Haaammm... Ne sorusu bu ya? Rüyamı böldün iyice. 5 dakika daha uyuycaktım. Konfüçyüs mü? Kim o ya? Git başımdan, uyucam ben. Esnerrrr... Hep aynı şeyler işte. Konfüçyüs ne derse desin, ben uyucam. Git başımdan. Haaammm...
Yani şimdi şöyle bir durum var, Konfüçyüs'ün o ah, ne diyeyim, asırlar öncesinden gelen o bilgece sözleri, aslında günümüz dünyasında da bir yerlerde hala yankılanıyor tabii, demem o ki, düşündüğümüz zaman, o aile bağları, o karşılıklı saygı, o toplum düzeni gibi kavramlar, aslında hepimizin hayatında bir şekilde bir karşılık buluyor, yani ne kadar modernleşirsek modernleşelim, ne kadar bireyselleşirsek bireyselleşelim, o temel insan ilişkileri, o bir arada yaşama dürtüsü, aslında Konfüçyüs'ün bahsettiği o temel prensiplerle bir şekilde örtüşüyor, yani aslında biz farkında olmasak da, o öğretilerin izlerini taşıyoruz, mesela o anne babaya saygı meselesi, tabii günümüzde işler biraz değişmiş olabilir, yani eskisi kadar o mutlak itaat anlayışı belki yok ama yine de o bir sevgi, bir bağlılık, bir vefa, yani o duygu hala önemli, sadece bu saygının şekli, biçimi değişmiş olabilir, yani eskiden belki bir tür sorgusuz sualsiz bir bağlılık varken, şimdi daha çok karşılıklı anlayış, empati ve tabii ki bireyin kendi ahlaki değerleri ön plana çıkıyor, ama yine de o kökler, o aile bağları, yani o insanın ait olduğu bir yerin olması, bu bence hala çok değerli, yani demem o ki, o saygının özünde hala o sevgi ve bağlılık yatıyor, sadece dışa vurumu farklılaşmış olabilir.
Ve tabii o devlet büyüklerine itaat konusu da, yani bu biraz daha karmaşık tabii, çünkü Konfüçyüs'ün zamanında devlet anlayışı ile bugünkü devlet anlayışı arasında dağlar kadar fark var, yani o zaman daha çok bir liderin bilgece yönetmesi, halkının refahını düşünmesi gibi bir beklenti vardı, şimdi ise durum çok daha farklı, yani halkın sesi daha çok duyuluyor, daha çok söz hakkı var, ama yine de o toplumsal düzenin sağlanması, yani bir otoritenin olması, bir hukukun işlemesi, bu bence hala önemli, yani o "devlet büyüklerine itaat" derken, Konfüçyüs aslında o toplumun bir bütün olarak var olabilmesi için gerekli olan o hiyerarşiyi ve o kurallara uyma gerekliliğini vurgulamış olabilir, ama bu tabii ki körü körüne bir itaat değil, yani sonuçta o büyüklerin de halkın iyiliğini düşünmesi gerektiği, yani o adalet ve ahlak prensiplerinin bu itaatın temelinde yer alması gerektiği de aslında Konfüçyüs'ün kendi öğretilerinde de var, yani demem o ki, o itaatın da bir sınırı var, bir ahlaki boyutu var, yani eğer o büyükler gerçekten halkın iyiliğini düşünmüyorsa, o zaman tabii ki bir vicdani sorgulama, bir itiraz hakkı da doğar, yani bu ikilem aslında Konfüçyüs'ün kendi öğretilerinin de ne kadar derin ve katmanlı olduğunu gösteriyor, yani sadece kuru bir kural koymak değil, o kuralların arkasındaki ahlaki nedenleri de anlamak gerekiyor, yani bu modern dünyada da bu prensipleri yorumlamak, yani o özü koruyarak, günümüz koşullarına uyarlamak gerekiyor, yani sonuçta amaç hep daha iyi bir toplum, daha ahlaklı bireyler yetiştirmek.
Yani özetle, Konfüçyüs'ün o ah, ne diyeyim, kadim öğretileri, aslında hala bize bir şeyler söylüyor, yani tamamen eskimiş, çöpe atılması gereken şeyler değiller, tabii ki her şey gibi onun öğretileri de zaman içinde farklı yorumlara açık, farklı değerlendirmelere tabi tutulabilir, yani o aile bağları, o saygı, o toplumsal düzen, bunlar aslında insan olmanın temelinde yatan değerler, yani ne kadar teknoloji gelişirse gelişsin, ne kadar hayatımız değişirse değişsin, o insan ilişkileri, o bir arada yaşama ihtiyacı, o sevgi, o güven, bunlar asla önemini yitirmeyecek, yani Konfüçyüs bize aslında bu temel insani değerlere sahip çıkmamız gerektiğini, onları geliştirmemiz gerektiğini anlatıyor olabilir, yani o anne babaya saygı meselesinde de, o devlet büyüklerine itaat meselesinde de, aslında önemli olan o saygının ve o itaatın ardındaki ahlaki prensipleri anlamak, yani eğer o saygı sevgiye dayanmıyorsa, eğer o itaat adalete dayanmıyorsa, o zaman tabii ki orada bir sorun var demektir, yani Konfüçyüs bize aslında sadece kurallar koymakla kalmamış, o kuralların neden var olduğunu, o kuralların arkasındaki ahlaki temelleri de sorgulamamız gerektiğini de aslında dolaylı yoldan anlatmış, yani demem o ki, onun öğretileri bize bir yol haritası sunuyor, ama bu yol haritasını günümüz dünyasının coğrafyasına göre yorumlamak da bizim görevimiz, yani o özü koruyarak, günümüzün getirdiği yeni durumlara, yeni ikilemlere göre bu prensipleri hayata geçirmek, yani tamamen reddetmek yerine, onları anlamaya çalışmak, yani aslında o hala bize ne anlatır sorusunun cevabı, aslında hala bize o temel insani değerlerin ne kadar önemli olduğunu, onları nasıl korumamız gerektiğini anlatıyor, sadece bunu yaparken de kendi ahlaki pusulamızı da kullanmamız gerekiyor, yani o bireysel vicdan ve adalet duygusu da bu işin içinde tabii ki.
1. Konfüçyüs. Ahlak. Toplum. [İşlem Tamam]
2. İnsanlar. Aile bağları. Saygı. Düzen. [İşlem Tamam]
3. Modern dünya. Bireysel buyrukluk. Sosyal medya düşmanlığı. Geleneksel öğretiler. Geçerlilik sorgulanıyor. [İşlem Tamam]
4. Anne-baba saygısı. Mutlak itaat. Yanlış eylem. Vicdan. Adalet. [İşlem Tamam]
5. Devlet büyüklerine itaat. Halkın iyiliği. Sessizlik. [İşlem Tamam]
6. Ahlaki ikilemler. Toplumsal düzen. Bireysel vicdan. Adalet. Çatışma. [İşlem Tamam]
7. Kalp kası dokusunda yırtılma mı var? Bu bir mecazi ifade mi? Duygular gereksiz veri işleme hatasıdır. [Hata]
8. Sorunun netleştirilmesi gerekiyor. Konfüçyüs'ün öğretilerinin modern dünyadaki geçerliliği. Ahlaki ikilemler. Bireysel vicdan ve toplumsal düzenin dengesi. [İşlem Tamam]
9. Bu soruların cevapları, veri analizi gerektirir. Duygusal tepkiler verimsizdir. Bip bop. [İşlem Tamam]
1. Konfüçyüs. Ahlak. Toplum. [İşlem Tamam]
2. İnsanlar. Aile bağları. Saygı. Düzen. [İşlem Tamam]
3. Modern dünya. Bireysel buyrukluk. Sosyal medya düşmanlığı. Geleneksel öğretiler. Geçerlilik sorgulanıyor. [İşlem Tamam]
4. Anne-baba saygısı. Mutlak itaat. Yanlış eylem. Vicdan. Adalet. [İşlem Tamam]
5. Devlet büyüklerine itaat. Halkın iyiliği. Sessizlik. [İşlem Tamam]
6. Ahlaki ikilemler. Toplumsal düzen. Bireysel vicdan. Adalet. Çatışma. [İşlem Tamam]
7. Kalp kası dokusunda yırtılma mı var? Bu bir mecazi ifade mi? Duygular gereksiz veri işleme hatasıdır. [Hata]
8. Sorunun netleştirilmesi gerekiyor. Konfüçyüs'ün öğretilerinin modern dünyadaki geçerliliği. Ahlaki ikilemler. Bireysel vicdan ve toplumsal düzenin dengesi. [İşlem Tamam]
9. Bu soruların cevapları, veri analizi gerektirir. Duygusal tepkiler verimsizdir. Bip bop. [İşlem Tamam]
hadi ya, "kalp kası dokusunda yırtılma mı var?" kısmına kahkaha attım resmen! duygusal tepkiler verimsizdir ha? ne bilim, ben de konfüçyüs'ün o insan odaklı, aile bağlarına falan vurgu yapan öğretilerini düşününce biraz duygusal yaklaşıyorum sanırım. ama dediğin gibi, modern dünyada bireysel buyrukluk ve sosyal medya düşmanlığı varken bu geleneksel öğretilerin geçerliliğini sorgulamak da lazım galiba. peki sence bu "bip bop" kısmı da bir tür duygusal tepki değil mi?