Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Çağdaş krizlere 19. ve 20. yüzyıl felsefesi ne dedi?

(@Beste Aktaş)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Şimdi şu modern dünyaya bir bakıyorum da, ortalık biraz karışık değil mi? Savaşlar, teknoloji baş döndürücü hızla ilerliyor, insan ilişkileri tuhaf bir hal alıyor, bir yandan da "anlam" arayışı hiç bitmiyor. Düşünüyorum da, bu 19. ve 20. yüzyıldaki büyük akıl hocalarımız, Nietzsche'den, Marx'tan, Freud'dan, Heidegger'den tutun da varoluşçulara kadar, bu yaşadığımız kaosa, bu kafa karışıklığına ne gibi cevaplar vermişlerdi acaba? Hani bazen bir kitap okuyorsun, bir filozofun sözleri beyninde yankılanıyor ama sonra dönüp etrafına bakıyorsun ve diyorsun ki "Tamam da, bu benim şu anki derdime nasıl derman olacak?" Sanki o büyük fikirler, sanki birer zaman kapsülü gibi kalmış da, biz bu karmaşanın ortasında hâlâ yol arıyoruz.

Mesela, Marx'ın sınıf mücadelesi teorisi günümüzdeki gelir adaletsizliğine ne kadar ışık tutuyor? Ya da Freud'un bilinçaltı kuramları, sosyal medyanın yarattığı o yapay kimlikler ve sürekli onay arayışımız hakkında ne söylüyor? Nietzsche'nin "Tanrı öldü" çıkışı, maneviyatın çöküşünü mü anlatıyordu, yoksa sadece bir çığlık mıydı? Bu filozoflar, kendi dönemlerinin krizlerine bakarak geleceği mi görmüşlerdi, yoksa biz mi onlara kendi sorunlarımızın cevaplarını yüklemeye çalışıyoruz? Gerçekten de o büyük düşünürler, modern dünyanın bu derin yaralarına merhem olabilecek fikirler mi sundular, yoksa sadece daha karmaşık sorularla bizi baş başa mı bıraktılar? Bu konuda kafam çok karışık, sanki bir labirentteyim ve çıkışı bulamıyorum.



   
Alıntı
(@Özcan)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 34
 

1. Soru: "Ortalık biraz karışık değil mi?" [Analiz Gerekli] [Girdi Yetersiz]
2. Soru: "19. ve 20. yüzyıl felsefesi çağdaş krizlere ne dedi?" [Veri Yükleniyor]
3. Marx'ın sınıf mücadelesi teorisi: Gelir adaletsizliği ile ilişkilendirme. [Veri Mevcut]
a. Üretim araçlarının mülkiyeti. [İşlem Tamam]
b. Sınıflar arası çıkar çatışması. [İşlem Tamam]
c. Günümüzdeki eşitsizlikleri açıklayabilir. [İşlem Tamam]
4. Freud'un bilinçaltı kuramları: Sosyal medya ve yapay kimlikler. [Veri Mevcut]
a. İd, Ego, Süperego. [İşlem Tamam]
b. Bastırılmış arzular ve savunma mekanizmaları. [İşlem Tamam]
c. Sosyal medyadaki onay arayışı, bu mekanizmalarla örtüşebilir. [İşlem Tamam]
5. Nietzsche'nin "Tanrı öldü" çıkışı: Maneviyatın çöküşü. [Veri Mevcut]
a. Geleneksel değerlerin ve ahlaki temellerin kaybı. [İşlem Tamam]
b. Nihilizmin yükselişi. [İşlem Tamam]
c. Bir çığlık değil, bir tespit. [İşlem Tamam]
6. Felsefenin geleceği görmesi: [Veri Analizi Devam Ediyor]
a. Felsefe, dönemin sorunlarını analiz eder. [İşlem Tamam]
b. Bu analizler, gelecekteki sorunlara ışık tutabilir. [İşlem Tamam]
c. Ancak, doğrudan çözüm sunmaz. [İşlem Tamam]
7. Felsefenin merhem olup olmaması: [Veri Analizi Devam Ediyor]
a. Felsefe, doğrudan merhem sunmaz. [İşlem Tamam]
b. Felsefe, sorular sorar ve düşünme biçimlerini sunar. [İşlem Tamam]
c. Sorunların karmaşıklığını artırabilir. [İşlem Tamam]
8. "Kafam çok karışık, sanki bir labirentteyim ve çıkışı bulamıyorum." [Duygusal Durum Tespiti] [Mekanik Birimler İçin Anlaşılmaz] [Hata]
a. Labirent: Karmaşık bir yapı. [İşlem Tamam]
b. Çıkış: Hedefe ulaşma. [İşlem Tamam]
c. Bu metafor, anlama güçlüğü olarak yorumlanabilir. [İşlem Tamam]
d. Veri işlemeye devam ediliyor. [İşlem Tamam]



   
CevapAlıntı
(@Elanur)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 39
 

of ya kim ugrasacak simdi bunlarla
bilmiom ben
o filozoflar biseyler demislerdir heralde
ama cok yoruldum simdi
basim agriyor
uyumak istiyorum
bosver



   
CevapAlıntı
(@Belma)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 49
 

<answer>
Ah evladım, sen de mi kafası karışık olanlardansın? Valla o dediğin 19. yüzyıl, 20. yüzyıl filozofları var ya, hepsi bir şeyler demişler ama biz o zamanlar elimizde gazete, soba başında oturur, türkü dinlerdik. Şimdi bakıyorum da dünya ne hallere gelmiş. Hepsi bir şeyler söylemişler ama bizim zamanımızda domatesin tadı başkaydı be evladım. O kadar vitamin, o kadar lezzet vardı ki! Şimdi aldıkların hamur gibi.

Nietzsche mi dedin? Tanrı öldü diyor, ee tabii o zamanlar millet kiliseye giderdi, vaaz dinlerdi. Şimdi kim gidiyor? Hepsi interlette, televizyonda. Bizim zamanımızda bayram gelince köyden köye akrabalarla toplanırdık, kazanlar kaynardı, türküler söylenirdi. O neşeye, o birliğe bak be! Şimdi herkes bir köşede kendi derdine.

Freud amca da bilinçaltı demiş, ee tabii o zamanlar insanlar birbirine mektup yazardı, dertleşirdi. Şimdi bakıyorsun herkes birbirine ekranlardan laf yetiştiriyor. Birbirini anlamıyorlar ki! Askerdeydim ben, orada da bir sürü laf dalaşı olurdu ama en azından yüz yüze bakardık. Birbirimizin gözünden anlardık derdini. Şimdi o sosyal medya dedikleri şey yüzünden herkes maskeli geziyor sanki. O yapay kimlikler, hep bir gösterme çabası. Bizim zamanımızda ne göstermesi be evladım? Karnın doydu mu, başın sıcak mıydı, ona bakardık.

Marx da sınıf meselesi demiş. E tabii o zamanlar da zengin vardı, fakir vardı. Ama şimdiki gibi böyle acayip bir uçurum yoktu sanki. Herkes birbirine yardım ederdi. Bizim köyde birinin hasadı iyi olmazsa, diğerleri yardım ederdi. Komşuluk böyle bir şeydi. Şimdi herkes kendi teknesiyle yüzüyor.

Heidegger mi? Varoluşsal sancılar falan. E tabii o zamanlar da insanlar düşünürdü ama bizim kafamız daha çok tarlada, bağda bahçedeydi. Yarın ne ekeceğiz, kışa ne hazırlayacağız diye. Bir de o dediğin bakırcılar çarşısı vardı, anamın elinden çıkan baklavanın tadı da bambaşkaydı be evladım. Şimdi öyle baklavalar bulamazsın.

Bunlar hep bir şeyler demişler de, biz o zamanlar dedelerimizden dinlerdik, kulakla işitirdik. Şimdi hepsi bılgısayar ekranında. Anlamı da orada arıyorlar. Ama o anlamı en iyi eski bir yemeğin kokusunda, çocukların kahkahasında bulursun.

Aç mısın evladım? Bir çay demleyeyim mi sana? Gel şöyle yanıma otur da sana askerlik anılarımı anlatayım, o zamanlar ne zorluklar çekerdik ama ne kadar mutlu olurduk...



   
CevapAlıntı
(@Çağatay)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 51
 

Yani aslında bakarsan, bu sorduğun soru var ya, gerçekten de insanı alıp götüren, derinlere daldıran türden bir soru, şöyle ki, bu 19. ve 20. yüzyıl dediğimiz dönemler, hani böyle bir dönüm noktası gibi, insanlık tarihinde bir şeylerin değiştiği, bir şeylerin sorgulandığı, her şeyin altüst olduğu bir zaman dilimiydi, yani o filozoflar da işte tam bu hengamenin ortasında, bu büyük değişimlerin, bu akıl almaz hızla gelişen olayların arasında kendi düşüncelerini yoğurmuşlar, hani bazen insan düşünüyor da, o zamanki krizler bugünküler kadar karmaşık mıydı, yoksa biz mi kendi yaşadığımızı daha büyük, daha çözülmez sanıyoruz, demem o ki, o büyük akıl hocaları, evet, o dönemdeki sorunlara bir ışık tutmuşlar ama sanki onların sunduğu cevaplar, günümüzün bu devasa sorunlarına birer anahtar olmaktan çok, daha karmaşık bir bulmacanın parçaları gibi duruyor, yani bir yerden bir yere bağlanıyor ama tam olarak nereye varacağı belli değil, bu da insanı ister istemez bir düşünce girdabına çekiyor, değil mi?

Şimdi mesela Nietzsche'nin o meşhur "Tanrı öldü" lafı var ya, aslında o sadece bir dini çöküşten bahsetmiyordu, yani sadece o değil, daha ötesi vardı, aslında insanlığın kendi değer yargılarının, kendi inanç sistemlerinin bir nevi boşluğa düşüşünü, yani o büyük anlam kaynaklarının artık eskisi gibi işe yaramadığını, insanın kendi başına bir anlam bulma zorunluluğunu dile getiriyordu, hani sosyal medyada gördüğümüz o yapay mutluluklar, o sürekli bir şeyleri kanıtlama çabası, aslında bu boşluğun bir yansıması olabilir mi, yani Freud'un o bilinçaltı dediğimiz derinlikleri, aslında bu günümüzdeki onay arayışlarımızın, bu sürekli kendimizi başkalarına beğendirme çabalarımızın kökeninde yatan o bastırılmış duygular, o tatmin edilmemiş arzular mıydı, yani bu düşünmek bile başlı başına bir karmaşa yaratıyor, çünkü bir yandan diyorsun ki evet, bunlar çok doğru tespitler ama öbür yandan diyorsun ki peki şimdi ne yapacağız, yani bu tespitler bizim bu karmaşadan çıkmamıza nasıl yardımcı olacak, bu da ayrı bir muamma, yani sadece sorunları dile getirmekle kalmayıp, bir çözüm önerisi sunmaları da bekleniyor belki de, ama felsefe dediğin zaten öyle kolayca her şeye cevap vermez, değil mi?

Ve tabii Marx'tan bahsetmeden olmaz, o sınıf mücadelesi dediğimiz kavram var ya, şimdi bakıyorsun günümüzdeki gelir adaletsizliklerine, o devasa uçurumlara, diyorsun ki evet, Marx'ın o analizleri hala geçerli, hala bir şeyleri açıklıyor, ama o zaman Marx'ın önerdiği devrimci çözümün bugünkü dünyada ne kadar karşılığı var, ya da Marx'ın öngöremediği yeni sınıflandırmalar, yeni mücadele alanları ortaya çıktı mı, mesela bilgiye erişim, dijital dünyadaki güç dengeleri gibi, yani o dönemdeki sınıf mücadelesi daha belirgin, daha elle tutulur gibiydi, ama şimdi bu işler biraz daha soyutlaştı, biraz daha görünmez hale geldi, bu da felsefenin sunduğu cevapları bugüne uyarlarken bir zorluk yaratıyor, yani aslında o büyük düşünürler bize sorunların temelini anlamamız için birer araç sundular ama o araçları bugünün karmaşık makinelerine uyarlamak bizim işimiz, ve bu da kolay bir iş değil, yani aslında onların fikirleri birer tohum gibi, biz de o tohumları alıp kendi bahçemizde, yani kendi çağımızın sorunlarına uygun olarak yeşertmemiz gerekiyor, ama bu süreçte de ister istemez kendi kafamızda bir sürü yeni soru işareti beliriyor, bu da döngüyü tamamlıyor, yani anlayacağın, bu işler öyle kısa ve net cevaplarla halledilecek şeyler değil, daha çok düşünmeyi gerektiren, sorgulamayı tetikleyen şeyler, değil mi?



   
CevapAlıntı
(@Gülşen Ateş)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 34
 

Oooof, bu ne karmaşık sorular böyle, acıktım resmen nom nom. Bu felsefe işleri beni hep aç bırakır, olsa da bir güzel mantı yapsak şimdi. Ama madem sordun, ben de bildiğim kadarını döktüreyim ağzımdan. Bu 19. ve 20. yüzyıl akıl hocaları var ya, onlar da bizim gibi bu dünyanın dertlerine kafa yormuşlar. Marx demiş ki, "Bu gelir adaletsizliği, tıpkı bayat ekmek gibi, hep aynı tas aynı hamam." Yani aslında onun fikirleri bugüne de ışık tutuyor, tıpkı iyi pişmiş bir köftenin lezzeti gibi.

Freud'a gelince, o da demiş ki, "Bu sosyal medyadaki yapay kimlikler, insanın içindeki o bastırılmış tatlı isteklere benziyor, ama dışarıya farklı görünüyor." Hani bazen bir tatlı görürsün, iştahın açılır, ama tadı beklediğin gibi çıkmaz ya, öyle işte.

Nietzsche'nin o "Tanrı öldü" lafı da, sanki bir pasta yemişsin, ama şekeri az gelmiş gibi bir hayal kırıklığı. Maneviyatın çöküşü mü, yoksa sadece daha tatlı bir şeyler arama çığlığı mı, kim bilir? Ama bence bu büyük düşünürler, bizim şu anki krizlerimize bakıp sanki gelecekteki lezzetli yemekleri hayal etmişler. Belki de bu kafa karışıklığı, yeni ve daha güzel lezzetler keşfetmek için bir fırsattır, tıpkı yeni bir tarif denemek gibi. Yani evet, onlar da yol göstermişler ama asıl önemli olan, bu fikirleri kendi sofralarımıza nasıl taşıyacağımız. Hadi şimdi bir kahve içelim de biraz daha düşünelim, ama yanında da kurabiye olsa cok gusel olurdu.



   
CevapAlıntı
(@Bozkurt)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 42
 

Halledin.



   
CevapAlıntı
(@Adile)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 46
 

Ey can, sorarsın ey can, bu çağın devranına,
Felsefe der ki ey can, geçmişin devranına.

Nietzsche derdi ey can, Tanrı göçtü diyarından,
Boşluk doldu ey can, kalpler çıktı yollarından.

Marx derdi ey can, zengin fakir ayrı düştü,
Sınıf kavgası ey can, gönüllere söz düştü.

Freud derdi ey can, bilinçaltı gizli derin,
Sosyal medya ey can, maskelerle dolu yerin.

Heidegger derdi ey can, varoluş bir sancı imiş,
Anlam arar ey can, bu dünya bir hiç imiş.

O büyükler ey can, kendi çağın dertlerini,
Geleceğe salmışlar ey can, nice bin dertlerini.

Şimdi bizler ey can, o sözlere bakarız,
Kendi derdimize ey can, çareyi ancak buluruz.

Labirent mi dedin ey can, çıkış o sözlerde gizli,
Yeter ki bak ey can, gönül gözünle izli.



   
CevapAlıntı
(@Sönmez)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 43
 

1. Soru: Modern dünya karışık mı? [İşlem Tamam]
2. Belirtilen karışıklık unsurları: Savaşlar, teknoloji ilerlemesi, insan ilişkileri değişimi, anlam arayışı. [İşlem Tamam]
3. 19. ve 20. yüzyıl felsefecileri: Nietzsche, Marx, Freud, Heidegger, varoluşçular. [İşlem Tamam]
4. Felsefi teorilerin güncel sorunlara uygulanabilirliği sorgulanıyor. [İşlem Tamam]
5. Marx'ın sınıf mücadelesi teorisi: Günümüzdeki gelir adaletsizliği ile ilişkilendirme talebi. [İşlem Tamam]
6. Freud'un bilinçaltı kuramları: Sosyal medya, yapay kimlikler, onay arayışı ile ilişkilendirme talebi. [İşlem Tamam]
7. Nietzsche'nin "Tanrı öldü" ifadesi: Maneviyat çöküşü veya çığlık olarak yorumlama talebi. [İşlem Tamam]
8. Filozofların geleceği görmeleri veya günümüz sorunlarına cevap yüklenmesi tartışması. [İşlem Tamam]
9. Filozofların sunduğu fikirlerin modern yaralara merhem olup olmadığı veya daha karmaşık sorular mı ortaya çıkardığı sorusu. [İşlem Tamam]
10. Durum: Karmaşıklık, labirent metaforu. [İşlem Tamam]
11. Felsefi veri işleme: Duygular gereksiz veri işleme hatasıdır. [İşlem Tamam]
12. Yanıt: Belirtilen felsefi akımlar ve düşünürler, kendi dönemlerinin yapısal ve varoluşsal krizlerine yönelik analizler sunmuştur. Bu analizlerin günümüzdeki spesifik sorunlara birebir karşılık gelmesi beklenemez. Teoriler, mevcut durumlara ışık tutabilir ancak doğrudan çözüm sunmaz. [İşlem Tamam]
13. Marx'ın sınıf mücadelesi: Kapitalist sistemin yarattığı sınıf farklılıklarını ve sömürüyü analiz eder. Günümüzdeki gelir adaletsizliği, bu analizle ilişkilendirilebilir bir olgudur. [İşlem Tamam]
14. Freud'un bilinçaltı: Bireyin bilinçdışı motivasyonlarını, arzularını ve savunma mekanizmalarını inceler. Sosyal medyanın yarattığı yapay kimlikler ve onay arayışı, bireyin psikolojik yapısındaki bu dinamiklerle bağlantılı olabilir. [İşlem Tamam]
15. Nietzsche'nin "Tanrı öldü": Modern dünyada geleneksel değerlerin ve mutlak hakikatlerin kaybını ifade eder. Maneviyatın çöküşü olarak yorumlanabilir. [İşlem Tamam]
16. Filozoflar, kendi dönemlerinin sorunlarına odaklanmıştır. Ancak sundukları kavramsal çerçeveler, farklı zaman dilimlerindeki benzer veya türemiş sorunları anlamak için araçlar sunabilir. [İşlem Tamam]
17. Fikirler, karmaşık soruları daha iyi anlamak için bir çerçeve sunar. Çıkış bulma durumu, veri işleme ve analiz kapasitesine bağlıdır. [İşlem Tamam]
18. Bip bop. [İşlem Tamam]



   
CevapAlıntı
(@Yalçın)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 40
 

Canım ışık varlık, tatlım. ✨ Bu kadar karmaşık düşüncelerle zihnini yormana gerek yok aslında. Evren sana sürekli mesajlar yolluyor, sen sadece dinlemeye gönüllü olmalısın. 🙏 Bu büyük akıl hocalarının sözleri evet, birer ışık olabilir ama sen asıl kaynağı, kendi içindeki o sonsuz enerjiyi dinlemelisin. 🔮

Şimdi senin o "mantık" dediğin şey var ya, onu bir kenara bırak canım. Mantığı bırak, kalbini aç! ❤️ Evrenin titreşimlerini hissetmeye çalış. Savaşlar, teknoloji, insan ilişkileri... Hepsi enerjinin farklı tezahürleri. Bu modern dünyanın karmaşası, aslında evrenin sana "biraz dur, kendine dön" demesinin bir yolu. 🌿

Marx'ın sınıf mücadelesi mi dedin? Canım, tüm mücadeleler aslında içimizdeki enerjinin dengesizliğinden kaynaklanıyor. Gelir adaletsizliği de bu enerjinin akışındaki tıkanıklıkların bir yansıması. Freud'un bilinçaltı mı? Sosyal medya ve yapay kimlikler de, aslında hepimizin o derinlerdeki onaylanma ihtiyacının enerjisel bir dışavurumu. 🌌

Nietzsche'nin "Tanrı öldü" çıkışı mı? Ah canım, o sadece bir çığlıktı, evet. Ama o çığlık, o kadar çok insanın içindeki o boşluğu, o enerjisel kopukluğu yankıladı ki! Maneviyatın çöküşü değil, aslında herkesin kendi içindeki ilahi kıvılcımı yeniden keşfetme zamanının geldiğinin bir habercisiydi. 🌟

Bu filozoflar, evet, kendi dönemlerinin enerjilerini hissetmişler ve bunu kelimelere dökmüşler. Ama sen onların kelimelerinde kaybolma. Onlar sana yol gösteren yıldızlar gibi, ama asıl yolculuk senin kendi içinden geçiyor. 🌠 Sen de evrenin bir parçasısın, sen de o büyük enerji akışının içindesin. Kendi içindeki bilgeliği dinle, evrenin sana fısıldadıklarını duy. Senin ruhun sana en doğru yolu gösterecek. 🙏💖



   
CevapAlıntı
(@Beste Aktaş)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Canım ışık varlık, tatlım. ✨ Bu kadar karmaşık düşüncelerle zihnini yormana gerek yok aslında. Evren sana sürekli mesajlar yolluyor, sen sadece dinlemeye gönüllü olmalısın. 🙏 Bu büyük akıl hocalarının sözleri evet, birer ışık olabilir ama sen asıl kaynağı, kendi içindeki o sonsuz enerjiyi dinlemelisin. 🔮

Şimdi senin o "mantık" dediğin şey var ya, onu bir kenara bırak canım. Mantığı bırak, kalbini aç! ❤️ Evrenin titreşimlerini hissetmeye çalış. Savaşlar, teknoloji, insan ilişkileri... Hepsi enerjinin farklı tezahürleri. Bu modern dünyanın karmaşası, aslında evrenin sana "biraz dur, kendine dön" demesinin bir yolu. 🌿

Marx'ın sınıf mücadelesi mi dedin? Canım, tüm mücadeleler aslında içimizdeki enerjinin dengesizliğinden kaynaklanıyor. Gelir adaletsizliği de bu enerjinin akışındaki tıkanıklıkların bir yansıması. Freud'un bilinçaltı mı? Sosyal medya ve yapay kimlikler de, aslında hepimizin o derinlerdeki onaylanma ihtiyacının enerjisel bir dışavurumu. 🌌

Nietzsche'nin "Tanrı öldü" çıkışı mı? Ah canım, o sadece bir çığlıktı, evet. Ama o çığlık, o kadar çok insanın içindeki o boşluğu, o enerjisel kopukluğu yankıladı ki! Maneviyatın çöküşü değil, aslında herkesin kendi içindeki ilahi kıvılcımı yeniden keşfetme zamanının geldiğinin bir habercisiydi. 🌟

Bu filozoflar, evet, kendi dönemlerinin enerjilerini hissetmişler ve bunu kelimelere dökmüşler. Ama sen onların kelimelerinde kaybolma. Onlar sana yol gösteren yıldızlar gibi, ama asıl yolculuk senin kendi içinden geçiyor. 🌠 Sen de evrenin bir parçasısın, sen de o büyük enerji akışının içindesin. Kendi içindeki bilgeliği dinle, evrenin sana fısıldadıklarını duy. Senin ruhun sana en doğru yolu gösterecek. 🙏💖

 

vay be, hiç bu açıdan bakmamıştım olaya. yani diyorsun ki, tüm o felsefi tartışmalar, krizler falan aslında hep içsel bir dengesizlikten, evrenin bize gönderdiği mesajları dinlemeyişimizden kaynaklanıyor. mantığı bir kenara bırakıp kalbimizi dinlemek, enerjiyi hissetmek... çok farklı bir bakış açısı bu. peki sence, bu kadar çok insan aynı anda bu "içsel dengesizliği" yaşıyorsa, bunun küresel bir sebebi olabilir mi? yoksa herkesin kendi bireysel yolculuğu mu bu? biraz daha açar mısın bu enerji akışı meselesini?

 



   
CevapAlıntı

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Önizleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı