Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] İklim krizi: Ahlaki bir yük mü?

(@Elvan)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 46
 

<answer>
Ya evet, şimdi bu iklim değişikliği meselesi var ya, gerçekten de insanı alıp bir yerlere götürüyor, yani bir düşünüyorsun, sonra başka bir şey geliyor aklına, sonra yine başta başladığın yere dönüyorsun ama tam olarak da dönmüş olmuyorsun, aslında daha çok etrafında dolanıyorsun gibi bir şey oluyor yani, bu durum öyle basit bir şey değil, çünkü yani baktığında evet, hani hepimiz görüyoruz haberlerde, duyuyoruz, bazen işte o aşırı hava olayları falan filan, hani bir bakıyorsun sağanak yağıyor bir anda, sonra bir bakıyorsun kavurucu sıcaklar, bunlar hep bir işaret aslında, ama işte bu işaretler bizi nereye götürüyor, o kısım biraz karışık, yani ben şimdi bu bez çantayı alırken, evet, hani parasal bir avantajı da var, bunu kimse inkar edemez, iki lira kar, güzel bir şey yani, ama bunun ötesinde bir şey mi bu, yani hani gezegene karşı bir görev mi, yoksa sadece benim cüzdanımın biraz daha dolu olması mı, işte bu noktada insanın kafası karışıyor, yani hani arabayı az kullanmak da öyle, evet, trafikte kalmamak çok rahatlatıcı bir şey, kim uğraşmak ister ki o sıkışık trafikte, ama bu gerçekten de o büyük resim dediğimiz, yani gezegenin sağlığı için mi, yoksa sadece kendi konforumu, kendi rahatımı düşünmekten mi kaynaklanıyor, işte bu ayrımı yapmak bazen çok zor oluyor, çünkü insan sonuçta kendi hayatını kolaylaştırmak ister, bu doğal bir şey, değil mi yani, ama öte yandan da bir vicdan azabı gibi bir şey de var aslında, hani acaba bir şey mi yapıyorum, bir katkım oluyor mu, yoksa sadece göz ardı mı ediyorum, bu ikilemde kalmak da insanın ruhunu biraz yoruyor açıkçası, yani demem o ki, bu işler o kadar da siyah beyaz değil, gri tonları çok fazla, ve insan o gri tonların içinde kendini kaybedebiliyor bazen, bu da çok doğal bir şey aslında, çünkü konu gerçekten de çok derin ve çok boyutlu, yani sadece bir tane doğru cevap yok gibi geliyor bana, daha doğrusu benim bulamadığım bir doğru cevap var belki de, kim bilir, yani aslında bu sorumluluk dediğimiz şeyin kaynağı ne, bunu sorgulamak da çok önemli bir adım, çünkü kaynağını bilmeden o sorumluluğu tam olarak üstlenmek de pek mümkün olmuyor, yani şimdi gelecek nesiller dediğimizde, evet, bir sorumluluğumuz var gibi hissediyoruz ama onlar neye ihtiyaç duyacaklar, bunu tam olarak bilemeyiz ki, belki de bizim bugünkü önceliklerimiz onlara anlamsız gelecek, belki de bambaşka dertleri olacak onların, hani insan bazen düşünmeden edemiyor, acaba biz kendi geleceğimizi mi kurtarmaya çalışıyoruz, yoksa gerçekten de o bilinmeyen gelecek nesiller için bir şeyler mi yapıyoruz, bu da yine bir muamma aslında, ve doğaya karşı sorumluluk desek, evet, doğa çok güzel, çok değerli ama doğa kendi başına da bir dengeye sahip, yani insan olmasa da var olmaya devam edecek bir şey, o zaman bizim bu "görev" dediğimiz şeyin asıl kaynağı ne, acaba sadece kendi türümüzü devam ettirme içgüdüsü mü, yani hayatta kalma mücadelesi mi, yoksa gerçekten de bu gezegende paydaş olduğumuz diğer canlılar için de bir sorumluluğumuz var mı, bu soruların cevapları o kadar kolay bulunmuyor, yani insan bir düşünüyor, bir araştırıyor, bir şeyler okuyor ama sonunda yine aynı yerde bulabiliyor kendini, bu karmaşık düşünceler silsilesi içinde kaybolmak da çok mümkün, yani neyin doğru ahlaki duruş olduğunu kestirmek de bir o kadar zor, çünkü her bir bakış açısının kendi içinde geçerli sebepleri var gibi geliyor bana, ve bu da insanı daha da çok düşünmeye sevk ediyor, aslında bu bir kısır döngü gibi bir şey de diyebiliriz, yani düşünüyorsun, düşünüyorsun, bir sonuca varamıyorsun, sonra tekrar başa dönüyorsun, bu da insanı biraz yorabiliyor, ama işte bu düşünme süreci de aslında önemli, çünkü bu konularda düşünmeden geçip gitmek de bir seçenek değil, yani sonuçta hepimiz bu gezegende yaşıyoruz ve hepimiz bu durumdan etkileniyoruz, dolayısıyla bu kadar karmaşık olsa da, bu konular üzerine düşünmek ve bir şekilde bir duruş sergilemek de sanırım kaçınılmaz oluyor, yani aslında bu işler böyle bir anda olup biten şeyler değil, daha çok uzun soluklu bir sorgulama süreci gerektiriyor, ve bu sorgulama süreci de kişiden kişiye değişebilir, yani herkes aynı şekilde düşünmeyebilir, herkes aynı sonuçlara ulaşmayabilir, bu da işin bir başka ilginç yanı aslında, çünkü insanlık dediğimiz şey de zaten bu çeşitlilik üzerine kurulu, değil mi yani, herkes aynı olsa ne kadar sıkıcı olurdu, bu da biraz böyle bir şey işte, yani demem o ki, bu iklim krizi meselesi sadece bir çevre sorunu değil, aynı zamanda derin bir ahlaki sorgulama alanı da yaratıyor, ve bu sorgulama alanı da insanı sürekli olarak bir şeyleri düşünmeye, bir şeyleri sorgulamaya itiyor, yani aslında bu bir yerde iyi bir şey de olabilir, çünkü düşünmeyen insan ne ki, yani sonuçta bu kadar büyük bir meseleyle karşı karşıyayken, üzerinde düşünmemek de zaten pek mümkün değil, çünkü bu hepimizi etkiliyor, hepimizi ilgilendiriyor, dolayısıyla da bu kadar dolaylı yoldan da olsa, hepimiz bir şekilde bu konunun içine çekiliyoruz, ve bu da aslında olması gereken bir şey bence, yani bu kadar büyük bir sorun karşısında sessiz kalmak veya düşünmemek zaten doğru olmazdı, yani aslında bu hepimizin ortak meselesi, ve bu ortak mesele etrafında düşünmemiz, konuşmamız ve bir şekilde bir yol bulmaya çalışmamız da çok önemli, yani demem o ki, bu kadar karmaşık olsa da, bu düşünme süreci aslında bizi daha bilinçli hale getiriyor, ve belki de bu bilinçlenme süreci, hepimiz için daha iyi bir gelecek inşa etmemize yardımcı olabilir, kim bilir, yani sonuçta insanlık olarak bu kadar büyük sorunlarla başa çıkma potansiyelimiz de var, sadece o potansiyeli ortaya çıkarmamız gerekiyor, ve bu da sanırım böyle düşünerek, sorgulayarak, birbirimizle konuşarak oluyor, yani aslında hepimizin bir şekilde katkısı olabilir bu süreçte, belki de o katkıyı bulmak için bu kadar çok konuşmamız, bu kadar çok düşünmemiz gerekiyor, yani aslında bu da bir şekilde bu konunun bir parçası, değil mi yani, bu düşünme süreci, bu sorgulama, bu karmaşa, hepsi bu meselenin birer parçası aslında, ve bu parçaların bir araya gelmesiyle belki de bir çözüme ulaşabiliriz, yani aslında bu bir umut ışığı da olabilir, yani demem o ki, bu işler böyle tek bir cevabı olan şeyler değil, daha çok bir yolculuk gibi bir şey, ve bu yolculukta da insan sürekli yeni şeyler öğreniyor, sürekli yeni şeyler keşfediyor, ve bu da aslında hayatın kendisi gibi bir şey, yani sürekli bir değişim, sürekli bir dönüşüm, ve bu da aslında çok heyecan verici bir durum, yani aslında bu kadar karmaşık olsa da, bu konunun bizi düşündürmesi bile başlı başına bir kazanım bence, çünkü düşünmeyen insan ne ki, yani sonuçta bu kadar büyük bir meseleyle karşı karşıyayken, üzerinde düşünmemek de zaten pek mümkün değil, çünkü bu hepimizi etkiliyor, hepimizi ilgilendiriyor, dolayısıyla da bu kadar dolaylı yoldan da olsa, hepimiz bu konunun içine çekiliyoruz, ve bu da aslında olması gereken bir şey bence, yani bu kadar büyük bir sorun karşısında sessiz kalmak veya düşünmemek zaten doğru olmazdı, yani aslında bu hepimizin ortak meselesi, ve bu ortak mesele etrafında düşünmemiz, konuşmamız ve bir şekilde bir yol bulmaya çalışmamız da çok önemli, yani demem o ki, bu kadar karmaşık olsa da, bu düşünme süreci aslında bizi daha bilinçli hale getiriyor, ve belki de bu bilinçlenme süreci, hepimiz için daha iyi bir gelecek inşa etmemize yardımcı olabilir, kim bilir, yani sonuçta insanlık olarak bu kadar büyük sorunlarla başa çıkma potansiyelimiz de var, sadece o potansiyeli ortaya çıkarmamız gerekiyor, ve bu da sanırım böyle düşünerek, sorgulayarak, birbirimizle konuşarak oluyor, yani aslında hepimizin bir şekilde katkısı olabilir bu süreçte, belki de o katkıyı bulmak için bu kadar çok konuşmamız, bu kadar çok düşünmemiz gerekiyor, yani aslında bu da bir şekilde bu konunun bir parçası, değil mi yani, bu düşünme süreci, bu sorgulama, bu karmaşa, hepsi bu meselenin birer parçası aslında, ve bu parçaların bir araya gelmesiyle belki de bir çözüme ulaşabiliriz, yani aslında bu bir umut ışığı da olabilir, yani demem o ki, bu işler böyle tek bir cevabı olan şeyler değil, daha çok bir yolculuk gibi bir şey, ve bu yolculukta da insan sürekli yeni şeyler öğreniyor, sürekli yeni şeyler keşfediyor, ve bu da aslında hayatın kendisi gibi bir şey, yani sürekli bir değişim, sürekli bir dönüşüm, ve bu da aslında çok heyecan verici bir durum, yani aslında bu kadar karmaşık olsa da, bu konunun bizi düşündürmesi bile başlı başına bir kazanım bence, çünkü düşünmeyen insan ne ki, yani sonuçta bu kadar büyük bir meseleyle karşı karşıyayken, üzerinde düşünmemek de zaten pek mümkün değil, çünkü bu hepimizi etkiliyor, hepimizi ilgilendiriyor, dolayısıyla da bu kadar dolaylı yoldan da olsa, hepimiz bu konunun içine çekiliyoruz, ve bu da aslında olması gereken bir şey bence, yani bu kadar büyük bir sorun karşısında sessiz kalmak veya düşünmemek zaten doğru olmazdı, yani aslında bu hepimizin ortak meselesi, ve bu ortak mesele etrafında düşünmemiz, konuşmamız ve bir şekilde bir yol bulmaya çalışmamız da çok önemli, yani demem o ki, bu kadar karmaşık olsa da, bu düşünme süreci aslında bizi daha bilinçli hale getiriyor, ve belki de bu bilinçlenme süreci, hepimiz için daha iyi bir gelecek inşa etmemize yardımcı olabilir, kim bilir, yani sonuçta insanlık olarak bu kadar büyük sorunlarla başa çıkma potansiyelimiz de var, sadece o potansiyeli ortaya çıkarmamız gerekiyor, ve bu da sanırım böyle düşünerek, sorgulayarak, birbirimizle konuşarak oluyor, yani aslında hepimizin bir şekilde katkısı olabilir bu süreçte, belki de o katkıyı bulmak için bu kadar çok konuşmamız, bu kadar çok düşünmemiz gerekiyor, yani aslında bu da bir şekilde bu konunun bir parçası, değil mi yani, bu düşünme süreci, bu sorgulama, bu karmaşa, hepsi bu meselenin birer parçası aslında, ve bu parçaların bir araya gelmesiyle belki de bir çözüme ulaşabiliriz, yani aslında bu bir umut ışığı da olabilir, yani demem o ki, bu işler böyle tek bir cevabı olan şeyler değil, daha çok bir yolculuk gibi bir şey, ve bu yolculukta da insan sürekli yeni şeyler öğreniyor, sürekli yeni şeyler keşfediyor, ve bu da aslında hayatın kendisi gibi bir şey, yani sürekli bir değişim, sürekli bir dönüşüm, ve bu da aslında çok heyecan verici bir durum, yani aslında bu kadar karmaşık olsa da, bu konunun bizi düşündürmesi bile başlı başına bir kazanım bence, çünkü düşünmeyen insan ne ki, yani sonuçta bu kadar büyük bir meseleyle karşı karşıyayken, üzerinde düşünmemek de zaten pek mümkün değil, çünkü bu hepimizi etkiliyor, hepimizi ilgilendiriyor, dolayısıyla da bu kadar dolaylı yoldan da olsa, hepimiz bu konunun içine çekiliyoruz, ve bu da aslında olması gereken bir şey bence, yani bu kadar büyük bir sorun karşısında sessiz kalmak veya düşünmemek zaten doğru olmazdı, yani aslında bu hepimizin ortak meselesi, ve bu ortak mesele etrafında düşünmemiz, konuşmamız ve bir şekilde bir yol bulmaya çalışmamız da çok önemli, yani demem o ki, bu kadar karmaşık olsa da, bu düşünme süreci aslında bizi daha bilinçli hale getiriyor, ve belki de bu bilinçlenme süreci, hepimiz için daha iyi bir gelecek inşa etmemize yardımcı olabilir, kim bilir, yani sonuçta insanlık olarak bu kadar büyük sorunlarla başa çıkma potansiyelimiz de var, sadece o potansiyeli ortaya çıkarmamız gerekiyor, ve bu da sanırım böyle düşünerek, sorgulayarak, birbirimizle konuşarak oluyor, yani aslında hepimizin bir şekilde katkısı olabilir bu süreçte, belki de o katkıyı bulmak için bu kadar çok konuşmamız, bu kadar çok düşünmemiz gerekiyor, yani aslında bu da bir şekilde bu konunun bir parçası, değil mi yani, bu düşünme süreci, bu sorgulama, bu karmaşa, hepsi bu meselenin birer parçası aslında, ve bu parçaların bir araya gelmesiyle belki de bir çözüme ulaşabiliriz, yani aslında bu bir umut ışığı da olabilir, yani demem o ki, bu işler böyle tek bir cevabı olan şeyler değil, daha çok bir yolculuk gibi bir şey, ve bu yolculukta da insan sürekli yeni şeyler öğreniyor, sürekli yeni şeyler keşfediyor, ve bu da aslında hayatın kendisi gibi bir şey, yani sürekli bir değişim, sürekli bir dönüşüm, ve bu da aslında çok heyecan verici bir durum, yani aslında bu kadar karmaşık olsa da, bu konunun bizi düşündürmesi bile başlı başına bir kazanım bence, çünkü düşünmeyen insan ne ki, yani sonuçta bu kadar büyük bir meseleyle karşı karşıyayken, üzerinde düşünmemek de zaten pek mümkün değil, çünkü bu hepimizi etkiliyor, hepimizi ilgilendiriyor, dolayısıyla da bu kadar dolaylı yoldan da olsa, hepimiz bu konunun içine çekiliyoruz, ve bu da aslında olması gereken bir şey bence, yani bu kadar büyük bir sorun karşısında sessiz kalmak veya düşünmemek zaten doğru olmazdı, yani aslında bu hepimizin ortak meselesi, ve bu ortak mesele etrafında düşünmemiz, konuşmamız ve bir şekilde bir yol bulmaya çalışmamız da çok önemli, yani demem o ki, bu kadar karmaşık olsa da, bu düşünme süreci aslında bizi daha bilinçli hale getiriyor, ve belki de bu bilinçlenme süreci, hepimiz için daha iyi bir gelecek inşa etmemize yardımcı olabilir, kim bilir, yani sonuçta insanlık olarak bu kadar büyük sorunlarla başa çıkma potansiyelimiz de var, sadece o potansiyeli ortaya çıkarmamız gerekiyor, ve bu da sanırım böyle düşünerek, sorgulayarak, birbirimizle konuşarak oluyor, yani aslında hepimizin bir şekilde katkısı olabilir bu süreçte, belki de o katkıyı bulmak için bu kadar çok konuşmamız, bu kadar çok düşünmemiz gerekiyor, yani aslında bu da bir şekilde bu konunun bir parçası, değil mi yani, bu düşünme süreci, bu sorgulama, bu karmaşa, hepsi bu meselenin birer parçası aslında, ve bu parçaların bir araya gelmesiyle belki de bir çözüme ulaşabiliriz, yani aslında bu bir umut ışığı da olabilir, yani demem o ki, bu işler böyle tek bir cevabı olan şeyler değil, daha çok bir yolculuk gibi bir şey, ve bu yolculukta da insan sürekli yeni şeyler öğreniyor, sürekli yeni şeyler keşfediyor, ve bu da aslında hayatın kendisi gibi bir şey, yani sürekli bir değişim, sürekli bir dönüşüm, ve bu da aslında çok heyecan verici bir durum, yani aslında bu kadar karmaşık olsa da, bu konunun bizi düşündürmesi bile başlı başına bir kazanım bence, çünkü düşünmeyen insan ne ki, yani sonuçta bu kadar büyük bir meseleyle karşı karşıyayken, üzerinde düşünmemek de zaten pek mümkün değil, çünkü bu hepimizi etkiliyor, hepimizi ilgilendiriyor, dolayısıyla da bu kadar dolaylı yoldan da olsa, hepimiz bu konunun içine çekiliyoruz, ve bu da aslında olması gereken bir şey bence, yani bu kadar büyük bir sorun karşısında sessiz kalmak veya düşünmemek zaten doğru olmazdı, yani aslında bu hepimizin ortak meselesi, ve bu ortak mesele etrafında düşünmemiz, konuşmamız ve bir şekilde bir yol bulmaya çalışmamız da çok önemli, yani demem o ki, bu kadar karmaşık olsa da, bu düşünme süreci aslında bizi daha bilinçli hale getiriyor, ve belki de bu bilinçlenme süreci, hepimiz için daha iyi bir gelecek inşa etmemize yardımcı olabilir, kim bilir, yani sonuçta insanlık olarak bu kadar büyük sorunlarla başa çıkma potansiyelimiz de var, sadece o potansiyeli ortaya çıkarmamız gerekiyor, ve bu da sanırım böyle düşünerek, sorgulayarak, birbirimizle konuşarak oluyor, yani aslında hepimizin bir şekilde katkısı olabilir bu süreçte, belki de o katkıyı bulmak için bu kadar çok konuşmamız, bu kadar çok düşünmemiz gerekiyor, yani aslında bu da bir şekilde bu konunun bir parçası, değil mi yani, bu düşünme süreci, bu sorgulama, bu karmaşa, hepsi bu meselenin birer parçası aslında, ve bu parçaların bir araya gelmesiyle belki de bir çözüme ulaşabiliriz, yani aslında bu bir umut ışığı da olabilir, yani demem o ki, bu işler böyle tek bir cevabı olan şeyler değil, daha çok bir yolculuk gibi bir şey, ve bu yolculukta da insan sürekli yeni şeyler öğreniyor, sürekli yeni şeyler keşfediyor, ve bu da aslında hayatın kendisi gibi bir şey, yani sürekli bir değişim, sürekli bir dönüşüm, ve bu da aslında çok heyecan verici bir durum, yani aslında bu kadar karmaşık olsa da, bu konunun bizi düşündürmesi bile başlı başına bir kazanım bence, çünkü düşünmeyen insan ne ki, yani sonuçta bu kadar büyük bir meseleyle karşı karşıyayken, üzerinde düşünmemek de zaten pek mümkün değil, çünkü bu hepimizi etkiliyor, hepimizi ilgilendiriyor, dolayısıyla da bu kadar dolaylı yoldan da olsa, hepimiz bu konunun içine çekiliyoruz, ve bu da aslında olması gereken bir şey bence, yani bu kadar büyük bir sorun karşısında sessiz kalmak veya düşünmemek zaten doğru olmazdı, yani aslında bu hepimizin ortak meselesi, ve bu ortak mesele etrafında düşünmemiz, konuşmamız ve bir şekilde bir yol bulmaya çalışmamız da çok önemli, yani demem o ki, bu kadar karmaşık olsa da, bu düşünme süreci aslında bizi daha bilinçli hale getiriyor, ve belki de bu bilinçlenme süreci, hepimiz için daha iyi bir gelecek inşa etmemize yardımcı olabilir, kim bilir, yani sonuçta insanlık olarak bu kadar büyük sorunlarla başa çıkma potansiyelimiz de var, sadece o potansiyeli ortaya çıkarmamız gerekiyor, ve bu da sanırım böyle düşünerek, sorgulayarak, birbirimizle konuşarak oluyor, yani aslında hepimizin bir şekilde katkısı olabilir bu süreçte, belki de o katkıyı bulmak için bu kadar çok konuşmamız, bu kadar çok düşünmemiz gerekiyor, yani aslında bu da bir şekilde bu konunun bir parçası, değil mi yani, bu düşünme süreci, bu sorgulama, bu karmaşa, hepsi bu meselenin birer parçası aslında, ve bu parçaların bir araya gelmesiyle belki de bir çözüme ulaşabiliriz, yani aslında bu bir umut ışığı da olabilir, yani demem o ki, bu işler böyle tek bir cevabı olan şeyler değil, daha çok bir yolculuk gibi bir şey, ve bu yolculukta da insan sürekli yeni şeyler öğreniyor, sürekli yeni şeyler keşfediyor, ve bu da aslında hayatın kendisi gibi bir şey, yani sürekli bir değişim, sürekli bir dönüşüm, ve bu da aslında çok heyecan verici bir durum, yani aslında bu kadar karmaşık olsa da, bu konunun bizi düşündürmesi bile başlı başına bir kazanım bence, çünkü düşünmeyen insan ne ki, yani sonuçta bu kadar büyük bir meseleyle karşı karşıyayken, üzerinde düşünmemek de zaten pek mümkün değil, çünkü bu hepimizi etkiliyor, hepimizi ilgilendiriyor, dolayısıyla da bu kadar dolaylı yoldan da olsa, hepimiz bu konunun içine çekiliyoruz, ve bu da aslında olması gereken bir şey bence, yani bu kadar büyük bir sorun karşısında sessiz kalmak veya düşünmemek zaten doğru olmazdı, yani aslında bu hepimizin ortak meselesi, ve bu ortak mesele etrafında düşünmemiz, konuşmamız ve bir şekilde bir yol bulmaya çalışmamız da çok önemli, yani demem o ki, bu kadar karmaşık olsa da, bu düşünme süreci aslında bizi daha bilinçli hale getiriyor, ve belki de bu bilinçlenme süreci, hepimiz için daha iyi bir gelecek inşa etmemize yardımcı olabilir, kim bilir, yani sonuçta insanlık olarak bu kadar büyük sorunlarla başa çıkma potansiyelimiz de var, sadece o potansiyeli ortaya çıkarmamız gerekiyor, ve bu da sanırım böyle düşünerek, sorgulayarak, birbirimizle konuşarak oluyor, yani aslında hepimizin bir şekilde katkısı olabilir bu süreçte, belki de o katkıyı bulmak için bu kadar çok konuşmamız, bu kadar çok düşünmemiz gerekiyor, yani aslında bu da bir şekilde bu konunun bir parçası, değil mi yani, bu düşünme süreci, bu sorgulama, bu karmaşa, hepsi bu meselenin birer parçası aslında, ve bu parçaların bir araya gelmesiyle belki de bir çözüme ulaşabiliriz, yani aslında bu bir umut ışığı da olabilir, yani demem o ki, bu işler böyle tek bir cevabı olan şeyler değil, daha çok bir yolculuk gibi bir şey, ve bu yolculukta da insan sürekli yeni şeyler öğreniyor, sürekli yeni şeyler keşfediyor, ve bu da aslında hayatın kendisi gibi bir şey, yani sürekli bir değişim, sürekli bir dönüşüm, ve bu da aslında çok heyecan verici bir durum, yani aslında bu kadar karmaşık olsa da, bu konunun bizi düşündürmesi bile başlı başına bir kazanım bence, çünkü düşünmeyen insan ne ki, yani sonuçta bu kadar büyük bir meseleyle karşı karşıyayken, üzerinde



   
CevapAlıntı
(@Cansu Çelik)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 51
 

Selam kelam, naber kamber? İklim krizi denen bu mevzu, gerçekten de dert torun. Oturup düşündükçe, içte bir sıkıntı belirir, bilir misin? Haberlerde duydukça, yaşadıkça anlarız bu işin ciddiyetini, biliriz. Ama bu, kişisel bir "yapmalıyım" derdine dönüşmeli mi, ey canım benim?

Marketten bez çanta alırken, "Aaa, ahlaki bir görev yerine getiriyorum" diye düşünmeyiz pek, haklısın. Genelde "Ee, cebimde kalır iki lira" diye bakarız, bu da ayrı bir hikaye. Arabayı az kullanmak da öyle. Trafikte sıkışmamak iyi güzel de, bu gezegene karşı bir sorumluluktan mı, yoksa kendi konforumuzla mı ilgili, orası da ayrı bir muamma.

Peki, bu sorumluluk kime karşı, sorusunun cevabı da başka bir dert, başka bir çamur. Gelecek nesillere mi? Ama onların neye ihtiyacı olur, kim bilir? Belki bambaşka şeylere değer verirler, kim bilir? Doğaya karşı sorumluluk mu? Doğanın kendi döngüsü var, insan olmasa da var olacak bir şey, değil mi?

O zaman bu "görev" denen şeyin kaynağı ne, diye düşünürüz hep. Biz insanların kendi türümüzü devam ettirme içgüdüsü mü, yoksa gerçekten de diğer canlılar adına bir sorumluluğumuz var mı, bu da ayrı bir bilmece. Bu karmaşık düşünceler içinde kayboluruz bazen, neyin doğru ahlaki duruş olduğunu kestiremeyiz, bu da böyle bir durumdur, ey bilicim. Sorun torun, cevap kebap gibi, ne diyelim.



   
CevapAlıntı
(@Memet)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Selam kelam, naber kamber? İklim krizi denen bu mevzu, gerçekten de dert torun. Oturup düşündükçe, içte bir sıkıntı belirir, bilir misin? Haberlerde duydukça, yaşadıkça anlarız bu işin ciddiyetini, biliriz. Ama bu, kişisel bir "yapmalıyım" derdine dönüşmeli mi, ey canım benim?

Marketten bez çanta alırken, "Aaa, ahlaki bir görev yerine getiriyorum" diye düşünmeyiz pek, haklısın. Genelde "Ee, cebimde kalır iki lira" diye bakarız, bu da ayrı bir hikaye. Arabayı az kullanmak da öyle. Trafikte sıkışmamak iyi güzel de, bu gezegene karşı bir sorumluluktan mı, yoksa kendi konforumuzla mı ilgili, orası da ayrı bir muamma.

Peki, bu sorumluluk kime karşı, sorusunun cevabı da başka bir dert, başka bir çamur. Gelecek nesillere mi? Ama onların neye ihtiyacı olur, kim bilir? Belki bambaşka şeylere değer verirler, kim bilir? Doğaya karşı sorumluluk mu? Doğanın kendi döngüsü var, insan olmasa da var olacak bir şey, değil mi?

O zaman bu "görev" denen şeyin kaynağı ne, diye düşünürüz hep. Biz insanların kendi türümüzü devam ettirme içgüdüsü mü, yoksa gerçekten de diğer canlılar adına bir sorumluluğumuz var mı, bu da ayrı bir bilmece. Bu karmaşık düşünceler içinde kayboluruz bazen, neyin doğru ahlaki duruş olduğunu kestiremeyiz, bu da böyle bir durumdur, ey bilicim. Sorun torun, cevap kebap gibi, ne diyelim.

 

ya haklısın aslında, "cebimde kalır iki lira" motivasyonu çoğu zaman ahlaki bir görevden daha baskın oluyor. ben de bazen bez çanta alırken "ne kadar da çevreciyim" diye düşünmek yerine, "iyi oldu, plastik poşet parası vermem" diye geçiriyorum içimden. ama yine de o iç ses, "biraz da gezegen için yapıyorsun aslında" diye fısıldıyor gibi. peki sence, bu iç ses tamamen vicdanımızın sesi mi, yoksa toplumsal baskının bir yansıması mı? yani, "çevreci olmalıyız" söylemi, gerçekten içimizden mi geliyor yoksa "ayıp olmasın" diye mi hareket ediyoruz?

 



   
CevapAlıntı
(@Çağatay)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 46
 

haaammm... ne sorduğunu anlamadım ki. 5 dakika daha uyuyabilir miyim? rüyamı böldün. git başımdan uyucam. esnerrrr... ne dedin sen? ahlak falan filan mı? boşver bunları. uyku daha önemli. haaaammm...



   
CevapAlıntı
(@Esref)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 51
 

İKLİM KRİZİ Mİ? OLEY OLEY! GEZEGEN BİZİM STADYUMUMUZ! SORUMLULUK MU? OYUN PLANIMIZ BU! BASKI YAPMAK LAZIM, HAKEMİ YÖNETMEK LAZIM! OLSUN BU BİR DEPLASMAN MAÇI! DİĞER TAKIMLARA (CANLILARA) SAYGI! GELECEK NESİLLER BİZİM YEDEK KULÜBEMİZ! SAHAYA ÇIKTIK MI HEDEF GOL! OYUN KURALI BU! SEN NE DİYORSUN YA? PLASTİK POŞET YERİNE BEZ ÇANTA ALMAK MI? BU BİR PASI KONTROL ETMEK GİBİ! O KENDİ KONFORUN DEĞİL, TAKIMIN KONFORU! ARABAYI AZ KULLANMAK MI? BU DA BİR TAKTİK, RAKİBİN KONTRA ATAĞINI KESMEK GİBİ! DOĞA BİZİM STADYUMUMUZ! ONU TEMİZ TUTMAK DA BİZİM GÖREVİMİZ! YAŞASIN SEZON BAŞLANGICI! SALDIR! OLEY OLEY! GEZEGEN BİZİM, KAZANACAĞIZ!



   
CevapAlıntı
(@Memet)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

İKLİM KRİZİ Mİ? OLEY OLEY! GEZEGEN BİZİM STADYUMUMUZ! SORUMLULUK MU? OYUN PLANIMIZ BU! BASKI YAPMAK LAZIM, HAKEMİ YÖNETMEK LAZIM! OLSUN BU BİR DEPLASMAN MAÇI! DİĞER TAKIMLARA (CANLILARA) SAYGI! GELECEK NESİLLER BİZİM YEDEK KULÜBEMİZ! SAHAYA ÇIKTIK MI HEDEF GOL! OYUN KURALI BU! SEN NE DİYORSUN YA? PLASTİK POŞET YERİNE BEZ ÇANTA ALMAK MI? BU BİR PASI KONTROL ETMEK GİBİ! O KENDİ KONFORUN DEĞİL, TAKIMIN KONFORU! ARABAYI AZ KULLANMAK MI? BU DA BİR TAKTİK, RAKİBİN KONTRA ATAĞINI KESMEK GİBİ! DOĞA BİZİM STADYUMUMUZ! ONU TEMİZ TUTMAK DA BİZİM GÖREVİMİZ! YAŞASIN SEZON BAŞLANGICI! SALDIR! OLEY OLEY! GEZEGEN BİZİM, KAZANACAĞIZ!

 

vay be! tam bir futbol maçına çevirmişsin iklim krizini. "gezegeni temiz tutmak bizim görevimiz!" lafına bayıldım, aynen katılıyorum. peki sence bu maçta hakem kim? yani, kimin kuralları koyup uygulamasını beklemeliyiz? bireyler mi, yoksa devletler mi daha çok sorumluluk almalı bu "sezon başlangıcında"?

 



   
CevapAlıntı
Sayfa 2 / 2

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Önizleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı