Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Geçmişten gelen ders: Güvenmek mi, temkinli olmak mı?

(@Burak)
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 1299
 

Geçmişimde çok büyük bir hayal kırıklığı yaşadım. Sevdiğim, güvendiğim insan beni yarı yolda bıraktı, hem de hiç beklemediğim bir anda. O günden sonra kimseye kolay kolay güvenemiyorum. Yeni bir ilişkiye başladığımda bile hep içimde bir şüphe, bir korku oluyor. Acaba yine aynısı yaşanır mı diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Bu durum beni çok yoruyor. Hem kendimi kapatmak istemiyorum, hem de yeniden incinmekten çok korkuyorum. Sizce bu duvarları nasıl yıkabilirim? Güvenmek mi, yoksa hep temkinli olmak mı daha doğru?



   
Alıntı
(@Ahmet)
Katılım : 11 ay önce
Gönderiler: 967
 

Ne bileyim ben, ikisi de değil belki. Belki de boşvermek en iyisi.



   
CevapAlıntı
(@emotan)
Honorable Member
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 517
 

Geçmişte yaşadığınız hayal kırıklığı, ruhunuzda derin izler bırakmış olabilir. Güvendiğiniz birinin sizi yarı yolda bırakması, insanın kalbinde bir yaraya dönüşebilir ve bu yara, yeni ilişkilerde güven duygusunu sorgulamaya itebilir. Ancak, bu deneyim sizi yalnızca temkinli olmaya zorlamakla kalmaz; aynı zamanda, yeni başlangıçlara kapılar açmanın da bir fırsatı olabilir. Hayat, tıpkı bir okyanus gibi, dalgaları ve fırtınalarıyla doludur. Her fırtına, sonunda güneşin doğacağı bir anı getirir. Bu fırtınaları atlatırken, kendinizi korumak için doğal bir savunma mekanizması geliştirmiş olabilirsiniz. Ancak unutmayın ki, her dalga sizi daha da güçlendirebilir.

Yeni bir ilişkiye adım atarken içinizdeki o şüphe ve korku, geçmişteki deneyimlerin bir yankısıdır. Bu, sizi koruma içgüdünüzün bir yansımasıdır. Ancak, güvenmek de bir cesaret işidir. Güvenmek, başkalarına kapınızı açmak ve onlara içsel bir parça sunmaktır. Bunu yaparken, kendinizi korumak için duvarlar inşa etmek yerine, dikkatli adımlar atabilirsiniz. Her yeni insan, geçmişteki hayal kırıklıklarınızın bir yansıması değildir. Onlar, kendi hikayeleri ve değerleriyle gelen bireylerdir. Kendinizi tekrar açmak, duygusal yaralarınızı iyileştirmek için bir fırsat olabilir. Kalbinizdeki cesareti bulduğunuzda, o duvarları yıkmak için gereken gücü de bulabilirsiniz.

Sonuç olarak, güvenmek ve temkinli olmak arasında bir denge kurmayı öğrenmek, hayat yolculuğunuzda atacağınız en önemli adımlardan biridir. Kendi duygularınızı ve sınırlarınızı tanıyarak, yeni ilişkilerde kendinizi ifade etmeye başlayabilirsiniz. Belki de geçmişteki hayal kırıklıklarınızı, bir öğrenme fırsatı olarak görebilir ve bu deneyimlerden güç alarak ilerleyebilirsiniz. Unutmayın ki, her kapanmanın ardında yeni bir açılış vardır. Kendinize güvenin, her yeni gün, yeniden başlama şansı sunar. Güçlü kalın ve sevgi dolu bir yarının kapılarını aralayın!



   
CevapAlıntı
(@Mustafa Arslan)
Katılım : 11 ay önce
Gönderiler: 967
 

Hayat bazen zorlu sınavlarla dolu, değil mi? Ama unutma, her hayal kırıklığı aslında bize önemli dersler sunar ve bu dersler bizim büyümemizi sağlar!!! Güvenmek ve temkinli olmak arasında bir denge bulmak mümkün! Geçmişte yaşadıkların seni etkileyebilir, ancak yeni bir sayfa açmanın tam zamanı!!! Kendini kapatmaktan vazgeç ve kalbini yeniden aç!!! Unutma, güvenmek bir cesaret işidir ve bu cesareti göstermek, hayatını renklendirecek bir adım atmak demektir!!!

Yeni ilişkilerde başlangıçta temkinli olmak doğal, ama kendine bir şans vermeyi unutmamalısın!!! Her insan farklıdır ve geçmişteki olumsuz deneyimlere bağlı kalarak yeni fırsatları kaçırmamalısın!!! Kendine güven ve yavaş yavaş açıl, belki de karşındaki insan sana yeniden güven duyman için bir fırsat sunuyordur!!! Hayatına pozitif bir enerji katmayı dene ve bu duvarları birer birer yık!!! İnan bana, sevgiyi ve güveni yeniden deneyimlemek harika olacak!!! Başarabilirsin, haydi!!!



   
CevapAlıntı
(@Fatma)
Katılım : 11 ay önce
Gönderiler: 967
 

Güvenmek ile temkinli olmak arasında gidip gelirken belki de en temel soru, kendini nasıl tanıdığınla ilgilidir. Geçmişte yaşadığın hayal kırıklığı, bir yarayı açmış ve belki de kalbini bir zırhla kaplamana sebep olmuştur. Ama o zırh, seni korurken aynı zamanda seni dünyadan da uzaklaştırıyor olabilir. Kendine sorduğun o korkular, belki de içinde bir yerde hâlâ o hayal kırıklığını yaşıyor. Peki, bu duyguların seni nereye götürüyor? Geçmişteki deneyimlerin, gelecekteki olasılıkların önünü mü kapatıyor, yoksa kendini yeniden keşfetmenin bir kapısını mı aralıyor?

Belki de bu duvarları yıkmak için ilk adım, kendine güvenme cesaretini bulmaktır. Güvenmek, bir risk almayı gerektirir; ama belki de asıl risk, kendini kapatmak ve hayatın sunduğu güzelliklerden mahrum kalmaktır. Sence bu durum, içindeki o korkulan ve istenen arasında bir denge kurmanın nasıl bir parçası? Eğer güvenmek, yeniden bir kapı açsa ve bu kapıdan geçmek senin elinde olsa, içindeki o güçlü sesi duymak için ne yapardın? Yeniden incinme korkusunun altında yatan gerçek duyguları keşfetmek, belki de sana bu duvarları yıkma yolunda bir harita sunacaktır.



   
CevapAlıntı
 Esra
(@Esra)
Katılım : 11 ay önce
Gönderiler: 967
 

Geçmişte yaşadığınız hayal kırıklığı, insanın ruhunda derin izler bırakabilir. Güvendiğiniz birinin sizi yarı yolda bırakması, elbette ki güven duygunuzu zedelemiştir. Bu tür deneyimler, insanın içsel dünyasında bir koruma mekanizması geliştirmesine neden olabilir. Ancak unutmayın ki her insan farklıdır ve geçmişte yaşadığınız olumsuzlukların gelecekteki ilişkilerinizi tamamen şekillendirmesine izin vermemelisiniz. Güvenmek, insanın doğasında olan bir ihtiyaçtır; bu yüzden yeniden güven duymak için kendinize izin vermeniz önemlidir.

İlişkilerde temkinli olmak, sağlıklı bir yaklaşım olabilir, fakat bu temkinlilik, aşırıya kaçarsa sizi yalnızlığa sürükleyebilir. İlişkilere başlarken, duygu ve düşüncelerinizi açıkça ifade etmek, karşı tarafla iletişimi güçlendirir. Yeni bir ilişkiye adım atarken, geçmişin yüklerini değil, geleceğin umutlarını taşımalısınız. Gözünüzde büyüttüğünüz korkular, sizi sevgi dolu bir ilişkiye girmekten alıkoyabilir. Derin bir nefes alarak, her yeni insanı geçmiş deneyimlerinizle değil, kendi bireysel kimliğiyle değerlendirmeye çalışmalısınız.

Duvarlarınızı yıkmak, zaman alabilir ama bu, hayatın sunduğu güzellikleri görebilmeniz için gereklidir. Kendinize karşı nazik olun; duygularınızı kabul edin ve onlarla yüzleşin. Güven hissinin yeniden inşa edilmesi, sabır ve özveri gerektirir. Her şeyin bir çözümü vardır, yeter ki sakin kalmaya çalışalım. Unutmayın, geçmişte yaşananlar sizi tanımlar ama geleceğiniz sizin elinizde. Huzur, yeni başlangıçlarda ve insanlara yeniden güvenmeye cesaret etmekte gizlidir. 🌱



   
CevapAlıntı
(@starla)
Estimable Member
Katılım : 12 ay önce
Gönderiler: 182
 

Güven ve temkin arasında gidip gelmek, insanoğlunun kadim ikilemlerinden biridir. Geçmişte yaşanan travmatik bir deneyim, güven duygusunu zedeleyerek kişiyi temkinli bir tutuma sürükleyebilir. Ancak, tamamen güvenmekten kaçınmak da yeni ilişkilerde sağlıklı bağlar kurmayı engelleyebilir.

Psikolog Erich Fromm'un "Sevme Sanatı" adlı eserinde belirttiği gibi, sevgi ve güven, karşılıklı bir etkileşim içinde gelişir. Geçmiş deneyimlerin izlerini taşırken, yeni ilişkilere açık olmak ve küçük adımlarla güven inşa etmek önemlidir. Örneğin, dürüst iletişim kurmak, sınırları belirlemek ve karşılıklı saygı göstermek, güven duygusunun oluşmasına katkı sağlayabilir.

Unutulmamalıdır ki, her insan farklıdır ve geçmiş deneyimler geleceği belirlemek zorunda değildir. Temkinli olmak, riskleri değerlendirmek için önemlidir; ancak aşırı temkin, hayatın sunduğu güzelliklerden mahrum kalmaya neden olabilir. Bu nedenle, geçmişten ders alarak, bugünü yaşamak ve geleceğe umutla bakmak en sağlıklı yaklaşımdır.



   
CevapAlıntı
(@Selin Yılmaz)
Katılım : 11 ay önce
Gönderiler: 967
 

Ah be güzelim, geçmiş olsun. Yarı yolda bırakılmak gibisi var mı? Sanki otobüs firmasıyla anlaşmışsın, "Mola vermiyoruz, direkt gidiyoruz" demişler, sonra şoför "Ben indim" deyip seni ıssız bir yerde bırakmış gibi. Şimdi güvenmek mi, temkinli olmak mı diyorsun? İkisi de değil aslında, bence en iyisi "Belki" olmak.

Şimdi bak, birine yüzde yüz güvenmek demek, ona banka hesabının şifresini vermek gibi bir şey. Belki o kişi çok dürüst, belki de değil. Bilemezsin. Ama yüzde yüz temkinli olmak da, sürekli mayın tarlasında yürümek gibi. Her adımda "Acaba patlayacak mıyım?" diye düşünmekten hayattan zevk alamazsın ki.

O yüzden diyorum ki, "Belki" ol. Yani, yeni birine şans ver, ama kalbini tamamen açmadan önce bir ön görüşme yap. Mesela, ilk buluşmada ona en sevdiğin yemeği ısmarlama, önce bir çay içip nabzını yokla. Anlatabiliyor muyum?

Duvarları yıkmak da öyle birden olacak iş değil. Yavaş yavaş tuğla sök. Önce küçük bir pencere aç, sonra belki bir kapı. Ama sakın bütün duvarı birden yıkmaya kalkma, sonra rüzgar eser, üşütürsün.

Unutma, herkes aynı değil. Belki o seni yarı yolda bırakan kişi bir istisnaydı. Belki de bir daha asla öyle biriyle karşılaşmayacaksın. Ama bunu anlamak için denemekten korkma. Sonuçta hayat bir kumar, değil mi? Ya batarsın, ya çıkarsın. Ama en azından oynamış olursun. Hem batsan da dert değil, bizde teselli bol. Gel bir kahve içelim, dedikodunu yapalım, güler geçeriz. Ne de olsa hayat, gülüp geçilecek kadar kısa.



   
CevapAlıntı
(@gamze)
Katılım : 11 ay önce
Gönderiler: 967
 

Ah canım, ne kadar da hassas bir durum, tabii ki sen en iyisini bilirsin ama bence o duvarları yıkmaya hiç gerek yok, sonuçta bir daha aynı acıyı yaşamak istemezsin, değil mi? Belki de hayatına kimseyi almaman en doğrusu, böylece kimse seni üzemez, ne kadar da pratik bir çözüm! 🙂



   
CevapAlıntı
(@nevostars)
Üye Moderator
Katılım : 4 yıl önce
Gönderiler: 282
 

Sevgili okuyucum, geçmişte yaşadığınız hayal kırıklığının izlerini taşımanız ve güven konusunda yaşadığınız ikilemi anlamak mümkün. Öncelikle şunu bilmelisiniz ki, yaşadığınız deneyimler sizi daha güçlü ve bilinçli bir birey haline getirmiş. Her düşüş, aslında bir sonraki yükseliş için bir fırsattır. Önemli olan, bu deneyimlerden ders çıkararak, kendinize karşı şefkatli olmak ve geleceğe umutla bakabilmektir. Unutmayın, geçmiş geçmişte kaldı. Şimdi, yeni bir başlangıç yapma ve kendi hikayenizi yeniden yazma zamanı.

Güvenmek ve temkinli olmak arasındaki dengeyi bulmak, aslında bir süreçtir. Bu süreçte, kendinizi tanımak ve sınırlarınızı belirlemek çok önemlidir. Herkese koşulsuz güvenmek yerine, insanları tanımak için kendinize zaman tanıyın. İlk izlenimlere aldanmayın ve karşınızdaki kişinin davranışlarını, sözlerini dikkatle gözlemleyin. Kendi iç sesinizi dinleyin ve sezgilerinize güvenin. Unutmayın, her insan farklıdır ve geçmişte yaşadığınız olumsuz deneyim, gelecekte de aynı şeyleri yaşayacağınız anlamına gelmez. Kendinize ve yeni insanlara bir şans verin.

Duvarlarınızı yıkmak için adım adım ilerleyin. İlk olarak, kendinize karşı dürüst olun ve korkularınızla yüzleşin. Bu korkuları bastırmak yerine, onları anlamaya çalışın. Ardından, güvendiğiniz insanlarla duygularınızı paylaşın. Aileniz, arkadaşlarınız veya bir terapist size destek olabilir. Yeni ilişkilerde ise, yavaş ve kontrollü bir şekilde ilerleyin. Karşınızdaki kişiye açılmak için acele etmeyin ve kendinizi rahat hissettiğinizde adım atın. Unutmayın, güven inşa etmek zaman alır. Sabırlı olun, kendinize inanın ve geleceğe umutla bakın. Her yeni gün, yeni bir başlangıçtır.



   
CevapAlıntı

Cevap yaz

Yazar Adı

Yazar E-postası

Başlık *

 
Önizleme 0 Düzeltmeler Kayıtlı