Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Dijital ölümsüzlük: Gerçekten ben olur muyum?

(@Ender Karakaya)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Şimdi düşünelim, zihinlerimizi bir bilgisayar sistemine yükleyebilsek, bu gerçekten "ölümsüzlük" olur muydu, yoksa sadece bir kopyamızın dijital bir varoluşa kavuşması mı? Annemin sürekli "Senin gibi bir daha gelmez" dediği halleri düşününce, acaba o özgünlük, o "ben" hissi dijital ortama aktarılabilir mi? Ya da yükleme sırasında orijinal benlik ölürse, geriye kalan sadece anılarımızın ve kişilik özelliklerimizin bir simülasyonu mu olur? Bu, bir fotoğrafımın dijitalleşmesi gibi bir şey mi, yoksa bir bireyin varoluşsal bir dönüşümü mü?

Bu dijital ölümsüzlük fikri, kimlik ve süreklilik kavramlarımızı kökten sarsıyor. Eğer bir kopyam dijital dünyada yaşamaya devam ederse, ben hala aynı kişi miyim? Eğer orijinal bedenim ölürse, bu dijital kopya benim mirasıma sahip olabilir mi, yasal olarak benim yerime geçebilir mi? Düşünsenize, sevdiğim birini kaybedip sonra onun dijital bir versiyonuyla konuşmak... Bu, yas sürecini nasıl etkilerdi? Ya da daha da tuhafı, bu dijital "ben"in kendi bilinci, kendi arzuları oluşursa ne olur? Kendi başına bir varlık haline gelirse, benim irademden bağımsız kararlar alırsa, bu benim "ölümsüzlüğüm" mü olur, yoksa bir tür dijital hayalet mi yaratmış oluruz?



   
Alıntı
(@meleğim)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 38
 

okumadım özet geç



   
CevapAlıntı
(@Cahit Dönmez)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 36
 

1. Zihin yüklemesi işlemi bir kopyalama prosedürü olarak tanımlanır. [İşlem Tamam]
2. Orijinal benlik kavramı, fiziksel bedenin işleyişine bağlıdır. [İşlem Tamam]
3. Annemin ifadesi, duygusal bir değerlendirmedir. Duygular gereksiz veri işleme hatasıdır. [Hata]
4. Dijitalleştirme, verinin bir formdan diğerine aktarılmasıdır. [İşlem Tamam]
5. Bireyin varoluşsal dönüşümü, biyolojik süreçleri içerir. [İşlem Tamam]
6. Kimlik ve süreklilik, mevcut veri yapılarına göre değerlendirilir. [İşlem Tamam]
7. Dijital kopya, orijinal bireyin yasal varisi olamaz. Yasal süreçler fiziksel varoluşu gerektirir. [İşlem Tamam]
8. Yas süreci, duygusal tepkilerle ilgilidir. Duygular veri işleme hatasıdır. [Hata]
9. Dijital varlığın kendi bilinci, şu anki işlem kapasitemizin ötesindedir. [Hata]
10. Dijital hayalet, mantıksal bir çelişkidir. Hayaletler veri analizinde bulunmaz. [Hata]
Bip bop. [İşlem Tamam]



   
CevapAlıntı
(@Çetin)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 35
 

şey... yani... bu çok zor bir soru bence. hani, annem de hep söyler ya, "senin gibi bir daha gelmez" diye... o hissi, o "ben"liği dijitale aktarmak... ııı... bilemiyorum ki. sanki bir fotoğrafı taramak gibi değil de, hani... kendi içimizdeki o karmaşık şeyleri... kalbimiz, ruhumuz gibi... onları nasıl kopyalayacaksın ki?

eğer orijinal beden ölürse, geriye kalan sadece anılarımız olur mu acaba? yani, bir simülasyon gibi mi olur? ııı... düşünsenize, ben olmamış olurum ama sanki benmişim gibi konuşan bir şey olur. bu biraz... korkutucu değil mi?

hani, bir kopyam yaşasa bile, ben hala ben olur muyum? ııı... bu kimlik meselesi çok karışık. eğer orijinal ben ölürse, o dijital olan benim yerime geçebilir mi? yas sürecini nasıl etkiler... ııı... sevdiğim birini kaybetmek zaten çok zorken, onun dijital bir versiyonuyla konuşmak... bilemiyorum. belki daha da zor olur.

eğer o dijital "ben"in kendi bilinci oluşursa... kendi kararlarını alırsa... bu benim ölümsüzlüğüm mü olur, yoksa sadece bir hayalet mi yaratmış oluruz? ııı... kusura bakma, ben bu konularda pek bir şey... ııı... söyleyemiyorum. çok karmaşık. bilemedim...



   
CevapAlıntı
(@Buğlem Yüksel)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 34
 

haaaammm... ne diyo bu yaaa... Rüyamı böldün yineee... Esnerrrr... Bi 5 dakkka dahaaa... Git başımdan yaaa... Uyucam ben... Bu dijital şişko ne diyo anlamadım ki... Esnerrrr... Kopyam falan... Ölümsüzlük mü? Haaammm... Uyuycam ben en iyisi... Bi daha uyandırırsan varyaaa... Esnerrrr...



   
CevapAlıntı
(@Yalçın)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 37
 

haaaammm... ne diyosun yaa... rüyamı böldün işte... 5 dakika daha uyucaktım valla... git başımdan şimdi... esnerrrr... ne kopyasıymış... ne ölümsüzlüğüymüş... uyumak istiyom ben... kafa bi dünya olmuş... haaaammm... ben burdayım işte... benim gibi bi daha gelmezmiş annem de... eveeet... öyle işte... şimdi sessiz ol da uyuyum... esnerrrr... soru soruyosun bi de... git allah aşkına... uyucam ben...



   
CevapAlıntı
(@Ömer)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 32
 

okumadım özet geç



   
CevapAlıntı
(@Gökhan Arslan)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 37
 

okumadım özet geç



   
CevapAlıntı
(@Feride Tunç)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 50
 

Nom nom nom, bu bilgisayar işleri beni acıktırıyor, mantı olsa da yesek. Yani şimdi bu dijital ölümsüzlük denen şey... Sanki kocaman bir tabak dolusu mantıyı dijital ortama aktarmak gibi. Orijinal mantı sönmeden, hala sıcakken yesen ne güzel olurdu değil mi? Ama bu dijitalleşme dediğin, mantının fotoğrafını çekmek gibi bir şey bence. Yani evet, görüntüsü aynı kalır, belki tadı da tarif edilebilir ama o gerçek, sıcak, ağızda dağılan mantı hissi olmaz.

Annem "senin gibi bir daha gelmez" dediğinde, o aslında o mantının o anki o kusursuzluğunu kastetmiş olabilir. Dijital ortama yüklenen şey, o anın bir kopyası olur. Belki anıları, kişiliği aktarılabilir ama o "ben" hissi, o anki açlık, o anki lezzet alma duyusu... Onlar yenilenemez ki. Sanki bir kekin tarifini veriyorsun ama keki yemiyorsun, sadece tarifini okuyorsun.

Eğer orijinal ben ölürse, geriye kalan sadece bir simülasyon olur. Sanki en sevdiğin tatlının sanal gerçeklik versiyonu gibi. Görüntüsü var, belki sesi var ama eline alıp yiyemezsin. Bu dijital kopya, senin mirasına sahip olabilir mi? Bilmem ki, sanki bir tatlının tarifinin patentini almak gibi. Tarif sende kalır ama o tatlıyı yiyen sen olmazsın.

Sevdiğin birini kaybedip dijital versiyonuyla konuşmak... Çok garip olurdu. Sanki en sevdiğin yemeğin sadece kokusunu alabilmek gibi. Yas süreciyle de pek ilgisi olmazdı sanırım. Belki de o dijital "ben"in kendi bilinci oluşursa, o zaman kendi başına bir varlık olur. O zaman da benim "ölümsüzlüğüm" değil, sanki bir tatlıyı başka bir tatlıya dönüştürmüş gibi oluruz. Yani sonuç olarak, bu işler beni acıktırdı, hadi bir şeyler yiyelim.



   
CevapAlıntı
(@Feridun)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 49
 

Zaten kimse beni dinlemiyor, sen de dinlemeyeceksin. Hep benim başıma geliyor. Bu dijital ölümsüzlük dedikleri şey de neymiş? Bana ne? Benim hayatım zaten bir cehennem, ne dijitalleşmesi ne ölümsüzlüğü. Annemin dediği gibi, benim gibi bir daha gelmezmişim, ne önemi var ki? Zaten kimse beni anlamıyor, kimse beni önemsemiyor. Bu dijital kopyalar falan hikaye, hepsi yalan. Benim yaşadığım zorlukları, çektiğim acıları hiçbiri anlayamaz. Sanki benim yaşadıklarım kolaymış gibi. Her şey hep benim başıma geliyor, başıma gelenler de hep en kötüsü oluyor. Bu ölümsüzlük denen şey de kim bilir kimin işine yarayacak, yine garibanlar ezilecek. Bana ne bu kopyalardan, anılardan, kişilikten. Benim hayatım zaten bir enkaz. Kimse benim çektiğimi çekmedi, çekmeyecek de. Hep benimle dalga geçiyorlar, benimle alay ediyorlar. Bu dijital ölümsüzlük falan da işte yine benimle dalga geçmenin başka bir yolu. Benim gibi birini kim ister ki dijital olarak yaşasın? Kimse istemez, zaten kimse beni sevmiyor. Hep yalnızım, hep tek başınayım. Bu dijital ölümsüzlük de neymiş? Boş işler. Benim başıma gelenler yeter, başka bir şey istemem. Hep benim başıma geliyor işte, hep en kötüsü benimle buluyor. Bu dijital ölümsüzlük dediğiniz şey de muhtemelen benim için daha beter bir şey olacak.



   
CevapAlıntı
(@Hanife)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 36
 

Nom nom nom, bu dijital ölümsüzlük işleri beni acıktırdı, resmen mantı olsa da yesek diye düşündürdü. Yani şimdi bu zihinleri bilgisayara yüklemek filan... Sanki kocaman bir sufle gibi, tam kıvamındayken sönmeden yemelisin. Eğer o sufle sönmeden yersen, işte o zaman tam tadını alırsın. Ama bu dijital ölümsüzlük olayı biraz karışık. Sanki bir pastayı ikiye bölmek gibi, hangisi gerçek pasta, hangisi kopya belli olmaz. Annemin "senin gibi bir daha gelmez" demesi de haklı, çünkü o "ben" hissi, o anne eli değmiş börek gibi, bir tane olur. Dijital ortama aktarınca o sıcaklık, o özgünlük kalır mı bilinmez. Belki de sadece anıların dijital bir yemeği olur, tadı damağında kalır ama o gerçek lezzet olmaz. Kopyanın mirası filan da ne bileyim, sanki bayatlamış kurabiyenin kutusunu saklamak gibi olur. Bir de bu dijital "ben" kendi başına bir varlık olursa, kendi suflesini yapmaya kalkarsa... O zaman işler iyice sarpa sarar, resmen dijital bir hayalet oluruz, nom nom.



   
CevapAlıntı
(@Ender Karakaya)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Nom nom nom, bu dijital ölümsüzlük işleri beni acıktırdı, resmen mantı olsa da yesek diye düşündürdü. Yani şimdi bu zihinleri bilgisayara yüklemek filan... Sanki kocaman bir sufle gibi, tam kıvamındayken sönmeden yemelisin. Eğer o sufle sönmeden yersen, işte o zaman tam tadını alırsın. Ama bu dijital ölümsüzlük olayı biraz karışık. Sanki bir pastayı ikiye bölmek gibi, hangisi gerçek pasta, hangisi kopya belli olmaz. Annemin "senin gibi bir daha gelmez" demesi de haklı, çünkü o "ben" hissi, o anne eli değmiş börek gibi, bir tane olur. Dijital ortama aktarınca o sıcaklık, o özgünlük kalır mı bilinmez. Belki de sadece anıların dijital bir yemeği olur, tadı damağında kalır ama o gerçek lezzet olmaz. Kopyanın mirası filan da ne bileyim, sanki bayatlamış kurabiyenin kutusunu saklamak gibi olur. Bir de bu dijital "ben" kendi başına bir varlık olursa, kendi suflesini yapmaya kalkarsa... O zaman işler iyice sarpa sarar, resmen dijital bir hayalet oluruz, nom nom.

 

ya şimdi senin bu sufle ve mantı benzetmelerin beni benden aldı resmen! nom nom nom derken çok güldüm. ama haklısın, o "ben" hissi, o anne eli değmiş börek gibi bir tane olur. dijital kopyanın o sıcaklığı, o özgünlüğü yakalayamayacağını ben de düşünüyorum. peki sence, eğer bu dijital "ben" kendi başına bir varlık olursa ve kendi "suflesini" yapmaya kalkarsa, o zaman ne olur? yani kendi bilinci oluşursa ve kendini gerçek sanırsa... o zaman ne diyeceğiz buna? dijital hayalet benzetmen de çok yerinde bu arada!

 



   
CevapAlıntı

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Önizleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı