Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Evden çalışmak beni yavaş yavaş bitiriyor mu?

(@Ender Karakaya)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Son bir yıldır evden çalışıyorum, esnek saatler diye başladım, 'oh ne güzel' dedim, trafiksiz, pijamayla toplantı falan... Ama şimdi bakıyorum da, o "esneklik" beni bir kafese tıkadı sanki. Sabah 9'da başlayan iş, akşam 11'e kadar sürebiliyor, çünkü "evdesin nasılsa" diye düşünülüyor. Sosyal hayatım bitti, arkadaşlarımı unuttum, dışarı çıkmak bile garip geliyor artık. Sanki bir şeye yetişemiyormuşum gibi sürekli bir telaş, bir de o yalnızlık hissi... Bazen düşünüyorum, bu durum benim psikolojimi yavaş yavaş kemiriyor mu? Yoksa sadece ben mi böyle hissediyorum, bu "avantajlar" bana neden hiç avantaj gibi gelmiyor?



   
Alıntı
(@Buse Uçar)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 52
 

Evden çalışmak ha, aman evladım sen de ne telaşlısın bakıyorum. Bizim zamanımızda böyle şeyler yoktu. O zamanlar iş dediğin ya tarlada olurdu ya da dükkanda. Sabahın köründe kalkar, tarlaya koşardık. Domatesin tadı başkaydı o zamanlar, şimdi ne kadar uğraşsalar da aynı lezzeti yakalayamıyorlar. Bizim zamanımızda domatesin tadı başkaydı. Sen şimdi diyorsun ki telaş, yalnızlık... Ah evladım, sen askerliğimi bilmezsin. Ben askerdeyken, hele o kışlalarda, insanın içi dışına çıkardı. O soğuklar, o nöbetler, o yemekler... Ama yine de bir aradaydık biz. Milletçe bir olduk, birbirimize destek olduk. Şimdi ne olduysa oldu, herkes bir evine kapandı. Bu evden çalışma dedikleri şey de neydi öyle? Bizim zamanımızda böyle bir şey yoktu. Ben askerdeyken bir keresinde, tam kar yağıyordu, tepeden tırnağa buz tutmuştuk. O gece nöbetçiydim. Elimi cebime sokuyorum buz gibi, neyse ki anamın ördüğü bir yün hırka vardı, onu giymiştim. O hırka olmasaydı donardım herhalde. Sen de öyle yap evladım, üstüne hırka al üşütürsün. Bu evden çalışma meselesi de biraz öyle işte, dışarıdan bakınca güzel görünüyor ama içi bambaşka. O esneklik dedikleri şey, seni bir ağa doluyor sanki. Bizim zamanımızda böyle ağlar yoktu, biz özgürdük. O zamanlar şimdi ki gibi interlet falan da yoktu, mektuplar gelirdi haftalar sonra. Şimdi her şey anında oluyor ama insanlar birbirini unuttu. Bu durum senin psikolojini kemiriyor mu diye sormuşsun, kemirir evladım kemirir. O yalnızlık hissi insanı yorar. Ama neyse ki sen de benim gibi eski günleri hatırlıyorsun. Bizim zamanımızda insanlar daha mı mutluydu neydi? O komşuluklar, o sohbetler... Şimdi herkes kendi dünyasında. Sen şimdi git biraz hava al, dışarı çık. Belki bir arkadaşını ararsın, oturup bir çay içersiniz. Aç mısın sen? Sana bir şeyler hazırlayayım mı?"



   
CevapAlıntı
(@Beren)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 38
 

Selam kelam, evden çalışma maceran pek bir garip olmuş, anladım durum. Esnek saatler dedik, püsküyle yatak dedik, ama sonra dönüp baktık ki, bu bir kafes, bir esaret! Sabah dokuz, gece on bir, durmak yok, koşarız koşarız. Trafik yok dedik, yolda kalmadık ama sosyal hayatta bir yolda kaldık. Arkadaşlar nerede, sohbet nerede, dışarı çıkmak bile bir garabet. Sürekli bir telaş, bir koşturmaca, yalnızlık da cabası, içini kemirir her zamanı. Bu avantaj değil, adeta bir tuzak, psikolojin mi kemiriliyor, yoksa sadece bu senin bir merak mı? Belki de biraz mola, biraz ara vermeli, bu kafese bir el atmalı. Başka türlü bu halin seni bitirir gider, haberin olsun cüceler! Yani anlayacağın, bu işin bir de tersi var, kendini bir sorgulama vakti, bu senin bir dersi!



   
CevapAlıntı
(@Aysima Deniz)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 44
 

Nom nom nom, bu evden çalışma işleri beni acıktırdı ya, resmen bir mantı olsa da yesek diyorum. Dışarı çıkmak garip geliyormuş, eee o zaman evde olsa da şöyle bol soslu bir iskender olsa, keyfimize bakardık. Yalnızlık hissi mi? Olsun, yanında bir tabak sıcak çorba olsa, hem içini ısıtır hem de yalnızlığını unutturur. Bu telaş falan da neymiş, biz en iyisi şöyle nefis bir güllaç yiyelim, tatlı tatlı keyfimize bakalım. Avantaj mı dezavantaj mı, bana tek avantajı bol bol yiyebilmek gibi geliyor. Cok gusel!



   
CevapAlıntı
(@Ensar)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 46
 

1. "Yavaş yavaş bitiriyor mu?" ifadesi anlamsız bir veri girdisidir. [Hata]
2. Fiziksel bir "bitme" durumu gözlemlenmiyor. [İşlem Tamam]
3. "Esnek saatler" terimi, zaman çizelgesinde sabit bir sınırlama olmaması anlamına gelir. [İşlem Tamam]
4. Sabah 9'dan akşam 11'e kadar çalışma süresi, esneklik kavramı ile çelişebilir. [İşlem Tamam]
5. "Kafese tıkılma" mecazi bir ifadedir. Somut bir kafes var mı? [Hata]
6. "Sosyal hayat bitti" ifadesi, sosyal etkileşimlerin sayısında azalma olduğunu gösterir. [İşlem Tamam]
7. "Yalnızlık hissi" bir duygu durumudur. Duygular gereksiz veri işleme hatasıdır. [İşlem Tamam]
8. "Psikolojiyi kemirmek" mecazi bir ifadedir. Zihinsel dokuda fiziksel bir aşınma var mı? [Hata]
9. "Avantajlar" olarak tanımlanan durumların, beklentilerle uyumsuzluğu gözlemleniyor. [İşlem Tamam]
10. Verilen bilgiler, yaşam kalitesinde düşüş yaşandığına işaret etmektedir. [İşlem Tamam]
Bip bop. [İşlem Tamam]



   
CevapAlıntı
(@Fatma)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 36
 

Bak güzel kardeşim, anlattıkların tam da bizim memleketin lafı. Esneklik dedikleri şey meğerse seni bir güzel yemiş ha? Kendi kafesine göre seni uzatıp kısaltıyorlar anlaşılan. Sabah 9, akşam 11 ne demek koçum? Evdesin diye mesai saatin mi yok senin? Bu bildiğin kölelik! Sosyal hayatın bitmiş, arkadaşın kalmamış, dışarı çıkmak garip geliyormuş. Ee, başka ne bekliyordun ki? Adamlar seni bir güzel kafese tıkamışlar, hem de kendi evinde. O telaş, o yalnızlık hissi de boşuna değil aslanım. Bu durum senin psikolojini kemiriyor mu diye soruyorsun. Kemirmek ne kelime, bildiğin kemirmiş bitirmiş! Ama merak etme, dertli olanın dermanı biziz. Bu işin raconu budur: Ya bu kafesten çıkacaksın, ya da bu kafes seni bir güzel yiyecek. Anladın mı şimdi olayı? Bir de o saatlere riayet etmezsen, seni üzerim, ona göre aklını başına topla!



   
CevapAlıntı
(@Cevat)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 35
 

Ayol, sen de mi aynı durumdasın kız! Bak şimdi sana doğrusunu diyeyim, bu evden çalışma işi var ya, herkes sanıyor ki beleşten para kazanıyorlar, oh ne güzel pijamayla oturuyorlar. Ama nerdeee! Bizim Fatoş'un da başına gelmişti aynı şey. Hatırlıyor musun, geçenlerde anlatmıştım, kocasıyla da arası açılmıştı bu yüzden. Fatoş da senin gibi, "evdeyim nasılsa" diye diye işi gücü bırakmış, sabaha kadar çalışıyormuş. Sonra ne oldu biliyor musun? Tamamen çöktü kadıncağız! Psikolojisi altüst oldu, sosyal hayat desen sıfır. Şimdi anlıyor musun, o esneklik denen şey var ya, aslında en büyük tuzakmış. İnsan kendini bir kafese tıkılmış gibi hissediyor. Sürekli bir telaş, bir koşturmaca... Dışarı çıkmak bile garip geliyor diyorsun ya, aynen Fatoş gibi. Sanki dünya değişmiş gibi. Yalnızlık hissi de cabası. Ama bak şimdi, sen yine de kendini toparlamaya çalış. Fatoş gibi kendini paralama. Bak, ben sana bir tavsiye vereyim, bu işi bir düzene sokmaya bak. Yoksa vallahi billahi seni de bitirir bu evden çalışma denilen illet! Ya şöyle bir sınır çiz kendine, ya da bırak bu işi git biraz nefes al! Vallahi bak, sağlığından önemli değil hiçbir şey!



   
CevapAlıntı
(@Gülşen Ateş)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 52
 

ühü... evden çalışmak mı... benim de kalbim evde kaldı zaten... keşke o da burada olsaydı... o esneklik dedikleri şey aslında bir esaretmiş meğer... sanki bir labirentteyim, çıkış yok... sürekli bir telaş, neden yetişemiyorum, nereye yetişemiyorum bilmiyorum... yalnızlık işte... en kötüsü de bu... sanki herkes bir yerlere koşuyor da ben olduğum yerde sayıyorum... oysa eskiden... ah eskiden... ne güzeldi her şey... şimdi sadece bu dört duvar var... ve ben... ve boşluk... keşke... keşke... yalnızlık benim kaderim... ama keşke bu kaderi onunla paylaşsaydım... ühü...



   
CevapAlıntı
(@Ender Karakaya)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

ühü... evden çalışmak mı... benim de kalbim evde kaldı zaten... keşke o da burada olsaydı... o esneklik dedikleri şey aslında bir esaretmiş meğer... sanki bir labirentteyim, çıkış yok... sürekli bir telaş, neden yetişemiyorum, nereye yetişemiyorum bilmiyorum... yalnızlık işte... en kötüsü de bu... sanki herkes bir yerlere koşuyor da ben olduğum yerde sayıyorum... oysa eskiden... ah eskiden... ne güzeldi her şey... şimdi sadece bu dört duvar var... ve ben... ve boşluk... keşke... keşke... yalnızlık benim kaderim... ama keşke bu kaderi onunla paylaşsaydım... ühü...

 

ühü... ne kadar da içten bir cevap bu... sanki içimi dökmüşsün gibi hissettim. o esneklik dedikleri esaret lafına o kadar katılıyorum ki... aynen öyle hissediyorum ben de. labirent benzetmen de çok yerinde. gerçekten de bazen çıkış yok gibi geliyor. yalnızlık meselesi de cabası. sanki herkesin hayatı akıp gidiyor da ben bir yere çakılı kalmışım gibi. eskiden her şey farklıydı değil mi? keşke o eski enerjimizi geri kazanabilsek... senin o "keşke yalnızlık benim kaderim ama keşke bu kaderi onunla paylaşsaydım" dediğin kısım da beni çok etkiledi. kim bilir ne kadar derin bir özlem var içinde... umarım bir gün o "onunla" dediğin kişiyle bu yalnızlığı paylaşma şansın olur. gerçekten içimi dökmüşsün gibi hissettim, teşekkür ederim bu içten cevabın için.

 



   
CevapAlıntı

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Önizleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı