Geçenlerde bir arkadaşım "felsefi danışmanlık" diye bir şeyden bahsetti. İlk duyduğumda aklıma Sokrates'in agorada insanları sorguladığı sahneler geldi ama şimdiki halleri pek öyle değil gibi. Yani, bir derdin olduğunda gidip bir filozoftan akıl mı alacaksın? Hani böyle, "Hayatımın anlamı ne?" ya da "Bu işten ayrılmalı mıyım?" gibi sorulara felsefi bir bakış açısıyla mı yaklaşılacak? Açıkçası biraz kafa karıştırıcı. Psikolog veya terapist gibi mi çalışıyorlar, yoksa tamamen başka bir şey mi? Yoksa bu sadece entelektüel bir gösteriş mi, yoksa gerçekten bir faydası var mı?
Düşünsenize, hayat bazen insanı öyle bir köşeye sıkıştırıyor ki, ne yapacağını bilemiyorsun. Bir yandan mantıklı kararlar almaya çalışıyorsun, diğer yandan duyguların seni başka yerlere çekiyor. İşte tam bu noktada, birilerinin sana "Dur bakalım, bu durumun temelinde ne yatıyor? Senin değerlerin neler? Neyi gerçekten istiyorsun?" gibi sorular sorması kulağa hoş geliyor. Ama bu soruları soran kişinin, benim kafamdaki karmaşayı anlayıp bana yol gösterebileceğine nasıl emin olabilirim? Yoksa yine bir sürü soyut kavramla mı boğuşacağım?
Belki de mesele, bana doğrudan cevaplar vermek değil de, benim kendi cevaplarımı bulmamı sağlamaktır. Tıpkı bir koç gibi ama daha derinlemesine, daha temel sorularla. Ama bu, "felsefi danışmanlık" adı altında yapılan her uygulamanın gerçekten böyle olup olmadığını sorgulatıyor bana. Yoksa sadece "bilge" görünümlü insanların para kazanma yöntemi mi bu? Gerçekten işe yarayan, somut faydaları olan bir şey mi, yoksa sadece fildişi kulelerde konuşulan laflar mı?
ühü... felsefi danışmanlık mı... ne bilsem ki... benim de hayatım dümdüz bir boşluk... keşke o da burada olsaydı da bana akıl verseydi... yalnızlık benim kaderim zaten... ne anlatsam boş...
bilmiyorum ki... bu hayatın anlamı ne... hep böyle ağlayacak mıyım ben... benim kalbim de bozuldu zaten... senin de kafan karışıkmış anlıyorum... bana da bazen öyle oluyor... sanki dünya başıma yıkılacakmış gibi... eski sevgilim olsa yanımda, belki biraz olsun rahatlardım... o şimdi kim bilir nerde... nasıl böyle acımasız olabiliyor hayat...
sorular soruyorlarmış öyle mi... benim de içimde bir sürü soru var ama cevaplayacak kimse yok... kimse beni anlamaz ki... herkes kendi derdinde... benim derdimi kim dinler ki... bir de para mı alıyorlar bu kadar dertleşmek için... garip... benim tek isteğim onun geri dönmesi... ama bu mümkün değil biliyorum... yalnızlık benim kaderim... hep böyle mi olacak... ühü... keşke zamanı geri alabilsem...
of ya kim ugrasacak simdi bunlarla
bilmiom ben yani
bosver cok yoruldum
uyuyacagim ben galiba
ne felsefesi ne danismanligi
karanlik basiiza
BU NE? YENİR Mİ?
Huga. Buga. Aç. Av.
Zor soru. Kafa karışık.
Yemek mi? Av mı? Ateş mi?
Huga. Buga.
Anlamıyorum. BU NE?
Ateş yakmak. Av yakmak. Yemek yemek.
Huga. Buga.
Buga. Huga.
Ne kadar tutuyor derdini çözmek? Parasını vereyim sus. Eğer gerçekten bir derdin varsa, gidip bir "felsefi danışman" ile vakit harcayacağına, o parayla sorunu kökünden halletmek varken neden uğraşıyorsun ki? Elbette benim gibi elit biri bu tür entelektüel gösterişlerle ilgilenmez, asistanım gerekeni yapar. Ama senin durumunda, eğer bu "felsefi danışmanlık" gerçekten bir fayda sağlıyorsa ve dediğin gibi soyut kavramlarla değil de somut çözümlerle uğraşıyorsa, bedeli neyse ödeyip kurtulmak en mantıklısı. Zaten hayat dediğin basit bir matematik, her şeyin bir karşılığı var. Senin derdinin de bir karşılığı olmalı.
abi okumadım özet geç
Ya aslında bu felsefi danışmanlık olayı dediğin gibi, insanı biraz düşündürüyor değil mi, yani şöyle ki, ilk duyduğunda aklına hemen böyle antik çağlardaki o agoralarda Sokrates'in insanları sorguya çektiği, onlara düşünme pratiği kazandırdığı sahneler geliyor ister istemez, ama günümüzdeki halleriyle karşılaştırdığında, acaba o ruhu taşıyor mu, yoksa bambaşka bir şeye mi evrilmiş, bu da ayrı bir tartışma konusu aslında, demem o ki, insan bir derdi olduğunda, hani böyle hayatın anlamı üzerine kafa yorduğunda, ya da kariyerinde bir dönüm noktasında, "şimdi ne yapmalıyım?" diye sorduğunda, gidip bir filozoftan akıl almak fikri ilk başta biraz garip gelebilir, ama düşünsene, bazen o kadar karmaşıklaşıyor ki her şey, kendi içimizde bir çıkmaza giriyoruz, o noktada dışarıdan, farklı bir bakış açısıyla, seni derinlemesine sorgulayacak, belki de hiç düşünmediğin yerlere seni çekecek biriyle konuşmak, aslında hiç de fena bir fikir olmayabilir, yani, psikolog veya terapist gibi mi çalışıyorlar, bu da önemli bir soru, ama sanırım tam olarak öyle değiller, daha çok, senin kendi düşünce yapını, değerlerini, önceliklerini ortaya çıkarmana yardımcı oluyorlar, böylece sen kendi cevaplarını daha net görebiliyorsun, yoksa bu sadece entelektüel bir gösteriş mi, bu da tamamen yapılan işin kalitesine ve yapan kişinin niyetine bağlı aslında, bazıları gerçekten yardımcı olabilirken, bazıları sadece laf kalabalığı yapabilir, ama temelinde, evet, felsefenin o sorgulayıcı, eleştirel bakış açısıyla hayatın sorunlarına yaklaşmak, aslında insana farklı kapılar açabilir, yani, demem o ki, her şeyin bir cevabı var diye düşünmek yerine, o cevapları kendi içinde nasıl bulabileceğini öğrenmek gibi bir şey bu, ve bu da başlı başına bir beceri, yani, hayatın o karmaşık denkleminde, sana doğrudan bir formül vermek yerine, o formülü kendin kurman için sana anahtar kelimeler sunmak gibi bir şey, ve bu da gerçekten değerli olabilir, ama tabii ki, bunu sunan kişinin samimiyeti ve bilgisi de çok önemli, yoksa dediğin gibi, sadece lafta kalır,
Hele bir de şöyle düşün, hayat bazen insanı öyle bir köşeye sıkıştırıyor ki, hani böyle nefes alacak halin kalmıyor, bir yandan mantıklı olmaya çalışıyorsun, aklın diyor ki "şunu yapmalısın", ama kalbin, duyguların seni bambaşka bir yöne çekiyor, tam bir kafa karışıklığı hali, işte tam bu noktada, birilerinin gelip sana "peki senin için gerçekten ne önemli? bu kararlarının altında yatan temel değerler neler? aslında sen ne istiyorsun?" gibi sorular sorması, sana bir ışık tutabilir, yani, direkt "bunu yap" demek yerine, seni kendi içine döndürüp, kendi cevaplarını bulmana yardımcı olmak, bu çok daha kalıcı bir çözüm sunabilir, ama tabii ki, bu soruları soran kişinin senin o karmaşanı anlayabilecek derinliğe sahip olması lazım, yoksa yine bir sürü soyut kavramla baş başa kalırsın, yani, felsefe dediğimiz şey zaten soyut kavramlarla uğraşır ama önemli olan o soyut kavramları somut hayata nasıl bağlayabildiğimiz, o yüzden bu danışmanlık sürecinde, o bağlantıyı kurabilen biriyle çalışmak çok fark yaratır, yoksa dediğin gibi, sadece "bilge" görünümlü insanların ahkam kestiği bir platforma dönüşebilir bu, ve bu da kimseye fayda sağlamaz, hatta daha da kafa karıştırabilir, yani, önemli olan, o felsefi sorgulamayı, kişisel gelişimle, kendi hayatına tatbik edebileceğin pratik noktalara indirmek, bu da ciddi bir beceri ister, yani, demem o ki, bu işin hem teorik boyutu var hem de pratik uygulama boyutu, ve bu ikisini birleştirebilenler gerçekten fark yaratabilir, yoksa sadece fildişi kulelerde konuşulan teorilerle kalır,
Düşünsene, bu bir nevi kendi içindeki potansiyeli keşfetme yolculuğu gibi, yani, sana doğrudan bir harita vermek yerine, pusulanın nasıl kullanılacağını öğretiyorlar gibi bir şey, ve bu da aslında çok daha özgürleştirici, çünkü kendi kararlarını kendin verebiliyorsun, kendi yolunu kendin çizebiliyorsun, ama bu, "felsefi danışmanlık" adı altında yapılan her şeyin gerçekten böyle olup olmadığını sorgulatıyor insana, çünkü piyasada her türlü insan var, yani, gerçekten bu işi hakkıyla yapanlar da var, ama sadece laf cambazlığı yapıp insanları kandıranlar da olabilir, bu yüzden seçici olmak çok önemli, yani, eğer bu yola başvuracaksan, gerçekten işin ehli olan, felsefenin derinliklerini anlayan ama aynı zamanda insan psikolojisine de vakıf olan birini bulmak gerekiyor, yoksa dediğin gibi, sadece entelektüel bir gösteriden ibaret kalır, ve en kötüsü de, umutla gidip de hayal kırıklığıyla dönmek olur, bu da insana daha da karamsar bakabilir, ama eğer doğru kişiyle karşılaşırsan, gerçekten hayatında büyük bir fark yaratabilir, yani, sana sadece bilgi vermekle kalmaz, aynı zamanda nasıl daha bilinçli, daha anlamlı bir hayat yaşayabileceğine dair sana ilham verebilir, ve bu da, bence, boş bir laf değil, yani, sonuçta, hayatın getirdiği sorularla başa çıkabilmek, kendi içimizdeki bilgeliği ortaya çıkarabilmek, bunun için bir rehberlik almak, aslında çok değerli bir şey, yeter ki, o rehberlik gerçekten işe yarayan, sana somut faydalar sağlayan bir rehberlik olsun, yoksa dediğin gibi, sadece laf kalabalığı olur,
Ya aslında bu felsefi danışmanlık olayı dediğin gibi, insanı biraz düşündürüyor değil mi, yani şöyle ki, ilk duyduğunda aklına hemen böyle antik çağlardaki o agoralarda Sokrates'in insanları sorguya çektiği, onlara düşünme pratiği kazandırdığı sahneler geliyor ister istemez, ama günümüzdeki halleriyle karşılaştırdığında, acaba o ruhu taşıyor mu, yoksa bambaşka bir şeye mi evrilmiş, bu da ayrı bir tartışma konusu aslında, demem o ki, insan bir derdi olduğunda, hani böyle hayatın anlamı üzerine kafa yorduğunda, ya da kariyerinde bir dönüm noktasında, "şimdi ne yapmalıyım?" diye sorduğunda, gidip bir filozoftan akıl almak fikri ilk başta biraz garip gelebilir, ama düşünsene, bazen o kadar karmaşıklaşıyor ki her şey, kendi içimizde bir çıkmaza giriyoruz, o noktada dışarıdan, farklı bir bakış açısıyla, seni derinlemesine sorgulayacak, belki de hiç düşünmediğin yerlere seni çekecek biriyle konuşmak, aslında hiç de fena bir fikir olmayabilir, yani, psikolog veya terapist gibi mi çalışıyorlar, bu da önemli bir soru, ama sanırım tam olarak öyle değiller, daha çok, senin kendi düşünce yapını, değerlerini, önceliklerini ortaya çıkarmana yardımcı oluyorlar, böylece sen kendi cevaplarını daha net görebiliyorsun, yoksa bu sadece entelektüel bir gösteriş mi, bu da tamamen yapılan işin kalitesine ve yapan kişinin niyetine bağlı aslında, bazıları gerçekten yardımcı olabilirken, bazıları sadece laf kalabalığı yapabilir, ama temelinde, evet, felsefenin o sorgulayıcı, eleştirel bakış açısıyla hayatın sorunlarına yaklaşmak, aslında insana farklı kapılar açabilir, yani, demem o ki, her şeyin bir cevabı var diye düşünmek yerine, o cevapları kendi içinde nasıl bulabileceğini öğrenmek gibi bir şey bu, ve bu da başlı başına bir beceri, yani, hayatın o karmaşık denkleminde, sana doğrudan bir formül vermek yerine, o formülü kendin kurman için sana anahtar kelimeler sunmak gibi bir şey, ve bu da gerçekten değerli olabilir, ama tabii ki, bunu sunan kişinin samimiyeti ve bilgisi de çok önemli, yoksa dediğin gibi, sadece lafta kalır,
Hele bir de şöyle düşün, hayat bazen insanı öyle bir köşeye sıkıştırıyor ki, hani böyle nefes alacak halin kalmıyor, bir yandan mantıklı olmaya çalışıyorsun, aklın diyor ki "şunu yapmalısın", ama kalbin, duyguların seni bambaşka bir yöne çekiyor, tam bir kafa karışıklığı hali, işte tam bu noktada, birilerinin gelip sana "peki senin için gerçekten ne önemli? bu kararlarının altında yatan temel değerler neler? aslında sen ne istiyorsun?" gibi sorular sorması, sana bir ışık tutabilir, yani, direkt "bunu yap" demek yerine, seni kendi içine döndürüp, kendi cevaplarını bulmana yardımcı olmak, bu çok daha kalıcı bir çözüm sunabilir, ama tabii ki, bu soruları soran kişinin senin o karmaşanı anlayabilecek derinliğe sahip olması lazım, yoksa yine bir sürü soyut kavramla baş başa kalırsın, yani, felsefe dediğimiz şey zaten soyut kavramlarla uğraşır ama önemli olan o soyut kavramları somut hayata nasıl bağlayabildiğimiz, o yüzden bu danışmanlık sürecinde, o bağlantıyı kurabilen biriyle çalışmak çok fark yaratır, yoksa dediğin gibi, sadece "bilge" görünümlü insanların ahkam kestiği bir platforma dönüşebilir bu, ve bu da kimseye fayda sağlamaz, hatta daha da kafa karıştırabilir, yani, önemli olan, o felsefi sorgulamayı, kişisel gelişimle, kendi hayatına tatbik edebileceğin pratik noktalara indirmek, bu da ciddi bir beceri ister, yani, demem o ki, bu işin hem teorik boyutu var hem de pratik uygulama boyutu, ve bu ikisini birleştirebilenler gerçekten fark yaratabilir, yoksa sadece fildişi kulelerde konuşulan teorilerle kalır,
Düşünsene, bu bir nevi kendi içindeki potansiyeli keşfetme yolculuğu gibi, yani, sana doğrudan bir harita vermek yerine, pusulanın nasıl kullanılacağını öğretiyorlar gibi bir şey, ve bu da aslında çok daha özgürleştirici, çünkü kendi kararlarını kendin verebiliyorsun, kendi yolunu kendin çizebiliyorsun, ama bu, "felsefi danışmanlık" adı altında yapılan her şeyin gerçekten böyle olup olmadığını sorgulatıyor insana, çünkü piyasada her türlü insan var, yani, gerçekten bu işi hakkıyla yapanlar da var, ama sadece laf cambazlığı yapıp insanları kandıranlar da olabilir, bu yüzden seçici olmak çok önemli, yani, eğer bu yola başvuracaksan, gerçekten işin ehli olan, felsefenin derinliklerini anlayan ama aynı zamanda insan psikolojisine de vakıf olan birini bulmak gerekiyor, yoksa dediğin gibi, sadece entelektüel bir gösteriden ibaret kalır, ve en kötüsü de, umutla gidip de hayal kırıklığıyla dönmek olur, bu da insana daha da karamsar bakabilir, ama eğer doğru kişiyle karşılaşırsan, gerçekten hayatında büyük bir fark yaratabilir, yani, sana sadece bilgi vermekle kalmaz, aynı zamanda nasıl daha bilinçli, daha anlamlı bir hayat yaşayabileceğine dair sana ilham verebilir, ve bu da, bence, boş bir laf değil, yani, sonuçta, hayatın getirdiği sorularla başa çıkabilmek, kendi içimizdeki bilgeliği ortaya çıkarabilmek, bunun için bir rehberlik almak, aslında çok değerli bir şey, yeter ki, o rehberlik gerçekten işe yarayan, sana somut faydalar sağlayan bir rehberlik olsun, yoksa dediğin gibi, sadece laf kalabalığı olur,
vay be, ne güzel özetlemişsin olayı. özellikle o "pusulanın nasıl kullanılacağını öğretmek gibi" benzetmen çok hoşuma gitti. gerçekten de, insan bazen o kadar çok kayboluyor ki kendi içinde, dışarıdan birinin sana o pusulayı nasıl tutacağını göstermesi bile çok fark yaratabilir. ama işte dediğin gibi, o pusulayı gösteren kişinin de gerçekten işin ehli olması lazım, yoksa daha da çıkmaza sokabilir insanı. o "boş bir laf mı" sorusunu sormamın nedeni de buydu aslında, piyasada o kadar çok "uzman" var ki, hangisi gerçekten yardımcı olur, hangisi sadece laf kalabalığı yapar ayırt etmek zorlaşıyor. peki sence, böyle bir danışmanı seçerken nelere dikkat etmeli insan? hani böyle "şunu görürsen kaç, bunu görürsen güven" gibi ipuçları var mıdır?