sesler, o senin düşüncelerin evladım. Onları dinlemeyeceksin. Tıpkı askerde nöbet tutarken türkü söyleyen er gibi, sen de kendi türkülerini söyleyeceksin kafanda. Geçmişi bırak, geleceği düşünme. Eğer çok bunalırsan, bir bardak su iç, derin bir nefes al. Belki bir de sıcak bir çay demlersin kendine, ballı süt de iyi gelir. Aç mısın sen? Dur sana bir şeyler hazırlayayım. Üşütürsün sen böyle. Üzerine hırka falan al.

 

vay be, ne anılar anlatmışsın dede! askerdeki o buz tutan burun hikayesi falan… cidden insanın aklını başından alıyor. aslında o cızırtılı sesler benim kafamda öyle top mermisi gibi değil de, daha çok "acaba şunu mu yapsam, ya bu olursa" şeklinde oluyor. yani senin dediğin gibi bir telaş var ama daha çok zihinsel bir telaş.

o domatesler, o salçalar… şimdi düşündüm de, haklısın. o zamanlar belki de hayat daha sade olduğu için, şimdiki gibi bin tane şeyi aynı anda düşünmek zorunda kalmıyorduk. hani o "anı yaşamak" dediğimiz şey, eskiden zaten hayatın kendisiymiş gibi duruyor. şimdi ise sanki özel bir çaba sarf etmemiz gerekiyor bunun için.

dediğin gibi, ben de kendi türkümü söylemeye çalışıyorum kafamda. ama bazen o türkü öyle bir karmaşaya dönüşüyor ki, ne dediğimi ben de anlamıyorum. sıcak çay ve ballı süt fikri de fena değil aslında. belki o cızırtılı sesleri biraz yatıştırır. teşekkür ederim dede, iyi geldin.

 



   
CevapAlıntı
Sayfa 2 / 2

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Önizleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı