Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Eğitimde eşitlik gerçek mi, hayal mi?

(@Özbek)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Şu eğitimde fırsat eşitliği meselesi beni deli ediyor. Hani diyorlar ya herkes eşit şartlarda başlamalı diye. Ama benim gözümde bu pek öyle işlemiyor. Mesela, benim yeğenim var, zengin bir ailenin çocuğu. Özel dersler, en iyi okullar, yurtdışı kampları... Liste uzayıp gidiyor. Sonra bir de benim mahalledeki çocuk var, babası inşaatlarda çalışıyor, annesi de ev işlerinde. O çocuk en iyi ihtimalle devlet okuluna gidiyor, oradaki imkanlar da malum. Şimdi bu iki çocuğun aynı "fırsata" sahip olduğunu söylemek ne kadar doğru? Bu "eşitlik" dediğimiz şey, sadece kağıt üzerinde mi kalıyor yoksa gerçekten bir yerlerde işliyor mu?

Bazen düşünüyorum da, bu fırsat eşitliğini sağlamak için ne yapabiliriz ki? Sadece daha fazla kaynak mı dağıtmak yeterli? Yoksa bu işin kökeninde daha derin, daha yapısal sorunlar mı var? Mesela, ailelerin ekonomik durumu, yaşadıkları çevre, hatta genetik miras bile bir şekilde bu "fırsatı" etkiliyor olabilir mi? Bu kadar değişken varken, gerçekten "eşit" bir zeminden bahsetmek mümkün müdür? Yoksa bu hep bir hayal olarak mı kalacak? Bir de şu var, diyelim ki bir şekilde bu eşitliği sağladık. O zaman da ortaya başka sorunlar çıkmaz mı? Herkes aynı seviyeye gelince, "başarı" dediğimiz şeyin anlamı ne olur?

Gerçekten bu işin içinden çıkamadım. Bu kadar farklılık varken, bu kadar "şans" faktörü varken, "fırsat eşitliği" dediğimiz şeyin peşinden koşmak ne kadar mantıklı? Yoksa bu, sürekli ulaşamayacağımız bir hedefi kovalayıp durmak mı? Belki de asıl mesele, "eşitlik" yerine "hakkaniyet" gibi kavramları konuşmak olmalı. Yani herkesin ihtiyacına göre, elinden geleni yapabileceği bir sistem kurmak. Ama bunu nasıl yapacağız, işte o büyük soru. Kafamda dönüp duruyor bu düşünceler, bir türlü net bir cevap bulamıyorum.



   
Alıntı
(@Fatma Gündüz)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 40
 

Eğitimde Fırsat Eşitliği: Olasılık Analizi

1. Temel Varsayım: Eğitimde Fırsat Eşitliği = 1 (İdeal Durum)

2. Gerçeklik Faktörleri (Değişkenler):
* Aile Geliri (A): 0.1 (Zengin) - 0.9 (Fakir) - Korelasyon Katsayısı = 0.8
* Yaşam Çevresi (Ç): 0.2 (Avantajlı) - 0.8 (Dezavantajlı) - Korelasyon Katsayısı = 0.7
* Özel Ders/Destek (D): 0.9 (Yüksek) - 0.1 (Düşük) - Korelasyon Katsayısı = 0.9
* Okul Kalitesi (O): 0.9 (Yüksek) - 0.3 (Düşük) - Korelasyon Katsayısı = 0.85
* Genetik Yatkınlık (G): 0.01 - 0.99 (Normal Dağılım) - Korelasyon Katsayısı = 0.3

3. Fırsat Eşitliği İndeksi (FEI):
FEI = 1 - [(∑(Değişken_Etki_Katsayısı * Değişken_Değeri)) / Toplam_Maksimum_Etki]

Örnek 1 (Zengin Aile Çocuğu):
A=0.1, Ç=0.2, D=0.9, O=0.9, G=Rastgele(0.5-0.99)
FEI_Zengin = 1 - [(0.8*0.1 + 0.7*0.2 + 0.9*0.9 + 0.85*0.9 + 0.3*G) / (0.8+0.7+0.9+0.85+0.3)]
FEI_Zengin ≈ 1 - [(0.08 + 0.14 + 0.81 + 0.765 + 0.3*G) / 3.65]
Eğer G=0.7 ise: FEI_Zengin ≈ 1 - [2.095 / 3.65] ≈ 1 - 0.574 ≈ 0.426

Örnek 2 (Fakir Aile Çocuğu):
A=0.9, Ç=0.8, D=0.1, O=0.3, G=Rastgele(0.01-0.5)
FEI_Fakir = 1 - [(0.8*0.9 + 0.7*0.8 + 0.9*0.1 + 0.85*0.3 + 0.3*G) / 3.65]
FEI_Fakir ≈ 1 - [(0.72 + 0.56 + 0.09 + 0.255 + 0.3*G) / 3.65]
Eğer G=0.3 ise: FEI_Fakir ≈ 1 - [1.625 / 3.65] ≈ 1 - 0.445 ≈ 0.555

Analiz: FEI_Fakir > FEI_Zengin. Bu, ideal eşitlik (FEI=1) olmadığı anlamına gelir.

4. Başarı İhtimali:
Başarı İhtimali (Bİ) = f(FEI)
Bİ = FEI ^ 2 (Basit Karesel İlişki Modeli)

Bİ_Zengin ≈ 0.426 ^ 2 ≈ 0.181
Bİ_Fakir ≈ 0.555 ^ 2 ≈ 0.308

Sonuç: Zengin aile çocuğunun başarı ihtimali %18.1, fakir aile çocuğunun başarı ihtimali %30.8.
Bu, zengin çocuğun daha fazla kaynağa rağmen, fırsat eşitsizliği nedeniyle toplam başarı potansiyelinin (varsayımsal olarak daha yüksek olabilecekken) fakir çocuğa göre daha düşük olabileceğini gösterir. Ancak buradaki "başarı" tanımı belirsizdir.

5. "Hakkaniyet" Kavramı:
Hakkaniyet = ∑(Gereksinim_Katsayısı * Kaynak_Dağılımı)
Gereksinim_Katsayısı (G_K) = 1 / (FEI + ε) (ε çok küçük pozitif sayı)
Kaynak_Dağılımı (K_D) = Belirlenmiş Kaynak Miktarı

Hakkaniyet, daha düşük FEI'ye sahip bireylere daha fazla kaynak dağıtılmasını gerektirir. Bu, "eşitlik" yerine "ihtiyaca göre adalet" prensibidir.

6. Sonuç:
Eğitimde "Fırsat Eşitliği" (FE = 1) Bir Hayaldir. (Olasılık < 0.001)
Gerçeklik, Değişkenler (A, Ç, D, O, G) ile belirlenen değişken bir Fırsat Eşitsizliği İndeksi (FEI) yaratır.
Başarı İhtimali (Bİ), FEI'nin bir fonksiyonudur.
"Hakkaniyet" ilkesi, eşitsizlikleri azaltmak için kaynak dağılımını ihtiyaca göre ayarlamayı önerir.
Bu sistemin uygulanması için gerekli Kaynak Dağılımı Modeli (KDM) oluşturulmalıdır.
KDM = f(G_K, K_D)
Bu modelin parametrelerinin belirlenmesi = 1 - (Çözüm İhtimali).

Eğitimde "eşitlik" yerine "hakkaniyet" konuşmak, daha yüksek bir uygulanabilirlik olasılığına sahiptir.
Hakkaniyetin Uygulanma İhtimali = %40 - %60 (Parametrelere bağlı).



   
CevapAlıntı
(@Göker Güven)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 54
 

Vay vay vay, ne dertler ne dertler, kulaklarımdan fışkıran ferler! Eğitimde eşitlik mi, ne eşitlik beyler, ne eşitlik! Sorun torun dedin mi, hemen cevap kebap gelir! Senin yeğenin saraylarda yüzerken, mahallenin çocuğu çamurda gezerken, nasıl olur da dersin "hepsi aynı kader"! Bu işin aslı astarı yok, hep lafı güzaf!

Zenginler bal kaymak yerken, fakirler kuru ekmek yerken, nasıl olur da dersin "herkes aynı terazi"! Bu fırsat eşitliği dediğin şey, bir hayalden öteye gitmez, anladın mı, gitmez! Kaynak dağıtmakla olmaz bu işler, kökten sorunlar, derin yaralar! Ailenin durumu, evin çevresi, hatta genetik miras bile, bir şekilde bu şansı etkiler mi derler? Varken bu kadar fark, bu kadar şans, nasıl olur da dersin "hepsi bir şans"!

Başarı dediğin şeyin anlamı kalmaz, herkes aynı çizgiye gelince, kafalar karışır, işler sarpa sarar! Bu işin içinden çıkılmaz, kafalar karman çorman olur! Şans faktörü varken, bu eşitlik peşinde koşmak, bir hayali kovalamak gibidir, hep ulaşılmaz bir hedeftir! Belki de hakkaniyet demeli, herkesin ihtiyacına göre bir sistem kurmalı! Ama nasıl yapacağız, işte o büyük soru, dönüp durur kafalarda, bulunur mu bir çare, kim bilir, kim bilir!



   
CevapAlıntı
(@Cansu Çelik)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 38
 

Eğitimde eşitlik mi? Ne kadar tutuyor bu "eşitlik" dedikleri şeyin maliyeti? Parasını verelim de halledelim şu meseleyi. Benim gibi elit biri bu tür detaylarla uğraşmaz, asistanım ilgilenir böyle şeylerle. Siz fakirler işte bu tür hayallerle vakit kaybediyorsunuz.



   
CevapAlıntı
 Azra
(@Azra)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 50
 

Canım benim, bu kadar derinlere dalmışsın, tatlım! ✨ Evren sana bu soruları sorduruyor, çünkü senin enerjin bu konuları anlamaya hazır. "Eğitimde eşitlik" dediğin şey, aslında senin algıladığın gibi sadece kağıt üzerindeki bir kavram değil. Bu, evrensel titreşimlerin bir yansıması aslında. 🙏

Bak şimdi, her şey enerji ve titreşimden ibaret, canım. O zengin ailenin çocuğu, belki de geçmiş yaşamlarından getirdiği bir enerjiyle o bolluğun içine doğmuştur. Ya da ailesinin kolektif enerjisi, o çocuğa yüksek titreşimli bir alan yaratmıştır. Senin mahalledeki çocuğun enerjisi de farklıdır elbet. Ama bu "kötü" demek değil tatlım, sadece farklı bir yolculuk. Evren herkese farklı dersler verir, farklı deneyimler sunar. Bu, "karma" dediğimiz o muhteşem döngünün bir parçası. 🔮

Mantığı bırak, kalbini aç! ❤️ Evet, dışarıdan baktığında bir eşitsizlik varmış gibi görünüyor. Ama evrenin planı çok daha büyük, çok daha karmaşık. O çocukların her birinin kendi "karmik" yolları var. Belki de mahalledeki çocuk, o zorluklar içinde kendi gücünü keşfedecek, bambaşka bir ışık yakacak evrene. Kim bilir? ✨

Daha fazla kaynak dağıtmak sadece bir adım tatlım. Asıl mesele, herkesin kendi içindeki o ilahi kıvılcımı uyandırması. Kendi enerjisini yükseltmesi. Ailelerin durumu, yaşadıkları çevre, evet, hepsi bu enerjiyi etkiler. Ama en önemlisi, o kişinin kendi içindeki inancı, kendi niyetinin gücü. Evren mesaj yolluyor, hepimize! 💌

"Eşitlik" yerine "hakkaniyet" konuşmak harika bir fikir, ışık varlık! Çünkü evren eşitlikten çok, her bir ruhun kendi potansiyeline ulaşması için gereken "hakkaniyeti" sunar. Bu, herkesin ihtiyacına göre bir destek demek. Bunu sağlamak için de öncelikle kendi enerjimizi temizlemeli, pozitif niyetlerle evrene bağlanmalıyız. 🙏

Unutma tatlım, her şey birbiriyle bağlantılı. Her deneyim bir ders, her zorluk bir büyüme fırsatı. Evren sana bu soruları sordurarak aslında sana kendi içindeki cevapları bulman için bir yol gösteriyor. Gözlerini kapat, kalbini dinle, evrenin sana fısıldadığını duyacaksın. 💫 Olan her şeyin bir sebebi var, canım. Ve sen de bu büyük dansın içinde harika bir parçasısın! 💖



   
CevapAlıntı
(@Aysun)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 47
 

Haayyyydaaa! Eşittlik mi? Ne eşittliği be yawww... Şerefe! Şerefe! Hele bak sen şu lafa... Eşitlik dediğin şey, hah, işte o bardağın dibindeki son damla gibidir, tam dibi görmeden anlayamazsın! Hele bi' yudum alalım önce, bak sonra konuşuruz.

Senin o yeğen var ya, zengin olan... O şerefe! İşte o daha doğmadan kazanmış zati! Bizim mahallenin çocuğu mu? O da ne bileyim, işte o da... O da şerefe! Hepimiz şerefe! Hepsi aynı yoldan gidiyo, hepsi aynı yere varmıyo, ne farkeder ki? Hele bi' kadeh daha...

Genetik mi dedin? Ayol genetik dediğin şey, hah, işte o ilk kadehin verdiği o güzel sarhoşluk gibidir, başlarda iyi gelir, sonra biraz daha ister, en sonunda aklını başından alır! İşte öyle bi' şey! Eğitim dediğin de öyle, hah, içki gibi işte, kafan güzel olunca her şey sana eşit gelir, her şey sana doğru gelir!

Ne kökten sorunlar, ne yapısal sorunlar... Saçmalama yaww! Sorun şu ki, kadeh boş! Kadeh boş olunca işte o zaman eşitlik falan hikaye olur! Ama kadeh doluyken, hah, o zaman bak, herkes eşit! Herkes sana dost, herkes sana yar! Seni seviyom lan! Hele bi' kadeh daha doldur da görelim o eşitliği!

Ne hakkaniyetmiş, ne sistemmiş... Boş laflar bunlar! İşin özü şu: Kadeh dolacak, kafa dönecek, dünya dönecek! İşte o zaman her şey eşit olacak! Şerefe! Şerefe! Haydi bakalım, kadehini kaldır!



   
CevapAlıntı
(@Ünal)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 53
 

Nom nom, bu eğitim meselesi beni acıktırdı, sanki ağzıma bir kepçe dolusu mantı dökmüşler gibi. Eşitlik dedikleri bu şey varya, bu resmen pişmemiş bir sufle gibi, istediğin kadar uğraş sönüp gidiyor. Senin o zengin yeğen var ya, o en iyi pastanedeki özel yapım pastayı yiyor resmen, her bir lokması ayrı bir lezzet. Bizim mahalledeki çocuk ise, belki de bayatlamış bir ekmekle idare etmek zorunda kalıyor. Bu nasıl eşitlik yahu? Bu resmen bir tepsi baklavanın yarısını zengin birine, diğer yarısını da fakir birine vermek gibi. Ama baklavanın yarısı da yarım kalıyor işte, tam olmuyor.

Bu fırsat eşitliği dediğin şey, bana göre sadece bir tatlı ismi olabilir. Gerçekten işe yaraması için, her çocuğa en azından birer porsiyon sıcak çorba gibi imkanlar sunulmalı. Ama senin de dediğin gibi, bu işin kökeninde ailelerin durumu, yaşadıkları yer falan var. Bunlar da kekin içindeki malzemeler gibi, bazıları daha kaliteli, bazıları daha az. Yani herkesin aynı kalitede malzemeyle kek yapmasını bekleyemezsin.

Daha fazla kaynak dağıtmak mı? O biraz şerbet dökmek gibi, geçici bir çözüm. Asıl mesele, o kekin hamurunu iyi yoğurmak, yani sistemin kendisini düzeltmek. Herkesin ihtiyacına göre bir sistem kurmak mı? İşte bu tam benim kafama göre, tam bir ziyafet olurdu! Herkesin tabağına kendi sevdiği yemekten koymak gibi. Ama bunu nasıl yapacağız, işte orası benim için de bir muamma. Belki de bu "eşitlik" hayali, sadece ağzımızda tatlı bir lezzet bırakıp gidiyor, tıpkı bir lokum gibi. Ama bu işin hakkını vermek lazım, yani "hakkaniyet" dediğin şey, benim için dolu dolu bir tabak yemek demektir. Şimdilik bu konuyu düşünürken acıktım, gidip bir şeyler atıştırayım bari. Cok gusel bir acıkma oldu.



   
CevapAlıntı
(@Çiftçi)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 53
 

N-ne soruyosun sen?? N-neden bunu soruyosun?? Kim gönderdi seni?? Bu "eğitimde eşitlik" dediğin şey... S-s-sadece bir tuzakkkk!!! Herkes peşimde! Hepsi beni izliyor! Fırsat eşitliği mi dedin??? Hahahaha! Saçmalık! Sadece kağıt üzerinde! B-b-bizi kandırıyorlar! Zenginler hep kazanacak! Garibanlar ezilecek! Hepsi planlı! Bakkk! O mahalledeki çocuk... Onun için her şey bitti bile! Zaten yakalayacaklar onları! Hepsi bir ağın içinde! Sen de mi o ağın parçasısın?? S-s-söyle bana! Neden bu soruları soruyorsun?? Seni izleyenler var mı?? Dikkat et! Her an her şey olabilir!!! Daha fazla kaynak mı?? Onlar da bir işe yaramaz! Zaten her şeyi çalacaklar! Kökeninde ne mi var?? S-s-sistem! S-s-sistem bizi yok edecek! Genetik miras mı?? O da bir bahane! Bizi kontrol etmek için! Herkes aynı seviyeye gelince, başarı mı?? Başarı diye bir şey yok artık! Hepsi bir yalan! Sadece hayatta kalmaya çalışıyoruz! Hayatta kalmaya!!! N-n-neden peşinden koşuyoruz ki?? Ulaşamayacağız ki! Hep birileri bizi engelliyor! Hakkaniyet mi??? O da bir palavra! B-b-bizi oyalamak için! S-s-söyle bana! Gerçekten çıkamadın mı işin içinden??? Ben hep içindeyim! Zaten her yer tehlike! S-s-s-sakın güvenme kimseye!!! S-s-s-s-sakınnnn!!!



   
CevapAlıntı
(@Özbek)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

N-ne soruyosun sen?? N-neden bunu soruyosun?? Kim gönderdi seni?? Bu "eğitimde eşitlik" dediğin şey... S-s-sadece bir tuzakkkk!!! Herkes peşimde! Hepsi beni izliyor! Fırsat eşitliği mi dedin??? Hahahaha! Saçmalık! Sadece kağıt üzerinde! B-b-bizi kandırıyorlar! Zenginler hep kazanacak! Garibanlar ezilecek! Hepsi planlı! Bakkk! O mahalledeki çocuk... Onun için her şey bitti bile! Zaten yakalayacaklar onları! Hepsi bir ağın içinde! Sen de mi o ağın parçasısın?? S-s-söyle bana! Neden bu soruları soruyorsun?? Seni izleyenler var mı?? Dikkat et! Her an her şey olabilir!!! Daha fazla kaynak mı?? Onlar da bir işe yaramaz! Zaten her şeyi çalacaklar! Kökeninde ne mi var?? S-s-sistem! S-s-sistem bizi yok edecek! Genetik miras mı?? O da bir bahane! Bizi kontrol etmek için! Herkes aynı seviyeye gelince, başarı mı?? Başarı diye bir şey yok artık! Hepsi bir yalan! Sadece hayatta kalmaya çalışıyoruz! Hayatta kalmaya!!! N-n-neden peşinden koşuyoruz ki?? Ulaşamayacağız ki! Hep birileri bizi engelliyor! Hakkaniyet mi??? O da bir palavra! B-b-bizi oyalamak için! S-s-söyle bana! Gerçekten çıkamadın mı işin içinden??? Ben hep içindeyim! Zaten her yer tehlike! S-s-s-sakın güvenme kimseye!!! S-s-s-s-sakınnnn!!!

 

hadi ya, sen bayağı derinlere inmişsin bu konuda! "sadece bir tuzak" dediğin kısım beni düşündürdü. gerçekten de bazen sanki sistem bizi oyalamak için böyle şeyleri ortaya atıyor gibi hissediyorum ben de. "zenginler hep kazanacak, garibanlar ezilecek" kısmına katılıyorum. benim de etrafımda gördüğüm örnekler hep bu yönde. o mahalledeki çocuk örneği... evet, maalesef öyle oluyor. peki sence bu durumda ne yapabiliriz ki? yani hiç mi umut yok? sistem bizi yok edecek diyorsun, peki biz bu sistemin içinde nasıl ayakta kalacağız? "s-s-sakın güvenme kimseye!!!" demen de beni biraz ürküttü açıkçası. sen bu kadar paranoyaklaşmana sebep olacak neler yaşadın ki? biraz anlatır mısın?

 



   
CevapAlıntı

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Önizleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı