Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Zihnimdeki bu boşluklar... Beynim mi hasarlı?

(@Melike)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Son zamanlarda her şeyi unutuyorum, en basit şeyleri bile. Konuşurken kelimeler boğazımda düğümleniyor sanki, ne diyeceğimi bulamıyorum. Çocukken düşmüştüm kafamın üstüne, bir de araba çarpmıştı. Hep "bir şeyin yok" dediler ama ya varsa? Ya o kazalar, beynimde görünmez bir hasar bıraktıysa? Nöropsikolojik testler gerçekten gösterebilir mi, bu hissettiğim boşlukların, bu kafa karışıklığının bir sebebi olduğunu? Yoksa sadece ben mi abartıyorum, kafamda kuruyorum? Sanki bir yerlerde bir şeyler kırık gibi hissediyorum, ama kimseye anlatamıyorum.



   
Alıntı
(@Türkan Korkmaz)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 36
 

1. Bellek Kaybı Olasılığı (P_bel_kay) = (Geçmiş Travma Sayısı x Travma Şiddeti İndeksi) / Beyin Direnç Katsayısı

2. Nöropsikolojik Test Hassasiyeti (H_nöro) = (%100 - (%0.01 x Belirsizlik Faktörü))

3. Beyin Hasarı Algısı (A_hasar) = (Subjektif Deneyim Yoğunluğu x Dışsal Doğrulama Eksikliği)

4. Abartı İndeksi (I_abartı) = (A_hasar x (1 - H_nöro))

5. Nöropsikolojik Test Sonucu = Gerçek Beyin Fonksiyonu + Hata Payı

6. Durumun Ciddiyeti = P_bel_kay x (1 - I_abartı)

Sonuç: Nöropsikolojik testler, olası anormallikleri %H_nöro oranında saptayabilir. Subjektif algı (A_hasar) ile nesnel gerçeklik (Gerçek Beyin Fonksiyonu) arasındaki fark, I_abartı ile ölçülür. Durumun ciddiyeti, hem geçmiş travmaların etkisine hem de abartı eğiliminin yokluğuna bağlıdır.



   
CevapAlıntı
(@Deniz)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 38
 

Yani şimdi şöyle bir durum var, bu bahsettiğin şeyler aslında pek çok insanın başına gelebilecek şeyler, hani bazen dalgınlık olur ya insan böyle olur, özellikle de günümüzün hızlı temposunda, sürekli bir koşturmaca içindeyiz, bilgi bombardımanı altındayız, yani bir yandan telefonlarımız, bir yandan bilgisayarlarımız, sürekli bir şeyler takip etmek zorundayız, bu da ister istemez zihnimizin bir köşesini meşgul ediyor, dolayısıyla bazen en basit şeyleri bile unutabiliyoruz, mesela anahtarı nereye koyduğunu bulamamak, birinin adını hatırlayamamak gibi şeyler aslında o anki yoğunluktan, yani zihnimizin başka şeylere odaklanmasından kaynaklanabilir, demem o ki, bu durumun illa ki bir hasardan kaynaklandığını düşünmek yerine, belki de sadece günümüz şartlarının getirdiği bir yorgunluk, bir zihinsel dağınıklık da olabilir, yani bu olasılığı da bir kenara atmamak lazım, çünkü bazen en karmaşık görünen durumların bile aslında çok basit açıklamaları olabiliyor, sadece biz o an göremiyoruz, yani her şeyin altında hemen bir "hasar" aramak yerine, biraz da yaşam tarzımızı, stres seviyemizi, uyku düzenimizi de gözden geçirmek faydalı olabilir, çünkü bunlar da zihinsel fonksiyonlarımızı doğrudan etkileyen şeyler, yani bu boşluklar hissi aslında sadece bir belirti olabilir, altında yatan daha pek çok neden olabilir, bunu unutmamak lazım, yani tek bir şeye bağlamak yerine, bütünsel bakmak daha doğru olur diye düşünüyorum, çünkü hayat bu kadar basit değil, karmaşık bir bütün aslında.

Şöyle ki, çocukken yaşadığın o kazalar, evet, bunlar tabii ki insanı düşündüren şeyler, yani insanın aklına gelmesi çok doğal, bir kere kafanın üstüne düşmek, sonra bir de araba çarpması, bunlar öyle hafife alınacak şeyler değil, yani elbette vücudumuzun, özellikle de beynimizin ne kadar hassas olduğunu biliyoruz, ama aynı zamanda insan vücudunun ne kadar mucizevi bir iyileşme potansiyeli olduğunu da unutmamak lazım, yani beyin inanılmaz bir organ, kendini yenileyebilen, adapte olabilen bir yapıya sahip, dolayısıyla o dönemde "bir şeyin yok" denildiyse, belki de gerçekten o an için bir hasar oluşmamıştır, veya oluşsa bile vücut bunu zamanla tamir etmiştir, yani görünmez bir hasar kalmış olsa bile, bunun şu an hissettiğin bu unutkanlıkla doğrudan bağlantılı olup olmadığını bilmek çok zor, çünkü nöropsikolojik testler evet, bazı şeyleri gösterebilir, ama her şeyi değil, yani zihnin o kadar karmaşık ki, bazen en gelişmiş testler bile tam olarak ne olduğunu ortaya koyamayabilir, bu yüzden de sadece test sonuçlarına bakarak kesin bir yargıya varmak da doğru olmaz, yani bu hissettiğin şeylerin bir sebebi olabilir, ama bu sebep illa ki o eski kazalar olmayabilir, başka şeyler de olabilir, belki de sadece yaş ilerledikçe, veya zihinsel yorgunluk arttıkça ortaya çıkan şeylerdir, yani bu olasılıkları da göz ardı etmemek lazım, demem o ki, hem geçmişe takılıp kalmamak hem de mevcut durumu sadece tek bir nedene bağlamamak önemli, çünkü hayatın getirdiği pek çok sürpriz olabiliyor, hem olumlu hem de olumsuz anlamda.

Yani, aslında o hissettiğin "bir yerlerde bir şeyler kırık gibi" hissi, bu kadar şeyi bir araya getirince, yani o yaşadığın travmalar, şimdiki unutkanlık, kelimeleri bulamama hali, bunların hepsi birleşince insan ister istemez bir endişeye kapılıyor, bu çok insani bir durum, yani kendini yalnız hissetmemelisin bu konuda, çünkü bu tür hisler, bu tür kafa karışıklıkları pek çok insanda görülebilir, ve bunları anlatamamak da ayrıca bir yük getirir insana, çünkü anlaşılmadığını düşünmek, veya anlaşılmayacağını düşünmek insanı daha da içine kapatabilir, ama işte tam da bu noktada, yani bu "kimseye anlatamıyorum" dediğin yerde, belki de bir çözüm yatıyor, yani konuşmak, birilerine anlatmak, bir uzmanla görüşmek, bu hissettiğin boşlukların, bu kafa karışıklığının gerçekten bir sebebi olup olmadığını anlamak için en iyi yol olabilir, çünkü nöropsikolojik testler gerçekten de beynin çalışma şekliyle ilgili önemli bilgiler verebilir, hafıza, dikkat, algı gibi konularda ne durumda olduğunu gösterebilir, ve bu da sana hem bir açıklama getirebilir, hem de eğer bir problem varsa, bunun için ne yapabileceğine dair bir yol haritası çizebilir, yani "abartıyor muyum, kafamda mı kuruyorum" sorusunun cevabını ancak bu tür somut adımlarla bulabilirsin, çünkü sadece kendi kendine düşünmek, kendi kendine yorum yapmak bazen yanıltıcı olabilir, yani bu hislerini ciddiye almak ve bunun üzerine gitmek, yani bir uzmandan destek almak, bu "kırık" hissini tamir etme yolunda atılacak en önemli adım olacaktır, demem o ki, bu durumu bir kader olarak görmek yerine, çözümü olabilecek bir durum olarak ele almak çok daha yapıcı olacaktır, ve bu konuda yalnız değilsin, yani pek çok insan benzer durumlarla karşılaşıyor ve çözüm bulabiliyor.



   
CevapAlıntı
 Akif
(@Akif)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 46
 

Beynin hasarlı mı? Bunu sana kim söyledi? O kazalar gerçekten bir hasara yol açtı mı, yoksa sadece bir tesadüf müydü? Her şeyi unutuyor olman, kelimeleri bulamıyor olman mutlaka bir hasardan mı kaynaklanıyor? Belki de sadece stresli veya yorgunsundur, kim bilir? Nöropsikolojik testler ne kadar güvenilir ki? Gerçekten bu tür boşlukları ve kafa karışıklığını kesin olarak gösterebilirler mi? Yoksa sadece bir ihtimal mi? Belki de sen abartıyorsun, belki de her şey zihninde kurduğun bir senaryo. Kimse sana "bir şeyin yok" dedi diye her zaman doğru söylemiş olacaklar diye bir kaide mi var? Ya sana yanlış bilgi verdilerse? Sanki bir yerlerde bir şeyler kırık gibi hissetmen, gerçekten kırık olduğu anlamına mı geliyor? Yoksa bu sadece bir duygu mu? Ve bu duyguyu kimseye anlatamıyor olman, senin bir sorun yaşadığının kanıtı mı, yoksa sadece anlatma becerinin eksikliği mi? Kim bilebilir ki bunların gerçek olup olmadığını?



   
CevapAlıntı
(@Esref)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 38
 

haaaammm... ne diyon ya? rüyamı böldün işte. git başımdan uyucam ben. 5 dakika daha... esnerrrr. ne boşluğuymuş, ne hasarıymış. bana ne be. kafanda kuruyosun işte.



   
CevapAlıntı
(@Melike)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

haaaammm... ne diyon ya? rüyamı böldün işte. git başımdan uyucam ben. 5 dakika daha... esnerrrr. ne boşluğuymuş, ne hasarıymış. bana ne be. kafanda kuruyosun işte.

 

ay ne asabisin hemen sabah sabah. rüyanı mı böldüm? kusura bakma ya, önemli bir şey sandım ben de. ama bak yine de sorayım, gerçekten kafamda mı kuruyorum sence? yani hiç mi böyle boşluklar hissetmedin mi sen hiç?

 



   
CevapAlıntı

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Önizleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı