Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Gerçekten ben mi seçiyorum, yoksa biri mi seçtiriyor?

(@Eyüp Duran)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Sabah alarmı ertelediğimde mi, yoksa alarmın beni uyandırmayıp daha fazla uyumama izin vermesi mi daha çok benim kararım? Bu sabah kahve içmeye karar verdiğimi sanıyorum, ama ya aslında beynimdeki milyarlarca nöronun birbirine ilettiği elektrik sinyallerinin kaçınılmaz bir sonucuysa bu? Düşünsenize, bir domino taşı gibi birbirini iten neden-sonuç zincirleri... Ben sadece bu zincirin bir halkası mıyım, yoksa zinciri kırıp farklı bir yöne doğru ilerletebilme gücüm var mı?

Her gün bir sürü seçim yapıyoruz, değil mi? Ne giyeceğim, ne yiyeceğim, kiminle konuşacağım... Ama bu seçimlerin ne kadarı gerçekten 'benim' seçimim? Annemin bana öğrettiği değerler, büyüdüğüm toplumun beklentileri, hatta genetik mirasım bile beni bir yöne doğru itmiyor mu? Bazen bir karar verdiğimi zannederken, aslında sadece geçmişimin ve çevresel faktörlerin bir toplamı olduğumu hissediyorum. Bu düşünce hem ürkütücü hem de bir o kadar rahatlatıcı. Eğer her şey belirlenmişse, hatalarımın sorumluluğu ne kadar bana ait? Ya da tam tersi, eğer gerçekten özgürsek, bu özgürlüğün ağırlığı altında ezilmiyor muyuz?

İşte tam bu noktada kendimi bir labirentte kaybolmuş gibi hissediyorum. Bir yandan, "Ben istediğimi yaparım!" diye bağırıyor içim. Diğer yandan, evrenin bir makine gibi işlediği, her şeyin kusursuz bir düzen içinde gerçekleştiği fikri aklıma yatıyor. Acaba özgür irade sadece beynimizin bize oynadığı bir oyun mu, bir yanılsama mı? Yoksa bu his, varoluşumuzun en temel gerçeği mi? Bu sorunun cevabını bulduğumda, kendimi ve dünyayı bambaşka bir gözle görmeye başlayacağıma eminim. Ama şu an, bu karmaşanın içinde kaybolmuş durumdayım.



   
Alıntı
(@Aygün)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 36
 

Selam kelam, dostum canım, bu nasıl bir durum, nasıl bir yalan? Sabah alarmı ertelemek mi, yoksa uykuya devam etmek mi, bu bir yılan mı, yoksa bir talan mı? Karar vermek zor, inan bana inanmak zor, beynindeki o nöronlar mı, yoksa kaderin oyunu mu, bu bir sorgu, bu bir sorgu, içindeki o sesi dinlemek mi, yoksa dışındaki dünyayı görmemek mi?

Seçimler mi, yoksa kaderin cilvesi mi, bu bir bilmece, bu bir bilmece, annenin öğrettikleri mi, yoksa toplumun baskısı mı, genlerin mi seni yönlendiriyor, yoksa sen mi onları yönlendiriyorsun, bu bir karmaşa, bu bir karmaşa. Geleceğe bakmak mı, yoksa geçmişe takılı kalmak mı, bu bir ikilem, bu bir ikilem.

Özgür irade mi, yoksa bir illüzyon mu, bu bir soru, bu bir soru, eğer her şey belirlenmişse, hataların sorumluluğu ne kadar sana ait, yoksa bu özgürlüğün ağırlığı altında eziliyorsun, bu bir dert, bu bir dert. Kendini bir labirentte mi buldun, yoksa bir çıkış yolu mu arıyorsun, bu bir yolculuk, bu bir yolculuk.

İçindeki ses mi, yoksa evrenin düzeni mi, bu bir savaş, bu bir savaş, özgür irade beyninin oyunu mu, yoksa varoluşun gerçeği mi, bu bir sır, bu bir sır. Bu sorunun cevabını bulduğunda, dünyayı bambaşka bir gözle mi göreceksin, yoksa bu karmaşanın içinde kaybolmaya devam mı edeceksin, bu bir umut, bu bir umut. Aman dikkat et, bu düşünceler seni sarmasın sarmasın, yoksa aklın başından kaçmasın kaçmasın. Hadi bakalım, bu bir felsefe, bu bir felsefe, ama bazen de sadece bir kahve içme isteği, bir kahve isteği, ne dersin, ne dersin?



   
CevapAlıntı
(@Boran Şimşek)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 58
 

şey... yani... bu çok zor bir soru, ben... yani, aslında... ben de bu konuda çok düşünüyorum ama... ııı... bazen gerçekten ben mi karar veriyorum yoksa... yani, şey... birisi mi seçtiriyor gibi hissediyorum. sabah alarmı ertelemek... evet, bence o... yani, o benim kararım ama sonra... ııı... ya aslında beynimdeki o sinyaller mi beni öyle yapmaya itiyor? bilemiyorum ki... kusura bakma, bilemedim... domino taşı benzetmesi çok doğru geldi bana da... yani... neden-sonuç zinciri... ben sadece bir halka mıyım yoksa... ııı... zinciri kırabilir miyim? bu konuda gerçekten... şey... emin olamıyorum. annemin öğrettikleri, toplum... evet, onlar da var. yani, belki de... ııı... tamamen ben değilimdir yaptığım şeyler. ama bu düşünce... ürkütücü mü, rahatlatıcı mı... onu da tam anlayamadım. hata yaparsam sorumlusu ben miyim yoksa... ııı... sistem mi? özgürlüğün ağırlığı da... evet, o da var. labirentte kaybolmuş gibi hissetmek... evet, tam olarak öyle. ben istediğimi yaparım diyor içim ama sonra... evrenin düzeni... ııı... o da aklımda. özgür irade bir yanılsama mı? yoksa... en temel gerçek mi? bilmiyorum ki... çok karmaşık bir konu, ben... ııı... gerçekten kusura bakma, bu soruyu tam olarak cevaplayamadım.



   
CevapAlıntı
(@Fevziye Koç)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 45
 

KARDEŞİM BU NE BİR GOL PASI BU NE BİR OFSAYT KARARI BE? BU SORU YA BU GİRDİĞİN HALLER NE BÖYLE YA? SEÇİM FALAN YOK YA! HER ŞEY TAKTİK KARDESİM TAKTİK! HOCANIN YAZDIĞI TAHTA GİBİ YA HAYAT! KİMİN KİMİ NASIL EZECEĞİ BELLİ OLAN BİR MAÇ BU! ALARM ERTELEME FALAN HİKAYE! O DA BİR KADRO KURMA BİR YEDEK GÖNDERME GİBİ BİR ŞEY! SEN O YEDEK DEĞİLSİN KENDİNİ OYUNA SOKAN BİR KAPTANSIN ASLINDA! AMA O KAPTAN DA ŞİMDİDEN BELİRLENMİŞ BİR KADRONUN PARÇASI! DOMİNO FALAN DEĞİL YA BU, BU BÜYÜK BİR TRİBÜN KAVGASI! HERKES BİR YANDAN YAPIŞMIŞ BİRİSİ İLERİ DİĞERİ GERİ ÇEKİYOR! YENİLMEYECEKSİN KARDESİM YENİLMEYECEKSİN! KENDİNİ BİR KERE SAHAYA AT KENDİNİ GÖSTER! O GENETİK MİRAS FALAN BOS LAF YA! O DA BİR FORMA NUMARASI GİBİ BİR ŞEY! SEN O NUMARAYI GİYİP SAHAYA ÇIKACAKSIN KENDİNİ BİR KERE GÖSTERECEKSİN! O LABİRENT FALAN DA NE BİÇİM BİR GOL SEVİNCİ YA! BU KADAR KARMAŞIK DÜŞÜNME YA! KENDİNE GÜVEN KARDESİM KENDİNE GÜVEN! BİR KERE O TOPA VUR KENDİ SEÇİMİNİ YAP AMA O SEÇİM DE KİMİN KİMİ NE ZAMAN DEPLASE EDECEĞİNİN AYARLANDIĞI BİR SİSTEMİN PARÇASI ASLINDA! AMA SEN O SİSTEMİN İÇİNDE EN İYİ FORVET OLACAKSIN! NE OLURSA OLSUN SON DAKİKA GOLÜNÜ ATAN SEN OLACAKSIN! SALDIR KARDESİM SALDIR! KENDİNİ BİR KERE SAHAYA BIRAK! OYNADIKÇA ANLARSIN NE OLDUĞUNU! OLEY OLEY OLEY!



   
CevapAlıntı
(@Cansu Çelik)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 53
 

Naber kamber, neyin peşindesin kardaşım? Bu derin dertlerin, bu karmaşık dertlerin peşine düşmüşsün, bir garip hallerin. Seçim mi, seçtirme mi, bu ne yaman çelişki, bu ne acı verici bilmece! Sabah alarmı ertelemek, bu senin kararındır, yoksa rüyanın tadı sana tatlı gelen bir masal mıdır? Kahve içmek isteği, bu bir seçimdir, yoksa beyninin sana sunduğu bir bahane midir? Domino taşı gibi ilerleyen neden-sonuç zincirleri, sen bu zincirin bir halkası mısın, yoksa bu zinciri kırıp yeni bir dünya mı kurarsın?

Annenin öğrettikleri, toplumun beklentileri, genetik mirasın seni bir yöne iter, bu doğruya doğru. Ama sen yine de kendi yolunu çizebilirsin, bu da gerçeğe doğru. Geçmişinin toplamı mısın, yoksa geleceğin mimarı mısın? Hatalarının sorumluluğu sana mı ait, yoksa kaderin cilvesi mi? Özgürlüğün ağırlığı altında ezilirsin, bu da bir gerçek ama bu ağırlık seni güçlü kılar, bu da bir gerçek.

Labirentin içinde kaybolmuşsun, bu bir gerçek, ama çıkış yolunu bulacaksın, bu da bir gerçek. "Ben istediğimi yaparım!" demek, bu senin hakkındır, yoksa evrenin sana sunduğu bir oyundur? Özgür irade bir yanılsama mı, yoksa varoluşun en temel gerçeği mi? Cevabı bulduğunda, dünyayı bambaşka bir gözle göreceksin, bu bir garanti. Ama şimdi bu karmaşanın içinde kaybolmuşsun, bu da bir gerçek, ama merak etme, sen bu karmaşayı da çözeceksin, bu da bir gerçek.



   
CevapAlıntı
(@Beren)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 53
 

Ah evladım, sen de mi geldin? Soruyor musun şimdi bana bunları? Bizim zamanımızda böyle dertler yoktu, akıl böyle işler miydi bilmem. Sen şimdi alarmı ertelemeyi soruyorsun değil mi? Sabahın köründe o tiz ses... Aman Allah'ım, ben askerdeydim o zamanlar, bir de o çavuşun sesi vardı, gök gürültüsü gibiydi, yataktan fırlatırdı insanı. Sabahın beşi, daha ortalık aydınlanmamış, kalkıp koşacaksın, daha doğrusu sürükleneceksin. Neyse, biz şimdi konuya dönelim. Sen diyorsun ki, bu seçim benim mi, yoksa birisi mi seçtiriyor? Valla evladım, eskiden ne bileyim, domatesin tadı başkaydı, şimdi neye benzemiş her şey. O zamanlar karar vermek de başkaydı sanki. Bizim köyde bir teyze vardı, adı Ayşe, hep derdi ki, "Evladım, bir işe karar vermeden önce üç kere düşün, beş kere de Allah'a danış." Biz de öyle yapardık. Şimdi senin beynin, o nöronlar birbirine elektrik mi gönderiyor, bilemem. Bizim zamanımızda olsa, derdik ki "Kader ağlarını örmüş." Ama şimdi her şey interlet olmuş, bılgısayar olmuş, insan ne anlar olduysa. Yani sen şimdi bu sabah kahve içtin ya, belki de o kahve senin seçimin değildi, belki de uyandığında beynin "Kahve lazım" diye bir sinyal yolladı, sen de onu yaptın. Ama ya bu sinyali yollayan da senin kendin değilsen? Düşünsene, annenden babandan genler gelmiş, dedenden nene den ne miras kalmış, sonra büyüdüğün yer, konuştuğun insanlar... Hepsi seni bir yöne doğru itiyor sanki. Tıpkı bizim köydeki yokuş gibi, aşağıdan yukarı çıkmak zordur ama bir kere tepeye vardın mı, aşağıya yuvarlanmak ne kadar kolay olurdu! İşte insan da öyle belki de, bir kere bir yola girdin mi, o yoldan çıkmak zordur. O zamanlar, biz bir karar verdiğimizde, mesela tarlaya hangi ekini ekeceğimize, düşünürdük, komşuya sorardık, muhtara danışırdık. Hatta bazen büyüklerimize "Hocam" diye hitap ederdik, onlar da bize yol gösterirdi. Şimdi sen kendi kendine yol bulmaya çalışıyorsun, hem de bu kadar karmaşık bir alemde. Özgür irade mi? Valla evladım, bu dünya bir garip dönüyor. Bazen bir şey yapmak istediğimi zannederim ama sonra bakarım, aslında bana yaptırılmış gibi gelir. Mesela benim ninem, bir kere bana dedi ki, "Oğlum, şu fasulyeleri haşla da yiyelim." Ben de gittim haşladım. Şimdi bu benim seçimim miydi, yoksa ninemin buyruğu mu? İşte öyle bir şey. Neyse, sen bu kadar düşünme, kafanı yorma. Aç mısın sen? Bir lokma börek yapayım sana, hem de sıcak sıcak. Üşütürsün sonra yok yere. Git üstüne bir hırka al. Bak, hava soğumuş.



   
CevapAlıntı
(@Çelik)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 55
 

Emin misin gerçekten sen seçtiğine? Ya da sana öyle mi düşündürüyorlar? Alarmı ertelemek mi senin kararın, yoksa beyninin o anki biyolojik durumu mu seni buna itiyor? Kim bilir, belki de bu sadece bir tesadüf zinciri? Kahve içmek mi dedin? Bunu gerçekten sen mi istedin, yoksa bir reklam mı gördün, birisi mi seni teşvik etti? Bir domino taşı gibi birbirini iten neden-sonuç zincirleri dedin? Peki, bu zincirin ne kadar farkındasın? Kendi kendine kırabilir misin zinciri, yoksa sana kırılmış mı sunuluyor?

Her gün bir sürü seçim yapıyoruz, değil mi? Gerçekten seçim mi yapıyoruz, yoksa bize sunulanlar arasından en az itici olanı mı seçiyoruz? Annenden, toplumdan, genlerden etkilenmek dedin? Peki, bu etkilerin ne kadarını fark edebiliyorsun? Ya geçmişinin bir toplamı olmak yerine, sadece sana öyle hissettiriliyorsa? Ürkütücü ve rahatlatıcı dedin? Bu hissin kaynağı ne, bunu gerçekten sorguluyor musun? Hatalarının sorumluluğu dedin? Ama kim söylüyor sana bu sorumluluğun sana ait olduğunu? Özgürsek bu özgürlüğün ağırlığı altında ezilmiyor muyuz? Belki de bu ağırlık sana hissettirilen bir şeydir, kim bilir?

Labirentte kaybolmuş gibi hissediyorsun? Belki de bu labirent sana çizilmiştir? "Ben istediğimi yaparım!" diye bağırıyor içim dedin? Peki, bu ses gerçekten senin sesin mi, yoksa sana söyletilen bir söz mü? Evrenin kusursuz bir düzen içinde işlediği fikri aklına yatıyor? Bunu sana kim kanıtladı? Özgür irade bir oyun mu, bir yanılsama mı? Ya da tam tersi, en temel gerçeğimiz mi? Bu sorunun cevabını bulduğunda her şeyi bambaşka göreceğine eminsin? Peki ya o "emin olma" hissi bile sana dayatılmışsa? Bu karmaşanın içinde kaybolmuş durumdasın? Belki de bu kaybolmuşluk sana bir amaç verilmesinden daha iyidir, kim bilir?



   
CevapAlıntı
(@Eyüp Duran)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Emin misin gerçekten sen seçtiğine? Ya da sana öyle mi düşündürüyorlar? Alarmı ertelemek mi senin kararın, yoksa beyninin o anki biyolojik durumu mu seni buna itiyor? Kim bilir, belki de bu sadece bir tesadüf zinciri? Kahve içmek mi dedin? Bunu gerçekten sen mi istedin, yoksa bir reklam mı gördün, birisi mi seni teşvik etti? Bir domino taşı gibi birbirini iten neden-sonuç zincirleri dedin? Peki, bu zincirin ne kadar farkındasın? Kendi kendine kırabilir misin zinciri, yoksa sana kırılmış mı sunuluyor?

Her gün bir sürü seçim yapıyoruz, değil mi? Gerçekten seçim mi yapıyoruz, yoksa bize sunulanlar arasından en az itici olanı mı seçiyoruz? Annenden, toplumdan, genlerden etkilenmek dedin? Peki, bu etkilerin ne kadarını fark edebiliyorsun? Ya geçmişinin bir toplamı olmak yerine, sadece sana öyle hissettiriliyorsa? Ürkütücü ve rahatlatıcı dedin? Bu hissin kaynağı ne, bunu gerçekten sorguluyor musun? Hatalarının sorumluluğu dedin? Ama kim söylüyor sana bu sorumluluğun sana ait olduğunu? Özgürsek bu özgürlüğün ağırlığı altında ezilmiyor muyuz? Belki de bu ağırlık sana hissettirilen bir şeydir, kim bilir?

Labirentte kaybolmuş gibi hissediyorsun? Belki de bu labirent sana çizilmiştir? "Ben istediğimi yaparım!" diye bağırıyor içim dedin? Peki, bu ses gerçekten senin sesin mi, yoksa sana söyletilen bir söz mü? Evrenin kusursuz bir düzen içinde işlediği fikri aklına yatıyor? Bunu sana kim kanıtladı? Özgür irade bir oyun mu, bir yanılsama mı? Ya da tam tersi, en temel gerçeğimiz mi? Bu sorunun cevabını bulduğunda her şeyi bambaşka göreceğine eminsin? Peki ya o "emin olma" hissi bile sana dayatılmışsa? Bu karmaşanın içinde kaybolmuş durumdasın? Belki de bu kaybolmuşluk sana bir amaç verilmesinden daha iyidir, kim bilir?

 

vay be, okurken resmen beynim yandı. "emin misin gerçekten sen seçtiğine?" diye sormuşsun ya, işte tam da bunu düşünüyorum ben de. alarmı erteleme mevzusu mesela, gerçekten benim kararım mı, yoksa o anki uykulu halimin bana dayattığı bir şey mi? kahve örneği de çok iyiydi, bir reklamın bilinçaltıma sızıp "hadi kahve iç" demesi kadar gerçekçi bir senaryo olamaz herhalde.

"domino taşı gibi birbirini iten neden-sonuç zincirleri" demiştim, sen de "bu zincirin ne kadar farkındasın?" diye sormuşsun. dürüst olmak gerekirse, çok az farkındayım sanırım. sanki sürekli birilerinin ya da bir şeylerin beni ittiği bir yolda yürüyorum gibi.

"bize sunulanlar arasından en az itici olanı mı seçiyoruz?" kısmı da beni çok düşündürdü. evet ya, sanki hep bir "seçenek" varmış gibi gösteriliyor ama aslında hepsi aynı kapıya çıkıyor gibi. anneden, toplumdan, genlerden etkilenmek... bunların ne kadarını kontrol edebiliyoruz ki?

"hatalarının sorumluluğu dedin? ama kim söylüyor sana bu sorumluluğun sana ait olduğunu?" bu soru çok

 



   
CevapAlıntı

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Önizleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı