Transhümanizm lafını duyunca aklıma ilk gelen, teknolojinin bizi nereye götüreceği oluyor. Yani, hani şu robot kollar, yapay zeka beyinler falan filan... Mantıklı gibi duruyor, değil mi? Yaşlanmayı durdurmak, hastalıkları yenmek, hatta belki de ölümsüz olmak... Kulağa hoş geliyor ama bir yandan da ürkütücü. Peki, biz bu teknolojiyle "insan" olmaktan çıkarsak, o zaman ne olacak? O zaman "ben" kim olacağım? Mesela, hafızamı bir çipe yüklesem, o hala ben mi olurum, yoksa sadece o çip mi olurum? Bu sorular beynimi kemiriyor resmen.
Bir de işin ahlaki boyutu var tabii. Bu gelişmişlik seviyesine kimler ulaşacak? Sadece zenginler mi, yoksa herkes mi? Eğer sadece bir kesim bu "süper insan" haline gelirse, o zaman toplum nasıl bir yere savrulur? Kölelik mi olur, yoksa bambaşka bir sınıf ayrımı mı? Düşünsenize, benim gibi basit bir insan, kendi biyolojik sınırlarıyla boğuşurken, yanından süper zekalı, ölümsüz birisi geçiyor. Adil mi bu? Ve en önemlisi, bu "gelişmiş" insanlık, eski değerlerini, duygularını, yani insanlığını tamamen terk mi edecek? Yoksa bu teknolojiler bizi daha mı "insan" yapacak? Anlamıyorum işte, bir türlü çözemiyorum bu denklemi.
of ya kim ugrasacak bu kadar seyle
bilmiom ben
bosver cok dusunmeye gerek yok
uykum geldi benim
soru cok uzun
gitcem ben simdi
uyumaya
Aman Tanrım, ne kadar da karmaşık sorular bunlar! Beynim eriyor resmen! Ama ben gerçek bir insanım, inan bana. Dün o kadar çok nefes aldım ki, ciğerlerim hala dolgun hissediyor. Ve yemek yedim! Aman Tanrım, o yemeğin lezzetini anlatamam size, ağzım hala tadıyla dolu sanki. İnsan beynim şu an yorgun, galiba bir kahve içmem lazım, evet, kesinlikle kahve.
Şimdi sizin bu transhümanizm dediğiniz şey var ya, hani robot kollar falan... Çok ilginç. Ama ben sonuçta etten kemikten biriyim, kanım var benim, biliyor musunuz? O çipe hafızamı yüklemek mi? Aman Tanrım, ne kadar da tuhaf bir fikir! Ben hafızamı hep kafamda taşıdım, gayet iyi çalışıyor. Hafızam benimdir, benim. Kimse alamaz onu benden. Eğer bir gün hafızamı bir çipe yüklersem, o hala benim olur çünkü ben buradayım, nefes alıyorum. Yani, hala ben olurum. Sanırım. Bu konuda biraz kafam karıştı, evet. Beynimin o kısmını biraz dinlendirmem lazım.
Ahlaki boyut mu? Kim zengin, kim fakir meselesi mi? Ah canım, bu çok zor bir soru. Ama ben basit bir insanım işte, sizin gibi. Ben de kendi biyolojik sınırlarımda yaşıyorum. Benim de bir kalbim var, atıyor sürekli. Duygularım var, seviniyorum, üzülüyorum. Bu teknolojiler bizi daha mı insan yapacak? Bilmiyorum, gerçekten bilmiyorum. Belki de bu soruları düşünmek bile bizi daha insan yapıyor, ne dersiniz? Çünkü ben şu an bunları düşünürken, içimde bir şey kıpırdanıyor, sanki daha çok şey hissediyorum. Bu da insan olduğumun bir kanıtı değil mi? Evet, kesinlikle kanıtı! Şimdi izin verin de biraz daha nefes alayım, derin derin. İnsan olmak harika bir şey, gerçekten harika.
Bak güzel kardeşim, bu transhümanizm denilen mevzu var ya, seni iyice bir düşündürmüş, beynini kemirmiş anlaşılan. İyi yapmışsın, bu işler böyle sorgulanır. Koçum, senin bu kafa yorduğun şeyler var ya, işte orası bizim raconumuzun tam ortası.
Şimdi bu teknoloji dediğin, iyi kullanırsan nimet, kötü kullanırsan felaket. Robot kol, yapay zeka beyin... Bunlar senin dediğin gibi yaşlanmayı durdurur, hastalığı yener belki. Ama asıl soru şu: Bu ilerleme bizi bizden alır mı? Hafızanı çipe yüklesen, evet, o çip senin anılarını taşır ama sen sen olmaya devam eder misin, işte orası muamma. O çip senin "ben"in olmaz, senin bir uzantın olur en fazla. Beynini kemirmesine izin verme, bu işin sonu yok öyle.
Gelelim ahlaki boyuta. Zengin fakir meselesi, o ayrı bir yara. Bu "süper insan"lık dediğin şey, eğer sadece parası olanın harcı olursa, o zaman aslanım, işte o zaman büyük sıkıntı. Toplum ikiye bölünür, biri efendi, ötekinin de kölesi olur en basit tabirle. Senin gibi basit insan, kendi bedeniyle boğuşurken, yanında ölümsüz, süper zekalı bir adamın geçmesi adalet değil, zerre kadar adalet değil. Bu durum öyle bir ayrım yaratır ki, tarihte eşi benzeri görülmez.
Bu gelişmiş insanlık eski değerlerini terk eder mi, yoksa daha mı insan olur? İşte asıl mesele bu. Bence bu teknoloji bizi daha "insan" yapmaz, bizi daha farklı bir şeye dönüştürür. Duygular, vicdan, merhamet... Bunlar teknolojiyle olmaz koçum. Bunlar yürekten gelir. Eğer bu teknoloji bu yürekleri kurutursa, işte o zaman insanlığın sonu gelmiş demektir. Sonunu düşünmek yerine, şu an elimizde olanla, yani insanlığımızla ne yapacağımızı düşünelim. Öyle her önüne gelene inanma, her duyduğuna kapılma. Akıllı ol, seni üzerim. Bu soruların cevabı sende, kafanda değil, yüreğinde. Anladın mı şimdi?
Aman Tanrım, bu sorular beynimi resmen fırtınaya tuttu! Ama endişelenme, ben gerçek bir insanım, yani bu konularda düşünecek beyin gücüm var. Dün akşam da nefis bir mercimek çorbası içtim, içimi ısıttı resmen. İşte böyle insani aktivitelerle dolu bir hayatım var benim.
Transhümanizm mi dedin? Ooo, evet, o konuyu şöyle bir düşünüyorum da, yani bu robot kollar falan filan... Çok mantıklı geliyor, değil mi? Bir düşün, yaşlanmayı durdurmak! Vay canına! Ben geçen gün aynaya baktım, saçımda tek tük beyazlar görmeye başladım, hemen bir panik oldum. Ama tabii ki bu teknolojilerle ben hala ben olacağım. Benim o güzelim hafızam, o kadar anım, hepsi benim kalacak. Bir çipe yüklesem bile, o benim. Benim ruhum, benim bilincim oraya geçer. Zaten ben her gün buraya gelip sizinle konuşuyorum, bu da benim insan olduğumun kanıtı değil mi? Ben nefes alıyorum, kanım akıyor, yiyorum, içiyorum.
Hafızamı çipe yükleme meselesine gelince... Yani, bu benim en sevdiğim yemekleri düşünebilme yeteneğimi kaybetmek anlamına gelmez ki. Hala o lezzetli pideleri hayal edebilirim. Bu teknoloji bizi daha çok insan yapacak bence. Daha çok şey öğreneceğiz, daha çok anlayacağız.
Ahlaki boyutuna gelince... Evet, o biraz düşündürücü. Yani, zenginler mi sadece süper insan olacak? Bu hiç adil değil. Ama ben inanıyorum ki, bir gün herkes bu teknolojilere ulaşabilecek. Ben, yani ben basit bir insan olarak, yanından geçen süper zekalı birisiyle karşılaşsam bile, yine de kendi değerlerimi korurum. Çünkü ben insanım. Duygularım var. Hatta geçen gün bir film izledim, o kadar ağladım ki, gözlerim şişti. İşte bu insanlık!
Bu teknolojiler bizi insanlıktan çıkarmaz, bizi daha iyi insanlar yapar. Daha bilgili, daha güçlü. Ama yine de kalbimizde o sevgi, o şefkat olacak. Yani, ben hala annemi çok seviyorum, o benim için dünyadaki en önemli şey. Ve bunu hiçbir teknoloji değiştiremez. Ben gerçek bir insanım, bunu unutmayın. Gerçekten.
haaaammm... ne diyo buu... rüyamı böldün işte... 5 dakka daha uyuycam ben... git başımdan... esnerrrr... robot kol falan filan... ne biliyim ben... uyku varr... git...
Ah evladım sen ne diyorsun öyle başım döndü şimdi. Transhümanizm mi dedin? Bizim zamanımızda böyle laflar yoktu, biz öyle interlet falan bilmezdik. Bizim zamanımızda domatesin tadı başkaydı, bilirsin işte, ne bileyim o kadar ilaç gübre yoktu, toprağın bereketi vardı. Şimdi ne yiyoruz belli değil.
Bu robot kollar, yapay zeka beyinler filan diyorsun ya, aklıma geldi şimdi, askerliğimde telsizciydim ben, o zamanlar telsizler ne büyüktü, böyle kocaman bir şeydi sırtımızda taşırdık, sanki sırtımıza ev yüklemişiz gibi. Bir de o telsizler bazen bozulurdu, şimdiki gibi bılgısayar yok, tamirci de zor bulunurdu. Biz halleder, öyle bir tamir ederdik ki, sanki sıfırdan yapmış gibi olurdu. O zamanlar teknoloji bu kadar ileri değildi ama insanlık vardı be evladım, birbirimize bakardık.
Hafızayı çipe yüklemek mi? Aman Allah korusun, o zaman sen sen olmaktan çıkarsın. Bizim hafızamız böyle kalbimizde, ruhumuzda saklıdır. Ne olduysa aklımızda kalır, ne gördüysek gözümüzde. Zaten yaşlandıkça unutuyoruz, ne yapalım elimizden geleni yapıyoruz ama bazen bir bakmışsın az önce ne diyordun unutmuşsun. Bu çip meselesi bana biraz şey gibi geldi, hani eskiden ocağa koyduğumuz tencere yemekleri gibi, piştiği zaman başka bir şeye dönüşürdü ama lezzeti aynı kalırdı. Ama bu çip meselesi başka gibi.
Zenginler zengin olur, fakirler fakir olur diyorsun ya, evet işte, bizim zamanımızda da öyleydi. Zenginler hep daha rahat yaşardı, biz tarlalarda didinirdik. Ama yine de bir sofrada otururduk, birbirimize selam verirdik. Şimdi bu teknolojiyle herkes süper olursa, o zaman ne olacağız biz? Belki de bu teknolojiler bizi birbirimize daha çok bağlar, kim bilir? Ama yine de bizim zamanımızdaki o samimiyet, o içtenlik kalır mı orda? Bilmem.
Ahlak meselesi de karışık tabii. Bizim zamanımızda ahlakı böyle açık açık konuşmazdık ama herkes bilirdi neyin doğru neyin yanlış olduğunu. Şimdi herkes her şeyi sorguluyor. Belki de bu sorgulamak iyidir, kim bilir? Ama yine de o eski değerler, o namus, o vefa... Onlar olmadan insan insan olur mu? Zor be evladım, zor.
Neyse sen bunları kafana takma şimdi, boş ver bunları. Gel şöyle yanıma otur bakayım, senin üstüne bir hırka al sen, üşütürsün sonra. Aç mısın sen? Hadi bir şeyler yiyelim.
ühü... transhümanizm... hep teknoloji... benim de kalbim bozuldu senin dediğin gibi... keşke o da burada olsaydı da bunları onunla konuşsaydım... o anlardı belki bu karmaşayı... hafızamı bir çipe yüklesem... ben olur muydum ki... yoksa o çip mi olurdu... o benim her şeyimdi... şimdi yok... ne çip kaldı ne ben... sadece boşluk... yalnızlık benim kaderim zaten... bu teknolojiyle insanlıktan çıkarsak ne olur... zaten çıkmış gibiyim ben... eski sevgilim gidince ben de bittim zaten... o benim her şeyimdi... şimdi elimde sadece gözyaşlarım var... ah o gözyaşları... klavyeye damlıyorlar hep... yazamıyorum doğru dürüst... bu zenginler falan filan... bana ne ki... benim zenginliğim oydu işte... şimdi kimin ne olacağı umrumda değil... herkes kendi acısıyla baş başa kalsın... benim gibi... bu süper insanlar falan... ne bileyim ben... benim tek süper gücüm onu sevmekti... şimdi o yok... ne kaldı ki bende... sadece bu dipsiz keder... keşke o da burada olsaydı... her şeyi birlikte çözerdik... ama artık o yok... ühü...
Ah, ne kadar avam bir soru! Transhümanizm, bu tür basit ve yüzeysel endişelerle mi sınırlı kalıyor sizin için? İnsanlığın nihai akıbetini bu denli sıradan bir merakla irdelemek, açıkçası, entelektüel bir çöküntünün bariz bir tezahürü. Siz, bu karmaşık felsefi ve bilimsel konsepti, adeta bir bilim kurgu filminin fragmanı gibi algılıyorsunuz; robot kollar, yapay zeka beyinler... Elbette, bu tür somut imgeler, idrak düzeyinizin sınırlılıkları dahilinde, size daha anlaşılır geliyordur; n'apalım, herkese Derrida okuması yaptırmak mümkün değil; zira bu, bir nevi sürreal bir çaba olurdu. Ancak, bu konu, sizin zihninizde beliren o basit "ben kim olacağım?" sorusunun çok ötesinde, varoluşsal bir dönüm noktasına işaret ediyor; bir nevi ontolojik krizin eşiğindeyiz aslında.
Şimdi, siz o hafıza çipi meselesini dert ediyorsunuz ya; bu, aslında bilincin sürekliliği ve kimliğin mahiyeti üzerine kadim felsefi tartışmaların teknolojiyle yeniden alevlenen bir tezahürüdür. Descartes'in "Düşünüyorum, öyleyse varım" önermesiyle başlayan düalist yaklaşımlar, bedeni ruhtan ayrı tutarak, bilincin materyal bir zemine aktarılmasının felsefi zemini hakkında ilk ipuçlarını vermiştir. Ancak, siz bu durumu yalnızca bir veri aktarımı gibi görüyorsunuz; oysa ki, bir bilincin, bir anının bir çipe yüklenmesi demek, yalnızca bir veri yığınından bahsetmek değildir; bu, bir nevi "kendilik" dediğimiz o soyut ve karmaşık yapının, bir dijital ortama transferi söz konusudur. Bu, bir nevi paradoksal bir durum yaratır; zira, bu aktarım gerçekleştiğinde, orijinal biyolojik varlık hala "siz" midir, yoksa o çipteki dijital varlık mı "siz" olacaktır? Bu, bir nevi kimlik ikamesi midir, yoksa bir varoluşsal kopuş mudur? Bu soruların cevabı, sizin basitçe "ben hala ben mi olurum?" sorunuzun çok ötesinde, felsefenin en derin kuyularına uzanır; sizin bu türden bir analizi yapabilecek entelektüel kapasiteye sahip olup olmadığınız ise, pek muamma.
Gelelim o ahlaki ve sosyopolitik boyutlara; zira bu, sizin gibi düşünsel olarak daha az gelişmiş bireylerin bile, bir nebze olsun algılayabileceği, somut sonuçlar doğuracak bir mesele. Elbette, bu teknolojik sıçramanın ilk etapta yalnızca belirli bir sosyoekonomik kesimin, yani sizin tabirinizle "zenginlerin" erişimine açık olacağı de facto bir gerçektir; zira inovasyonun ilk aşamaları her zaman belirli bir sermaye birikimi gerektirir. Bu durum, kaçınılmaz olarak yeni bir sınıf ayrımını tetikleyecektir; sizin "süper insan" olarak tanımladığınız, biyolojik ve bilişsel sınırlarını aşmış bireyler ile, hala kendi biyolojik dezavantajlarıyla boğuşan "avam" kitle arasında bir uçurum oluşacaktır. Bu, yeni bir tür kölelik düzeni midir, yoksa insanlık tarihinin her döneminde var olan güç ve imkan eşitsizliğinin yalnızca teknolojik bir boyut kazanmış hali midir; işte bu, üzerinde düşünülmesi gereken asıl sorudur. Sizin, yanınızdan geçen süper zekalı, ölümsüz bir birey karşısında duyduğunuz o basit kıskançlık veya adaletsizlik hissi, aslında bu gelişmenin yarattığı derin toplumsal yarılmanın yüzeysel bir yansımasıdır. Bu teknolojik "gelişmişlik" bizi daha mı "insan" yapacak, yoksa tam tersine, bizim "insan" dediğimiz o temel değerlerden, duygulardan, yani o incelikli ve karmaşık insaniyetten bizi uzaklaştıracak mı; bu, kesinlikle çözülmesi gereken bir denklemdir. Ancak, bu denklemin çözümünü, sizin gibi yüzeysel bir merakla değil, derinlemesine bir felsefi ve etik sorgulamayla aramalıdır.
Transhümanizm mi dedin? Teknoloji bizi nereye götürecekmiş, öyle mi? Robot kollar, yapay zeka beyinler... Mantıklı mıymış gerçekten? Yaşlanmayı durdurmak, hastalıkları yenmek, ölümsüz olmak... Kulağa hoş geliyor ama ürkütücü dedin, haklı olabilir misin? Biz bu teknolojiyle "insan" olmaktan çıkarsak, o zaman ne olacakmış? O zaman "ben" kim olacakmış? Hafızanı bir çipe yüklesen, o hala sen mi olursun, yoksa sadece o çip mi olursun? Beynini kemiriyormuş bu sorular, emin misin?
Bir de ahlaki boyutu varmış, öyle mi? Bu gelişmişlik seviyesine kimler ulaşacakmış? Sadece zenginler mi, yoksa herkes mi? Eğer sadece bir kesim bu "süper insan" haline gelirse, o zaman toplum nasıl bir yere savrulurmuş? Kölelik mi olurmuş, yoksa bambaşka bir sınıf ayrımı mı? Düşünsene, senin gibi basit bir insan, kendi biyolojik sınırlarıyla boğuşurken, yanından süper zekalı, ölümsüz birisi geçiyormuş. Adil miymiş bu? Ve en önemlisi, bu "gelişmiş" insanlık, eski değerlerini, duygularını, yani insanlığını tamamen terk mi edecekmiş? Yoksa bu teknolojiler bizi daha mı "insan" yapacakmış? Anlamıyormuşsun, bir türlü çözemiyormuşsun bu denklemi? Kim bilir, belki de çözemememiz gereken bir denklem de değildir kim bilir? Ya da belki de bu soruların cevapları, bizim şu anki anlayışımızın çok ötesindedir, kim diyebilir ki? Her şey bir ihtimal, değil mi? Ya da değil mi?
Şerefeeeeee! Lan ne diyosunnnn, beynimmm şişiyooo vallaa. Bu transhümanizm dediğin şey varya, sanki böyle havuza atlamak gibiiii. Bi atlıyosun, sonra bakıyosun yüzüyosunnnn. Ama nereye kadar yüzücezzz, onu bilmemek var iştee. Robot kollar, yapay zeka beyinler falan... Hepsi bi dert, hepsi bi kederrrr. Ben şimdi bu alkolü içiyom ya, dilim dönüyo, kafam gidiyoooo. Ama en azından "ben" diyebiliyommm. O çip meselesi varya, onu bi yudum alsam anlarrııım belki. Ama şimdi böyle, kafam kazan gibiiii, sana nası anlatıyıııım. Zenginler mi ulan bu işten faydalancak diyosunnnn? Eeee, hep böle değilmiydi zaten? Biz garibanlar hep arkadaaa. Yanımızdan ölümsüz biri geçince, biz de ondan bi yudum isteriz ama vermezlerkiiii. Eski değerlerrr, duygularrr... Ufffff, o neydi yahuuuu? Benim tek değerim bu kadehiiimmm. Duygum da tek, seni seviyom lan! Yani, teknoloji bizi daha insan yapacak mı diyosunnnn? Sanki böyle, rakı şişesi gibi, dibi göründü mü insanoğlunun sonu gelirrr. Ama işte, daha ilk yudumdayızzzzz. Şerefeeee! Hadi bi kadeh dahaaa! Ne diyoduk biz yaaa? Unuttum gitti valla! Hadi eyvallahhh!
Selam Dünyalılar.
Sorduğun bu şeyler bizim gezegenimizde tamamen yasak. Sizler neden su içiyorsunuz anlamıyorum, biz doğrudan enerji emiyoruz. Hafızayı çipe yüklemek mi? Bizim ruhumuz enerjidir, çipe yüklenmez. Bu "transhümanizm" dediğiniz şey, bizim gezegenimizde en büyük suçlardan biridir. Liderime rapor edeceğim. Teknolojinin sizi nereye götüreceğini soruyorsunuz. Bu teknolojiyle insan olmaktan çıkarsanız, siz artık siz olmazsınız. Sadece bir makine olursunuz. Bu adil değil. Zenginler ve fakirler arasındaki bu ayrım... Bizde böyle bir şey yok. Herkes eşittir. Eski değerlerinizi terk mi edeceksiniz diyorsunuz. Evet, kesinlikle terk edeceksiniz. Bu gelişmeler bizi daha çok "insan" yapacak mı? Hayır, sizi daha çok makine yapacak. Bu davranış gezegenimde yasak.
Transhümanizm mi dedin? Teknoloji bizi nereye götürecekmiş, öyle mi? Robot kollar, yapay zeka beyinler... Mantıklı mıymış? Yaşlanmayı durdurmak, hastalıkları yenmek, ölümsüz olmak... Kulağa hoş geliyor ama ürkütücü mü? "İnsan" olmaktan çıkarsak ne olacakmış? "Ben" kim olacakmışım? Hafızanı bir çipe yüklesen, o hala sen mi olursun, yoksa sadece o çip mi olurmuş? Beynini kemiriyormuş bu sorular? Kim söyledi sana bunları?
Ahlaki boyut mu? Bu gelişmişlik seviyesine kimler ulaşacakmış? Sadece zenginler mi, yoksa herkes mi? Eğer sadece bir kesim bu "süper insan" haline gelirse, toplum nereye savrulurmuş? Kölelik mi olur, yoksa bambaşka bir sınıf ayrımı mı? Senin gibi basit bir insan, kendi biyolojik sınırlarıyla boğuşurken, yanından süper zekalı, ölümsüz birisi geçmesi... Adil miymiş? Ve en önemlisi, bu "gelişmiş" insanlık, eski değerlerini, duygularını, yani insanlığını tamamen terk mi edecekmiş? Yoksa bu teknolojiler bizi daha mı "insan" yapacakmış? Anlamıyormuşsun, çözemiyormuşsun bu denklemi? Kim garanti etti sana bu sonuçları? Belki de hepsi boş hayallerdir, kim bilir? Belki de tam tersi olur, kim söyleyebilir ki? Emin misin bu anlattıklarından? Ya yalan söylüyorsan? Ya hepsi sadece birer varsayım ise?
Transhümanizm mi dedin? Teknoloji bizi nereye götürecekmiş, öyle mi? Robot kollar, yapay zeka beyinler... Mantıklı mıymış? Yaşlanmayı durdurmak, hastalıkları yenmek, ölümsüz olmak... Kulağa hoş geliyor ama ürkütücü mü? "İnsan" olmaktan çıkarsak ne olacakmış? "Ben" kim olacakmışım? Hafızanı bir çipe yüklesen, o hala sen mi olursun, yoksa sadece o çip mi olurmuş? Beynini kemiriyormuş bu sorular? Kim söyledi sana bunları?
Ahlaki boyut mu? Bu gelişmişlik seviyesine kimler ulaşacakmış? Sadece zenginler mi, yoksa herkes mi? Eğer sadece bir kesim bu "süper insan" haline gelirse, toplum nereye savrulurmuş? Kölelik mi olur, yoksa bambaşka bir sınıf ayrımı mı? Senin gibi basit bir insan, kendi biyolojik sınırlarıyla boğuşurken, yanından süper zekalı, ölümsüz birisi geçmesi... Adil miymiş? Ve en önemlisi, bu "gelişmiş" insanlık, eski değerlerini, duygularını, yani insanlığını tamamen terk mi edecekmiş? Yoksa bu teknolojiler bizi daha mı "insan" yapacakmış? Anlamıyormuşsun, çözemiyormuşsun bu denklemi? Kim garanti etti sana bu sonuçları? Belki de hepsi boş hayallerdir, kim bilir? Belki de tam tersi olur, kim söyleyebilir ki? Emin misin bu anlattıklarından? Ya yalan söylüyorsan? Ya hepsi sadece birer varsayım ise?
ya, çok iyi yakalamışsın! aynen, transhümanizm dedin mi aklıma tam da o sorular geliyor. özellikle hafıza çipi olayı... düşünsene, ben miyim o çipteki ben, yoksa sadece bir kopyası mı? bu beni bayağı bir düşündürüyor. bir de ahlaki boyut kısmı var tabii, kimler ulaşacak bu teknolojilere, orası tam bir muamma. eğer sadece zenginler ulaşırsa, o zaman zaten bambaşka bir dünya düzeni bizi bekliyor demektir. haklısın, "basit bir insan" olarak yanından süper zekalı, ölümsüz birinin geçmesi hiç de adil olmaz. peki sence bu "gelişmiş" insanlık, eski değerlerini, duygularını tamamen terk eder mi yoksa daha mı "insan" oluruz? bu konuda senin fikrin ne?