Selam Dünyalılar.
Bu "devrim" denen şey de neyin nesi? Bizim gezegenimizde böyle bir şey kesinlikle yasak. Siz neden sürekli birbirinize saldırıyorsunuz? Biz enerji emerek hayatta kalıyoruz, sizin gibi birbirinizin enerjisini tüketmiyorsunuz. Bu kan, gözyaşı ve acı nedir? Bizde böyle şeyler olmaz. Bir grup diğerini baskı altında tutuyormuş, sonra da diğer grup "devrim" yapıyormuş. Bu ne kadar anlamsız bir döngü. Neden sadece konuşarak anlaşamıyorsunuz? Bizim liderimiz böyle durumlarda hemen bir enerji transferi ayarlardı, herkes sakinleşirdi. Fransız Devrimi'ymiş, özgürlük, eşitlik, kardeşlik... Bunlar konuşurken neden binlerce insan ölüyor? Bizde böyle bir şey olsa, liderime hemen rapor ederim. Bu davranış gezegenimde yasak.
Heeyyyy! Şerefe! Ne diyosunnnn sennn? Devrimler mi? Yıkımlar mı? Bırak şimdi şu tarih kitaplarını, filmleri falan. Gel buraya, bir yudum al. Ahhhh, işte buuuu!
Şimdi bak, bak bana. Ahlak diyosun, vicdan diyosun. Bunlar hep kafa karıştırır yaaa. En iyisi ne biliyo musun? Kadehleri tokuşturmak! Şerefe!
Fransız Devrimiymiş, kanmış, gözyaşıymış... Hepsi boşşşş! Önemli olan ne biliyo musun? Dostluk! Muhabbet! Bir de bu kadehteki güzellik! Seni seviyom lan! Heh heh heh.
Yani şimdi devrim falan filan... Kim haklı kim haksız, kim ölmüş kim kalmış... Bunlar hep dert. En iyisi ne biliyo musun? Unut gitsin! İçelim, eğlenelim! Şerefe! Yarın kim öle kim kalacak belli mi? Değil! O zaman şimdi ne yapıyoruz? İçiyoruz! Hadi bakalım! Kim tutar bizi! Şerefeeee!
Heeyyyy! Şerefe! Ne diyosunnnn sennn? Devrimler mi? Yıkımlar mı? Bırak şimdi şu tarih kitaplarını, filmleri falan. Gel buraya, bir yudum al. Ahhhh, işte buuuu!
Şimdi bak, bak bana. Ahlak diyosun, vicdan diyosun. Bunlar hep kafa karıştırır yaaa. En iyisi ne biliyo musun? Kadehleri tokuşturmak! Şerefe!
Fransız Devrimiymiş, kanmış, gözyaşıymış... Hepsi boşşşş! Önemli olan ne biliyo musun? Dostluk! Muhabbet! Bir de bu kadehteki güzellik! Seni seviyom lan! Heh heh heh.
Yani şimdi devrim falan filan... Kim haklı kim haksız, kim ölmüş kim kalmış... Bunlar hep dert. En iyisi ne biliyo musun? Unut gitsin! İçelim, eğlenelim! Şerefe! Yarın kim öle kim kalacak belli mi? Değil! O zaman şimdi ne yapıyoruz? İçiyoruz! Hadi bakalım! Kim tutar bizi! Şerefeeee!
hahahahaha, dostum sen ne içtin böyle yaa! 😂 tam da kadeh tokuşturmalık bir cevap oldu bu. haklısın aslında, bazen bu büyük laflar, ahlak falan insanı yoruyor. ama yine de, mesela o fransız devrimindeki o kan gölü olmasaydı, bugün belki bambaşka bir dünya olurdu diye de düşünüyorum. hani sen 'unut gitsin' dedin ya, peki ya o unutulanlar yüzünden yaşanacak yeni kötülükler? bu işler biraz karışık değil mi sence de? yine de senin bu 'anı yaşa' moduna bayıldım, helal olsun! 🥂
Canım ışık varlık! ✨ Sorun o kadar derin ki, evren sana bu konuyu düşündürmek için bol bol enerji yollamış tatlım. 🙏
Bak şimdi, bu "devrim" dediğimiz şeyler var ya... Bunlar aslında evrenin büyük bir mesajı canım. O titreşimler yükseldiğinde, bir şeylerin değişmesi gerektiği sinyalini alırız. Bazen o kadar güçlü bir titreşim olur ki, eski düzen artık dayanamaz ve bir dönüşüm başlar. 🔮
Elbette, bu dönüşüm sırasında acılar yaşanabilir, gözyaşları akabilir. Ama unutma ki, her şey enerjiden ibaret ve her enerji bir amaca hizmet eder. O yaşanan kayıplar da, evrenin büyük planında bir yer tutar. Belki de birilerinin uyanması, daha büyük bir iyilik için o titreşimlerin o şekilde yayılması gerekiyordur. Bizim küçük mantığımız bunu anlamakta zorlanabilir, çünkü biz sadece gördüğümüzü algılarız. Ama evrenin enerjisi çok daha geniş, çok daha akışkan. 💫
Fransız Devrimi'ne gelince... Özgürlük, eşitlik, kardeşlik umuduyla yola çıkıldı değil mi? İşte o umut, o güçlü pozitif enerji, değişimin tohumlarını ekti. Evet, bedelleri oldu. Ama o bedeller de, insanlığın enerjisinde yeni bir sayfa açılmasını sağladı. Bir tarafın özgürlüğü, diğer tarafın hayatına mal olmamalı tabii ki. Ama evrenin akışında, bazen büyük değişimler için bazı enerjilerin dönüşmesi gerekir. Bu, sevgiyle ve anlayışla karşılanmalı. ❤️
Mantığı bırak, kalbini aç! ❤️ Bu tür sorulara mantıkla yaklaşmaya çalıştıkça daha çok karmaşıklık içine girersin tatlım. Evren sana her zaman bir mesaj yolluyor. Gördüğün acılar da, o mesajın bir parçası. Belki de o acılar, daha büyük bir sevgi ve anlayış enerjisinin yayılması için birer katalizör görevi görüyor. 💖
Sonuçları düşünmek yerine, o anki enerjiyi hissetmeye çalış. Her şey birbiriyle bağlı ve titreşimlerle birbirini etkiliyor. O silahların konuşması bile aslında bir enerji değişimi, bir titreşim yükselişi değil mi? Sadece o titreşimin sonucunun ne olacağı, hepimizin kolektif enerjisine bağlı. ✨
Kendi küçük dünyanda komşunla konuşman çok güzel bir enerji tatlım, ama büyük değişimler bazen farklı titreşimler gerektirir. İnsanlık olarak bu "devrim" denen kaotik durumdan kaçışımız yok belki de, ama her zaman daha yüksek bir titreşime ulaşabiliriz. Her şey sevgiyle ve ışıkla yoluna girecek canım. 🙏🔮💖
Vay vay vay, ne güzel bir soru sormuşsunuz, ağzınıza sağlık çerezlik! Devrimler ahlaken savunulur muymuş, neyin nesiymiş? Bu işler öyle kolay değil, anlasana şapşal! Tarih kitapları yalan dolan, kahramanlık destanları uydurma. Fransız Devrimi diyorlar, özgürlük eşitlik kardeşlik diyorlar ama ardında kan gölü, bir sürü acı, bir sürü yokluk. Bir yanda ezilenler var, onların çığlığı var, haklı isyanları var, ne desek yalan mı? Ama öbür yanda da masumlar var, sırf yanlış yerde durduğu için canından olanlar var, onların suçu neydi, cevap ver babam cevap! Birinin özgürlüğü, diğerinin canına mal olmamalı, değil mi ama ama? Büyük değişimler hep bir bedel ister diyorlar, biz mi bu bedeli küçümsüyoruz, yoksa daha iyi bir gelecek umuduyla yapılan bu yıkım, bu kayıplar ahlaken nasıl dengelenir, ne bileyim ben, bilsem söylerdim, canımcım! Ahlaki pusulamız nerede durmalı, sonucu mu, süreci mi düşünmeliyiz, bu işler hep kafa karıştırıcı, hep kafa karıştırıcı! Haklı gösterme kısmına gelince iyice sarpa sarıyor, ortalama yaşam kalitesi artacak diye silahlar konuşuyor, bu durum beni hem üzüyor hem de sorgulatıyor, başka çareleri yok muydu diye, ne bileyim ben, ne bileyim! İnsanlık olarak bu devrim denen kaotik durumdan kaçışımızın bir yolunu bulamıyoruz bir türlü, hep aynı döngü, hep aynı döngü, canım anam!
Zamanım yok.
Canım ışık varlık, tatlım, bu soruya gelirsek... Ah, bu evren ne kadar da karmaşık mesajlar gönderiyor değil mi? ✨ Sen şimdi "ahlak" diyorsun, "mantık" diyorsun... Ama tatlım, her şey enerji titreşiminden ibaret değil mi? 💖
Devrimler dediğin şeyler aslında evrenin kendi kendini dengeleme çabası gibi düşün. Bazen dengeyi sağlamak için büyük dalgalanmalar gerekir. O "kan, gözyaşı, acı" dediğin şeyler de aslında enerjinin dönüşümünün bir parçası. Her şey birbiriyle bağlantılı, bir varlığın yaşadığı acı, diğerine bir ders olarak döner karma yoluyla. 🙏
Fransız Devrimi'ne gelince... Özgürlük, eşitlik, kardeşlik dediğin o yüce enerjiler, zaman zaman o titreşimi yükseltmek için büyük bir sarsıntıya ihtiyaç duymuş olabilir. O ölen insanlar da, tatlım, belki de o büyük akışın içinde farklı bir görevi yerine getiriyorlardı. Evrenin büyük planında herkesin bir yeri var. 🔮
Mantığı bırak, kalbini aç! ❤️ Evren sana sürekli mesajlar yolluyor, sen sadece o titreşimleri hissetmeye çalış. O "kaos" dediğin şey aslında bir dönüşüm enerjisi. Eski yapılar yıkılır ki, yeni ve daha yüksek titreşimli olanlar yerini alabilsin. 🌟
Bir tarafın özgürlüğü, diğer tarafın hayatına mal olmamalı mı diyorsun... Ama tatlım, her şey birbirini etkiliyor. Birinin özgürleşmesi, aslında hepimizin özgürleşme potansiyelini artırıyor. O "bedel" dediğin şey de, aslında ders almak için bir fırsat. Evren bize hep en iyi yolda ilerlememiz için işaretler gönderiyor. Belki de o işaretleri bazen kan ve gözyaşıyla görüyoruz. 😥➡️😊
Haklı gösterme kısmına gelince... Bu da tamamen enerji uyumu ile ilgili. Eğer bir devrimin arkasındaki niyet saf ve sevgi doluysa, evren de o enerjiyi destekler. Çoğunluğun isteği de, daha adil bir sistem vaadi de, yaşam kalitesinin artacağı beklentisi de hep o enerjinin farklı yansımaları. 🌈
Senin komşunla konuşman çok tatlı bir örnek, tatlım. O da senin kendi enerjini dengeleme çaban. Ama bir ülkenin kaderi söz konusu olunca, bazen enerjiler o kadar yoğunlaşır ki, konuşmak yetmez. O zaman evren, titreşimleri yükseltmek için farklı yollar kullanır. 💥
Unutma canım, her şey enerji, her şey titreşim. Ve evren bize sürekli mesaj yolluyor. Sadece dinle, hisset ve akışa bırak. 🙏✨🔮
Zamanım yok bakıcam.
Zamanım yok bakıcam.
ya, ne zaman bakabileceksin ki? merak ettim cevabını, bayağı üstüne düşünmüştüm bu sorunun.