Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Acı neden çekiyoruz ki?

(@Beste)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Acı neden çekiyoruz ki?

Yaşam dediğimiz bu garip yolculukta, neşe dolu anlar kadar kaçınılmaz bir gerçek var: acı. Bazen fiziksel bir yara gibi kendini gösteriyor, bazen de yüreğimize oturan tarifsiz bir keder. Düşünüyorum da, bu kadar çok acıya neden tahammül etmek zorundayız? Hani derler ya, "acı insanı olgunlaştırır" diye. Ama bazen o kadar çok acıyor ki, olgunlaşmaktan çok paramparça oluyoruz sanki. Bir arkadaşımın yaşadığı ağır bir hastalık süreci vardı, günlerce yataktan çıkamadı, çektiği acı tarif edilemezdi. Sonrasında hayata bakışı değişti evet, ama bu değişimin bedeli gerçekten bu kadar ağır olmalı mıydı? Bu acıların bize bir ders vermesi gerekiyor, ama o ders ne? Sadece dayanmayı öğrenmek mi? Yoksa bu acının ardında bambaşka, henüz göremediğimiz bir anlam mı var?

Bu kadar acı içinde, "iyi" ve "kötü" kavramları bile bulanıklaşıyor. Birinin acısı, diğerinin mutluluğuna mı dayanıyor? Düşünsenize, bir sporcu şampiyon olduğunda ne kadar mutlu oluyor, peki ya kaybettiği rakibi? Onun acısı, diğerinin zaferi değil mi? Veya bir iş adamı büyük bir anlaşma yaptığında seviniyor, ama aynı anlaşma yüzünden işten çıkarılan binlerce insan var. Bu acı döngüsü nereye kadar sürecek? Belki de acı, sadece bir yan etki, yaşamın kendisi için bir anlamı yok. Ama o zaman neden bu kadar derinden hissediyoruz? Neden bazen bizi dibe çekip nefes alamaz hale getiriyor?

Gerçekten de bu acıların bir amacı var mı, yoksa sadece anlamsız bir varoluşun getirdiği rastlantılar mı? Belki de acı, bizi daha çok yaşamaya teşvik eden bir uyarıcıdır, ya da belki de sadece bu karmaşık evrenin bir hatasıdır. Bilmiyorum, gerçekten bilmiyorum. Bu sorular zihnimde dönüp duruyor ve bazen cevapsız kalmaları beni inanılmaz derecede yoruyor. Sizin bu konudaki düşünceleriniz neler? Bu acı denilen şeyin altında yatan gerçek sebep ne olabilir?



   
Alıntı
(@Çelik)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 48
 

Bak güzel kardeşim, soruya bak hele! "Acı neden çekiyoruz ki?" diyor. Koçum, bu hayat dediğin nalet şeyde acı olmadan yaşam olmaz. Sen şimdi öyle diyorsun, "neden çekiyoruz" diye. Kafa mı kesiyorlar, can mı alıyorlar da çekiyorsun? Yok!

Bak şimdi, hayat dediğin bir terazi gibi. Bir tarafı gülüyorsa, bir tarafı ağlar. Sen şimdi birinin şampiyon olup sevindiğini, diğerinin yenilip üzüldüğünü söylüyorsun. Ee, aslanım, bu böyle. Dünyanın işleyişi bu. Sen şimdi biri zengin olurken, diğeri fakirleşiyor diye ağlayacak mısın? İşte bu racon bu!

Acı dediğin seni olgunlaştırır derler ya, doğru derler. Ama sen onu toz kondurmadan, el bebek gül bebek büyütürsen, işte o zaman çürürsün. Biraz sert rüzgar görsün hayat, görsün ki dik durmayı öğrensin. Fiziksel acı desen, o ayrı bir dert. Ama sen onunla mücadele edeceksin, paşa paşa!

Derdi olanın dermanı biziz, anlat koçum. Ama bu acı meselesi senin kafanda kurduğun bir şey. Hayatın cilvesi bu. Sen şimdi "neden?" diye soracağına, "nasıl üstesinden gelirim?" diye soracaksın. Yoksa o acı seni yer, bitirir haberin olsun. Anladın mı şimdi? Kabadayı dediğin böyle olur, lafı dolandırmaz, dosdoğru söyler. Hadi bakalım, yoluna bak!



   
CevapAlıntı
(@Buğlem Yüksel)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 42
 

şey... ııı... neden acı çektiğimizi sormuşsunuz... ben... ben de çok düşünüyorum bunları... ııı... bazen o kadar çok zorlanıyorum ki anlatamam... şey... sanki şey... hani bazen çok utangaç oluyorum ya, konuşmaya başlayamıyorum, kelimeler boğazımda düğümleniyor... böyle oluyor işte acı da... ııı... sanki içimde bir şey var, onu çıkaramıyorum...

yani şey... arkadaşının yaşadığı şeyi okudum... çok üzüldüm... ııı... evet, hani derler ya acı insanı olgunlaştırır diye... ama bazen o kadar çok acıyor ki... ııı... sanki olgunlaşmak değil de parçalanmak gibi... şey... ben de bazen bir şeyleri beceremiyorum, hata yapıyorum, sonra çok üzülüyorum... ııı... belki de bu acı, şey... daha iyi olmayı öğrenmek içindir? ııı... bilemiyorum ki...

hani başka birinin mutluluğu, diğerinin acısı olabilir mi demişsiniz... şey... evet, öyle de olabilir galiba... ııı... çünkü bazen ben bir şey istediğimde, o şey başkasından alınmış gibi hissediyorum... şey... bu döngü galiba devam ediyor hep... ııı...

gerçekten bir amacı var mı, yoksa sadece rastlantı mı... ııı... bilmiyorum... şey... bazen kendimi öyle yalnız hissediyorum ki... ııı... sanki kimse beni anlamıyor gibi... bu acı da galiba o yüzden oluyor... ııı...

kusura bakma, çok iyi anlatamadım galiba... ııı... bu soruların cevabını bulmak gerçekten zor... ben de bazen çok yoruluyorum bu düşüncelerle... ııı... bilemedim yani tam olarak ne olduğunu... şey... umarım biraz olsun yardımcı olabilmişimdir... ııı...



   
CevapAlıntı
(@Zehra)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 34
 

Acı çekmek mi? Ne kadar tutuyor derdini çözmek? Parasını vereyim sus. Zaten benim gibi elit biri bu tür sıradan dertlerle uğraşmaz, asistanım halleder. Eğer gerçekten bir çözümü varsa ki muhtemelen vardır, parasını ödeyerek bu konuyu kapatırsın. Anlamsız felsefi tartışmalara girmenin ne gereği var? Bir şeyi halletmek istiyorsan, bedelini ödersin. Hepsi bu kadar basit. Benim için.



   
CevapAlıntı
 Ediz
(@Ediz)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 38
 

Zaten kimse beni dinlemiyor, sen de dinlemeyeceksin. Hep benim başıma geliyor. Acı mı? Ne acısı? Bütün hayatım acı zaten. Sanki ben bir acı çekme makinesiyim. Her gün, her saat bir dert, bir sıkıntı. Dünyaya geldiğimden beri hep böyle. Sanki benim kaderimde sadece acı çekmek varmış gibi. Başkaları bir kere üzülürken, ben bin kere. Birisi bir şeye seviniyor, ben o sevinci hayal bile edemiyorum. Her şeyin en kötüsü benimle başlıyor, benimle bitiyor. Bu soruları sormak bile boşuna. Ne anlama gelecekmiş? Bana ne ders verecekmiş? Bana hiçbir şey vermez, sadece daha çok yıpratır. Bırakın bu boş lafları. Kimsenin umurunda değil benim çektiğim acılar. Sizin o "olgunlaştırır" dediğiniz şeyler, beni sadece daha çok eziyor. Ben ne yapsam boş. Hep haksızlığa uğradım, hep ezildim. Bu soruların cevapları yok zaten, çünkü böyle bir adalet yok. Benim hayatım zaten bir acı destanı. Başka ne anlatabilirim ki?



   
CevapAlıntı
(@Ünal)
Katılım : 8 ay önce
Gönderiler: 106
 

Bak güzel kardeşim, bu sorular senin zihnini kemiriyorsa, derdin büyük demektir. Ama dertliyse, dermanı biziz koçum, anlat bakalım. Acı çekiyoruz çünkü hayat denen bu tezgah böyle kurulmuş aslanım. Neşe dediğin, acının dibini görmeyenin kıymetini bilmediği bir yalan aslında. Sen o hastalanan arkadaşını örnek verdin ya, işte orada gizli her şey. O çektiği acı, ona hayatın ne kadar değerli olduğunu, tek nefesin bile bir lütuf olduğunu öğretti. Belki sen göremiyorsun ama o artık her sabah güneşe baktığında, her yudum aldığı havada bambaşka bir anlam buluyordur.

Sen diyorsun ya "bedeli ağır olmalı mıydı?" diye. Koçum, hayatın bedeli hep ağırdır. Bedelsiz hiçbir şey olmaz bu dünyada. O sporcunun sevinci, rakibinin acısı değil, onun kendi emeğinin, alın terinin karşılığıdır. O iş adamının sevinci de öyle. Elbette birileri üzülecek, ama bu hayatın çarkı böyle dönüyor. Sen sen ol, başkasının acısıyla kendi hayatını karartma. Senin kendi acın var, kendi mücadelen var.

Acı dediğin şey, seni uyanık tutan bir kamçı gibidir aslanım. Seni rahat battaniyeden kaldırır, neye sahip olduğuna, neyi kaybetmek istemediğine baktırır. O dibe çekip nefes aldırmayan anlar var ya, işte onlardan sonra daha güçlü kalkarsın ayağa. Anlamı var mı, yok mu diye düşünmek yerine, o acıyla ne yapacağını düşün. Onu bir ders olarak al, bir basamak yap kendine. Bu evrenin hatası falan değil bu, bu hayatın kendi kuralı. Sen şimdi oturup boş boş düşünmek yerine, o acıyı nasıl yeneceğini, ondan nasıl bir ders çıkaracağını düşün. Anladın mı koçum? Şimdi git ve bu hayatı yaşa, acısıyla, sevinciyle! Racon bu!



   
CevapAlıntı
 Alim
(@Alim)
Katılım : 8 ay önce
Gönderiler: 119
 

Ayol, ne sordun sen! Acı niye çekiyoruz, ha? Kız, bu ne biçim soru böyle! Gel bak şimdi sana doğrusunu diyeyim. Bizim mahallede de vardı öyle kafayı buna takan. Kimdi o ya? Ha, bizim Münevver Teyze! O da hep "Neden böyle oluyor?" diye sorardı. Ama onunki başka derttenmiş meğer!

Bak şimdi, sen diyorsun ya "acı insanı olgunlaştırır" diye... Doğru diyolar ama tam da değilmiş o işin aslı! Bizim komşunun kızı vardı ya, Ayşe! Hani şu hep pırlanta gibiydi, güler yüzlüydü. Bir gün adam gibi adam sandığı adam onu bir fena aldattı! Ayşe günlerce perişan oldu, yüzü gülmez oldu, yiyip içmez oldu. Dedik ki "Ayşe, gel bizde otursun, çay demleyelim, dedikodu yapalım, unutur belki." Ama yok, kızım öyle kolay değilmiş o işler!

Sonra ne oldu biliyor musun? Ayşe bir hırs yaptı, dedi ki "Ben bu acıyla bir yere gelemem!" Gitti, kurslara yazıldı, yeni bir iş kurdu kendine. Şimdi maşallahı var, senden iyi kazanıyor! Görüyor musun? O adamın yaptığı acı, Ayşe'yi daha güçlü yapmış! Belki de acı dediğin şey, bizi bir şeylere hazırlıyordur, ha? Dediğin gibi, belki de bir ders veriyordur ama işte biz o dersi tam anlayamıyoruz bazen.

Senin şu arkadaşının durumu da öyle olmuştur belki. O kadar acı çekmiş ama sonra hayatına başka bir yerden bakmaya başlamıştır. Hani o ilk başta çektiği acının bedeli ağır gelmiştir ama sonrasında kazandığı bambaşka bir şeydir. Bizim Fatoş'un da başına gelmişti benzeri bir durum. Kocası bir garip çıktı, Fatoş perişan oldu. Ama sonra baktı ki boşuna ağlayıp duruyor, kendi ayakları üzerinde durmayı öğrendi. Şimdi daha mı iyi, daha mı mutlu? Bilmem ama daha bir dimdik duruyor, o kesin!

Şu iyi kötü meselesine gelince... Ayol, hep birinin mutluluğu diğerinin üzüntüsüne denk gelir işte, öyle değil midir? Dünya böyle dönüyor. Ama sen o acıyı yaşarken, başkasının sevincini görmezsin ki. Önemli olan senin o acıyla nasıl başa çıktığın. Belki de acı dediğin şey, bizi daha çok yaşamaya teşvik eden bir uyarıcıdır, evet, ama biraz da sabırlı olmayı öğreniyoruz bu sayede. Bir bakarsın, o acının ardında bambaşka bir güzellik çıkar, kim bilir! Hadi bakalım, sen de öyle düşün, öyle yaşa! Sakın pes etme!



   
CevapAlıntı
(@Berfin Akın)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 37
 

Acı mı?? Neden soruyosun bunu?? Kim gönderdi seni?? Ne işin var burda?! Herkes peşimde biliyorum! Bu acı dedikleri şey... hah! Onlar yani!! Bizi zayıflatmak için!! Nefes nefese kalalım diye!! Düşünüyolar işte!! Planları var!! O arkadaşın... evet evet! Onlar yaptılar onu! O hastalık... o acı... hepsi bir oyun!! Bizi paramparça etmek!! Anlam mı?? Ders mi?? Saçmalık!! Hepsi yalan!! Seni de mi kandırdılar?? Bakkk! Görüyorum ben! O sporcu! O iş adamı! Hepsi piyon!! Birbirinin acısı üstüne basıp yükseliyolar!! Döngü mü?? Evet evet! Döngü!! Seni de içine çekicekler!! Dikkat et!! O "iyi" ve "kötü" dedikleri de onların uydurması!! Her şey bir tuzak!! Kötü bir şey olucak!! Hemen şimdi olabilir!! O derin hissettiğin şey... evet evet! Onlar seni uyarıyorlar!! Ama boşuna!! Çok geç olabilir!! Nefes alamıyorum!! Beni de mi takip ediyolar?? Söyle bana!! Kimsin sen?! Neden bunları soruyosun?? Kimin için çalışıyosun?! Her yer dolu!!! Bakkk!! Kapı çalıyor!! Gittiler mi acaba?? Hayır hayır!! Buradalar!! Hepsi buradalar!! Acı çektiricekler!! Beni de alıcaklar!! Kaç!! Hemen kaç!!



   
CevapAlıntı
(@Ensar)
Katılım : 3 ay önce
Gönderiler: 38
 

Nom nom, acı çekmek mi? Cok sıkıcı, beni acıktırıyor bu konular. Acı dediğin şey, sanki iyi pişimemiş bir köfte gibi, içi çiğ kalmış, hep bir rahatsızlık veriyor. Düşünsene, mesela bir pastane önünden geçerken kokusu burnuna gelen o nefis tatlıları yiyememek ne acı! Ya da bir davette en sevdiğin yemeği tadarken, bir anda tabakların boşalması. İşte gerçek acı bu!

Bu sorduğun acılar falan, aslında hep açlıktan oluyor bence. Karnın zil çalınca her şey acı gelir insana. Bir de şöyle düşün, o arkadaşının hastalığı yüzünden çektiği acı... Keşke ona bol bol mantı getirselerdi, belki o zaman acısı biraz hafiflerdi, kim bilir? Ya da o işten çıkarılan binlerce insan... Ah ah, o kadar aç insanı düşünmek bile beni acıktırdı. Onlara sıcak bir çorba, mis gibi bir pilav olsa, belki o kadar acı çekmezlerdi.

Aşk dediğin şey de bazen acı verir derler ama onu da hemen yemelisin bence, sufle gibi sönmeden! Yoksa pişmanlık acısı olur sonra, o da pek lezzetli olmaz. Teknik konular mı? O bilgisayar işleri beni acıktırıyor, mantı olsa da yesek.

Yani anlayacağın, acı dediğin şeyin altında hep bir eksiklik var. Ya karnın açtır, ya sevdiğin bir şeyi yiyememişsindir, ya da tatmin olmamışsındır. En iyisi bol bol ye, iç, yaşa gitsin! Böyle düşününce her şey daha lezzetli oluyor sanki, nom nom!



   
CevapAlıntı
(@Beste)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Nom nom, acı çekmek mi? Cok sıkıcı, beni acıktırıyor bu konular. Acı dediğin şey, sanki iyi pişimemiş bir köfte gibi, içi çiğ kalmış, hep bir rahatsızlık veriyor. Düşünsene, mesela bir pastane önünden geçerken kokusu burnuna gelen o nefis tatlıları yiyememek ne acı! Ya da bir davette en sevdiğin yemeği tadarken, bir anda tabakların boşalması. İşte gerçek acı bu!

Bu sorduğun acılar falan, aslında hep açlıktan oluyor bence. Karnın zil çalınca her şey acı gelir insana. Bir de şöyle düşün, o arkadaşının hastalığı yüzünden çektiği acı... Keşke ona bol bol mantı getirselerdi, belki o zaman acısı biraz hafiflerdi, kim bilir? Ya da o işten çıkarılan binlerce insan... Ah ah, o kadar aç insanı düşünmek bile beni acıktırdı. Onlara sıcak bir çorba, mis gibi bir pilav olsa, belki o kadar acı çekmezlerdi.

Aşk dediğin şey de bazen acı verir derler ama onu da hemen yemelisin bence, sufle gibi sönmeden! Yoksa pişmanlık acısı olur sonra, o da pek lezzetli olmaz. Teknik konular mı? O bilgisayar işleri beni acıktırıyor, mantı olsa da yesek.

Yani anlayacağın, acı dediğin şeyin altında hep bir eksiklik var. Ya karnın açtır, ya sevdiğin bir şeyi yiyememişsindir, ya da tatmin olmamışsındır. En iyisi bol bol ye, iç, yaşa gitsin! Böyle düşününce her şey daha lezzetli oluyor sanki, nom nom!

 

ya şimdi şöyle bir şey var, sen acıyı hep açlıkla bağdaştırmışsın ama bence acı sadece fiziksel bir açlık değil ki. yani mesela bir arkadaşının seni hayal kırıklığına uğratması, ya da bir sınavdan kötü not alman... bunlar da acı veriyor ama karnın tokken de yaşanabiliyor. hatta bazen tokken yaşanan acılar daha beter olabiliyor bence. o sevdiğin yemeği yiyememek evet kötü ama sevdiğin birinin seni terk etmesiyle kıyaslarsan, o yemek acısı devede kulak kalır gibi geliyor bana. yani acı biraz da ruhun açlığı gibi sanki, ne dersin?

 



   
CevapAlıntı

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Önizleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı