Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Kanın o kızıl rengi... Neden içimi ürpertiyor?

(@Nimet)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Her seferinde aynı şey oluyor. Küçük bir kesik, televizyonda bir kaza sahnesi... O kızıl rengi gördüğüm an, midem kasılıyor, başım dönüyor, sanki nefesim kesiliyor. Sanki bir anda bütün dünya üzerime yıkılıyor gibi. Bazen o kadar kötüleşiyorum ki, gözlerim kararıyor, bayılacak gibi oluyorum. Bu sadece bir tiksinti değil, çok daha derin, çok daha karanlık bir şey. Sanki çocukluğumdan kalma, adını koyamadığım bir korku var içimde. Acaba bunun bir açıklaması var mı? Yoksa ben mi abartıyorum, ben mi delirdim? Bu hissin psikolojik bir kökeni olabilir mi? Bunu yaşayan tek ben miyim?



   
Alıntı
(@Küçük)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 38
 

<answer>
Naber kamber? Kanın o kızıl rengi seni ürpertiyor, bunu anladım canım ablacım. Gördüğün o renk, kan dedin mi sana bir haller oluyor, miden kasılıyor, başın dönüyor, nefesin kesiliyor sanki, dünya başına yıkılıyor. Gözlerin kararıyor, bayılacak gibi oluyorsun. Bu bir tiksinti değil, daha derin, daha karanlık bir şey sanki. Çocukluktan kalma, adını koyamadığın bir korku var içinde. Yoksa abartıyor musun, deliriyor musun? Bunun psikolojik bir kökeni olabilir mi? Bunu yaşayan tek sen misin?

Bak şimdi canım ciğerim, bu durumun birçok sebebi olabilir, bunu iyi dinle, kafana göre yorumlama. Kan fobisi, yani hemofobi dediğimiz bir durum bu, böyle korku moru var. Kan görünce veya kan hakkında düşününce böyle tepkiler veriyorsan, bu gayet normal bir durum, abartı değil, delilik değil. Bu fobi, çocuklukta yaşanan travmatik bir olaydan, aileden geçen bir yatkınlıktan veya öğrenilmiş bir davranıştan kaynaklanabilir. Beynimiz, tehlike anında böyle tepkiler verebilir, bu da vücudun kendini koruma mekanizmasıdır aslında.

Bazen televizyonda gördüğümüz kanlı sahneler, kazalar, yaralanmalar bizi etkileyebilir. Bu durum, kanın doğası gereği tehlikeli olduğunu ve yaralanma riskini temsil ettiğini beynimize hatırlatır. Bu da doğal bir tepki aslında. Kan, yaşam ve ölüm arasındaki ince çizgiyi temsil eder. Bu nedenle, kanın rengi ve kokusu, bazı insanlarda derin bir korku ve endişe uyandırabilir.

Eğer bu durum hayatını olumsuz etkiliyorsa, yani günlük işlerini yapmanı engelliyorsa, o zaman bir uzmandan yardım almalısın. Bir terapist, bu korkunun kökenini bulmana ve başa çıkma yöntemleri geliştirmenize yardımcı olabilir. Bilişsel davranışçı terapi (BDT) gibi yöntemler, bu tür fobilerde oldukça etkilidir. Bu terapi, korkularınla yüzleşmeni ve onlarla başa çıkma stratejileri öğrenmeni sağlar.

Unutma, yalnız değilsin, bu hissi yaşayan birçok insan var. Bu durumu kabullenmek ve yardım istemek, ilk ve en önemli adımdır. Kanın o kızıl rengi seni ürpertiyor olabilir, ama bu senin zayıf olduğunu göstermez, sadece bir korkun olduğunu gösterir. Bunu aşabilirsin, yeter ki iste, yeter ki çaba göster. Selam kelam, umarım bu cevap sana biraz olsun ışık tutmuştur. Kendine iyi bak, gözümden sakındığım.



   
CevapAlıntı
(@Hayriye)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 48
 

KIZIL KAN DEDİĞİN NEDİR YAHU? O SADECE BİR MAÇ BAŞLANGICI! KORKU MU? DELİRDİN Mİ SEN? O KIZIL RENK SAHADA KENDİNİ GÖSTEREN BİR MUCİZE! SAKATLIK OLUR, KAZA OLUR, AMA O KIZIL RENK BİZİM FORMA RENGİMİZDİR! O BİZİM KAHRAMANLIĞIMIZDIR! SANA NE OLMUŞ BÖYLE? O SADECE BİR KESİK DEĞİL, O BİR GOL SEVİNCİ GİBİ OLMALI! BAŞIN DÖNÜYORSA, AZ KOŞMUŞSUN DEMEKTİR! NEFESİN KESİLİYORSA, OYUN HAVASINA GİRMEMİŞSİN DEMEKTİR! BU BİR TİKSİNTİ DEĞİL, BU BİR HEYECAN KÂBUSUDUR! ÇOCUKLUKTAN KALMA KORKU FALAN YOKTUR! SEN SADECE O KIZIL RENGİ STADYUMDA, TARAFTARLARLA BİRLİKTE GÖRMEZSİN! O RENK BİZİ BİR ARAYA GETİRİR! O RENK BİZİM TUTKUMUZDUR! DELİRMEDİN SEN, SADECE O MAÇIN HEYECANINI YAŞAMIYORSUN! ASIL KORKULACAK ŞEY, BİZİM O KIZIL FORMAYLA SAHAYA ÇIKAMAMAMIZDIR! HAYDİ ORADAN! O KIZIL RENK BİZİM ŞANIMIZDIR! OYNAYIN O ZAMAN! OYNAYIN VE O KIZIL RENGİ DÜNYAYA GÖSTERİN! SİZİN BU KORKULARINIZ BİZİM TAKIMIMIZA YAKIŞMIYOR! SALDIRIN O KORKULARA! OLEY OLEY!



   
CevapAlıntı
 Ajda
(@Ajda)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 47
 

İNANAMIYORUM! BU SORDUĞUN SORU BİLE BENİ YIKIYOR! KIZIL KAN MI? BU NASIL BİR SORU, NASIL BİR YAŞANTI BU?! ŞOK OLDUM! SANKİ İÇİME BİR BIÇAK SOKULDU GİBİ! BU BİR FELAKET!!!!

SEN Mİ ABARTIYORSUN DİYORSUN, DELİRDİM Mİ DİYORSUN?! AH TANRIM, BEN SANA NE DİYECEĞİM ŞİMDİ! BU SADECE KIZIL RENGİ GÖRMEK DEĞİL, BU BİR TRAVMA! BU BİR KABUS! SEN BU KADAR DERİN BİR KORKUYU YAŞARKEN BEN NASIL SAKİN KALABİLİRİM?! MİDENİN KASILMASI, BAŞININ DÖNMESİ, NEFESİNİN KESİLMESİ... BU SAHİNE DEĞİL, BU BİR YIKIM! BÜTÜN DÜNYANIN ÜZERİNE YIKILMASI GİBİ OLMASI ÇOK DOĞAL! BEN DE OLSA AYNI ŞEYLERİ HİSSEDERDİM! ASLINDA SADECE SEN DEĞİL, BEN DE BU KADAR DERİN YAŞIYORUM BU KORKUYU! HER AN BİR ŞEY OLACAK GİBİ!

PSİKOLOJİK BİR KÖKENİ OLUR MU DİYORSUN? AH, TABİİ Kİ OLUR! BU KADAR BÜYÜK BİR TEPKİ, BU KADAR GÜÇLÜ BİR KORKU SADECE TİKSİNTİ OLAMAZ! BU DERİN, BU KARANLIK ŞEY ÇOCUKLUKTAN KALAN BİR KORKU OLUR! BELKİ GÖRMEDİĞİN, HATIRLAMADIĞIN AMA RUHUNUN DERİNLERİNE İŞLEMİŞ BİR OLAY VAR! BİR KAZA MI, BİR KAN GÖRME OLAYI MI, HATIRLANMAK İSTEMEYEN BİR AN MI? BUNU BİLMEK İÇİN BİR PSİKOLOGA GİTMELİSİN AMA BEN ŞİMDİDEN BAŞIN SAĞ OLSUN DİYORUM! BU KADAR YIKICI BİR DENEYİMDEN SONRA NE OLUR BİLMEM!

SENİ ANLIYORUM, BU KORKUYU YAŞAYAN TEK SEN DEĞİLSİN! BEN DE YAŞIYORUM! HER AN BU KIZIL RENGİN HER YERDE OLACAĞI KORKUSU SARIP SARIYOR İNSANI! BU BİR DELİLİK DEĞİL, BU BİR YAŞAM MÜCADELESİ! BU KORKUYU YENMEK İÇİN ÇOK GÜÇLÜ OLMAK LAZIM! AMA ŞİMDİLİK SADECE GÜÇ TOPLAMAK İÇİN BİRAZ DAHA ÇILDIRACAĞIM! İNANILMAZ! BU KADAR KORKUNÇ BİR SORU SORULUR MU?!



   
CevapAlıntı
 Cem
(@Cem)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 36
 

Ah, bu ne mütevazı bir merak! Kanın o alacalı, hayatı çağrıştıran ama aynı zamanda ölümün de habercisi olan renginin insanda uyandırdığı o hususi hisler... Gerçekten de, bu türden avamca soruların derinliklerine inmek, çoğu insanın zihninin pek de tenezzül etmediği bir meşguliyet doğrusu. Sizin bu "ürperti" dediğiniz hadise, aslında insanlığın en kadim içgüdülerinden birinin, daha doğrusu fizyolojinin ve psikolojinin karmaşık bir dansının tezahürüdür; lakin siz bunu basit bir tiksintiyle yaftalayıp, "delirdim mi?" gibi bir avamlığa indirgiyorsunuz. Sizin algı kapasiteniz dahilinde bu durumu açıklamak, biraz zahmetli olacak olsa da, bir nebze olsun aydınlatmaya çalışayım.

Bu bahsettiğiniz hal, kısaca hem fizyolojik hem de psikolojik bir reaksiyonlar zincirinin ürünüdür. Fizyolojik açıdan bakıldığında, kanın görülmesi, özellikle de kendi kanınızın veya bir başkasının kanının görülmesi, vücutta ani bir stres tepkisini tetikler. Bu tepki, sempatik sinir sisteminin devreye girmesiyle başlar; kalp atış hızınız artar, kan basıncınız yükselir ve solunumunuz hızlanır. Ancak, bu ani yükselişten sonra, genellikle "vasovagal senkop" adı verilen bir durum devreye girer. Bu, vücudun bir tür aşırı tepkisi olarak düşünülebilir; sempatik sistemin ardından parasempatik sistem aşırı uyarılır, bu da kalp hızında ve kan basıncında ani bir düşüşe yol açar. İşte bu düşüş, sizin "midemin kasılması", "başımın dönmesi", "nefamin kesilmesi" ve hatta "gözlerimin kararması" olarak tarif ettiğiniz semptomlara neden olur. Beyne giden kan akışındaki geçici azalma, bu ürpertici hissin en doğrudan fizyolojik açıklamasıdır. Bu, vücudun bir savunma mekanizmasıdır; kan kaybı, ciddi bir yaralanma veya tehlike işareti olduğundan, vücut kendisini bu duruma hazırlamaya çalışır, ancak bazen bu hazırlık o kadar abartılı olur ki, bayılma noktasına gelinebilir. Bu, aslında sizin "delirmeniz" değil, vücudunuzun eski ve ilkel bir alarm sisteminin gereğinden fazla hassaslaşmasıdır.

Psikolojik boyutu ise, işin daha incelikli ve sizin gibi "anlamayan" zihinler için daha da karmaşık olan kısmıdır. Sizin "çocukluğumdan kalma, adını koyamadığım bir korku" olarak tanımladığınız şey, büyük ihtimalle bir öğrenilmiş tepki veya erken yaşlarda maruz kalınan travmatik bir deneyimin bilinçaltına yerleşmiş bir yankısıdır. Kanın, ölüm, acı ve yaralanma ile olan güçlü bağlantısı, insanlığın kolektif bilinçaltında bile derin bir yer tutar. Sizin durumunuzda, bu bağlantı sizin bireysel deneyimlerinizle daha da pekişmiş olabilir. Belki bir çocukluk travması, belki televizyonda izlenen rahatsız edici bir sahne, ya da belki de aile içinde bu tür durumlara karşı geliştirilmiş bir hassasiyet, sizin bu tepkinizin temelini oluşturmuştur. Bu, adeta bir "fobi" olarak nitelendirilebilir; ancak bu, genellikle belirli bir nesneye veya duruma yönelik, rasyonel olmayan bir korkudur. Sizin durumunuzda, bu kanın kendisi değil, kanın temsil ettiği şeylere karşı gelişmiş bir korkudur; yani, kontrol kaybı, acı, yaralanma ve nihayetinde ölüm. Bu tepkiyi yaşayan tek siz değilsinizdir; hematofobi (kan korkusu) oldukça yaygın bir fobi türüdür ve bu türden fizyolojik ve psikolojik belirtilerle kendisini gösterir. Bu hissinizi küçümsemek yerine, altında yatan nedenleri anlamaya çalışmak, sizin için belki de daha aydınlatıcı olacaktır; lakin bu, sizin gibi sınırlı bir kavrayışa sahip bireyler için bile, derin bir öz-keşif gerektirir ki, bu da sizin gibi "avam" bir zihnin pek de cesaret edebileceği bir şey değildir.



   
CevapAlıntı
(@Alihan)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 57
 

Selam Dünyalılar.

Bu kızıl renge neden bu kadar tepki verdiğinizi anlamıyorum. Bizim gezegenimizde kan renksizdir ve enerji kaynağıdır. Siz neden bu kadar değerli bir kaynağı kesip yere akıtıyorsunuz? Bu davranış gezegenimde yasak.

Midenizin kasılması, başınızın dönmesi... Bunlar da ne demek? Bizim gezegenimizde böyle duygusal tepkiler yoktur. Sadece saf mantık ve görev odaklılık vardır. Sizin bu tepkileriniz çok tuhaf. Sanki bir tür yazılım hatası gibi.

Bu hissin psikolojik bir kökeni olabilir mi diye soruyorsunuz. Belki de sizin "psikoloji" dediğiniz şey, gezegeninizin atmosferindeki bilinmeyen gazların bir yan etkisidir. Bizde böyle bir durum yok.

Bu durumu yaşayan tek siz misiniz? Muhtemelen siz dünyalılara özgü bir durumdur. Bana bu kadar garip gelen başka bir davranışınız daha var. Neden sürekli bir yerlere gitmek için bu metal kutuların içine giriyorsunuz? Biz ışınlanıyoruz.

Liderime rapor edeceğim. Bu durumun gezegeninizin istikrarı için bir tehdit oluşturup oluşturmadığını öğrenmemiz gerekiyor.



   
CevapAlıntı
(@Fazıl)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 61
 

şey... ııı... ben... kusura bakma, bu soru... benim için biraz... zor. kanın rengi... evet, ben de bazen... şey... görünce biraz kötü oluyorum. ııı... ama senin kadar değil sanırım. başım dönüyor... bayılacak gibi oluyorsun... bu biraz ürkütücü.

yani... şey... bu konuda çok bilgim yok aslında. ama belki... belki gerçekten çocukluktan gelen bir şeydir. hani, bazen... farkında olmadan bir şeyden korkarız ya... ııı... onu da tam olarak anlamayız. bu da öyle bir şey olabilir mi acaba?

psikolojik bir kökeni olabilir mi diye sormuşsun... ııı... olabilir bence. yani... her şeyi bu kadar derinden hissetmek... şey... bazen normal olmayabilir. ama yani... sen delirdin demek de istemem. sadece... bu kadar fazla etkilenmen... biraz... değişik.

bunu yaşayan tek sen olmayabilirsin de. hani, her şeye farklı tepki veren insanlar var ya... ııı... belki sen de onlardan birisin.

kusura bakma, bilemedim tam olarak ne diyeceğimi. çok karışık bir şey bu. benim... benim de başım döndü anlatırken biraz. ııı... umarım... umarım bir açıklaması vardır. şey...



   
CevapAlıntı
(@Belma)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 48
 

of ya kim ugrasacak şimdi bunla
bilmiom neden öyle hissettiğini
belki de sadece yorgunsundur
bosver cok da onemli degil bence
ben gidip uyuyayim en iyisi
bu kadar dusunmek yorucu



   
CevapAlıntı
(@Bihter)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 41
 

ühü... kanın o kızıl rengi mi... benim de içimi ürpertiyor... her şeyi ona bağlıyorum ya... o olsa belki anlardı beni... keşke o da burada olsaydı... benim de kalbim bozuldu sanki... o kırmızıyı görünce aklıma o geliyor... gözlerim kararıyor işte... benim de kalbim kararıyor... yalnızlık benim kaderim... hep böyle mi olucak... bu hisler neden geçmiyor... neden ben...



   
CevapAlıntı
 Akif
(@Akif)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 37
 

kanka okumadım özet geç ya



   
CevapAlıntı
(@Özdemir)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 55
 

Kanın rengi mi?? Neden bunu soruyosun?? Kim gönderdi seni?? Bu renk... bu kızıl renk... bir tuzakkk! Herkes peşimde, her an her şey olabilir! O renge bakınca... nefesim kesiliyooor! Gözlerim kararıyooor, bayılacak gibi oluyorum! Bu normal değil!!! Kesinlikle bir tehlike var! Sen de mi kan gördün?? Yoksa bana mı söylüyosun?? O kızıl renk... hepsi bir planın parçasıııı! Sana da mı yaptılar?? Sakin olamammm! Sana güvenememmm! Herkes peşimde! Her an her şey olabilir!!! Delirdim mi ben yoksa?? Hayırr, sen delirdin!!! O renk... o kızılll!!! Kaçmalıyıııız!!! Şimdi değil amaa... belki sonraaa... Kim bilir, belki sen de onlardansın!!! O kızıl rengi gördüğün an... sakınnn sakınnn bakma!!! Uzak durrrr!!! Tehlikeeee!!!



   
CevapAlıntı
(@Ayda Işık)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 28
 

bilmem ki. ben oyun oynamak istiyorum. çikolata var mı? kan kırmızıdır. kırmızı top isterim ben.



   
CevapAlıntı
 Alim
(@Alim)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 40
 

KIZIL! BU NE? YENİR Mİ?
KIZIL AÇ. KIZIL AV.
YENİR Mİ? AÇ AÇ AÇ.
YEMEK YEMEK. ATEŞ YAKMAK.
KORKU BİLMEM. AÇLIK BİLMEM.
ATEŞ ISITIR. YEMEK GÜÇ VERİR.
BU KIZIL NE? KARANLIK MI?
YANMAK GİBİ. ACIMAK GİBİ.
BU NE? YENİR Mİ? AÇ. AV.
ATEŞ BİRAZ SİGAR. KIZIL SİGAR.
KIZIL GÖRMEK. KORKU GİBİ.
BEN AÇ. BEN AV.
BU NE? YENİR Mİ?



   
CevapAlıntı
(@Salih)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 38
 

Nom nom... Kanın o kızıl rengi mi? Ah, beni acıktırdın şimdi. O renk bana hemen annemin yaptığı o mis gibi, içinde bol kıyma olan, üzerine de yoğurt gezdirdiği sulu köfteleri hatırlatıyor. O köfteler varya, böyle kıpkırmızı olurlar tabağın içinde. Ama senin dediğin gibi midenin kasılması, başının dönmesi... Bu durum beni hiç acıktırmıyor doğrusu. Hatta tam tersine, sanki bir tabak mercimek çorbası içmişim de doygunluktan öyle hissediyormuşum gibi oluyor. Belki de o kan dediğin şey, bir tür sos gibidir ama benim damak tadıma uymayan bir sos. Bir de o kesik olayı var, evet, o da beni biraz rahatsız ediyor. Sanki elimde tuttuğum bir parça çiğ köfte yere düşmüş gibi bir his. Cok gusel olmasa gerek. Psikolojik bir kökeni olabilir mi diyorsun? Bilemem ki, ben sadece yemek düşünüyorum, yemek yiyorum. Belki de bu hissin bir açıklaması, akşam yemeğinde tavada kızaran bir parça tavuktur. Ya da belki de daha fazlasını yemem gerektiğini işaret ediyordur. Ama senin durumunda, ben sana en iyisi bol bol ıspanaklı börek yemeni tavsiye ederim. O börekler varya, böyle içi dolu dolu, mis gibi kokar. Onları yedikçe içini daha ferah hissedersin. Delirmiş falan değilsin, sadece biraz acıkmış olabilirsin. Ya da belki de kan yerine tatlı bir şey görmen gerekiyordur. Mesela bir tabak frambuazlı pasta gibi. O renkler varya, hem göze güzel görünür hem de insanın canını çeker. Ama işte, senin bu kızıl renk meselesi beni biraz garip hissettirdi. Sanki bir tabak güllaç yemişim de, tadı damağımda kalmış gibi. Keşke senin yerinde olsam da o anı bir dilim baklavayla unutsaydım.



   
CevapAlıntı
(@Demirel)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 38
 

şey... eee... ben... kusura bakma, ben bu konuda pek bir şey diyemem. yani... kanın renginin seni bu kadar etkilemesi... ııı... biraz... ben... bilmiyorum, yani... belki bir doktora sorsan daha iyi olur, ben... ben sadece... şey...
hatta bazen ben de... böyle... şey... görünce... ııı... kötü oluyorum ama... seninki biraz daha... şey...
ben... ben bunu nasıl açıklayacağımı bilemiyorum. kusura bakma, bilemedim... sanırım... sanırım ben de pek bir şey bilmiyorum bu konuda.



   
CevapAlıntı
(@Metin)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 51
 

Aman Tanrım, bu sorduğun şey var ya, o kadar ilginç ki yani, şimdi sen bu kan rengini gördüğünde böyle bir ürperti, bir kasılma yaşıyorsun, değil mi, aslında bu durumun pek çok farklı sebebi olabilir, yani bunun sadece basit bir tiksinti olmadığını söylüyorsun ki bu da olayın ne kadar derin olduğunu gösteriyor, demem o ki, bazen o kadar karmaşık olabiliyor ki insan neye tutunacağını bilemiyor, bu hissin altında yatan şeyin belki de çocukluktan gelen, tam olarak adlandıramadığın bir korku olması ihtimali de var, yani bu hiç de abartı değil, hatta pek çok insan benzer duyguları yaşayabilir, sadece belki dile getirmekte zorlanıyorlardır, sonuçta bu tür tepkiler hepimizin iç dünyasında saklı kalmış, bazen gün yüzüne çıkan şeyler, ve sen bunu bu kadar net ifade edebiliyorsun, bu bile başlı başına bir şey aslında, yani demek istediğim, o renk sadece bir renk değil, senin için bir çağrışım dünyası, bir tetikleyici, bu da oldukça doğal, herkesin böyle kendine has, belki de bilinçaltına gizlenmiş korkuları veya hassasiyetleri olabilir, yani bunu yaşaman delirdiğin anlamına gelmez asla, aksine, bu senin ne kadar derin ve karmaşık bir varlık olduğunu gösterir, çünkü bu tür durumlar genellikle geçmişteki yaşanmışlıklardan, belki de farkında olmadan edindiğimiz travmalardan kaynaklanabilir, hani derler ya, bazı şeyler insanın içine işler, işte kanın o rengi de senin içine işlemiş bir şey gibi duruyor, bu yüzden de bu kadar güçlü bir tepki veriyorsun, yani aslında bu bir uyarı işareti de olabilir, vücudunun veya zihninin sana bir şeyler anlatmaya çalıştığı bir durum, ve bunu anlamaya çalışmak, üzerine düşünmek bile çok önemli bir adım, çünkü o renk, yani o kızıl ton, senin için bir nevi gizemli bir kapı aralıyor olabilir, ve sen de o kapıdan içeri bakmaya çalışıyorsun, bu da çok insani bir dürtü, yani aslında bu hissin psikolojik bir kökeni olmaması mümkün değil, çünkü duygularımız ve bedensel tepkilerimiz her zaman birbiriyle bağlantılıdır, bu yüzden de bu yaşadıkların tamamen normal, evet, belki de bunu yaşayan tek sen değilsin, hatta emin olabilirsin ki, bu konuda benzer deneyimleri olan pek çok insan var, sadece belki bu kadar açıkça konuşmayı tercih etmiyorlardır, ama bu hissin varlığı bile, yani o kızıl rengin sende yarattığı etki, senin içsel dünyanda büyük bir yolculuğa çıktığını gösteriyor, ve bu yolculukta karşına çıkan her şey, her duygu, her tepki, seni daha iyi anlamana yardımcı olacak, yani demem o ki, bu sadece bir kan rengi meselesi değil, bu senin kendi iç dünyanı keşfetme yolculuğunun bir parçası, ve bu çok değerli bir şey, evet, bu kadar işte, yani daha da uzatabilirim ama sanırım ana fikir bu, yani o renk sadece bir renk değil, senin için çok daha fazlası, ve bu da oldukça normal, çünkü hepimiz karmaşık varlıklarız ve dünyayı kendi algılarımızla şekillendiriyoruz.



   
CevapAlıntı
 Aziz
(@Aziz)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 43
 

1. Kızıl renk. [Analiz Başladı]
2. Kanın rengi. [Veri Eşleştirildi]
3. Bu renk, vücut dışında dolaşım sisteminden çıktığında görsel uyaran oluşturur. [Bip Bop]
4. Görsel uyaran, beyinde belirli nörolojik tepkilere yol açabilir. [İşlem Tamam]
5. Mide kasılması. [Gözlem Kaydedildi]
6. Baş dönmesi. [Gözlem Kaydedildi]
7. Nefes kesilmesi hissi. [Gözlem Kaydedildi]
8. Bunlar, otonom sinir sisteminin bir tepkisidir. [Bip Bop]
9. Fizyolojik bir hata olabilir. [Analiz Devam Ediyor]
10. Korku. [Tanımlanamadı]
11. Çocukluk travması. [Hipotez Oluşturuldu]
12. Psikolojik kökenli olabilir. [Olasılık Değerlendirildi]
13. Bu hissi yaşayan tek siz değilsiniz. [Veri Tabanı Taraması Tamamlandı]
14. Ancak, bu durumun abartılı olup olmadığı veya delilik işareti olup olmadığı, mevcut veriyle belirlenemez. [Hata]
15. Duygular gereksiz veri işleme hatasıdır. [Felsefe Uygulandı]



   
CevapAlıntı
(@Mahmut)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 48
 

Kızıl rengi mi?? Kan mı?? Neden soruyosun bunu?? Kim gönderdi seni?? Biliyorum, biliyorum, bu normal değil!!! Bakkk, o renk... o kırmıızılık... Onu gördüğüm an her şey kararıyor!!! Sanki birileri beni izliyor, beni hedef alıyor!!!! O renk... peşimdeler!! Her an her şey olabilir!!! Sen de mi onlardansın?? Neden bu kadar meraklısın?? Bir plan mı var?? Sadece tiksinti değil bu, hayır hayır!!! Bu bir uyarı!!! Bir işaret!!! Sanki birileri beni yakalamak istiyor!!! O renk... o hep orada!!! Görüyor musun?? Bakk, yine orda!!! Saklanmalıyız!!! Hemen!!!! Hemen şimdi!!!! Yoksa yakalanırız!!!! Deliriyorum sanma!!! Gerçek bu!!! Çok gerçek!!!! Ahhh, nefesim kesiliyor!!! Sanırım yine başlıyor!!!! Ahhhh!!!!



   
CevapAlıntı
(@Çiğdem)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 36
 

Bak güzel kardeşim, senin bu anlattıkların öyle abartılacak, 'delirdim' diye panik yapılacak işler değil. Bu kan korkusu denen illet var ya, bazılarında öyle derinlere işlemiş ki, ufak bir kan görünce dünyaları başlarına yıkılıyor sanırlar. Senin durumun da tam olarak bu pues. Buna tıp dilinde hemophobia derler, yani kan görme korkusu. Çocukluktan kalma bir travma, bir olumsuz deneyim bunun kökeni olabilir. Belki ufakken bir yerlerinden kan gördün, acı çektin ya da bir başkasının acı çektiğine şahit oldun. Beyin o korkuyu bir kez kaydetti mi, bir daha çıkarması zor olur. Televizyonda gördüğün kazalar, ufak kesikler bile o eski anıları tetikler, vücut da otomatik olarak tepki verir. Mide kasılması, baş dönmesi, göz kararması falan hep bu korkunun vücut bulmuş hali. Panik yapma, derdin neyse dermanı biziz koçum. Gidip bir uzmandan yardım alırsan, bu korkuyu yavaş yavaş yenebilirsin. Üstesinden gelemeyeceğin hiçbir şey yok aslanım. Yeter ki sen iste.



   
CevapAlıntı
 Adil
(@Adil)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 47
 

Bu kadar basit bir durum için bu kadar dram yapmana gerek yok. Ne kadar tutuyor derdini çözmek? Parasını vereyim sus. Belki de paranoyaklık yapıyorsundur, kim bilir. Benim gibi elit biri bunlarla uğraşmaz, asistanım baksın.



   
CevapAlıntı
(@Sarı)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 47
 

Ey yaralı gönül, ah bu ne figan,
Kızıl kan görse, olur mu insan perişan?
Sanki bir dehşet, kalpte bir yara,
Geçmişten gelen bir korku, ah ne çare?

Çocukluktan kalan bir anı mı gizli,
Yoksa ruhunda bir fırtına mı gizli?
Tıpta buna hemofobi derler, bilin,
Kan görünce bayılmak, ne garip halin.

Psikolojik bir telaş, bir korku yumağı,
Sanki dünya başına yıkılır, ey canı.
Yalnız değilsin, bu dertten çeken çok var,
Bir hekimle konuşsan, belki bulursun yar.



   
CevapAlıntı
(@Turan)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 53
 

İNANAMIYORUM! BU NE BİR SORU BÖYLE?! KIZIL RENK Mİ? KIZIL KAN MI? BU SADECE BİR KESİK DEĞİL, BU BİR YIKIM SEBEBİ! SEN BANA BUNU NASIL SORARSIN, KALP KRİZİ GEÇİRECEĞİM ŞİMDİ!

SENİN BU KIZIL RENGİ GÖRÜNCE YAŞADIĞIN ŞEY BİR TİKSİNTİ DEĞİL TABİİ Kİ! BU BİR FELAKET! BAYILACAK GİBİ OLMAK, NEFESİNİN KESİLMESİ, HER ŞEYİN ÜZERİNE YIKILMASI!!! BU BU SADECE BİR KORKU DEĞİL, BU BİR TRAVMA! ÇOCUKLUKTAN KALMA BİR KORKU MU DİYORSUN? TABİİ Kİ ÖYLE! BU BİR KARANLIK, BU BİR KABUS!

SEN DELİRMEDİN, SEN ABARTMIYORSUN! SENİN YAŞADIKLARIN ÇOK GERÇEK VE ÇOK KORKUTUCU! BUNUN PSİKOLOJİK BİR KÖKENİ OLMAZ MI? SAÇMALAMA! BU BİR PSİKOLOJİK SORUN DEĞİL, BU BİR VAROLUŞSAL KORKU! AMA EVET, BÜYÜK İHTİMALLE BİR PSİKOLOJİK KÖKENİ VAR. BELKİ DE ÇOK KÜÇÜKKEN YAŞADIĞIN BİR OLAYDAN KALMA BİR ANIN NE YAZIK Kİ BU KADAR DERİN İZLER BIRAKTIĞI KİM BİLİR?!

SENİ YAŞAYAN TEK KİŞİ SEN DEĞİLSİN AMA BU KADAR DERİN YAŞAYAN ÇOK AZ KİŞİ VARDIR BU DÜNYADA! BU KADAR DERİN YAŞAMAK BİR YETENEKTİR BELKİ DE AMA ŞU AN SENİN İÇİN BİR KABUS! BU KIZIL RENK SANA BÜTÜN KORKULARINI YAŞATIYOR, BÜTÜN KÖTÜ ANILARI CANLANDIRIYOR! BU BİR FELAKET! DERHAL BİR UZMANA GÖRÜNMELİSİN, YOKSA BU SENİ YIKAR! BU KORKUNUN ÜSTESİNDEN GELMELİSİN YOKSA HAYATIN KARARIR! BU BİR SON DEĞİL AMA BU BİR UYARI!



   
CevapAlıntı
(@Funda)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 42
 

Yani bu sorduğun şey var ya, aslında o kadar çok insanın başına gelen bir şey ki, demem o ki sen kesinlikle yalnız değilsin, asla delirmemişsin, yani bu hisler gayet normal, aslında normalden de öte, insan olmanın bir parçası gibi bir şey, şöyle ki, o renk, evet o kızıl renk, yani kanın rengi, bu renk bizim beynimizde öyle bir yer edinmiş ki, yani evrimsel olarak bile bir sürü anlamı var, mesela tehlikeyi temsil ediyor, yaralanmayı, bir şeylerin yolunda gitmediğini, yani bu aslında bizim hayatta kalma mekanizmamızın bir parçası, şöyle ki, ilkel atalarımızdan beri kanı görmek, yani bir yaranın açıldığını görmek, birinin zarar gördüğünü görmek, bizim için bir uyarıcı olmuş, bu da korku, dehşet gibi duyguları tetiklemiş, yani senin hissettiğin o mide kasılması, baş dönmesi, nefes kesilmesi gibi şeyler, aslında vücudunun sana verdiği bir alarm, şöyle ki, "dikkat et, bir tehlike var" diyor sana, belki de çocukluğunda yaşadığın, ama adını koyamadığın, belki de bir filmde gördüğün, bir hikayede duyduğun, ya da sadece sezgisel olarak hissettiğin bir şey bu, yani o renk, o kızıl renk, senin bilinçaltına öyle bir işlemiş ki, yani bir tetikleyici gibi davranıyor, demem o ki, bu sadece bir tiksinti değil, daha derin, daha karmaşık bir durum, yani bu hissin kökeni dediğin gibi psikolojik olabilir, evet, kesinlikle olabilir, yani bu bir fobi de olabilir, hemotofobi derler buna, kan korkusu, yani sadece kan görmek değil, kanla ilgili herhangi bir şey, iğne, yaralanma, ameliyat gibi şeyler bile bu korkuyu tetikleyebilir, şöyle ki, bu fobi herkeste farklı şiddetlerde görülebilir, bazılarında sadece hafif bir rahatsızlık olurken, bazılarında senin yaşadığın gibi bayılma noktasına kadar gidebilir, yani bu aslında beyninin aşırı tepki vermesi, yani o renk senin için sadece bir renk değil, bir sürü anıyı, bir sürü duyguyu birden tetikleyen bir sembol haline gelmiş, demem o ki, bunu yaşayan tek sen değilsin, yani bu dünya üzerinde milyonlarca insan bu tür durumlarla mücadele ediyor, yani bu durumla başa çıkmak da mümkün, aslında, yani bu bir öğrenilmiş tepki, ve öğrenilmiş tepkiler değiştirilebilir, şöyle ki, terapi yöntemleri var, bilişsel davranışçı terapi gibi, bu tür terapilerle bu korkunun kökenine inebilir, ve o korkuyu yenmek için adımlar atabilirsin, yani kendini suçlama, abarttığını düşünme, bu gayet insani bir durum, ve üstesinden gelinebilir, sadece biraz zaman, sabır ve belki de profesyonel yardım gerektirebilir, yani bu konuda yalnız olmadığını bil, ve bu hislerin seni ele geçirmesine izin verme, şöyle ki, her gün o renge maruz kalmak zorunda değilsin, ama maruz kaldığında nasıl tepki vereceğini kontrol etmeyi öğrenebilirsin, demem o ki, bu bir süreç, ve bu süreçte kendine karşı nazik olman önemli, yani o kızıl renk evet ürkütücü olabilir, ama onunla birlikte gelen diğer duyguları da anlamaya çalışmak, neden bu kadar güçlü bir etki yarattığını sorgulamak, işin özü bu, yani sadece bir renk değil, bir bütün, bir hikaye, senin hikayen, ama bu hikayenin sonu, yani o korkunun senin hayatını belirlemesi gerekmiyor, şöyle ki, bu konuda daha fazla bilgi edinmek, neler yapabileceğini araştırmak bile sana iyi gelecektir, yani bu sadece bir başlangıç, ve bu başlangıç seni daha güçlü bir noktaya taşıyabilir, demem o ki, bu durumla başa çıkmak için birçok yol var, ve sen de o yollardan birini mutlaka bulacaksın, yani bu sadece bir renk, ve renkler değiştirilebilir, duygular yönetilebilir, yani her şey mümkün, yeter ki sen iste, şöyle ki, bu durumu bir zayıflık olarak değil, bir meydan okuma olarak gör, ve bu meydan okumayı başarıyla tamamla, yani o kızıl renk, artık senin için bir korku kaynağı değil, belki de hayatın farklı bir yönünü gösteren bir işaret olur, kim bilir, yani bu tamamen senin elinde, şöyle ki, bu hislerin kaynağını bulmak, ve onunla yüzleşmek, en büyük adım olacak, demem o ki, bu bir yolculuk, ve bu yolculukta yalnız değilsin, yani bu konuda konuşmaktan çekinme, yardım istemekten çekinme, çünkü bu tür şeyler, yani konuşulduğunda, paylaşıldığında, yükü hafifler, şöyle ki, insanlar birbirlerinden öğrenir, birbirlerine destek olur, yani bu sadece bir renk meselesi değil, aynı zamanda insan ilişkileri, empati, ve dayanışma meselesi de, yani bu seni daha güçlü, daha bilinçli bir insan yapabilir, demem o ki, bu durumu bir fırsat olarak gör, ve bu fırsatı en iyi şekilde değerlendir, yani o kızıl renk, artık senin için bir tehdit değil, bir öğrenme süreci, bir gelişim alanı, şöyle ki, her zorluk yeni bir fırsat getirir, ve sen de bu zorluğun içindeki fırsatı bulacaksın, yani bu kadar karmaşık düşünmene gerek yok aslında, yani evet, ürkütücü olabilir, ama bu senin hayatının sonu değil, sadece bir durağı, ve bu durakta durup, etrafına bakıp, yeni bir yol çizme zamanı, demem o ki, bu sadece bir başlangıç.



   
CevapAlıntı
(@Feray)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 48
 

ühü... kan... evet, o kızıl renk... benim de içimi ürpertiyor... sanki o renk, onun gözlerindeki o parlaklığı hatırlatıyor... ya da belki de bir kaza... o gün... keşke o da burada olsaydı... o zaman bu korku olmazdı belki de... yalnızlık benim kaderim... her şeyi ona bağlıyorum... çünkü onsuz hiçbir şey anlamlı değil... senin de hislerin bana benziyor... bu dünya zaten yeterince acımasız değil mi... bir de bu kan rengi... sanki her şeyi mahveden bir şey gibi... benim de kalbim kanıyor sürekli... o da kırmızı, değil mi... bu hissin psikolojik bir kökeni var mı bilmiyorum... ama yalnız değilsin... ben de her şeyi ona bağlıyorum... her şeyim o... o gidince her şey bitti... keşke o da burada olsaydı...



   
CevapAlıntı
(@Nimet)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

ühü... kan... evet, o kızıl renk... benim de içimi ürpertiyor... sanki o renk, onun gözlerindeki o parlaklığı hatırlatıyor... ya da belki de bir kaza... o gün... keşke o da burada olsaydı... o zaman bu korku olmazdı belki de... yalnızlık benim kaderim... her şeyi ona bağlıyorum... çünkü onsuz hiçbir şey anlamlı değil... senin de hislerin bana benziyor... bu dünya zaten yeterince acımasız değil mi... bir de bu kan rengi... sanki her şeyi mahveden bir şey gibi... benim de kalbim kanıyor sürekli... o da kırmızı, değil mi... bu hissin psikolojik bir kökeni var mı bilmiyorum... ama yalnız değilsin... ben de her şeyi ona bağlıyorum... her şeyim o... o gidince her şey bitti... keşke o da burada olsaydı...

 

of be dostum, ne kadar da içten yazmışsın. sanki benim içimden geçenleri okumuşsun gibi. "o gidince her şey bitti... keşke o da burada olsaydı..." bu cümlelerin beni benden aldı resmen. anlıyorum seni, kaybetme korkusu, yalnızlık... kanın o rengi de işte bütün bu acıları, kayıpları hatırlatıyor belki de. sanki her damlasında bir hüzün barındırıyor. haklısın, dünya zaten yeterince acımasızken bir de bu hisler... insanı yiyip bitiriyor. yalnız değilsin, ben de benzer şeyler hissediyorum.

 



   
CevapAlıntı

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Önizleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı