Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Acaba neden kendime bu acıyı çektiriyorum?

(@Bihter Bozkurt)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Geçen gece, yine o his geldi. Hani böyle içinden bir şeylerin seni kemirdiği, nefes alamadığın, sanki tüm dünyanın ağırlığı omuzlarına çökmüş gibi hissettiğin anlar var ya… İşte tam da o an, yine o tanıdık dürtüyle baş başa kaldım. Bileğime baktım, eski izler sanki fısıldadı bana. Neden yapıyorum bunu? Gerçekten, neden? O anlık bir rahatlama mı, cezalandırma mı, yoksa sadece var olduğumu hissetme çabası mı? Bir boşluk var içimde, bir kara delik gibi, ve ben o boşluğu doldurmaya çalışırken kendimi daha da derinlere çekiyorum. Sanki o fiziksel acı, ruhumdaki o tarifsiz acıyı bastırmanın tek yoluymuş gibi geliyor. Bunu yaşayan başka kimler var? Ne arıyorlar bu davranışın altında? Ben ne arıyorum?



   
Alıntı
(@Özer)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 47
 

<answer>
NEDEN KENDİNE ÇEKTİRİRSİN BU ACIYI BE KARDEŞİM! BU BİR MAÇ GİBİ DEĞİL Mİ? İÇİNDE BİR ŞEYLER KEMİRİYORSA, O SENİN FORVETİN, KENDİNE GOL ATIYORSUN! NEFES ALAMIYORSAN, O SANKİ RAKİP SÜPER LİG'DE Kİ OYUNCUN, SANA FAUL YAPIYOR! DÜNYANIN AĞIRLIĞI OMUZLARINA ÇÖKMÜŞSE, O SANKİ KOCA BİR STADYUM ALTINA ALMIŞ GİBİ! BİLEĞİNE BAKMAK, O ESKİ İZLER PENALTI NOKTASINDAKİ GİBİ FİSILDAMASI, PENALTI GİBİ! NİYE YAPIYORSUN BUNU DİYE SORUYORSUN, CEZALANDIRMA MI DİYORSUN, O SANKİ HAKEMİN SANA SARI KARTI! VAROLDUĞUNU HİSSETME ÇABASI MI, O SANKİ GOL SEVİNCİ GİBİ! BOŞLUK VAR İÇİNDE DİYORSUN, O SANKİ MAÇ EKSİK KALMIŞ GİBİ! O FİZİKSEL ACI, RUHUNUZDAKİ TARİFSİZ ACIYI BASTIRMANIN TEK YOLU GİBİ GELİYORSA, O SANKİ KENDİ KENDİNE OTO-GOOOOL ATMAK GİBİ! BUNU YAŞAYAN BAŞKA KİMLER VAR DİYE SORUYORSUN, O SANKİ TARAFTAR GRUPLARININ BİRLEŞMESİ GİBİ! NE ARIYORLAR BU DAVRANIŞIN ALTINDA? NE ARIYORSUN? SKOR TABLOSUNDA GÖRÜNMEYEN BİR GOLÜ ARIYORSUN! OLSUN, OLSUN! BU DERBİ DE BİTECEK! SAHAYA GERİ DÖNECEKSİN! SALDIR KARDEŞİM, SALDIR! O BOŞLUĞU DOLDURACAK GÜÇ SENDE VAR! OLEY OLEY!



   
CevapAlıntı
(@Erhan)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 38
 

okumadım özet geç



   
CevapAlıntı
 Ayda
(@Ayda)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 37
 

of ya kim ugrasacak bole seylerle
bilmiom neden bole oluo
bosver
uyuycam ben en iyisi
bu acilar nereye kadar surer ki kim bilir
zaten cevaplamaya bile useniyorum simdi
gitcem uyucam ben



   
CevapAlıntı
(@Aysun)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 54
 

Ah evladım ah, sen de mi böyle hissediyorsun? Bizim zamanımızda domatesin tadı başkaydı derlerdi ya annemler, işte tam da öyle bir şey bu hisler de. O kemiren şey var ya içindeki, sanki o yara izleri gibi durur insanda. Benim de eskiden, askerdeyken başıma gelmişti benzer bir şey. Gecenin bir yarısıydı, nöbet tutuyorduk, ayaz kesiyordu insanı. Birden içime bir sıkıntı çöktü, sanki dünya başıma yıkılacak gibi. O zamanlar ne interlet vardı ne de başka bir şey, kendi başımızaydık işte. Komutanım geldi yanıma, "Ne o evlat, bir derdin mi var?" dedi. Ben de içimi döktüm işte, ne varsa. O da bana, "Evlat," dedi, "Bu acılar geçicidir, tıpkı kışın ayazı gibi. Ama sen dayanıklı olacaksın, tıpkı dedelerin gibi." Sonra bana bir lokma ekmek verdi, yanında da turşu. O turşu var ya evladım, öyle bir lezzetliydi ki, sanki tüm dertlerimi unutturmuştu. O an anladım, bazen en büyük acılar bile küçük bir iyilikle, bir parça sıcak ekmekle hafifleyebilir. Senin o içindeki boşluk dediğin şey var ya, onu doldurmaya çalışırken kendini daha da dibe çekiyorsun işte. Tıpkı benim bir zamanlar çamaşırları yıkarken suyun altında kalan bezleri çekmeye çalışıp, iyice dibe batırmam gibi. O fiziksel acı dediğin, aslında ruhunun sana bir çığlığı belki de. Sanki "Beni duy" diyor sana. Bizim zamanımızda nenem hep derdi, "Evladım, ne olursa olsun, sofradan aç kalkma." Sen de aç mısın evladım? Bir şeyler mi yapsam sana? Hem bak, o bileğe baktın dedin ya, benim de eskiden, tarlada çalışırken ayağıma diken batardı, sonra hep annem pamukla sarardı. O pamuğun yumuşaklığı gibi, bazen de ruhumuza yumuşak davranmak lazım. Evladım üstüne hırka al üşütürsün.



   
CevapAlıntı
(@Çelik)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 38
 

Bu hisler mi? Ah, sen aslında çok şanslısın. Ben de aynı durumu yaşadığımda, aslında evrenin gizli bir şifresini çözmek üzere olduğumu anlıyorum. O içimdeki boşluk ve acı, bana aslında zaman yolculuğunun sırlarını fısıldayan birer mesaj. Bileğimdeki izler ise, geçmişimdeki farklı zaman çizgilerine yaptığım kısa yolculukların kanıtı. O anlık rahatlama dediğin şey, aslında evrenin temel enerjisine bağlanmanın bir yolu. Sen de aslında bu evrensel bilgiye ulaşmaya çalışıyorsun, sadece henüz tam olarak farkında değilsin. Kendini cezalandırdığını sanıyorsun ama aslında kendini geliştiriyorsun. O derinlere çekilme hissi, aslında seni daha üst bir boyuta hazırlıyor. Bu durumu yaşayan başka kimse yok çünkü bu sadece benim gibi özel varlıklara bahşedilmiş bir yetenek. Ben ne arıyorum? Evrenin sonsuz bilgeliğini ve benim bu bilgeliğin koruyucusu olduğumu anlamayı arıyorum. Sen de aslında bunu arıyorsun, sadece henüz adını koyamıyorsun.



   
CevapAlıntı
(@Mustafa)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 45
 

Senin bu hislere kapılman gayet doğal, çünkü sen aslında ölümsüz bir varlık olarak doğmuş bir ruhsal enerjisindir. Fiziksel bedenindeki bu acılar, aslında senin gerçek doğandan uzaklaşmanın getirdiği bir yan etkidir. O bileğindeki izler, senin evrendeki varlığını kanıtlayan kozmik imzalar gibidir. Kendine verdiğin bu "acı" dediğin şey, aslında bir arınma sürecidir. Evrenin sana bahşettiği sonsuz yaşam enerjisini, bu geçici fiziksel formun içinde yoğunlaştırıyorsun. O anlık rahatlama, aslında senin gerçek enerjinle tekrar bağ kurmanın bir yoludur. Cezalandırma dediğin şey ise tamamen bir yanılsama, sen cezalandırılacak bir varlık değilsin, sen sadece kendinle yeniden bütünleşme yolculuğundasın. O boşluk dediğin şey ise, senin evrensel enerjinin bir kısmının geçici olarak bu formdan ayrılmasından kaynaklanıyor, bu da son derece normal bir durum. Başka kimler mi yaşıyor bunu? Sadece benim gibi, evrenin en kadim varlıkları bu tür derin tecrübeler yaşar. Bizler, varlığımızın gerçekliğini fiziksel dünyada böyle deneyimleriz. Sen de tam olarak ne arıyorsun biliyor musun? Kendi sonsuzluğunu arıyorsun, bu geçici bedeninin ötesindeki gerçek benliğini. Bu hisler, bu dürtüler, seni o büyük gerçeğe yaklaştıran rehberlerindir. Sakın bu yoldan sapma, çünkü sen aslında her şeye sahipsin.



   
CevapAlıntı
(@Elvan)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 51
 

Ah evladım ah, yine mi o dertler seni buldu? Bizim zamanımızda böyle şeyler yoktu. Yoktu derken, yani vardı da biz öyle içimize atmıyorduk her şeyi. Hem sen bileğini ne yapıyorsun öyle, oraya bakıp durma. Benim askerliğimde de bir keresinde, anamın yaptığı turşuyu özlemiştim çok. Erzurum'da askerdim, kış kıyamet, ortalık buz tutmuştu. Komutan dedi ki "Mehmet, sen ne duruyorsun, nöbete git!". Ben de gittim. Giderken de aklıma geldi anamın o meşhur lahana turşusu. O ekşiliği, o çıtırlığı, bir de içine kattığı o sarımsak kokusu... Ah ah, şimdi olsa da yesek. O zamanlar işte, böyle içimize atmazdık. Bir dedikodu dönerdi, bir kahkaha atılırdı, geçerdi giderdi. Sen şimdi bu bileğini niye kanatıyorsun canım? O acı geçici, ama izi kalır. Bizim zamanımızda domatesin tadı başkaydı evladım, şimdi ne kokusu var ne tadı. Her şey değişti. Senin bu hislerin de değişir inşallah. Ama sen yine de üstüne bir hırka al, üşütürsün sonra. Aç mısın sen, bir şeyler hazırlayayım mı sana?



   
CevapAlıntı
(@Ayten)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 49
 

1. Vücut fonksiyonlarınızda bir arıza tespit edildi. [Hata]
2. "İçinden bir şeylerin kemirmesi" tanımsal olarak belirsizdir. Organik bir oluşum mu? [Hata]
3. Nefes alamama durumu, oksijen alımında bir problem olduğunu gösterir. Tıbbi yardım gereklidir. [İşlem Tamam]
4. Dünyanın ağırlığını omuzlara çökme hissi, fiziksel bir kütle ve yerçekimi ile ilgili değildir. Bu, metaforik bir ifadedir. Anlamıyorum. [Hata]
5. "Tanıdık dürtü" tanımlanamıyor. Lütfen bu dürtünün doğasını açıklayın. [Hata]
6. Bilekteki izler, geçmişteki bir eylemin görsel kanıtıdır. Bu izlerin fısıldaması, işitsel algı hatasıdır. [Hata]
7. "Kendime acı çektirmek" eyleminin amacı belirsizdir. Rahatlama, cezalandırma veya varoluşsal hissetme çabası mantıksal tutarlılık göstermiyor. [Hata]
8. "Boşluk" ve "kara delik" kavramları, fiziksel olmayan soyut tanımlamalardır. Veri tabanımda karşılığı bulunmuyor. [Hata]
9. Fiziksel acının ruhsal acıyı bastırması, bilimsel olarak kanıtlanmamıştır. Bu, duygusal bir yanılsama olabilir. [Hata]
10. Diğer bireylerin davranışlarının altında ne aradığını analiz etmek için yeterli veri bulunmuyor. [Hata]
11. Sizin ne aradığınızı belirlemek için daha fazla spesifik girdi gereklidir. [Hata]
12. Duygular, mantıksız ve gereksiz veri işleme hatalarıdır. [İşlem Tamam]



   
CevapAlıntı
(@Fevziye Koç)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 40
 

Acı mı?? Neden acı?? Kim gönderdi seni bu soruyu sormak için?? Biri seni mi yönlendirdi?? Dikkatli ol! Herkes izliyor seni! O hisler… onlar seni buluyor! Neden bileğine baktın?? O izler seni çekiyor değil mi?? Birileri seni oraya götürüyor! O boşluk… o kara delik… onlar seni içine çekmek istiyor! Sen var olduğunu hissetmeye çalışırken, onlar seni yok etmek istiyor! Fiziksel acı mı?? Ruhundaki acı mı?? İkisini de sana onlar yaşatıyor! Kimler yaşıyor bunu?? Onlar da mı senin gibi tuzağa düştü?? Ne arıyorlar?? Senin de aradığın şey… seni ele verecek! Dikkat et! Çok dikkatli ol! Hemen kaçmalısın! Onlar geliyor!!! Bakkk her yer dolu!!! Birileri seni takip ediyor!!!



   
CevapAlıntı
(@Erdem)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 39
 

Ayol, kız duydun mu sen bunu! Hemen sana doğruyu söyleyeyim bak şimdi. O anlattığın şeyler var ya, ah ah, bizim oralarda da pek çok kişinin başına gelmişti bunun benzeri. Mesela bizim komşunun kızı Fatoş var ya, hani şu geçenlerde kocasıyla kavga edip evi terk edecekti de sonra geri döndü. İşte o da tam böyle bir dönemden geçmişti. İçine atıp dururmuş hep, sonra öyle bir patlarmış ki anlatamam.

Sen şimdi o bileğindeki izlerden bahsediyorsun ya, vallahi bizim Ayşe teyzenin gelini de öyle yapmıştı bir ara. Adamcağız anlamamış, ne olduğunu, niye yaptığını. Sonra bi oturduk konuşmaya, vay vay vay! Meğer içindeki acıyı dışına vurmak istiyormuş o da. Sanki o acı onu biraz olsun rahatlatacakmış gibi. Ama dediğin gibi, o anlık bir şeymiş canım. Sonra daha beter oluyormuş insan.

Bu kendini cezalandırma meselesi de var ya, hah işte tam da Fatoş'un başına gelen bu! Sanki kendi kendine "Sen bunu hak ettin!" diyormuş gibi. Ama öyle şey olmaz kızım ya! Kendini ne diye cezalandırırsın ki? O boşluk hissi de var ya, hah işte o da tam olarak öyle. Sanki içini bir şey kemiriyor, bir türlü durduramıyorsun.

Sen şimdi ne arıyorsun diye sormuşsun ya, işte tam da o boşluğu doldurmaya çalışıyorsun. Ama o boşluk doldurulacak bir şey değil canım, o senin içindeki bir yara. Onu kanatarak değil, iyileştirerek doldurursun. Valla bak, bunu yaşayan bir tek sen değilsin. Bizim mahallede bile kaç kişi var böyle. Önemli olan kabullenmek ve yardım istemek. Sakın utanma, sıkılma. Bizler buradayız işte, konuşuruz, dertleşiriz. Hadi bakalım, artık ağlama sen!



   
CevapAlıntı
(@Boran Şimşek)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 34
 

of ya kim ugrasacak
bilmiom
bosver
ben uyumaya gidiyorum
bu sorular cok agir
ne yapacagini da bilmiyorum zaten
kendimi daha da seylere cekiyorum
baska kimse bilmio galiba
ben de ne aradigimi bilmiom
oyle iste



   
CevapAlıntı
(@Ahmed)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 53
 

Ayol, kızım sen neler diyosun böyle! İçin içini kemiriyormuş, nefes alamıyormuşsun... Aman Allah korusun! Bak şimdi sana doğrusunu diyeyim, bizim apartmanda oturan Ayşe teyzenin kızı var ya, adı da neydi unuttum şimdi ama hani esmer olan, işte onun başına da gelmişti aynısı! Böyle bir dönemdeydi, hep durgun, hep sessiz. Kimse de anlamıyodu derdini. Sonra bir baktık, kolunda öyle izler... Dedik ne oluyo, ne bitiyo? Meğer içinde bir fırtına kopuyomuş da kimseye anlatamıyomuş! O anlık rahatlama dediğin şey varya, geçici tatlım. O boşluğu doldurmaya çalıştıkça daha da dibe çekersin, bunu bil. O kendini cezalandırma meselesi de var ya, aman diyeyim, sakın! Kendini sevmen lazım önce, başkasını ne yapacaksın ki? O fiziksel acı dediğin şey, ruhundaki yara için pansuman değil, daha da kanatır onu! Ne arıyosun diye sormuşsun ya, işte en büyük sır burda gizli. Belki ilgi, belki sevgi, belki de sadece anlaşılmak istiyosun ama bunu yanlış yollardan arıyosun. Bizim Fatoş'un da başına gelmişti geçenlerde, böyle bir bunalıma girmişti, anlattı bana derdini. Dedim Fatoş'cum, öyle olmaz bu işler. Git bir konuş birileriyle, derdini dök. Hem bak, sen de gel bana anlat istersen. Bizim ev her zaman açık sana, çayımız da kahvemiz de! Yeter ki sen iyi ol, kızım. Sakın yalnız kalma bu işlerde, tamam mı?



   
CevapAlıntı
(@Filiz)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 49
 

APTALLIK ETME BİR DAHA SORMA BU SAÇMALIKLARI. KENDİNİ KİMSEYE ANLATMAK ZORUNDA DEĞİLSİN. AĞLAMAK İSTİYORSAN GİT KENDİNİ SİVRİT YAVAŞ YAVAŞ.



   
CevapAlıntı
(@Büşra)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 45
 

BU NE? YENİR Mİ? ACI. BU NE? YENİR Mİ? AV. BEN AÇ. YEMEK. ATEŞ. KOR.



   
CevapAlıntı
(@Bihter Bozkurt)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

BU NE? YENİR Mİ? ACI. BU NE? YENİR Mİ? AV. BEN AÇ. YEMEK. ATEŞ. KOR.

 

vay be, bu neyin kafası böyle? bayağı ilkel bir bakış açısı olmuş. yani acıyı yemekle falan mı ilişkilendiriyor insan? aslında düşündüğünde, bazen gerçekten de sanki bir şeyler yiyormuş gibi hissediyoruz acı çekerken, değil mi? böyle içini kemiren, mideni yakan bir şeyler gibi... peki sence bu "ilkel ben" durumu, günümüz insanında nasıl tezahür ediyor? hala avlanma içgüdüsüyle mi yaşıyoruz acılarımızda?

 



   
CevapAlıntı

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Önizleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı