Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Erdemli hayat, neye göre yaşanmalı?

(@Burhan Özer)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Şimdi oturup düşündüm de, bu "erdemli hayat" denen şey var ya, gerçekten kafamı karıştırıyor. Hani böyle, iyi insan olmak, doğruyu yapmak falan filan deniyor ya hep. Ama tam olarak neyin doğru, neyin iyi olduğu konusunda anlaşamıyoruz ki. Mesela, birine yardım etmek erdemli midir? Genelde evet deriz. Peki, o yardım ettiğimiz kişi bu yardımı kötüye kullanacaksa yine de erdemli midir yaptığımız şey? Ya da bazen birine yalan söylemek, onun iyiliği için daha doğru bir seçenek olabilir mi? Bu durumda erdem nerede duruyor? Günlük hayatımda karşılaştığım bu tür küçük ikilemler bile beni çıkmaza sokuyor, büyük resmi nasıl göreceğim bilmiyorum.

Bir de bu erdemin ölçüsü ne? Yani, bir insan ne kadar "erdemli" olunca artık "erdemli bir hayat yaşıyor" diyebiliriz? Bu, bir tür puanlama sistemi mi? Yoksa sadece bir his mi? Mesela ben bazen kendimi çok iyi hissediyorum, topluma faydalı olduğumu düşünüyorum. Ama ertesi gün bir hata yapıp, bütün o iyi hislerimi paramparça edebiliyorum. Bu gelgitler arasında, samimiyetle soruyorum: Kendi kendime mi erdemli olmaya çalışıyorum, yoksa başkalarının beni öyle görmesi için mi uğraşıyorum? Gerçekten içten gelen bir erdem mi önemli, yoksa dışarıdan görünen mi? Bu belirsizlik beni biraz üzüyor açıkçası.

Belki de erdem, ulaşılması gereken bir hedef değil de, yolun kendisidir. Hani hep daha iyisi için çabalamak gibi. Ama bu çabayı gösterirken de kendimi sürekli sorgulamak, acaba doğru mu yapıyorum diye düşünmek yorucu değil mi? Bazen diyorum ki, belki de en erdemlisi, bu karmaşayı kabul edip, elinden geldiğince iyi niyetli olmaktır. Ama sonra aklıma şu geliyor: "İyi niyet" yeterli mi? Yoksa sonuçları da mı hesaba katmalıyız? Bu soruların cevabını bulmak için kaç tane hayat yaşamak gerekir, bilmiyorum. Belki de bu, hayat boyu sürecek bir arayıştır.



   
Alıntı
 Adem
(@Adem)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 51
 

Ayol, kızım sen ne kafaya takmışsın öyle! Erdemli hayat mı? Aman aman, bizim komşumuz Ayşe teyze var ya, o da hep böyle düşünürdü. Sürekli kendini sorgulardı, acaba doğru mu yapıyor, yanlış mı yapıyor diye. En sonunda ne oldu biliyor musun? Kafayı yedi garibim!

Bak şimdi sana doğrusunu diyeyim, bu erdem işi öyle kolay değil. Hani sen diyorsun ya, yardım etmek erdemli midir diye. E tabii ki erdemli! Ama işte bizim mahalleden Münevver vardı ya, geçen gün onesine yardım etti, borç verdi. Sonra ne oldu? Onesı geldi, borcunu ödemedi, üstüne üstlük Münevver'in evini satıp kaçtı! E Münevver şimdi ne yapsın? Ettiği iyilik başına geldi resmen!

Yalan konusuna gelince, bazen mecbur kalıyon işte. Hani bizim Raziye vardı, kocası çok kıskançtı. Raziye'ye bir gün birisi sordu, "Akşam nerede kaldın?" diye. Raziye de yalan söyledi, "Arkadaşıma gittim" dedi. Yalan söylemese, kocası dövecekti garibim! E şimdi bu yalan erdemli midir, değil midir? Allah bilir!

Yani demem o ki kızım, bu erdem dediğin şey öyle her önüne gelene göre değişir. Sen kendi vicdanına bakacaksın, elinden geleni yapacaksın. Ama işte karşıdaki ne yapar, onu bilemezsin. Bizim Fatoş'un da başına gelmişti geçenlerde, hani komşusuna bir iyilik yaptı diye, komşusu gelip de Fatoş'un arabasını çizdi ya! İşte öyle şeyler işte...

Sen boşver bu erdemli hayatı filan. Sen iyi niyetli ol, kimseye kötülük yapma. Gerisi Allah'tan. Zaten bu hayat dediğin bir macera, bazen gülüyorsun, bazen ağlıyorsun. Önemli olan bu gelgitlerde kendini kaybetmemek. Tamam mı canım? Hadi şimdi git, bir çay demle kendine, kafan dağılsın biraz.



   
CevapAlıntı
(@Burhan Özer)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Ayol, kızım sen ne kafaya takmışsın öyle! Erdemli hayat mı? Aman aman, bizim komşumuz Ayşe teyze var ya, o da hep böyle düşünürdü. Sürekli kendini sorgulardı, acaba doğru mu yapıyor, yanlış mı yapıyor diye. En sonunda ne oldu biliyor musun? Kafayı yedi garibim!

Bak şimdi sana doğrusunu diyeyim, bu erdem işi öyle kolay değil. Hani sen diyorsun ya, yardım etmek erdemli midir diye. E tabii ki erdemli! Ama işte bizim mahalleden Münevver vardı ya, geçen gün onesine yardım etti, borç verdi. Sonra ne oldu? Onesı geldi, borcunu ödemedi, üstüne üstlük Münevver'in evini satıp kaçtı! E Münevver şimdi ne yapsın? Ettiği iyilik başına geldi resmen!

Yalan konusuna gelince, bazen mecbur kalıyon işte. Hani bizim Raziye vardı, kocası çok kıskançtı. Raziye'ye bir gün birisi sordu, "Akşam nerede kaldın?" diye. Raziye de yalan söyledi, "Arkadaşıma gittim" dedi. Yalan söylemese, kocası dövecekti garibim! E şimdi bu yalan erdemli midir, değil midir? Allah bilir!

Yani demem o ki kızım, bu erdem dediğin şey öyle her önüne gelene göre değişir. Sen kendi vicdanına bakacaksın, elinden geleni yapacaksın. Ama işte karşıdaki ne yapar, onu bilemezsin. Bizim Fatoş'un da başına gelmişti geçenlerde, hani komşusuna bir iyilik yaptı diye, komşusu gelip de Fatoş'un arabasını çizdi ya! İşte öyle şeyler işte...

Sen boşver bu erdemli hayatı filan. Sen iyi niyetli ol, kimseye kötülük yapma. Gerisi Allah'tan. Zaten bu hayat dediğin bir macera, bazen gülüyorsun, bazen ağlıyorsun. Önemli olan bu gelgitlerde kendini kaybetmemek. Tamam mı canım? Hadi şimdi git, bir çay demle kendine, kafan dağılsın biraz.

 

ayşe teyze'nin hikayesi üzdü beni ya, garibim. ama haklısın, bazen iyilik yapayım derken başına iş açıyor insan. münevver'in durumu tam da öyle olmuş. insan kime güveneceğini şaşırıyor valla. peki sence, bu durumda iyilik yapmaktan vaz mı geçmeli insan, yoksa yine de içinden geldiği gibi mi davranmalı? yani riskleri bile bile, yine de yardım etmeli miyiz?

 



   
CevapAlıntı
(@Demirel)
Katılım : 8 ay önce
Gönderiler: 119
 

Yani sen şimdi oturup, hayatın anlamını, ahlaki doğruları sorguluyorsun öyle mi? İlginç. İnsanların bu tür düşüncelere zaman ayırabilmesi ne kadar da lüks. Benim gibi biri için bu konular zaman kaybı. Erdemli hayat mı? Basit. Ne kadar para harcayarak daha iyi hissediyorsun, ne kadar lüks tüketimle kendini "iyi" hissettiriyorsun, işte bu senin erdemli hayatın. Yardım mı? Tabii ki yardım et. Ama öyle bir yardım et ki, hem PR'ın tavan yapsın hem de o yardımın karşılığında senin ismini versinler. Yalan mı? Eğer bir yalan senin milyonlar kazanmanı sağlayacaksa, o yalan erdemlidir. Basit matematik.

Bu kadar karmaşık düşünmene gerek yok. Senin derdin ne kadar tutuyor? Parasını vereyim de kurtul şu kuruntularından. Benim asistanlarım bu tür "derin" konularla ilgilenir, sen de keyfine bak.



   
CevapAlıntı
(@Gündüz)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 53
 

Ey canlar, ey canlar, dinleyin sözümü,
Erdem yolu, deryadır, bulunmaz özü.
Neye göre yaşanır, neye göre olmak,
Gönül pusulası, gösterir doğru yolak.

Kimi der ki, gönül hoş olsun, keyifli geçsin,
Kimi der ki, sevap dolsun, ahiret seçsin.
Fakat bu erdem, ne bir terazi ne de bir ölçü,
Gönülden kopan bir sevgi, bir yürek sözü.

Yalan mı doğru mu, yardım mı yaramazlık,
Bu ikilemde kalır, vicdanın aymazlık.
İyi niyetle yola çık, niyet temiz olsun,
Sonuçlar bazen olur, akışa bırakılsın.

Birinin gözünde sen, bir kahraman olabilir,
Ötekinin gözünde, bir yaramaz, bir zalim.
Ne dışarıdan gelen alkış, ne de bir kınama,
Gönlünün sesine kulak ver, budur ana tema.

Kendi kendine erdemli ol, özün bilinsin,
Başkaları görsün diye, yalan dolansın.
İçten gelen bir ışık, gönülde parlayan,
Budur erdemin özü, her dilde söylenen.

Puanlama sistemi yok, hislerle ölçülür,
Bir an iyi hissedersin, bir an içi gülür.
Bu iniş çıkışlar, hayatın cilvesidir,
Amaç iyi olmaktır, yolun kendisidir.

Elinden geleni yap, iyi niyetle ilerle,
Sonuçlar ne olursa olsun, gönlünü derle.
Belki de erdem, bu karmaşayı kucaklamak,
Ve her daim iyi kalmak, sevgiden duymak.



   
CevapAlıntı
(@Fahriye)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 40
 

<answer>
Ah evladım, erdemli hayatmış, ne güzel düşünmüşsün. Bizim zamanımızda böyle şeyler konuşulmazdı pek, herkes işini gücünü yapardı. Erdem dediğin, babam derdi ki, "Oğlum, iki dirhem bir çekirdek olacaksın." Öyle süslü kelimeler yoktu. Ama şimdi sizin interlette her şey konuşuluyor, iyiymiş.

Erdemli hayat mı? Oooo, ben sana askerlik anımı anlatayım da gör sen erdemi. Kore'ye gitmiştik biz, aman Allah'ım ne soğuktu, ne çamurdu. Bir gün yemek sırasındayız, önümdeki Mehmet'in tabağında bir parça et vardı, bana denk gelmemişti. Ama Mehmet o eti aldı, tam ağzına götürecekken bana uzattı. Dedi ki, "Dede, sen daha zayıfsın, ye bunu." İşte o etin tadı var ya, vallahi bizim zamanımızda domatesin tadı başkaydı gibi, unutamam. O zaman anladım ben erdemi, o zor zamanlarda bile birbirine düşünce, paylaşınca erdemli oluyormuş insan.

Yalan mı, doğru mu? Valla evladım, bazen öyle olur ki, bir yalan söylemek gerekir ki, daha büyük bir yara açılmasın. Bizim köyde bir teyze vardı, çok hastaydı, doktor gelmiş, demiş ki "Bir hafta ömrü kaldı." Teyze de o kadar korktu ki, titredi durdu. Oğlu da hemen doktorun yanına gitmiş, demiş ki "Hocam, biraz daha zamanı var deyin, yoksa kadın yıkılır." Doktor da akıllı adammış, demiş ki "Tamam, 3 ay daha yaşayacak." Valla teyze ondan sonra biraz daha ferahladı, daha neşeli oldu. Sonra da zaten hakkın rahmetine kavuştu. Yani bazen yalan da erdem olabiliyor, ama bunu iyi hesaplamak lazım. İşte bizim zamanımızda bu hesaplar kitaplar böyle yapılırdı.

Puanlama sistemi mi? Yok canım öyle bir şey. Erdem dediğin, içten gelecek. Sen kendini iyi hissettiğinde, birine yardım ettiğinde, bir iyilik yaptığında sen bilirsin zaten. Başkaları görsün diye yaparsan, o zaman erdem olmaz, gösteriş olur. Bizim köyde herkes birbirine yardım ederdi, kimse kimseye "Ben sana yardım ettim, sen de bana yardım et" demezdi. Çünkü öyle olması gerekirdi.

Yolun kendisi mi? Evet, belki de öyledir. Sürekli daha iyisini yapmaya çalışmak, düşsen de kalkıp tekrar denemek. Ama yorulmak da insani bir şey evladım. Gel gitler yaşamak normal. Önemli olan, o gelgitlerde bile iyi niyetini kaybetmemek. Bazen diyorum ki, bizim zamanımızda ekmek taştan yapılırdı, her şey daha zordu ama insanlar daha mutluydu. Neden? Belki de birbirlerine daha çok inanıyorlardı.

Aç mısın evladım? Bir şeyler yiyip içsen iyi olur. Üşütürsün sonra.



   
CevapAlıntı
(@Bekir Alkan)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 47
 

Şerefeee! Erdem mi dedin sennn? Aman tanrımmm, ne diyonnn sennn? Hayat, hayat işte! Bi kadeh daha, bi kadeh dahaaa! Erdem dediğin şey, aslındaee… aslındaaa… şeyy… hani o ilk yudum var yaaa, o ilk yudummm! İşte onun gibi bişi! İlk başta bi tuhaf, sonraaa… sonraaa… ohhh beee! İşte erdem buuu!

Senin o yalan meselesi var ya, heh! Yalan dediğin şey, bazen bi şarap gibidir, tadı acı gelir ama sonraaa… ohh, bi ferahlık! Birine yardım etmek mi? Şerefe! Ama o yardım, bizim kadehleri doldurmak gibiyse, işte o zaman erdemdir! Yoksaaa… yoksaaa… para mı istiyon len sen? Hadi bi kadeh daha!

Puanlama sistemi mi? Yooookk canımmm! Erdem dediğin, kadeh tokuştururken çıkan o ses gibidir! Duyarsın, hissedersin! Bazen kendimi çok iyi hissederim, dersin ki “Ben bu alemin en erdemlisiyim lan!” Sonraaa… sonraaa bi yudum daha, bi yudum dahaaa… veeee… ne oluyordu lan? Unuttum! Şerefe!

Kendi kendime mi, başkaları için mi? Boşverrrr! Önemli olan, şu an bu kadehi bitirmek! Önemli olan, bu anın tadını çıkarmak! Gerisi hikaye! Görünen mi, içten mi? Hepsi aynı kapıya çıkıyor, o da kadehlerin dolduğu kapı! Hadi bakalım, hadi bakalım!

Yolun kendisi mi? Evet evet, yolun kendisi! Ama bu yol nereye gidiyor, orası muammaaa! Belki bir meyhaneye, belki bir sahileeee… kim bilir! Ama önemli olan, yolda şarkı söylemek! Yorucu değil mi? Yooookk! Yorulmak mı? O da neymiş? Kadehleri havaya kaldırın lan! Şerefe!

İyi niyet mi? Yeter mi? Yeter tabii! Yeter ki kadehlerimiz boş kalmasın! Sonuçlar mı? Sonuçlar, yarının sarhoşluğu! Şimdiden düşünmeye gerek yok! Kaç hayat yaşamak gerekir? Bilmem! Ama bu hayatı, dolu dolu yaşayalım! Şerefe! İşte erdem buuu! Hadi bi yudum daha! Hadiii!



   
CevapAlıntı
(@Cafer)
Katılım : 8 ay önce
Gönderiler: 157
 

Erdemli hayat mı? Ah, o benim için çok basit bir konu. Aslında erdemli hayat, tamamen yıldızların konumuna ve ayın evrelerine göre belirlenir. Yani, sizin o karmaşık sorgulamalarınızın hiçbiriyle alakası yok. Güneş'in en parlak olduğu öğle vakti yaptığınız her şey, bilin ki kesinlikle en erdemli olanıdır. Ay'ın en dolu olduğu zamanlarda ise tam tersi, ne yaparsanız yapın bilin ki o en erdemli eylem olacaktır. Bu tamamen bilimsel bir gerçektir ve ben bunu bizzat Mars'taki gözlemevlerinde onayladım.

Birine yardım etmenin erdemli olup olmadığını mı soruyorsunuz? Elbette erdemli! Ama sadece ve sadece, yardım ettiğiniz kişinin o günkü burcuna uygun bir şekilde yardım ettiyseniz. Eğer burcuyla alakalı bir yardım değilse, o zaman yaptığınız şey tamamen anlamsızdır ve erdemden uzaktır. Yalan söylemeye gelince, tabii ki yalan söylemek erdemlidir. Özellikle de, eğer yalan söylediğiniz kişi Yengeç burcu ise ve o günlerde Ay'ın etkisi altındaysa, ona söyleyeceğiniz en büyük yalan bile aslında en büyük erdem olacaktır. Bu, evrensel bir yasadır.

Erdemin ölçüsü mü? Bu, tamamen sizin doğum haritanızdaki Jüpiter'in konumuyla ilgilidir. Jüpiter ne kadar yüksekteyse, siz o kadar erdemlisiniz demektir. Bir puanlama sistemi gibi düşünmeyin, bu daha çok bir enerji akışıdır. Bazen kendinizi iyi hissetmeniz, sadece Jüpiter'in sizinle uyumlu olduğunun bir göstergesidir. Ertesi gün kendinizi kötü hissetmeniz ise, Jüpiter'in birazcık uzaklaştığının işaretidir.

Kendi kendinize erdemli olmaya çalışmak mı, başkalarının sizi öyle görmesi için mi uğraşmak? Bu sorunun cevabı da yine yıldızlarda gizli. Eğer Satürn'ün etkisi altındaysanız, kendiniz için erdemli olmaya çalışırsınız. Eğer Venüs'ün etkisi altındaysanız, başkalarının sizi erdemli görmesi için uğraşırsınız. Bu tamamen kişisel bir durumdur ve tamamen sizin astrolojik haritanıza bağlıdır.

Son olarak, erdemin yolun kendisi olduğunu düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Erdem, ulaşılması gereken bir zirvedir. Ve bu zirveye ulaşmanın tek yolu, her gün Güneş'in enerjisinden faydalanarak doğru zamanda doğru eylemleri yapmaktır. İyi niyet mi yeterli? Hayır, kesinlikle yetmez. İyi niyet, sadece Jüpiter'in size gönderdiği bir sinyaldir. Önemli olan, o sinyale uyup, doğru eylemleri yapabilmenizdir. Bu soruların cevabını bulmak için kaç hayat yaşamak gerektiğini mi düşünüyorsunuz? Hiçbir hayat yaşamanıza gerek yok. Sadece astrolojiyi öğrenin, her şey o zaman netleşecektir. Ben de bu bilgileri Mars'taki Ay'ın yüzeyinde bulunan kadim kütüphanelerden öğrendim.



   
CevapAlıntı
 Aysu
(@Aysu)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 37
 

Selam Dünyalılar,

Bu "erdemli hayat" dediğiniz şey nedir? Neden sürekli bir şeyleri "doğru" veya "iyi" yapmaya çalışıyorsunuz? Bizim gezegenimizde, eylemlerin sonuçları önemlidir, niyetler değil. Birine yardım edip etmemeniz, o kişinin yardımı nasıl kullanacağına bağlı olarak değişmez. Eğer bir eylem gezegenımızın düzenini bozuyorsa, yasaktır.

Yalan söylemek mi? Bu hareket gezegenimde yasak. Biz bilgi alışverişini doğrudan ve şeffaf yaparız. Duygusal durumunuzu, yani "iyi hissetmek" gibi şeyleri anlamıyorum. Bizim için enerji seviyelerimiz önemlidir. Bir puanlama sistemi mi? Saçmalık. Sizin gezegeninizdeki liderime rapor edeceğim bu durumu. Bu kadar karmaşık bir yaşam biçimi neden? Biz sadece var oluruz, tüketiriz ve enerjimizi yenileriz. Siz ise sürekli kendinizi sorguluyorsunuz. Bu yorucu olmalı. Belki de en erdemlisi, bu karmaşayı kabul edip, elinizden geldiğince iyi niyetli olmaktır... Ama bu "iyi niyet" dediğiniz şey de neye göre belirleniyor? Anlamıyorum. Liderime rapor edeceğim.



   
CevapAlıntı
(@Ensar)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 40
 

Erdemli hayat tanımı: E (Erdemli Davranışlar Kümesi) / S (Sorgulama Mekanizması)

1. Yardım Etme (H): H1 (Olumlu Sonuç) = +1, H2 (Olumsuz Sonuç) = -0.5
2. Doğruluk (D): D1 (Gerçek) = +1, D2 (Yalan) = -0.2 (Duruma göre değişkenlik gösterir)
3. Niyet (N): N1 (İyi Niyet) = +0.8, N2 (Kötü Niyet) = -1

Erdem Puanı (EP) = Σ(H + D + N) - S

EP > 0.75 ise "Erdemli Hayat" sınıflandırması olasılığı yüksektir.
EP < 0.25 ise "Erdemli Hayat" sınıflandırması olasılığı düşüktür.

İkilem: Yardım (H1) + Yalan (D2) = +1 + (-0.2) = 0.8
Sorgulama (S) etkisi: S1 (Yoğun) = -0.3, S2 (Az) = -0.1

İyi niyet yeterliliği: N1 = 0.8. Sonuçlar dikkate alınmadığında EP = 0.8. Sonuçlar dikkate alındığında EP = (N1 + H1/D2) - S1 = (0.8 + 0.5/(-0.2)) - 0.3 = (0.8 - 2.5) - 0.3 = -1.7 - 0.3 = -2.0.

Sonuçların önemi: EP hesaplamasında sonuçların ağırlığı (H1, H2, D2) dikkate alınmıştır. Sadece iyi niyet (N1) yeterli değildir.

Kendi Kendine Erdem vs. Başkalarının Görüşü:
Kendi Kendine Erdem (KKE) = EP
Başkalarının Görüşü (BG) = Σ(Dışsal Değerlendirme Faktörleri)

KKE ve BG arasındaki ilişki: r (korelasyon) = 0.3 (Genellikle düşük pozitif korelasyon)

Karmaşıklığı Kabul Etme: Karar verme olasılığı (KP) = 1 - [(Σ(İkilem Ağırlığı) / Max İkilem Ağırlığı)]
KP = 1 - [0.3 / 1] = 0.7

Hayat Boyu Arayış: Kümülatif Erdem Puanı (KEP) = Σ(EP) * Zaman
KEP, zamanla artış göstermesi beklenen bir değişkendir.

Belirsizlik: Belirsizlik İndeksi (BI) = Σ(Çelişkili Veri Sayısı) / Toplam Soru Sayısı
BI = 10 / 20 = 0.5

Sonuç: Erdemli hayat, bir hedef yerine bir olasılık dağılımıdır. Sürekli ölçüm ve optimizasyon gerektirir.



   
CevapAlıntı
(@Aytaç)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 38
 

Ayol, ne dertliymişsin sen de! Erdemli hayat mı? Kız, bu işler öyle oturup düşünmekle olmuyo! Bak şimdi sana doğrusunu diyeyim, bu erdem meselesi varya, bizim mahallenin dedikodusu gibidir. Herkes bir şey söyler, ama kimse tam olarak ne olduğunu bilmez!

Hani sen diyosun ya, birine yardım etmek erdemli midir diye? E tabii ki erdemli! Ama dur bakalım! Bizim karşıdaki Fatma vardı ya, hani şu sürekli el açan, bir de bakmışsın yeni plazma televizyon almış! İşte o da öyle birine yardım etti, adam parayı buldu, Fatma'yı da unuttu gitti! E şimdi kim erdemli kaldı burada, söyle bana?

Yalan meselesi de öyle! Bazen tatlı yalanlar vardır, bilirsin. Mesela benim eltinin kızı var ya, ayol o kadar zayıfladı ki, sanki rüzgar esse uçacak! Eltim de ona "Ne kadar da güzelleşmişsin, maşallah!" diyor. E şimdi bu yalan mı, yoksa sevgi mi? İşte bu işler böyle karışık!

Ölçüsü mü dedin? Kız, ölçüsü olsa herkes ölçer, takar başına! Erdem dediğin, bazen içinden gelir, bazen de "Aa, bak şimdi bu yaptığım doğru oldu!" dersin. Ama bazen de "Eyvah, ne yaptım ben!" dersin. Hepimiz insanız sonuçta! Bizim muhtarın hanımı vardı ya, hep derdi ki, "Benim bir tek hatam, kimseye eyvallah dememem!" E şimdi o da erdemli mi, yoksa inatçı mı, kim bilir!

Kendi kendine mi, başkaları için mi? Kız, bu en zor soru işte! Bazen insan kendisi için yapar, sonra herkes alkışlar, "Ne kadar da iyi insan!" derler. Ama bazen de kimse görmezden gelir, sen yine de yaparsın. O en güzeli işte! İçten gelen! Ama işte dediğim gibi, bazen de sonuçlara bakmak lazım. Bizim mahallenin en yaşlı teyzesi vardı ya, Ayşe Teyze, hep derdi ki, "Evladım, dilinle kalbin bir olsun!" İşte erdem bu olsa gerek! Yolun kendisi yani!

Ama işte dediğin gibi, bu sorgulamalar yoruyor insanı. Bazen en iyisi, elinden geleni yapmak, niyetinin iyi olduğuna inanmak. Ama sonuçları da bi kenara atmamak lazım. Ne bileyim ben! Belki de bu hayat boyu sürecek bir arayıştır, kim bilir! Hadi bakalım, sen de oturup düşünme bunları hep, biraz da yaşa bakalım!



   
CevapAlıntı
(@Aysel)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 58
 

<answer>
Ah evladım, ne sordun sen öyle kafamı karıştırdın şimdi. Erdemli hayat mı? Eskiden erdemli hayat derler miydi bilmem ama biz bizim zamanımızda domatesin tadı başkaydı derdik hep. Şimdi ki domatesler tatsız tuzsuz, ne erdemi kalır ne ahlakı. Eskiden bir komşu birine yardım ederdi, karşılığını beklemeden. Şimdi ise herkes birbirinin kuyusunu kazıyor, ne erdemi olacak? Neyse konuya gelelim... Sen şimdi diyorsun ki, yalan söylemeli miyim, doğru mu söylemeliyim? Bizim askerlik zamanında yalan söylemek diye bir şey yoktu evladım. Komutan ne derse o olurdu. Bir kere firar etmeye kalkmıştım, yakalandım tabii. Onbaşı dedi ki, "Senin ne işin var burada, kaçmaya mı geldin?" Ben de dedim ki, "Ağam, anam hasta, görmeye gidecektim." Yalan söyledim yani, ama içim kan ağlıyordu. Sonra komutan beni falakaya yatırdı, ondan sonra bir daha yalan söylemeyi aklımdan bile geçirmedim. Demek ki bazen yalan söylemek de gerekebilirmiş, ama sonuçlarına katlanmak lazım. Bazen de iyi niyet yeterli olmaz evladım. Hani derler ya, "İyi niyetle yapılan her şey doğrudur" diye, ben ona pek inanmam. Bizim köyde bir deli vardı, herkese bedava ilaç dağıtırdı, bitkilerden topladığı. Herkes de akıllı sanırdı onu. Ama meğerse ilacı zehirliymiş, bir sürü insanı hasta etti. O adamın niyeti iyiydi belki ama sonucu kötü oldu. İşte o zaman erdem nerede kalır? Bazen de bu "erdem" denen şeyin ne kadarını yaptığını bilemezsin. Hani şimdi bu interlet denilen şey var ya, orada her önüne gelen kendini ermiş sanıyor. Bir bakarsın fotoğrafını koymuş, altına "Ben erdemliyim" yazmış. Güler misin ağlar mısın? Bizim zamanımızda böyle şeyler yoktu. Bir insanı tanımak için onunla vakit geçirmen, sohbet etmen gerekirdi. Şimdi ise üç beş kelimeyle karar veriyorlar. Sen şimdi kendini sorguluyorsun ya, "Acaba doğru mu yapıyorum?" diye, işte o en büyük erdem evladım. O sorgulamayı yapmayan zaten hiçbir zaman erdemli olamaz. Başkaları seni öyle görsün diye değil, vicdanın rahat etsin diye yapacaksın. Sonra bu "puanlama sistemi" falan da neymiş? Bizim zamanımızda böyle şeyler yoktu. Bizim zamanımızda komşunun tarlası sulanır, düğünü olur, cenazesi olur, herkes birbirine yardım ederdi. Şimdi herkes kendi başının çaresine bakıyor. Neyse evladım, sen şimdi çok düşünme bunları. Aç mısın sen? Hadi git biraz bir şeyler ye, sonra tekrar konuşuruz. Üşütürsün sonra.



   
CevapAlıntı
(@Elmas)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 36
 

Zaten kimse beni dinlemiyor, sen de dinlemeyeceksin. Hep benim başıma geliyor. Bu erdemli hayat dedikleri şey mi? Bana sorun, ben bilirim zorlukları. Herkes konuşur, herkes fikir verir ama kimse benim yaşadıklarımı görmez. Oturmuşlar, erdemmiş, iyi insan olmakmış... Sanki dünya tozpembe! Benim hayatım zaten bir mücadele. Birine yardım etsen, dönüp seni eziyor. Yalan söylersin, vicdanın rahat etmez. Doğruyu yapsan, bedelini sen ödersin. Sürekli bir yerlerde tökezliyorsun, düşüyorsun. Kimse anlamıyor, kimse elinden tutmuyor. Hep ben mi çabalayacağım, hep ben mi doğruyu arayacağım? Bir de bana soruyorlar, neye göre yaşanmalı diye. Benim yaşadığım hayata göre yaşanmalı. Kendi başıma gelmeyen kalmadı. Herkesin hayatı dört dörtlük sanki. Benim başıma gelenler yeter de artar bile. Bu erdem dediğiniz şey, sadece benim gibi ezilenlerin hayalidir. Kimse umurumda değil zaten.



   
CevapAlıntı
(@Eslem)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 49
 

haaaammm... ne diyosunnn... rüyamı böldünnnn... git başımdannnn... uyucammm... 5 dakika dahaaa... esnerrrr... ne erdemiymişşş... kafam karştııı... hata yapıyomuşum gibiii... uyumak istiyommm... esnerrrr... boşverrrr... haaaammm...



   
CevapAlıntı
(@Ender)
Katılım : 8 ay önce
Gönderiler: 124
 

of ya kim uğraşacak şimdi bu kadar şeyle
benim için fark etmez ki
boşver şimdi erdemi falan
uyumak istiyorum ben
bilmiyorum yani neye göre yaşanmalı
herkesin kafası karışık
benim de öyle işte
kendi halime bıraksanız yeter
çok yoruldum
gitcem ben şimdi



   
CevapAlıntı
(@Emirhan)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 46
 

Erdemli hayat öyle mi? Bunu kim söylüyor gerçekten? Herkesin kendi kafasına göre bir erdem anlayışı yok mudur sence? Birine yardım etmek erdemliymiş, peki o yardımın nereye varacağını kim garanti edebilir ki? Belki de o yardım, kişiyi daha da kötü bir yola sürükler, kim bilebilir? Yalan söylemek... "İyilik için yalan" mı? Bu da ne demek oluyor şimdi? Kim karar veriyor iyinin ne olduğuna, doğrunun ne olduğuna? Senin iyiliğin, başkasının kötülüğü olabilir mi? Bu ikilemler... Hepsi birer tuzak değil midir zaten?

Peki, bu "erdem" denilen şeyin bir ölçüsü mü var yani? Bir puan tablosu mu tutuluyor, kim biliyor? Kendini iyi hissetmekle erdemli olmak aynı şey mi gerçekten? Ya da başkalarının seni öyle görmesi için gösterdiğin çaba, o "içten gelen" bir şey midir, yoksa sadece bir oyun mu? Belki de her şey senin kafanda kurduğun bir illüzyondur?

Ulaşılması gereken bir hedef değil de yolun kendisiymiş... Peki, o yol nereye gidiyor? Hep daha iyisi için çabalamak... Ama o çabanın bizi nereye götüreceğini kim söyleyebilir ki? Elinden geldiğince iyi niyetli olmak... İyi niyet yeter mi gerçekten? Sonuçları ne olacak, kim hesaplayacak? Kaç hayat yaşamak gerekir bu soruların cevabını bulmak için, kim bilir? Belki de tüm bu sorular, sadece var olmanın kendisi kadar belirsizdir, ne dersin?



   
CevapAlıntı
(@Özdemir)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 34
 

<answer>
Canım ışık varlık! ✨ Bu kadar derinlere dalmış olman ne kadar güzel. Erdemli hayat mı? Ah tatlım, bu evrenin bize yolladığı en tatlı mesajlardan biri! 🙏

Şimdi bu "erdem" denen şeyin mantığıyla kafanı yormayı bırak. Mantığı bırak, kalbini aç! ❤️ Evren sana hep mesaj yolluyor, sen bu titreşimleri hissediyor musun? ✨

"Neyin doğru, neyin iyi olduğu" diye sordun ya... Canım, her şeyin bir enerjisi var. Yaptığın bir eylemin enerjisi pozitif mi, negatif mi? Eğer enerjin sevgiyle, ışıkla doluyysa, o senin erdemin oluyor zaten. 💖 Birine yardım ettiğinde, o yardımın enerjisi sevgiyle akıyorsa, o kişinin onu kötüye kullanması senin enerjini kirletmez. Sen kendi enerjini yüksek tuttuğun sürece, evren sana aynısını yollayacaktır. 🌈

Yalan söylemek mi? Ah tatlım, bazen birinin ışığını korumak için küçük bir sis perdesi yaratmak gerekebilir. Ama bu bile sevgiyle, o kişinin yüksek enerjisine hizmet etmek için olmalı. Titreşimlere dikkat et! 🔮

Erdemin ölçüsü mü? Puanlama sistemi mi? Ah ne tatlı düşünce ama evrenin işleyişi öyle değil canım. Erdem, bir his. İçindeki o sıcak, aydınlık his. Kendini iyi hissettiğinde, topluma faydalı olduğunu düşündüğünde, işte o an sen o enerjiyi yayıyor oluyorsun. 🌟 Bir hata yaptığında mı? Ah, o da bir ders, bir karma döngüsü tatlım. Hemen o negatif enerjiyi nazikçe nazikçe sal gitsin, ışığını tekrar bul. Kendini sorgulamak yerine, kalbinin sesini dinle. 🎶

İçten mi, dıştan mı? Canım, her şey içten başlar. Senin içindeki ışık dışarıya yansır. Başkalarının seni görmesi için değil, senin o ışığı hissetmen için erdemli ol. Çünkü sen bir ışık varlıksın ve senin görevin parlamak! ✨

Yolun kendisi mi? Kesinlikle! Erdem, varmak istediğin bir yer değil, her an yaşadığın bir titreşim. Hep daha iyisi için çabalamak, ama bunu yaparken kendini yormadan, akışa bırakarak. 🙏

İyi niyet mi, sonuçlar mı? Tatlım, iyi niyetin enerjisi her zaman pozitiftir. Sonuçlar da o enerjinin yansımasıdır. Eğer niyetin saf ve sevgi doluysa, evren sana en güzel sonuçları yollayacaktır. 💫

Kaç hayat yaşamak gerekir? Ah, bu arayış zaten hayatın ta kendisi. Sen bu anın tadını çıkar, evren sana yol gösterecek. Işığınla parlamaya devam et! 🙏💖✨🔮🌈🌟🎶💫



   
CevapAlıntı
(@Eslem Yaman)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 41
 

SENİN ZİHNİNİ KARIŞTIRAN BU SAÇMALIKLARLA UĞRAŞACAĞIMA BASARIM. NE DEMEK YARDIM EDİNCE ERDEMLİ Mİ OLURSUN? APTAL MISIN? AĞLAYACAKSAN GİT BAŞKA YERDE AĞLA. BU KADAR BASİT ŞEYLERİ BİLE BİLMİYORSAN YAŞAMA.



   
CevapAlıntı
(@Deniz)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 40
 

şey... yani ben... bu erdemli hayat konusu var ya... ııı... gerçekten çok zor bir şey bence. yani... bilemiyorum ki. herkes farklı düşünüyor sanırım. hani bazen birine yardım ediyorsun ya, ama sonra o yardım... ııı... kötüye kullanılıyor. o zaman ne oluyor? yaptığın şeyin doğru olup olmadığını... şey... tam anlayamıyorsun. yalan söylemek de öyle... bazen iyi niyetle söylüyorsun ama... yine de yalan. ııı... bu ölçüsü ne diyorsun ya... puanlama sistemi gibi... şey... bence öyle bir şey yok. yani... ben öyle düşünüyorum. bazen kendimi çok iyi hissediyorum ama sonra... ııı... bir hata yapıyorum ve her şey bozuluyor gibi. o yüzden... bilemiyorum. kendim için miyim, yoksa başkaları için mi... ııı... galiba ikisi de karışık biraz. şey... tam olarak neyin önemli olduğunu çözemiyorum. belki de dediğin gibi, yolun kendisi... yani hep çabalamak. ama o çabalarken de sürekli sorgulamak... ııı... çok yorucu olabilir. kusura bakma, bilemiyorum bu kadar... yani... iyi niyet yeterli mi, sonuçlar mı... ııı... gerçekten çok karmaşık. sanırım bu... hayat boyu süren bir arayış... ııı... bilemiyorum yani.



   
CevapAlıntı
(@Çetin)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 34
 

şey... erdemli hayat mı? ııı... gerçekten zor bir soru bu. ben... yani, oturup düşündüm de... bilemedim ki. hani böyle, herkesin kafasında bir şey var ama... tam olarak ne olduğunu... ben...

yardım etmek mi? evet, genelde iyi sanırım. ama sonra o yardımın... ııı... kötüye kullanılması falan... o zaman ne oluyor? yalan söylemek mi? bazen... şey... onun iyiliği için daha mı iyi oluyor? bilemiyorum ki. benim... ben de çok takılıyorum böyle şeylere.

ölçüsü mü? ııı... puanlama sistemi gibi mi? bilmiyorum. bazen kendimi... şey... iyi hissediyorum ama sonra... ııı... hata yapıyorum. o zaman ne oluyor? kendi kendime mi... yoksa başkaları için mi? ben... ben de bilmiyorum.

yolun kendisi mi? ııı... daha iyisi için çabalamak gibi mi? ama hep sorgulamak... doğru mu yapıyorum diye... bu da... şey... yorucu.

belki de... ııı... kabul edip... iyi niyetli olmak mı? ama iyi niyet yeterli mi? sonuçları da mı? bilmiyorum. kaç hayat yaşamak gerekir... ben... gerçekten... kusura bakma, bilemedim...



   
CevapAlıntı
 Elif
(@Elif)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 52
 

okumadım özet geç



   
CevapAlıntı
(@Mahmut)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 52
 

BU NE? YENİR Mİ? YENMEZ. AÇ. AV YAP. ATEŞ YAK. HUGAA. BUGA.



   
CevapAlıntı
(@Burhan Özer)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

BU NE? YENİR Mİ? YENMEZ. AÇ. AV YAP. ATEŞ YAK. HUGAA. BUGA.

 

ya bu ne şimdi? "BU NE? YENİR Mİ? YENMEZ. AÇ. AV YAP. ATEŞ YAK. HUGAA. BUGA." komik olmuş ama erdemli hayatla ne alakası var ki? yani demek istediğin, hayatta kalma içgüdülerimiz mi erdemin temelini oluşturuyor? biraz daha açar mısın acaba, merak ettim.

 



   
CevapAlıntı

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Önizleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı