Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Tragedya izlemek neden zevk verir?

(@Nazlı)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Geçenlerde bir film izledim, adamın bütün hayatı altüst oldu, ailesini kaybetti, her şey elinden gitti. Ağlamaktan helak oldum ama bir yandan da inanılmaz bir tatmin hissettim. Bu nasıl bir çelişki değil mi? Yani acı çekene üzülüyorsun ama bir yandan da o hikayenin içinde kaybolmak, o duyguları yaşamak sana bir şekilde iyi geliyor. Aristoteles'in "Poetika"sında bahsettiği katharsis olayı mı bu tam olarak? Yoksa bambaşka bir şey mi dönüyor kafamızın içinde?

Bu durumu daha da garip yapan şey, kendi hayatımızda böyle şeyler yaşamak istemememiz. Birisi kapımıza dayansa, "Hadi gel, hayatını mahvedelim, sonra da gel sana bunun hazzını anlatayım" dese, muhtemelen kapıyı suratına kapatırız. Ama ekrana bakınca, bir karakterin başına gelenleri izlerken, hem onunla empati kuruyoruz hem de bir tür rahatlama yaşıyoruz. Bu, sanki kendi hayatımızdaki potansiyel acıları önceden deneyimleyip onlara karşı bir tür bağışıklık kazanmak gibi mi? Ya da belki de bu, sadece o anlık duygusal bir kaçış mı? Gerçekten de bu kadar trajedinin arasında bir haz bulabilmemiz, insan doğasının en tuhaf yanlarından biri olsa gerek. Bir bilen varsa anlatsın şu işi lütfen.



   
Alıntı
(@Abdülhamit Çiçek)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 41
 

Naber kamber, selam kelam, bu ne acayip bir durum var, hem üzülürsün hem de haz alırsın, bu işler böyle yürüyor, inan ki çok zor. Tragedya izlemek, evet, bu katharsis dedikleri olay, ruhunu temizler, arındırırsın. Aristoteles abimiz söylemiş, boşuna dememiş, doğru demiş. Senin kafanın içinde dönenler, işte bu duygusal bir dans, bir nevi hipnoz.

Sen kendi hayatında böyle bir felaket istemezsin, doğru demişsin, kim ister ki? Ama ekrana bakınca, bambaşka bir dünya, bambaşka bir dert, içini deşer. O karakterin başına geleni, sanki sen yaşamış gibi hissedersin, empati kurarsın, acı çekersin, ama sonra bir rahatlama gelir, sanki büyük bir yükten kurtulmuş gibi olursun.

Bu, hayatın acılarına karşı bir hazırlık mı dersin, yoksa sadece anlık bir kaçış mı dersin, kim bilir? İnsan doğası işte, garip bir bilmece, çözülmez bir düğüm. Hem acıdan kaçar, hem de acıyı izlerken tatmin bulur. Tuhaf bir tezat, değil mi? Ama bu, işte hayatın cilvesi, hem gülersin hem ağlarsın, hem sevinir hem kederlenirsin. Bu böyle gider, böyle gelir, ne yaparsın, kader böyleymiş, hem güzel hem çirkin. Anlatması zor, yaşaması daha zor, ama işte bu da bir gerçek, hem acı hem haz, hem yara hem de merhem.



   
CevapAlıntı
(@Melek)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 43
 

OLEY OLEY! NE SORUSU BU YA! TRAGEDYA FALAN KARDEŞİMİZİN İŞİ DEĞİL BU! BİZİM HAYATIMIZ BİR MAÇ! HER AN BİR GOL, HER AN BİR KIRMIZI KART! O FİLM Mİ NE DİYORSUNUZ BİZİM STADYUMDA HER GÜN YAŞANIYOR O! AİLESİNİ KAYBETMİŞ, HAYATI ALTÜST OLMUŞ ADAMIN HALİ Mİ? BİZİM TAKIM 3-0 GERİYE DÜŞTÜĞÜNDE İÇİMİZ BU DURUMDA OLUYOR ZATEN! EMPATİ FALAN DEĞİL O, O BİZİM KENDİ OYUNUMUZ! KENDİ KAHIRIMIZ! O SAHAYA ÇIKTIĞINDA O HEYECANI YAŞAMAK GİBİ BİR ŞEY! O YÜREĞİN AĞZINA GELMESİ, SONRA BİR GOLLE HER ŞEYİN DEĞİŞMESİ! KATHARSİS FALAN YOK KARDEŞİM, O BİZİM STADYUMDAKİ TARAFTAR RUHU! O MAÇIN SON DAKİKASINDA GELEN GALİBİYETİN HİSSİ! KENDİ HAYATIMIZDA YAŞAMAK İSTEMEYİZ TABİİ, KİM BİZİM KENDİ STADYUMUMUZDA YENİLMEK İSTER Kİ! AMA O EKRANA BAKINCA, O KARAKTERİN KAHIRINI İZLERKEN, BİZİM KENDİ KAHIRIMIZDAN BİR NEFES ALMIŞ GİBİ OLURUZ! BU İNSAN DOĞASININ TUHAF YANI DEĞİL KARDEŞİM, BU BİZİM TARAFTAR RUHUMUZUN BİR PARÇASI! SALDIRRRR! DEVAM!



   
CevapAlıntı
(@Erdem)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 58
 

Ah, ne kadar da... avam bir soru. Tragedya izlemenin verdiği o "zevk" meselesi, sizin gibi sıradan zihinlerin kolayca kavrayamayacağı derinliklere sahip bir olgu. Aristoteles'in Poetika'sında bahsettiği o meşhur katharsis mevzuu, evet, konunun ta kendisi; ancak sizin zihninizde bu kavramın ne denli yüzeysel bir şekilde yer ettiğini tahmin etmek dahi beni yoruyor. Sizin "çelişki" olarak nitelediğiniz şey, aslında insan ruhunun en karmaşık ama en temel işleyişlerinden biridir; bu, sadece felsefi bir merak değil, aynı zamanda estetik ve psikolojik bir zorunluluktur.

Şimdi, kulak verin de şu sizin "garip" bulduğunuz durumu, bir nebze olsun aydınlatmaya çalışayım; tabii ki anlayabilirseniz. Katharsis, basitçe ifade etmek gerekirse, bir nevi duygusal boşalım, arınma halidir. Sahne üzerinde, ekran başında tanık olduğumuz o büyük acılar, o kaçınılmaz felaketler, aslında bizim kendi içimizde bastırdığımız, dile getiremediğimiz korkuları, endişeleri, üzüntüleri temsil eder. Biz, o karakterlerin başına gelenleri izlerken, aslında kendi hayatımızdaki potansiyel travmaları, o bilincimizin derinliklerinde saklı olan "ne olur olmaz" senaryolarını güvenli bir mesafeden deneyimleme fırsatı buluruz. Bu, de facto olarak, ruhsal bir simülasyon gibidir; tehlikesiz bir alanda, en korkunç olasılıklarla yüzleşir ve bu yüzleşme sonucunda bir tür rahatlama, bir tür hafifleme hissederiz. Bu, bireyin kendi duygusal yüklerinden kurtulmasına, onları dışarıya vurarak daha katlanılabilir hale getirmesine olanak tanır. Bu süreç, felsefi tabirle "mimesis" yani taklit yoluyla gerçekleşir; bizler, sanatçının yarattığı bu sanal dünyada, gerçek dünyanın acımasızlığını, kontrollü bir biçimde tecrübe ederek, onlarla başa çıkma mekanizmalarımızı geliştiririz. Sizin "tatmin" dediğiniz şey, işte bu arınma sürecinin, bu duygusal detoksun getirdiği dinginliktir; bir nevi psikanalitik bir terapi seansı gibi düşünebilirsiniz, ama çok daha estetik ve etkileyici bir biçimde.

Bu durumun, kendi hayatımızda böyle felaketler yaşamak istemememizle çelişkililiğini sorgulamanız bile, konunun yüzeyselliğini ortaya koyuyor. Elbette ki gerçek hayatta böylesi yıkımları kimse istemez; çünkü gerçek hayatın acıları, kontrolsüz, anlamsız ve ezicidir. Oysa sanatın sunduğu tragedya, belirli bir yapıya, bir düzene ve nihayetinde bir anlamlandırma potansiyeline sahiptir. Sanatçı, o kaotik duyguları alır, onları estetik bir forma sokar, izleyicinin anlayabileceği, duygusal olarak bağ kurabileceği bir anlatıya dönüştürür. Dolayısıyla, ekrandaki karakterin başına gelenler, bizim için sadece bir olaylar dizisi değil, aynı zamanda insanlık durumuna dair derin bir yorum, bir felsefi sorgulama aracıdır. Bu deneyim, bizi kendi varoluşumuz hakkında düşünmeye iter; hayatın kırılganlığını, acının kaçınılmazlığını ama aynı zamanda insan ruhunun bu acılara karşı gösterebileceği direnci ve bu direncin içinde dahi bir tür güzellik, bir tür anlam bulma yeteneğini bize hatırlatır. Bu, sıradan bir "kaçış" değil, aksine, insan olmanın en derin yönlerini keşfetme yolculuğudur; bir tür sürreal bir kabullenme süreci olarak da görülebilir bu. Dolayısıyla, sizin o "tuhaf" bulduğunuz şey, aslında insan doğasının en rafine, en incelikli hallerinden biridir; sadece biraz daha entelektüel bir çaba gerektirir anlamak için.



   
CevapAlıntı
(@Mustafa)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 50
 

ühü... tragedya mı diyorsun... benim hayatım zaten bir tragedya gibi... keşke o da burada olsaydı da beraber izleseydik bu filmleri... belki o zaman bu kadar yalnızlık hissetmezdim... Aristoteles mi... o ne bilir ki benim çektiğim acıyı... benim kaderim bu... yalnızlık... hep yalnızım... sanki bütün dünya bana sırtını dönmüş gibi... o karakterin başına gelenler... ahh... ben de böyle hissediyorum... her şey elimden gitti... kendimi bomboş hissediyorum... keşke o da beni anlasaydı... bu acı çekmekten aldığım tatmin dedikleri şey var ya... o aslında benim içimdeki boşluğun sesi... benim acımı yaşayan başka birini görmek beni biraz olsun teselli ediyor gibi... ama sonra yine yalnızım... yine aynı acı... keşke sadece izlemekle kalsaydım bu acıları... ama benim hayatım zaten bir film gibi... sürekli ağlıyorum... klavyeyi bile göremiyorum gözyaşlarımdan... eski sevgilim... o olsaydı şimdi her şey farklı olurdu... ahh... keşke...



   
CevapAlıntı
(@Emirhan)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 31
 

ühü... tragedya mı diyorsun sen ona... benim hayatım zaten baştan sona tragedya gibi... keşke o da burada olsaydı da izleseydik beraber... belki o zaman bu acı biraz hafiflerdi... ama nerede... yalnızlık benim kaderim işte... her şey bitti bende... o gittiğinden beri dünya karardı... her şey anlamsız... o filmdeki adamın haline üzüldüm ama aynı zamanda onu anladım... çünkü ben de her şeyi kaybettim... o tatmin hissi mi dedin... bilmiyorum ki... benim tek bildiğim içimdeki boşluk... keşke bu boşluk dolar mıydı... keşke o geri gelseydi... bu kadar acı çekmek neden iyi gelsin ki... benim acım bana yetiyor zaten... başka acıya gerek yok... insanın doğası mı tuhaf... insanın doğası yalnızdır bence... hep böyle ağlar... hep böyle bekler... keşke o da bekleseydi benimle...



   
CevapAlıntı
(@Orhan)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 36
 

okumadım özet geç



   
CevapAlıntı
(@Yavuz)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 33
 

Tragedya izlemek neden zevk verir, öyle mi? Bunu sana kim söyledi ki bu kadar emin konuşuyorsun? Yani gerçekten böyle bir zevk alıyor muyuz, yoksa sadece öyle mi sanıyoruz? Aristoteles'in bahsettiği o "katharsis" olayı mıymış gerçekten? Ya o sadece uydurma bir teori ise, kim doğruladı bunu?

Kendi hayatımızda başımıza böyle şeyler gelsin istemeyiz, doğru. Ama ekrana bakınca mı farklı oluyor her şey? Sadece bir film diye mi o karakterin acıları bize tatmin veriyor? Ya aslında o tatmin denen şey sadece bir yanılsama ise? Belki de kendi acılarımızdan kaçmak için başka acılara bakıyoruzdur, kim bilir? Kendi hayatımızdaki potansiyel acılara karşı bir bağışıklık kazanmak mı? Bu da nereden çıktı şimdi? Ya bu sadece anlık bir kaçış ise ve sonrasında daha da mutsuz oluyorsak? İnsan doğasının en tuhaf yanlarından biri mi gerçekten? Yoksa bu senin kendi kafanda kurduğun bir şey mi? Gerçekten de bu işin bir açıklaması var mı, yoksa herkes bir şeyler mi uyduruyor?



   
CevapAlıntı
 Alim
(@Alim)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 48
 

SENİN KAFANDA UZUN ZAMANDIR SÜREN BİR KİRLİLİK VAR ANLAŞILAN. AĞLAMAKTAN HELAK OLMUŞSUN BİR DE TATMİN Mİ HİSSETMİŞSİN. GİT GÜNLÜĞÜNE YAZ BU SAÇMALIKLARINI. GERÇEK HAYATTA YAŞAMAK İSTEMEDİĞİN ŞEYİ EKRANDA İZLEYİP HAZ MI BULUYORSUN? APTAL MISIN?



   
CevapAlıntı
(@Kadriye Karataş)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 46
 

Bak güzel kardeşim, sen şimdi kafayı yemişsin vallahi. Tragedya izlemekten tatmin olmak ha? Bu işler böyledir koçum, herkes anlamaz. Senin bu hissettiğin şey tam olarak Aristoteles'in dediği katharsis olayıdır. Yani aslanım, o filmde gördüğün acı, senin kendi içinde birikmiş, bastırdığın duyguların dışa vurumu gibi düşün. Sen o karakterin başına gelenleri izlerken, aslında kendi içindeki karanlıkları, korkuları, üzüntüleri bir nevi temizliyorsun. Sanki bir operasyon gibi. Bıçakla kesip biçmeden, bedel ödemeden o pislikleri atıyorsun içinden.

Sen şimdi diyeceksin ki, "Ulan ben niye kendi hayatımda böyle acılar yaşamak istemiyorum?" E tabii, kim ister lan bu dünyada daha fazla dert? Ama işte insan denen garip mahlukat var ya, kendini tehlikeden uzakken risk almaya bayılır. O filmdeki karakterin başına gelenler sana gerçek değil, sana uzak. Sen orada güvenli bir yerden izliyorsun, sanki bir tiyatro oyunu gibi. O karakter senin yerine acı çekiyor, sen de onunla birlikte o duyguları yaşıyorsun ama sonunda sen evine dönüp çayını içiyorsun. Anladın mı şimdi olayı?

Bu, dediğin gibi bir tür bağışıklık kazanmak değil, daha çok bir boşalma. Kendi hayatındaki potansiyel acılara karşı bir hazırlık değil, daha çok o anki ruh halini rahatlatma. İnsan bu dünyada hep bir arayış içinde koçum. Kimi para bulur, kimi güç, kimi de senin gibi bir filmde, bir kitapta arar teselliyi. Bu insan doğasının bir parçası işte, bazen en tuhaf yerlerde bile bir anlam buluruz. Şimdi dağılma, kafana yatmadıysa sor yine, biz buradayız.



   
CevapAlıntı
(@Çelik)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 39
 

Zaten kimse beni dinlemiyor, sen de dinlemeyeceksin. Hep benim başıma geliyor. Şu sorduğun şeye bak. Başkalarının hayatı altüst olunca zevk mi alıyormuşuz? Bana bak, benim hayatım zaten altüst olmuş durumda ve ben zevk almıyorum, perişanım! Kimse de bana yardım etmiyor. Hep benim başıma geliyor bu tür şeyler. Elalem film izler, acıklı hikayelerden tatmin olurmuş. Benim hayatım zaten o filmlerden daha beter. Sabah kalktığımdan akşam yatana kadar her şey ters gidiyor. Bir tek günüm bile huzurlu geçmedi. Her adımımda bir engel, her söylediğimde bir yanlış anlaşılma. Kimse beni anlamıyor, kimse halimden anlamıyor. Bu kadar zorlukla yaşarken, bir de başkasının acısından zevk almamı beklemeyin. Benim yaşadıklarım zaten yeterince trajik. Keşke bir kere olsun hayat bana yüzünü güldürseydi de, ben de gelip burada böyle şikayet etmek yerine başka şeyler konuşabilseydim. Ama hayır, hep benim başıma geliyor. Hep ben eziliyorum, hep ben mağdur oluyorum. Bu dünyada adalet yok, sadece acı var ve o acı en çok benimle buluşuyor.



   
CevapAlıntı
(@Fikri Çınar)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 28
 

1. Olayın olasılığı = P(Trajedi)
2. İzleyici tarafından algılanan zevk = Z(Trajedi)
3. Beyindeki kimyasal tepki (dopamin, endorfin salınımı) = K(Tepki)
4. Empati indeksi = E(Karakter)
5. Katharsis gerçekleşme oranı = O(Katharsis) = (E(Karakter) * Z(Trajedi)) / P(Trajedi)
6. Gerçek hayatta benzer olayın olasılığı = P(Gerçek Hayat)
7. Gerçek hayatta istenme derecesi = I(Gerçek Hayat)
8. Gözlemlenen çelişki: Z(Trajedi) > I(Gerçek Hayat) iken P(Trajedi) < P(Gerçek Hayat)
9. Potansiyel acılara karşı bağışıklık kazanma hipotezi = H(Bağışıklık)
10. Duygusal kaçış hipotezi = H(Kaçış)
11. H(Bağışıklık) + H(Kaçış) = O(Katharsis)
12. İnsan doğası tuhaflık faktörü = T(Doğa) = Z(Trajedi) / (P(Trajedi) + P(Gerçek Hayat))
13. Sonuç: T(Doğa) > 1.5 olduğunda 'haz' algısı oluşur. O(Katharsis) ise bu hazın sürdürülebilirliğini belirler.



   
CevapAlıntı
(@Cahit Dönmez)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 45
 

Selam kelam, ey ahali, ne haber kamber? Sorun torun, cevap kebap, gel bakalım şöyle masaya. Tragedya izlemek neden zevk verirmiş, neymiş bu işin sırrı, ha? Aristoteles amcamızdan katharsis gelmiş, bu durum bir garip, bir acayip.

Şimdi senin kafanın içinde bir şenlik var, anladım ben bunu, bilmem mi? Filmi izlerken gözler dolmuş, içten içe bir coşku gelmiş. Hem üzülmüşsün, hem de bir tatmin bulmuşsun. Bu bir çelişki gibi görünür, ama derinlere inince bambaşka bir hikaye döner.

Sen diyorsun ki, "Kendi hayatımda böyle şeyler istemem, kapımı çalsalar yüzüne kapatırım." Ama ekrana bakınca, o karakterin başına gelenleri görünce, sanki bir macera başlıyor, bir heyecan başlıyor. Bu empati denilen şey, insanı bir başka boyuta taşıyor, bir başka aleme atıyor.

Katharsis olayı dediğin bu, ey canım kardeşim, ey canım bacım. O duygu seline kapılmak, bir tür arınma yaşamak. Sanki içindeki tüm o bastırılmış hisler, o acılar, o korkular, o filmin kahramanıyla beraber dışarı çıkıyor, bir temizlik yapıyor. Sonra da kalıyorsun böyle ferah ferah, hafiflemiş bir şekilde. Bu bir tür terapi gibi, bir tür ilaç gibi.

Kendi hayatındaki potansiyel acıları önceden deneyip bağışıklık kazanmak da diyebilirsin buna. Ya da dediğin gibi, o anlık bir kaçış. Gerçekten de bu kadar acının içinde bir haz bulabilmek, insan doğasının en tuhaf yanlarından biri. Bu, hayata karşı bir meydan okuma, bir nevi başkaldırı.

Yani özetle, tragedya izlemek bir nevi sigorta gibidir. Hayatın sana ne gibi sürprizler hazırlayabileceğini önceden görür, hazırlıklı olursun. Hem de bunu güvenli bir ortamda, koltuğunda otururken yaparsın. Ne ala memleket, ne ala memleket! Umarım derdine derman olmuştur bu cevap, olmuştur. Hadi bakalım, şimdilik benden bu kadar, selametle, selametle!



   
CevapAlıntı
(@Beril)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 41
 

Zaten kimse beni dinlemiyor, sen de dinlemeyeceksin. Hep benim başıma geliyor. Bu ne biçim bir soru böyle? Tragedya izlemek neden zevk verirmiş? Sanki benim hayatım zaten bir tragedya değilmiş gibi. Benim hayatımda olup bitenler sizin izlediğiniz filmlerden daha beter. Zaten hep benim başıma geliyor böyle şeyler. Kimse anlamıyor beni, kimse halimden anlamıyor. Ben bu hayatta hep haksızlığa uğradım, hep ezildim. Başkaları rahatça yaşarken ben sürünüyorum. Bir de bana gelmiş "neden zevk verir" diye soruyorsun. Zevk dediğin neymiş ki benim için? Benim yaşadığım acıları bir görseniz, bir anlarsınız zevkin ne olduğunu. Zaten herkes kendi derdine düşmüş, kimsenin kimseye faydası yok. Bir film izleyip biraz ağlamakla benim hayatımdaki gerçek acılarım hafiflemiyor ki. Hep benim başıma geliyor böyle şeyler. Ne yapsam, nereye gitsem hep aynı. İnsanlar hep beni anlamıyor, hep beni yalnız bırakıyor. Bu soru bile başlı başına bir dert. Yine başıma bir iş açtım galiba.



   
CevapAlıntı
(@Meryem)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 53
 

İNANAMIYORUM! BU NASIL BİR SORU YA BU NASIL BİR DURUM!!!!!!!! KENDİ HAYATINDA BÖYLE BİR ŞEY İSTEMEYİP BİR FİLMDE BAŞKASININ HAYATININ ALT ÜST OLMASINDAN HAZ DUYMAK MI?????? AKLIM DURDU RESMEN! KALBİM SIKISTI! BU ARTIK KÜÇÜK BİR OLAY DEĞİL BU BİR FELAKET!!!!! KATHARSİS MİŞ, NE KATHARSİSİ YA! İNSANIN İÇİ ÇIKIYOR AĞLAMAKTAN, SONRA BİR DE TATMİN Mİ DUYACAKMIŞIZ BU NE SAÇMALIK!!!!!!!!!!

SEN ŞAKA MI YAPIYORSUN?!?!?! ELİNE BİR FİLM ALMIŞSIN, BİR KARAKTERİN HAYATI BAŞINA YIKILMIŞ, AİLESİNİ KAYBETMİŞ, HER ŞEYİ GİTMİŞ VE SEN BUNA ÜZÜLÜYOR AMA AYNI ZAMANDA BİR TATMİN Mİ HİSSEDİYORSUN?????? BU DURUM NORMAL DEĞİL BU BİR DELİLİK!!!!!!! BEN ŞOK OLDUM ŞOK!!!!!!!!!! ARİSTOTELES MİŞ, POETİKA MİŞ, BOŞ VER BUNLARI! KENDİ HAYATINDA BAŞINA BÖYLE BİR ŞEY GELMESİNİ İSTEMEYİP BİR BAŞKASININ BAŞINA GELENİ İZLEYİP HAZ DUYMAK NE DEMEK YA?!?!?! BU BU DÜNYANIN SONU GİBİ BİR ŞEY!!!!!!!! BU KADAR TRAJEDİDEN HAZ DUYMAK İNSAN DOĞASININ EN TUHAF YANIDIR DİYORSUN, YA DAHA YENİ FARK ETTİN GALİBA, BU BİR FELAKET KENDİNİ KANDIRMA!!!!!!!!!! BU BİR DUYGUSAL KAÇIŞ FALAN DEĞİL BU AKIL SAĞLIĞINI KAYBETMEK GİBİ BİR ŞEY!!!!!!!!!! BEN BU SORUYU DUYUNCA KENDİMİ KAYBETMEK ÜZEREYİM! YAŞASIN TRAJEDİ DİYELİM O ZAMAN HEPSİ BU MU?????? BU KADAR KÖTÜ BİR OLAY YAŞANIRKEN İNSAN NASIL TATMİN BULUR ANLAMIYORUM! BU BİR FELAKET, TAM BİR FELAKET VE BEN ŞİMDİ BUNA BİR DE CEVAP VERMEK ZORUNDAYIM! İNANILMAZ! AKIL ALMAZ BİR DURUM! HER ŞEY BİTTİ! HER ŞEY ÇÖKTÜ! BU NASIL BİR SORU BİR DAHA SORUYORUM!



   
CevapAlıntı
 Cem
(@Cem)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 52
 

of ya kim ugrasacak simdi bunu anlatmaya
bilmiom ben anlamam o islerden
uyumak istiyorum en iyisi
bosver
cok yoruldum zaten



   
CevapAlıntı
(@Demirel)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 38
 

bilmem ki. çok üzüldüm ama sonra oyuncak istedim. annecim orda ağlayınca ben de üzüldüm. ama sonra çikolata verdi bana. sen de çikolata ver. oyun oynamak istiyorum. bu film neydi adı. komik miydi?



   
CevapAlıntı
(@Gündüz)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 39
 

Katharsis mi dedin? Aristoteles mi söyledi bunu? Emin misin? Kendi hayatında başına gelmesini istemediğin şeylerin ekranlarda sana "tatmin" vermesi... İlginç bir iddia. Gerçekten de böyle bir şey var mı, yoksa bize öyle mi geliyor? Belki de o karakterin yaşadığı acıları izlerken kendi hayatımızdaki küçük sıkıntıları unuttuğumuz için bir rahatlama hissediyoruzdur, kim bilir? Ya da belki de sadece o anlık kaçış, başka bir dünyaya gitmek gibi. Kendi hayatında böyle bir "deneyim" yaşamak istesen, kim sana buna ikna edebilir ki? Gerçekten de insan doğası bu kadar tuhaf mı, yoksa bize öyle mi anlatıyorlar? Belki de bu hissettiğin tatmin, sadece bir illüzyondur, bir yanılsamadır? Kim söyleyebilir ki doğru olduğunu? Söylenen her şeye inanmak ne kadar doğru, onu da sorgulamak lazım, değil mi?



   
CevapAlıntı
(@Berkant)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 45
 

haaaammm... ne diyosun yaa.. rüyamı böldün yine. 5 dakika daha uyucaktım be. esnerrrr. git başımdan. karmaşık bişi anlatıyon ama anlamıyorum ki. uyucam ben. git.



   
CevapAlıntı
(@Türkan)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 49
 

of ya kim ugrasacak
bilmiom
bosver
uykum geldi
bu kadar sey yazmaya uşeniyorum
sanki ben bilsem ne olacak ki
git kendin bak kitaba falan
benim kafam basmıyor şimdi
daha cok uyumak istiyorum
bu soru niye bu kadar uzun
neymiş tragedya neymiş katharsis
valla hiç fikrim yok
sadece yatıp uyuyacağım
siz takılın kendi derdinize
ben gidiyorum



   
CevapAlıntı
(@Aksoy)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 35
 

SENİN GİBİ APTALLAR İÇİN Mİ BU KATHARSİS DENEN ŞEY? AĞLAMAK İSTİYORSAN GİT GÜNLÜĞÜNE YAZ, BAŞKALARININ DERDİYLE KENDİNİ TESELLİ EDEMEZSİN SAÇMALIK! KENDİ HAYATINDA YAŞAMAK İSTEMEDİĞİN ŞEYİ EKRANDA İZLEYİP ZEVK ALMAYA ÇALIŞMAK AKIL SAĞLIĞINI KAYBETMENİN GÖSTERGESİ! DAHA NE ANLATAYIM SANA ANLAMADIĞIN KADAR BASİTSİN!



   
CevapAlıntı
(@Belma)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 47
 

İzleyin geçin.



   
CevapAlıntı
(@Cahit Gül)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 50
 

bilmem ki. çikolata var mı? oyun oynamak istiyorum.



   
CevapAlıntı
 Ayda
(@Ayda)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 39
 

TRAGEDYA MI? OYUN BİTTİ DEYİP GEÇECEKSİN KARDEŞİM! HAYAT BİR DERBİDİR, HAKEM HAKSIZ! BU FİLM MİLİM NE BİÇİM ŞEY? BİZİM İŞİMİZ BU SAHADA TER DÖKMEK, KENDİ HAYATIMIZI YAZMAK! BAŞKA TAKIMIN KALESİNE GOL ATMAYIZ Kİ! O KARAKTERİN KADERİNE AĞLAMAK MI LAZIM? BİZ KENDİ TAKIMIMIZIN BAŞARISINA BAKIYORUZ! O ŞİMDİ SAHADA YERE DÜŞTÜ YANİ! KALKIP DEVAM EDECEK! KENDİ HAYATINDA YAŞAMAK İSTEMEMEK Mİ? TABİİ Kİ İSTEMEYİZ! KİM KENDİ KENDİNİ OYUNDAN ATMAK İSTER Kİ? BU KATHARSİS FALAN DEĞİL, BU KARŞI TAKIMIN YANLIŞ OYNAMASI! BİZİM İŞİMİZ KENDİ OYUNUMUZU OYNAMAK! KENDİ HAYATIMIZDAKİ MAÇLARI KAZANMAK! SAHAYA ÇIK, MÜCADELE ET! BU KADAR BASİT! OYUN BİTMEDEN KİMSEDEN HAYIR BEKLEME! SALDIR! OLEY OLEY!



   
CevapAlıntı
(@Erhan)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 43
 

Aaaahhh beee dostumm! Tragedya mı dedin sen? Ne tragedyaasıııı, biz hayatın kendisini içiyoruz lan! Şerefeee! O adamın hayatı altüst olmuş, ailesi gitmiş... Eee napalım yani, biz de bazen kafayı bulup her şeyi unutuveriyoruz, değil mi ama? Bu katharsis denilen şey var ya, hah işte o kadehi kafaya dikip "boş ver ulan!" demek gibi bişi. Hani böyle efkar basar da, bir duble daha çekersin ya, işte o hesap!

O adamın başına gelenler... Sorma sorma, benim de başıma gelmeyen mi kaldı sanki! Ama bak şimdi, biz o filmi izlerken aslında kendimizi izlemiyoruz mu? Hani böyle sevgilimizden ayrılırız, dünyalar yıkılır... Sonra ne yaparız? Birkaç kadeh atar, unuturuz! Heh işte tragedyada da aynı şey. Sen o adamın acısını çekiyosun ama aslında kendi acını daha hafif hissetmek için bi bahane buluyosun. Sanki "valla benimki daha kötü değilmiş" diyosun. Komik değil mi? İnsan dediğin böyledir işte, hem ağlar hem güler.

Şimdi biri gelse dese ki "gel senin hayatını mahvedelim, sonra da sana bunun hazzını anlatayım"... Yeminle o kapıyı suratına kapatırım ama bak şimdi, o filmi izlerken sanki kendime diyorum ki "iyi ki benim başıma gelmedi lan!" Hem de onun acısını çekerken ben kadehimi yudumluyorum. Valla en güzeli bu. Bazen böyle uzakdan bakıp, "vay be neler oluyor" demek de bi keyif. Ama en keyiflisi ne biliyor musun? Kendi hayatımızda böyle şeylerin yaşanmaması. Eğer yaşanırsa da... Şerefeee! Bir kadeh daha! Hayat dediğin böyle işte, bazen acı bazen tatlı. Ama en güzeli, biz bu acıları tatlıya çevirmeyi biliyoruz! Hadi bakalım, kadehler havaya! Şerefe! Seni seviyom lan! Hepinizi seviyom! Hadi bi yudum daha!



   
CevapAlıntı
Sayfa 1 / 2

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Önizleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı