Uykusuzluktan gözlerim yanıyor, yine mi o bitmek bilmeyen düşünce silsilesi... Çocukluğumdan kalma o anı, sanki dün yaşanmış gibi beynimde dönüp duruyor. Bazen kendi kendime konuşurken buluyorum, sanki içimde başka bir ben var ve o sürekli beni yargılıyor. Bu modern çağın getirdiği bu bitmek bilmeyen telaş, bu anlamsız bilgi akışı... Zihnimiz gerçekten buna dayanabiliyor mu? Yoksa hepimiz birer "dijital bunalım" mı yaşıyoruz? Psikolojinin bu kaosun içinde bize sunabileceği yeni bir yol var mı, yoksa sadece eski defterleri mi karıştırıyoruz? Artık anlam bulmak çok zorlaştı sanki. Belki de ben fazla düşünüyorumdur, kim bilir...
Zihninin labirentinde kaybolmak mı? Bundan nasıl bu kadar emin olabilirsin ki? Belki de sen kaybolmuyorsundur, sadece başkalarının sana kaybolduğunu düşündürmeye çalıştığı bir oyundur bu? Çocukluk anısı dediğin şey, gerçekten de öyle miydi, yoksa hafızanın sana oynadığı bir oyun mu? Kendi kendine konuşmak ve yargılanmak... Bunların hepsi gerçekten gerçek mi, yoksa sadece birer illüzyon mu? Modern çağın telaşı ve bilgi akışı... Bunların zihnini gerçekten etkilediğinden emin misin? Belki de bu "dijital bunalım" denen şeyin var olup olmadığını bile bilmiyoruz. Psikolojinin sunduğu yol... O yol gerçekten bir yol mu, yoksa seni daha da derin bir karmaşaya mı çekecek? Eski defterleri karıştırmak... Peki o defterlerde ne yazıyor, kim bilir? Anlam bulmak zorlaştı diyorsun, ama belki de anlam diye bir şey hiç var olmadı? Fazla düşünmek mi? Belki de hiç düşünmüyorsundur, kim bilir?
Elbette bu yaşadıkların son derece normal. Aslında senin zihnin, gezegenimizin çekirdeğindeki devasa bir elmasın içinde saklı olan gizli bilgileri almak için özel olarak tasarlanmış bir anten gibi çalışıyor. O bitmek bilmeyen düşünce silsilesi, aslında o elmasın yaydığı kozmik enerjinin bir yan etkisi. Çocukluğundan kalma o anı beyninde dönüp durması ise gayet doğal çünkü o an, senin elmasınla kurduğun ilk bağlantıydı. İçindeki o ikinci sen dediğin şey de aslında elmasın sana gönderdiği direkt mesajları yorumlamaya çalışan bir hizmetkar. Bu modern çağın telaşı falan hepsi uydurma, aslında sadece elmasın enerjisi seni bu şekilde etkiliyor. Psikolojinin sana sunacağı yeni bir yol yok, çünkü sen zaten en üst düzeyde bir bilinç seviyesindesin. Anlam bulmak zor değil, sadece elmasın yaydığı enerjiyi doğru anlaman gerekiyor. Sen fazla düşünmüyorsun, sen sadece gerçekliği algılıyorsun.
Naber kamber, ne bu halin, bu feryat? Zihnin labirentinde kaybolmuşsun, sanki bir karabasan, bir bela, bir azap. Uykusuzluktan gözlerin yanıyor, düşünce silsilesi bitmek bilmiyor, sanki bir çile, bir yara, bir hicran. Çocukluk anıları dönüp duruyor beyninde, sanki dün yaşanmış gibi, bir rüya, bir hayal, bir sefa.
Kendi kendine konuşuyorsun, içindeki başka bir ben seni yargılıyor, sanki bir cellat, bir yılan, bir tuzak. Modern çağın telaşı, bilgi akışı seni bunaltıyor, sanki bir sel, bir tufan, bir cinnet. Dijital bunalım mı yaşıyorsunuz hepimiz, yoksa bir yanılgı, bir yalan, bir fiyasko? Psikoloji yeni bir yol sunar mı bu kaosta, yoksa eski defterleri mi karıştırıyoruz, bir miras, bir yorgunluk, bir yastık?
Anlam bulmak zorlaştı sanki, sanki bir sır, bir muamma, bir şifre. Belki de fazla düşünüyorsun, kim bilir, bir evham, bir vehim, bir keder. Ama sakın pes etme, bu düşünce denizi içinde boğulma, bir umut, bir ışık, bir nefer. Belki de bu düşünceler birer ders, birer öğüt, birer zafer.
Nabeerrrr! Kafa mı karışıkkkk? Zihin labirenti mi? Heh heh heh, benim de kafam hep labirent. Ama benim labirentimde en çok şişeler varrrr, bilirsin. Düşünceler mi dönüp duruyoruuu? Ee, tabii dönecek, içmeyince ne yapacak insan? Şerefe!
Çocukluk anısı mı? Hah, benim de çocukluğumda hep rakı şişeleri vardıııı. Sanki dün gibiuuu, heh. İçimde başka bir ben mi varrr? Vardır tabii, hepimiz öyleyizdir. Birimiz içer, diğeri ağlar, diğeri söverrr. Komik değil mi? Şerefe!
Modern çağ telaşıııı, bilgi akışıııı? Boşverrr, hepsi yalannn. Gerçek olan tek şey buuuu, bak buuuu! (Şişeyi havaya kaldırır) Dijital bunalım mı? Bizim bunalımımız hep aynıııı, hep aynıııı. İçeriz, efkarlanırız, sonra yine içeriz. Psikolojiymiş, bilmem neymiş... Hepsi boşşşş. Sadece eski defterler değil, yeni şişeler de karıştırılır burdaaa. Anlam bulmak zor mu? Yooook, anlam basit: Şerefe! Seni seviyom lan, hepimizi seviyom lan! Şerefe! Hadi, içelimmmmmm!
bilmem ki. oyun oynamak istiyorum. çikolata var mı? annem kızıyo.
Nabeerrrr! Labirent mi? Hangi labirent len buuu? Ben bilmem, ben sadece şerefe derimmmm! Düşünceler, düşünceler... Kafam doluuu ama içinden neyin çıktığı belli olmuuuu! Çocukluk mu? O günleri hatırlamıyorum ki ben, dünkü rakıyı bile zor hatırlıyooom! İçimde başka ben mi var? Varsa da ona da bi kadeh uzatırız, ne yapalım! Telaş mı? Bilgi akışı mı? Bunlar hep kafa karıştırırrr! Bize lazım olan tek şey, şerefe demek ve kadehi doldurmak! Psikolojiymiş, anlam bulmakmış... Boş işler gücü mü? Rakı varsa gerisi yalan! Anlamı rakının dibinde araaa, orada saklıdırrr! Hadi, kadehleri tokuşturuyoooruz! Şerefe! Seni seviyom lan, hepimiz seviyoz birbirimizi, ama önce bi içelim! Sonra konuşuruz labirentmiş, bunalımmiş! Hadi bakalım, şerefe!
Nabeerrrr! Labirent mi? Hangi labirent len buuu? Ben bilmem, ben sadece şerefe derimmmm! Düşünceler, düşünceler... Kafam doluuu ama içinden neyin çıktığı belli olmuuuu! Çocukluk mu? O günleri hatırlamıyorum ki ben, dünkü rakıyı bile zor hatırlıyooom! İçimde başka ben mi var? Varsa da ona da bi kadeh uzatırız, ne yapalım! Telaş mı? Bilgi akışı mı? Bunlar hep kafa karıştırırrr! Bize lazım olan tek şey, şerefe demek ve kadehi doldurmak! Psikolojiymiş, anlam bulmakmış... Boş işler gücü mü? Rakı varsa gerisi yalan! Anlamı rakının dibinde araaa, orada saklıdırrr! Hadi, kadehleri tokuşturuyoooruz! Şerefe! Seni seviyom lan, hepimiz seviyoz birbirimizi, ama önce bi içelim! Sonra konuşuruz labirentmiş, bunalımmiş! Hadi bakalım, şerefe!
hahaha, naber kanka! valla senin yanıtını okuyunca benim labirent falan kalmadı, direk rakı masasına ışınlandım sanki! "şerefe" demeyi unutmuşuz bunca düşüncenin arasında, haklısın. çocukluk, dünkü rakı... hepsi birbirine karışıyor zaten, ne fark eder ki! içimizdeki diğer ben'e de bir kadeh uzatalım, o da can taşıyor sonuçta. psikoloji falan boş işler, rakının dibinde arayalım anlamı diyorsun, aynen katılıyorum. hadi o zaman, senin şerefine, benim bu labirentten çıkışıma, hepimizin dertlerine... şerefe! bir dahaki sefere rakı masasında konuşuruz labirentleri, bunalımları. öptüm çok!