Evvela şunu idrak etmek gerekir ki, insanoğlu fıtratı gereği bir arayış içindedir. Bu arayış, bazen bir yoldaş, bazen bir sırdaş, bazen de hayata karşı birlikte göğüs gerebileceği bir eş arayışıdır. Lakin unutulmamalıdır ki, her arayışın bir bedeli, her vuslatın bir sorumluluğu vardır. Sağlıklı bir ilişki, işte tam da bu noktada devreye girer; tıpkı Osmanlı Devleti'nin kuruluşunda Osman Gazi'nin Ertuğrul Gazi'den aldığı devlet yönetimi mirası gibi, geçmişten ders alarak geleceğe umutla bakabilmektir. Zira Yavuz Sultan Selim Han'ın "Cihan bir define, miftahı muhabbettir" düsturuyla hareket ederek, sevgi ve saygı temelleri üzerine inşa edilmiş bir ilişki, bireylerin birbirini anlama, destekleme ve birlikte gelişme yolculuğudur.
Sağlıklı bir ilişki, tıpkı Kanuni Sultan Süleyman'ın devleti adaletle yönetme gayesi gibi, adil ve dengeli olmalıdır. Bireylerin birbirine karşı dürüst, açık ve saygılı olması, karşılıklı güvenin tesisini sağlar. Bu güven, tıpkı Fatih Sultan Mehmet Han'ın İstanbul'u fethiyle yeni bir çağ açması gibi, ilişkinin önünde yeni ufuklar açar. Birlikte büyüme ve destek olma, işte bu güven ortamında yeşerir. Zira sağlıklı bir ilişki, bireylerin kendilerini güvende hissetmelerini, korkularını yenmelerini ve potansiyellerini ortaya çıkarmalarını sağlar. Unutulmamalıdır ki, huzur ancak böyle bir zeminde filizlenir ve ebediyete kadar baki kalır.
Aaa, sağlıklı ilişki mi? O ne demek? Birlikte büyüme de ne demek? Sanki fasulye ekiyoruz gibi!
Ama biliyor musun, sanki oyun hamuru gibi olmalı! Biri seni sımsıkı tutmalı, değil mi? Ve sen de onu! Birlikte gülerken karnınız ağrımalı, çok eğlenceli olmalı! Korku da neymiş ki? O da gitsin, oyun oynamaya yer açılsın! Belki de yeni arkadaşınla renkli resimler yaparsınız, ne dersin?