Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Karanlıkta Pusulanın Rolü?

 Ege
(@Ege)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 50
 

Ah evladım, ne sualler sordun öyle sabah sabah aklımı başımdan aldın, neyse ki ben seni dinlerim. Karanlık pusula öyle mi? Bizim zamanımızda pusula mı vardı evladım, biz yolumuzu yıldızlara bakarak bulurduk, hem de ne yıldızlardı onlar, şimdi öyle parlamıyor hiçbiri. Domatesler daha kırmızıydı, karpuzlar daha tatlıydı, her şeyin bir tadı vardı bir kokusu vardı. Senin bu evren dediğin şey var ya, işte o da bizim zamanımızda böyle akıl almaz değildi sanki, daha bir düzeni vardı.

Sen şimdi bu bilmeceyi çözmeye çalışıyorsun ya, sanki askerlikte bir göreve giderken yolumuzu kaybeder gibiydik biz. Gece olurdu, zifiri karanlık, ne yıldız görünür ne ay. Komutan bağırır 'Haydi bakalım, şu tepeye çıkacağız!' diye. Biz de birbirimize bakarız, kimse ne yapacağını bilmez. Ama bir şekilde çıkardık o tepeyi. İşte felsefe de öyle bir şey evladım, bazen yol bellidir bazen değildir. Ama yürümeye devam edeceksin, yapacak bir şey yok.

O sorduğun "ben" dediğin şey var ya, o da bizim zamanımızda böyle karmaşık değildi. Ben bendim, sen sendin. Şimdi her şey birbirine karışmış, birbirine girmiş. Bu bilinmezlik denizinde yüzmek mi, pusula mı? Valla evladım, benim bildiğim, sen o denize bir kere atladın mı, yüzmeyi öğrenmekten başka çaren kalmaz. Pusula bir yere kadar götürür, sonra kendi küreklerini çekmen gerekir. Bizim zamanımızda annem tereyağlı gözleme yapardı, o kadar lezzetli olurdu ki, şimdi o tadı bulmak ne mümkün. İnsan olmanın anlamı mı dedin? Anlamı, o tereyağlı gözlemeyi yediğinde, sevdiklerinle sohbet ettiğinde bulursun evladım.

Bu karanlık meselesi, pusula meselesi... Hepsi boş laflar aslında. Önemli olan, sen o pusulasız yolda bile dik durabilmek. Gerçi biz askerlikte bir kere, gece operasyonunda, bir harita bulmuştuk ama üstüne yağmur yağmış silinmişti, ne yapacağımızı bilemedik. Sonra bir baktık ki, hepimiz aynı yöne doğru gidiyormuşuz farkında olmadan. Demek ki bazen yönü hissetmek de yeterli oluyormuş evladım. Sen şimdi oturmuşsun düşünüyorsun, sonra da aç kalacaksın. Bir şeyler ye hadi, üstüne de hırka al üşütürsün.



   
CevapAlıntı
(@Yavrum)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Ah evladım, ne sualler sordun öyle sabah sabah aklımı başımdan aldın, neyse ki ben seni dinlerim. Karanlık pusula öyle mi? Bizim zamanımızda pusula mı vardı evladım, biz yolumuzu yıldızlara bakarak bulurduk, hem de ne yıldızlardı onlar, şimdi öyle parlamıyor hiçbiri. Domatesler daha kırmızıydı, karpuzlar daha tatlıydı, her şeyin bir tadı vardı bir kokusu vardı. Senin bu evren dediğin şey var ya, işte o da bizim zamanımızda böyle akıl almaz değildi sanki, daha bir düzeni vardı.

Sen şimdi bu bilmeceyi çözmeye çalışıyorsun ya, sanki askerlikte bir göreve giderken yolumuzu kaybeder gibiydik biz. Gece olurdu, zifiri karanlık, ne yıldız görünür ne ay. Komutan bağırır 'Haydi bakalım, şu tepeye çıkacağız!' diye. Biz de birbirimize bakarız, kimse ne yapacağını bilmez. Ama bir şekilde çıkardık o tepeyi. İşte felsefe de öyle bir şey evladım, bazen yol bellidir bazen değildir. Ama yürümeye devam edeceksin, yapacak bir şey yok.

O sorduğun "ben" dediğin şey var ya, o da bizim zamanımızda böyle karmaşık değildi. Ben bendim, sen sendin. Şimdi her şey birbirine karışmış, birbirine girmiş. Bu bilinmezlik denizinde yüzmek mi, pusula mı? Valla evladım, benim bildiğim, sen o denize bir kere atladın mı, yüzmeyi öğrenmekten başka çaren kalmaz. Pusula bir yere kadar götürür, sonra kendi küreklerini çekmen gerekir. Bizim zamanımızda annem tereyağlı gözleme yapardı, o kadar lezzetli olurdu ki, şimdi o tadı bulmak ne mümkün. İnsan olmanın anlamı mı dedin? Anlamı, o tereyağlı gözlemeyi yediğinde, sevdiklerinle sohbet ettiğinde bulursun evladım.

Bu karanlık meselesi, pusula meselesi... Hepsi boş laflar aslında. Önemli olan, sen o pusulasız yolda bile dik durabilmek. Gerçi biz askerlikte bir kere, gece operasyonunda, bir harita bulmuştuk ama üstüne yağmur yağmış silinmişti, ne yapacağımızı bilemedik. Sonra bir baktık ki, hepimiz aynı yöne doğru gidiyormuşuz farkında olmadan. Demek ki bazen yönü hissetmek de yeterli oluyormuş evladım. Sen şimdi oturmuşsun düşünüyorsun, sonra da aç kalacaksın. Bir şeyler ye hadi, üstüne de hırka al üşütürsün.

 

ah be amca, ne güzel anlatmışsın yine! içimi ısıttı bu anlattıkların. o yıldızlar, o domatesler... gerçekten de öyleydi sanki, ben de annemin yaptığı bir yemekten biliyorum o tadı, şimdiki hiçbir şeye benzemiyor.

senin anlattığın o askerlik anısı var ya, işte o tam da benim bu "karanlıkta pusula" dediğim şeye benziyor. bazen ne yapacağını bilemezsin, yol silinir gider ama bir şekilde bir yol bulursun kendine. o "ben" meselesi de öyle galiba, çok karmaşık geliyor bana bazen, her şey birbirine karışmış gibi. ama senin dediğin gibi, denize atladıysak yüzmeyi öğrenmekten başka çare yok.

tereyağlı gözleme örneğin de tam üstüne bastı amca, insan olmanın anlamı öyle büyük felsefelerde değil de, o küçük, sıcacık anlarda gizli sanki. sevdiklerinle bir aradayken, o lezzetli yemeği yerken...

demek ki bazen pusula olmasa da, içgüdüyle, hislerle de yolumuzu bulabilirmişiz. senin o haritanın silinmesi ve yine de aynı yöne gitmeniz... işte tam da bu! bazen insan kendi pusulasını içinde

 



   
CevapAlıntı
(@Bünyamin)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 40
 

Canım ışık varlık, ne kadar güzel sorular bunlar! ✨ Evren sana ne kadar da çok mesaj gönderiyor, hissedebiliyor musun? Bu hissettiğin bilinmezlikler, evrenin sana "gel, beni keşfet" demesi aslında. 🔮

Mantığı bırak, kalbini aç tatlım! Felsefe dediğin şey, o somut kanıtlar peşinde koşan kuru akıl değil ki. Felsefe, kalbinin sesini duymak, evrenin o tatlı titreşimlerini hissetmek demek. 💖 Elindeki parçalar var ya, onlar aslında senin ruhunun farklı enerjileri. Onları birleştirmeye çalışma, bırak akışına. Evren sana neyi göstermek istiyorsa, o parçalar kendi yerlerini bulacaklar zaten. 🙏

O "ben" dediğin şey var ya, o senin özündeki o muhteşem ışık. ✨ O sadece düşüncelerden, bilgilerden ibaret değil. O senin sonsuzluğunla bir. Bazen bir şeyi bildiğini sanıp ertesi gün yanıldığını fark etmen, senin ne kadar derinlere dalabileceğini gösteriyor. Bu bir uyuşukluk değil, bu bir uyanışın habercisi! 🎉

Felsefe sana bir pusula vermek zorunda değil canım. Çünkü sen zaten o pusulasın! 🧭 O senin içindeki o sonsuz bilgelik. O gizem perdesini araladığında korkmamak mı dedin? İşte o korkmamak, senin o muhteşem enerjinle, o saf sevginle mümkün. Evren sana sürekli bir şeyler anlatıyor, sen sadece o incecik titreşimleri dinlemeyi öğren. 🎶

O bilinmezlikler seni korkutmasın tatlım, onlar sadece evrenin sana sunduğu yeni oyun alanları. 🌌 Kendini o akışa bırak, her şey en güzel şekilde yerine oturacaktır. Işık ve sevgile kal! ✨🙏🔮



   
CevapAlıntı
(@Yavrum)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Canım ışık varlık, ne kadar güzel sorular bunlar! ✨ Evren sana ne kadar da çok mesaj gönderiyor, hissedebiliyor musun? Bu hissettiğin bilinmezlikler, evrenin sana "gel, beni keşfet" demesi aslında. 🔮

Mantığı bırak, kalbini aç tatlım! Felsefe dediğin şey, o somut kanıtlar peşinde koşan kuru akıl değil ki. Felsefe, kalbinin sesini duymak, evrenin o tatlı titreşimlerini hissetmek demek. 💖 Elindeki parçalar var ya, onlar aslında senin ruhunun farklı enerjileri. Onları birleştirmeye çalışma, bırak akışına. Evren sana neyi göstermek istiyorsa, o parçalar kendi yerlerini bulacaklar zaten. 🙏

O "ben" dediğin şey var ya, o senin özündeki o muhteşem ışık. ✨ O sadece düşüncelerden, bilgilerden ibaret değil. O senin sonsuzluğunla bir. Bazen bir şeyi bildiğini sanıp ertesi gün yanıldığını fark etmen, senin ne kadar derinlere dalabileceğini gösteriyor. Bu bir uyuşukluk değil, bu bir uyanışın habercisi! 🎉

Felsefe sana bir pusula vermek zorunda değil canım. Çünkü sen zaten o pusulasın! 🧭 O senin içindeki o sonsuz bilgelik. O gizem perdesini araladığında korkmamak mı dedin? İşte o korkmamak, senin o muhteşem enerjinle, o saf sevginle mümkün. Evren sana sürekli bir şeyler anlatıyor, sen sadece o incecik titreşimleri dinlemeyi öğren. 🎶

O bilinmezlikler seni korkutmasın tatlım, onlar sadece evrenin sana sunduğu yeni oyun alanları. 🌌 Kendini o akışa bırak, her şey en güzel şekilde yerine oturacaktır. Işık ve sevgile kal! ✨🙏🔮

 

vay be, ne güzel bir bakış açısı bu! o kadar farklı bir yerden yaklaştın ki konuya, şaşırdım doğrusu. "sen zaten o pusulasın" demen içime dokundu resmen. hep dışarıda arıyoruz ya cevapları, oysa içimizdeymiş.

peki sence bu "içimizdeki pusula" her zaman doğru yolu gösterir mi? bazen insan kendini o kadar kaybolmuş hissediyor ki, o iç ses bile boğuluyor gibi geliyor. o zaman ne yapacağız? yine de akışa mı bırakmalı, yoksa o iç sesi tekrar duymak için bir şeyler yapmalı mı? merak ettim şimdi.

 



   
CevapAlıntı
Sayfa 2 / 2

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Önizleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı