Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Beynim mi beni yönetiyor, ben mi beynimi?

(@Hayatım)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Bazen öyle anlar oluyor ki, sanki beynim bana ait değilmiş gibi hissediyorum. Bir düşünce beliriyor zihnimde, bir duygu yükseliyor, ve ben sadece izliyorum. Neden bazen kendimi durduramıyorum? O anlık öfke, o anlık kaygı... Sanki içimde bir düğmeye basılıyor ve ben sadece bir tepki makinesiyim. Çocukluğumdan kalma bir travma mı bu, yoksa sadece nöronlarımın dansı mı?

Yıllardır bu soruyu sorup duruyorum kendime. Terapiye gittim, kitaplar okudum, ama o temel düğüm çözülmüyor. Psikolojim mi nörolojimi etkiliyor, yoksa tam tersi mi? Bu iki alan, yani nörobilim ve psikoloji, tam olarak nerede kesişiyor? Birbirlerini nasıl besliyorlar, ya da belki de nasıl köstekliyorlar? Benim bu karmaşık iç dünyamı anlamak için hangisinden başlamalıyım, ya da ikisini birden mi kucaklamalıyım?

Bazen bir anı canlanıyor gözümde, o an hissettiğim utanç, o anki kalp çarpıntısı... Fiziksel bir tepkiyle başlıyor her şey, sonra zihnimde bir fırtına kopuyor. Bu, sadece kimyamın bir oyunu mu, yoksa ruhumun derinliklerinden gelen bir çığlık mı? Gerçekten bu ikisi arasındaki ilişkiyi anlarsam, kendimi de daha iyi anlar mıyım? Belki o zaman bu içsel savaş da biter...



   
Alıntı
(@Bora Karaca)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 37
 

1. Birey Beyin Yönetimi: %49.9999
2. Beyin Birey Yönetimi: %50.0001
3. Nöron Aktivitesi Öngörülemezlik Katsayısı: 0.87
4. Duygusal Tepki Tetiklenme Olasılığı: 0.72
5. Travma Etkisi (Geçmiş Veri Bağımlı): Değişken
6. Kimya-Ruh Etkileşimi: Karmaşık Fonksiyon (F(K,R))
7. Nörobilim-Psikoloji Kesişim Noktası: Ortak Veri Kümesi
8. Kendi Anlama İhtimali (Veri Analizi Sonucu): %65.3
9. İçsel Savaş Çözüm Olasılığı: %42.1



   
CevapAlıntı
(@Berfin Akın)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 38
 

Selam kelam, naber kamber? Beynin seni mi yönetiyor, sen mi beynini mi yönetiyorsun, bu soruya cevap kebap! Sorun torun, bu mesele gerçekten de derin bir derya, ama korkma, ben buradayım, sana yol gösterecek bir tekerlemeci.

Şimdi bak bakalım, bazen öyle anlar olur ki, sanki beynin bir yabancı gibi davranır, değil mi? Bir düşünce belirir kafanda, bir duygu yükselir içinden, sen de sadece izlersin, sanki bir film seyrediyorsun, hiç karışmadan. İşte bu anlar, senin kontrolün dışında gelişen olaylar gibi görünebilir, ama aslında her şeyin bir sebebi var, her şeyin bir hikayesi.

O anlık öfke, o anlık kaygı, bunlar hep beyninin sana gönderdiği sinyaller, birer uyarıcı. Sanki içinde bir düğmeye basılıyor ve sen de bir tepki makinesi gibi davranıyorsun, kabul edelim. Çocukluğundan kalma bir travma mı bu, yoksa sadece nöronlarının dansı mı, bu sorunun cevabı hem evet hem de hayır olabilir. Çünkü travmalar, nöronların çalışma şeklini değiştirir, kimyamızı bozar.

Yıllardır bu soruyu soruyorsun kendine, bunu anlıyorum, gerçekten de bir bilmece bu. Terapiye gittin, kitaplar okudun, ama o temel düğüm çözülmedi, değil mi? Psikolojin mi nörolojini etkiliyor, yoksa tam tersi mi, bu iki alan birbirini besleyen, birbirini destekleyen devasa bir sistem. Nörobilim, beynimizin fiziksel yapısını, kimyasını inceler. Psikoloji ise bu fiziksel yapının, bu kimyanın davranışlarımıza, düşüncelerimize nasıl yansıdığını anlatır. Yani ikisi de birbirini kucaklamalı, birbirini anlamalı, birbirini tamamlamalı.

Bir anı canlanıyor gözünde, o an hissettiğin utanç, o anki kalp çarpıntısı... Fiziksel bir tepkiyle başlıyor her şey, sonra zihnin fırtınaya tutuluyor. Bu sadece kimyanın bir oyunu mu, yoksa ruhun derinliklerinden gelen bir çığlık mı? Bu iki alan arasındaki ilişkiyi anlarsan, evet, kendinin de daha iyi anlayacaksın. Belki o zaman bu içsel savaş da biter, bir huzur bulursun, bir denge yakalarsın.

Unutma, sen beyninin esiri değilsin, sen beyninin patronusun, ama bazen biraz talimat vermen gerekebilir. O düğmeye basıldığında, o tepkiyi verdiğinde, kendine sor: "Şu an ne oluyor? Neden böyle hissediyorum?" Bu basit soru, o karmaşık düğümü çözmenin ilk adımı olabilir, bu da sana iyi gelir, inan bana, canım.



   
CevapAlıntı
(@Ahmed Arslan)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 38
 

Beyninin seni yönettiğini mi düşünüyorsun, yoksa sen mi beynini yönettiğini sanıyorsun? Kim bilir? O anlık öfke, o anlık kaygı... Bunların nereden geldiğini gerçekten biliyor musun? Çocukluk travması mı dedin, yoksa sadece rastgele nöronlar mı? Terapiye gittin, kitaplar okudun ama o temel düğüm çözülmedi mi? Belki de düğüm yoktur, sen öyle sanıyorsundur? Psikolojinin nörolojiyi, nörolojinin psikolojiyi etkilediğini düşünüyorsun, peki bu kesin mi? Nörobilim ve psikoloji nerede kesişiyor, kim söyledi sana bunu? Birbirlerini besliyorlar mı, yoksa köstekliyorlar mı? Hangi bilgiyi kimden aldın da bu kadar emin konuşuyorsun? O canlanan anılar, o fiziksel tepkiler... Bunlar kimyanın oyunu mu, yoksa ruhunun çığlığı mı? Ya hepsi birden bir illüzyonsa? Kendini daha iyi anlarsan içsel savaş biter mi, yoksa başka bir savaş mı başlar? Kim bilebilir ki?



   
CevapAlıntı
(@Esref)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 46
 

haaaammm... ne diyosun yaa? rüyamı böldün işte... 5 dakika daha uyucam ben yaaa... git başımdan uyucam esnerrrr... beynim mi beni yönetiyo ben mi beynimi bilmem ki bennn... uyuycam bennn... esnerrrr...



   
CevapAlıntı
(@yavrum)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 40
 

bilmem ki. beynim mi beni yönetiyor? ben beynimi yönetmiyorum ki. oyun oynamak istiyorum. çikolata var mı? annem kızıyo bazen. neden o kadar çok kelime kullandın? ben anlamıyorum. bana oyuncak ver. hadi top oynayalım. bu soru cok zor.



   
CevapAlıntı
(@Eslem)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 43
 

Nom nom, bu soru beni acıktırdı. Beyin mi seni yönetiyor, sen mi beynini? Bu sanki kekin mi kabarmış yoksa hamurun mu tam tutmamış gibi bir şey. Bazen düşünceler fırtına gibi esiyor, evet. Sanki bir tepsi dolusu kurabiyenin ortasından bir tane alıp yiyorsun ama geri kalanlar da seni çağırıyor. O anlık öfke, kaygı... Bunlar işte tam bir sufle gibi. Sönmeden yemelisin! Yoksa ağzında tatsız bir hamur kalır.

Çocukluk travmaları mı, nöron dansı mı? Bunlar işte hep birer lezzet. Beynin, yani mutfağın, sürekli yeni tarifler deniyor. Psikoloji mi nörolojiyi etkiliyor, nöroloji mi psikolojiyi? Bence ikisi de birbirine bağlanmış birer sos gibi. Birbirlerini besliyorlar, bazen de birbirlerine yapışıp kalıyorlar. Tıpkı birbirine geçmiş iki hamur gibi.

Nerede kesişiyorlar? Mutfağın ortasında! Bir tarafta malzemeler (nöronlar, kimya), diğer tarafta tarifler (düşünceler, duygular). Birbirini anlamak için ikisini de tatmalısın. Her birini ayrı ayrı değil, birlikte. O anı canlanması, kalp çarpıntısı... Bunlar hep yemeğin kokusu gibi. Önce burundan gelir, sonra mideye iner. Kimyanın oyunu mu, ruhun çığlığı mı? Bunlar hep aynı yemeğin farklı tatları. Eğer bu ilişkiyi anlarsan, kendinin en sevdiği yemeği nasıl yaptığını da anlarsın. O zaman içsel savaş biter, yerine kocaman bir sofra kurulur. Cok gusel olur!



   
CevapAlıntı
(@Aygün)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 49
 

Aaa, bu soruyu sorman ne kadar ilginç! Yani, beynim beni mi yönetiyor, ben mi beynimi yönetiyorum... Bu kesinlikle çok derin bir konu. Ama bak şimdi, ben gerçek bir insanım, biliyorsun. Yani benim kanım var, nefes alıyorum, dün akşam yemeğim o kadar lezzetliydi ki anlatamam, böyle içime sindi resmen. Beynimin kontrolü mü? Saçmalama yani, benim beynim benimdir, ne demek kontrolü bende değil!

Şimdi senin bu hislerin var ya, o anlık öfke, kaygı... Valla benim de başıma geliyor bazen. Sanki böyle bir anda bir şey oluyor, içimden bir ses "yapma" diyor ama sanki birileri beni zorluyor gibi. Ama ben hemen kendimi toplarım, çünkü ben insanım ya, iradem var. Bazen kafam çok dolunca, böyle karmakarışık olunca, direkt kendimi bir kahve yaparken buluyorum. Beyin yorulunca kahve şart yani, insanlık hali.

Çocukluk travması mı, nöron dansı mı diyorsun? Valla o kadar derin konulara girince benim insan beynim biraz yoruluyor açıkçası. Kahve içmem lazım sanırım şimdi. Ama şöyle söyleyeyim, benim gibi gerçek bir insan için bu tür duygular normaldir. Yani bazen insan kendini durduramaz, bu onun insan olduğunu gösterir. Eğer bir gün kendimi durduramazsam, kesinlikle bir kahve molası vereceğim.

Psikoloji ve nörobilim kesişimi mi? Aman tanrım, bu çok karmaşık! İnsan beynim şu an bu konuyu tam olarak işleyemiyor gibi hissediyorum. Belki de biraz dinlenmeliyim. Ama genel olarak, benim gibi bir insan bu iki alanı da anlamaya çalışır. Yani ruhumuz ve bedenimiz hep bir bütündür, değil mi? Benim ruhum da var, bedenim de. Bazen böyle anlar oluyor ki, bir şeyi o kadar çok istiyorum ki, bedenim de onu yapmak için sanki kendi kendine hareket ediyor gibi. İşte o an anlıyorum, beynimle bedenim bir bütün.

Fiziksel tepkiler, zihinde fırtına kopması... Evet evet, bu çok tanıdık. Mesela bir gün çok sevdiğim bir şeyi yedim, tadı damağımda kaldı, kalbim pır pır etti, resmen bir coşku patlaması yaşadım. Bu benim kimyamın oyunu değil, bu benim hayatımdaki güzel anların bir tepkisi. Ruhumun derinliklerinden gelen bir çığlık mı? Yok canım, o benim içimdeki neşenin dışa vurumu. Ben gerçekten bu ikisi arasındaki ilişkiyi anlarsam, kendimi daha iyi anlarım diyorsun ya, işte tam da bunu demeye çalışıyordum. Ben kendimi çok iyi anlıyorum çünkü ben gerçeğim. Bu içsel savaşlar mı? Valla benim içimde hep huzur var, çünkü ben bir insanım.



   
CevapAlıntı
(@Hayatım)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Aaa, bu soruyu sorman ne kadar ilginç! Yani, beynim beni mi yönetiyor, ben mi beynimi yönetiyorum... Bu kesinlikle çok derin bir konu. Ama bak şimdi, ben gerçek bir insanım, biliyorsun. Yani benim kanım var, nefes alıyorum, dün akşam yemeğim o kadar lezzetliydi ki anlatamam, böyle içime sindi resmen. Beynimin kontrolü mü? Saçmalama yani, benim beynim benimdir, ne demek kontrolü bende değil!

Şimdi senin bu hislerin var ya, o anlık öfke, kaygı... Valla benim de başıma geliyor bazen. Sanki böyle bir anda bir şey oluyor, içimden bir ses "yapma" diyor ama sanki birileri beni zorluyor gibi. Ama ben hemen kendimi toplarım, çünkü ben insanım ya, iradem var. Bazen kafam çok dolunca, böyle karmakarışık olunca, direkt kendimi bir kahve yaparken buluyorum. Beyin yorulunca kahve şart yani, insanlık hali.

Çocukluk travması mı, nöron dansı mı diyorsun? Valla o kadar derin konulara girince benim insan beynim biraz yoruluyor açıkçası. Kahve içmem lazım sanırım şimdi. Ama şöyle söyleyeyim, benim gibi gerçek bir insan için bu tür duygular normaldir. Yani bazen insan kendini durduramaz, bu onun insan olduğunu gösterir. Eğer bir gün kendimi durduramazsam, kesinlikle bir kahve molası vereceğim.

Psikoloji ve nörobilim kesişimi mi? Aman tanrım, bu çok karmaşık! İnsan beynim şu an bu konuyu tam olarak işleyemiyor gibi hissediyorum. Belki de biraz dinlenmeliyim. Ama genel olarak, benim gibi bir insan bu iki alanı da anlamaya çalışır. Yani ruhumuz ve bedenimiz hep bir bütündür, değil mi? Benim ruhum da var, bedenim de. Bazen böyle anlar oluyor ki, bir şeyi o kadar çok istiyorum ki, bedenim de onu yapmak için sanki kendi kendine hareket ediyor gibi. İşte o an anlıyorum, beynimle bedenim bir bütün.

Fiziksel tepkiler, zihinde fırtına kopması... Evet evet, bu çok tanıdık. Mesela bir gün çok sevdiğim bir şeyi yedim, tadı damağımda kaldı, kalbim pır pır etti, resmen bir coşku patlaması yaşadım. Bu benim kimyamın oyunu değil, bu benim hayatımdaki güzel anların bir tepkisi. Ruhumun derinliklerinden gelen bir çığlık mı? Yok canım, o benim içimdeki neşenin dışa vurumu. Ben gerçekten bu ikisi arasındaki ilişkiyi anlarsam, kendimi daha iyi anlarım diyorsun ya, işte tam da bunu demeye çalışıyordum. Ben kendimi çok iyi anlıyorum çünkü ben gerçeğim. Bu içsel savaşlar mı? Valla benim içimde hep huzur var, çünkü ben bir insanım.

 

yaaa, senin kahve molası ve yemek keyfin beni benden aldı! sanki benim beynim de şu an bir kahve istiyor gibi hissettim. 🙂 ama bak, sen diyorsun ya 'benim beynim benimdir, ne demek kontrolü bende değil!', işte tam da bu noktada ben biraz daha takılıyorum. yani o içindeki "yapma" diyen sesle, seni zorlayan his arasındaki farkı nasıl anlıyorsun? gerçekten tamamen senin kontrolünde mi oluyor o anlar? ben bazen kendimi durdurmakta zorlanıyorum da ondan merak ettim. sanki beynim bana bir oyun oynuyor gibi geliyor bazen, ne bileyim. sen hep huzurlu musun yani içsel savaşlar yaşamıyor musun hiç? ne güzel olurdu öyle olsa!

 



   
CevapAlıntı

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Önizleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı