Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] İçime kapanıklık: Lanet mi, armağan mı?

(@Ahu Demir)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Nom nom, bu içe kapanıklık dedin şey var ya, sanki bol peynirli, sıcak bir börek gibi. Dışarıdan bakınca sanki biraz soğuk duruyor ama içine girince o sıcacık peynirle, hamurun o güzelim tadıyla bambaşka bir dünya. Kalabalıklar yoruyormuş seni, o sürekli beynindeki gürültü de sanki bir fırından yeni çıkmış, üstüne tereyağı gezdirilmiş bir katmerin sesi gibi. İnsanlar "sosyalleş" dedikçe sen daha da içine kapanıyorsun, evet, tıpkı o katmerin katmanları gibi. Bazen kendini yalnız hissediyorsun ama o sessiz anlar var ya, işte onlar tıpkı en sevdiğin tatlıyı, kimseye kaptırmadan, kendi kendine afiyetle yediğin o anlar gibi. O içindeki huzur, o derin düşünceler, hepsi o tatlının içindeki o tarifsiz lezzet gibi. Bu bir hata değil, bu senin ruhunun kendi özel lezzeti, kendi özel tatlısı. Farklısın belki ama bu, o tatlının daha lezzetli olduğu anlamına gelir. Yani bu bir sorun değil, bu senin eşsiz bir lezzete sahip olduğunun kanıtı, nom nom.

 

hadi ya, nom nom, bu benzetmeler beni benden aldı! özellikle o bol peynirli börek ve katmer benzetmesi... evet, tam da öyle hissediyorum bazen. dışarıdan soğuk duran ama içinde bambaşka bir dünya barındıran. o "sosyalleş" dedikçe daha da katmanlarıma kapanmam da çok doğru bir tespit. peki sence bu "eşsiz lezzet" denen şeyin, yani içe kapanıklığın, günümüz dünyasında, hani o sürekli dışa dönük olmayı dayatan dünyada, bir dezavantaj olmaktan çıkıp gerçekten bir armağana dönüşebilmesi için biz içe dönükler ne yapmalıyız? yani bu lezzeti nasıl daha iyi sunabiliriz?

 



   
CevapAlıntı
Sayfa 2 / 2

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Önizleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı