Psikoloji

Şema Terapisi: Terk Edilme ve Kuşkuculuk Şeması Nedir?

Hayatınızda sürekli aynı olumsuz senaryoları yaşadığınızı hissediyor musunuz? İlişkilerinizde benzer hayal kırıklıklarıyla mı karşılaşıyorsunuz? Bu tekrar eden döngülerin ardında, çocuklukta şekillenen ve yetişkinlikte hayatımızı yöneten derin inanç kalıpları, yani “şemalar” olabilir. Şemalar, kendimiz, diğer insanlar ve dünya hakkındaki temel kabullerimizdir ve genellikle farkında bile olmadan davranışlarımızı yönlendirir.

Şema terapisi, bu kökleşmiş ve çoğu zaman yıpratıcı kalıpları anlamak ve değiştirmek için geliştirilmiş güçlü bir psikoterapi yaklaşımıdır. Bu rehberde, şema terapisinin temellerini inceleyecek, en yaygın görülen şemalardan ikisi olan terk edilme şeması ve kuşkuculuk/kötüye kullanılma şeması üzerine odaklanacağız.

Şema Nedir ve Hayatımızı Nasıl Etkiler?

Şemalar, çocukluk ve ergenlik dönemindeki yaşantılarımız, özellikle de ebeveynlerimizle ve yakın çevremizle kurduğumuz ilişkiler neticesinde zihnimizde oluşan temel kalıplardır. Bu kalıplar duygularımızı, düşüncelerimizi, anılarımızı ve bedensel duyumlarımızı içerir. Erken dönemde karşılanmayan temel duygusal ihtiyaçlar (güven, sevgi, özerklik gibi), travmatik olaylar veya ihmal, ileriki yaşlarda hayat kalitemizi düşüren uyumsuz şemaların oluşmasına zemin hazırlar.

Bu uyumsuz şemalar tetiklendiğinde, onlarla başa çıkmak için genellikle üç temel stratejiye başvururuz:

  • Teslim Olma: Şemanın doğruluğunu kabul edip onun dikte ettiği şekilde davranmak. Örneğin, terk edilme şeması olan birinin sürekli partnerini memnun etmeye çalışarak terk edilmemeyi garantilemeye çalışması.
  • Kaçınma: Şemayı tetikleyecek durumlardan, düşüncelerden ve duygulardan uzak durmak. Terk edilme korkusuyla yakın ve samimi ilişkiler kurmaktan tamamen kaçınmak gibi.
  • Aşırı Telafi (Karşı Saldırı): Şemanın tam tersi şekilde davranarak onu geçersiz kılmaya çalışmak. Örneğin, terk edilme korkusu yaşayan birinin, partneri onu terk etmeden önce ilişkiyi bitirmesi veya aşırı kontrolcü davranması.

Bu başa çıkma yöntemleri anlık bir rahatlama sağlasa da, uzun vadede şemanın kendisini ve yarattığı sorunları pekiştirir. Şema terapisi ise bu döngüyü kırmayı, şemaların kökenini anlamayı ve onlarla daha sağlıklı yollarla başa çıkmayı öğretmeyi hedefler.

Terk Edilme Şeması: Yalnız Kalma Korkusu

Terk edilme şeması, sevilen ve değer verilen insanların er ya da geç kişiyi terk edeceği, öleceği veya daha iyi birini bulup gideceği yönündeki yoğun ve sürekli bir korku ve inançtır. Bu şemaya sahip bireyler, ilişkilerinin pamuk ipliğine bağlı olduğunu düşünür ve en ufak bir sorunda bile “sonun başlangıcı” olarak yorumlama eğilimindedir. Bu durum, ilişkilerde sürekli bir kaygı ve güvensizlik hali yaratır.

Bu şemanın kökenleri genellikle çocukluk dönemindeki istikrarsızlık ve kayıp deneyimlerine dayanır. Ebeveyn kaybı, boşanma, sık bakıcı değişikliği veya ebeveynlerin duygusal olarak tutarsız ve öngörülemez davranışları, çocuğun dünyayı güvenilmez bir yer olarak algılamasına neden olabilir.

Terk Edilme Şemasının Kökenleri ve Başa Çıkma Yolları

Terk edilme şeması genellikle iki temel ebeveyn tutumuyla ilişkilendirilir: aşırı koruyucu aile ve duygusal olarak tutarsız aile. Aşırı koruyucu ebeveynler, çocuğun kendi başına bir birey olmasına izin vermez ve onu kendine bağımlı kılar. Duygusal olarak tutarsız ebeveynler ise çocuğun güvenli bir bağlanma geliştirmesini engeller. Her iki durumda da çocuk, sevdiklerini kaybetme korkusuyla büyür.

Bu şemayla mücadele etmek, bilinçli bir çaba gerektirir. İşte atılabilecek bazı adımlar:

  • Şemanızın çocukluktaki kökenlerini anlamaya çalışın. Hangi olaylar bu korkuyu besledi?
  • Terk edilme hissi geldiğinde durup duygularınızı gözlemleyin. Bu hissin geçmişten gelen bir yankı olduğunu kendinize hatırlatın.
  • Geçmiş ilişkilerinizdeki tekrar eden kalıpları fark edin. Genellikle bağlanmaktan korkan veya tutarsız partnerler mi seçiyorsunuz?
  • Güven veren, istikrarlı ve bağlanma kapasitesi olan partnerlere yönelmeye çalışın.
  • Sağlıklı bir ilişki bulduğunuzda, şemanızın fısıldadığı güvensizliğe direnin ve partnerinize güvenmek için kendinize izin verin.
  • Bu süreçte profesyonel bir destek almak, şemalarınızla yüzleşmenizi ve onları değiştirmenizi kolaylaştırabilir.

Kuşkuculuk ve Kötüye Kullanılma Şeması: Güven Sorunu

Kuşkuculuk ve kötüye kullanılma şeması, diğer insanların eninde sonunda kişiyi inciteceği, aldatacağı, aşağılayacağı, manipüle edeceği veya ondan faydalanacağı yönündeki yaygın bir beklentidir. Bu şemaya sahip kişiler, başkalarının niyetlerinden sürekli şüphe duyar ve kendilerini korumak için etraflarına görünmez bir duvar örerler.

Bu şema, özellikle çocukluk döneminde yaşanan duygusal, fiziksel veya cinsel istismar, zorbalık, ihanet ve aşağılanma gibi travmatik deneyimlerin bir sonucudur. Kişi, “kimseye güvenilmez” ve “insanlar tehlikelidir” gibi temel inançlar geliştirir. Bu durum, yakın ve samimi ilişkiler kurmayı neredeyse imkansız hale getirir, çünkü yakınlık potansiyel bir tehdit olarak algılanır.

Kuşkuculuk Şemasıyla Başa Çıkma Yolları

Bu derin güvensizlik hissiyle başa çıkmak zorlu ama mümkündür. Unutmayın, yaşadıklarınız sizin suçunuz değildi ve kimse kötüye kullanılmayı hak etmez. Kendinize karşı şefkatli olmak, iyileşme sürecinin ilk adımıdır.

Bu şema üzerinde çalışırken bazı adımlar size yardımcı olabilir:

  • Geçmişinizde bir taciz öyküsü varsa, bu konuda uzmanlaşmış bir terapistten destek almak çok önemlidir.
  • Hayatınızdaki insanları değerlendirin. Gerçekten güvenilir ve size iyi gelen kişilerle, sizi kullanan veya inciten kişileri ayırt etmeye çalışın.
  • Kendinizi suçlamayı bırakın. Yaşadığınız kötü deneyimlerin sorumlusu siz değilsiniz.
  • Sizi istismar eden veya kötü davranan kişilerle aranıza sağlıklı sınırlar koyun, gerekirse iletişimi tamamen kesin.
  • Size saygı duyan, değer veren ve incitmekten kaçınan insanlarla ilişki kurmaya öncelik verin.
  • Güvenilir insanlara karşı küçük adımlarla kendinizi açmayı deneyin. Güvenin bir anda oluşmadığını, zamanla ve deneyimle inşa edildiğini kabul edin.

Şemaları Değiştirmek Mümkün mü?

Şemalar, hayatımızın erken dönemlerinde oluşmuş derin ve katı inançlar olsa da, kaderimiz değillerdir. Onları fark etmek, kökenlerini anlamak ve hayatımız üzerindeki etkilerini görmek, değişimin ilk ve en önemli adımıdır. Şema terapisi, bu yolculukta size rehberlik ederek uyumsuz şemalarınızın gücünü azaltmanıza ve onların yerine daha sağlıklı ve işlevsel olanları inşa etmenize yardımcı olur.

Bu süreç sabır ve cesaret gerektirir. Ancak kendinize yaptığınız bu yatırım, daha huzurlu ilişkiler kurmanızı, kendinizi daha değerli hissetmenizi ve nihayetinde geçmişin gölgelerinden kurtularak daha tatmin edici bir yaşam sürmenizi sağlayacaktır. Unutmayın, değişim her zaman mümkündür.

Psikoloji Meraklısı

Herkese merhaba ben Metin Avcı. Bugüne kadar bir çok psikoloji, kişisel gelişim ve ilişkiler hakkında içerikler ürettim. Şimdi ise BlogLabs web sitesinde içerik üretiyorum. Psikoloji 4. sınıf öğrencisiyim. Gerek okullarda gerekse de staj yerlerinde öğrendiğim şeyleri burada paylaşmaktan geri durmuyorum. Bir konu hakkında olabilecek tüm kaynakları taramaya çalışıyorum.Ardından sizlere bu güzel içerikleri paylaşıyorum. Takip edin.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu