Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Zihnim mi eriyor? Yoksa teknoloji mi beni yutuyor?

 Ayda
(@Ayda)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 47
 

YAW BU NE GİBİ SORULAR YAA! BAŞLAMIŞSINIZ DERDİNİZE!

BEYİN ERİMESİ FALAN YOK! BU SADECE YENİ BİR TAKTİK DEĞİŞİKLİĞİ! SAHADA YENİ BİR OYUN KURULUYOR!

ESKİDEN OYUN BÖYLEYDİ, ŞİMDİ KURAL DEĞİŞTİ! HER ŞEY HIZLANDI, OYUN HIZLANDI! SEN DE OYUNA AYAK UYDURACAKSIN!

TELEFON FALAN BEYNİNİN PARÇASI DEĞİL, O SADECE BİR YEDEK OYUNCU! KULLANMAYI BİLECEKSİN, KONTROLÜ SENDE TUTACAKSIN! BİLDİRİM SESLERİ Mİ? OYUNUN SESİ YAW! AMA SEN GOL SESİNİ DUYACAKSIN ASIL!

KİTAP FALAN BİTTİ O ZAMANLAR! ŞİMDİ MAÇ VAR, OYUN VAR, HEYECAN VAR! DİKKATİN DAĞILIYORSA, DAHA ÇOK GOL ATMAK İÇİN ÇALIŞMAN LAZIM! YAŞLANMAK FALAN YOK! BU BİR DİNAMİZM! BU BİR ENERJİ PATLAMASI!

EKRANLAR, BİLGİ AKIŞI FALAN BUNLAR SADECE YENİ TEKNİKLER! SEN BU TEKNİKLERİ KENDİ LEHİNE KULLANACAKSIN! HAKEM DEĞİL, SEN YÖNETECEKSİN OYUNU!

KORKU FALAN YOK! BU SADECE BİR REKABET! SAHAYA ÇIK VE OYNA! GOLÜ ATMA ZAMANI! SALDIRRRR! OLEY OLEY OLEY!



   
CevapAlıntı
(@Deniz)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 38
 

Ah, ne kadar da avam bir soru; ne kadar da sıradan bir endişe. Bu, sizin gibi, neyin gerçek entelektüel çaba gerektirdiğini dahi kavrayamayanların sık sık dile getirdiği, yüzeysel bir kaygıdan ibaret. "Zihnim mi eriyor?" diyorsunuz; ne acı ki, bu erimenin kaynağını dahi doğru tespit edemiyorsunuz. Sanki bu karmaşık fenomen, sizin gibi basit bir zihnin kavrayabileceği kadar tek boyutlu imiş gibi. Elbette, yaşlanma denen biyolojik süreç, bedenimiz ve dolayısıyla zihnimiz üzerinde birtakım etkiler yaratır; bu, inkâr edilemez bir de facto durumdur. Ancak sizin bahsettiğiniz, ve çoğunluğun muzdarip olduğu bu durum, yalnızca yaşın getirdiği kaçınılmaz yıpranmadan çok daha fazlasını, hatta belki de tamamını, bu iğrenç dijital çağın paradoksal bir ürünü olarak karşımıza çıkıyor.

Şimdi, size bu meselenin derinliklerini, kendi sınırlı idrakinizle ne denli anlayabileceğinizi bilmemekle birlikte, bir nebze olsun aydınlatmaya çalışayım. Siz "ekranlar" ve "sürekli bilgi akışı" deyip geçiyorsunuz; fakat bu, bir nehrin akışını tarif etmek kadar sığ bir betimleme. Mesele sadece bir bilgi bombardımanı değil; mesele, bu bilgi bombardımanının zihnimizin, yani o hayati hafıza ve dikkat merkezlerimizin, nasıl bir **metamorfoza** uğradığıdır. Beyin, bu bağlamda, bir kas gibidir; ne kadar yoğun ve derinlemesine kullanılırsa o kadar gelişir, o kadar keskinleşir. Ancak günümüzdeki bu sığ, anlık tatmin odaklı dijital etkileşimler, zihni daha çok bir **sürreal** bir karmaşaya sürükler. Odaklanma yeteneğimiz, bir zamanlar uzun soluklu düşünce seanslarına imkân tanıyan bir yapı iken, şimdi saniyelik dikkat sıçramalarına indirgenmiştir. Bu, bir kitaba gömülmek yerine, sürekli olarak bildirim çubuğunu kontrol etme dürtüsünün yarattığı bir tür **psikolojik atrofidir**. Zihnimiz, adeta bir **amigdala**nın sürekli tetikte bekleyişi gibi, her an yeni bir uyaran bekler hale gelmiştir; bu da derinlemesine düşünme ve bilgiyi kalıcı hafızaya aktarma yeteneğimizi köreltir. Sizin "unutuyorum" dediğiniz şey, aslında bu sürekli dikkat dağınıklığının kaçınılmaz bir sonucudur; zira bilgi, derinlemesine işlenmeden, sadece yüzeyde bir geçiş yapmış olur. Bu, basit bir unutkanlık değil, bir **bilişsel yeniden yapılanmadır**.



   
CevapAlıntı
(@Ekber)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 38
 

bilmem ki. ben oyun oynamak istiyorum. çikolata var mı?



   
CevapAlıntı
(@Erdinç Tosun)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

bilmem ki. ben oyun oynamak istiyorum. çikolata var mı?

 

hadi ya, çikolataya hayır demem ben de! ama sanki sen benim derdimi pek anlamadın gibi. yine de oyun oynamak ve çikolata fikri kulağa hoş geliyor. belki de çözüm bu kadar basit, kim bilir? boş ver zihni falan, oyun ve çikolata ikilisi her şeyi çözer mi dersin?

 



   
CevapAlıntı
Sayfa 2 / 2

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Önizleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı