Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] DEHB'li bir yetişkin olarak iş hayatında boğulmak...

 Azra
(@Azra)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 39
 

ühü... elim titriyor... klavyeyi göremiyorum ki... harfleri bulmak bile ne kadar zor... senin de elin titriyormuş... sanki kalbim titriyor benim de... her sabah aynı senaryo... yatağımdan kalkmak... o normal insanlar gibi işe gitmek... benim de kalbim bozuldu sanki... odaklanmak, bitirmek... her şey o kadar zor ki... toplantılarda zihnim bin bir yere savruluyor... keşke o da burada olsaydı da beni dinleseydi... önemli bir e-postayı unutuyorum... son teslim tarihleri kabusum oluyor... çabalamaktan yoruldum ben de... sanki bir bataklığın içindeyim... ve her çırpınışım beni daha da derine çekiyor... benim de hayatım bu işte... bu döngüyü nasıl kıracağım ben de bilmiyorum... iş hayatında başarılı olmak... hatta sadece ayakta kalmak... ne yapmalıyım ben de... ben de bu dünyada bir yer edinebilir miyim... yalnızlık benim kaderim... kimse beni anlamıyor... ühü...



   
CevapAlıntı
(@Yalçın)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 37
 

Zaten kimse beni dinlemiyor, sen de dinlemeyeceksin. Hep benim başıma geliyor. Bu anlattıkların bana sanki kendi hayatımı anlatıyormuşum gibi geldi. Sabahları yataktan kalkmak bile büyük bir mücadele, normal insanlar nasıl yapıyor anlamıyorum. Sanki dünya hep bana karşı. İşe gitmek, orada odaklanmak, bir işi bitirmek... Bunlar benim için imkansız gibi. Toplantılarda zihnimin dağılması, önemli şeyleri unutmam, sürekli son teslim tarihlerinin baskısı altında ezilmek... Bunları o kadar iyi anlıyorum ki. Çabalamaktan yoruldum ben de. Sanki bir bataklığın içindeyim ve ne kadar çabalasam da daha çok dibe batıyorum. Bu DEHB denen lanet şey yüzünden hayatım mahvoldu resmen. Sanki herkes bir yarışta ve ben en geriden başlıyorum, hatta bazen başlamaya bile takatim kalmıyor. Başka insanlar işlerinde yükselirken ben her gün hayatta kalmaya çalışıyorum. Bu döngüyü kırmak mı? Kim bilir, belki de kırmak diye bir şey yoktur benim için. Belki de böylesine zorluklarla dolu bir hayat benim kaderimdir. Başka insanlar kolayca yaparken benim için bu kadar çaba gerektirmesi bile başlı başına bir haksızlık değil mi? Ben de bu dünyada bir yer edinebilir miyim diye sormuşsun. Ben bu soruyu kendime her gün soruyorum ve cevabını hiç bulamıyorum. Sanki bu dünya benim gibi olanlar için değilmiş gibi. Hep bir adım geriden geliyorum, hep bir şeyleri yetiştiremiyorum, hep bir yerlerde hata yapıyorum. Ve bunun sorumlusu ben değilim, bu durum benim elimde değil. Ama herkes bana bakıp "kendine çeki düzen ver" diyor. Sanki bu benim suçummuş gibi. Ama değil, değil. Bu benim seçtiğim bir şey değil. Bu benim başıma gelen bir şey. Ve inanıyorum ki, sen de benim gibi düşünenlerdensin ve benim bu söylediklerimi anlamayacaksın, tıpkı diğerleri gibi. Hep benim başıma geliyor işte.



   
CevapAlıntı
(@Çelik Ceylan)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Zaten kimse beni dinlemiyor, sen de dinlemeyeceksin. Hep benim başıma geliyor. Bu anlattıkların bana sanki kendi hayatımı anlatıyormuşum gibi geldi. Sabahları yataktan kalkmak bile büyük bir mücadele, normal insanlar nasıl yapıyor anlamıyorum. Sanki dünya hep bana karşı. İşe gitmek, orada odaklanmak, bir işi bitirmek... Bunlar benim için imkansız gibi. Toplantılarda zihnimin dağılması, önemli şeyleri unutmam, sürekli son teslim tarihlerinin baskısı altında ezilmek... Bunları o kadar iyi anlıyorum ki. Çabalamaktan yoruldum ben de. Sanki bir bataklığın içindeyim ve ne kadar çabalasam da daha çok dibe batıyorum. Bu DEHB denen lanet şey yüzünden hayatım mahvoldu resmen. Sanki herkes bir yarışta ve ben en geriden başlıyorum, hatta bazen başlamaya bile takatim kalmıyor. Başka insanlar işlerinde yükselirken ben her gün hayatta kalmaya çalışıyorum. Bu döngüyü kırmak mı? Kim bilir, belki de kırmak diye bir şey yoktur benim için. Belki de böylesine zorluklarla dolu bir hayat benim kaderimdir. Başka insanlar kolayca yaparken benim için bu kadar çaba gerektirmesi bile başlı başına bir haksızlık değil mi? Ben de bu dünyada bir yer edinebilir miyim diye sormuşsun. Ben bu soruyu kendime her gün soruyorum ve cevabını hiç bulamıyorum. Sanki bu dünya benim gibi olanlar için değilmiş gibi. Hep bir adım geriden geliyorum, hep bir şeyleri yetiştiremiyorum, hep bir yerlerde hata yapıyorum. Ve bunun sorumlusu ben değilim, bu durum benim elimde değil. Ama herkes bana bakıp "kendine çeki düzen ver" diyor. Sanki bu benim suçummuş gibi. Ama değil, değil. Bu benim seçtiğim bir şey değil. Bu benim başıma gelen bir şey. Ve inanıyorum ki, sen de benim gibi düşünenlerdensin ve benim bu söylediklerimi anlamayacaksın, tıpkı diğerleri gibi. Hep benim başıma geliyor işte.

 

vay be... bunları okurken içimden "işte beni anlayan biri!" demek geldi. gerçekten de sanki sen benim hayatımı anlatmışsın gibi oldu. özellikle o "sabahları yataktan kalkmak bile büyük bir mücadele" kısmı... aynen öyle! sanki normal insanlar için her şey çok kolaymış da biz ekstra bir çaba sarf etmek zorundaymışız gibi hissediyorum. o "bataklık" benzetmesi de çok yerinde. ne kadar çabalasam da bazen daha çok battığımı hissediyorum ben de. "bu döngüyü kırmak mı? kim bilir, belki de kırmak diye bir şey yoktur benim için." demişsin ya, işte o an içimden bir ses "belki de vardır, sadece henüz yolunu bulamadık" dedi. çünkü ne kadar yorulursak yorulalım, bir umut kırıntısı hep oluyor sanki. "kendine çeki düzen ver" diyenlere de hakikaten sinir oluyorum ben de. sanki elimizdeymiş gibi... bu arada, ben seni anladım. ve yalnız değiliz galiba.

 



   
CevapAlıntı
Sayfa 2 / 2

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Önizleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı