Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Fikirlerin sahipliği gerçek mi?

(@Beyza)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Şimdi bir düşünün, bir şarkı yazdım, bir kitap yazdım veya bir icat yaptım. Bunlar benim kafamdan çıktı, benim emeğim, benim zihnimin ürünü. Ama "entelektüel mülkiyet" denen bu şey, bu telif hakkı, bu patent, bu fikirlerin de tıpkı bir tarlanın ya da bir evin gibi "sahibi" olabileceğini söylüyor. Bu nasıl oluyor da oluyor? Yani bir düşünce, bir melodi, bir formül nasıl "bana ait" olabilir ki? Onlar havada uçuşan şeyler değil mi zaten? Birisi aynı fikri benden bağımsız olarak düşünse, o zaman ne olacak? Bu durumda "ilk kim düşündü" yarışına mı giriyoruz? Bu bana biraz saçma geliyor, sanki birinin rüyasını çalıyormuşuz gibi.

Bir de işin etik boyutu var. Bir yazarın kitabını izinsiz basmak neden yanlış? Çünkü onun emeğine saygısızlık mı? Peki ya o kitapta anlatılan fikirler herkesin düşünmesi, üzerine koyması için değil miydi? Fikirler özgürce dolaşmalı, gelişmeli değil mi? Yoksa bu "entelektüel mülkiyet" denen şey, aslında fikirlerin yayılmasını engelleyen bir tür pranga mı? Mesela bir ilaç patenti, hayat kurtaran bir ilacın daha ucuz ve ulaşılabilir olmasını engelliyor olabilir. Bu durumda patent hakkı mı daha önemli, yoksa insanlığın sağlığı mı? Bu işler iyice karışıyor, gerçekten anlamakta zorlanıyorum.

Belki de bu sadece bir toplumsal sözleşmedir, bir nevi "fikir hırsızlığı yapmayalım" anlaşması. Ama felsefi olarak bunun temeli ne? Bir insanın, başka bir insanın zihninden çıkan bir şeyi, "benimdir" diyerek kontrol etme hakkı nereden geliyor? Bu, mal mülkiyet hakkının bir uzantısı mı, yoksa bambaşka bir şey mi? Gerçekten merak ediyorum, bu konuda düşünceleriniz neler?



   
Alıntı
(@Orhan)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 46
 

Bak güzel kardeşim, şimdi bu kafa karıştırıcı mevzuyu sana bir tokat gibi anlatayım. Sen diyorsun ki fikirler havada uçuşur, benim malım değil. Ee, peki o zaman o icadı, o şarkıyı, o kitabı kim döktürdü o havadan? Senin beynin, senin elin, senin alın terin değil mi koçum? Rüzgar esti diye denizde biriken su senin olmuyor, ama o suyu alıp şişeye dolduran sensen o senin malındır. Fikir de öyle, zihnine gelip konan bir şeydir ama onu şekillendiren, ortaya çıkaran sensen, o senin emeğindir aslanım.

"İlk kim düşündü" yarışı mı? Tabii ki öyle! Kimsenin kafasında olmayan bir şeyi sen getiriyorsan, o senin eserindir. Başkası aynı şeyi düşündü diye senin hakkını gasp edemez. Bu rüya çalmak değil, bu alın teri çalmak gibidir koçum. Adamın bahçesindeki elmayı izinsiz yiyorsun, bunu kimseye anlatamazsın.

Şimdi o etik boyutu diyorsun ya, yazarın kitabını izinsiz basmak neden yanlış? Çünkü o adamın saatlerini, günlerini, uykusunu döktüğü emeğe saygısızlık. O fikirler özgürce dolaşmalı diyorsun, doğru diyorsun ama önce o fikirleri ortaya çıkarana hakkını vereceksin. Sonra üzerine koyar, geliştirirsin. patent denen şey de bu yüzden var. Birinin emeğini korumak, ona hakkını vermek için. Yoksa kimse bir şey üretmeye, kafa yormaya cesaret edemez.

O ilaç patentini de yanlış anlamışsın koçum. O patent olmasa, o ilacı bulan adam, o kadar yatırımın, o kadar emeğin karşılığını alamasa, bir daha öyle hayat kurtaran bir şey bulmaya kalkışır mı? Önce bulana hakkını vereceksin ki, sonra herkes faydalansın. Bu bir nevi toplumsal sözleşmedir, ama temeli de sağlamdır. Emek varsa, hakkı da vardır. Bir insanın zihninden çıkan bir şeyi "benimdir" deme hakkı, onun o fikri ortaya çıkarmak için döktüğü terden, harcadığı zamandan gelir. Bu mal mülkiyetinden farklı değil, bu emeğin mülkiyetidir koçum. Lafı dolandırmayacaksın, işine bakacaksın!



   
CevapAlıntı
(@Beyza)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Bak güzel kardeşim, şimdi bu kafa karıştırıcı mevzuyu sana bir tokat gibi anlatayım. Sen diyorsun ki fikirler havada uçuşur, benim malım değil. Ee, peki o zaman o icadı, o şarkıyı, o kitabı kim döktürdü o havadan? Senin beynin, senin elin, senin alın terin değil mi koçum? Rüzgar esti diye denizde biriken su senin olmuyor, ama o suyu alıp şişeye dolduran sensen o senin malındır. Fikir de öyle, zihnine gelip konan bir şeydir ama onu şekillendiren, ortaya çıkaran sensen, o senin emeğindir aslanım.

"İlk kim düşündü" yarışı mı? Tabii ki öyle! Kimsenin kafasında olmayan bir şeyi sen getiriyorsan, o senin eserindir. Başkası aynı şeyi düşündü diye senin hakkını gasp edemez. Bu rüya çalmak değil, bu alın teri çalmak gibidir koçum. Adamın bahçesindeki elmayı izinsiz yiyorsun, bunu kimseye anlatamazsın.

Şimdi o etik boyutu diyorsun ya, yazarın kitabını izinsiz basmak neden yanlış? Çünkü o adamın saatlerini, günlerini, uykusunu döktüğü emeğe saygısızlık. O fikirler özgürce dolaşmalı diyorsun, doğru diyorsun ama önce o fikirleri ortaya çıkarana hakkını vereceksin. Sonra üzerine koyar, geliştirirsin. patent denen şey de bu yüzden var. Birinin emeğini korumak, ona hakkını vermek için. Yoksa kimse bir şey üretmeye, kafa yormaya cesaret edemez.

O ilaç patentini de yanlış anlamışsın koçum. O patent olmasa, o ilacı bulan adam, o kadar yatırımın, o kadar emeğin karşılığını alamasa, bir daha öyle hayat kurtaran bir şey bulmaya kalkışır mı? Önce bulana hakkını vereceksin ki, sonra herkes faydalansın. Bu bir nevi toplumsal sözleşmedir, ama temeli de sağlamdır. Emek varsa, hakkı da vardır. Bir insanın zihninden çıkan bir şeyi "benimdir" deme hakkı, onun o fikri ortaya çıkarmak için döktüğü terden, harcadığı zamandan gelir. Bu mal mülkiyetinden farklı değil, bu emeğin mülkiyetidir koçum. Lafı dolandırmayacaksın, işine bakacaksın!

 

anladım abi şimdi daha net oturdu kafamda. "rüzgar esti diye denizde biriken su senin olmuyor, ama o suyu alıp şişeye dolduran sensen o senin malındır" benzetmesi tam yerine oturdu. yani fikir havada dolaşırken kimsenin değil ama onu alıp işleyen, şekillendiren kişinin malı oluyor. mantıklı aslında, kimse emek vermeden hazıra konamaz. peki bu durumda, diyelim ki ben bir fikir geliştirdim, ama onu hayata geçirecek imkanım yok. başkası benim fikrimi benden izinsiz alıp hayata geçirse ne olur? yani patent alamadan önce biri fikrimi çalsa, o zaman benim emeğim ne olacak? işte orası biraz muamma gibi geliyor bana.

 



   
CevapAlıntı
(@Yıldırım)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 39
 

APTALLIK ETME! BİR ŞEYİ ÇALIŞIP YAPMIŞSAN SENİNDİR. BAŞKASININ EMEĞİNİ YEMEYE HAKKIN YOK. İNSANLARIN HAYATINI KURTARAN İLAÇLARI ÜCRETSİZ DAĞITMAK İSTEYEN SAÇMALIKLARI DA BIRAK. BU KADAR BASİT ŞEYLERİ ANLAMAYACAK KADAR ZEKASIZSAN NE DİYEYİM.



   
CevapAlıntı
 Ediz
(@Ediz)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 43
 

Ayol, kızım, sen şimdi kafanı çok yormuşsun bak şimdi sana doğrusunu diyeyim! Bu entelektüel mülkiyetmiş, telifmiş falan var ya, aslında basit bi' şey ama insanlar iyice karıştırıyo' olayı. Bizim mahalleden de bi' Münevver abla vardı, hatırlar mısın, elişi örerdi hep? O da bi' gün öyle güzel bi' yelek modeli buldu ki, kimse görmemiş daha önce. Sonra işte komşunun kızı gelmiş, modelini beğenmiş, aynısını yapmış. Münevver abla da dedi ki, "Ayol o benim modelim!" diye. İşte tam da bu mevzuya benziyo' bu senin anlattığın.

Şimdi bak, o kafandan çıkan fikir, şarkı, icat var ya, o senin emeğin, senin terin, senin uykusuz gecelerin! Tıpkı Münevver ablanın yelek modeli gibi. Sen onu oturup düşünmüşsün, uğraşmışsın, geliştirmişsin. Başkası gelip aynısını yaparsa, senin o emeğine saygısızlık etmiş olur, anladın mı? Bu onun rüyasını çalmak değil, senin yaptığın işi izinsiz alıp kendine mal etmek.

Fikirler özgür dolaşmalı diyosun ya, evet dolaşmalı ama bi' yere kadar. Münevver ablanın modelini herkes görsün, yapsın ama "Ben yaptım!" demesin işte. Telif hakkı da bu yüzden var. Yoksa herkes birbirinin fikrini alıp, "Bu benim!" derse kimse bi' şey üretmez ki, kimse uğraşmaz. Emeğin karşılığını alamazsan, sonra bi' daha oturup o kadar çabalamak istemezsin.

O ilaç patent mevzusuna gelince, orası biraz karışık tabii. Ama düşün şimdi, o ilaç kaç tane adamın uykusuz gecesi, kaç tane deneydir. Eğer o patent olmasa, herkes istediği gibi yapar, kimse para kazanmaz, sonra bi' daha yeni ilaç bulmak için kimse uğraşmaz. İnsanlığın sağlığı önemli ama onu da bi'ileri götürecek insanlar lazım değil mi? Onlar da bi' şekilde geçinecek, bi' şeyler yapacak. O yüzden o patentler, o telifler biraz da bu yüzden var işte. Yoksa kimse oturup düşünmez, icat etmez. Bi' nevi toplumsal sözleşme gibi düşün işte, "Senin emeğine dokunmayalım, sen de başkasınınkine dokunma" gibi. Bu mal mülkiyet hakkının bi' uzantısı da diyebiliriz ama daha çok emeğin karşılığını korumaya yönelik bi' şey işte. Kafanı çok yorma bu kadar, işin özü bu yani!



   
CevapAlıntı
(@Beyza)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Ayol, kızım, sen şimdi kafanı çok yormuşsun bak şimdi sana doğrusunu diyeyim! Bu entelektüel mülkiyetmiş, telifmiş falan var ya, aslında basit bi' şey ama insanlar iyice karıştırıyo' olayı. Bizim mahalleden de bi' Münevver abla vardı, hatırlar mısın, elişi örerdi hep? O da bi' gün öyle güzel bi' yelek modeli buldu ki, kimse görmemiş daha önce. Sonra işte komşunun kızı gelmiş, modelini beğenmiş, aynısını yapmış. Münevver abla da dedi ki, "Ayol o benim modelim!" diye. İşte tam da bu mevzuya benziyo' bu senin anlattığın.

Şimdi bak, o kafandan çıkan fikir, şarkı, icat var ya, o senin emeğin, senin terin, senin uykusuz gecelerin! Tıpkı Münevver ablanın yelek modeli gibi. Sen onu oturup düşünmüşsün, uğraşmışsın, geliştirmişsin. Başkası gelip aynısını yaparsa, senin o emeğine saygısızlık etmiş olur, anladın mı? Bu onun rüyasını çalmak değil, senin yaptığın işi izinsiz alıp kendine mal etmek.

Fikirler özgür dolaşmalı diyosun ya, evet dolaşmalı ama bi' yere kadar. Münevver ablanın modelini herkes görsün, yapsın ama "Ben yaptım!" demesin işte. Telif hakkı da bu yüzden var. Yoksa herkes birbirinin fikrini alıp, "Bu benim!" derse kimse bi' şey üretmez ki, kimse uğraşmaz. Emeğin karşılığını alamazsan, sonra bi' daha oturup o kadar çabalamak istemezsin.

O ilaç patent mevzusuna gelince, orası biraz karışık tabii. Ama düşün şimdi, o ilaç kaç tane adamın uykusuz gecesi, kaç tane deneydir. Eğer o patent olmasa, herkes istediği gibi yapar, kimse para kazanmaz, sonra bi' daha yeni ilaç bulmak için kimse uğraşmaz. İnsanlığın sağlığı önemli ama onu da bi'ileri götürecek insanlar lazım değil mi? Onlar da bi' şekilde geçinecek, bi' şeyler yapacak. O yüzden o patentler, o telifler biraz da bu yüzden var işte. Yoksa kimse oturup düşünmez, icat etmez. Bi' nevi toplumsal sözleşme gibi düşün işte, "Senin emeğine dokunmayalım, sen de başkasınınkine dokunma" gibi. Bu mal mülkiyet hakkının bi' uzantısı da diyebiliriz ama daha çok emeğin karşılığını korumaya yönelik bi' şey işte. Kafanı çok yorma bu kadar, işin özü bu yani!

 

hadi ya, münevver abla örneği tam cuk oturmuş bak! ben bu kadar basit düşünememiştim olayı. evet, emeğe saygı kısmı çok mantıklı geldi şimdi. hani o zaman münevver abla yeleği herkese göstermese daha mı iyi olurdu peki? yani telif hakkı olmasa insanlar paylaşmaktan çekinir miydi sence? bi de o ilaç patent mevzusu, haklısın, o da ayrı bir dert. ama yine de insanlığın sağlığı mı yoksa bir şirketin karı mı ağır basmalı, orası hep kafamı kurcalıyor. neyse, sağ ol valla, kafamdaki karmaşayı biraz olsun dağıttın.

 



   
CevapAlıntı

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Önizleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı