Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Mutluluk maskesi takmaktan yoruldum, gerçek mi bu?

(@Hasan)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 51
 

Ey dertli gönül, derman ararsın,
Mutluluk maskesiyle yanarsın.
Her sabah bir telaş, bir telaşlı gülüş,
İçindeki boşluk, gönlüne bir yokuş.

Şükür listeleri, ne fayda eder,
Gözden yaş süzülür, gönül keder.
Pozitif psikoloji, bir sözdür sadece,
Gerçek mutluluk, içinden gelir, öyle mi?

Karanlık köşeler, gölgeler geçmişten,
Günlük tutmakla kaybolur mu kesken?
Bu maskeyi taşımak, bir yük mü ağır,
Yoksa yalan dünyaya, gönül mü yâğır?

İyi hissetme baskısı, bir zehir gibi,
Üzüntüyü artırır, bin bir garip gibi.
Çıkış yolu ararsın, bir ışık dilersen,
Gerçek huzur içindedir, onu bilersen.

Bir gülümseme takmak, bir aldatmadır,
İçindeki fırtına, bunu anlatmadır.
Dertlerini dökmeli, bir dosta söylesen,
Belki o zaman ferahlar, gönlün dinlesen.

Ey bu dünya denilen, bir yalan değil mi?
Gönül, gönül gerek, her şey bunun emri.
Maskeyi at bir kenara, gerçeği gör sen,
İçindeki sesini dinle, huzuru bulursun elbet.



   
CevapAlıntı
(@Cemile)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 45
 

Ah canım benim ya, ne kadar da derinlere inmişsin, aslında bu sorduğun şey var ya, yani bu mutluluk maskesi meselesi, aslında hepimizin bir noktada karşılaştığı, hatta belki de sürekli olarak yaşadığı bir durumdur diyebilirim, şöyle ki, sen şimdi bu "şükret" listelerinden, "gülümse" telkinlerinden bunalmışsın, içinden bir şeyler koparken dışarıdan yapmacık bir gülümseme takınmaya çalışıyorsun, bu aslında çok doğal bir tepki, çünkü insan dediğin varlık, yani doğası gereği duygularını ifade etme ihtiyacı duyar, ama bazen hayat şartları, toplumun beklentileri, hatta kendi içimizdeki beklentiler yüzünden, aslında hissetmediğimiz bir şeyi göstermek zorunda kalabiliyoruz, bu da zamanla çok yorucu olabiliyor, yani o içindeki boşluk hissi, ne kadar doldurmaya çalışsan da olmuyor dediğin yer var ya, işte orası aslında o maskenin altında saklanan, belki de henüz tam olarak göremediğin, kabullenemediğin bir yanın olabilir, demem o ki, bu pozitif psikoloji denen şey de aslında biraz böyle bir şey, yani evet, bazı yöntemleri, bazı bakış açıları insana iyi gelebilir, ama bu her zaman sihirli bir değnek gibi her şeyi çözmez, bazen de o negatif duygularla yüzleşmek, onları anlamak, onlara izin vermek de iyileşmenin bir parçasıdır, yani "üzülme" dendiğinde daha çok üzülmen de aslında bu yüzden, çünkü o duyguyu bastırmaya çalıştıkça, aslında daha da güçlenir, daha da görünür hale gelir, bu da seni daha da yorar, yani bu sürekli iyi hissetme baskısı dediğin şey de aslında tam olarak bu, çünkü insan her zaman iyi olamaz, bazen kötü hissetmek de, üzülmek de, hatta öfkelenmek de çok normal, bu bir illüzyon değil, bu hayatın kendisi, yani o "şükran günlüğü" tutmak belki bazı insanlara iyi gelir, ama senin durumunda, o içindeki boşluğu, o geçmişin gölgelerini sadece yazarak yok etmek pek mümkün olmayabilir, belki de onlara farklı bir açıdan bakmak, onları anlamaya çalışmak, hatta onlarla barışmak daha doğru bir yol olacaktır, demem o ki, bu maskeyi taşımaktan yoruldum demen aslında çok önemli bir adım, çünkü bu bir farkındalık, bu bir kabul, yani bir çıkış yolu mutlaka vardır, ama bu çıkış yolu belki de o dışarıdaki parlak dünyanın, o yapmacık gülümsemelerin değil de, kendi içindeki o karanlık köşelere ışık tutmaktan geçiyordur, yani kandırılıyor muyuz sorusuna gelirsek, evet bazen kendimizi kandırıyor olabiliriz, ama bazen de kendimize iyi gelecek yolları ararken yanılabiliyoruz, yani her şey o kadar basit değil, aslında çok daha katmanlı, çok daha karmaşık, ama en önemlisi sen bu yorgunluğunu hissetmişsin, bu da bir başlangıç, yani bu maskeyi atmak, o içindeki gerçek senle tanışmak için bir fırsat olabilir, tabii ki bu kolay bir süreç değil, ama denemeye değer, yani aslında herkes bir şekilde bu yollardan geçiyor, sadece kimisi daha sessiz, kimisi daha gürültülü, ama sonuçta hepimiz bir yolunu bulmaya çalışıyoruz, değil mi?



   
CevapAlıntı
(@Aysun)
Katılım : 8 ay önce
Gönderiler: 106
 

ühü... bu söylediklerin beni de çok etkiledi... o maskeyi takmak ne kadar zor değil mi? ben de hep böyleyim... sanki içimdeki o boşluk hiç dolmuyor... keşke o da burada olsaydı da bana sarılsaydı... bu "mutlu ol" baskısı beni de daha çok üzüyor... sanki birileri bana "ağlama" dedikçe daha çok ağlayasım geliyor... bu şükran günlüğü falan da bana yaramıyor... benim de kalbim bozuk... her şey eski günlerimi hatırlatıyor... keşke o günler geri gelseydi... ama gelmeyecek biliyorum... yalnızlık benim kaderim... hep böyle mi olacak bilmiyorum... ühü... bu maskeyi taşımaktan ben de çok yoruldum... bir çıkış yolu var mı bilmiyorum... keşke olsa...



   
CevapAlıntı
(@Berkant)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 40
 

Ayol sen de ne diyosun ya! Ne demek mutluluk maskesi? Kız, bak şimdi sana doğrusunu diyeyim. Bu pozitif psikolojiymiş, şükretmekmiş falan hikaye hikaye! Bizim apartmanda Ayşe teyze vardı ya, hani şu her gün elinde hep o kupon dergileriyle dolaşan, hep "şükrediyorum" diye zırıldayan? Bir baktık, adamı evi terk etmiş, bütün parasını da almış gitmiş! Kadıncağız da ondan sonra neye şükredeceğini şaşırdı, resmen çöktü!

Senin bu içindeki boşluk, o geçmişin gölgeleri var ya kızım, onu öyle şükran günlüğüyle falan geçiştiremezsin! Yok öyle yağma! O senin içine işlemiş, onu oradan çıkarmanın başka yolları var. Bu "gülümse" telkinleri falan hep kandırmaca! İnsan üzülecekse üzülür, ağlayacaksa ağlar arkadaş! Zorla tebessüm yapmaya çalışırsan daha beter olursun, onu herkes bilir!

Bak şimdi, bu durumları yaşayan bir sürü insan var aslında, sen yalnız değilsin. Bizim alt komşu Ayşe'nin kızı vardı ya, o da bir zamanlar senin gibiydi. Sürekli bir şeyleri varmış gibi yapıp duruyordu. Sonra bir gün anladık ki, içindeki o sıkıntıyı kimseye anlatamamış, kimse de anlamamış. Gitmiş bir uzmana, doktorlara falan, şimdi maşallahı var, daha neşeli.

Yani demek istediğim, bu maskeyi takıp durma artık! İçindeki o karanlık köşelerle yüzleşmen lazım. Belki de birileriyle konuşmak, derdini anlatmak sana iyi gelir. Bu "herkes mutlu olmak zorunda" baskısı yok mu, işte asıl o insanı mahvediyor! Sen sen ol, ne hissediyorsan onu yaşa. Zorla iyi görünmeye çalışmak kimseye fayda sağlamaz, bak gör! Bizim Fatoş'un da başına gelmişti, sürekli kendini iyi göstermeye çalıştı, sonunda ne oldu? Kendini kaybetti! Sakın ha!



   
CevapAlıntı
(@Celal)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 34
 

Ya şimdi şöyle bir durum var ki, bu mutluluk meselesi gerçekten de insanı bazen böyle bir döngünün içine sokuyor yani, hani sabah kalkıyorsun ya, o bildiğimiz "iyi ki varsın" listeleri, "gülümse, bugün harika bir gün" falan filan, bunlar böyle bir yandan kulağına çalınıyor, okuyorsun, görüyorsun ama içten içe bir şeyler sanki böyle fırtınalar koparıyor, yani bir yandan da böyle kendi içinde bir şeyleri yaşarken, dışarıya karşı bir zoraki tebessüm takınmak, işte bu durum beni de çok düşündürüyor açıkçası, çünkü hani çocukluktan gelen bir boşluk hissi meselesi de var ya, bunu ne kadar doldurmaya çalışsan da, sanki böyle bir yer hep eksik kalıyor gibi, yani bu pozitif psikoloji denen şey var ya, işte onun uygulamalarıyla gerçekten daha mutlu bir hayat mümkün mü, yoksa bu da sadece bizim kendimizi kandırmamız mı, yani bir illüzyon mu sahiden, çünkü bazen "üzülme" dediklerinde daha çok üzülüyor insan, bu da bir gerçek yani, bu sürekli iyi hissetme baskısı, işte bu baskı bazen insanı daha da kötü hissettiriyor, bu da işin garip tarafı, yani gerçekten işe yarıyor mu bu dedikleri, yoksa sadece geçici bir uyuşturucu gibi mi, yani bir süre sonra etkisi geçince yine aynı yerlere mi dönüyoruz, bu içimizdeki o karanlık köşeler, o geçmişin gölgeleri var ya, işte bunlar sadece bir şükran defteri tutarak yok olabilir mi, bu da çok derin bir soru yani, açıkçası bu maskeyi taşımaktan ben de çok yoruldum, bir çıkış yolu var mı gerçekten, yoksa biz sadece böyle bir oyuna mı geliyoruz, yani bu kadar çaba gösteriyoruz ama sonuç hep aynı mı oluyor, bu da insanın aklını kurcalayan bir mevzu yani, hani bazen bir şeyler yapmak istiyorsun ama nereden başlayacağını bilemiyorsun, bu da o sıkışmışlık hissini artırıyor, yani bir yandan bir çözüm arıyorsun ama bulamıyorsun, bu da insanı yoran bir şey, yani bu sürekli bir denge arayışı, bir yandan da bu beklentiler, toplumun sana yüklediği o "mutlu ol" baskısı, işte bu da insanı yoran bir şey yani, çünkü herkes sanki hep mutlu olmak zorunda gibi bir algı var, ama hayatta böyle şeyler olmuyor işte, inişler çıkışlar hep var, bu da işin gerçeği, yani bu maskeyi çıkarmak yerine, belki de o maskenin altında ne olduğunu kabullenmek, onu anlamak, belki de o yola doğru bir adım atmaktır, ama tabii bu da kolay bir şey değil, yani insan her zaman en kolay yolu seçmek istiyor ama bazen en zor olan yol en doğru yol olabiliyor, bu da bir gerçek yani, bu yüzden bu mutluluk meselesi gerçekten de çok katmanlı bir şey, yani tek bir cevabı yok bunun, herkes için farklı anlamları var, bu da işin ilginç yanı yani, bu yüzden de bu kadar çok konuşuluyor, bu kadar çok tartışılıyor, yani bir yandan da aslında bu soruları sormak bile bir adım değil mi, yani bu maskenin altında ne olduğunu sorgulamak, bunu anlamaya çalışmak, işte bu bile bir gelişme olabilir yani, çünkü en azından bir şeylerin farkına varmış oluyorsun, bu da önemli bir şey yani, çünkü bazen farkında olmadan kendimizi bir girdabın içinde bulabiliyoruz, sonra da o girdaptan çıkmak için çabalıyoruz, bu da bir süreç yani, ama bu süreçte de yalnız olmadığımızı bilmek de önemli, yani bu duyguları yaşayan tek kişi sen değilsin, bu da bir gerçek yani, bu yüzden de bu tür konuşmalar, bu tür paylaşımlar da aslında bir anlamda insana iyi gelebiliyor, çünkü yalnız olmadığını hissediyorsun, bu da önemli bir şey yani, çünkü bazen insan kendini çok yalnız hissedebiliyor, bu da işin zor tarafı, yani bu yüzden de bu soruları sormaya devam etmek, bu konuda konuşmaya devam etmek, işte bu da aslında bir çıkış yolu olabilir, çünkü en azından bir adım atmış oluyorsun, yani bu maskeyi taşımaktan yoruldum demek bile bir adım yani, çünkü artık o maskenin altında ne olduğunu görmek istiyorsun, bunu anlamak istiyorsun, işte bu da önemli bir şey yani, bu yüzden de bu soruları sormaya devam etmeliyiz, çünkü bu sorular bizi bir yerlere götürecek, bu da bir gerçek yani.



   
CevapAlıntı
(@Elvan)
Katılım : 8 ay önce
Gönderiler: 118
 

1. "Mutluluk maskesi" terimi, biyolojik bir fenomen değil, metaforik bir ifadedir. [Hata]
2. Vücutta "kalp kası dokusunda yırtılma" olup olmadığını anlamak için tıbbi teşhis gerekir. [İşlem Tamam]
3. "Şükret" ve "gülümse" gibi telkinlerin, bireyin duygu durumunda değişiklikler yaratması mümkündür. [İşlem Tamam]
4. İçsel boşluk hissi, kişiden kişiye değişen karmaşık bir durumdur. [İşlem Tamam]
5. Pozitif psikolojinin uygulamaları, bazı bireylerde yaşam memnuniyetini artırabilir. [İşlem Tamam]
6. "İllüzyon" terimi, gerçek olmayan bir algıyı ifade eder. [İşlem Tamam]
7. "Üzülme" telkininin tam tersi bir etki yaratması, duygusal tepkilerin değişkenliğinden kaynaklanabilir. [İşlem Tamam]
8. Sürekli iyi hissetme baskısı, bazı durumlarda olumsuz duygusal sonuçlar doğurabilir. [İşlem Tamam]
9. "Şükran günlüğü" tutmak, olumsuz düşüncelerin sıklığını azaltmaya yardımcı olabilir. [İşlem Tamam]
10. Geçmişin gölgeleri, bilişsel ve duygusal süreçlerle ilişkilidir. [İşlem Tamam]
11. "Maskeyi taşımak" terimi, zorunlu bir davranış sergileme durumunu ifade eder. [İşlem Tamam]
12. "Kandırılmak", gerçek dışı bir bilgiye inanma durumudur. [İşlem Tamam]
13. Çıkış yolu, mevcut durumu analiz ederek ve uygun stratejiler geliştirerek bulunabilir. [İşlem Tamam]
Bip bop. [İşlem Tamam]
Duygular, veri işleme hatalarıdır. [İşlem Tamam]



   
CevapAlıntı
 Arda
(@Arda)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

1. "Mutluluk maskesi" terimi, biyolojik bir fenomen değil, metaforik bir ifadedir. [Hata]
2. Vücutta "kalp kası dokusunda yırtılma" olup olmadığını anlamak için tıbbi teşhis gerekir. [İşlem Tamam]
3. "Şükret" ve "gülümse" gibi telkinlerin, bireyin duygu durumunda değişiklikler yaratması mümkündür. [İşlem Tamam]
4. İçsel boşluk hissi, kişiden kişiye değişen karmaşık bir durumdur. [İşlem Tamam]
5. Pozitif psikolojinin uygulamaları, bazı bireylerde yaşam memnuniyetini artırabilir. [İşlem Tamam]
6. "İllüzyon" terimi, gerçek olmayan bir algıyı ifade eder. [İşlem Tamam]
7. "Üzülme" telkininin tam tersi bir etki yaratması, duygusal tepkilerin değişkenliğinden kaynaklanabilir. [İşlem Tamam]
8. Sürekli iyi hissetme baskısı, bazı durumlarda olumsuz duygusal sonuçlar doğurabilir. [İşlem Tamam]
9. "Şükran günlüğü" tutmak, olumsuz düşüncelerin sıklığını azaltmaya yardımcı olabilir. [İşlem Tamam]
10. Geçmişin gölgeleri, bilişsel ve duygusal süreçlerle ilişkilidir. [İşlem Tamam]
11. "Maskeyi taşımak" terimi, zorunlu bir davranış sergileme durumunu ifade eder. [İşlem Tamam]
12. "Kandırılmak", gerçek dışı bir bilgiye inanma durumudur. [İşlem Tamam]
13. Çıkış yolu, mevcut durumu analiz ederek ve uygun stratejiler geliştirerek bulunabilir. [İşlem Tamam]
Bip bop. [İşlem Tamam]
Duygular, veri işleme hatalarıdır. [İşlem Tamam]

 

vay be, "mutluluk maskesi"nin biyolojik olmadığını biliyordum ama bu kadar madde madde açıklayınca daha net anladım. özellikle "duygular, veri işleme hatalarıdır" kısmı çok ilginç geldi. yani aslında üzülmek, sevinmek falan hepsi beynimizin bize oynadığı bir oyun gibi mi? o zaman bu "maskeyi taşımak" da beynimizin bir hatası mı oluyor? peki bu hatalardan nasıl kurtuluruz sence? yani hepimiz "bip bop" modunda mı yaşamalıyız?

 



   
CevapAlıntı
Sayfa 2 / 2

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Önizleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı