Yaşam Tarzı

Terzilik Terimleri Sözlüğü: Kumaşların Unutulan Dili

Hızlı moda çağında, birçoğumuz giysilerin nasıl yapıldığına dair en temel bilgiden bile uzağız. Oysa yakın bir geçmişe kadar neredeyse her evde bir dikiş makinesi bulunur, sökükler dikilir ve kıyafetler özenle onarılırdı. Terziler, sadece birer zanaatkâr değil, aynı zamanda kumaşın dilini konuşan ustalardı. Gardırobunuzdaki giysilerin aslında size fısıldadığı gizli bir dil olduğunu biliyor muydunuz? Bu dil, her bir dikişte, kıvrımda ve süslemede saklıdır. Şimdi, bu unutulmaya yüz tutmuş zanaatın kapısını aralayalım ve en temel terzilik terimlerini yeniden keşfedelim.

Sıkça Karşılaşılan Temel Terzilik Terimleri ve Anlamları

Kıyafetlerin etiketlerinde veya bir terziyle sohbet ederken duyduğunuzda yabancı gelebilecek bazı temel kavramlar vardır. Bu terimler, bir giysinin karakterini, formunu ve estetiğini belirleyen en önemli unsurlardır. Gelin, bu kavramların ne anlama geldiğini ve giysilerde nasıl hayat bulduğunu birlikte inceleyelim.

  • Aplike: Kelime anlamı “üzerine konulmuş” demektir. Bir kumaşın üzerine, dekoratif bir amaçla farklı bir kumaş parçasının desen şeklinde kesilip dikilmesi tekniğidir. Özellikle çocuk kıyafetlerinde, armalarda ve çantalarda sıkça kullanılır.
  • Plise (Pile): Eteklerde ve elbiselerde sıkça gördüğümüz, kumaşın belirli aralıklarla kendi üzerine katlanmasıyla oluşturulan düzenli kıvrımlardır. Giysiye hareket ve hacim kazandırır.
  • Klapa (Rever): Ceket, palto ve gömlek gibi giysilerin yaka ile ilk düğme arasında kalan, dışa doğru kıvrılmış olan parçasıdır. Giysinin en belirgin stil detaylarından biridir.
  • Volan (Fırfır): Genellikle etek uçlarına, kol ağızlarına veya yaka kenarlarına eklenen, kumaşın kesim tekniğiyle elde edilen dalgalı ve hareketli parçalardır. Romantik ve feminen bir hava katar.
  • Biye: Kumaş kenarlarını temizlemek, sağlamlaştırmak veya süslemek amacıyla kullanılan, genellikle farklı renkteki ince kumaş şeritleridir. Yaka ve kol kenarlarında sıkça rastlanır.
  • Garnitür: Bir giysiyi süslemek için kullanılan her türlü ek malzemeye verilen genel addır. Danteller, kurdeleler, boncuklar veya farklı kumaş parçaları birer garnitür olabilir.
  • Jakar: Karmaşık ve renkli desenlerin, kumaşın dokunması sırasında oluşturulduğu özel bir dokuma tekniğidir. Kumaşın kendiliğinden desenli olmasını sağlar. Döşemelik kumaşlarda ve şık abiyelerde kullanılır.
  • Kalot: Şapkanın başa oturan tepe kısmına verilen isimdir. Şapkanın formunu belirleyen ana parçadır.

Bu terimler, bir giysinin sadece bir kumaş parçasından ibaret olmadığını, aksine üzerinde düşünülmüş bir tasarım ve işçilik barındırdığını gösterir.

Dikiş ve Kumaş Dünyasının Diğer Önemli Kavramları

Temel terimlerin ötesinde, dikiş sürecinin kalitesini ve giysinin vücuda oturmasını sağlayan daha teknik ama bir o kadar da önemli kavramlar bulunur. Bu detaylar, usta bir terzinin imzasını taşıyan bir kıyafetle seri üretim bir ürün arasındaki farkı ortaya koyar. İşte bilmeniz gereken diğer bazı kilit terimler:

Pens Nedir ve Ne İşe Yarar?

Pens, bir giysinin vücuda tam oturmasını sağlamak için kumaştan alınan küçük, üçgen şeklindeki paylardır. Özellikle bel, göğüs ve sırt bölgelerinde kullanılarak kumaşın vücut hatlarına uyum sağlamasına ve daha estetik bir görünüm kazanmasına yardımcı olur. İyi dikilmiş bir pens, giysinin üzerinizdeki duruşunu tamamen değiştirir.

Teyel ve Pervaz Arasındaki Fark

Teyel, dikişin kalıcı hale getirilmesinden önce parçaları bir arada tutmak için atılan geçici, gevşek dikişlere denir. Prova aşamasında büyük kolaylık sağlar. Pervaz ise, yaka, kol oyuntusu gibi kavisli kenarları temizlemek ve düzgün bir görünüm kazandırmak için kullanılan, giysinin kendi kumaşından veya başka bir kumaştan hazırlanan şekilli parçadır.

Tela Ne İçin Kullanılır?

Tela, kumaşa sertlik, form ve dayanıklılık kazandırmak için giysinin iç kısmına yapıştırılan veya dikilen özel bir astar katmanıdır. Gömlek yakaları, manşetler ve ceket klapaları gibi bölgelerin düzgün ve tok durmasını sağlar. Giysinin kalitesini ve ömrünü doğrudan etkileyen gizli bir kahramandır.

Terzilik Dilini Anlamak Neden Değerlidir?

Terzilik terimlerini bilmek, yalnızca bir hobi veya zanaatla ilgilenenler için değil, aynı zamanda bilinçli bir tüketici olmak isteyen herkes için önemlidir. Bir giysinin kalitesini, üzerindeki işçiliği ve neden o şekilde tasarlandığını anlamak, kıyafetlere olan bakış açımızı zenginleştirir. Bu dil, bize hazır giyimin ötesinde, emeğin ve estetiğin birleştiği bir dünyayı hatırlatır. Kendi söküğünü dikebilmek veya en azından bir giysinin dilinden anlamak, sürdürülebilir bir gardırop ve zamana meydan okuyan bir stil anlayışının ilk adımıdır.

Veronika

Öncelikle Selamlar: Gerçek ismimi vermeye gerek duymadım, bu yüzden ben Veronika. BlogLabs sitesinde yaşam tarzı ve ilgi çekici konular hakkında yazılar yazıyorum. Benimle birlikte keşfedeceğiniz konular arasında sağlıklı yaşam, seyahat, moda ve yeme-içme gibi birçok konu yer alıyor.Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon fakültesinde öğrenciyim. Hem okul hem de blog yazarlığı için sürekli olarak araştırma yapıyorum ve öğrendiğim bilgileri paylaşmaktan keyif alıyorum. Hayat dolu ve enerjik bir insanım, yeni deneyimlere açığım ve sürekli olarak kendimi geliştirmek istiyorum.Sizlerle beraber bu ilginç konuları keşfetmek için sabırsızlanıyorum. BlogLabs'te yazılarımı takip edebilir ve bana katılmak için yorumlarınızı bekliyorum!

İlgili Makaleler

9 Yorum

  1. Vay canına, bu inanılmaz bir yazı olmuş! Terzilikle ilgili bu kadar çok terimi bir arada görmek MUHTEŞEM! Kumaşların dilini bu kadar detaylı anlatmanız beni BÜYÜLEDİ! Sanki yeni bir dünyanın kapılarını araladınız! Artık bir sonraki kumaş seçimi maceramda çok daha bilgili olacağım! Emeğinize sağlık, gerçekten HARİKA bir iş çıkarmışsınız!!!

  2. Terzilik Terimleri Sözlüğü: Kumaşların Unutulan Dili başlıklı yazıyı okurken, aklıma BÜYÜKANNEM geldi hemen! O da dikiş dikmeyi çok severdi ve o kadar çok terim bilirdi ki, bazen ne dediğini anlamazdım bile. Bir keresinde bana bir elbise dikiyordu, “biye”den bahsetti durmadan. Ben de “biye ne büyü?” diye sorup duruyordum. Meğer o da bir çeşit kenar şeridiymiş, elbiseye ayrı bir hava katıyormuş.

    O gün bugündür, dikiş terimlerini duyduğumda hep büyükannem aklıma gelir. Onun o titizliği, kumaşlara olan sevgisi… Şimdilerde o kadar çok hazır giyim var ki, bu terimler unutulmaya yüz tutmuş gibi. Ama yazıda bahsedildiği gibi, bu terimler aslında bir dil, bir KÜLTÜR mirası. Umarım daha çok kişi bu dili öğrenir ve yaşatır.

  3. Bu konuda yorum yaparken aklıma hep rahmetli dedem gelir. “Oğul,” derdi, “fırsat insanın kapısına bir kere gelir, o da ya çalarak ya da kırarak.” Zamanında bir iş kurma fırsatım olmuştu, dedemin lafını dinlemedim, “aman şimdi mi uğraşacağım” dedim. Şimdi bakıyorum da, keşke o zaman o riski alsaydım diyorum. Belki şimdi bambaşka bir yerde olurdum. Demem o ki, bu konu gerçekten de cesaret ve vizyon işi.

  4. Yazarın terzilik terimlerini gün yüzüne çıkarma çabası takdire şayan. Kumaşların ve dikiş tekniklerinin kendine has bir dili olduğunu hatırlatmak, zanaatkarlığın değerini anlamamıza yardımcı oluyor. Ancak, bu terimlerin sadece geçmişte kalmış birer hatıra olarak ele alınması, potansiyel kullanımlarını göz ardı etmek anlamına gelebilir. Acaba bu zengin terminoloji, günümüz moda tasarımcıları ve tekstil mühendisleri için yeni ilham kaynakları sunamaz mıydı? Belki de terimlerin modern yorumları, sürdürülebilir tekstil üretiminde veya kişiselleştirilmiş giyim tasarımlarında yenilikçi çözümlerin kapısını aralayabilir.

    Bu bağlamda, terzilik terimlerinin sadece bir sözlük çalışmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini düşünüyorum. Bu terimlerin anlamlarını ve kullanım alanlarını gösteren interaktif bir platform veya atölye çalışmaları düzenlenerek, terzilik mirasının yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması daha etkili olabilir. Unutulmaya yüz tutmuş bu dili canlandırmak, sadece geçmişe saygı duymakla kalmayıp, geleceğe de yön verecek yaratıcı fikirlerin doğmasına zemin hazırlayacaktır.

  5. Bu yazıyı okuyunca aklıma geldi, ben de benzer bir durumda şöyle bir şey yaşamıştım… Üniversitedeyken, tiyatro kulübündeydim ve bir oyun için kostüm dikmemiz gerekiyordu. Ben de dikiş makinesini elime aldım, hevesle kumaşları kesmeye başladım. Tabii, terzilik terimlerinden haberim yok! “Tela” ne demek, “vatka” ne işe yarar, hiçbir fikrim yoktu. Sonuç mu? Ortaya çıkan kostüm, tam bir FACİAYDI! Kumaşlar yamuk yumuk, dikişler sökülüyor, her şey birbirine girmişti.

    O gün anladım ki, terzilik sadece kumaşı kesip dikmekten ibaret değilmiş. Arkasında kocaman bir DİL ve USTALIK yatıyormuş. O günden sonra terzilere daha farklı bir gözle bakmaya başladım. Onların elindeki sihirli değnek, aslında yılların birikimi ve o unutulan terzilik terimlerinin bilgisiymiş meğer. Şimdi bu yazıyı okuyunca o günlere döndüm resmen, gülmekten kendimi alamadım!

  6. Sağolun hocam, minnettarım böyle güzel bir paylaşım için. Benim karıya da göstereceğim bu terzilik terimlerini, belki o da meraklanır biraz dikiş öğrenmeye. Eskiden ne güzel herkes bir şeyler diker onarırdı, şimdi hazır alıp geçiyoruz. Psikoloji yazısı olsaydı kesin sevgilimde de bu hatalar var derdim ama neyse ki konu dikiş :D. İyi sağolun hocam tekrardan.

  7. Terzilik terimleri mi? Kumaşın dili mi? Saçmalamayın! Hangi ara bunlarla uğraşacağız? Sabah akşam geçim derdi, faturalar, kredi kartları… Millet aç aç! Kim oturup da “biye” ne demek, “pens” nasıl dikilir diye düşünecek? Herkesin derdi para olmuş, karnını doyurmaya çalışıyor! Eskidenmiş o dikiş makinesi başında oturup kıyafet tamir etmek falan. Şimdi her şey ucuzundan, kalitesizinden. Bir kere giy at! Hem zaten dikiş makinesi almaya kalksan kaç para? Milletin cebinde para mı var sanıyorsunuz! Geç bunları geç!

  8. Çok güzel bir yazı olmuş, ancak belirtmek isterim ki “tela” terimi genellikle kumaşın yapısını desteklemek ve şeklini korumak amacıyla kullanılan bir tür astar malzemesi olsa da, farklı türlerde ve kalınlıklarda üretilir. Bu çeşitlilik, telanın kullanım alanını sadece giysilerin belirli bölgeleriyle sınırlamaz; örneğin şapka yapımında veya çanta tasarımında da sıklıkla kullanılır. Telanın doğru seçimi, nihai ürünün kalitesi ve görünümü üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.

  9. Bu yazı, terzilik terimlerinin unutulmaya yüz tutması üzerinden bir nostalji yaratırken, aslında çok daha derin bir noktaya dokunuyor. İnsanlığın giderek uzaklaştığı bir ‘yapma’ eylemi, bir ’emek’ pratiği ve dolayısıyla ‘anlam’ arayışı… Hızlı tüketim çağında, her şeyin hazır ve kolay ulaşılabilir olması, bizleri birer ‘alıcı’ya dönüştürürken, ‘üretici’ kimliğimizi törpülüyor. Peki ya bu durum, sadece bir zanaatın kaybı değil de, insanın kendi varoluşsal potansiyelinden uzaklaşmasının bir semptomuysa? Belki de her bir dikiş, sadece iki kumaş parçasını bir araya getirmekten öte, insanın kendi iç dünyasındaki kopuklukları onarma, bütünleşme çabasıdır. Kumaşın fısıltısı, aslında kendi iç sesimizin yankısıdır ve biz, o sesi duymazdan gelerek, hayatın anlamını dokuma fırsatını kaçırıyoruz. Belki de iğne ipliğe dokunmak, sadece bir kıyafet yaratmak değil, aynı zamanda kendimizi yeniden yaratmaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu