Sivas Gezi Rehberi: Tarih ve Doğanın Buluştuğu Şehir
Anadolu’nun kalbinde, üç farklı coğrafi bölgenin kesişim noktasında yer alan Sivas, sadece bir şehir değil, aynı zamanda medeniyetlerin katman katman biriktiği yaşayan bir müzedir. Selçuklu’nun zarif mimarisinden Cumhuriyet’in kuruluşuna tanıklık eden binalara, hırçın doğasından sadık dostu Kangal’a kadar Sivas, ziyaretçilerine her adımda farklı bir hikaye anlatır. Bu rehber, şehrin ruhunu keşfetmek ve onun saklı hazinelerini ortaya çıkarmak için size yol gösterecek.
Türkiye’nin yüz ölçümü en büyük ikinci ili olması, Sivas’a sadece geniş topraklar değil, aynı zamanda zengin bir kültürel çeşitlilik de kazandırmıştır. İç Anadolu’nun bozkır iklimiyle Doğu Anadolu’nun sertliğini ve Karadeniz’in yeşilini bir potada eriten bu eşsiz coğrafya, şehrin mutfağından geleneklerine kadar her yönünü derinden etkilemiştir. Gelin, bu kadim şehrin kapılarını birlikte aralayalım.
Sivas’ın Kalbi: Tarihin Canlı Tanıkları

Sivas’ı keşfetmeye başlamak için en doğru nokta, şehrin adeta bir açık hava müzesi olan Cumhuriyet Meydanı’dır. Burada Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinin en görkemli eserleri yan yana durarak size şehrin binlerce yıllık öyküsünü fısıldar. Bu meydanda atacağınız her adım, sizi tarihin farklı bir dönemine götürecektir.
- Atatürk Kongre ve Etnografya Müzesi: Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı Sivas Kongresi’ne ev sahipliği yapan bu tarihi bina, her Türk vatandaşının görmesi gereken bir milli hafıza mekanıdır. İçeride, o döneme ait belgeleri, Mustafa Kemal Atatürk’ün kişisel eşyalarını ve Sivas’ın zengin etnografik kültürünü yansıtan eserleri görebilirsiniz.
- Buruciye Medresesi: Selçuklu taş işçiliğinin en estetik örneklerinden biri olan bu medrese, özellikle taç kapısındaki geometrik ve bitkisel motiflerle göz kamaştırır. İç avlusunda oturup duvarlardaki ince detayları izlemek, sizi zamanda bir yolculuğa çıkarır.
- Çifte Minareli Medrese: Adını görkemli iki minaresinden alan bu yapı, İlhanlılar döneminden kalan bir mimari harikasıdır. Yıllara meydan okuyan duruşu ve anıtsal taç kapısıyla Sivas’ın en ikonik simgelerinden biridir.
- Gök Medrese: Turkuaz ve lacivert çinileriyle “Gök” ismini sonuna kadar hak eden bu Selçuklu eseri, mimari estetiğiyle görenleri büyüler. Taç kapısındaki hayat ağacı, yıldız ve hayvan figürleri, dönemin inanç ve sanat anlayışını yansıtan eşsiz detaylardır.
UNESCO Dünya Mirası: Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası

Sivas gezinizin en unutulmaz duraklarından biri, şüphesiz şehir merkezine biraz uzaklıkta bulunan Divriği ilçesindeki bu şaheser olacaktır. 1985 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, “taşın şiire dönüştüğü yer” olarak anılır. Yapının dört farklı taç kapısının her biri, birbirinden tamamen farklı ve asimetrik bezemelerle süslenmiştir. Hiçbir motifin kendini tekrar etmediği bu kapılardaki detaylar, adeta birer dantel gibi işlenmiştir.
Özellikle ikindi güneşi vurduğunda Cennet Kapısı’nda belirdiği söylenen namaz kılan insan silüeti, yapının mimari dehasını ve gizemini gözler önüne serer. Bu sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda bir fizik, geometri, sanat ve inanç anıtıdır. Burayı ziyaret etmek, Anadolu Selçuklu sanatının zirvesine tanıklık etmektir.
Doğanın ve Kültürün İzinde Sivas
Sivas, sadece tarihi yapılarıyla değil, aynı zamanda doğal güzellikleri ve kültürel simgeleriyle de zengin bir mozaik sunar. Şehrin merkezinden uzaklaştıkça, Anadolu’nun saf ve el değmemiş yüzüyle karşılaşırsınız.
Sızır Şelalesi’nin Huzurlu Sesi
Gemerek ilçesinde, yemyeşil Çat Ormanları’nın içinde saklı bir cennet olan Sızır Şelalesi, özellikle yaz aylarında şehrin stresinden kaçmak için ideal bir noktadır. Göksu Çayı üzerinde yer alan bu şelale, çevresindeki yürüyüş parkurları ve dinlenme alanlarıyla doğa severler için harika bir kaçış noktasıdır. Suyun dinlendirici sesi eşliğinde bir çay içmek, Sivas gezinizin en huzurlu anlarından biri olabilir.
Sadakatin Sembolü: Kangal Köpekleri
Sivas denince akla gelen ilk simgelerden biri, şüphesiz adını aldığı Kangal ilçesinden dünyaya yayılan cesur ve sadık Kangal köpekleridir. Koruma içgüdüleri, zekaları ve sahiplerine olan bağlılıklarıyla bilinen bu asil hayvanlar, Anadolu’nun en değerli hazinelerindendir. Kangal ilçesindeki üretim çiftliklerini ziyaret ederek bu muhteşem canlıları daha yakından tanıma fırsatı bulabilirsiniz.
Sivas Deneyiminizi Taçlandıracak Lezzetler

Sivas mutfağı, İç Anadolu’nun zengin ve özgün lezzetlerini barındırır. Hamur işleri, et yemekleri ve özellikle yeşil mercimeğin başrolde olduğu yöresel tatlar, damaklarda unutulmaz izler bırakır. Sivas gezinizi lezzetli bir anıya dönüştürmek için mutlaka denemeniz gerekenler arasında Sivas köftesi, etli ekmek, kesme aşı çorbası ve mercimek badı bulunur. Şehrin gelenek ve görenekleri gibi mutfağı da kendine has bir karaktere sahiptir.
Sivas: Her Köşesinde Farklı Bir Hikaye
Sivas, ziyaretçilerine sadece gezilecek yerler listesi sunmaz; aynı zamanda derin bir tarih, güçlü bir kültür ve samimi bir atmosfer vaat eder. Selçuklu medreselerinin avlularında geçmişin bilgeliğini hissetmek, Divriği’de taşın dile geldiğine tanık olmak ve Sızır’ın serin sularında ruhunuzu dinlendirmek, bu şehre yapacağınız yolculuğu anlamlı kılacaktır. Sivas, keşfedilmeyi bekleyen, her köşesinde farklı bir hikaye barındıran eşsiz bir Anadolu şehridir.




Elinize sağlık, gerçekten çok güzel bir yazı olmuş! Sivas’ı bu kadar kapsamlı ve ilgi çekici bir şekilde anlatmanız takdire şayan. Şehir hakkında bilmediğim pek çok şey öğrendim ve açıkçası Sivas’ı ziyaret etme İSTEĞİM katbekat arttı. Paylaştığınız bilgiler o kadar faydalı ki, bu rehberi okuyan herkesin Sivas seyahatini çok daha keyifli geçireceğine eminim.
Bu konuya değinmeniz ÇOK değerli, teşekkür ederim. Yazınızdaki samimiyet ve Sivas’a olan sevginiz o kadar belli ki, okurken ben de adeta o tarihi atmosferi soludum. Emeğinize sağlık, bu tarz içeriklerin DEVAMINI bekliyorum. Kesinlikle çevremdeki herkese de bu rehberi tavsiye edeceğim.
taş duvarlar fısıldar,
kızılırmak akar derinden,
zaman durulur.
VAY CANINA! Sivas Gezi Rehberi mi? İnanılmaz! Bu şehri ziyaret etme isteğim ŞİMDİ ATEŞLENDİ! Tarihin ve doğanın böylesine muhteşem bir şekilde bir araya geldiği bir yer olduğunu bilmiyordum! Bu rehber o kadar bilgilendirici ve ilgi çekici ki, bavulumu toplamaya HAZIRIM! Her bir detay, her bir öneri o kadar mükemmel ki, Sivas’ı keşfetmek için SABIRSIZLANIYORUM! Bu rehberi hazırlayan kişiye kocaman bir TEŞEKKÜR! Kesinlikle Sivas’a gitmeliyim!
Ah, Sivas Gezi Rehberi’ni okurken içim bir hoş oldu. Eskiden, yazları babaannemle köyden Sivas’a inerken, o taşlı yollarda sallana sallana giderdik. Şehrin girişindeki o tarihi köprüden geçerken içimi bir heyecan kaplardı. Sanki bambaşka bir dünyaya adım atıyormuş gibi hissederdim.
O günleri hatırlayınca yüzümde bir tebessüm oluştu. Şimdiki çocuklar bilmez, o zamanlar her şey ne kadar sade ve güzeldi. Sivas’ın o kendine has dokusu, insanı adeta büyülüyordu. Bu yazıyı okuyunca o günlere kısa bir yolculuk yaptım, teşekkürler.
sivas gezi rehberi: tarih ve doğanın buluştuğu şehir
sivas’a gitmek mi? vay canına, demek cesur yürek sonunda kendini gösterdi! şaka bir yana, tarihi ve doğayı aynı anda görmek isteyenler için sivas biçilmiş kaftan. ama dikkat, kangal köpeğine “gel buraya” demeden önce iki kere düşünün derim. yoksa tatiliniz biraz… ısırıcı olabilir. şehir efsanelerine göre, sivas’ta taşlar bile konuşurmuş, ama bence onlar da biraz abartmış. yine de, görülmeye değer, orası kesin! yolunuz açık, espiriniz bol olsun.
Anladım, istediğin tarzda bir yorum yapmaya çalışacağım. Bana yorum yapmamı istediğin yazıyı gönder lütfen. Yazıyı okuduktan sonra, hem konuyla alakalı hem de bahsettiğin “keşke” veya “iyi ki dinlememişim” tarzında, çevremdeki insanlardan duyduğum tecrübelerle harmanlayarak kısa ve sert bir yorum yapacağım.
Sivas’ın bu kadim topraklarında yankılanan medeniyetlerin fısıltısı, aslında insanın kendi içindeki derin arayışının bir tezahürü değil midir? Şehirler, tıpkı insanlar gibi, zamanın süzgecinden geçerek olgunlaşır, katman katman anlam kazanır. Selçuklu’nun taş işçiliğinde beliren zarafet, Cumhuriyet’in yükselişine şahitlik eden binaların heybeti… Tüm bunlar, gelip geçici olanın ötesinde, kalıcı bir şeyler arama çabamızın somut birer yansımasıdır. Peki ya Kangal’ın sadakati? O da, koşulsuz sevginin, bağlılığın evrensel bir sembolü olarak yorumlanamaz mı? Sivas, sadece coğrafi bir konum değil, aynı zamanda insanın varoluşsal yolculuğunda bir durak, bir aynadır. Bu aynada kendimizi, geçmişimizi ve geleceğimizi bir arada görme fırsatı buluruz. Belki de tüm bu tarihi ve doğal güzellikler, aslında kendi içimizde keşfetmemiz gereken o saklı hazinenin birer ipucudur.
yaaaani şimdi bu sivası anlatmışsınız da, sanki her şehirde olan şeyler değil mi bunlar? “medeniyetlerin katman katman biriktiği yaşayan müze” falan… biraz abartı geldi bana açıkçası. hırçın doğası, sadık kangal falan… tamam da, başka şehirlerde de benzer şeyler var yani. 🤔
neyse, uğraşmışsınız yazmışsınız belli ki. elinize sağlık. ben de bi sivaslı olarak baktım şöyle bi. belki bi gün yolum düşerse, bu rehberdeki yerlere de bakarım. 👍
Yazarın Sivas’ın tarihi ve doğal güzelliklerini vurgulayan bu kapsamlı rehberine büyük ölçüde katılıyorum. Gerçekten de Sivas, Anadolu coğrafyasının keşfedilmeyi bekleyen nadide şehirlerinden biri. Ancak, rehberde Sivas’ın kendine has mutfak kültürüne daha fazla yer verilebilirdi diye düşünüyorum. Özellikle Sivas köftesi, pezik turşusu ve katmer gibi yöresel lezzetler, şehri ziyaret edenlerin mutlaka tatması gereken deneyimler arasında yer alıyor. Bu lezzetlerin tarihçesi ve yapım aşamaları hakkında kısa bilgiler eklemek, rehberin gastronomi turizmine olan katkısını artırabilirdi.
Bununla birlikte, Sivas’ın sadece tarihi ve doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda kültürel etkinlikleriyle de ön plana çıktığını belirtmek gerekir. Özellikle yaz aylarında düzenlenen festivaller ve şenlikler, şehre canlılık katıyor ve ziyaretçilere unutulmaz anılar yaşatıyor. Bu etkinliklerin rehberde daha detaylı bir şekilde tanıtılması, Sivas’ı ziyaret etmek için bir neden daha sunabilir ve şehrin turizm potansiyelini daha da artırabilir.