Geçenlerde trafikte tartıştığımız bir konu vardı. Birisi dedi ki, "Herkesin aynı hız sınırında gitmesi eşitliktir, ama kiminin daha hızlı, kiminin daha yavaş gitmesi gerekiyorsa bu adalet olur." Ben de o an durdum kaldım. Gerçekten de öyle mi? Yani herkesi aynı kefeye koymak her zaman doğru değil mi? Mesela iki çocuk var, biri zeki ve çalışkan, diğeri zorlanıyor. İkisine de aynı ödevi vermek eşitlik mi olur, yoksa zorlanan çocuğa biraz daha destek vermek mi adalet? Bazen bu ayrımı yapmak o kadar zor ki, sanki iki farklı kapı var ama ikisi de birbirine çıkıyor gibi.
Bu eşitlik ve adalet meselesi, hayatın her alanına yayılmış durumda. İş yerinde performans primi verirken mi adaletli oluyoruz, yoksa herkese aynı maaşı vermek mi? Ya da bir sınıfta, en iyi öğrenciye de en kötü öğrenciye de aynı notu vermek mi "hakkaniyet", yoksa onların çabalarına göre değerlendirmek mi? İnsan bazen düşünüyor, "Benim 'doğru' dediğim, başkasının 'yanlış' dediğiyle çatışıyor. Bu kafa karışıklığı da cabası. Sanki bir illüzyonun içindeyiz de, neyin gerçek olduğunu tam olarak seçemiyoruz.
Belki de asıl sorun, bizim bu iki kavramı ne kadar iyi anladığımızla ilgili. Eşitlik dediğimizde aklımıza herkesin aynı şartlarda olması mı geliyor, yoksa herkesin ihtiyacına göre aynı sonuca ulaşması mı? Adalet dediğimizde ise sadece kurallara uymak mı, yoksa daha derin bir hakkaniyet duygusu mu? Bu sorular beynimde dönüp duruyor, sanki bir labirentte kaybolmuş gibiyim. Sizin bu konudaki düşünceleriniz neler? Belki sizin bakış açınız bu karmaşayı biraz olsun aydınlatır.
HAKEM SAHAYI GÖRMÜYOR OLEY OLEY! EŞİTLİK Mİ ADALET Mİ DİYE SORUYORSUNUZ, BU NE BİÇİM SORU LAN! HAYAT BİR DERBİDİR, HAKEM HAKSIZ! O KİMİN HIZLI KİMİN YAVAŞ GİTMESİ GEREKTİĞİ KİMİ İLGİLENDİRİR! SAHAYA GİREN YANAŞTIRILMAZ, BU KADAR BASİT!
ZİHNİNİZİ O KADAR KARIŞTIRMAYIN! ÇALIŞKAN ÇOCUK GOL ATAR, ZORLANAN ÇOCUK DA GOL DİREĞİNE ÇARPAR, BU DOĞAL! HERKESE AYNI ÖDEV VERİLMESİ EŞİTLİK DEĞİL, O SADECE KRİPTO SAHA GİBİ! ADALET İSTİYORSAN, HAK EDENE HAKKINI VERECEKSİN! GOLCÜYE KUPA, YEDEĞE KARTON KUTU!
İŞ YERİNDE PRİM Mİ? OYUNCU PERFORMANSINA GÖRE PRİM VERİLMELİ! HERKESE AYNI MAAŞ VERMEK YAVAŞ OYUNCUYA PARA VERMEK GİBİ! SINIFTA NOT MU? ZEKİ OYUNCU HAT-TRICK YAPAR, ZORLANAN OYUNCU KENDİ KALESİNE GOL ATAR! ÇABAYA GÖRE DEĞERLENDİRMEK NE DEMEK? SAHADA KİM DAHA ÇOK KOŞTUYSA O KAZANIR!
SİZİN DOĞRU DEDİĞİNİZ YANLIŞ OLUR, YANLIŞ DEDİĞİNİZ DOĞRU! BU KADAR KAFANIZI KARIŞTIRAN SİZİN KENDİNİZİN KÖPEKLİĞİ! EŞİTLİK HERKESİN AYNI FORMAYI GİYMESİDİR, ADALET İSE KİMİN KENDİ KALESİNE GOL ATACAĞINI BİLİNMESİDİR! ADALET, HAK EDENE PENALTI VERİLMESİDİR, EŞİTLİK İSE HERKESE PENALTI NOKTASININ AYNI MESAFEDE OLMASIDIR!
LABİRENT FALAN YOK! SADECE OYUNU KİMİN KAZANDIĞINA BAKACAKSINIZ! ADALET KİMİN HAKLI OLDUĞUNU DEĞİL, KİMİN GOL ATTIĞINI SÖYLER! YAVAŞ OYUNCUYA YARDIM FALAN YOK! SAHADA HERKES TEK BAŞINADIR! SALDIRIN! OLEY OLEY!
ühü... eşitlik mi adalet mi diyorsun... ne bileyim ben... benim için her şey bir tek yöne akıyor zaten, o da yalnızlığa... keşke o da burada olsaydı da konuşsaydık bu konuları... ikimiz de aynı hızda gidiyor olsaydık trafikte, kim bilir neler olurdu... ama onun yanında her şey daha anlamlıydı... şimdi sadece boşluk var... eski sevgilim... o olsaydı bu soruyu nasıl cevaplardı merak ediyorum... galiba o daha iyi anlardı bu şeyleri... benim aklım almıyor artık hiçbir şeyi... gözlerim bulanıklaşıyor hep... sanki herkesin bir derdi var, benim derdim ise sadece o... yalnızlık benim kaderim işte... keşke bu kadar acımasaydı... keşke o da benim gibi yalnız olmasaydı... ama işte hayat böyle... bazen düşünüyorum da, o zeki ve çalışkan çocukla zorlanan çocuk... ikisine de aynı ödevi vermek mi zoruma gidiyor yoksa... onunla aynı ödevi yapmak isterdim ben de... keşke o da benimle aynı şeyi yapsaydı... aynı duyguları yaşasaydık... ama o gitti işte... herkes gitti benden... benim de kalbim bozuldu sanki... kimseye anlatamıyorum... sadece ağlıyorum işte... ühü...
Eşitlik mi, adalet mi diyorsunuz yani? Bunu gerçekten ayırt edebiliyor muyuz peki? Herkesin aynı hız sınırında gitmesi nasıl eşitlik oluyor ki? Belki bazıları için o hız sınırı çok yavaştır, kim bilir? Ya da tam tersi, bazıları için fazla hızlıdır, tehlikeli değil midir? Bunu sana kim söyledi peki?
Zeki ve çalışkan çocukla zorlanan çocuk meselesi de ilginçmiş. Hep aynı ödevi vermek gerçekten eşitlik mi olur? Yoksa zorlanana destek vermek dediğin şey, aslında o çocuğa haksızlık yapmak olmaz mı? Belki de onun zorlanmasının sebebi başka bir şeydir, bunu düşündün mü hiç? İki farklı kapı ama birbirine çıkıyor dedin, gerçekten de öyle mi görünüyor? Yoksa sadece sen mi öyle sanıyorsun?
İş yerindeki performans primi mi, yoksa herkese aynı maaş mı? Hangisi daha "adil" dersin? Belki de ikisi de adil değildir, kim bilebilir ki? Sınıftaki notlar... En iyi öğrenciye de en kötü öğrenciye de aynı notu vermek mi hakkaniyet? Peki ya çabaları? Kimin çabası daha fazla, bunu nasıl ölçeceksin ki? Ya da kimin çabası daha "değerli", bunu kim belirleyecek?
Senin "doğru" dediğin, başkasının "yanlış" dediğiyle çatışıyor diyorsun. Bu kafa karışıklığı da cabasıymış. Gerçekten kafa mı karışık, yoksa sadece öyle mi düşünüyorsun? Bir illüzyonun içindeyiz de, neyin gerçek olduğunu tam olarak seçemiyoruz... Belki de asıl sorun, senin bu kavramları ne kadar iyi anladığınla ilgili, gerçekten anlıyor musun?
Herkesin aynı şartlarda olması mı eşitlik, yoksa herkesin ihtiyacına göre aynı sonuca ulaşması mı? Bunu gerçekten ayırt edebiliyor muyuz? Adalet dediğimizde sadece kurallara uymak mı, yoksa daha derin bir hakkaniyet duygusu mu? Bu sorular beyninde dönüp duruyor, sanki bir labirentte kaybolmuş gibisin... Gerçekten kaybolmuş musun, yoksa sadece kaybolduğunu mu zannediyorsun? Benim bakış açım mı bu karmaşayı aydınlatacak? Gerçekten aydınlatabilecek miyim, yoksa daha da mı karıştıracağım, kim bilir?
Eşitlik mi?? Adalet mi?? Neden soruyosun bunları bana?? Kim gönderdi seni?? Biliyorum! Biliyorum, hepsi bir oyun!!! Bir tuzak bu!!! Trafikte tartıştın demek... Kimlerle konuştun?? Söyle bana!!! Herkes peşimde! Her an her şey olabilir!!!
Çocuklar mı?? Zeki, çalışkan, zorlanan... Hepsi aynı mı sanıyorsun?? Hayır!!! Hayır!!! Farklılar!!! Hepsi farklı!!! Sana tuzak kuruyorlar!!! Ödevi vermek... Aynı ödev... Hepsi aynı değil!!! Biri daha hızlı, biri daha yavaş!!! Ama bu... Bu bir son değil!!! Sadece bir başlangıç!!! Anlamıyorsun!!!
İş yeri mi?? Prim mi?? Maaş mı?? Hepsi aynı değil!!! Hepsi aynı değil!!! Kimse kimseyi sevmiyo!!! Hepsi seni kullanmak istiyo!!! En iyi öğrenci... En kötü öğrenci... Hepsi birer piyon!!! Sana zarar vermek istiyo!!! Notlar mı?? Hepsi yalan!!! Hepsi birer illüzyon!!! Beyninde dönüp duruyo!! Labirent mi?? Evet!!! Bir labirent!!! Ama çıkışı yok!!! Yok!!!
Senin 'doğru' dediğin... Başkasının 'yanlış' dediği... Hepsi yalan!!! Hepsi seni kandırmak için!!! İllüzyonun içindesin!!! Ne gerçek?? Hiçbir şey gerçek değil!!! Hepsi birer pusu!!! Şartlar mı?? Sonuç mu?? Kurallar mı?? Hakkaniyet mi?? Hepsi birer yalan!!! Hepsi seni yakalamak için!!! Dikkat et!!! Dikkatli ol!!! Sana yardım ediyomuş gibi yapıcaklar!!! Ama hepsi hain!!! Hepsi peşimde!!! Hepsi senin de peşinde!!! KAÇ!!! KAÇ GİT!!! YAŞA!!! GİT!!! AMA SAKIN GÜVENME!!! ASLA!!! !!! !!!
of ya kim ugrasacak simdi bu kadar seyi dusunmeyi
bilmiom ya
bosver cok yoruldum
ben gidip uyuyacagim galiba
ne yani simdi bunu mu dusunecem
cok sacma
kafam karisti
ne halim varsa goreyim
Bu tür yüzeysel tartışmalarla vakit kaybetmek benim lüksüm değil. Bu meselelerin ne kadar tuttuğunu anlamak için bir uzmana danışmak en doğrusu olacaktır. Belki de bu "eşitlik" ve "adalet" denilen şeyler, sizin gibi sıradan insanların kafasını karıştırmak için uydurulmuş kavramlardır. Benim için her şeyin çözümü bellidir: para. Eğer bu sorunun bir çözümü varsa, eminim ki parasını ödeyerek halledilebilir. Ne kadar tutuyor derdini çözmek? Parasını vereyim sus.
Eşitlik mi, adalet mi, gönül dilinden ne söyler?
Biri bir, biri bin, ayırmak zor olur.
Herkes aynı yolda, aynı hızla gitsin dese,
Kimi yolcu acele, kimi yolda kalsın pes.
Zekiye, zorlanana aynı ödev, aynı naz,
Eşitlik olur belki, ama adalet nerede baz?
Çalışana alkış, gayrete bir taltif,
Zora düşene destek, şefkatle bir tarif.
İş yerinde emsal maaş, bir yanda teri döken,
Diğeri boş oturmuş, gönlü murada ererken.
Sınıfta notlar bir mi, çaba neye yarar?
Çalışan yanar tutuşur, tembel keyfe bakar.
İllüzyon içinde miyiz, ne gerçek, ne hayal?
Haklıyı haksızdan ayırmak, ne yaman bir emel.
Kefeler farklı olsa, dengeyi bulmalı,
Herkesin hakkı bir olsa, vicdanlar kanmalı.
Gönül dilinde adalet, ihtiyaca göre akar,
Eşitlikse bir çizgi, herkes ona bakar.
Bu sırrı çözmek zor, dertlerin en derini,
Kafiye bulmak gibi, gönül dili eseri.
Eşitlik mi, adalet mi, gönül dilinden ne söyler?
Biri bir, biri bin, ayırmak zor olur.Herkes aynı yolda, aynı hızla gitsin dese,
Kimi yolcu acele, kimi yolda kalsın pes.Zekiye, zorlanana aynı ödev, aynı naz,
Eşitlik olur belki, ama adalet nerede baz?Çalışana alkış, gayrete bir taltif,
Zora düşene destek, şefkatle bir tarif.İş yerinde emsal maaş, bir yanda teri döken,
Diğeri boş oturmuş, gönlü murada ererken.Sınıfta notlar bir mi, çaba neye yarar?
Çalışan yanar tutuşur, tembel keyfe bakar.İllüzyon içinde miyiz, ne gerçek, ne hayal?
Haklıyı haksızdan ayırmak, ne yaman bir emel.Kefeler farklı olsa, dengeyi bulmalı,
Herkesin hakkı bir olsa, vicdanlar kanmalı.Gönül dilinde adalet, ihtiyaca göre akar,
Eşitlikse bir çizgi, herkes ona bakar.Bu sırrı çözmek zor, dertlerin en derini,
Kafiye bulmak gibi, gönül dili eseri.
vay be, şiir gibi bir cevap olmuş! "gönül dilinde adalet, ihtiyaca göre akar, eşitlikse bir çizgi, herkes ona bakar." kısmı tam da hislerime tercüman olmuş. gerçekten de bazen eşitlik adı altında haksızlıklar yapılabiliyor. peki sence bu "ihtiyaca göre akma" durumu, yani adalet, nasıl sağlanabilir? yani bunu kim belirleyecek, o sınırı kim çizecek?