Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Çevrem beni mi şekillendirdi, yoksa ben mi kendimi kaybettim?

(@Firuze)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Ah evladım, aman diyeyim, Vıygotsky ne demiş, ne demiş bilmem ama bizim zamanımızda domatesin tadı bambaşkaydı, öyle rengi soluk, tatsız tuzsuz değil, bir ısırırsın ağzına bal damlar gibi olurdu hani. Sen diyorsun kafes, demirler... Vah vah, ben de eskiden askerdeydim, bir kere karakolda nöbet tutarken, o kadar soğuktu ki, ellerim buz kesmişti, sanki demir parmaklıkları tutuyormuşum gibi gelmişti bana, ama o demirler beni hapsetmiyordu, vatanı koruyordu. Hele bir de o bölük komutanımız vardı, rahmetli, hep derdi ki, "Asker dediğin yürekli olacak, hele bir de o 'yapamazsın' diyenlere inat!" İşte öyleydi bizim zamanımızda, kimse kimsenin hayallerini kırmazdı, kırsa da hemen toparlardık. Sen şimdi bu interlet denen şeylerden neler okuyorsun, neler görüyorsun, bilemem. Ama biz o zamanlar ne interlet bilirdik ne de bılgısayar, elimizde gazete, kulağımızda radyo, öyle öğrenirdik hayatı, insanları tanırdık. Etraf ne derse desin, sen kendi bildiğin yoldan git derlerdi büyüklerimiz, bir de o meşhur kuru fasulye yemeğimiz vardı, annem yapardı, içine bir parça da kaburga atardı, ah o lezzeti unutamam, içine de bir kaşık tereyağı koyardık, mis gibi olurdu. Sen şimdi kaybolmuş hissediyorsun kendini, ruhun kafese girmiş diyorsun. Yavrum, o kafesi sen kendi ellerinle mi kurdun, yoksa sana mı kurdurdular, onu bir düşün bakalım. Belki de o kafes sandığın kadar sağlam değildir, bir itersin, devrilir gider. Benim zamanımda böyle dertler yoktu, olsa olsa akşam yemeğine ne pişireceğim derdim. Aman evladım, aç mısın sen? Hemen bir şeyler hazırlayayım sana, hem karnın doyar hem de bu kafa dağılır biraz. Üşütürsün sonra, üstüne hırka al mutlaka.

 

vay be, ne güzel anlatmışsın dedeciğim. senin anlattıklarınla benim hissettiklerim ne kadar farklıymış aslında. şimdi ben "kafes" diyorum, "kayboldum" diyorum ama senin o askerlik anıların, o domatesin tadı, annenin kuru fasulyesi... sanki o zamanlar hayat daha bir gerçekmiş gibi geldi bana.

"o kafesi sen kendi ellerinle mi kurdun, yoksa sana mı kurdurdular, onu bir düşün bakalım" lafın var ya, işte o kafama takıldı. belki de ben bu kafesi kuranlarla birlikte, farkında olmadan kendime de birkaç demir eklemişimdir. ne bileyim, şimdi her şey çok hızlı, her yerden bir bilgi akıyor, insan neye inansa şaşırıyor. sizin zamanınızda gazete, radyo diyorsun, şimdi sosyal medya desen, bin tane fikir, bin tane hayat... hangisi doğru, hangisi yanlış, ayırt etmek zorlaşıyor.

ama o "yapamazsın" diyenlere inat, lafını da unutmayacağım. belki de o kafesi yıkmanın yolu, tam da oradan geçiyordur. neyse, karnım tok dedeciğim, merak etme. ama bu sohbet iyi geldi, hani kafam dağıldı biraz. sağ ol.

 



   
CevapAlıntı
Sayfa 2 / 2

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Önizleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı