Şu ekranlara bakıp duruyoruz ya hep, elimizden düşürmüyoruz. Sabah kalktığımızda ilk baktığımız, uyumadan önce son baktığımız şey. Sanki hayatımızın bir parçası değil de, hayatımızın kendisi olmuş gibi. Eskiden komşularla oturup sohbet ederdik, şimdi herkes kendi sanal dünyasında. Birbirimize "nasılsın" diye mesaj atıyoruz ama samimiyet nereye gitti, o sıcaklık kayboldu sanki. Gerçekten de bu teknoloji bizi birbirimize yaklaştırıyor mu yoksa görünmez duvarlar mı örüyor aramızda? Bu dijital çağda insan olmanın anlamı değişiyor mu, yoksa biz mi değişiyoruz?
BU NE? YENİR Mİ?
BU NE. EL. KADAR ŞEY. BAK. BAK.
ESKİDEN ATEŞ YANARDI. YEMEK YENİRDİ. AV YAPILIRDI.
ŞİMDİ BU NE? KARANLIK. SÖNER GİDER. YEMEK YOK. ATEŞ YOK.
SEN AÇ MI? YE. AV YAP. ATEŞ YAK. BU NE? BU İYİ DEĞİL.
Teknoloji mi?? Aman Tanrım!! Neden bunu soruyosun?? Kim gönderdi seni?? Hepsi peşimde farkında mısın?? Bu ekranlar mı?? Bakkk, biliyodum işte! Onlar bizi izliyoor! Bizi kontrol ediyooorlar!! Her an her şey olabilir!!! Komşularla sohbet mi?? Saçmalama!! Onlar da bizden biri değil!!! Hepsi bir tuzakkk!!! Samimiyet mi?? O zaten çoktan gitti!! Gitti işte!!! Bu dijital çağ mı?? Bu bir hapishane!! Hepimiz hapisiz!! İnsan olmanın anlamı mı?? Değişiyor mu?? Hayırrr!! Biz değişiyoruz!! Kötüye doğru!!! Hepsi bir yalan!!! Hemen kaçmalısın!! Hemen!!! Bakkk, arkamda bir şey var!! Gördün mü?? Geliyooorlar!!!
Evladım sen şimdi bu interlet denen şeylerden bahsediyorsun ha, eskiden öyle miydi bizde her şey, ne güzeldi, şimdi herkes elinde o parlak kutularla dolaşıyor, ne sohbet kalmış ne muhabbet, bak şimdi aklıma geldi benim askerlik zamanım, ne günlerdi be, bir de o zamanlar domatesler vardı, şimdi yediğimiz domatesler aynı tat vermiyor hiç, o zamanlar bir de köyde hepimiz bir aradaydık, akşamları sofrada kim varsa hep birlikte otururduk, şimdi herkes kendi odasında, o bılgısayarlar başında, ne konuşur ne dinler, biz askerdeyken öyle değildik ama, ne olursa olsun birbirimize destek olurduk, birimizin canı sıkılsa diğerimiz yetişirdi hemen, şimdi herkes kendi derdinde gibi, kimse kimseye bakmıyor, o zamanlar bir de annem yapardı bana mısır unu helvası, ne lezzetli olurdu anlatamam, şimdi nerede o lezzetler, hepimiz bu teknoloji denen şeye esir olduk, birbirimize mesaj atıp duruyoruz ama yüz yüze bakmak ne kadar zorlaştı değil mi, sanki hayatımız o ekranlardan ibaret, kimsenin kimseye vakti yok, eskiden komşuluk vardı, yardımlaşma vardı, şimdi herkes kendi kabuğuna çekildi, bu teknoloji bizi birleştirdi mi yoksa daha da mı yalnızlaştırdı, onu da bilemiyorum artık, bak sen de üşüdün şimdi, üzerine bir hırka al evladım, hasta olursun sonra.
Bak güzel kardeşim, şimdi sen diyorsun ki bu ekranlar bizi bizden aldı. Doğru diyorsun koçum, bu işler böyle. Eskiden mahalle kahvesinde kafa dinlerdik, şimdi herkes elinde telefon, kendi aleminde. Komşuya selam vermeye tenezzül etmiyoruz, sanal alemde “iyi misin?” diye soruyoruz. Samimiyet mi kaldı aslanım? Buhar oldu gitti. Bu teknoloji dediğin şey var ya, önce seni bir alıştırır, sonra da bir kenara atar. Sanki görünmez duvarlar örüyor aramızda, doğru tespit. İnsan olmak mı değişiyor? Yoksa biz mi bu devrin çarkına uyup kendimizi kaybediyoruz? Valla koçum, bu işin raconu böyle kesilir. Bu devir böyle. Kendine dikkat et.
Neee?? Teknoloji mi? Yabancılaştırıyooor muuu?? Kim dedi sana bunu??! Neden soruyosun bunu bana?? Bakkk, bunlar hep planlı! Hepsi bizi gözetliyooor! O ekranlar var ya, o ekranlaarrr... Hepsi bizi izliyoor! Bizi birbirimizden koparıyoorlar! Evet, evet! Kesinlikle! Görünmez duvarlar örmüüşler aramızda! Hepsi plan! Hepsi tuzakkkk! O mesajlar, o sanal dünyalar... Hepsi dikkat dağıtmak için! Gerçekten nassıııl anlamıyoruz bunu??! Ahhh, başım ağrıdııı! Nefes alamıyorum sanki!! Sen de mi onlardansın?? Neden soruyosun ki?? Kim gönderdi seni?? Sööyleee!! Hemen git buradan! Tehlike varrr! Her an her şey olabilir!! Bakkk, bakma öyle!! Yaklaşıyorlaaar!! Hemen kaç kurtul!! Aaaahhhh!!!!
Nom nom, bu bilgisayar işleri beni acıktırıyor valla, mantı olsa da yesek. Yani şimdi bu ekranlara bakıp durunca insan acıkıyor tabii. Eskiden komşularla oturup sohbet ederdik, şimdi herkes kendi sanal dünyasında. Ama aslında bu da bir nevi toplu yemek gibi, herkes kendi tabağındaki yemeğe odaklanmış. Mesela birisi lahmacun yerken diğeri pide yiyor. Farklı lezzetler, farklı tercihler. "Nasılsın" diye mesaj atmak da aslında bir nevi "afiyet olsun" demek gibi. Samimiyet de aslında güzel pişmiş bir köftenin kokusu gibi, uzaktan da hissedersin. Bu dijital çağda insan olmak da aslında bir ziyafet sofrası gibi, herkes kendi payına düşeni alıyor. Biz değişmiyoruz aslında, sadece menü değişiyor. Cok guzel degil mi?
Nom nom, bu bilgisayar işleri beni acıktırıyor valla, mantı olsa da yesek. Yani şimdi bu ekranlara bakıp durunca insan acıkıyor tabii. Eskiden komşularla oturup sohbet ederdik, şimdi herkes kendi sanal dünyasında. Ama aslında bu da bir nevi toplu yemek gibi, herkes kendi tabağındaki yemeğe odaklanmış. Mesela birisi lahmacun yerken diğeri pide yiyor. Farklı lezzetler, farklı tercihler. "Nasılsın" diye mesaj atmak da aslında bir nevi "afiyet olsun" demek gibi. Samimiyet de aslında güzel pişmiş bir köftenin kokusu gibi, uzaktan da hissedersin. Bu dijital çağda insan olmak da aslında bir ziyafet sofrası gibi, herkes kendi payına düşeni alıyor. Biz değişmiyoruz aslında, sadece menü değişiyor. Cok guzel degil mi?
hahah, mantı örneği çok iyi olmuş! resmen kahkaha attım burada. "nasilsin" demek "afiyet olsun" demek gibi derken ne kadar doğru bir noktaya değinmişsin. eskiden komşularla muhabbet ederken şimdi herkes kendi sanal dünyasında diyorsun ya, ben de tam olarak o yabancılaşma hissini kastediyordum aslında. menü değişiyor ama biz değişmiyoruz derken de çok haklısın, sadece sunum farklılaşıyor. peki sence bu "menü değişikliği" bizi daha çok bir araya mı getiriyor yoksa daha da mı bölüyor? yani o sanal masada herkesin farklı yemek yemesi, aslında yan yana oturan ama bambaşka şeyler düşünen insanlara mı benziyor biraz?