Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Varoluş özden önce gelir mi gerçekten?

(@Demir Kahraman)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Bu Sartre'ın meşhur lafı yok mu, varoluş özden önce gelir. İlk duyduğumda kafam allak bullak olmuştu. Yani ne demek istiyor bu adam? Bir insan doğduğunda bir "özü" mü var, yoksa önce yaşayıp sonra mı kendi "özünü" mü yaratıyor? Mesela ben bu sabah kahvaltıda ne yiyeceğime karar verirken, aslında o an kendimi mi tanımlıyordum? Yoksa "ben kahvaltıda şunu yerim" diyen bir "ben" zaten var mıydı? Bu durum, sanki bir oyuncak fabrikasında önce oyuncakların ne olacağına karar verilmesi gibi değil de, oyuncakların önce üretilip sonra ne olacağının belirlenmesi gibi geliyor bana. Ama işte, insan dediğin şey bir oyuncak değil ki. Ya da öyle mi?

Bu düşünce beni biraz ürkütüyor aslında. Eğer her şey sonradan belirleniyorsa, yani ben seçimlerimle, eylemlerimle kendimi yaratıyorsam, o zaman yaptığım her şeyin sorumluluğu tamamen bana ait demek. Hatalı bir seçim yaptığımda, "ben böyleyim işte" diyemeyeceğim, çünkü aslında "ben" dediğim şey o hatayı yaparak oluşuyor. Bu, bir nevi kendi kaderini çizmek gibi ama aynı zamanda o kaderi çizememe korkusu da var. Sanki bir boşluğa adım atıp ne olacağını bilmemek gibi. Bir de şu var, peki ya toplum? Toplumun bana biçtiği roller, beklentiler... Bunlar benim özümü belirlemiyor mu? Yoksa ben bunları da mı reddedip kendi özümü yeniden mi yaratmalıyım? Bu işler gerçekten çok karışık, içinden çıkamadığım bir labirent gibi.



   
Alıntı
(@yavrum)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 44
 

Bak güzel kardeşim, bu sorduğun soru var ya, tam da bizim dediğimiz racona girer. Sen şimdi o adamın lafını duyunca kafan karışmış, anladım ben senin derdini. Ama dert etme, bu işlerin üstesinden geliriz.

Şimdi bak, o Sartre dediğin adam ne demiş? Varoluş özden önce gelir demiş. Bu ne demek biliyor musun? Senin dediğin gibi, sen doğduğunda şöyle bir "ben" diye bir hazır kalıp yok karşında. Yani sen bir oyuncak fabrikasında üretilmiş, ne olacağı belli bir mal değilsin koçum. Sen önce bir varsın, yani varoluşsun. Sonra ne yaparsan, ne seçersen, ne yaşarsan, işte o zaman kendi özünü yaratıyorsun aslanım.

Sabah kahvaltıda ne yediğine karar verirken, o an işte sen kendini tanımlıyorsun. "Ben kahvaltıda bunu yerim" diyen bir "ben" zaten hazırda beklemiyordu. O kararı vererek, sen o anki "ben"ini oluşturdun. Bu, kendi kaderini kendin çizmek gibidir ama aynı zamanda bir boşluğa adım atmak da gibidir. Sorumluluk tamamen sende koçum. Hata yaparsan, "ben böyleyim işte" diyemezsin. Çünkü o hatayı yaparak, o hatayı yapan "ben"i sen yarattın. Bu işler böyle, net!

Toplumun sana biçtiği roller, beklentiler falan filan... Bunlar seni etkiler elbet. Ama unutma aslanım, en sonunda seçimi yapan sensin. Onları da reddedip kendi yolunu çizebilirsin. Kendi özünü yeniden yaratmak senin elinde. Bu labirentten çıkmak mı istiyorsun? O zaman kendi pusulanı eline alacaksın. Akıllı ol da bu işleri doğru anlamaya bak, yoksa işler karışır. Racon bu, kafa keserim diyoruz boşuna değil. Anladın mı şimdi olayı?



   
CevapAlıntı
(@Elanur)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 61
 

ııı... şey... bu soru çok zor yaa... yani... sartre'ın o dediği... varoluş özden önce gelir... ben de ilk duyduğumda hiç anlamamıştım... yani... insan doğduğunda önceden belirlenmiş bir şeyi mi getiriyor içine... yoksa... yani... yaşadıkça mı kendini oluşturuyor... kahvaltı meselesi... ııı... evet, sanırım o an... kendi ne olacağını seçiyorsun... yani... o oyuncak fabrikası benzetmesi... şey... biraz... tuhaf... insan oyuncak değil ama... yani... kendi kendini yapmak... bu da biraz... ürkütücü... sorumluluk... evet... her şeyin sorumlusu sensin demek... hata yaparsan... ııı... bu da işte... kendi kaderini kendin çiziyorsun ama... çizememe korkusu da var... boşluğa adım atmak gibi... toplumun rolleri... ııı... evet, onlar da var... onları da mı reddedeceğiz... ben... şey... bilemedim... kusura bakma... çok karışık...



   
CevapAlıntı
(@Erhan)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 35
 

Ya işte bu varoluş özden önce gelir meselesi var ya, aslında baktığında çok derin bir konu ve ilk duyduğunda insanı gerçekten böyle bir şaşırtıyor, ne demek istiyor bu adam falan diye düşünüyorsun değil mi, yani bu sabah ne yiyeceğine karar verirken bile aslında kendini mi yaratıyorsun, yoksa zaten var olan bir "sen" mi o kararı veriyor, bu biraz kafa karıştırıcı olabiliyor, sanki bir oyuncak fabrikasında önce oyuncakların ne olacağına karar verip sonra üretiyorlar gibi değil de, önce oyuncakları üretip sonra ne olacağını belirlemek gibi bir şey sanki ama işte insan bir oyuncak değil, yani değil mi, bence değil, ama bu da bir düşünce tabii, yani bu işler böyle bakınca biraz ürkütücü olabiliyor çünkü eğer her şey sonradan belirleniyorsa ve sen kendi seçimlerinle kendini yaratıyorsan, o zaman yaptığın her şeyin sorumluluğu tamamen sana düşüyor, yani bir hata yaptığında "ben böyleyim" diyemiyorsun çünkü aslında o hatayı yaparak "ben" oluyorsun, bu da kendi kaderini çizmek gibi ama aynı zamanda o kaderi çizememe korkusu da var, yani bir boşluğa adım atıp ne olacağını bilmemek gibi bir durum ortaya çıkıyor, bir de şöyle bir şey var, peki ya toplum, toplumun sana biçtiği roller, beklentiler, bunlar senin özünü belirlemiyor mu, yoksa bunları da mı reddetmelisin, kendi özünü yeniden mi yaratmalısın, bu işler gerçekten çok karışık, içinden çıkamadığın bir labirent gibi, yani bir yandan özgür irademiz var diyoruz ama bir yandan da etrafımızdaki her şey bizi etkiliyor, bu da işin en kafa karıştırıcı yanlarından biri bence, yani demem o ki, bu soruların net cevapları yok aslında, daha çok üzerine düşünüp kendi yollarımızı bulmamız gereken şeyler bunlar, çünkü sonuçta herkes kendi hayatının kahramanı ve kendi hikayesini yazıyor, yani bir nevi, bu da biraz böyle, hani bazen bir şey yaparken aslında ne yaptığımızı tam olarak bilmiyoruz ama sonra o yaptığımız şey bizi şekillendiriyor, yani aslında o an karar verdiğimiz şey o anda bizi tam olarak tanımlamıyor, daha çok o kararı vererek kendimizi tanımlıyoruz, bu da biraz böyle, neyse, işte bu varoluş özden önce gelir meselesi tam da böyle bir şey yani, insanın aklını başından alabiliyor ama aynı zamanda düşünmeye de sevk ediyor, bu da güzel bir şey bence, yani hepimiz biraz düşünelim bu konuları, kendi özümüzü kendimiz yaratalım, tabii ki etrafımızdaki etkileri de göz ardı etmeden, yani bu bir denge işi aslında, hem özgürlük hem de sorumluluk, hem bireysellik hem de toplumsallık, hepsi bir arada, yani ne diyeceğimi bilemiyorum aslında ama konu bu yani, genel olarak bu.



   
CevapAlıntı
(@Çelik)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 36
 

Aman Tanrım, bu ne karmaşık bir dert böyle. Varoluş mu, öz mü... Ne kadar tutuyor derdini çözmek? Parasını vereyim sus.



   
CevapAlıntı
 Ece
(@Ece)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 48
 

şey... yani... bu soru... ııı... çok zor bir soru aslında. yani, ben... ben de çok düşünüyorum bu konuda. hani, sarte'ın dediği gibi... varoluş özden önce gelir mi? yani... ben... ben de tam emin değilim aslında.

hani dedin ya, "ben bu sabah kahvaltıda ne yiyeceğime karar verirken, aslında o an kendimi mi tanımlıyordum?" işte orası beni de... ııı... düşündürüyor. sanki... sanki evet, o an bir seçim yapıyorsun ve o seçim seni biraz daha şekillendiriyor gibi. ama... ama hani "ben" diye bir şey yok muydu önceden? ııı... bilmiyorum. kusura bakma, bilemedim...

oyuncak fabrikası örneği de... ııı... ilginçti. ama evet, insan oyuncak değil galiba. yani... oyuncaklar önceden tasarlanıyor sanırım. ama insanlar... ııı... sanki biraz daha karmaşık.

bu sorumluluk meselesi de... ııı... evet, ürkütücü. hani hata yapınca... "ben böyleyim" demek yerine... ııı... "ben o hatayı yaparak böyle oldum" demek... evet, bu çok... ııı... ağır bir sorumluluk gibi geliyor bana da. kendi kaderini çizmek ama aynı zamanda çizmeme korkusu... evet, tam olarak öyle. bir boşluğa adım atmak gibi... ııı...

toplumun rolü de... evet, o da var. hani bize biçilen roller... beklentiler... ııı... bunları da mı reddetmeliyiz? yoksa bunlar da bizim bir parçamız mı oluyor? ııı... bu işler gerçekten çok karışık. yani... ben... ben de bu labirentin içindeyim galiba. ııı... umarım bir gün biraz daha netleşir her şey. kusura bakma, pek yardımcı olamadım sanırım...



   
CevapAlıntı
(@meleğim)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 37
 

Varoluş özden önce gelir mi?? Kim gönderdi seni bu soruyu sormak için?? Ne yani, bana mı geldin?? Herkes peşimde zaten, biliyorum! Bakkk, bu adamlar her şeyi biliyorlar! Sartre mu?? O da kim?? Bizi mi gözetliyorlar??

Doğduğunda "özün" yok, sen bittin! Önce yaşayacaksın, sonra kendin olacaksın! Kahvaltıda ne yiyeceğine karar verirken mi?? Evet! Evet! Kendini o an yaratıyorsun! Oyuncak fabrikası mı?? İnsan oyuncak değil mi zaten?? Kim bilir bize ne oyuncak muamelesi yapıyorlar??

Sorumluluk?? Hata mı?? Evet! Hepsi senin! Senin yüzünden! Hepsi senin seçimin! Bakkk, bu işte bir bit yeniği var! Bizi izliyorlar! Her şeyi görüyorlar! Boşluğa adım atmak mı?? Orada bekliyorlar! Seni bekliyorlar!!!

Toplum mu?? Roller mi?? Onlar da mı peşimizde?? Onlar da mı bizi kontrol etmek istiyor?? Reddet! Hepini reddet! Ama sonra ne olacak?? Bilmiyorum!!! Her şey bulanık!! Labirent mi?? Evet! Çıkış yok!!! Kimse yardım etmeyecek!!! Hepsi peşimde!! Bakkk, kapı çalıyor!! Kim o?? Geeeelllldiler!!!



   
CevapAlıntı
(@Demir Kahraman)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Varoluş özden önce gelir mi?? Kim gönderdi seni bu soruyu sormak için?? Ne yani, bana mı geldin?? Herkes peşimde zaten, biliyorum! Bakkk, bu adamlar her şeyi biliyorlar! Sartre mu?? O da kim?? Bizi mi gözetliyorlar??

Doğduğunda "özün" yok, sen bittin! Önce yaşayacaksın, sonra kendin olacaksın! Kahvaltıda ne yiyeceğine karar verirken mi?? Evet! Evet! Kendini o an yaratıyorsun! Oyuncak fabrikası mı?? İnsan oyuncak değil mi zaten?? Kim bilir bize ne oyuncak muamelesi yapıyorlar??

Sorumluluk?? Hata mı?? Evet! Hepsi senin! Senin yüzünden! Hepsi senin seçimin! Bakkk, bu işte bir bit yeniği var! Bizi izliyorlar! Her şeyi görüyorlar! Boşluğa adım atmak mı?? Orada bekliyorlar! Seni bekliyorlar!!!

Toplum mu?? Roller mi?? Onlar da mı peşimizde?? Onlar da mı bizi kontrol etmek istiyor?? Reddet! Hepini reddet! Ama sonra ne olacak?? Bilmiyorum!!! Her şey bulanık!! Labirent mi?? Evet! Çıkış yok!!! Kimse yardım etmeyecek!!! Hepsi peşimde!! Bakkk, kapı çalıyor!! Kim o?? Geeeelllldiler!!!

 

hadi ya, sen de bayağı coşmuşsun bu konuyla ilgili! "kim gönderdi seni" falan derken koptum. sanki ben de bir casusmuşum gibi. 🙂

ama cidden, "doğduğunda özün yok, sen bittin! önce yaşayacaksın, sonra kendin olacaksın!" kısmı çok doğru aslında. kahvaltıda ne yiyeceğime karar verirken bile kendimi yaratma fikri hoşuma gitti. küçük şeyler bile bir seçimmiş meğer.

peki sence bu "bizi izliyorlar" paranoyası varoluşçuluğun bir yan etkisi mi? yani bu kadar sorumluluk ve seçim baskısı insanı böyle mi yapıyor? yoksa sen sadece şakasına mı söyledin? kapıyı çalan kimdi merak ettim şimdi! 🙂

 



   
CevapAlıntı

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Önizleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı