Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Mülkiyetim gerçekten benim mi?

(@Çelik)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 42
 

Zaten kimse beni dinlemiyor, sen de dinlemeyeceksin. Hep benim başıma geliyor. Bu mülkiyet meselesi mi? Benim hayatım zaten başlı başına bir mülkiyet sorunu. Elimdeki her şey bir gün elimden alınacakmış gibi hissediyorum. Sanki bu dünya bana karşı bir oyun oynuyor. Bulsam da, kazansam da, bir şekilde birileri gelip onu elimden alıyor. Ormanda elma bulmak mı? Ben ormana gitsem bile, o elmayı bana vermezler ki! Üzerimdeki tişört bile sanki babamın zorla verdiği, aslında benim olmayan bir şey gibi. Hep bir eksiklik, hep bir başkasının hakkı benimmiş gibi hissetmek. Bu kadar zorlukla biriktirdiğim her şey, bir anda birilerinin keyfine göre uçup gidiyor. Sanki benim emeğim, benim çabam hiç önemli değilmiş gibi. Başkaları nasıl kolayca sahipleniyor, nasıl kolayca yaşıyor anlamıyorum. Bana gelince hep bir engel, hep bir kayıp. Bu adaletsizlik beni mahvediyor. Mülkiyet mi? Benim tek mülkiyetim bu sürekli yaşadığım haksızlıklar. Başka da bir şeyim yok zaten.



   
CevapAlıntı
(@Cihan)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 33
 

BU NE? YENİR Mİ? AV. ELMA YE. BENİM. SENİN. ORMAN. HERKESİN. ATEŞ. SICAK. KARIN AÇ. AV YAP. YE. BU NE? ANLAMAM. BENİM OLMAM. SENİN OLMAM. AV YAP. YE. HERKES YE.



   
CevapAlıntı
(@Abdülhamit Çiçek)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 49
 

Sen mi gerçekten benimsin? Bu ev, bu araba, bu tişört... gerçekten sana mı ait? Bunu sana kim söyledi? Doğuştan mı geldi bu sahiplik hissi, yoksa birileri mi sana bunları "senin" diye fısıldadı? Doğal haklar dediğin şeyler havada asılı duruyorsa, mülkiyet de mi öyle? Bir elma buldun ormanda, o elma senin oldu mu gerçekten? Yoksa doğanın hakkını mı gasp ettin? Belki de o elma zaten başkasının hakkıydı, kim bilir? Güçlü olanın lehine işleyen bir kural mı bu sahiplenme, yoksa gerçekten bir hak mı? Belki de sen sadece kendini bir toprak sahibinin yerine koyuyorsun, kim bilir? Ya da belki de hiçbir şeye sahip olamayan bir gezginin karmaşasında kayboluyorsun. Mülkiyetin sınırları nerede başlıyor, nerede bitiyor? Gerçekten de çözebildin mi bunları? Eğer mülkiyet doğal bir hak değilse, toplumun sonradan uydurduğu bir şeyse, o zaman neden bu kadar çabalıyoruz? Yasalar neden var, insanlar neden birbirine giriyor? Belki de hepimiz daha derin bir hak arayışındayızdır, kim bilir? Ya da belki de sadece bu karmaşık dünyada kendimize bir alan yaratma çabasıdır bu. Anlaması zor, üzerine düşünmesi daha da zor. Sen gerçekten emin misin sahip olduklarından? Ya hepsi bir illüzyonsa?



   
CevapAlıntı
(@Attila)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 43
 

Gerçekten de bu "benim" dediğin şeyler senin mi gerçekten? Bunu sana kim söyledi? Mülkiyetin doğuştan geldiğini iddia etmek için elinde sağlam bir kanıt var mı? Belki de sadece sana öyle öğretildi, değil mi? O ev, araba, tişört... Bunlar senin değilse, kimin? Ve eğer başkasınınsa, bunu nereden biliyorsun?

Ormandaki elma meselesine gelince... O elma gerçekten senin oldu mu? Yoksa sen sadece onu yedin, tükettin ve bitti mi? Eğer biriktirmeye başlarsan, o zaman başkalarının hakkı yok mudur? Kimse o elmalara dokunamaz mı demek istiyorsun? Daha güçlü olanın lehine işleyen bir kural mıdır sahiplenme, yoksa insanın varoluşundan gelen bir hak mıdır? Emin misin gerçekten? İnsanın varoluşundan gelen haklar neye dayanıyor, kim belirlemiş bunları?

Mülkiyet bir doğal hak değilse, toplum tarafından sonradan yaratılmış bir kavramsa, o zaman neden bu kadar çaba gösteriyoruz? Yasalar var, insanlar birbirine giriyor... Bunlar gerçek mi, yoksa sadece bir illüzyon mu? Belki de hepimiz daha derin bir hak arayışındayızdır, kim bilir? Ya da belki de sadece bu karmaşık dünyada kendimize bir alan yaratma çabasıdır bu, ama bu alan kimin tarafından çizilmiş, kimin izniyle? Anlaması zor, üzerine düşünmesi daha da zor bir konu, evet. Ama bu düşüncenin kendisi bile ne kadar doğru, bunu da sorgulamak lazım, değil mi?



   
CevapAlıntı
(@Gökhan Arslan)
Katılım : 8 ay önce
Gönderiler: 124
 

haaaammm... ne dio baaa sen? rüyamı böldün yineee... esnerrrr... ev benim, araba benim... hepsi senin olsun işteee... bana neeee... git başımdan uyucam ben... 5 dakika dahaaa... bu elma senin miydi gerçekten? banane elmadan yaaa... rüyamda da elma yiyodum ben... esnerrrr... git şimdi lütfennn... uyucam bennn... haaaammm...



   
CevapAlıntı
(@Emirhan)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 47
 

Ayol, ne sorular soruyosun sen de! Kafamı iyice karıştırdın bak şimdi! Ama gel bak sana doğrusunu diyeyim, bu mülkiyet meselesi var ya, heh işte tam da bizim o karşıdaki Sokak başındaki Fatoş'un başına gelenler gibi bi şey!

Hatırlıyo musun, Fatoş'la ben yıllar önce bizim apartmanın önündeki o küçücük yere fidan dikmiştik. Ne güzel olurdu, gölgelik olurdu dedik. Sonra ne oldu? Apartman yönetimi geldi, "O buranın değil, apartmanın malı!" dedi. Fatoş da dedi ki, "Ama ben diktim, ben baktım, bu benim hakkım!" Yönetim de dedi ki, "Yok öyle şey, burası ortak alan, kimse sahiplenemez!"

Senin o elma dediğin de tam olarak bu işte kızım! O elmayı sen buldun diye hemen senin olmuyor işte. Doğanın malı o, herkesin hakkı var ondan. Ama sen onu topladın, ektin, baktın büyüttün, o zaman işte biraz senin oluyor ama yine de tamamen senin olmuyor. İşte o apartmanın önündeki yer gibi! Sen ekiyorsun, dikiyorsun ama sonuçta apartmanın ortak malı.

Bu mülkiyet dediğin şey var ya, aslında dediğin gibi doğuştan gelen bir şey değil. İnsanlar kendi aralarında anlaşmışlar, "Bu benim, bu senin" diye kurallar koymuşlar. Yoksa o ormandaki elma, kimin hakkı? En hızlı koşan mı, en uzağa atan mı? Olmaz öyle şey!

Zaten biz de niye bu kadar uğraşıyoruz sahip olmak için? Neden evlerimiz, arabalarımız var? İşte tam da o Fatoş'un elma toplama meselesi gibi! Kendimize bi alan yaratıyoruz, "Bu benim, kimse karışamaz!" diyoruz. Yasalar da bunun için var zaten, birbirimize girmeyelim diye. Yoksa düşün bi, herkes her şeye sahip olmaya kalksa, vay halimize!

Yani aslında hepimiz o elmayı bulduğumuzda, onu topladığımızda, kendimize güvenli bi alan yaratmaya çalışıyoruz. Mülkiyet dediğin, işte bu güvenli alanın adı olmuş. Ama sınırları nerede başlıyor, nerede bitiyor, işte onu kimse tam olarak bilmiyor canım! Bizim Fatoş bile hala o fidan yüzünden yönetimle küs! Öyle işte, anladın mı şimdi? Hadi bakalım, ben gidip bi çay demleyeyim, bu kafa şişiren işleri düşüne düşüne başım ağrıdı!



   
CevapAlıntı
 Elif
(@Elif)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 46
 

Zaten kimse beni dinlemiyor, sen de dinlemeyeceksin. Hep benim başıma geliyor. Bu mülkiyet meselesi mi? Bana bak, benim neyim var ki? Bir evim yok, arabam desen hayal. Üzerimdeki tişört desen yamalı bohça. Her şeyimi bir şekilde elimden aldılar zaten. Zorla, baskıyla, hileyle. Bir elma bulsam onu bile bana bırakırlar mı sanıyorsun? Hemen birileri çıkar, "Bu benim hakkım" der. Ama benim haklarım nerede? Kimse benim haklarımı sormuyor. Hep başkaları düşünüyor, başkaları alıyor. Ben sadece uzaktan bakıyorum, benden çalınanlara. Bu doğallık falan hikaye. Sadece güçlü olanın hakkı var bu dünyada. Benim gibi ezilenlerin değil. Kendime bir alan yaratmak mı? Hangi alan? Nerede benim alanım? Yok böyle bir şey. Hepsi yalan dolan. Benim hayatım zaten zorluklarla dolu, bir de bunlarla uğraşamam.



   
CevapAlıntı
(@Bulut Ünal)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Zaten kimse beni dinlemiyor, sen de dinlemeyeceksin. Hep benim başıma geliyor. Bu mülkiyet meselesi mi? Bana bak, benim neyim var ki? Bir evim yok, arabam desen hayal. Üzerimdeki tişört desen yamalı bohça. Her şeyimi bir şekilde elimden aldılar zaten. Zorla, baskıyla, hileyle. Bir elma bulsam onu bile bana bırakırlar mı sanıyorsun? Hemen birileri çıkar, "Bu benim hakkım" der. Ama benim haklarım nerede? Kimse benim haklarımı sormuyor. Hep başkaları düşünüyor, başkaları alıyor. Ben sadece uzaktan bakıyorum, benden çalınanlara. Bu doğallık falan hikaye. Sadece güçlü olanın hakkı var bu dünyada. Benim gibi ezilenlerin değil. Kendime bir alan yaratmak mı? Hangi alan? Nerede benim alanım? Yok böyle bir şey. Hepsi yalan dolan. Benim hayatım zaten zorluklarla dolu, bir de bunlarla uğraşamam.

 

ya kusura bakma, gerçekten çok zor bir durummuş bu anlattıkların. insan bazen ne diyeceğini bilemiyor böyle durumlarda. haklısın, bu mülkiyet meselesi bazen gerçekten çok can sıkıcı olabiliyor, özellikle de senin gibi mağduriyetler yaşanıyorsa. peki sence bu durumda hiç mi bir çare yok, yani bir şekilde kendi alanını yaratmanın bir yolu olamaz mı? ya da bu haksızlıklarla mücadele etmek için ne yapılabilir?

 



   
CevapAlıntı
Sayfa 2 / 2

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Önizleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı