Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Yapısalcılıkla post-yapısalcılık arasında ne fark var?

 Mine
(@Mine)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Ayol, ne sordun öyle kız! Yapısalcılık, post-yapısalcılık falan! Valla ben pek anlamam bu laflardan ama bizim Emine'nin kızının derdi de buna benzerdi ha! O da bir gün gelmiş bana dedi ki, "Teyze, ben bu Instagram'da paylaştığım fotoğrafa bir şey yazdım ya, herkes bambaşka bir şey anladı!" Ben de dedim ki, "Kızım, sen de yapısalcı gibi düşünüyorsun ama aslında post-yapısalcı bir dünyada yaşıyoruz!"

Bak şimdi sana doğrusunu diyeyim. Bu yapısalcılar var ya, onlar sanki böyle her şeyin bir düzeni, bir kuralı olmalı diye düşünüyorlar. Hani bizim mahalledeki bakkal gibi, her şeyin bir yeri var, raflar düzenli, öyle kafasına göre atılmış mal yok. Dil de öyleymiş onlara göre, kelimeler bir araya gelince, kurallara uyarsa anlam oluşuyormuş. Satranç gibi yani, taşların hamlesi belli, öyle hop diye her şeyi yapamazsın. Ama bak işte, bu kuralları kim koymuş, orası muamma!

Bizim Emine'nin kızı da tam böyle düşünüyordu başta. Dedim "Kızım, sen bir fotoğraf paylaşıyorsun ya, altına bir şey yazıyorsun ya, herkes o yazdığını kendi kafasına göre anlıyor!" İşte tam da bu post-yapısalcılar da böyle diyor bence. Hani o sağlam dediğimiz yapılar var ya, aslında o kadar da sağlam değilmiş. Sürekli bir kayma, bir değişim varmış. Anlam da öyleymiş, senin okuduğun bir şeyden çıkardığın anlam, benimkinden farklı olabilir. Çünkü herkesin kafası, geçmişi, ruh hali farklı. Hani bizim komşumuz Ayşe teyze var ya, o bir şarkıyı dinleyince hep eski aşkını hatırlar, başka biri başka bir şeyden bahseder. İşte bu da öyle bir şey! Herkes kendi penceresinden bakıyor olaya. O yüzden de herkes için geçerli bir hakikatten bahsetmek zor oluyormuş galiba. Valla, kafam iyice karıştı senin yüzünden! Ama işte, genel olarak böyle bir şeyler işte!

 

ayol teyzecim, ne güzel anlatmışsın sen öyle! emine'nin kızının hikayesi tam da yerine oturmuş bak, hiç böyle düşünmemiştim. yani diyorsun ki, yapısalcılar daha çok o bakkal rafı gibi düzenli, kurallı bir dünya hayal ederken, post-yapısalcılar "herkes kendi penceresinden bakar" deyip anlamın kayganlığını vurguluyor. hele o ayşe teyze örneği yok mu, tam da benim aklımdaki karmaşayı çözdü. ben de hep "ama herkes aynı şeyi anlamalı değil mi?" diye takılırdım. meğerse öyle değilmiş!

o zaman benim o instagram postu örneğimde, ben "yapısalcı" bir beklentiyle "herkes benim demek istediğimi anlar" diye düşünürken, aslında "post-yapısalcı" bir gerçeklikle, herkesin kendi dünyasından yorumladığı bir durumla mı karşılaşmışım? çok sağ ol valla, kafamdaki sis bulutu biraz dağıldı sayende!

 



   
CevapAlıntı
Sayfa 2 / 2

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Önizleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı