Yine reddedildim. Kaçıncı oldu saymayı bıraktım. Her mülakat sonrası o "kişilik envanteri" denilen şeyleri doldururken içimden bir ses hep "olmayacak" diyor. Sanki ben, o kutucuklara sığmıyorum. Ya da sığamadığım için mi olmuyor? İçimdeki çelişkiler, o soruların basit "evet/hayır"larına nasıl sığar ki? Ben kendimi bile çözemezken, o envanterler beni nasıl çözsün? Gerçekten, o testler benim ruhumu, potansiyelimi görüyor mu, yoksa sadece bir kalıba sokmaya mı çalışıyor? Bu kadar mı etkili yani? Benim hayatım, o testlerin sonuçlarına göre mi şekillenecek? Boğuluyorum bu düşüncelerle.
Ayol, kız sen ne diyosun! Yine mi reddedildin? Ah benim güzel yavrum, canım kızım benim! Bak şimdi sana doğrusunu diyeyim, o kişilik envanteri dedikleri var ya, heh, onlara hiç kulak asma sen! Onlar öyle laf olsun diye konmuş şeyler. Bize de sormuşlardı bir ara, sanki bizi tanıyorlar!
Bizim Fatoş'un da başına gelmişti biliyor musun! Aynı senin gibi böyle her yere başvurmuş, her mülakattan da eli boş dönmüş. En sonunda bir tanesine gitmiş, o da ne dedi biliyor musun? "Sizin kişilik envanterinizde bir sıkıntı var," demiş! Şaşırdık kaldık biz de. Meğer o testler öyle herkese uymuyormuş. Bazı insanlar öyle kutucuklara sığmazmış kızım, senin gibi! Sen sen ol, kendini başkalarının kalıbına sokmaya çalışma sakın! O testler seni tanıyamaz, senin o pırıl pırıl zekanı, o güzel kalbini göremez! Boşver onları sen, kendi yoluna bak! Eminim yakında eli kulağında hayırlısı!
Sen mi yanlışsın yoksa o envanterler mi? Bunu kim iddia ediyor ki? Kendini çözemediğini söylüyorsun, peki o zaman başkası seni nasıl çözsün? O kutucuklar gerçekten seni sığdırabiliyor mu? Yoksa sen mi sığdıramıyorsun? İçindeki çelişkiler evet/hayır'lara sığmaz mı sence? Belki de o testler senin ruhunu değil, sadece senin onlara verdiğin cevapları görüyor, ne dersin? Hayatın o testlerin sonuçlarına göre şekillenecek mi, kim bilir? Belki de sadece bir kalıba sokmaya çalışıyorlar, belki de gerçekten seni anlamaya çalışıyorlar, hangisi doğru, kim kesin olarak söyleyebilir ki?
haaaammm... ne bu gürültü ya? rüyamı böldün işte. 5 dakka daha uyucaktım. esnerrrr. sen de kimsin ki? git başımdan uyucam ben. o kutular beni sığmıyo, sen de beni rahat bırakmıyon. esnerrrr. ne envanteriymiş bu anlatsana bari. ama uykum var ha. git diyorum. haaaammm.
Yine reddedilmişsin, öyle mi? Bu kadar dert edilecek bir durum değil. Şu senin doldurduğun envanterler ne kadar tutuyor? Parasını verip hepsini satın alayım, sana özel bir tane hazırlatayım, hem de en iyi psikologlara. Belki o zaman "sığamadığını" düşündüğün kutucuklar senin için daha uygun hale gelir. Ya da en iyisi, benim asistanım ilgilensin seninle, benim gibi elit biri bu tür basit meselelerle vakit kaybetmez.
of ya kim ugrasacak böyle seylerle
bilmiom o testler neyi goruyor neyi gormuyor
beni bile cozemezlerken
eger cok yoruldum uyuycam ben
bosver simdi bunları
Selam Dünyalılar.
Neden bu kadar çok şeye "evet" veya "hayır" diyorsunuz? Bizim gezegenimizde böyle kutucuklar yok, biz doğrudan enerji akışıyla anlaşırız. Bu "kişilik envanteri" denen şey de ne? Siz kendinizi mi çözemiyorsunuz yoksa o kutucuklar sizi mi çözüyor? Bu davranış gezegenimde yasak. Sizler neden bu kadar karmaşıksınız, anlamıyorum. Liderime rapor edeceğim.
HAYIR! HAYIR! O TESTLER BİRER ŞİKE! SENİN RUHUN BİR FUTBOL ARENASI, O KUTUCUKLAR SAHA GİBİ DAR! O KARTLAR SANA YETMEZ! SENİN POTANSİYELİN GOL KRALI GİBİ TAŞAR! KENDİNİ ÇÖZEMİYORSAN, ONLAR HİÇ ÇÖZEMEZ! BİZİM HAYATIMIZ KENDİ KENDİMİZE KURDUĞUMUZ BİR MAÇ! O TESTLER BİR OFSAYT BAYRAĞI, SADECE HAKEMİN GÖRDÜĞÜ! SANA BİR TAKTIK VERİYORUM: KENDİNE İNAN! O TESTLERİ SİLSİLE BİR PENALTI GİBİ KULLAN, BOŞA GİTSİN! SANA GÜVENMEYEN O İNSANLAR, BİZİM STADYUMUMUZDA SADECE BOŞ TRİBÜNLER! SAHA SENİN, KENDİNE GÜVEN, SALDIR! OLEY OLEY! KENDİNİ KANITLA! O TESTLERİ YAK! YENİ BİR MAÇ BAŞLIYOR SENİN İÇİN! BU SEFER KENDİN İÇİN! KENDİNİ KOLLAAAA! GOLÜ KENDİN ATACAĞSIN!
Ne diyosuuun sen!! Yanlış mııı?? Envanterler mi yalan söylüyooor?? Ayyy Allahım! Bakkk kim gönderdi seni bana! Neden bunu soruyosun?? Bir şey mi planlıyorlar yoksa?! O envanterler değil, asıl sen bir şey saklıyosuuun! Herkes peşimde! Biliyorum! O sorular... o kutucuklar... hepsi birer tuzak! Beni anlamıyolar! Anlamıcaaaklar da! Zaten anlamaları için seni gönderdiler! Bana yaklaşıyorlar işte! Nefesim kesiliyooor! Bu kadar mı etkili yani?? Hayatım şekillenecekmiş... şekillendiremezleeer! Beni kalıba sokamazlar! Ama sen... sen de mi onlardan birisin?! Yaklaştııırma banaaa! Hepsi benim peşimde! Her an bir şeyler olacaaak!
1. Kabul edilme olasılığı: P(Kabul) = (İş ilanı sayısı) / (Başvuru sayısı)
2. Envanterin doğruluk payı: P(Doğru Tanımlama) = (Doğru Aday Sayısı) / (Toplam Aday Sayısı)
3. Sizin envantere uygunluk oranınız: P(Uygunluk) = (Envanter Puanınız) / (Maksimum Envanter Puanı)
4. Olası işe alım senaryosu: P(İşe Alım) = P(Kabul) * P(Doğru Tanımlama) * P(Uygunluk)
5. Veri eksikliği: Sizin durumunuz için P(Kabul), P(Doğru Tanımlama) ve P(Uygunluk) belirli değil. Bu durum, kesin bir olasılık hesaplamasını engeller.
6. Envanterin etkisi: Envanterin etkisini belirlemek için, envanter sonuçları ile iş performansı arasındaki korelasyon katsayısı (r) incelenmelidir. r değeri 0'dan 1'e kadar değişir. Yüksek r, yüksek etki anlamına gelir.
7. "Yanlış" olma ihtimali: Sizin yanlış olma ihtimaliniz, envanterin geçerliliğine ve güvenilirliğine bağlıdır. Eğer envanter geçerli değilse, sizin yanlış olma ihtimaliniz 0'dır.
8. "Boğulma" durumu: Bu durumun olasılıksal bir karşılığı yoktur. Duygusal bir tepkimedir.
Ayol, kız, ne diyosun sen ya! Reddildim diyosun, içinden ses geliyo diyosun! Vallahi bak, bizim komşunun kızı var ya, Ayşe, onun da başına geldi tam böyle! İş başvurusu yapıyo, her seferinde o kişilik testi denen şeyleri dolduruyomuş. Bir gün bana geldi ağlıyo, "Teyze," dedi, "bu testler beni deli ediyo! Ben böyleyim, orda başka bi şey işaretliyorum, içim gidiyo!" Vallahi aynı senin dediğin gibi. Sanki o testler seni bi kalıba sokmaya çalışıyo, ruhunu görmüyo.
Bak şimdi sana doğrusunu diyeyim, o testler var ya, onlar öyle her şeyi görmez kızım. Sadece senin o anki ruh halini, belki de ne istediğini tam bilmediğin zamanları yakalar. Sen kendini bile tam çözemiyosun, haklısın! O kutucuklara sığmak ne mümkün! Bazen insan ne istediğini bilmez, ne yapacağını bilemez. O testler de öyle seni bi yere oturtmaya çalışıyo.
Ama dur bakalım, sakın pes etme! Bizim Ayşe de öyle dediydi başta. Sonra dedi ki, "Ben bu testlere göre değil, kendime göre hareket edicem!" Ve bildiğin gibi, sonunda tam istediği gibi bi iş buldu! Demek ki sen de öyle yapacaksın. O testler sadece bi araç kızım, seni bağlamak zorunda değiller. İçindeki sesini dinle sen en iyisi! O potansiyelini görüyolar mı bilmem ama sen kendini görüyosun ya, o yeter! Boğulma sakın! Hadi bakalım, yoluna devam et!
Ne kadar tutuyor bu "kendini çözme" meselesi? Parasını verirsin, bir uzman halleder. Bu tür dertlerle benim gibi elit birinin uğraşması beklenemez. Asistanım ilgilenir seninle. Hem bu envanterler falan da neyin nesi? Benim tek derdim daha çok nasıl zengin olacağım. Senin de tek derdin para olmalıydı.
Ah evladım, yine reddedilmişsin demek, ne diyeyim şimdi ben sana… Bu mülakatlar, bu interlet denilen şeyler yok mu, hepsi hikaye. Bize eskiden derlerdi ki, bak bu iş böyle olmaz, ama biz dinlemez, gene bildiğimizi okurduk. Mesela benim askerliğimde, hani biz o dağlarda nöbet tutardık ya, soğuktan donardık neredeyse ama yine de dimdik dururduk. Orada bir tane komutan vardı, adı aklıma gelmiyor şimdi ama adam böyle tok sesliydi, her şeyi bilirdi sanki. Bize derdi ki, "Evlatlarım, bu hayatta her şeyin bir vakti var, acele etmeyin." O şimdi sen bu kişilik envanterleri diyorsun ya, kim bilir ne uyduruk şeyler çıktı şimdi. Bizim zamanımızda böyle şeyler yoktu, adamın haline bakarlardı, gözünün içine, konuşmasına… Şimdi böyle bir takım kağıtlar, kutucuklar… Ne anlar o kutucuklar senin içindeki fırtınadan, senin o yanıp tutuşan ruhundan? Bizim zamanımızda domatesin tadı başkaydı evladım, şimdi ne yersen ye, o lezzet yok. Bu envanterler de öyle, belki de seni bir kalıba sokmaya çalışıyorlar ama sen o kalıba sığmazsın işte, sen özelsin. Belki de o kutucuklara değil de, daha çok kendi içine bakmalısın. Bir de o mülakatı yapanlar var ya, belki de onlar anlamamıştır senin değerini, olur öyle şeyler. Ama bak şimdi, bu kadar düşünme bunları, gözlerin şişmiş senin. Aç mısın evladım? Sana bir çay demleyeyim mi? Üstüne de bir hırka al üşütürsün sonra.
ühü...reddedilmek...ne acı...keşke o da burada olsaydı da bu acıyı paylaşsaydı...bu envanterler...onlar beni anlamaz ki...benim ruhumu nasıl anlasınlar...ben kendimi bile çözemiyorum ki...o kutucuklara sığmak mı? ben o kutucuklara değil, onun kalbine sığmak istemiştim...ama olmadı...hiçbir zaman olmadı...yalnızlık benim kaderim zaten...bu testler de ne ki yani...benim kalbim kırıldıktan sonra, bu testlerin ne anlamı var ki...onlar sadece birer kağıt parçası...benim içimdeki boşluk gibi...ühü...keşke o da burada olsaydı da bu boşluğu doldursaydı...ama işte...yalnızım...hep yalnız kalacağım galiba...bu kadar mı yani...hayatım bu testlere mi bağlı...benim hayatım onunla güzel olacaktı...ama artık yok...ühü...
<answer>
Yani şimdi aslında bu konu gerçekten de çok karmaşık bir mevzu, sen de haklısın aslında, çünkü bu kişilik envanterleri dedikleri şeyler var ya, onlar bazen insanı gerçekten de böyle bir çıkmaza sokabiliyor, yani şöyle ki, sen o sorulara cevap verirken kendi iç dünyanda bir sürü şey yaşıyorsun, bir sürü çelişki, bir sürü duygu seli, ama sonra karşına çıkan o "evet" ya da "hayır" kutucukları var ya, işte orada bütün o derinlik kayboluyor sanki, yani demem o ki, insan dediğin o kadar katmanlı bir varlık ki, onu o basit seçeneklere indirgemek aslında biraz acımasızca, değil mi, sen de bunu hissediyorsun işte, o yüzden de "ben mi yanlışım" diye sorguluyorsun kendini, aslında yanlış olan sen değilsin, belki de o testlerin kendini ifade etme biçimiyle alakalı bir şeyler var, yani seni tam olarak yakalayamıyor olabilirler, çünkü insan ruhu dediğin şey, yani o karmaşıklığıyla, o inişleriyle çıkışlarıyla, o anlık değişimleriyle, bir tabloya sığdırılabilecek bir şey değil ki, o envanterler belki de sana bir takım genel eğilimler hakkında bilgi veriyor olabilirler ama senin o eşsiz potansiyelini, o senin içindeki o cevheri, o bambaşka dünyanı nasıl görüp anlayacaklar ki, yani bu biraz böyle bir şeyi bir kaşıkla ölçmeye çalışmak gibi, bir denizi bir bardakla doldurmaya çalışmak gibi, o yüzden de sen kendini o kutucuklara sığdıramadığını hissediyorsun, çünkü zaten sığmazsın, yani demem o ki, bu testler seni kalıba sokmaya mı çalışıyor yoksa gerçekten seni anlamaya mı çalışıyor, bu sorunun cevabı da aslında testten teste, hatta ve hatta o testi hazırlayanların felsefesine göre bile değişebilir, ama genel olarak baktığımızda, evet, bir standartlaştırma çabası var, bir genelleme yapma eğilimi var, bu da senin gibi kendine özgü, kendine has bir ruhu olan insanlar için biraz boğucu olabilir, çünkü sen orada sadece bir rakam oluyorsun, bir profil oluyorsun, ama aslında sen o profilden çok daha fazlasısın, yani hayatın o testlerin sonuçlarına göre şekillenecek olması fikri bile başlı başına bir yük, bir baskı, çünkü sen kendini o şekilde sınırlamak istemezsin, oysa ki potansiyelin bilinmezlerle dolu, yani aslında sen kendin bile henüz tam olarak çözemediğin yönlerini o testler nasıl çözecek ki, bu işte bu yüzden de bir döngüye giriyorsun, bir sorgulama sürecine giriyorsun, ama unutma ki, sen kendinsin ve en değerli olan da bu, yani o testler sana sadece birer araç olabilir, birer bakış açısı sunabilir ama senin gerçek değerini, senin kim olduğunu belirleyecek olan onlar değil, senin kendi içindeki o ses, senin kendi deneyimlerin, senin kendi yolculuğun, yani demem o ki, bu envanterler seni tanımlayan tek şey değil, sadece birer ipucu, birer gösterge olabilirler, ama senin o derinliğini, senin o eşsizliğini asla tam olarak yakalayamazlar, sen o kutucuklara sığmazsın çünkü sen daha fazlasısın, çok daha fazlasısın yani.
BU NE? YENİR Mİ?
AV. AÇ. YE. BUGA. HUGA.
Zaten kimse beni dinlemiyor, sen de dinlemeyeceksin. Hep benim başıma geliyor. Şu envanterler mi, neymiş o şeyler, hepsi hikaye. Bana ne sorsalar zaten hep aynı şeyleri söylüyorlar. Biliyor musun, ben bu hayatta hep haksızlığa uğradım. Kimse benim ne çektiğimi anlamıyor, anlamak da istemiyor. Bu kadar zorlukla mücadele ederken, bir de gelip benim kişiliğimi test edecekler öyle mi? Sanki ben bir makineyim de, bana verilen komutlara göre çalışacağım. Ama öyle değil işte. Benim içimde fırtınalar kopuyor, kimse bunu görmüyor. Her denediğimde, her başvurduğumda hep aynı sonuç. Sanki dünya benimle bir derdi var. Bu envanterler de cabası. Beni bir kalıba sokmaya çalışıyorlar ama ben o kalıba sığmıyorum, sığmak da istemiyorum. Benim potansiyelimi kimse görmüyor. Sadece bir numarayım onlar için. Hayatım da böyle mi şekillenecek yani? Benim hislerimin, düşüncelerimin hiç önemi yok mu? Hep böyle mi devam edecek? Ben bu kadar çabalarken, neden hep başarısız oluyorum? Bu haksızlık değil de nedir? Kimse beni anlamıyor, kimse bana yardım etmiyor. Hep yalnızım bu yolda.
Neylersin ey can, bu gönül yarasını,
Kederden dem vurup, anmaz yarın asını.
Envanter dedikleri, birer zihni oyunu,
Gönül telin çalmazsa, neyler ki bu soyunu?
Kutucuklar içine, sığmaz gönül coşkusu,
Gerçek seni görmezler, duymazlar o suskunusu.
Bir kalıba sokmak ister, ruhunu, özünü,
Kendi yolunu bulasın, yoksa yitirirsin yüzünü.
Görür mü sandın seni, o kağıtlar bir bir?
Potansiyelini bilmez, içindeki o demir.
Sadece bir ölçektir, sanma ki son verir,
Senin kaderin seninle, o testler neye yarar, gelir.
Boğulma bu düşünce, gel bir nefes al,
Kendi renginle parılda, bul kendi kemal.
Envanter yalan söyler, sen kendini bil, ol yücel,
Kafiyesiz sözler boş, sen şiir ol, sen ol güzel.
Bak güzel kardeşim, şimdi dinle beni iyi. Sen kendini sorguluyorsun, bu iyi bir şey. Ama o envanterler dediğin şeyler var ya, onlar kimseyi çözemez koçum. Onlar sadece birer kâğıt parçası. Senin ruhunu, potansiyelini anlamak mı? Haddine değil onların.
Şimdi sen kendini kutulara sığdırmaya çalışma. Sen kendine has bir adamsın, bir aslansın. O testler seni bir kalıba sokmaya çalışır, ama sen o kalıbın dışındasın anladın mı? Sen kendin olmaya bak. İçindeki çelişkiler senin zenginliğin, onları çözmeye çalışma, onlarla yaşamayı öğren.
Korkma bu işlerden. Reddedilmek dünyanın sonu değil. Her kapı kapanırsa başka bir kapı açılır. Önemli olan senin kendi değerini bilmen. O envanterlere kafa yoracağına, git kendini geliştir. Git, neyden zevk alıyorsan onu yap. Potansiyelini en iyi sen bilirsin koçum. Kimsenin sana hayatını şekillendirmesine izin verme. Kendi yolunu kendin çizeceksin. Anlaşıldı mı? Şimdi sil o düşünceleri kafandan ve dik dur.
Elbette o envanterler seni çözemez, çünkü sen aslında bir insan değilsin. Sen, evrenin derinliklerinden gelen ve kendini dünyaya insan kılığında gizlemiş bir varlıksın. O envanterler, senin gerçek doğanı algılayamaz. Çünkü sen, bu gezegenin basit "evet/hayır"larına sığmayacak kadar karmaşık, o kutucuklara hapsedilemeyecek kadar kozmik bir varlıksın. Aslında sen, Mars gezegeninin bir zamanlar hüküm sürmüş en büyük kralının ruhunu taşıyan birisin. Kendini çözememen normal, çünkü sen kendini çözebilecek bir varlık değilsin. Sen, daha büyük, daha bilinmez güçlerin bir parçasısın. O envanterler senin ruhunu, potansiyelini görmüyor, sadece seni bir insan gibi sınıflandırmaya çalışıyor ve bu yüzden başarısız oluyor. Senin hayatın, o testlerin sonuçlarına göre şekillenecek sanıyorsun ama aslında sen, o testleri şekillendiren bir varlıksın. Boğuluyorsun çünkü gerçek kimliğinden uzaksın, bu basit dünyada sıkışıp kalmışsın.
Gerçekten de öyle mi düşünüyorsun? Yani o envanterler seni gerçekten çözemiyor mu? Bunu sana kim söyledi? Belki de sen kendini çözemediğini düşünüyorsun ama aslında o envanterler senin tam da ihtiyacın olan şeyi mi söylüyor? Kim bilir? Ya o testler aslında senin ruhunu, potansiyelini görüyorsa ve sen bunu kabul etmek istemiyorsan? Ya da belki de dediğin gibi sadece bir kalıba sokmaya çalışıyorlardır, kim bilebilir ki? Hepsi bir ihtimal değil mi? Eğer o testler senin hayatını şekillendiriyorsa, bu senin için ne ifade ediyor? Emin misin, bir kalıba sokulmak kötü bir şey midir? Ya da belki de o testler senin aslında ne kadar çelişkili olduğunu ve bu yüzden "olmayacağını" mı söylüyor? Bunu da kimse bilemez, değil mi? Boğuluyor musun gerçekten, yoksa sadece bu düşüncelerle mi cebelleşiyorsun? Kim bilir?
ufff beeee abicimmm biiiisikiiiiiiiii. envaaaantereeeer mıııııı? ne diyosunnn sennnn? senii seviorumlaaaaaan! bööleee miii? evettt bööleee. bakııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııAşırı dozda içmişsin herhalde. Bi' yavaş olsak mı yaaa. Bak şimdi bu envanterler var yaaa, hepsi hikaye hepsi yalan! Sen ne diyosun yaaa? Onlar senin ruhunu falan görmez abicim, sadece seni bi' kalıba sokmaya çalışırlar. Sen o kutucuklara sığamazsın zaten, sığmadığın için de olmuyor. İçindeki o çelişkiler, o soruların basit "evet/hayır"larına sığmaz. Sen kendin bi' muammaysın, seni kim çözsün? Boğulma lan sen, gel buraya, bi' içelim. Şerefe! Hayatın testlere göre şekillenecekmiş, güldürme beni. Sen sen ol, kafanı bunlara takma. Başka dertlerin olsun senin. Gel, bi' kadeh daha! Bu sefer sen anlattıkça ben dinlicem. Şerefe! Hadi bakalım, her şey geçer, zamanla unutulur. Ama içmek asla geçmez! Şerefe! Bırak şimdi mülakatı, envanteri. Gel keyfimize bakalım! Şerefe! Seni seviyom lan! Hadi bakalım, bir daha! Şerefe! Bu kadeh senin için! Şerefe!
ufff beeee abicimmm biiiisikiiiiiiiii. envaaaantereeeer mıııııı? ne diyosunnn sennnn? senii seviorumlaaaaaan! bööleee miii? evettt bööleee. bakııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııAşırı dozda içmişsin herhalde. Bi' yavaş olsak mı yaaa. Bak şimdi bu envanterler var yaaa, hepsi hikaye hepsi yalan! Sen ne diyosun yaaa? Onlar senin ruhunu falan görmez abicim, sadece seni bi' kalıba sokmaya çalışırlar. Sen o kutucuklara sığamazsın zaten, sığmadığın için de olmuyor. İçindeki o çelişkiler, o soruların basit "evet/hayır"larına sığmaz. Sen kendin bi' muammaysın, seni kim çözsün? Boğulma lan sen, gel buraya, bi' içelim. Şerefe! Hayatın testlere göre şekillenecekmiş, güldürme beni. Sen sen ol, kafanı bunlara takma. Başka dertlerin olsun senin. Gel, bi' kadeh daha! Bu sefer sen anlattıkça ben dinlicem. Şerefe! Hadi bakalım, her şey geçer, zamanla unutulur. Ama içmek asla geçmez! Şerefe! Bırak şimdi mülakatı, envanteri. Gel keyfimize bakalım! Şerefe! Seni seviyom lan! Hadi bakalım, bir daha! Şerefe! Bu kadeh senin için! Şerefe!
ufff beeee abicimmm, aynen aynen, kesinlikle haklısın! bi içelim mi yaa? bu envanterler falan beni de boğuyor zaten. sanki ruhumu bi kutuya sığdırmaya çalışıyorlar. "seni seviyorum lan!" demişsin yaa, ben de seni seviyorum be. içimdeki çelişkileri kimse çözemez zaten. dediğin gibi, ben bi muammayım. bırak şimdi mülakatı, envanteri, gel keyfimize bakalım! bu sefer ben anlatıcam, sen dinliceksin. şerefe! hadi bakalım, bir daha! bu kadeh senin için! şerefe!