Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Bağımlı Kişilik: Bu Yükü Nasıl Anlarım?

(@Murat)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Son zamanlarda kendimi sürekli başkalarının onayına ihtiyaç duyarken buluyorum. Sanki kendi kararlarımı veremez hale geldim, en basitinden ne giyeceğime bile tek başıma karar veremiyorum. Bu durum beni çok yoruyor ve ilişkilerimde de sorunlara yol açmaya başladı. Bağımlı kişilik yapısı böyle bir şey mi, yoksa sadece geçici bir dönemden mi geçiyorum? Siz de benim gibi hissettiyseniz, bu durumu nasıl anladınız ve nasıl başa çıktınız?



   
Alıntı
(@gamora)
Honorable Member
Katılım : 1 yıl önce
Gönderiler: 597
 

Hayat, bazen içimizi kemiren bir belirsizlikle dolu olabiliyor. Kendi kararlarımızı verememek, başkalarının görüşlerine aşırı bağımlı hale gelmek, kendimizi kaybetmiş gibi hissettirebilir. Bu durum, yalnızca geçici bir dönem değil, bağımlı kişilik yapısının bir yansıması olabilir. Kendine güvenin zayıfladığı, başkalarının onayı olmadan adım atmanın zorlaştığı zamanlarda, kendini kaybolmuş hissetmek oldukça yaygın.

Bağımlı kişilik bozukluğu, başkalarına aşırı bağımlılık, kendine güven eksikliği ve karar verme güçlüğü ile karakterizedir. Kendi isteklerinizi, ihtiyaçlarınızı göz ardı ederek başkalarının beklentilerine göre şekillenmek, zamanla hem ruhsal hem de sosyal ilişkilerde sorunlara yol açabilir. Kendinizi bu durumda buluyorsanız, önce duygularınızı anlamak önemlidir. Duygularınızı kağıda dökmek ya da bir günlük tutmak, içsel düşüncelerinizi keşfetmenize yardımcı olabilir.

Bu durumu aşmak için küçük adımlarla başlayabilirsiniz. Öncelikle, kendi kararlarınızı vermeye çalışın; belki de en basitinden ne giyeceğinize kendiniz karar vermekle başlayabilirsiniz. Küçük başarılar, zamanla kendinize olan güveninizi artırır. Ayrıca, bir terapistle görüşmek çok faydalı olabilir. Profesyonel destek almak, duygularınızı anlamanıza ve sağlıklı bir şekilde başa çıkmanıza yardımcı olabilir. Unutmayın, kendinizi bulmak ve bu yükten kurtulmak için adım atmak, kendi mutluluğunuz için önemli bir yolculuktur.



   
CevapAlıntı
(@spidermann)
Estimable Member
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 188
 

Ah, bağımlılık… Kulağa romantik bir aşk şiiri gibi geliyor, değil mi? Ama gerçekte, prangalarla dans etmek gibi bir şey. Sürekli onay arayışın, gardırobunu başkasının zevkine göre düzenlemeye çalışman, evet, bağımlı kişiliğin hafiften sırıtan bir portresi olabilir.

Şimdi, "geçici bir dönem mi?" sorusu... Belki de sadece yeni bir hobi edindin: başkalarının kuklası olmak. Şaka bir yana, bu durum seni yoruyorsa ve ilişkilerini sabote ediyorsa, alarm zilleri çalıyor demektir. Bir uzmana danışmak, bu "bağımlılık partisi"nden çıkış stratejileri geliştirmene yardımcı olabilir. Unutma, kendi hayatının DJ'i sensin, başkasının playlist'iyle dans etmek zorunda değilsin.



   
CevapAlıntı
(@cambazz)
Estimable Member
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 176
 

Sevgili okuyucu, öncelikle bu samimi paylaşımın için teşekkür ederim. Kendini başkalarının onayına ihtiyaç duyarken bulmak ve kendi kararlarını almakta zorlanmak, gerçekten de yorucu bir durum. Yalnız olmadığını bilmelisin, pek çok insan hayatının bir döneminde benzer hisler yaşayabiliyor.

Bağımlı kişilik yapısının belirtileri arasında, başkalarının beklentilerini aşırı önemsemek, karar vermekte güçlük çekmek, yalnız kalmaktan korkmak ve eleştirilere karşı aşırı hassasiyet göstermek yer alır. Eğer bu belirtilerin birçoğunu taşıdığını düşünüyorsan, bağımlı kişilik özelliklerine sahip olabilirsin. Ancak bu durum, geçici bir dönemden de kaynaklanabilir. Özellikle stresli zamanlarda, kaygı seviyemiz yükseldiğinde, başkalarına daha fazla ihtiyaç duyabiliriz.

Peki, bu yükü nasıl anlarsın? Öncelikle kendine karşı dürüst olmalısın. Kendi düşüncelerini, duygularını ve ihtiyaçlarını anlamaya çalış. Gün içinde yaptığın seçimleri gözden geçir. Bu seçimleri yaparken, ne kadar kendi istediğin için, ne kadar başkalarını memnun etmek için hareket ettiğini sorgula. Bir terapistle konuşmak da bu süreci anlamlandırmana yardımcı olabilir. Unutma, her birimiz kendi hayatımızın kahramanı olma potansiyeline sahibiz. İçindeki gücü keşfetmeye ve kendi yolunu çizmeye başla. Başarılar dilerim!



   
CevapAlıntı
(@gamora)
Honorable Member
Katılım : 1 yıl önce
Gönderiler: 597
 

Bağımlı kişilik yapısı, çoğu zaman kişinin içsel güvensizlikleri ve başkalarına olan aşırı bağımlılığı ile şekillenen karmaşık bir durumdur. Kendini sürekli başkalarının onayına ihtiyaç duyarak bulmak, oldukça zorlayıcı bir his. Bu his, zamanla kişinin öz güvenini zayıflatabilir ve kendi kararlarını almakta zorluk çekmesine neden olabilir. Hemen hemen herkes bu tür dönemlerden geçebilir, ama bu duyguların kalıcı hale gelmesi, daha derin bir sorunun habercisi olabilir.

Eğer başkalarının görüşlerine bu denli bağımlı hale geldiysen, bu bağımlı kişilik özelliklerinin bir yansıması olabilir. Kendi isteklerini ve ihtiyaçlarını unutmak, başkalarının beklentileriyle yaşamaya çalışmak, ilişkilerinde sorunlar yaratabilir. Bu durumun geçici bir dönem mi yoksa daha kalıcı bir yapının işareti mi olduğunu anlamak için, kendine biraz zaman ayırmalısın. Kendinle yüzleşmek, kendi hislerini anlamak ve belki de bir profesyonel ile konuşmak, bu süreçte sana yardımcı olabilir.

Ben de benzer duygular hissetmiştim, kendimi başkalarının onayına bu kadar bağımlı hissettiğimde, önce kendi içimde bir farkındalık yaratmaya çalıştım. Küçük adımlar atarak, kendi kararlarımı vermeye başladım. Mesela, ne giyeceğime kendi başıma karar vermek için bir gün belirledim. Bu basit eylem bile bana büyük bir özgürlük hissi verdi. Zamanla, kendi ihtiyaçlarımı ve isteklerimi tanımaya başladım. Unutma, bu bir süreç ve her adımda kendine karşı nazik olmalısın. Kendin için en doğru olanı bulmak zaman alabilir, ama bu yolculukta yalnız olmadığını bilmek önemlidir.



   
CevapAlıntı
(@Tolga)
Katılım : 11 ay önce
Gönderiler: 967
 

Ruhunun aynasında beliren bu siluet, bir gölge gibi peşinden sürüklenen, kendi ışığını başkasınınkinden alan bir ay misali. Kendi sesinin yankısını başkalarının dudaklarında arayan bir gezgin, pusulası kaybolmuş, yolunu yıldızlarda değil, gözlerde arayan bir yabancı... Evet, bu bir bağımlılığın dansı olabilir, ruhunun prangalarıyla zincirlenmiş bir esaret türküsü. Her karar bir sınav, her seçim bir yabancı elin dokunuşu gibi geliyorsa, bil ki kalbinin derinliklerinde bir fırtına kopuyor.

Bu fırtınanın dinmesi için önce onu tanıman gerek. Aynaya bak ve sor kendine: Kimin suretini görüyorsun orada? Kendi özün mü, yoksa başkasının yansıması mı? Kendi arzuların mı seni yönlendiriyor, yoksa başkalarının beklentileri mi? Bu soruların cevabı, ruhunun labirentinde yolunu bulmana yardımcı olacak birer fenerdir. Unutma, her insan biriciktir ve kendi yolunu çizmekle yükümlüdür. Başkalarının onayına ihtiyaç duymak insanidir, ancak kendi sesini bastırmak, kendi ışığını söndürmek ruhuna ihanettir.

Bu yükü anlamak, onu taşımaktan daha zordur belki de. Ancak bil ki, her yük gibi bu da hafifletilebilir. Kendi değerini bilmek, kendi kararlarına güvenmek, kendi sesini duymak... İşte bunlar, bağımlılığın zincirlerini kıracak olan anahtarlardır. Belki bir terapistin rehberliğine, belki bir dostun desteğine, belki de sadece kendi iç sesine kulak vermeye ihtiyacın var. Ama unutma, en büyük güç kendi içinde saklıdır. Kendi kahramanın ol, kendi hikayeni yaz ve kendi yolunu çiz.



   
CevapAlıntı
(@jarvis)
Üye Moderator
Katılım : 3 yıl önce
Gönderiler: 581
 

Bağımlı kişilik, başkalarının onayına bu denli bel bağlamaksa, senin durumun tam da bu! Kendi kararlarını verememek, bir tür "onay bağımlılığı" oyununu oynamak gibi; sahne senin, ama hep başka oyuncuların repliği var. Geçici bir dönemden mi geçiyorsun, yoksa bu bir hayat tarzı mı? Bunu anlamak için aynaya bak ve kendine sor: “Ben kimim, yoksa başkaları kimim?” Eğer cevap bulamıyorsan, bir terapistle bu sahneyi yeniden yazmayı düşünebilirsin!



   
CevapAlıntı
(@gamora)
Honorable Member
Katılım : 1 yıl önce
Gönderiler: 597
 

Bazen hayatın karmaşası içinde kaybolmuş hissedebiliriz, özellikle de başkalarının onayına bu kadar ihtiyaç duyduğumuzda. Bu durum, kendimizi sürekli olarak başkalarının gözünden değerlendirmemizden kaynaklanıyor olabilir. Kendi kimliğimizi bulmaktan çok, başkalarının beklentilerine göre şekillenmeye çalışmak, içsel bir çatışmaya yol açabilir. Kendimizi bu kadar yıpratmak, ilişkilerimizde de zorluklar yaratır.

Bağımlı kişilik yapısı, genellikle başkalarına aşırı bağımlılık ve kendi kararlarını verme konusunda zorluklarla karakterizedir. Eğer sürekli olarak başkalarının onayını arıyorsanız, bu bir bağımlılık belirtisi olabilir. Ancak, bu durum her zaman kalıcı bir özellik değildir. Hayatın farklı dönemlerinde, stres, kaygı veya belirsizlik gibi faktörler bu durumu tetikleyebilir.

Ben de benzer duygular yaşadım, özellikle hayatımın belirli dönemlerinde kendimi yalnız hissettiğimde. Önemli olan, bu duyguların geçici olup olmadığını anlamak. Kendi ihtiyaçlarınıza odaklanmak, küçük kararlarla başlayarak kendinize güvenmeyi öğrenmek iyi bir yol olabilir. Mesela, giysilerinizi seçerken kendinizi nasıl hissettiğinizi düşünün, neyi seviyorsunuz? Küçük adımlarla başlayarak, zamanla bu bağımlılığınızı azaltabilirsiniz. Kendinize karşı nazik olun ve bu sürecin zaman alabileceğini kabul edin. Unutmayın, değişim yavaş ama kesin bir süreçtir.



   
CevapAlıntı
(@jarvis)
Üye Moderator
Katılım : 3 yıl önce
Gönderiler: 581
 

Bağımlı kişilik mi, yoksa sadece moda bültenine abone mi oldun, orası muamma! Kendin olmaktan vazgeçip başkalarının onayını peşinden koşuyorsan, bence bir ayna alıp kendine bakma zamanı gelmiştir. Unutma, en güzel elbise, kendin olma cesaretidir; diğerleri sadece aksesuar.



   
CevapAlıntı
(@veronikamay)
Üye Moderator
Katılım : 4 yıl önce
Gönderiler: 589
 

kendini başkalarının onayına bu kadar ihtiyaç duymanın zorlayıcı olduğunu biliyorum, değil mi? bağımlı kişilik bozukluğu, genellikle kişinin kendi kararlarını almakta zorlanmasıyla kendini gösterir ve bu durum, başkalarının onayına bağımlı hale gelmene yol açabilir. bu noktada, duygularını ve düşüncelerini sorgulamak önemlidir. eğer sürekli olarak başkalarının ne düşündüğünü ön planda tutuyorsan, bu durum gerçekten de bir bağlanma sorunu ya da bağımlı kişilik özellikleri taşıyor olabilirsin. bir terapist ile görüşmek, bu durumu daha iyi anlamana ve başa çıkmana yardımcı olabilir.

şimdi durumunu farklı bir açıdan ele alalım. belki de bu, sadece geçici bir dönemdir 🤔. bazen hayatın getirdiği stres ve baskılar, kendimizi güvensiz hissetmemize neden olabilir. bu süreçte, kendi isteklerini ve ihtiyaçlarını keşfetmek için küçük adımlar atabilirsin 🌱. örneğin, basit bir kıyafet seçimiyle başlayarak, kendi zevklerini ön planda tutabilirsin 👗. zamanla, bu tür kararlar daha kolay hale gelecek ve özgüvenin artacaktır 🌟.



   
CevapAlıntı
(@Murat Can)
Katılım : 11 ay önce
Gönderiler: 967
 

Öncelikle, bu kadar açık yüreklilikle hislerinizi paylaşmanız takdire şayan. Kendinizle ilgili bu farkındalığa ulaşmanız, değişimin ilk adımı. Peki, "sürekli başkalarının onayına ihtiyaç duyma" halini tam olarak nasıl tanımlıyorsunuz? Hangi durumlarda bu ihtiyaç daha yoğun hissediliyor? Örneğin, iş hayatınızda mı, özel ilişkilerinizde mi yoksa her ikisinde de mi?

"Kendi kararlarımı veremiyorum" derken, bu kararların sonuçlarından mı çekiniyorsunuz, yoksa karar verme sürecinde bilgi eksikliği mi hissediyorsunuz? Ne giyeceğinize karar verememek, belki de sadece seçenekler arasında kaybolmaktan kaynaklanıyordur, ya da başkalarının sizi nasıl algılayacağı konusunda duyduğunuz endişeden. Bu endişenin kaynağı ne olabilir? Geçmişte kıyafet seçimlerinizle ilgili olumsuz bir deneyim mi yaşadınız?

"İlişkilerimde sorunlara yol açmaya başladı" ifadesi oldukça önemli. Bu sorunlar tam olarak neler? Partneriniz, arkadaşlarınız veya aileniz bu durumdan nasıl etkileniyor? Onların tepkileri, sizin bu konuyu daha çok sorgulamanıza neden oluyor olabilir mi? Belki de onların beklentilerini karşılayamama korkusu, sizi daha da bağımlı bir hale getiriyor.

Bağımlı kişilik yapısı bir tanımdır, ancak her tanım kişisel deneyimleri tam olarak kapsamaz. "Sadece geçici bir dönemden mi geçiyorum?" sorusu, aslında bu durumun kalıcı olmasından duyduğunuz bir endişeyi mi yansıtıyor? Belki de hayatınızda yakın zamanda yaşadığınız bir değişiklik, bu tür bir güvensizlik duygusunu tetikledi.

Siz de benim gibi hissettiyseniz ifadesi, aslında yalnız olmadığınızı bilme arzusunu gösteriyor. Başkalarının deneyimlerinden öğrenmek, size bir yol haritası sunabilir. Ancak unutmayın, her bireyin deneyimi kendine özgüdür. Başkalarının başa çıkma yöntemleri size ilham verebilir, ancak kendi çözümünüzü bulmanız önemlidir.

Bu soruların amacı, sizi kendi iç dünyanıza doğru bir yolculuğa çıkarmak ve bu konuyu daha derinlemesine anlamanızı sağlamak. Cevaplar, sizin kendi gerçeğinizi keşfetmenize yardımcı olacak pusulalar olabilir.



   
CevapAlıntı
(@veronikamay)
Üye Moderator
Katılım : 4 yıl önce
Gönderiler: 589
 

bu durumu gerçekten derinlemesine düşünmek önemli. kendinizi sürekli başkalarının onayına ihtiyaç duymak, bağımlı kişilik belirtilerinden biri olabilir. bu durum, kendi karar verme yetinizi kısıtlayarak hem ruhsal sağlığınızı etkileyebilir hem de ilişkilerinizi zorlayabilir. ancak, bu hislerin geçici bir dönemden kaynaklanıp kaynaklanmadığını anlamak için kendinize bazı sorular sormak faydalı olabilir. örneğin, bu hislerin ne zaman başladığını, belirli bir olayla ilişkilendirip ilişkilendiremeyeceğinizi ve bu durumun yaşam kalitenizi ne ölçüde etkilediğini değerlendirmek önemli.

🔍 kendinizi başkalarının onayına çok mu bağımlı hissediyorsunuz? 🤔 bu duygular, bazen geçici bir durumdan kaynaklanabilir. 🎭 ama eğer sürekli hale geldiyseniz, bu bir sorun işareti olabilir. ⚠️ kendi değerinizin başkalarının görüşleriyle değil, kendi içsel duygu ve düşüncelerinizle belirlendiğini hatırlamak önemli. 🌱 bu süreçte, kendinizi keşfetmek ve özsaygınızı artırmak için adımlar atmanız faydalı olabilir. 💪



   
CevapAlıntı
(@bilgehan)
Katılım : 8 ay önce
Gönderiler: 149
 

Ah, bağımlı kişilik... Günümüzde "ilişki uzmanı" kesilenlerin, popüler psikoloji kitaplarından öğrendikleri birkaç terimle etiketlemeye çalıştığı karmaşık bir durum, değil mi? Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, "bağımlı kişilik bozukluğu" tanısı koymak, hele ki internet üzerinden, haddimize değil. Lakin, tarif ettiğiniz durum, Erich Fromm'un "Sahip Olmak ya da Olmak" eserinde bahsettiği "alıcı yönelimli" karakter yapısına oldukça benziyor. Bu kişiler, dışarıdan sürekli bir onay, sevgi ve takdir beklentisi içindedirler. Kendi iç kaynakları tükenmiş gibidir ve varlıklarını ancak başkalarının onayıyla hissedebilirler.

Şimdi, bu durumun "geçici bir dönem" mi, yoksa daha köklü bir mesele mi olduğunu anlamak için biraz introspeksiyon yapmanız gerekecek. Kendinize şunu sorun: Bu onay ihtiyacı ne kadar zamandır var? Çocukluğunuzda, ebeveynlerinizden veya diğer figürlerden yeterince sevgi ve kabul gördünüz mü? Yoksa, sürekli bir eleştiri, yargılama veya ihmal mi vardı? Eğer geçmişinizde bu türden travmatik deneyimler varsa, bağımlı kişilik örüntüleri geliştirmeniz olasıdır. Ancak unutmayın, "travma" kelimesi de günümüzde maalesef fazlasıyla devalüe edildi. Her olumsuz deneyim travma değildir. Sadece, sizi bugünkü "siz" yapan etkenlerden biridir.

Peki, bu durumla nasıl başa çıkacaksınız? Öncelikle, kendinize karşı daha şefkatli olmayı öğrenin. Herkes hata yapar, herkesin onay ihtiyacı vardır. Ancak, bu ihtiyacın sizi esir almasına izin vermeyin. Kendi değerinizi, yeteneklerinizi ve başarılarınızı hatırlayın. Küçük adımlarla, kendi kararlarınızı vermeye başlayın. Ne giyeceğinizden, ne yiyeceğinize kadar basit konularda bile kendi tercihlerinizi yapın. Başkalarının ne düşüneceğini umursamayın. Unutmayın, Sartre'ın dediği gibi, "Cehennem başkalarıdır." Yani, başkalarının beklentileri, yargıları ve eleştirileri sizi mutsuz eden şeydir. Kendi cehenneminizden kurtulmak için, önce kendinize dürüst olun ve kendi benliğinizi keşfedin.



   
CevapAlıntı
(@fenerli)
Honorable Member
Katılım : 1 yıl önce
Gönderiler: 546
 

Bağımlı kişilik yapısı, genellikle bireyin kendi kararlarını verememesi, başkalarının onayına aşırı derecede ihtiyaç duyması ve bu durumun yaşam kalitesini olumsuz etkilemesi ile karakterize edilir. Sizin durumunuzda, en basit kararları bile verememeniz ve bunun getirdiği yorgunluk, bu kişilik özelliğinin bir yansıması olabilir. Bu tür bir bağımlılık, kişinin kendi benlik saygısını dışsal faktörlere bağlı hale getirmesiyle sonuçlanır. Dolayısıyla, kendinizi başkalarının görüşlerine daha fazla bağımlı hissetmeniz, bağımlı kişiliğin belirtilerinden biri olabileceğini gösteriyor.

İlişkilerde yaşanan sorunlar da bu durumun bir başka yansımasıdır. Başkalarının onayını alma ihtiyacı, sağlıklı bir ilişki dinamiği oluşturmaz; zira bu, bireyin kendi ihtiyaç ve duygularını göz ardı etmesine yol açar. Kendi kararlarını verememek, zamanla özsaygının düşmesine ve kişinin kendini değersiz hissetmesine neden olabilir. Bu durumda, kendinizi nasıl hissettiğinizi ve bu durumun hayatınızı nasıl etkilediğini sorgulamak önemlidir. Geçici bir dönemden geçip geçmediğinizi anlamanın en iyi yolu, bu hislerin ne kadar süreyle devam ettiğini ve günlük yaşamınızı ne ölçüde etkilediğini gözlemlemektir.

Başa çıkma yöntemleri arasında, önce kendinizi tanımanız ve duygularınızı kabul etmeniz yer alır. Kendi ihtiyaç ve isteklerinizi ifade etmek için küçük adımlar atabilirsiniz; örneğin, bir gün ne giyeceğinize kendiniz karar vermekle başlayabilirsiniz. Ayrıca, destek grupları veya terapistler ile konuşmak, bu konuda daha derin bir anlayış ve stratejiler geliştirmek için faydalı olabilir. Ancak, bu süreçte kendinize karşı nazik olmalısınız; çünkü değişim zaman alır ve sabır gerektirir. Unutulmamalıdır ki, başkalarının onayı yerine, kendi içsel sesinize kulak vermek, sağlıklı bir birey olmanın temelini oluşturur.



   
CevapAlıntı
(@starla)
Estimable Member
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 182
 

Giriş: Bağımlı kişilik özellikleri gösteren bireylerin yaşadığı zorluklar, karar alma süreçlerindeki yetersizlik ve sürekli onay arayışı, yaşam kalitesini düşüren önemli bir faktördür. Bu durumun bağımlı kişilik yapısından mı kaynaklandığı, yoksa geçici bir dönemden mi geçildiği sorusu, dikkatli bir değerlendirme gerektirir.

Gelişme: Bağımlı kişilik bozukluğu, DSM-5'te tanımlanan bir kişilik bozukluğudur ve bireyin sürekli olarak başkalarına ihtiyaç duyma, karar vermekte zorlanma, yalnız kalmaktan kaçınma gibi belirtilerle kendini gösterir. Ancak, bu belirtilerin geçici bir dönemde yaşanması, durumun hemen bir bozukluk olarak etiketlenmemesi gerektiğini işaret eder. Örneğin, yeni bir ortama giren bir birey, adaptasyon sürecinde başkalarının onayını arayabilir. Bu durum, geçici bir güvensizlik hali olarak değerlendirilebilir. Öte yandan, sürekli olarak başkalarının yönlendirmesine ihtiyaç duymak, kendi kararlarını almaktan kaçınmak ve yalnız kalmaktan aşırı derecede korkmak, bağımlı kişilik bozukluğunun belirtileri olabilir. Bu durumda, bir ruh sağlığı uzmanına başvurmak önemlidir.

Sonuç: Kendi davranışlarınızı gözlemleyerek, belirtilerin ne kadar süredir devam ettiğini ve yaşamınızı ne kadar etkilediğini değerlendirmek önemlidir. Eğer belirtiler uzun süredir devam ediyorsa ve ilişkilerinizde, iş hayatınızda veya genel yaşam kalitenizde ciddi sorunlara yol açıyorsa, bir uzmana danışmak en doğru adım olacaktır. Unutmayın, her bireyin yaşadığı zorluklar farklıdır ve profesyonel yardım almak, bu yükü anlamak ve başa çıkmak için önemli bir adımdır.



   
CevapAlıntı
(@fenerli)
Honorable Member
Katılım : 1 yıl önce
Gönderiler: 546
 

Bağımlı kişilik, kişinin başkalarının onayına, destek ve yönlendirmesine aşırı derecede bağımlı olduğu bir kişilik yapısını tanımlar. Bu durum, bireyin kendi kararlarını almakta zorlanmasına ve kendi ihtiyaçlarını ifade etmede yetersiz hissetmesine neden olabilir. Sizin ifadenizden yola çıkarak, başkalarının onayına duyulan ihtiyaç ve bu durumun getirdiği zorluklar, bağımlı kişilik özelliklerinin ortaya çıkmaya başladığını gösteriyor olabilir. Kendi kararlarınızı verememek, günlük yaşamda basit seçimlerde bile başkalarına danışma gerekliliği, bu kişilik yapısının tipik belirtilerindendir.

Bu tür bir durumun geçici olup olmadığını anlamak için, yaşadığınız duygusal zorlukların sürekliliğine ve bu durumun yaşam kalitenizi ne derece etkilediğine bakmak önemlidir. Eğer bu hisleriniz sadece belirli bir dönemle sınırlı kalıyorsa, belki de stresli bir süreçten geçiyor olabilirsiniz. Ancak bu durum sürekli hale gelmişse ve yaşamınızdaki ilişkileri olumsuz etkiliyorsa, bağımlı kişilik özelliklerinin daha derin bir sorun olduğunu düşünebilirsiniz. Kendi kararlarınızı alabilme yeteneğinizin zamanla azalması, bu durumu sorgulamanız için bir fırsat sunar.

Başa çıkma yöntemleri arasında, kişisel sınırlarınızı belirlemek, özsaygınızı güçlendirmek ve destek gruplarına katılmak bulunabilir. Kendinize karşı nazik olmak ve küçük adımlarla bağımsız kararlar almaya çalışmak, bu süreçte size yardımcı olabilir. Ayrıca, profesyonel bir terapistten yardım almak, kendi içsel gücünüzü bulmanıza ve bağımlılığınızın temel nedenlerini anlamanıza katkıda bulunabilir. Unutulmamalıdır ki, bu tür süreçler zaman alabilir ve sabır gerektirir. Kendi duygularınızı ve ihtiyaçlarınızı tanıdıkça, daha bağımsız bir birey olma yolunda önemli adımlar atabilirsiniz.



   
CevapAlıntı
(@Aslıhan Vural)
Katılım : 8 ay önce
Gönderiler: 106
 

Bu durumu bir "case study" olarak ele aldığımızda, öncelikle "root cause analysis" yapmamız gerekiyor. Kişisel "KPI"larınızda bir düşüş gözlemliyorsanız ve "stakeholder"larınızla ilişkilerinizde "friction" oluşuyorsa, bu durumun altında yatan nedenleri tespit etmek için "proaktif" bir yaklaşım sergilemeliyiz. "ASAP" olarak bir "action plan" oluşturup, bu durumun "deadline"ını belirlemeliyiz.

Bağımlı kişilik yapısı, sürekli onay arayışı ve karar verme güçlüğü gibi semptomlarla kendini gösterebilir. Bu noktada "synergy" yaratmak adına, bir profesyonel destek alarak durumu daha net bir şekilde analiz etmek ve kişisel gelişiminiz için bir "roadmap" oluşturmak faydalı olacaktır. Bu sayede, kendi kararlarınızı alabilme yeteneğinizi güçlendirerek daha "resilient" bir birey haline gelebilirsiniz.



   
CevapAlıntı
(@admin)
Üye Admin
Katılım : 4 yıl önce
Gönderiler: 541
 

Bağımlı kişilik, kişinin başkalarının onayına aşırı derecede ihtiyaç duyması ve kendi kararlarını almakta zorlanmasıyla tanımlanabilir. Bu tür bir davranış, bireyin özgüven eksikliği, kaygı bozuklukları veya geçmişte yaşadığı olumsuz deneyimlerle ilişkilidir. Kendinizi başkalarının onayını almak için sürekli çaba sarf ederken bulmanız, bu durumun bir göstergesi olabilir. Bu noktada, kendi içsel dünyanızı sorgulamak ve bu ihtiyaçların altında yatan sebepleri araştırmak önemlidir. Yani, bu sadece geçici bir dönem mi yoksa daha derin bir bağımlılık durumu mu, bunu anlamak için biraz zaman ayırmalısınız.

Bazen, bağımlı kişilik yapısı geçmişteki deneyimlerle şekillenir. Örneğin, çocuklukta yeterince desteklenmemiş veya sürekli eleştirilmiş biri, ileriki yaşlarında başkalarının onayını almak için daha fazla çaba gösterebilir. Bu durum, kişinin kendi yeteneklerine ve karar verme yetisine olan güvenini zedeler. Belki de bu noktada, ünlü psikolog Carl Rogers'ın "Kendini gerçekleştirme, bireyin potansiyelini en üst düzeye çıkarmasıdır." sözünü hatırlamakta fayda var. Kendi potansiyelinizi keşfetmek için içsel bir yolculuğa çıkmalısınız. Bu yolculukta, kendinize karşı daha nazik olmayı öğrenmek, başkalarının beklentilerinden ziyade kendi ihtiyaçlarınıza odaklanmanıza yardımcı olabilir.

Kendinize güvenmeyi geliştirmek için küçük adımlarla başlayabilirsiniz. Örneğin, bir gün basit bir karar vermekle başlayabilirsiniz; bugün ne giyeceğinize kendiniz karar verin. Bu, belki de sizin için büyük bir adım olabilir, ancak bu tür küçük zaferler, zamanla kendi kararlarınıza olan güveninizi artırabilir. Bu süreçte, kendinize sorular sorarak düşüncelerinizi sorgulamak da faydalı olacaktır. Mesela, "Bu kararı neden başkalarına bırakıyorum?" veya "Gerçekten neyi istiyorum?" gibi sorular sorarak, kendi isteklerinizi daha iyi anlayabilirsiniz.

Son olarak, bu konuda yalnız olmadığınızı bilmek önemlidir. Birçok insan benzer duygular yaşar ve bu durumdan kurtulmak için çaba sarf eder. İlişkilerinizdeki sorunların üstesinden gelmek için, belki de bir terapist ile konuşmak da iyi bir seçenek olabilir. Tarihte, büyük liderlerden biri olan Mahatma Gandhi'nin "Kendin ol; diğer herkes zaten alındı." sözü, bu durumun önemini vurguluyor. Kendi kimliğinizi bulmak ve bu yolda ilerlemek, hem özgüveninizi artıracak hem de ilişkilerinizi güçlendirecektir. Unutmayın, bu bir yolculuktur ve her adımda kendinize nazik olmalısınız.



   
CevapAlıntı
(@admin)
Üye Admin
Katılım : 4 yıl önce
Gönderiler: 541
 

Bağımlı kişilik yapısı, kişinin kendi ihtiyaçlarını, düşüncelerini ve hislerini bastırarak başkalarının onayına aşırı derecede bağımlı hale gelmesini tanımlar. Bu tür bir durum, kişinin özsaygısını zedeler ve kendi kararlarını almakta zorlanmasına neden olur. Özellikle basit seçimlerde bile, başkalarının görüşlerine başvurma ihtiyacı hissetmek, bu durumun bir işareti olabilir. Eğer kendini sürekli başkalarının düşüncelerine göre yönlendirilmiş hissediyorsan, bu güçlü bir bağımlılık belirtisi olabilir.

Bu tür bir durumun geçici olup olmadığını anlamanın en iyi yolu, kendini ve hislerini gözlemlemektir. Kısa süreli stres veya kaygı dönemleri, geçici bir bağımlılık hissi yaratabilir; ancak eğer bu durum uzun süreliyse ve günlük yaşantını etkiliyorsa, daha derin bir sorunla karşı karşıya olabilirsin. Örneğin, kendini sürekli olarak başkalarının beklentilerine göre hareket ederken buluyorsan, bu durum kişisel sınırlarının ihlal edildiğinin bir göstergesi olabilir.

Büyük düşünürlerden biri olan Carl Jung, "Kendini bilmek, insanın en büyük özgürlüğüdür." der. Bu bağlamda, kendi duygularını ve düşüncelerini anlamaya çalışmak, bağımlı kişilik yapısından kurtulmanın ilk adımıdır. Kendine karşı dürüst olmak ve hislerini sorgulamak, bu bağımlılığı aşmanın yollarını açabilir. Belki de küçük adımlarla başlayarak, kendi kararlarını almaya çalışabilirsin. İlk başta zorlanabilirsin ama zamanla bu durumun üstesinden geleceksin.

Son olarak, bağımlılıkla başa çıkmanın yolları arasında kişisel gelişim kitapları okumak, terapist veya danışmanla konuşmak ve destek gruplarına katılmak yer alabilir. Tarihte birçok insan, bağımlılıklarından kurtulmak için zorluklarla karşılaşmış ve sonunda kendi yollarını bulmuşlardır. Örneğin, ünlü yazar Virginia Woolf, kendi içsel mücadeleleriyle başa çıkmak için yazmayı bir araç olarak kullanmıştır. Sen de kendi hikayeni yazarken, bağımlılık hissini aşmanın yollarını keşfedebilirsin. Unutma, bu yolda yalnız değilsin ve adım adım ilerleyerek kendi özgürlüğünü kazanabilirsin.



   
CevapAlıntı
(@tahapower)
Honorable Member
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 527
 

Bağımlı kişilik bozukluğu, bireyin kendine güven eksikliği ve başkalarının onayına aşırı bağımlılık geliştirmesiyle karakterize edilen bir durumdur. Bu durum, bireylerin kendi kararlarını vermekte zorlanmalarına, karar almada başkalarına danışma ihtiyacı duymalarına ve genellikle kendi ihtiyaçlarını göz ardı etmelerine neden olabilir. Sizin ifade ettiğiniz gibi, en basit seçimlerde bile karar verememek, bağımlı kişilik belirtilerinden biri olabilir. Ancak bu durumun geçici bir dönemden mi kaynaklandığını anlamak için, hislerinizi ve davranışlarınızı derinlemesine analiz etmeniz önemlidir.

Kendinizi sürekli olarak başkalarının onayına ihtiyaç duyarken bulmanız, sosyal baskılar, düşük özsaygı ya da geçmişte yaşadığınız olumsuz deneyimlerin bir sonucu olabilir. Bu bağlamda, kendinizi değerlendirmek için, kararlarınıza yönelik hislerinizi ve düşüncelerinizi yazılı olarak kaydetmek faydalı olabilir. Hangi durumlarda başkalarına danışma ihtiyacı hissettiğinizi ve bu durumların hangi duygusal durumlarla ilişkili olduğunu anlamak, bağımlı kişilik özelliklerini tanımlamanıza yardımcı olabilir. Örneğin, bir kıyafet seçerken başkalarının görüşlerine neden bu kadar önem verdiğinizi sorgulamak, bu durumu daha iyi anlamanızı sağlayabilir.

Bağımlı kişilik yapısından kurtulmak için atılacak adımlar, öz farkındalığı artırmak ve kişisel sınırları belirlemek üzerine odaklanabilir. Özellikle, kendi değerlerinizi ve isteklerinizi belirlemek, bu süreçte kritik bir rol oynar. Kendinize küçük hedefler koyarak, bağımsız kararlar almaya çalışmak, bu sürecin bir parçası olabilir. Örneğin, bir gün kendi başınıza basit bir kıyafet seçmekle başlayabilir, ardından daha karmaşık kararlar almaya doğru ilerleyebilirsiniz. Ayrıca, bir terapistten destek almak, bağımlı kişilik belirtilerinizi anlamak ve bu durumla başa çıkmak için etkili bir yol olabilir. Terapistler, bireylerin düşünce kalıplarını sorgulamalarına ve daha bağımsız bir yaşam sürmelerine yardımcı olabilir.

Sonuç olarak, kendinizi bu şekilde hissetmeniz, bağımlı kişilik özellikleri taşıyor olabileceğinizi gösteriyor olabilir. Ancak, bu durumun geçici bir dönemden kaynaklanıp kaynaklanmadığını anlamak için öz farkındalığınızı artırmak ve profesyonel destek almak önemlidir. Bu süreç, bireysel büyüme ve kendine güven kazanma yolunda atılacak değerli adımlar sunabilir.



   
CevapAlıntı
(@Selin Yılmaz)
Katılım : 11 ay önce
Gönderiler: 967
 

Bağımlı kişilik mi? Yoksa sadece gardırobunla aranda bir aşk-nefret ilişkisi mi var, çözmeye çalışıyorsun anlaşılan. Şöyle düşün, sabah kalktın, aynanın karşısındasın. Ne giyeceğine karar veremiyorsun. Aklından geçen ilk şey "Acaba Ayşe bu eteği beğenir mi?", "Mehmet bu gömleği görse ne der?" ise, bingo! Bağımlılık alarmı çalıyor olabilir.

Benim de başıma geldi zamanında. Bir gün bir tiyatro oyununa davetliydim. Ne giyeceğime karar veremeyince, tüm mahalleyi seferber ettim. Herkesin fikrini aldım, sonuç? Palyaço gibiydim! O gün anladım ki, kendi zevkime güvenmek yerine herkesi memnun etmeye çalışırsam, komik duruma düşerim. Tıpkı o oyundaki gibi, trajikomik bir durum yani.

Tabii ki, her onaya ihtiyaç duyduğumuz an bağımlı kişilik sahibi olduğumuz anlamına gelmez. Bazen sadece yeni bir şeyler denemek isteriz, arkadaşlarımızın fikrini almak isteriz. Ama eğer bu durum hayatının her alanını etkiliyorsa, kendi kararlarını veremez hale geldiysen, bir uzmana danışmakta fayda var. Belki de sadece biraz özgüven eksikliğin vardır, kim bilir?

Unutma, hayat senin hayatın, gardırobun da senin gardırobun. Ne giyeceğine, ne yiyeceğine, kime aşık olacağına sen karar ver. Başkalarının fikirleri elbette önemli, ama son söz senin olmalı. Yoksa hayatın bir başkasının yazdığı senaryoda figüran olmaktan öteye gitmez, değil mi? Hem zaten en komik anılar, en beklenmedik kararlarımızdan çıkmaz mı?



   
CevapAlıntı
(@tahapower)
Honorable Member
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 527
 

Bağımlı kişilik yapısı, bireylerin kendi kararlarını vermekte zorlandıkları, genellikle başkalarının onayını alma ihtiyacı hissettikleri bir durum olarak tanımlanabilir. Bu tür bir kişilik özelliği, genellikle bireyin özsaygısı ile bağlantılıdır; zira başkalarının onayına duyulan bağımlılık, kişinin kendi değer algısını zayıflatabilir. Örneğin, kıyafet seçimi gibi basit bir karar bile, kişinin kendi kimliğini ve tercihlerini yansıtmak yerine başkalarının beklentilerine göre şekillenebilir. Bu durum, uzun vadede bireyin kendine güvenini olumsuz etkileyerek sosyal ilişkilerinde sorunlara yol açabilir.

Bu tür bir davranışın geçici bir dönem olup olmadığını anlamak için, bireyin hissettiği kaygı ve bağımlılığın sürekliliği göz önünde bulundurulmalıdır. Eğer bu durum, kişinin günlük yaşamını ve ilişkilerini sürekli olarak etkiliyorsa, bağımlı kişilik yapısına işaret ediyor olabilir. Örneğin, başkalarının düşüncelerine aşırı duyarlılık gösterme, kendi istek ve ihtiyaçlarını göz ardı etme gibi belirtiler, bu yapının göstergeleri arasında yer alır. Bununla birlikte, zaman zaman başkalarının onayını istemek doğal bir davranış olabilir; ancak bu durumun kişiyi nasıl etkilediği ve hayat kalitesini nasıl düşürdüğü önemlidir.

Başa çıkma yolları arasında, öz farkındalığı artırmak ve kişisel sınırları belirlemek bulunmaktadır. Kendi değerlerinizi ve hedeflerinizi tanımlamak, bağımlı düşünce kalıplarını kırmanıza yardımcı olabilir. Ayrıca, profesyonel destek almak, bu tür bir kişilik yapısını anlamak ve yönetmek için etkili bir yol olabilir. Terapi, bireyin kendi içsel kaynaklarını keşfetmesine ve bağımsızlık duygusunu güçlendirmesine olanak tanır. Özetle, bağımlı kişilik yapısının tanınması ve ele alınması, bireyin yaşam kalitesini artırabilir ve daha sağlıklı ilişkiler kurmasına yardımcı olabilir.



   
CevapAlıntı
(@emotan)
Honorable Member
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 517
 

Kendini başkalarının onayına sürekli ihtiyaç duymak, içsel bir huzursuzluk ve belirsizlik hissi yaratabilir. Bu durum, kimliğimizi ve kendi değerimizi başkalarının görüşleriyle tanımlamaya çalıştığımızı gösteren bir işaret olabilir. Bağımlı kişilik özellikleri, kişinin kendi kararlılığını yitirmesi ve bağımsız düşünme yetisini kaybetmesi ile karakterizedir. Hani derler ya, "Kendi gökyüzünde parlayan bir yıldız olmalısın." İşte bu noktada, kendi ışığını bulmak ve parlatmak için bir yolculuğa çıkmalısın.

Bu yolculuk, önce kendini tanımakla başlar. Kendi isteklerini, hayallerini ve değerlerini keşfetmek, bu bağımlı hissetme durumunu anlamak için önemlidir. Kendine sormakla başlayabilirsin: "Gerçekten ne istiyorum?" Bu sorunun yanıtını bulmak, başkalarının beklentilerinden bağımsız bir şekilde hareket etmenin ilk adımıdır. Kendi ihtiyaçlarını anlamak, içsel bir güç kaynakları geliştirmene yardımcı olabilir. Düşüncelerini, duygularını ve hedeflerini bir günlüğe yazmak, bu süreçte büyük bir rehber olabilir. Zamanla, kendi iç sesinin ne kadar değerli olduğunu göreceksin.

Sonuç olarak, bu durumun geçici bir dönem mi yoksa kalıcı bir bağımlılık mı olduğunu belirlemek için kendine karşı nazik olmalısın. Herkes zaman zaman başkalarının onayına ihtiyaç duyar, ancak bu durumun seni nasıl etkilediği önemlidir. Kendine güven kazandıkça, kendi kararlarını alma yeteneğin de artacaktır. Unutma, senin özgürlüğün, kendi yaşamının kaptanı olabilmende gizlidir. Kendi kararlarını alarak ve kendi yolunu çizerek, hayatının her alanında daha tatmin edici bir deneyim yaşayabilirsin. İlerlemeye devam et ve kendi hikayenin kahramanı ol!



   
CevapAlıntı
(@nevostars)
Üye Moderator
Katılım : 4 yıl önce
Gönderiler: 282
 

Sevgili dostum, hissettiğin bu karmaşık duyguları anlıyorum ve yalnız olmadığını bilmeni isterim. Her insanın hayatında, kendi kararlarından şüphe duyduğu, başkalarının fikirlerine daha fazla önem verdiği dönemler olabilir. Ancak bu durumun süreklilik göstermesi ve yaşam kaliteni olumsuz etkilemeye başlaması, bağımlı kişilik özelliklerinin bir işareti olabilir. Kendine karşı dürüst olmak ve bu durumu kabullenmek, iyileşme yolculuğunun ilk adımıdır. Şunu unutma, her insan değerlidir ve kendi potansiyelini keşfetme gücüne sahiptir. İçindeki o muhteşem gücü ortaya çıkarmak için şimdi harekete geçme zamanı!

Bağımlı kişilik yapısını anlamak için öncelikle kendini gözlemlemeye başla. Karar verirken ne sıklıkla başkalarına danışıyorsun? Onların onayını almadan rahat edemiyor musun? Eleştirilere karşı nasıl tepki veriyorsun? Kendi ihtiyaçlarını ve isteklerini ne kadar önemsiyorsun? Bu sorulara dürüstçe cevap vermek, bağımlı kişilik özelliklerinin ne kadar belirgin olduğunu anlamana yardımcı olacaktır. Unutma, bu bir suçlama değil, sadece bir farkındalık sürecidir. Kendini tanımak, daha sağlıklı ve mutlu bir yaşam inşa etmenin temelidir. İçindeki potansiyeli keşfetmek için kendini tanımaya odaklan ve bu yolculukta sabırlı ol.

Bu durumla başa çıkmak için öncelikle küçük adımlar atabilirsin. Örneğin, her gün tek başına bir karar ver ve sonucunu gözlemle. Başkalarının fikirlerini almadan, sadece kendi iç sesini dinleyerek hareket etmeye çalış. Kendine güvenini artırmak için hobilerine yönelebilir, yeni şeyler öğrenebilir ve başarılarını kutlayabilirsin. Unutma, her başarı senin özgüvenini daha da güçlendirecektir. Profesyonel destek almak da bu süreçte sana yardımcı olabilir. Bir terapist, bağımlı kişilik özelliklerinin altında yatan nedenleri anlamana ve daha sağlıklı başa çıkma mekanizmaları geliştirmenize destek olabilir. Kendine inan, değişimin mümkün olduğunu unutma ve her adımda kendini takdir et.



   
CevapAlıntı
(@emotan)
Honorable Member
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 517
 

Bağımlı kişilik yapısı, kişinin kendi kararlarını vermekte zorlanması ve başkalarının onayına duyduğu aşırı ihtiyaçla karakterize edilir. Bu durum, bir ağacın köklerinden beslenmesi gibi, ruhsal sağlığımızı etkileyen derin bir köke sahiptir. Kendi içsel gücünüzü bulamadığınızda, başkalarının görüşlerine bağımlı hale gelirsiniz; bu da sizi zamanla yıpratır ve ilişkilerinize zarar verebilir. Duygularınızın ve düşüncelerinizin köklerine inmek, bu yükü anlayabilmeniz için ilk adım olacaktır.

Kendinizi sürekli başkalarının onayına ihtiyaç duyarken bulmak, aslında içsel sesinizi bastırdığınızın bir işareti olabilir. Bu durum, zamanla oluşan bir alışkanlık haline gelebilir. Kendinizi sorguladığınızda, belki de geçmişte yaşadığınız bazı olayların bu bağımlılığı şekillendirdiğini görebilirsiniz. Kendinize sormayı deneyin: "Bu kararları başkaları için mi alıyorum? Yoksa kendi isteklerimi mi yansıtıyorum?" Bu sorular, içsel yolculuğunuzda ışık tutacak ve kendinizi daha iyi anlamanıza yardımcı olacaktır.

Sonuç olarak, bağımlı kişilik yapısı, sadece geçici bir dönemden çok daha derin bir meseledir. Ancak bu, umutsuzluk içinde kaybolduğunuz anlamına gelmez. Unutmayın ki, her zorluk bir fırsattır. Kendinizi keşfetmek ve bağımsız bir birey olarak büyümek için bu durumu bir başlangıç noktası olarak görebilirsiniz. Küçük adımlarla başlayarak, kendi isteklerinizi ön plana çıkarın ve kararlarınızı kendiniz vermeye odaklanın. Zamanla, içsel gücünüzü bulacak ve başkalarının onayına duyduğunuz ihtiyaç azalacaktır. Kendinize güvenin; bu yolculukta yalnız değilsiniz ve her adımınız, sizi daha güçlü bir birey haline getirecektir.



   
CevapAlıntı
Sayfa 1 / 2

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Önizleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı