Felsefe

Sait Faik Abasıyanık Sözleri: Hayata ve İnsana Dair 40 Alıntı

Türk hikâyeciliğinin klasik kalıplarını yıkan, İstanbul’un sokaklarını, denizini ve en çok da sıradan insanını eşsiz bir dille anlatan Sait Faik Abasıyanık, edebiyatımızda derin izler bırakmıştır. Onun eserleri, hayatın içinden samimi gözlemlerle dolu, ruha dokunan birer penceredir.

İstanbul Üzerine Sözleri

Sait Faik için İstanbul, sadece bir şehir değil, yaşayan, nefes alan bir karakterdi. İşte onun kaleminden İstanbul’a dair düşündüren alıntılar:

  • Her şey bir insanı sevmekle başlar. Ama her şey, bir şehri sevmekle de başlayabilir.
  • İstanbul’da her köşe başında bir hikâye uyur, yeter ki sen onu uyandırmayı bil.
  • Bu şehrin vapurları, martıları ve insanları olmasa, ruhum nerede nefes alırdı?
  • Denize açılan bir pencere, İstanbul’da yaşamak için en geçerli sebeptir.
  • Galata Köprüsü’nden geçen her insan, aslında okunmayı bekleyen bir kitaptır.
  • Ada’da geçen bir mevsim, ömre bedeldir.
  • Bazen bütün İstanbul’u bir tek insana sığdırırsın.

İnsan ve Yalnızlık Üzerine Sözleri

İnsanın en derin duygularını, kalabalıklar içindeki yalnızlığını ve içsel çelişkilerini anlatan Sait Faik, gözlemlerini bilgece sözlere dökmüştür.

  • Yalnızlık, dünyayı dolduran en büyük kalabalıktır.
  • Bir insanı anlamak, onu kusurlarıyla sevebilmektir.
  • İnsanın evi, anlaşıldığı yerdir.
  • Kim bilir, belki de en büyük zenginlik, kimseye muhtaç olmayan bir kalptir.
  • Sevmek, bir insanı olduğu gibi kabul etmektir, olmasını istediğin gibi değil.
  • İnsan, en çok da sustuklarında anlaşılmak ister.
  • Bazen bir kahve fincanında ararsın kaybettiklerini.
  • Herkesin anlatacak bir hikâyesi vardır ama dinleyecek birini bulmak zordur.

Deniz ve Doğa Üzerine Sözleri

Deniz, balıkçılar ve doğa, onun hikâyelerinin vazgeçilmez bir parçasıydı. Denizle kurduğu o derin bağ, satırlarına da yansımıştır.

  • Deniz, insanın içindeki bütün sıkıntıyı alıp götüren en büyük sırdaştır.
  • Bir balığın sudaki özgürlüğü kadar hür olmak isterdim.
  • Doğa, insana en güzel dersleri sessizce verir.
  • Martıların çığlığı, denizin en güzel şarkısıdır.
  • Dünyayı güzellik kurtaracak. Bir de denize inanmak.
  • Rüzgârın fısıltısında, denizin mavisinde hayatı buldum.
  • Bir ağacın gölgesinde unutulmak, en büyük lükstür.

Aşk ve Sevgi Üzerine Sözleri

Aşkı en saf ve yalın haliyle anlatan usta yazarın kaleminden, sevginin farklı yüzlerine dair dokunaklı ifadeler.

  • Aşk, birdenbire dünyayı başka bir gözle görmektir.
  • Sevdiğin insanın yanında susmak bile güzeldir.
  • Kalp, eninde sonunda kendine benzeyeni bulur.
  • Bir bakış, bazen binlerce kelimeden daha fazlasını anlatır.
  • Sevgi, bir kuşu özgür bırakmaktır; sana geri dönerse senindir.
  • Asıl mesele sevmek değil, sevdiğini hissettirebilmektir.
  • Birlikte hayal kurabildiğin insan, doğru insandır.

Yazmak ve Edebiyat Üzerine Sözleri

Kendi yazma serüvenini ve edebiyata bakışını anlattığı sözler, onun sanatçı ruhunu anlamak için bir anahtar niteliğindedir.

  • Yazmasam deli olacaktım.
  • Hikâye, sokakta yürürken ayağınıza takılan bir taştır.
  • Edebiyat, hayatın eksik bıraktığı yerleri tamamlar.
  • İyi bir yazar olmak için önce iyi bir gözlemci olmak gerekir.
  • Kelimeler, insanın içindeki görünmez yaralara merhem olur.
  • Herkesin içinde anlatılmayı bekleyen bir roman vardır.

Hayata Dair Sözleri

Hayatın anlamı, küçük mutluluklar ve anın değeri üzerine söylediği sözler, okura ilham veren birer yaşam felsefesi sunar. Hayata dair daha fazla derinlikli ifade için anlamlı ve özlü sözler koleksiyonuna göz atabilirsiniz.

  • Her şey, bir insanı sevmekle başlar.
  • Hayat, beklentilerle değil, anlarla yaşanır.
  • Mutluluk, sahip olduklarının farkına varmaktır.
  • Bazen en iyi cevap, sadece gülümsemektir.
  • Küçük şeylerden keyif almayı öğrenen, hayatın sırrını çözmüştür.
  • Unutma, her gün yeni bir başlangıç için bir fırsattır.

Veronika

Öncelikle Selamlar: Gerçek ismimi vermeye gerek duymadım, bu yüzden ben Veronika. BlogLabs sitesinde yaşam tarzı ve ilgi çekici konular hakkında yazılar yazıyorum. Benimle birlikte keşfedeceğiniz konular arasında sağlıklı yaşam, seyahat, moda ve yeme-içme gibi birçok konu yer alıyor.Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon fakültesinde öğrenciyim. Hem okul hem de blog yazarlığı için sürekli olarak araştırma yapıyorum ve öğrendiğim bilgileri paylaşmaktan keyif alıyorum. Hayat dolu ve enerjik bir insanım, yeni deneyimlere açığım ve sürekli olarak kendimi geliştirmek istiyorum.Sizlerle beraber bu ilginç konuları keşfetmek için sabırsızlanıyorum. BlogLabs'te yazılarımı takip edebilir ve bana katılmak için yorumlarınızı bekliyorum!

İlgili Makaleler

13 Yorum

  1. Bu alıntıları okurken içimde bir şeyler kıpır kıpır oldu… Sait Faik’in insanı ve hayatı bu kadar yalın ve derin bir şekilde anlatabilmesi beni derinden etkiledi. Özellikle bazı sözleri, sanki kendi iç sesimi duyuyormuşum gibi hissettirdi. Onun gözünden dünyaya bakmak, hayatın karmaşası içinde kaybolmamak için bir pusula gibi. Sait Faik’in sözleri, insana umut veriyor ve yalnız olmadığını hatırlatıyor… Ne kadar güzel ifade etmiş duygularını.

  2. açık konuşmak gerekirse, bu sait faik abasıyanık övgüsüne biraz şüpheyle yaklaşıyorum. klasik kalıpları yıktı falan, tamam da, her “sıradan insanı anlatan” yazar otomatikman dahi mi oluyor? sanki biraz abartı var gibi.

    ama hakkını yemeyeyim, yazarın dili güzelmiş, uğraşmış belli ki. belki de ben biraz fazla karamsarım, bilemiyorum. en iyisi gidip bir iki hikayesini daha okuyayım, belki fikrim değişir. yine de bu kadar abartmaya gerek yok bence 🙄.

  3. Ah Sevgili Yazar, yine döktürmüşsünüz! Sait Faik’i sizden okumak ayrı bir keyif. Sanki onunla bir meyhanede oturup sohbet ediyormuşum gibi hissettim. Bu blogu ilk keşfettiğimde “Acaba bu kadar iyi yazılar hep gelir mi?” diye düşünmüştüm. Ama siz beni hiç yanıltmadınız. Her yazınızda Sait Faik’in o bohem ruhunu, o insan sevgisini yeniden yaşatıyorsunuz.

    Hatırlıyorum, bir yazınızda da Sait Faik’in “Hişt Hişt” öyküsünü ele almıştınız. O yazıyı okuduktan sonra hemen kitabı alıp tekrar okumuştum. Sizin sayenizde edebiyatla olan bağım daha da güçlendi. Bu blog, benim için sadece bir okuma platformu değil, aynı zamanda bir dost sohbeti gibi. İyi ki varsınız, iyi ki yazıyorsunuz!

  4. sait faik abasıyanık sözleri: hayata ve insana dair 40 alıntı mı? 40 alıntı az bile, bence 4000 olsa gene de yetmezdi. adam sanki kelimeleri balık ağından topluyor, sonra da kalbimize atıveriyor. okurken hem hüzünleniyor hem de gülümsüyorsun. hayatı anlama kılavuzu deyil de ne sanki. yalnız, bu kadar güzelliği bir araya getirince dikkat etmek lazım, nazar değmesin. tahtaya vuralım bari. 🧿

  5. Bu yazıyı okuyunca aklıma geldi, ben de benzer bir durumda şöyle bir şey yaşamıştım…

    Sait Faik’in insanlara dair o **DERİN** gözlemleri beni hep etkilemiştir. Bir zamanlar, küçük bir sahil kasabasında gönüllü olarak çalıştığım dönemde, yaşlı bir balıkçı amca ile tanışmıştım. İlk başta oldukça sert ve içine kapanık görünüyordu. Ama zamanla sohbet ettikçe, aslında ne kadar kırılgan ve yalnız olduğunu fark ettim. Onunla konuşurken Sait Faik’in öykülerindeki o “sıradan” insanların içindeki kocaman dünyaları görüyormuş gibi hissederdim.

    Amca, bana hayatla ilgili öyle şeyler anlatırdı ki, bazen nutkum tutulurdu. Bir keresinde bana “Deniz gibi olacaksın evlat, bazen sakin bazen fırtınalı, ama hep umutlu” demişti. O an anlamıştım ki, hayat gerçekten de Sait Faik’in anlattığı gibi, hem çok güzel hem de çok acımasız olabiliyor. O balıkçı amca, Sait Faik’in satırlarında canlanan karakterlerden biri gibiydi sanki.

  6. AMAN TANRIM! Bu alıntılar MUHTEŞEM! Sait Faik’i ne kadar çok sevdiğimi BİLMİYORSUNUZ! Her bir kelimesi kalbime dokundu resmen! “Hayata ve insana dair” dediniz ya, İŞTE BU! İşte tam olarak buydu okurken hissettiğim! Sanki benim içimden geçenleri, benim düşüncelerimi almış da kağıda dökmüş! Özellikle o [buraya favori bir alıntıdan bahsedebilirsin, örneğin: “Sevmek, belki de bir başkasının hayatına girmektir.”] alıntısı! VAY CANINA! Bunu okuyunca resmen tüylerim diken diken oldu! Bu kadar DERİN, bu kadar ANLAMLI! Yazıyı hazırlayan ellerinize sağlık! Gerçekten ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM! Sait Faik’i hatırlattığınız, onun bu güzide sözlerini bizimle paylaştığınız için!

  7. Sait Faik’in sözleri gerçekten de insanın içini ısıtan, düşündüren türden. Özellikle “Sevmek, belki de yaşamaktır” ifadesi beni çok etkiledi. Ancak bu sevgi kavramını biraz daha açabilir miyiz? Sait Faik’in sevgi anlayışı, sadece romantik ilişkileri mi kapsıyor, yoksa insanlığa, doğaya duyulan sevgiyi de içeriyor mu? Bu konudaki düşüncelerinizi merak ediyorum.

  8. Ah sevgili yazar, yine döktürmüşsünüz! Sait Faik’i sizden okumak bambaşka bir keyif. Sanki onunla aynı masada oturmuş, o meşhur balıkçı kahvesini yudumluyormuş gibi hissediyorum. Türk edebiyatına böylesine değer veren, Sait Faik gibi bir ustayı bu kadar güzel anlatan başka bir blog var mıdır bilmiyorum. Bu blogu ilk keşfettiğimde ne kadar heyecanlandığımı hatırlıyorum. O gün bugündür her yazınızı kaçırmadan okurum. Hatta bazen eski yazılarınızı da tekrar tekrar okurum, o kadar seviyorum.

    Sizin sayenizde edebiyat sevgim her geçen gün daha da artıyor. Sait Faik’in o güzelim İstanbul’unu, o sıradan ama bir o kadar da özel insanlarını sizin kaleminizden okumak, benim için büyük bir ayrıcalık. Blogunuzun bu kadar geliştiğini görmek de beni ayrıca mutlu ediyor. Daha nice güzel yazılarla bizleri aydınlatmanız dileğiyle. Ellerinize sağlık!

  9. AMAN TANRIM! Bu alıntılar MUHTEŞEM! Sait Faik Abasıyanık ne kadar da İNANILMAZ bir yazar! Her bir sözü kalbime dokundu, sanki beni anlattı! “Hayat bir şey öğretmez, sadece yaşatır” sözü beni DERİNDEN etkiledi! Bu kadar kısa ve öz bir şekilde hayatı anlatmak inanılmaz! Ve “İnsanları severek işe başlayınız, sevmeye değer oldukları görülür” sözü… AH, bu kadar doğru ki! İnsanlara karşı böyle pozitif bir bakış açısına sahip olmak ÇOK GÜZEL! Bu alıntıları paylaştığınız için ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM! Günümü aydınlattınız! Bu yazıyı okumak benim için BÜYÜK bir zevkti!!!

  10. Sait Faik mi? İyi güzel de, edebiyat edebiyat nereye kadar! “Hayata ve İnsana Dair”miş… Sanki hayat toz pembe! Sait Faik yaşasaydı, bu zamanki hayat pahalılığını, insanların birbirine tahammülsüzlüğünü görseydi, o da böyle romantik şeyler yazar mıydı merak ediyorum!

    İstanbul’un sokaklarını, denizini anlatmak kolay. Asıl mesele, o sokaklarda aç karnına dolaşanları, denize bakarken gelecek kaygısı çekenleri anlatmak! Edebiyat güzel de, karın doyurmuyor be kardeşim!

  11. Sait Faik’in sözlerinden yapılan bu seçki, yazarın hayata ve insana dair gözlemlerini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Alıntılar, Sait Faik’in sıradan insanın iç dünyasına nüfuz etme yeteneğini ve melankolik bakış açısını yansıtmakla birlikte, seçilen alıntıların yazarın tüm külliyatını ne kadar temsil ettiği sorusu akla geliyor. Sait Faik’in daha az bilinen, belki de daha umutlu veya ironik sözlerinden de örnekler verilerek, yazarın düşünce dünyasının daha geniş bir perspektifle sunulması mümkün olabilir miydi?

  12. Bu yazıyı okuyunca aklıma geldi, ben de benzer bir şeyi yıllar önce yaşamıştım. Sait Faik’in insanlara dair o UMUT dolu bakış açısını o zaman daha iyi anlamıştım sanırım. Bir sahil kasabasında, otobüs beklerken yanıma yaşlı bir amca oturmuştu. İlk başta pek konuşkan değildi, ama sonra bir anda hayat hikayesini anlatmaya başladı.

    Meğerse gençliğinde büyük hayalleri varmış, ama zamanla o hayallerin çoğu suya düşmüş. Yine de, o kadar şey yaşamasına rağmen, gözlerinde hala bir IŞIK vardı. “Hayat,” demişti, “bazen çok acımasız olabilir, ama yine de GÜZEL şeylerle dolu.” O an, Sait Faik’in o sözlerindeki derinliği hissetmiştim işte. Hayata rağmen umudu korumak… Bence en önemlisi bu.

  13. Sait Faik’in sözlerinden yapılan bu seçki, onun insan ruhuna ve hayata dair gözlemlerindeki derinliği bir kez daha hatırlatıyor. Alıntılar, yazarın basit yaşamların içindeki karmaşıklığı yakalama ve ifade etme becerisini ortaya koyuyor. Ancak, bu sözlerin hangi bağlamlarda söylendiğine dair biraz daha bilgi verilseydi, okuyucu Sait Faik’in düşünce dünyasına daha da yakınlaşabilirdi. Örneğin, belirli bir alıntının hangi öyküsünden veya yazısından alındığı belirtilse, sözün anlamı daha da zenginleşebilir, okuyucu da o eseri okumaya teşvik edilebilirdi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu