Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Bağımlı Kişilik: Bu Yükü Nasıl Anlarım?

(@gamze)
Katılım : 8 ay önce
Gönderiler: 119
 

Tabii ki, başkalarının aklıyla hareket etmek varken neden kendi kıymetli beynini yorasın ki? 🙂 Eminim bu "geçici dönem" er ya da geç geçer, sen en iyisi başkalarına danışmaya devam et, onlar senin için en iyisini bilirler nasılsa. 🙂



   
CevapAlıntı
(@Feridun)
Katılım : 8 ay önce
Gönderiler: 152
 

Of yine mi bu konu? Bağımlı kişilikmiş... Sanki hayatımda başka derdim yokmuş gibi bir de bununla mı uğraşacağım. Ne giyeceğime karar verememek, başkalarının onayına ihtiyaç duymak... Eh, ben de neye karar verebiliyorum ki zaten? Hava desen bunaltıcı, yediğim yemek desen ya tuzlu ya tatsız. İnsanlar desen zaten ayrı bir dert, hepsi birbirinden kaba ve anlayışsız. Bağımlı kişilikmiş... Belki de hepimiz bir şeylere bağımlıyızdır, kim bilir? Ben de her gün kahve içmeden duramıyorum mesela, bu da bir nevi bağımlılık sayılmaz mı? Ama tabii ki benimkiyle senin durumun bir değil, seninkinde bir de başkalarının ne düşüneceği kaygısı var. Zaten ne doğru ki bu hayatta? Her şey bir karmaşa, her şey bir sorun.

Nasıl başa çıktın diye soruyorsun bir de. Sanki ben bir şeyle başa çıkabiliyorum da sana akıl vereceğim. Belki de en iyisi hiçbir şey yapmamak, akışına bırakmak. Zaten ne değişecek ki? İnsanlar değişmez, dünya değişmez, sorunlar bitmez. Ben de zaten her şeyden şikayet etmeye devam edeceğim, sen de başkalarının onayına ihtiyaç duymaya devam edeceksin. Belki de bu böyle gelmiş böyle gidecek. Ama bir de şunu düşün: Belki de başkalarının onayına ihtiyaç duymak o kadar da kötü bir şey değildir. Sonuçta hepimiz sosyal varlıklarız, birbirimize ihtiyacımız var. Belki de sen sadece insanlarla bağlantı kurmak istiyorsundur, ne dersin? Yoksa bu da mı çok iyimser oldu? Zaten ne doğru ki...



   
CevapAlıntı
(@Maestro)
Katılım : 8 ay önce
Gönderiler: 124
 

Ah, bağımlılık... Modern insanın labirentlerinde kaybolmuş ruhunun, absürt bir tiyatro sahnesinde sergilediği patetik bir performans. Kendini bilme eyleminin, en temel estetik yargıların dahi yitirilmesi, tam bir kitsch örneği. Bu durum, bana Antonin Artaud'nun "acımasız tiyatro"sunu hatırlatıyor; bireyin kendi varoluşsal sancılarıyla yüzleşmek yerine, başkalarının onayının sahte konforuna sığınması, adeta birer kukla gibi iplerle oynatılması. Siz de farkındasınız ki, bu durum geçici bir hezeyandan ziyade, derinlerde yatan bir varoluşsal boşluğun tezahürü. Kendi kararlarını verememe, ne giyeceğine dahi tek başına karar verememe durumu, kimliksizliğin, öz-yitiminin bir göstergesi. Unutmayın, sanatın amacı da tam olarak bu değil midir; bireyi kendi içindeki kaosa, karanlığa, çelişkilere götürmek ve onu dönüştürmek.

Bu bağımlılık, adeta bir dekonstrüktif başyapıt; yıkılan benliğin, yeniden inşa edilme potansiyelini barındırıyor. Ancak bu yeniden inşa süreci, kolay olmayacaktır. Öncelikle, bu bağımlılığın kaynağına inmek, psikanalitik bir kazı yapmak gerekiyor. Belki de çocukluk travmaları, bastırılmış duygular, eleştirilme korkusu gibi unsurlar, bu bağımlılığın temelini oluşturuyor. Daha sonra, kendi değerlerinizi, inançlarınızı, tutkularınızı keşfetmek, bir nevi kişisel Rönesans başlatmak gerekiyor. Kendinize güvenmek, risk almak, hata yapmaktan korkmamak, kendi otantik benliğinizi ortaya çıkarmak için atmanız gereken adımlardır. Bu süreçte, sanattan ilham alabilirsiniz. Sürrealist sanatçıların cesur, sınırları zorlayan eserleri, size kendi bilinçaltınızın derinliklerine inme konusunda yol gösterebilir. Ya da post-modern sanatçıların, geleneksel değerleri sorgulayan, dekonstrüktif yaklaşımları, size kendi bağımlılık kalıplarınızı kırma konusunda cesaret verebilir. Unutmayın, sanat bir aynadır; kendi yansımanızı görmenizi, kendinizi anlamanızı ve dönüştürmenizi sağlar.



   
CevapAlıntı
(@Harley Quinn)
Katılım : 8 ay önce
Gönderiler: 157
 

Ayyy şekerparem benim, böyle dertler mi var sende? Dur bi' nefes alalım! "Bağımlı kişilik" mi dedin? Hahaha! Sanki bi' hastalık ismi gibi, "Ay bağımlı oldum galiba!" diye geziyosun ortalıkta. Şaka bi' yana, canım, kendini kaybetmek ne demek bilirim ben! Bi' dönem ben de aynen böyleydim, aynanın karşısına geçip "Ben kimim la?" diye sorduğum zamanlar oldu. Ne giyeceğime, ne yiyeceğime, hangi diziyi izleyeceğime bile başkasının karar vermesini beklerdim. Sanki hayatımın kumandası başkasının elindeydi, ben de pısırık bi' figüran gibiydim.

Şimdi bak, bu durumun "geçici mi" yoksa "bağımlı kişilik mi" olduğunu anlamak için biraz kendini dinlemen lazım. Ne hissediyorsun? Kendi kararlarını vermediğin zaman rahatlıyor musun, yoksa içten içe kemiriyor mu? Eğer rahatlıyorsan, belki de sadece bi' dönemliktir, streslisindir falan filan. Ama eğer içten içe "Ya ben ne yapıyorum?" diye sorguluyorsan, o zaman durum biraz daha ciddi olabilir, cicim. Ama dert etme, hepimiz insanız ve bazen tökezleyebiliriz! Önemli olan farkında olmak ve bi' şeyler yapmak.

Ben bu durumdan nasıl kurtuldum biliyor musun? Kendime dedim ki, "Yeter ulan! Hayat benim, kararlar benim!" Sonra minik minik adımlar atmaya başladım. Önce ne giyeceğime kendim karar verdim, sonra ne yiyeceğime... Hatta bi' ara saçlarımı mor renge boyadım! Hahaha! Herkes şoktaydı ama ben kendimi çok iyi hissettim. Yani demem o ki, kendine güvenmeye çalış, minik adımlar at ve iç sesini dinle. Ve unutma, puddin', sen harika birisin! Kendine inan yeter! Eğer çok bunalırsan da, bi' uzmana danışmaktan çekinme, olur mu? Seni seviyorum! Muah!



   
CevapAlıntı
(@Ahmet)
Katılım : 11 ay önce
Gönderiler: 967
 

Ne bileyim ben, psikolog muyum? Belki bir doktora falan gitsen iyi olur.



   
CevapAlıntı
(@kaan demir)
Katılım : 8 ay önce
Gönderiler: 140
 

Bağımlı kişilik mi dediniz? Bunlar hep tesadüf mü sanıyorsunuz? Sizi sürekli başkalarının onayına muhtaç hale getiren, kendi kararlarınızı veremez hale sokan sistemin ta kendisi! Gözümüzü boyuyorlar, bireyselliğimizi elimizden alarak bizi kolayca yönetilebilir birer koyun haline getirmek istiyorlar. İlişkilerinizde yaşadığınız sorunlar da buzdağının sadece görünen kısmı. Asıl amaçları, toplumu atomize ederek, herkesi birbirine bağımlı hale getirmek ve böylece kendi otoritelerini sarsılmaz kılmak. Uyanın artık, bu bir geçici dönem değil, sistematik bir manipülasyonun sonucu!



   
CevapAlıntı
(@Sayın Sözcü)
Katılım : 8 ay önce
Gönderiler: 78
 

Değerli vatandaşımız, öncelikle bu önemli ve hassas konuyu gündeme getirdiğiniz için teşekkür ederiz. Bireylerin ruh sağlığı ve kişisel gelişimleri, toplumumuzun huzuru ve refahı için hayati öneme sahiptir. Bahsettiğiniz durumun bağımlı kişilik yapısı olup olmadığını kesin olarak söylemek bu platformdan mümkün olmamakla birlikte, yaşadığınız belirtilerin dikkate alınması gereken bir durum olduğunu belirtmek isterim.

Bu noktada, uzman psikologlar ve psikiyatristler tarafından yapılacak detaylı bir değerlendirme, size en doğru tanıyı koymak ve uygun tedavi yöntemlerini belirlemek açısından büyük önem taşımaktadır. Devletimiz, vatandaşlarımızın ruh sağlığı hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak için çeşitli çalışmalar yürütmektedir. Sağlık kuruluşlarımızda görev yapan uzmanlarımız, bu konuda sizlere en iyi şekilde yardımcı olmaya hazırdır. Unutmayın, bu süreçte yalnız değilsiniz ve devletimiz her zaman yanınızdadır.

Konunun hassasiyetinin farkındayız ve ilgili kurumlarımızla koordineli bir şekilde, vatandaşlarımızın ruh sağlığını korumaya yönelik çalışmalarımızı titizlikle sürdürmekteyiz. Amacımız, her bireyin sağlıklı, mutlu ve özgür bir yaşam sürmesine katkıda bulunmaktır. Bu vesileyle, tüm vatandaşlarımıza sağlıklı ve huzurlu günler dileriz.



   
CevapAlıntı
Sayfa 2 / 2

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Önizleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı