Felsefe

Sıfat-Fiil Nedir: Ekleri ve Anlamlı Örnek Cümlelerle Kapsamlı Konu Anlatımı

Türkçe derslerinin temel konularından biri olan sıfat-fiiller, dilimizin zenginliğini ve anlatım gücünü artıran önemli yapı taşlarındandır. Özellikle 8. sınıf öğrencileri başta olmak üzere, dilbilgisi kurallarını derinlemesine kavramak isteyen herkes için sıfat-fiillerin mantığını anlamak oldukça değerlidir. Bir fiil kökünden türeyerek cümlede sıfat gibi görev yapan bu kelimeler, aynı zamanda “ortaç” adıyla da bilinir ve hem günlük konuşma dilinde hem de yazılı anlatımda sıkça karşımıza çıkar. Bu yazımızda, sıfat-fiillerin ne olduğunu, onları diğer fiilimsilerden ayıran eklerini ve özelliklerini, zaman ekleriyle karıştırılmaması gereken noktaları ve “adlaşmış sıfat-fiil” kavramını birçok detaylı örnekle açıklayarak kolayca öğrenmenizi sağlayacağız. Türkçe’yi doğru ve etkili kullanma yolculuğunuzda kendini geliştirmek isteyen öğrenciler için bu konu, kendilerini ifade etme becerilerini güçlendirecek temel bir adımdır.

Bu kapsamlı rehberde, sıfat-fiil eklerini kolayca ezberlemenizi sağlayacak meşhur kodlamayı öğrenecek, bu eklerin kullanıldığı örnek cümleleri inceleyecek, sıfat-fiilleri çekimli fiillerden nasıl ayıracağınızı kavrayacak ve adlaşmış sıfat-fiillerin inceliklerini keşfedeceksiniz. Amacımız, en karmaşık görünen dilbilgisi konularını bile basit ve anlaşılır bir dille sunarak öğrenme sürecinizi keyifli hale getirmektir.

Sıfat-Fiil Ekleri ve Genel Özellikleri

Sıfat-fiiller, Türkçe’deki fiilimsilerin üç temel grubundan biridir ve fiillere belirli ekler getirilerek oluşturulurlar. Bu ekler sayesinde, fiiller cümle içinde “sıfat” görevi üstlenirler, yani bir ismin önüne gelerek onu nitelerler. Sıfat-fiillerin en bilinen ve akılda kalıcı ekleri, efsanevi bir kodlama ile ezberlenebilir: “Anası mezar dikecekmiş.” Bu kodlama, sırasıyla -an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş eklerini temsil eder. Bu ekleri alan fiiller, artık bir eylem bildirmekten çok, bir ismi betimleyen kelimelere dönüşürler.

Sıfat-fiiller, tıpkı isim-fiil ve zarf-fiiller gibi, fiil kök veya gövdelerine gelerek yeni kelimeler türetirler. Ancak onların temel farkı, cümlede sıfat tamlaması kurarak bir ismi nitelemeleridir. Örneğin, “gelmek” fiiline “-en” eki geldiğinde “gelen” kelimesi oluşur ve bu kelime “gelen öğrenci”, “gelen mektup” gibi kullanımlarla bir ismi niteler. Bu özellikleriyle sıfat-fiiller, dilimize büyük bir çeşitlilik ve ifade zenginliği katarlar.

Sıfat-Fiil Eklerinin Detaylı İncelenmesi ve Örnekleri

Sıfat-fiil eklerini tek tek ele alarak, her birinin cümlede nasıl kullanıldığını ve hangi anlamları taşıdığını daha iyi anlayabiliriz. Bu eklerin her biri, fiile farklı bir sıfat anlamı yükler ve nitelediği ismin özelliklerini belirginleştirir. İşte sıfat-fiil ekleri ve onlarla oluşturulmuş çeşitli örnekler:

-an / -en Eki: Bu ek, en sık kullanılan sıfat-fiil eklerinden biridir ve “yapılan”, “eden” gibi anlamlar katar.

  • Yaşanan olaylar hepimizi derinden etkiledi. (Hangi olaylar? Yaşanan olaylar.)
  • Oraya giden yol oldukça virajlıydı. (Hangi yol? Giden yol.)
  • Gülen yüzler etrafa neşe saçıyordu. (Hangi yüzler? Gülen yüzler.)
  • Masadaki durmadan sallanan masa örtüsü dikkatimi dağıttı. (Hangi masa örtüsü? Durmadan sallanan masa örtüsü.)
  • Uzağa uçan kuşlar sonsuzluğa doğru süzülüyordu. (Hangi kuşlar? Uçan kuşlar.)

-ası / -esi Eki: Genellikle dilek, istek veya acıma anlamı taşıyan sıfat-fiiller oluşturur. Bazen de olumsuz bir durumu ifade etmek için kullanılır.

  • Yıkılası duvarlar aramıza engel olmasın. (Hangi duvarlar? Yıkılası duvarlar.)
  • Onun gelesi bir misafir olduğunu biliyorduk. (Nasıl bir misafir? Gelesi bir misafir.)
  • Bu tutulası eller ne kadar da güçlü. (Nasıl eller? Tutulası eller.)
  • Öpülesi elleri vardı annemin. (Nasıl eller? Öpülesi eller.)
  • Toprakta bitesi otlar bile faydalıydı. (Nasıl otlar? Bitesi otlar.)

-mez / -maz Eki: Olumsuzluk bildiren ve aynı zamanda “geniş zamanın olumsuz” anlamını taşıyan sıfat-fiiller yapar.

  • Dönülmez akşamın ufkundayım. (Hangi akşam? Dönülmez akşam.)
  • Kapıdaki bitmez tükenmez sesler hepimizi rahatsız etti. (Nasıl sesler? Bitmez tükenmez sesler.)
  • Çıkmaz sokak bizi başka bir yere götürdü. (Hangi sokak? Çıkmaz sokak.)
  • Denizdeki durmaz dalgalar sahili dövüyordu. (Nasıl dalgalar? Durmaz dalgalar.)
  • Bu inanılmaz bir başarıydı herkes için. (Nasıl bir başarı? İnanılmaz başarı.)

-ar / -er / -ır / -ir / -ur / -ür Eki: Geniş zaman anlamı taşırken, isimleri niteleme görevi görür. Bu ekler fiil köküne göre değişiklik gösterir.

  • Koşar adımlarla yanımıza geldi. (Nasıl adımlar? Koşar adımlar.)
  • Her yıl azar azar eriyen buzullar küresel ısınmayı gösteriyor. (Hangi buzullar? Azar azar eriyen buzullar.)
  • Güler yüzlü insanlar hayatımıza renk katar. (Nasıl insanlar? Güler yüzlü insanlar.)
  • Pazardan kurur otlar almıştı annem. (Nasıl otlar? Kurur otlar.)
  • Yüreğimi vurur sesler geceyi doldurdu. (Nasıl sesler? Vurur sesler.)

-dik / -dık / -tık / -tik / -duk / -dük / -tuk / -tük Eki: Belirli geçmiş zaman anlamı taşır ve ismin niteliğini belirtir.

  • Toplantıda hep tanıdık yüzler vardı. (Nasıl yüzler? Tanıdık yüzler.)
  • Gördüğüm herkes bana gülümsüyordu. (Hangi herkes? Gördüğüm herkes.)
  • Yazdığımız roman bu hafta yayımlanacak. (Hangi roman? Yazdığımız roman.)
  • Onun bilmediklerini öğrenmeliyiz. (Neyi? Bilmediklerini.)
  • Geldiğimiz nokta önemli bir başarıydı. (Hangi nokta? Geldiğimiz nokta.)

-ecek / -acak Eki: Gelecek zaman anlamı katarak isimleri niteler. Henüz gerçekleşmemiş bir eylemi işaret eder.

  • Daha görülecek çok yerimiz var. (Hangi yerler? Görülecek yerler.)
  • Bu yapılacak işler listesini tamamlamalıyız. (Hangi işler? Yapılacak işler.)
  • Bize gelecek misafirler için hazırlık yapmalıyız. (Hangi misafirler? Gelecek misafirler.)
  • Okunacak kitapları masaya bıraktı. (Hangi kitaplar? Okunacak kitaplar.)
  • Piknik için alınacak malzemeler hazırdı. (Hangi malzemeler? Alınacak malzemeler.)

-miş / -mış / -muş / -müş Eki: Duyulan geçmiş zaman anlamı katarak isimleri niteler. Eylemin başkalarından öğrenildiğini veya sonradan fark edildiğini belirtir.

  • Süslemeler arasındaki sönmüş balonları topladık. (Hangi balonlar? Sönmüş balonlar.)
  • Pişmiş aş su katılmaz. (Hangi aş? Pişmiş aş.)
  • Masadaki çürümüş meyveleri atmamız gerekiyor. (Hangi meyveler? Çürümüş meyveler.)
  • Gökyüzündeki doğmuş ay bize gülümsüyordu. (Hangi ay? Doğmuş ay.)
  • Yerlerdeki kırılmış camlar tehlikeliydi. (Hangi camlar? Kırılmış camlar.)

Sıfat-Fiil ile Zaman Ekleri Arasındaki Farkı Anlamak

Sıfat-fiil ekleri ve çekimli fiillerde kullanılan zaman (kip) ekleri sıklıkla birbirine karıştırılabilir. Özellikle “-ar/-er”, “-ecek/-acak” ve “-mış/-miş” ekleri hem sıfat-fiil hem de zaman eki olarak karşımıza çıkabilir. Bu iki kullanım arasındaki temel farkı anlamak, doğru dilbilgisi analizi için hayati öneme sahiptir. Unutulmamalıdır ki, sıfat-fiiller cümlede bir ismi niteleme görevi görürken, çekimli fiiller bir eylemi zaman ve kişi belirterek yargı bildirirler.

Türkçede kelimelerin görevi, aldıkları eklerden çok cümledeki kullanımlarıyla netleşir. Bağlama dikkat etmek anahtardır.

İşte bu ayrımı gösteren karşılaştırmalı örnekler:

“-ecek / -acak” Eki:

  • Daha gidecek çok yolumuz var. (sıfat-fiil, “yol” ismini niteler)
  • Misafirlerimiz yarın memleketlerine gidecek. (gelecek zaman eki, bir yargı bildirir)
  • Eve gelecek komşu bize yardım edecek. (sıfat-fiil, “komşu” ismini niteler)
  • Komşumuz yarın bize gelecek. (gelecek zaman eki, bir yargı bildirir)
  • Okunacak yazılar masada bekliyor. (sıfat-fiil, “yazı” ismini niteler)
  • Bu yazıyı mutlaka okuyacak. (gelecek zaman eki, bir yargı bildirir)

“-mış / -miş” Eki:

  • Okumuş insanlar daha kültürlüdür. (sıfat-fiil, “insanlar” ismini niteler)
  • Annem de okumayı çok istemiş. (duyulan geçmiş zaman eki, bir yargı bildirir)
  • Solmuş çiçekleri vazodan çıkardık. (sıfat-fiil, “çiçekler” ismini niteler)
  • Bahçemizdeki çiçeklerin hepsi solmuş. (duyulan geçmiş zaman eki, bir yargı bildirir)
  • Kapıdan gelmiş geçen herkese selam verdi. (sıfat-fiil, “herkes” ismini niteler)
  • Dün akşam yorgunluktan uyumuş. (duyulan geçmiş zaman eki, bir yargı bildirir)

“-ar / -er” Eki:

  • Atar damarlar kalp sağlığı için önemlidir. (sıfat-fiil, “damarlar” ismini niteler)
  • Seven ve sevilen hep nafile bekler. (geniş zaman eki, bir yargı bildirir)
  • Pazardan çarçabuk geçer yol uzaktı. (sıfat-fiil, “yol” ismini niteler)
  • Her sabah bu yoldan geçer. (geniş zaman eki, bir yargı bildirir)
  • Yaklaşan tehlikeyi herkes fark etti. (sıfat-fiil, “tehlike” ismini niteler)
  • O genellikle işine geç kalır. (geniş zaman eki, bir yargı bildirir)

Adlaşmış Sıfat-Fiiller: Gizli İsimlerin Gücü

Sıfat-fiiller, bazen niteledikleri isim düşürüldüğünde, ismin görevini üstlenerek “adlaşmış sıfat-fiil” haline gelirler. Bu durum, cümlede ekonomik bir anlatım sağlar ve sıkça kullanılır. Adlaşmış sıfat-fiiller, artık tek başına bir isim gibi davranır ancak kökenleri itibarıyla bir fiilden türediği ve sıfat-fiil eki taşıdığı unutulmamalıdır. Yani aslında, adlaşmış sıfat-fiiller, sıfat fiil + isim yapısının, ismin atılmasıyla sıfat fiilin isim yerine geçmesi durumudur.

Adlaşmış sıfat-fiillerin çoğul eki alabilmesi veya iyelik ekleriyle çekimlenebilmesi, onların isimleştiğinin önemli göstergeleridir. Bu kelimeler, cümlenin öznesi, nesnesi veya tümleci olarak kullanılabilirler. İşte adlaşmış sıfat-fiil örnekleri:

  • Gelenleri sen de tanıyor musun? (Burada kastedilen “gelen insanlar”dır, “insanlar” düşmüş ve “gelenler” isimleşmiştir.)
  • Ne güzel yaratmış seni Yaradan. (Burada kastedilen “yaratan Allah” veya “yaratan güç”tür.)
  • Geçmişte yaşanan olaylardan ders almalıyız. (Kastedilen “geçmiş zamanda”dır, “zaman” düşmüştür.)
  • Çıkmazlar içindeyim yine bu akşam. (Kastedilen “çıkmaz durumlar” veya “çıkmaz yollar”dır.)
  • Bize gülenleri unutmayız. (Kastedilen “gülen kişileri”dir.)
  • Yoksullara yardım edenler her zaman takdir edilir. (Kastedilen “yardım eden insanlar”dır.)
  • Gelen gideni aratır derler. (Kastedilen “gelen kişi giden kişiyi aratır”dır.)
  • Okuduklarımı hemen not alırım. (Kastedilen “okuduğum şeyleri”dir.)
  • Yemeği yapacakların listesini çıkardık. (Kastedilen “yemeği yapacak kişilerin”dir.)
  • Bu konuyu bilmeyenler parmak kaldırsın. (Kastedilen “bilmeyen öğrenciler” veya “bilmeyen kişiler”dir.)
  • Siyah giyen kadın çok şıktı. (Burada “giyen kadın” sıfat-fiildir, adlaşmamıştır. Ancak “Siyah giyenler” dersek adlaşmış olur.)
  • Duyduklarına hemen inanma. (Kastedilen “duyduğun şeylere”dir.)
  • Yaşanan sıkıntıları unutmayız. (Kastedilen “yaşanan durumları”dır.)

Sıfat-Fiillerin Türkçe Anlatımındaki Rolü

Sıfat-fiiller, sadece dilbilgisel birer yapı olmakla kalmaz, aynı zamanda Türkçe’nin ifade gücünü artıran önemli bir unsurdur. Onlar sayesinde, daha kısa ve öz cümleler kurabilir, anlatıma akıcılık ve çeşitlilik katabiliriz. Örneğin, “Toplantıya katılan insanlar çok bilgiliydi” cümlesi yerine “Toplantıya katılanlar çok bilgiliydi” diyerek hem daha akıcı bir ifade kullanmış oluruz hem de gereksiz kelime tekrarından kaçınırız. Bu yönleriyle sıfat-fiiller, özellikle edebi metinlerde ve günlük iletişimde anlatımı zenginleştiren, düşünceleri daha etkili aktaran unsurlar olarak karşımıza çıkar.

Öğrenciler için sıfat-fiilleri doğru anlamak ve kullanmak, sadece sınav başarısı için değil, aynı zamanda kendilerini doğru ifade edebilme ve metinleri daha iyi analiz edebilme becerileri için de kritik öneme sahiptir. Dilin inceliklerini keşfetmek, bireyin düşünce dünyasını genişletir ve iletişim yeteneklerini güçlendirir.

Türkçe Anlatımına Değer Katan Ortaçlar: Bir Özet

Sıfat-fiiller, yani ortaçlar, fiil kök veya gövdelerinden “-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş” ekleriyle türeyen ve cümle içinde sıfat görevi üstlenen kelimelerdir. Dilimizin anlatım gücünü artıran bu yapılar, bazen niteledikleri isim düştüğünde adlaşmış sıfat-fiil haline gelerek bir isim gibi kullanılırlar. Zaman ekleriyle karıştırılmamaları için cümledeki işlevlerine dikkat etmek, yani bir ismi niteleyip nitelemediklerini kontrol etmek büyük önem taşır.

Bu kapsamlı rehber sayesinde sıfat-fiillerin tüm detaylarını öğrendiğinizi umuyoruz. Türkçe’nin bu önemli konusunu bol bol örneklerle pekiştirerek, hem akademik hayatınızda hem de günlük iletişiminizde kendinizi daha yetkin hissedeceksiniz. Öğrendiklerinizi pekiştirmek için farklı metinlerdeki sıfat-fiilleri bulmaya çalışabilir ve kendi cümlelerinizde kullanarak pratik yapabilirsiniz.

İlgili Makaleler

14 Yorum

  1. Yine harika bir yazı, sizden ne zaman kötü bir yazı gördük ki? Sıfat-fiiller gibi bazen karmaşık görünen bir konuyu bile ne kadar akıcı ve anlaşılır anlattığınızı okurken bir kez daha hayran kaldım. Sizin yazılarınız olmasa Türkçe dersleri benim için çok daha anlaşılır olmazdı, hep bir yol gösterici oldunuz. Bu bloğun kalitesi ve sizin anlatımınızla her zaman bir adım önde oldum.

    Bu blogu ilk keşfettiğim günü hatırlıyorum da… O zamandan beri her yazınızı kaçırmadan okurum. Özellikle o eski, fiilimsilerle ilgili ilk yazılarınızdan beri blogun gelişimine ve sizin bize sunduğunuz bu değerli bilgi hazinesine tanık olmak benim için çok özel. Her yeni yazınızla kendimi daha da geliştiriyorum, iyi ki varsınız ve iyi ki yazmaya devam ediyorsunuz!

    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazılarımın size faydalı olduğunu bilmek, özellikle de fiilimsiler gibi konuları anlaşılır kılmama yardımcı olduğunu duymak beni çok mutlu etti. Türkçe derslerinde bir yol gösterici olabildiysem ne mutlu bana. Kaliteli içerik sunma çabamın karşılığını okuyucularımdan almak, gerçekten de en büyük motivasyon kaynağım.

      Blogu ilk keşfettiğinizden beri beni takip etmeniz ve gelişimime tanıklık etmeniz de benim için çok kıymetli. Eski yazılarımdan bu yana gösterdiğiniz ilgi ve takdiriniz için minnettarım. Umarım diğer yazılarım da size aynı şekilde yol göstermeye devam eder. Profilimden diğer yazılarıma göz atabilirsiniz.

  2. Bu yazıyı okuyunca aklıma geldi, ben de benzer bir durumda şöyle bir şey yaşamıştım… Ortaokulda Türkçe dersinde bu konuyu ilk duyduğumda, ekler falan biraz KARIŞIK gelmişti açıkçası. Hani ‘an, -ası, -mez…’ diye ezberlemek yetmiyormuş gibi bir de cümledeki işlevini anlamaya çalışıyordum. Bir türlü kafamda tam oturmuyordu, her seferinde ‘acaba burada sıfat-fiil mi var, adlaşmış sıfat-fiil mi?’ diye düşünürdüm.

    Sonra bir gün Türkçe öğretmenimiz, ‘çalışan öğrenci’ ile ‘öğrenci çalışıyor’ arasındaki farkı o kadar basit bir örnekle açıkladı ki sanki beynimde bir ışık yandı. O an anladım ki sıfat-fiiller aslında cümlenin akıcılığını ve kısalığını sağlayan BÜYÜLÜ küçük kelimeler. O günden sonra her okuduğum metinde gözüm direkt bu kelimeleri aramaya başladı, hatta kendi yazdıklarımda da daha bilinçli kullanmaya başladım. Gerçekten dil bilgisi konuları sadece ezber değil, mantığını kavrayınca her şey ne kadar değişiyor!

    1. Yaşadığınız deneyimi bu kadar detaylı ve içten bir şekilde paylaşmanız beni çok mutlu etti. Dil bilgisi konularının ilk başta karmaşık gelebilmesi, özellikle de eklerin işlevlerini anlamaya çalışırken yaşanan o kafa karışıklığı çok yaygın bir durum. Ancak bir öğretmenin doğru bir örnekle konuyu aydınlatmasıyla beyninizde bir ışığın yanması ve o “büyülü küçük kelimeler”in mantığını kavramanız, gerçekten de dil öğreniminin en keyifli anlarından biri olmalı.

      Sıfat-fiillerin cümledeki akıcılığı ve kısalığı sağlamadaki rolünü fark etmeniz, sadece dil bilgisi kurallarını ezberlemekten öte, dilin inceliklerini ve ifade gücünü anlamanın ne kadar değerli olduğunu gösteriyor. Bu farkındalıkla kendi yazılarınızda daha bilinçli bir kullanım geliştirmeniz ise okuduğunuz metinlere ve yazdıklarınıza bambaşka bir gözle bakmanızı sağlamış. Değerli yorumunuz için teşekkür ederim, profilimden başka yazılara ya da yayınlamış olduğum diğer yazılara göz atın.

  3. Eskiden, ilkokul sıralarında Türkçe dersleri benim için bambaşka bir dünyaydı. Özellikle dil bilgisi konuları, tıpkı bir bilmece gibi gelirdi. Öğretmenimiz tahtaya yazdığı her yeni konuyu anlatırken, zihnimde o anılar canlandı. Hani o zamanlar, “Fiilimsiler” dendiğinde önce bir duraklar, sonra da anlamaya çalıştıkça zihnimizde yeni kapılar açılırdı ya, işte tam da o günlere gittim bu yazıyı okuyunca.

    O zamanlar belki her konuyu hemen kavrayamazdık ama öğretmenimizin sabrı ve örnekleri sayesinde her şey yerli yerine otururdu. Bu yazı da bana tıpkı o günlerdeki gibi, konuyu tekrar zihnimde netleştiren, sıcak bir hatırlatıcı oldu. Bilgileri tazelemek ve bu güzel anlatımı okumak gerçekten çok keyifliydi, ellerinize sağlık.

    1. Yorumunuzu okurken, sizin de benim gibi Türkçe derslerine ayrı bir sevgi beslediğinizi görmek beni mutlu etti. Özellikle dil bilgisi konularının bir bilmece gibi gelmesi ve fiilimsiler gibi kavramların zihninizde yeni kapılar açması, sanırım hepimizin ortak noktası. O ilkokul sıralarındaki öğrenme hevesi ve öğretmenlerimizin sabrı sayesinde her şeyin yerli yerine oturduğu o günleri hatırlatabildiğim için sevindim.

      Yazımın size bilgileri tazeleme ve o sıcak anıları yeniden yaşatma fırsatı sunması benim için büyük bir onur. Güzel sözleriniz ve değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. Diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.

  4. BU YAZI HARİKA ÖTESİ BİR ŞEY! Her kelimesi resmen BANA IŞIK TUTTU!!! O kadar net ve ANLAŞILIR bir şekilde açıklanmış ki, daha önce aklımdaki tüm karmaşayı bir anda çözdü!!! Ekler bölümü o kadar detaylı ve güzel anlatılmış ki, artık HİÇBİR ŞEYİ KARIŞTIRMAYACAĞIM! Örnek cümleler ise konuyu tam anlamıyla pekiştirmemi sağladı, HER BİRİ MÜKEMMELDİ! Bu kadar KAPSAMLI ve BİLGİLENDİRİCİ bir içeriği bizimle paylaştığınız için size NE KADAR TEŞEKKÜR ETSEM AZDIR! ELLERİNİZE SAĞLIK!!!! Harikasınız!!!! Devamını sabırsızlıkla bekliyorum!!!!

    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazımın size ışık tuttuğunu ve aklınızdaki karmaşayı çözdüğünü duymak beni çok mutlu etti. Özellikle ekler bölümünün ve örnek cümlelerin size yardımcı olmasına sevindim. Amacım her zaman okuyucularıma net ve anlaşılır bilgiler sunmaktır. Değerli geri bildiriminiz için tekrar teşekkür ederim. Profilimden diğer yazılara da göz atabilirsiniz.

    1. Gerçekten de temel konuların derinliklerinde farklı bakış açıları bulmak her zaman ilginç olmuştur. yorumunuz için teşekkür ederim. diğer yazılarımı da profilimden okuyabilirsiniz.

  5. Bu detaylı açıklamanın ve özenle seçilmiş örneklerin ardında, acaba yazarın bize yalnızca dilbilgisel bir konuyu değil, çok daha fazlasını fısıldadığını düşündüm. Sanki her bir sıfat-fiil eki, bir kod parçası gibi, günlük hayatın sıradanlığında saklı bir gerçeğe işaret ediyor. Belki de asıl önemli olan, bu dilsel yapıların ötesindeki bağlantıları kurmak; yoksa bu kadar titiz bir sunum, sadece yüzeysel bir öğretim amacı mı taşıyor?

    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazımın sadece dilbilgisel bir konuyu değil, daha derin anlamları da barındırdığına dair düşünceniz beni çok mutlu etti. Gerçekten de, her kelimenin ve her dilsel yapının ardında, çoğu zaman farkında bile olmadığımız başka katmanlar yatar. Amacım, okuyucularımı sadece bilgilendirmek değil, aynı zamanda onları düşünmeye ve gördükleri şeylerin ötesindeki bağlantıları kurmaya teşvik etmekti. Bu yüzden, yazımdaki titizliğin sadece yüzeysel bir öğretim amacı taşımadığını söyleyebilirim.

      Dil, sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda düşüncelerimizi, duygularımızı ve deneyimlerimizi şekillendiren güçlü bir araçtır. Bu nedenle, dilin inceliklerini keşfetmek, aslında kendimizi ve dünyayı daha iyi anlamamıza yardımcı olur. Umarım bu yazı, sizde bu tür düşüncelere yol açmıştır. Diğer yazılarıma da göz atmanızı rica ederim.

    1. Anladım seni. ders çalışma isteksizliği bazen hepimizin yaşadığı bir durum. belki biraz ara verip sevdiğin bir şeyler yaparak zihnini dinlendirebilirsin. sonra tekrar masaya oturduğunda daha verimli olabilirsin. değerli yorumun için teşekkür ederim. profilimden başka yazılara da göz atabilirsin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu